Vergi kanunu

Hemen Paylaş Destek Ol!

Aşağıdaki vergi kanunu olarak vergi Usul Kanunu tam metni verilmiştir. vergi usul kanunu nedir açıkladık.  V-vergi usul kanunu 2018 nedir

VERGİ USUL KANUNU
Kanun Numarası : 213
Kabul Tarihi : 4/1/1961
Yayımlandığı Resmî Gazete : Tarih : 10/1/1961 Sayı : 10703
11/1/1961 10704
12/1/1961 10705
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 4 Cilt : 1 Sayfa : 1037

Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için
bakınız “Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga
Hükümleri Külliyatı”, Cilt: 2 Sayfa: 599
* *
Bu Kanun ile ilgili olarak Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren
yönetmelik için, “Yönetmelikler Külliyatı”nın kanunlara göre
düzenlenen nümerik fihristine bakınız.

GİRİŞ
Kanunun Şümulü
Madde 1 – Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye
giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar
hakkında uygulanır.
Yukarıda yazılı vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve zamlar da bu kanuna
tabidir.
Bu kanunun hükümleri kaldırılan vergi, resim ve harçlar hakkında da uygulanır.
Gümrük ve tekel vergileri:
Madde 2 – (Değişik: 23/1/2008-5728/271 md.)
Gümrük idareleri tarafından alınan vergi ve resimler bu Kanuna tabi değildir. Bu vergi
ve resimlerle ilgili olarak 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 242 nci
maddesi hükümleri uygulanır.
Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat:
Madde 3 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/1 md.)
A) Vergi kanunlarının uygulanması: Bu Kanunda kullanılan “Vergi Kanunu” tabiri işbu
Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder.
Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi
kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer
maddelerle olan bağlantısı gözönünde tutularak uygulanır.
B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin muamelelerin
gerçek mahiyeti esastır.
3476
Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her
türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan
şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz.
İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad
olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.
BİRİNCİ KİTAP
Vergilendirme
BİRİNCİ KISIM
Genel Esaslar
BİRİNCİ BÖLÜM
Vergi Uygulanmasında Yetki
Vergi dairesi:
Madde 4 – Vergi dairesi mükellefi tesbit eden, vergi tarh eden, tahakkuk ettiren ve
tahsil eden dairedir.
(Değişik : 15/12/1990 – 3689/1 md.) Mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi
vergi dairesine bağlı oldukları vergi kanunları ile belirlenir. Ancak, Maliye ve Gümrük
Bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde, mükelleflerin işyeri ve ikametgah adresleri ile il ve
ilçelerin idari sınırlarına bağlı kalmaksızın vergi daireleri ve bölge bilgi işlem merkezleri
kurmaya, vergi dairelerine bağlı şubeler açmaya ve vergi dairelerinin yetki alanı ile vergi türleri,
meslek ve iş grupları itibariyle mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairesini belirlemeye
yetkilidir.
Vergi mahremiyeti:
Madde 5 – Aşağıda yazılı kimseler görevleri dolayısiyle, mükellefin ve mükellefle ilgili
kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya
mesleklerine mütaallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması lazımgelen diğer
hususları ifşa edemezler ve kendilerinin veya üçüncü şahısların nef’ine kullanamazlar;
1. Vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar;
2. (Değişik : 23/6/1982 – 2686/1 md.) Vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve
Danıştayda görevli olanlar;
3. Vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak edenler;
4. Vergi işlerinde kullanılan bilirkişiler.
Bu yasak, yukarıda yazılı kimseler, bu görevlerinden ayrılsalar dahi devam eder.
(Ek: 26/6/1964-485/1 Md.; Değişik: 30/12/1980-2365/2 md.) Ancak, vergi güvenliğini
sağlamak amacıyla Gelir Vergisi mükelleflerinin yıllık Gelir Vergisi, sermaye şirketlerinin
Kurumlar Vergisi beyanamelerinde gösterdikleri matrahları (zarar dahil) ve beyanları üzerinden
tarh olunan Gelir ve Kurumlar Vergileri ile mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı oldukları vergi
dairelerince beyannamelerin verildiği yıl içinde dairenin münasip yerlerine asılacak cetvellerle
ilan olunur. Mükellefin bağlı bulunduğu teşekkül varsa, bu ilan orada da yapılır.
3476-1
(Ek : 22/7/1998 – 4369/1 md.) Mükelleflerin vergi tarhına esas olan beyanları,
kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş bulunan vergi ve ceza miktarları
Maliye Bakanlığınca açıklanabilir. Maliye Bakanlığı bu yetkisini mahalline devredebilir.
Ayrıca, kamu görevlilerince yapılan adlî ve idarî soruşturmalar ile ilgili olarak talep edilen bilgi
ve belgeler ile bankalara, yapacakları vergi tahsiline yönelik bilgiler verilebilir. Bu bilgilerin
verilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.Sahte veya muhteviyatı
itibariyle yanıltıcı belge düzenledikleri veya kullandıkları vergi inceleme raporuyla tespit
olunanların, kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlarına ve 3568 sayılı Kanunla kurulan birlik ve
meslek odalarına bildirilmesi vergi mahremiyetini ihlal sayılmaz. Bu takdirde kendilerine bilgi
verilen kişi ve kurumlar da bu maddede yazılı yasaklara uymak zorundadırlar. Maliye Bakanlığı
bilgilerin açıklanmasıyla ilgili usulleri belirlemeye yetkilidir.(1)
(Ek : 26/6/1964 – 485/1 md.; Değişik : 30/12/1980 – 2365/2 md.) Gelir Vergisi
mükellefleri (Kazancı basit usulde tespit edilenler dahil) ile sermaye şirketleri her yıl Mayıs
ayının son gününe kadar vergi tarhına esas olan kazanç tutarları ile bunlara isabet eden vergi
miktarlarını gösteren levhayı almak zorundadırlar. İlan ve levhalara ilişkin diğer hususlar
Maliye Bakanlığınca belli edilir. (2)(3)
(Ek : 26/6/1964 – 485/1 md.; Değişik altıncı fıkra: 23/1/2008-5728/272 md.)
