Yangın , Deprem ve Su Basması Gibi Afetler Dolayısıyla Mükelleflerin Olabilecek Kayıpları ve Yapılacak İşlemler

Yangın, deprem, yer kayması ve su basması gibi afetler  dolayısıyla mükelleflerin bir çok açıdan kayba uğramaları mümkündür.

Söz konusu afetler, vergi uygulamaları açısından, emtiada ve amortismana tabi iktisadi kıymetlerde kısmen veya tamamen değer kaybına neden olabilir.

Bu gibi hallerde, mükelleflerce ve vergi idaresince yapılması gereken işlemler aşağıda kısaca belirtilmiştir.

A- GELİR VE KURUMLAR VERGİLERİ AÇISINDAN YAPILACAK İŞLEMLER

1- Emtiada Değer Kaybı

Vergi kanunlarında tabii afete maruz kalan emtiaya ait bedellerin  zarar olarak dikkate alınacağı hususunda bir hüküm bulunmaması nedeniyle,

bunların kayıtlara doğrudan zarar yada gider olarak intikal ettirilmeleri mümkün değildir.

Ancak, 213 sayılı  Vergi  Usul  Kanunu’nun  278. maddesinde;

“Yangın, deprem ve su basması gibi afetler yüzünden veyahut bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde iktisadi kıymetlerinde önemli bir azalış vaki olan emtia ile maliyetlerin hesaplanması mutad olmayan hurdalar ve döküntüler, üstüpü, deşe ve ıskartalar emsal bedeli ile değerlenir.”  denilmiş ve

emsal bedel ise, aynı Kanun’un 267. maddesinin birinci fıkrasında;

“Emsal bedeli,  gerçek bedeli belli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değerdir.” şeklinde tanımlanmıştır.

Ayrıca mezkur madde hükmünde, emsal bedelinin tayininde uyulacak esaslar belirtilmiştir.

Öte yandan, yukarıda sözü edilen Kanun’un 330. maddesinin birinci fıkrasında,

“Emtia ve zirai mahsul ve hayvan kıymetlerinde vukua  gelen  zayiat dolayısıyla  alınan sigorta tazminatları bunların değerlerinden fazla olursa bu fazlalık kâra alınır.” denilmiş ve

aynı maddenin ikinci fıkrasında da, “İşletme hesabı esasında tutulan defterlerde bu tazminat hasılat kaydedilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Açıkladıgımız hükümlere göre; yangın, deprem ve su basması gibi tabii afetler dolayısıyla değeri düşen emtianın, yukarıda sözü edilen Kanun’un 267. maddesindeki emsal bedeli esaslarından (üçüncü sıra) takdir esasına göre değerlenmesi gerekir.

Konu ile ilgili takdir görevinin,  görevli bulunan Takdir Komisyonu tarafından yerine getirileceği açıktır.

Fakat bunun için, afetten hemen sonra, değer kaybeden emtianın cinsi, miktarı ve maliyet bedelini gösteren listelerin bir dilekçeye eklenerek ilgili vergi dairesine müracaat edilmesi lazımdır.

Afetten zarar gören emtia için Takdir Komisyonunca değer takdir edilmesinden sonra; afet dolayısıyla değer kaybeden emtianın bedeli,

esasen satın alınma aşamasında  gider yazıldığı için, mezkur emtia envanter sırasında tekrar değerlemeye tabi tutulmamak suretiyle, zararın kendiliğinden teşekkül etmesi söz konusu olacaktır.

Emtiada meydana gelen zayiat dolayısıyla

sigortadan tazminat alınan durumlarda, tazminat emsal bedel ile değerleme aşamasında alınmış ise, alınan tazminat emtianın maliyet bedeli ile karşılaştırılmalı ve tazminat fazlası, kâr olarak dikkate alınmalıdır. Emtia değerinden düşük tazminat alınan durumlarda, aradaki farkın zarar olarak değerlendirileceği tabiidir.

Tazminatın zayi olan emtianın değerleme aşamasından sonra alındığı hallerde ise, alınan tazminatın tamamı alındığı yıl kâra aktarılmalıdır.

