Vergi Mahkemesi Tarafından (3) Kat Vergi Ziyaı Cezalarının (1) Kata İndirilmesi

KALBİMİZ VE DUALARIMIZ MEHMETÇİKLERİMİZLE

Vergi yargısı mükellefler tarafından açılan vergi davalarında 3 kat vergi ziyaı cezalarını 1 kata tahvil ettiği sıklıkla görülmektedir.[1] Vergi yargısının açılan bu gibi davalarda vergi aslının tasdik ve kesilen 3 kat vergi ziyaı cezalarını 1 kata dönüştürmesi   beraberinde mükellefler açısından geçmişte faydalanamadıkları uzlaşma müessesesi ile ilgili haklarının geri istenmesi sonucunu doğurabilir.   Beraberinde asliye ceza mahkemelerinde devam eden davalar hakkında da mükelleflerin mağduriyetlerine neden olunmaktadır.

Doğal olarak, böyle bir durum karşısında mükellefin önceki aşamalarda bir çok hakları geri döndürülememektedir. Başlangıçta, vergi müfettişi raporuna göre (3) kat kesilen VZC ‘sı daha sonra mahkemece (1) kata tahvil edilmesi halinde öncelikle mükellefin uzlaşma hakkı, 213 sayılı VUK md. 376 hakkı ve diğer bazı haklar elden gitmiş olacaktır. Hatta, mükellef önceki aşamada (3) kat kesilmesi sonucunda KOD 4 diye tabir edilen, özel esaslara dahi alınmaktadır. Bu gibi durumlarda, mükellefler piyasada özel esaslara girdiği için sürekli iş ve müşteri kaybı gibi olumsuz sonuçlar ile karşı karşıya gelebilmektedirler. İdare’ nin mükellefleri bu şekilde olumsuz listeye alması sonucunda mükelleften malzeme alan bir çok müşteride zincirleme olarak bu olumsuzluklardan nasibini almaktadırlar.

Bu çalışmamızda, önce idare tarafından (3) kat kesilen vergi ziyaı cezalarının tarhiyat öncesi uzlaşmaya sokulmayıp, bilahare vergi yargısında (3) kat vergi ziyaı cezalarının tek kata indirilmesi sonucunda mükelleflerin   uğradıkları hak kayıpları ve   bu konuda önceden alınabilecek önlemler üzerinde durulmaya çalışılmaktadır.

1) Örneğin, bir mükellefe 100 TL KDV ve bunun üzerinden (3) kat yani 300 TL VZC cezalı tarhiyat önerilmiş olsun. Mükellef böyle bir tarhiyat karşısında kasıtlı olarak vergi ziyaına neden olduğu iddiasıyla   tarhiyattan önce uzlaşma hakkı verilmemiştir (Bkz. 213 sayılı VUK GT: 306).  Hal böyle olunca, mükellefin   vergi yargısının hakemliğine müracaat etmekten başka işi kalmamaktadır. Esasında burada mükellefin kesilen ceza ile ilgili olarak, tarhiyat öncesi uzlaşma veya   213 sayılı VUK’nun 376. maddesini talep etme olanağı mevcuttur. Ancak uygulamada mükellefler, yukarıdaki tarhiyatlarla ilgili doğrudan doğruya vergi yargısına giderek, yargının hakemliğine müracaat etmektedirler. Sonuçta, bu gibi tarhiyatlarda vergi yargısı önemli ölçüde yoğunluk kazanmakta ve asliye ceza mahkemeleri veya Yargıtay’ın ilgili dairesi önemli ölçüde bu gibi ihtilaflarla meşgul olmak zorundadır ([2]).

2) Mükelleflerin vergi yargısında açtıkları davalarda (3) kat kesilen vergi ziyaı cezalarının (1) kata dönüştürülmesi halinde  (bu defa geriye doğru gidilerek) mükelleflere uzlaşma hakkı niçin verilmez? Zira başlangıçta mükellefe (3) kat ceza kesildiği için   böyle bir hakkın verilmemiş olması bilahare mahkeme kararına istinaden   tarhiyat öncesi uzlaşma yolu tekrar ihya edilebilir. Bunun için başlangıçta mükellefin yapacağı bir şey olmamakla beraber   yargı kararına istinaden mükellef kendisine verilmeyen tarhiyattan önce uzlaşma hakkını geri isteyebilmelidir.[3]

 

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya KAYIT olmanız gerekmektedir.

 

Vergi Mükellefi Savunucuları Derneği:
KALBİMİZ VE DUALARIMIZ MEHMETÇİKLERİMİZLE
KALBİMİZ VE DUALARIMIZ MEHMETÇİKLERİMİZLE

Bunları da beğenebilirsin Yazarın Diğer Yazıları

Facebook