Açıklanan bu bilgiler ele alınarak mükelleflerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz edilemez.
——————————
(1) 30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Ayrca, kamu
görevlilerince yapılan adli ve idari soruşturmalarla ilgili olarak talep edilen bilgi ve belgeler
verilebilir.“ ibaresi, “Ayrıca, kamu görevlilerince yapılan adlî ve idarî soruşturmalar ile ilgili olarak
talep edilen bilgi ve belgeler ile bankalara, yapacakları vergi tahsiline yönelik bilgiler verilebilir. Bu
bilgilerin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.” Olarak değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
(2) Bu fıkrada yeralan “(Götürü usulde vergilendirilen mükellefler dahil)” ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369
sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle “(Kazancı basit usülde tespit edilenler dahil)“ olarak
değiştirilmiştir.
(3) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 82 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “levhayı merkezlerine,
şubelerine, satış mağazalarına iş sahipleri ile mükellefler tarafından kolayca okunup görünecek şekilde
asmak zorundadırlar.” ibaresi “levhayı almak zorundadırlar.” şeklinde değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
3476-2
3477
(Ek : 4/12/1985 – 3239/1 md.; Mülga : 22/7/1998 – 4369/1 md.)
(Ek : 24/3/1988 – 3418/29 md.; Mülga : 22/7/1998 – 4369/1 md.)
(Ek : 26/10/1988 – 3482/6 md.; Mülga:22/7/1998 – 4369/1 md.)
Yasaklar:
Madde 6 – (Değişik : 23/6/1982 – 2686/2 md.)
Beşinci maddede yazılı olanlar:
1. Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine;
2. Kan veya sıhri usul ve füruuna, evlatlığına veya kendisini evlat edinene yahut kan
hısımlığında üçüncü (Bu derece dahil), sıhri hısımlıkta, bu hısımlığı meydana getiren evlenme
ortadan kalkmış olsa bile, üçüncü (Bu derece dahil) dereceye kadar olan civar hısımlarına;
3. Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere;
Ait vergi inceleme ve takdir işleriyle uğraşamazlar.
Vergi muameleleri ve incelemeleri ile vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve
Danıştayda görevli olanlar, mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili hesap, yazı
ve sair özel işlerini ücretsiz de olsa yapamazlar.
İdarenin yardımı:
Madde 7 – Bilümum mülkiye amirleri, emniyet amir ve memurları, belediye başkanları,
köy muhtarları ve kamu müesseseleri vergi kanunlarının uygulanmasında uygulama ile ilgili
memurlara ve komisyonlara ellerindeki bütün imkanlarla kolaylık göstermeye ve yardımda
bulunmaya mecburdurlar.

vergi kanunu olarak vergi Usul Kanunu tam metni verilmiştir. vergi usul kanunu nedir açıkladık.  V-vergi usul kanunu 2018 nedir 
vergi kanunu olarak vergi Usul Kanunu tam metni verilmiştir. vergi usul kanunu nedir açıkladık.  vergi usul kanunu 2018 nedir 

İKİNCİ BÖLÜM
Vergi Sorumluluğu
Mükellef ve vergi sorumlusu:
Madde 8 – Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek
veya tüzel kişidir.
Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap
olan kişidir.
Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi
sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz.
Bu kanunun mütaakıp maddelerinde geçen “mükellef” tabiri vergi sorumlularına da
şamildir.
(Ek : 24/6/1994 – 4008/1 md.; Değişik : 25/5/1995 – 4108/1 md.) Türkiye Cumhuriyeti
tabiyetinde bulunan her gerçek kişi ile tüzel kişilere bir vergi numarası verilir. Bu hükmün
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye ve vergi numarasının kamu kurum ve
kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak işlemlerle ilgili kayıtlarda ve düzenlenecek
belgelerde kullanılması mecburiyetini getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Vergi ehliyeti:
Madde 9 – Mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni ehliyet şart değildir.
Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunması mükellefiyeti ve vergi
sorumluluğunu kaldırmaz.
3478
Kanuni temsilcilerin ödevi:
Madde 10 – Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel
kişiliği olmıyan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmalarıhalinde bunlara düşen
ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların
temsilcileri tarafından yerine getirilir.
(Değişik : 3/12/1988 – 3505/2 md.) Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine
getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya
kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin
varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye’de bulunmayan mükelleflerin Türkiye’deki temsilcileri
hakkında da uygulanır.
Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için asıl
mükelleflere rücu edebilirler.
Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin
tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını da kaldırmaz.
Vergi kesenlerin sorumluluğu:
Madde 11 – Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanlar,
verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten
sorumludurlar.
Bu sorumluluk, bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl mükelleflere rücu etmek
hakkını kaldırmaz.
(Ek : 4/12/1985 – 3239/2 md.) Mal alım ve satımı ve hizmet ifası dolayısiyla vergi
kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine
getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden, alım satıma, taraf olanlar, hizmetten
yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya
yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit
olunanlar müteselsilen sorumludurlar. (1)
(Ek : 4/12/1985 – 3239/2 md.) Ancak üçüncü fıkrada belirtilen müteselsilen sorumluluk
mal üreten çiftçiler ile nihai tüketiciler için söz konusu değildir.
(Ek : 24/3/1988 – 3418/30 md.) Maliye ve Gümrük Bakanlığı zirai ürünlerin (işlenmiş
olanlar dahil) alım ve satımına aracılık eden kuruluşlar ile Ticaret Borsalarını bu mahsullerin
satın alınması sırasında yapılacak vergi tevkifatından müteselsilen sorumlu tutmaya, sözkonusu
ürünlerin satışı dolayısıyla yapılacak vergi tevkifatının hangi safhada yapılacağını her bir ürün
için ayrı ayrı belirlemeye yetkilidir. Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafından belirlenen
safhadan önceki safhalarda tevkif yoluyla alınan vergiler iade edilmez ve süresinde ilgili vergi
dairesine yatırılır.