Ayrıca değeri düşen emtia için Takdir Komisyonunca takdir edilen değer (emsal bedel) kayıtlarda satışa, imale, stoka veya başka bir işleme konu olabilmek üzere değişik biçimlerde gösterilebilir.

Bunun dışında, değer kaybeden emtia açısından Takdir Komisyonunca emsal bedel takdir edilebilmesi için

ortada 278. madde hükmü kapsamına giren biçimde bir olayın olması ve bu durumun mahallinde Takdir Komisyonunca gözlenebilmesi gerekir.

Şayet açıklanan şekilde değer tespiti mümkün değil ise, 278. madde hükmünün uygulanması da söz konusu olamaz.

Başka bir anlatımla mezkur hükümden yararlanılabilmesi için, ortada gerçekten bir olayın bulunması ve ayrıca bu olay  nedeniyle cinsi, miktarı ve maliyet bedeli belli işletmede mevcut emtianın değer kaybına (düşüklüğüne) uğraması şarttır.

Bu arada, olayın gerçek olması kaydıyla, Takdir Komisyonunca değer kaybeden emtia için sıfır (0) değer takdirinde bulunulması mümkündür.

2- Amortismana Tabi İktisadi Kıymetlerde Değer Kaybı

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 317. maddesi hükmü uyarınca, tabii afet yüzünden değer kaybına uğrayan amortismana tabi iktisadi kıymetlere, fevkalade ekonomik ve teknik amortisman uygulanması ve suretle değerlerinin yok edilmesi imkan dahilindedir.

Söz konusu madde hükmüyle yangın, deprem ve su baskını gibi tabii afetler; yeni bir icadın teknik alanda kullanılmaya başlaması gibi teknik sebepler; hızlı ve zorlu çalışma gibi ekonomik sebepler yüzünden, değerini kısmen veya tamamen kaybeden, kısmen veya tamamen  kullanılmaz bir hale gelen ve fazla aşınma ve yıpranmaya maruz kalan taşınır ve taşınmaz değerlerle hakların, amortisman süresinin kısaltılmasına imkan tanınmıştır.

Bu itibarla; ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak Maliye Bakanlığınca işin mahiyetine göre ayrı ayrı fevkalade ekonomik ve teknik amortisman oranlarının tayin edilebilmesi için,

ilgili iktisadi kıymetin veya kıymetlerin işletmenin bünyesinde faaliyet halinde bulunması ve

mükelleflerce, sadece maddede belirtilen nedenlerden dolayı başvuruda bulunulması ve ayrıca, durumun malum olması yada belgelendirilmesi lazımdır.

Ancak, Vergi Usul Kanunu’nun 329. maddesinin birinci fıkrasında; yangın, deprem, sel, su basması gibi afetler yüzünden ziyaa uğrayan amortismana tabi iktisadi kıymet dolayısıyla sigortadan tazminat alınan durumlarda alınan sigorta tazminatının bunların değerleriyle (Amortismanlı olanlarda ayrılmış olan amortismanlar düşüldükten sonra kalan değerle)

karşılaştırılacağı, arada bir fark çıktığı takdirde mezkur farkın sonuç hesaplarına intikal ettirileceği hükme bağlanmıştır.

Söz konusu hükme göre, sigortadan alınan tazminatla uğranılan zararın tamamen giderilmesi halinde,

ortada fevkalade ekonomik ve teknik amortisman uygulanmasını gerektiren bir durumun kalmayacağı veya sigorta tarafından karşılanamayan kısımla sınırlı olarak uygulama yapılabileceği tabiidir.

Buna karşılık, fevkalade ekonomik ve teknik amortisman uygulaması sırasında ve uygulanmasından sonra sigortadan tazminat alınan hallerde,

alınan tazminatların tahakkuk ettikleri yıllarda kayıtlara doğrudan kâr olarak intikal ettirilmesi gerekir.

Öte yandan, fevkalade ekonomik ve teknik amortisman nispeti belirlenmesiyle ilişkin başvuruların, zamanında yapılması gerekir.

Aksi halde; geriye yönelik işlem yapılması, örneğin fevkalade ekonomik ve teknik amortismana tabi tutulmak istenilen kıymetin satıldığı,

başka bir şekilde elden çıkarıldığı veya tamir ettirilerek kullanılmaya başlanıldığı durumlarda işlem tesisi güçleşir.

