Verginin Asıl Mükellefi Yerine Vasi Adına Tarhiyat Yapılması

Danıştay 3. Daire
Tarih    : 15.03.2018
Esas No : 2016/2492
Karar No  : 2018/1429

VUK Md. 8, 9, 10

VERGİNİN ASIL MÜKELLEFİ YERİNE VASİ ADINA TARHİYAT YAPILMASI 

Verginin asıl mükellefi adına yapılması gerekirken, vasi adına tarhiyat yapılmasında ve bu tarhiyata ilişkin vergi ve cezanın kesinleştiğinden bahisle ödeme emrine konu edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı hk.

İstemin Özeti: Davacı adına, vasisi bulunduğu …’nun vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen 18.03.2013 tarih ve 677 takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. Vergi Mahkemesinin kararıyla; 4721 sayılı Medeni Kanun’un 403. maddesine göre vasinin görevinin, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmek olduğu, vasinin bu yükümlülüğünün vesayet kararından sonra başlayacağı dolayısıyla, vasi atanmadan önceki dönemlerle ilgili olarak vesayet altına alınan kişinin mükellefiyetlerini yüklenmeyeceği, Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 29.06.2011 tarihli kararıyla babasına vasi olarak atanan davacının, vesayet kararından önceki yıllara ilişkin babasına ait defter ve belgeleri saklama yükümü bulunmadığı gibi ibraz yükümlülüğünden de bahsedilemeyeceği, bu durumda davacıdan vesayet altındaki babasının defter ve belgelerinin istenilmesi mümkünse de bu defter ve belgeler vesayet kararından sonraki yıllara ilişkin defter ve belgeler olabileceğinden, vesayet kararı öncesi yıllara ilişkin defterlerin vasiye verildiği hususu ortaya konulmaksızın, ibraz edilemediğinden bahisle tarhiyat yapılmasına olanak bulunmayıp bu nedenle tanzim edilen ödeme emrinde hukuka uygunluk isabet görülmediği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir. Davalı tarafından, Vergi Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

Karar: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 8. maddesinde; mükellefin vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüb eden gerçek veya tüzel kişi olduğu, vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunmasının mükellefiyeti ve vergi sorumluluğunu kaldırmayacağı, 9. maddesinde mükellefiyet veya vergi sorumluluğu için kanuni ehliyetin şart olmadığı, 10. maddesinde ise tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilciler, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükme bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 29.06.2011 günlü kararıyla babası …’na vasi olarak atanan davacıdan, babasına ait 2007 yılına ilişkin defter ve belgelerin 09.05.2012 tarihli yazı ile ibrazının istenildiği, defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi üzerine düzenlenen 18.10.2012 tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporunda, katma değer vergisi indirimlerinin tamamının reddedilmesi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu ile belirlenen vergi farklarının mükellef … adına salınması ve bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği sonucuna varılmış ise de tarhiyatların davalı idarece vasi sıfatıyla davacı adına yapıldığı ve davaya konu yapılmaksızın kesinleşen bu tarhiyatlara ilişkin vergi ve cezaların tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

Hemen Tıkla

 

Soru ve sorunlarınız için derneğimize üye olabilirsiniz. Hemen Mesaj Gönder: https://m.me/versavorg