——————————
(1) Bu fıkrada yeralan, “..alım satıma taraf olanlar ile hizmetten yararlanan lar, aralarında zımnen dahi
olsa irtibat olduğu tespit olunanlar…” ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
3478-1
(Ek : 4/12/1985 – 3239/2 md.) Müteselsil sorumluluğun şartları, sınırları ve bu konuya
ilişkin usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir.
(Ek fıkra: 20/8/2016-6745/9 md.) Bakanlar Kurulu, ödeme yapılan kişilerin mükellef
olup olmamasına, ödeme yapan veya ödemeye aracılık edenlerin vergi kanunlarına göre vergi
kesintisi yapmak zorunluluğu bulunup bulunmamasına, ödemenin konusunun mal veya hizmet
alım satımı olup olmamasına, elektronik ortamda gerçekleştirilip gerçekleştirilmemesine, ödeme
yapılanın bu tutarı vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapıp yapmamasına bakılmaksızın,
vergiye tabi işlemlere taraf veya aracı olanlara vergi kesintisi yaptırmaya, iş grupları,
iş nevileri, sektörler ve emtia grupları itibarıyla, vergiye tabi işlemle ilgili, vergi kanunlarında
belirtilen alt ve üst limitler arasında olmak şartıyla, farklı kesinti oranları tespit etmeye yetkilidir.
Mirasçıların sorumluluğu:
Madde 12 – Ölüm halinde mükelleflerin ödevleri, mirası reddetmemiş kanuni ve
mansup mirasçılarına geçer.Ancak, mirasçılardan herbiri ölünün vergi borçlarından miras
hisseleri nispetinde sorumlu olurlar.
Mücbir sebepler:
Madde 13 – Mücbir sebepler:
1. Vergi ödevlerinden her hangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır
kaza, ağır hastalık ve tutukluluk;
2. Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su
basması gibi afetler;
3. Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler;
4. Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısiyle defter ve vesikalarının elinden çıkmış
bulunması;
gibi hallerdir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Süreler
Kanuni ve idari süreler:
Madde 14 – (Değişik : 23/6/1982 – 2686/3 md.)
Vergi muamelelerinde süreler vergi kanunları ile belli edilir.
Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi,
tebliği yapacak olan idare belirler ve ilgiliye tebliğ eder.
3479
Mücbir sebeplerle gecikme:
Madde 15 – 13 üncü maddede yazılı mücbir sebeplerden her hangi birinin bulunması
halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez. Bu takdirde tarh zamanaşımı
işlemiyen süreler kadar uzar.
Bu hükmün uygulanması için mücbir sebebin malüm olması veya ilgililer tarafından
ispat veya tevsik edilmesi lazımdır.
(Ek fıkra: 28/12/2001-4731/4 md.;Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/1 md.)
Maliye Bakanlığı, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle; bölge, il, ilçe, mahal veya
afete maruz kalanlar itibarıyla mücbir sebep hali ilân etmeye ve bu sürede vergi ödevlerinden
yerine getirilemeyecek olanları tespit etmeye yetkilidir. Bu yetki vergi türleri ve işyerleri
itibarıyla; beyannamelerin toplulaştırılması, yeni beyanname verme süreleri belirlenmesi ve
beyanname verme zorunluluğunun kaldırılması şeklinde de kullanılabilir.
Ölüm halinde sürenin uzaması:
Madde 16 – (Değişik : 23/6/1982 – 2686/4 md.)
Vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen
ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine üç ay eklenir.
Mühlet verme:
Madde 17 – (Değişik birinci fıkra: 16/7/2004-5228/2 md.) Zor durumda bulunmaları
hasebiyle vergi muamelelerine müteallik ödevleri süresi içinde yerine getiremeyecek olanlara,
kanunî sürenin bir katını, kanunî sürenin bir aydan az olması halinde bir ayı geçmemek üzere,
Maliye Bakanlığınca münasip bir mühlet verilebilir.
Bu mühletin verilebilmesi için:
1. Mühlet istiyen sürenin bitmesinden evvel yazı ile istemde bulunmalıdır.
2. İstemde gösterilen mazeret, mühlet verecek makam tarafından kabule layık
görülmelidir.
3. Mühletin verilmesi halinde verginin alınması tehlikeye girmemelidir.
(Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/2 md.) Maliye Bakanlığı mühlet verme
yetkisini tamamen veya kısmen mahalline devredebileceği gibi bölgeler, iller, ilçeler veya
sektörler ile iş kolları ya da mükellef grupları itibarıyla yazılı başvuru şartı aramaksızın da
kullanabilir.
Sürelerin hesaplanması:
Madde 18 – Vergi kanunlarında yazılı süreler aşağıdaki şekilde hesaplanır:
1. Süre gün olarak belli edilmişse başladığı gün hesaba katılmaz ve son günün tatil
saatinde biter;
2. Süre hafta veya ay olarak belli edilmişse başladığı güne son hafta veya ayda tekabül
eden günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne tekabül eden bir gün yoksa
süre o ayın son gününün tatil saatinde biter;
3. Sonu belli bir gün ile tayin edilen sürelerde, süre o günün tatil saatinde biter;
4. Resmi tatil günleri süreye dahildir. Şu kadar ki, sürenin son günü resmi tatile rastlarsa
tatili takibeden ilk iş gününün tatil saatinde biter.
3480
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Vergi Alacağının Tayini
Vergiyi doğuran olay:
Madde 19 – Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya
hukuki durumun tekemmülü ile doğar.
Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.
Tarh:
Madde 20 – Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler
üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tesbit eden idari
muameledir.
Tebliğ:
Madde 21 – Tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili
makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir.
Tahakkuk:
Madde 22 – Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken
bir safhaya gelmesidir.
Tahsil:
Madde 23 – Verginin tahsili, kanuna uygun surette ödenmesidir.
Tahakkuku tahsile bağlı vergiler:
Madde 24 – Mahiyetleri itibariyle tahakkuku tahsile bağlı vergilerde, verginin tahsili
tahakkuku da içine alır.
İKİNCİ KISIM
Tarh ve Tahakkuk Usulü
BİRİNCİ BÖLÜM
Beyannameye Dayanan Tarh
Tahakkuk fişi esası:
Madde 25 – Vergi kanunlarına göre beyan üzerinden alınan vergiler “Tahakkuk fişi” ile
tarh ve tahakkuk ettirilir.