Bunun için olay dolayısıyla ilgili vergi dairesi aracılığı ile Takdir Komisyonuna zarar takdiri, hurda takdiri yaptırılmalıdır.

Konu ile ilgili tutanak, rapor, fotoğraf ve kararlar da muhafaza edilmeli ve başvuruyla birlikte ilgili makamlara intikal ettirilmelidir.

Bu cümleden olarak afete maruz kalan iktisadi kıymetlerin; cinsi, adedi, aktife giriş tarihleri ve değerleri,

birikmiş amortisman tutarları, birikmiş amortismanlar düşüldükten sonra kalan değerleri, olayın vuku bulduğu takvim yılına devreden bakiye değerleri, sigortadan tazminat alınmışsa alınan sigorta tazminat tutarları başvurularda belirtilmeli ve

ayrıca, şayet varsa ilgili makamlardan alınan durum belgesi (rapor vs.) ile aynı kıymetlerin resmi bir makam veya Takdir Komisyonunca belirlenmiş hurda değerlerine ilişkin karar, başvuru dilekçesine eklenmelidir.

Yine, fevkalade ekonomik ve teknik amortisman yoluyla itfa edilebilecek bedel, iktisadi kıymetlerin tabii afetin meydana geldiği tarihteki rayiç bedelleri (piyasa değerleri) değil, bunların yeniden değerlemeye tabi tutulmuş veya tutulmamış değerlerinden birikmiş amortismanlarının düşülmesi suretiyle bulunan değerdir.

Bu nedenle, başvuru sonucunda; iktisadi kıymetlerden fevkalade ekonomik ve teknik amortismana tabi tutulması uygun görülenlerin maliyet yada yeniden değerlemeye tabi tutulmuş değerinden,

birikmiş amortisman tutarlarının düşülmesi suretiyle bulunan değerin bir defada yok edilmesi benimsenebileceği gibi,

daha farklı şekilde (örneğin kısmi fevkalade amortisman, daha fazla yıllara yayılan şekilde fevkalade amortisman öngören) bir uygulama yapılması kabul edilebilir.

Bunun dışında, tabii afet yüzünde değer kaybeden ve bakiye değerleri fevkalade ekonomik ve teknik amortisman yoluyla yok edilen  kıymetlerin hurdalarından faydalanılması söz konusu olabilir.

Bu durumda, önceden değer takdiri yapılmamışsa, takdir olunacak hurda değerlerinin ilgili yılda hasılat yazılması gerekir.

Ayrıca, hurda haline gelen bir iktisadi kıymet için zamanında müracaatta bulunulmaması veya tamir işleminden sonra müracaatta bulunulması nedeniyle,

Takdir Komisyonunca ortada takdir edilecek bir şeyin olmadığının tespit edildiği durumlarda, VUK’un 317. maddesi hükmünden yararlanılması mümkün değildir.

Fevkalade ekonomik ve teknik amortisman ayrılabilmesine ilişkin talebin reddi halinde, olaya konu iktisadi kıymetlerin itfa olunmamış bedellerinin seçilen amortisman yöntemiyle itfasına devam olunabileceği tabiidir.

 

B- KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN YAPILACAK İŞLEMLER

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 30. maddesinin birinci fıkrasında “Aşağıdaki vergiler mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemez. ”  hükmüne yer verilmiş,

aynı fıkranın (c) bendinde de, deprem veya sel felaketi nedeniyle zayi olanlar hariç olmak üzere zayi olan malların alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisi, indirilemeyecek vergiler arasında sayılmıştır.

Zayi olan mala ilişkin katma değer vergisinin indiriminin kabul edilmemesinin sebebi, Katma Değer Vergisi Kanunu’nda verginin katma değer üzerinden alınacağının ana prensip olarak benimsenmiş olmasından kaynaklanır. Kanunda, esas itibariyle indirim müessesesi geçerlidir.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

Hemen Tıkla

 

Soru ve sorunlarınız için derneğimize üye olabilirsiniz. Hemen Mesaj Gönder: https://m.me/versavorg