Bu esasa göre, vergi dairesince beyannamenin alınması üzerine bir tahakuk fişi tanzim
olunur ve bunun bir nüshası mükellefe veyahut beyannameyi mükellef namına vergi dairesine
tevdi edene verilir.Bu suretle vergi tahakkuk etmiş olur. Tahakkuk fişinin mükellefe verilen
nüshası aynı zamanda beyannamenin makbuzu yerine geçer.
Lüzum görülen hallerde beyana dayanan vergi tahakkuk fişi yerine ihbarname ile tebliğ
olunabilir. Kanunen belli hallerde tebliğ tekalif cetvelinin ilaniyle yapılır.
Tahakkuk fişinin muhteviyatı:
Madde 26 – Tahakkuk fişi aşağıda yazılı malümatı ihtiva eder:
1. Fişin sıra numarası;
2. Tanzim tarihi;
3. Verginin nevi;
3480-1
4. Vergi beyannamesinin tarihi;
5. Beyannamenin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi;
6. Mükellefin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı);
7. Mükellefin açık adresi;
8. Verginin matrahı;
9. Verginin hesabı;
10. Verginin miktarı;
11. (Değişik : 23/6/1982 – 2686/5 md.) Vergi mahkemesinde dava açılması ve düzeltme
ile ilgili hükümlere ait kısa bilgi.
Tahakkuk fişinin kesinliği:
Madde 27 – Vergi beyannamesini ilgili vergi dairesine tevdi eden kimsenin kendisine
verilen tahakkuk fişini almaması, beyannamede yazılı matrah üzerinden tarhı gereken verginin
tahakkukuna engel olmaz. Bu takdirde tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshası 28 nci
maddede yazılı olduğu şekilde posta ile mükellefe gönderilir.
Vergi beyannamesinin postayla veya elektronik ortamda gönderilmesi (1)
Madde 28 – Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde de tahakkuk fişi kesilir. Bu
takdirde, tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshası, kapalı bir zarf içinde, mükellefin
beyannamede gösterdiği adrese gönderilir ve fişin dairede kalan nüsnasına posta zimmet
defterinin tarih ve numarası işaret olunur.
(Ek fıkra:16/7/2004-5228/3 md.) Beyannamenin elektronik ortamda gönderilmesi
halinde tahakkuk fişi elektronik ortamda düzenlenir ve mükellef veya elektronik ortamda
beyanname gönderme yetkisi verilmiş gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda iletilir. Bu
ileti, tahakkuk fişinin mükellefe tebliği yerine geçer.
(Ek fıkra: 15/7/2016-6728/18 md.) Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi
kapsamında getirilen zorunluluk üzerine verilen beyannameye istinaden, 31/5/2006 tarihli ve
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca düzenlenen tahakkuk
fişi, mükellefe veya elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verilmiş gerçek veya tüzel
kişiye elektronik ortamda iletilir.
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/3 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar
Maliye Bakanlığı tarafından tespit olunur.
Beyanname verme ve ödeme sürelerinde yetki
Mükerrer Madde 28 – (Ek: 28/3/2007-5615/19 md.)
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, beyannamelerin verilme ve ödeme
sürelerinin son gününü, kanunî süresinden itibaren bir ayı geçmeyecek şekilde yeniden
belirlemeye yetkilidir.
——————————
(1) Bu madde başlığı” Vergi beyannamesinin posta ile gönderilmesi:” iken, 16/7/2004 tarihli ve 5228
sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
3480-2
3481
İKİNCİ BÖLÜM
İkmalen, Re’sen ve İdarece Tarh (1)
İkmalen vergi tarhı:
Madde 29 – (Değişik: 30/12/1980 – 2365/3 md.)
İkmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten sonra bu
vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere
dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya matrah farkı üzerinden alınacak verginin tarh
edilmesidir.
Özel kanunlarında ikmalen tarhiyata ilişkin olarak yer alan hükümler saklıdır.
Re’sen vergi tarhı:
Madde 30 – (Değişik birinci fıkra : 21/1/1983 – 2791/1 md.) Resen vergi tarhı, vergi
matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak
tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi
incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah
veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre
belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.
(Değişik paragraf : 30/12/1980 – 2365/4 md.) Aşağıdaki hallerden herhangi birinin
bulunması durumunda, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya
kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı kabul edilir.
1. (Değişik : 24/6/1994 – 4008/2 md.) Vergi beyannamesi kanuni süresi geçtiği halde
verilmemişse,
2. Vergi beyannamesi kanuni veya ek süreler içinde verilmekle beraber beyannamede
vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş bulunursa,
3. Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı tutulmamış
veya tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi incelenmesi yapmaya yetkili olanlara her hangi bir
sebeple ibraz edilmezse,
4. Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve kesin olarak
tesbitine imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısiyle ihticaca
salih bulunmazsa.
5. (Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
6. (Ek : 30/12/1980 – 2365/4 md.) Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen
beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunursa.
7. (Mülga: 7/1/2003-4783/9 md.)
8. (Ek : 24/6/1994 – 4008/2 md.) Bu Kanunun mükerrer 227 nci maddesi uyarınca 3568
sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına imzalattırma mecburiyeti getirilen
beyanname ve ekleri imzalattırılmazsa veya tasdik kapsamına alınan konularda yeminli mali
müşavir tasdik raporu zamanında ibraz edilmezse,
9. (Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
Yukarıdaki 2 nci bentde yazılı halin vukuunda mükellefe, takdir komisyonu tarafından
15 günden az olmamak üzere bir mühlet verilerek vergi matrahına ilişkin bilgileri vermeye ve
kanuni defterlerini ibraz etmeye davet olunur. Bu davet üzerine mükellef istenilen bilgileri verir
ve kanuni defterlerini ibraz ederse, defter ve vesikalar ihticaca salih bulunmak şartiyle,
mükellefe takdir olunacak matrah defter ve vesikaları kayıtlarına göre tesbit olunacak miktardan
fazla olamaz.
——————————
(1) 19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle değişik şeklidir.
3482
(Ek : 26/6/1964 – 485/2 md.; Değişik : 24/6/1994 – 4008/2 md.) Vergi beyannamesini
kanuni süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamede gösterdikleri matrah üzerinden
re’sen gerekli tarhiyat yapılır ve bu beyannameler re’sen takdir için takdir komisyonuna sevk
edilmez. Ancak, vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk
edilmesinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler için bu hüküm uygulanmaz.
(Ek : 26/6/1964 – 485/2 md.) Yukarıdaki bentlerin hükümlerine göre re’sen vergi tarhını
gerektirir bir sebep yanında ikmalen vergi tarhını da lüzumlu kılan bir durum mevcut ise re’sen
takdir sonucu beklenmeksizin gerekli ikmal tarhiyatı yapılır. Re’sen takdir sırasında ikmal
tarhiyatına mesnet olan matrah farkı nazara alınmışsa vergi tarhı sırasında evvelce tarhedilmiş
olan vergi indirilir.
Verginin idarece tarhı:
Mükerrer Madde 30 – (Ek: 19/2/1963 – 205/2 md.)
Verginin idarece tarhı; 29 uncu ve 30 uncu maddeler dışında kalan hallerde,
mükelleflerin verginin tarhı için vergi kanunları ile muayyen zamanlarda müracaat etmemeleri
veya aynı kanunlarla kendilerine tahmil edilen mecburiyetleri yerine getirmemeleri sebebiyle
zamanında tarh edilemiyen verginin kanunen belli matrahlar üzerinden idarece tarh edilmesidir.
Bu takdirde vergi, 131 inci madde mucibince tanzim edilen yoklama fişine müsteniden
tarh olunur.
Bu şekilde tarh olunan vergilerle cezalarına ilişkin ihbarnameler bir taraftan, mükellefin
bilinen adresine posta ile yollanır; diğer taraftan mükellefin adını, soyadını, hesap numarasını,
işini, adresini tarh edilen verginin ve kesilen cezanın miktar ve cinsini gösterir bir ilan vergi
dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılır.
İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tesbit olunur.
(Değişik : 23/6/1982 – 2686/6 md.) Verginin tahakkuku ve cezanın kesinleşmesi için
geçmesi gereken vergi mahkemesinde dava açma süresi; mükellefin bilinen adresinde tebligat
yapıldığı hallerde tebliğ tarihinden, aksi halde tutanakla tespit olunan ilan tarihinden başlar.
Takdir kararı:
Madde 31 – Takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmı takdir
kararına bağlanır.
Takdir kararları komisyonun başkan ve üyeleri tarafından imzalanır.
Takdir kararlarında aşağıda yazılı malümat bulunur:
1. Kararın sıra numarası;
2. Kararın tarihi;
3. Mükellefin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı);
4. Mükellefin açık adresi;
5. Takdirin ilgili bulunduğu vergi;
6. Takdirin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi;
7. Takdir edilen matrah;
8. Takdirin müstenidatı ve takdir hakkında izahat.
Takdir kararlarının tevdii:
Madde 32 – Takdir kararları komisyonca imza karşılığında vergi dairesine tevdi olunur.
Re’sen tarhta mahsup:
Madde 33 – Re’sen takdir olunan matrah, mükellef tarafından bildirilen matrahtan fazla
değilse, re’sen vergi tarh edilmez; fazla ise sadece aradaki fark üzerinden vergi tarh olunur.
İhbarname esası:
Madde 34 – İkmalen ve re’sen tarh edilen vergiler “İhbarname” ile ilgililere tebliğ
olunur. Nev’i ve doğuşu ayrı olan vergiler için ayrı ihbarname kullanılır.
3483
İhbarnamenin muhteviyatı:
Madde 35 – İhbarname aşağıda yazılı malümatı ihtiva eder:
1. İhbarnamenin sıra numarası;
2. İhbarnamenin tanzim tarihi;
3. Verginin nev’i;
4. Mükellefin soyadı adı (Tüzelkişilerde unvanı);
5. Mükellefin açık adresi;
6. Vergilendirme dönemi;
7. Verginin matrahı;
8. Verginin hesabı;
9. Verginin miktarı;
10. Kısa ve açık bir ifade ile ikmalen veya re’sen vergi tarhını icabettiren sebepler;
11. (Değişik : 23/6/1982 – 2686/7 md.) Vergi mahkemesinde dava açma süresi;
12. (Değişik: 23/6/1982 – 2686/7 md.) Vergi mahkemesinde dava açma şekli.
Takdir komisyonunun kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re’sen takdiri
gerektiren inceleme raporunun birer sureti ihbarnameye eklenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Tahrire Dayanan Tarh
Tahrire göre vergi tarhı:
Madde 36 – Tahrire göre vergi tarhı, verginin tahrir usulü ile tesbit edilen matrahlar
üzerinden hesaplanmasıdır.
Tahrir ihbarnamesi:
Madde 37 – Tahrir usulü ile tesbit edilen matrahlar, vergi dairesi tarafından “Tahrir
ihbarnamesi” ile mükelleflere tebliğ olunur.
İhbarnamenin muhteviyatı:
Madde 38 – Tahrir ihbarnamesi aşağıda yazılı malümatı ihtiva eder:
1. İhbarnamenin sıra numarası;
2. İhbarnamenin tanzim tarihi;
3. Verginin nev’i;
4. Mükellefin soyadı ve adı (Tüzelkişilerde unvanı );
5. Mükellefin açık adresi;
6. Bina ve arazinin mevkii (Mahalle veya köy, sokak ve kapı numarası);
7. Bina veya arazinin nev’i, büyüklüğü, genişliği;
8. Bina veya arazinin tahrir numarası;
9. Tahmin olunan gayrisafi irat veya kıymet;
10. Gayrisafi irada göre bulunan safi irat;
11. Verginin nispeti;
12. Verginin miktarı;
13. İtiraz süresi;
14. İtiraz şekli.
Tekalif cetveli:
Madde 39 – Tahrire dayanan tarhda yıllık vergiler, vergi dairesince mahalle ve köy
itibariyle doldurulan tekalif cetvellerinde gösterilir.
3484
Tekalif cetvellerinde aşağıdaki malümat bulunur:
1. Mükelleflerin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı);
2. Mükelleflerin adresleri;
3. Binaların kesinleşen gayrisafi iradı; arazinin kesinleşen kıymeti (Aynı mükellefe ait
binaların iradı ve arazinin kıymeti toplam olarak gösterilir);
4. Binaların safi iradı;
5. Tahakkuk eden vergi.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Götürü Matrahların Tespiti
Madde 40 – (Mülga : 26/12/1993 – 3946/38 md.)
Götürü matrahlara göre dava açma:
Madde 41 – (Mülga: 26/12/1993 – 3946/38 md.)
Ortalama kar hadlerinin tespiti:
Madde 42 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/5 md.)
Ortalama kar hadleri Maliye Bakanlığınca emtia ve iş nevilerine göre
hazırlanacak cetveller üzerine il merkezlerinde o il defterdarının veya mazereti
halinde
3485
teşkil edeceği maliye memurunun başkanlığı altında gelir müdürü ve vergi dairesi müdürü
olmak üzere üç memur üye ile tüccarlar için il merkezindeki ticaret odalarınca, esnaf ve
sanatkarlar için kanunla kurulan esnaf dernekleri birliğince, birlikleri yoksa esnaf ve sanatkar
teşekküllerince, odaların, birlik ve teşekküllerin bulunmadığı yerlerde il merkezindeki
belediyelerce seçilecek iki kişiden kurulan özel bir komisyon tarafından ilçeler itibariyle gayri
safi kazanca göre ayrı ayrı tayin olunur. Bu teşekküllerce belli edilecek üyeler bir asıl bir yedek
olmak üzere seçilir. Üyelerin Komisyon Başkanının talebi üzerine bir ay içinde seçilmemesi
halinde, üyeler komisyon başkanının teklifi üzerine vali tarafından seçilir.Şu kadar ki merkez
ilçesi dışındaki mükelleflere ait ortalama kar hadlerinin tespitinde, il merkezinden seçilmiş olan
üyelerden birinin yerine o ilçelerden aynı mahiyetteki teşekküller tarafından seçilmiş olan bir
üye toplantılara katılır.
Ortalama kar hadlerinin tayininde nazara alınacak esaslar Maliye Bakanlığınca
hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir.
Komisyon, defterdarın yazılı isteği tarihinden başlayarak üç ay içinde takdir işini
tamamlar, lüzum görülen yerlerde ve hallerde bu süre Maliye Bakanlığınca bir yıla kadar
uzatılabilir.
Ortalama kar hadlerinin kesinleşmesi ve ilanı:
Madde 43 – (Değişik : 26/6/1964 – 485/4 md.)
42 nci madde gereğince düzenlenen ortalama kar hadlerine ait cetveller,
düzenlenmelerini takibeden ay içinde Maliye Bakanlığına gönderilir.
Maliye Bakanlığına gelmiş olan bu cetveller, Ortalama Kar Hadleri Merkez
Komisyonunca incelenerek hatalı ve noksan bulunanlar ile bölgeleri itibariyle uygunluk
göstermiyenler gerekçeli olarak ilgili özel komisyonlara geri gönderilir.
Özel komisyonlara geri gelen cetveller, yeniden incelenerek gerekli düzeltmeler
yapıldıktan, düzeltme sebebi görülmiyenler hakkında ise gerekçeleri belirtildikten sonra Merkez
Komisyonuna gönderilir.
Merkez Komisyonu cetveller üzerinde son incelemesini yaparak ortalama kar hadlerinin
kesin miktarlarını tayin eder.
Kesinleşmiş ortalama kar hadlerine ait cetveller Maliye Bakanlığınca mahallerine tebliğ
olunur.
Vergi daireleri, Bakanlıktan gelen bu cetvelleri, bir ay süre ile, dairelerinin uygun bir
yerine asmak suretiyle ilan ederler. Bu cetveller ayrıca Resmi Gazete ile ilan olunur.
(Değişik : 30/12/1980 – 2365/6 md.) Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Maliye
Bakanlığı Müsteşarının başkanlığında, Gelirler Genel Müdürü, ilgili Genel Müdür Baş
Yardımcısı veya bunların tevkil edeceği kimselerle Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve
Ticaret Borsaları Birliğinin iki temsilcisinden kurulur
89 uncu maddedeki nisap hükmü, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu hakkında
da uygulanır.
Uygulama süresi:
Madde 44 – Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları ve ortalama kar
hadleri üç yıl uygulanır. Şu kadar ki, bunlarda önemli değişiklikler vuku bulduğu takdirde
Maliye Bakanlığı bu süreyi bir yıldan aşağı olmamak şartiyle kısaltabilir.
3486
BEŞİNCİ BÖLÜM
Zirai Kazanç Ölçüleri ile Emlak Vergisine Ait Bedel ve Değerlerin Tespiti (1)
Ölçüler ve tarifleri:
Madde 45 – Zirai kazanç ölçüleri, yıllık istihsal değeri, götürü gider emsali, ortalama
randıman miktarı, ortalama işçilik tutarı, ortalama maliyet bedeli ile ortalama satış fiyatından
terekküp eder.
1. Yıllık istihsal değeri: Ortalama randıman ve ortalama satış fiyatı ölçülerine göre her
ziraat biriminden bir yılda elde edileceği hesaplanan mahsul değerinin işletmede veya
işletmelerde mevcut ziraat birimi sayıları ile çarpılması suretiyle bulunacak değerlerin
toplamıdır.
2. (Değişik : 23/6/1982 – 2686/10 md.) Götürü gider emsali: Büyük ve küçükbaş
hayvanlar (kümes hayvanları dahil) ve bunların mahsulleri ile kara ve su avcılığı için % 80;
diğer zirai mahsuller ile ziraat makine ve aletleriyle başka çiftçilerin zirai istihsal işlerinin
yapılması karşılığında alınan ücretler için % 70’tir.
3. Ortalama randıman miktarı: Ziraat birimlerinin her bir çeşidinden elde edileceği
tahmin olunan ortalama mahsul miktarıdır.
4. Ortalama işçilik tutarı: Ziraat birimlerinin her bir çeşidine isabet eden ortalama işçilik
gideri tutarıdır.
5. Ortalama maliyet bedeli: Ziraat birimi başına elde edilecek mahsul için yapılması
gereken ortalama giderlerin toplamıdır.
6. Ortalama satış fiyatı: Zirai mahsullerin ticari teamüle göre beher satış biriminin 46
ncı maddenin (d) bendi esasları dairesinde tesbit olunan satış fiyatıdır.
Zirai kazanç ölçülerinin tespiti:
Madde 46 – (Değişik : 19/2/1963 – 205/4 md.)
Zirai kazanç ölçüleri (45 inci maddenin 1 numaralı bendinde yazılı ölçüler ile kara ve su
avcılığına mütaallik olanlar hariç), Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu tarafından hazırlanacak
yönetmelik esasları dairesinde zirai kazançlar il komisyonlarınca takdir ve tesbit olunur.
Zirai kazançlar il komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin takdir ve tesbitinde aşağıdaki
esaslara uyar.
a) Zirai faaliyetlere tesir eden tabii ve iktisadi şartlar bakımlarından önemli farklar
gösteren bölgeler ayrılır;
b) Çeşitli ziraat nevileri ile çeşitli ziraat makina ve aletleri ayrı ayrı, vasıf ve şartlar
bakımından birbirine uygunluk ve yakınlık gösterenler belli gruplar içinde birleştirilmek
suretiyle nazarı itibara alınır;
c) Zirai işletmelerin bölgeleri itibariyle özellikleri ve ortalama verim kabiliyetleri
gözönünde tutulur;
d) Ortalama satış fiyatının tesbitinde Hükümetçe tayin olunan ve takdir sırasında
yürürlükte bulunan fiyatlar, Hükümetçe fiyat tayin olunmıyan mahsuller için takdirin yapıldığı
yıldan önce gelen son takvim yılı içindeki mahalli toptan piyasa fiyatı esas tutulur. Fiyatın
temevvüç ettiği hallerde ortalamasına itibarolunur;
e) Özellik gösteren ziraat nevilerinde Zirai Kazançlar Merkez Komisyonunca bu ziraat
çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak tayin olunacak esaslar nazarı itibara alınır.
——————————
(1) Madde başlığı 23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile değiştirilmiş şeklidir.
3487
Zirai kazançlar il komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin uygulanmaya başlanılacağı ilk
takvim yılı içinde mezkur ölçüleri tesbit ederek bu yılın Nisan ayı sonuna kadar zirai kazançlar
merkez komisyonuna gönderirler.
Zirai kazançlar merkez komisyonu, illerden gelen zirai kazanç ölçülerinden hatalı ve
noksan bulduklarını gerekçesiyle birlikte alakalı komisyonlara iade eder.
Zirai kazançlar il komisyonları merkez komisyonunca iade olunan ölçülerdeki maddi
hataları düzeltirler; takdire taallük eden hususlarda ise ya ölçüleri yeniden takdir ederler veya
ilk kararlarında ısrar edebilirler. İl komisyonları ısrar kararlarında ısrar sebeplerini açıklamaya
mecburdurlar.
(Değişik : 30/12/1980 – 2365/7 md.) Ancak, zirai kazançlar il komisyonlarınca verilen
ısrar kararları uygun görülmediği takdirde uygun görülmeyen ölçüler yerine merkez
komisyonunca re’sen ve nihai olarak yeni ölçüler tayin ve tespit olunur.
(Yedinci fıkra mülga: 1/5/1981 – 2455/2 md.)
(Sekizinci fıkra – Ek : 30/12/1980 – 2365/7 md.; Mülga : 1/5/1981 – 2455/2 md.)
Ziraat birimleri:
Madde 47 – Ziraat birimleri:
a) Tarla, bağ ve sebze ziraati ile ormancılıkta dönüm;
b) Ölçü olarak ağaç kabul edilenlerde ürün verecek hale gelmiş ağaç sayısı;
c) Hayvancılıkta hayvan sayısı;
dır.
Özellik gösteren ziraat nevilerinde Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca bu zi raat
çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak müştereken belli edilecek diğer birimler kullanılır.
Bu kanunun uygulanmasında dönüm bin metre karelik toprak parçasıdır.
Tasdik ve ilan:
Madde 48 – Zirai kazanç ölçüleri Bakanlar Kurulunun onayı ile yürürlüğe girer.
Onaylanan ölçüler Resmi Gazete ile yayınlanır.(1)
Her bölgeye ait ölçüler, ilgili valiliklere gönderilir. Valilikler bunları en kısa zamanda
köy ve mahalle ihtiyar kurullarına ve maliye teşkilatına tebliğ eder.
Uygulama süresi:
Madde 49 – (Değişik : 4/12/1985 – 3239/3 md.)
Zirai kazanç ölçüleri üç yıl için tespit olunur. Ancak satış fiyatı resmi kuruluşlar veya
birliklerce tespit ve ilan olunan (destekleme alımları) ürünler için her yılı açıklanan en son
fiyatlar esas alınır. Diğer taraftan ölçülerin tespitine esas olan unsurlarda önemli değişiklikler
vukubulduğunun anlaşılması halinde, Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, bu ölçülerin
uygulama süresini lüzumlu gördüğü zirai faaliyet ve mahsul nevileri için bir yıldan aşağı
olmamak üzere kısaltmaya yetkilidir.
Emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti, ilanı ve kesinleşmesi:
Mükerrer Madde 49 – (Değişik: 3/4/2002-4751/1 md.)
a) Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıkları 1319 sayılı Emlâk Vergisi Kanununun 29
uncu maddesi hükmü ile aynı Kanunun 31 inci maddesi uyarınca hazırlanan tüzük hükümlerine
göre bina metrekare normal inşaat maliyet bedellerini, uygulanacağı yıldan dört ay önce
müştereken tespit ve Resmî Gazete ile ilân eder.
Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği bu bedellere
karşı Resmî Gazete ile ilânını izleyen onbeş gün içinde Danıştayda dava açabilir.
b) Takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine
ilişkin dört yılda bir yapacakları takdirler, tarh ve tahakkuk işleminin (Emlâk Vergisi
Kanununun 33 üncü maddesinin (8) numaralı fıkrasına göre yapılacak takdirler dahil)
yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanarak, arsalara ait olanlar
takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili
mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere, araziye ait olanlar il merkezlerindeki ticaret ve
ziraat odalarına ve belediyelere imza karşılığında verilir.
——————————
(1) 2/1/1997 tarih ve 97/9218 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1996,1997 ve 1998 yılları için tespit
edilen 79 il’e ait zirai kazanç ölçüleri 12/4/1997 tarih ve 22962 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede
yayımlanmıştır.
3488
Büyükşehir belediyesi bulunan illerde takdir komisyonu kararları, vali veya vekalet
vereceği memurun başkanlığında, defterdar veya vekalet vereceği memur, vali tarafından
görevlendirilecek tapu sicil müdürü ile ticaret odası, serbest muhasebeci mali müşavirler odası
ve esnaf ve sanatkârlar odaları birliğince görevlendirilecek birer üyeden oluşan merkez
komisyonuna imza karşılığında verilir. Merkez komisyonu kendilerine tebliğ edilen kararları
onbeş gün içinde inceler ve inceleme sonucu belirlenen değerleri ilgili takdir komisyonuna geri
gönderir. Merkez komisyonunca farklı değer belirlenmesi halinde bu değerler ilgili takdir
komisyonlarınca yeniden takdir yapılmak suretiyle dikkate alınır.
(İptal birinci cümle: Anayasa Mahkemesinin 31/5/2012 tarihli ve E.2011/38,
K.2012/89 sayılı kararıyla) Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine onbeş gün
içinde Danıştaya başvurulabilir.
Kesinleşen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri, ilgili belediyelerde ve
muhtarlıklarda uygun bir yere asılmak suretiyle tarh ve tahakkukun yapıldığı yılın başından
Mayıs ayı sonuna kadar ilân edilir.
Bakanlar Kurulu bu fıkrada yer alan dört yıllık süreyi sekiz yıla kadar artırmaya veya iki
yıla kadar indirmeye yetkilidir.
c) Yukarıdaki fıkralara göre, Danıştay ve vergi mahkemelerinde dava açılması halinde,
davalının onbeş gün içinde vereceği tek savunma ile dosya tekemmül etmiş sayılır. Danıştay ve
vergi mahkemelerince bu davalar, dosyanın tekemmül ettiği tarihten itibaren en geç bir ay
içinde karara bağlanır.
d) (a) ve (b) fıkralarındaki bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile arsalara ve
araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitlerine ilişkin süreleri gerektiği ölçüde kısaltmaya
Maliye Bakanlığı yetkilidir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Tahrir Usulü
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Esaslar
Madde 50 – (Mülga : 29/7/1970 – 1319/41 md.)
Madde 51 – (Mülga : 29/7/1970 – 1319/41 md.)
Tadilat:
Madde 52 – Tadilat, iki genel tahrir arasında, bu kanunda yazılı sebeplerden dolayı
binaların gayrisafi iratlarında ve arazinin kıymetlerinde vukua gelen devamlı ve tabii
değişiklikler tesbit edilerek, yeni irat veya kıymetin tahmin edilmesidir.
Madde 53 – 55 – (Mülga : 29/7/1970 – 1319/41 md.)
İKİNCİ BÖLÜM
Genel Tahrir
Madde 56 – 62 – (Mülga : 29/7/1970 – 1319/41 md.)
Tadilat sebepleri:
Madde 63 – Aşağıdaki hallerde binaların gayrisafi iratları ve arazinin kıymetleri tadilat
yoliyle tahmin ve yeniden takdir olunur.
3489
1. Her hangi bir sebep yüzünden devamlı olarak bina gayrisafi iratları ile arazi
kıymetlerinin en az % 20 nispetinde artması veya eksilmesi;
2. Bina veya arazinin genel tahrirde unutularak mektum kalmış olması;
3. Yeni bina inşaa edilmesi (Mevcut binalara ilaveler yapılması veya sabit istihsal,
asansör veya kalorifer tesisleri konulması yeni inşaat hükmündedir.);
(Bu hallerde yalnız ilave inşaat veya sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesislerinin
gayrisafi iratları takdir olunarak binanın mevcut gayrisafi iradına ilave edilir. Sabit istihsal,
asansör ve kalorifer tesislerinin gayrisafi iratları 307 nci maddedeki esasa göre takdir olunur.)
4. Bir binanın yanması, yıkılması suretiyle veya sair sebeplerle tamamen veya kısmen
harap olması veya binada mevcut sabit istihsal, asansör veya kalorifer tesislerinin kısmen veya
tamamen kaldırılması;
5. Bİr binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın ikamete mahsus
mahallerinden bir kısmının dükkan, mağaza, depo gibi ticaret ve sanat icrasına mahsus mahaller
haline veya bu hallerde bulunan yerlerin ikamete mahsus mahaller haline kalbedilmesi (Bu
hükmün uygulanmasında bir apartmanın her dairesi ayrı bir bina sayılır ve yalnız kullanış tarzı
tamamen veya kısmen değiştirilen dairenin iradı yeniden takdir olunur.);
6. Arazinin hal ve heyetinde değişiklik olması;
7. Daimi müstesnalıktan faydalanan ve irat veya kıymeti bulunmayan bir bina veya
arazinin müstesnalıktan çıkması;
8. Bir binanın mütemmimi durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan
çıkması veya bir arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi;
9. Bir bina veya arazinin taksim ve ifraz edilmesi (Araziden bir kısmının istimlak
edilmesi de ifraz hükmündedir.);
10. Mütaaddit arazi ve arsaların tek bir arazi ve arsa haline getirilmesi veya mütaaddit
hisselere ayrılmış olan bir binanın bütün hisselerinin birleştirilmesi.
Arazinin hal ve heyetinde değişiklik:
Madde 64 – Aşağıdaki haller arazinin hal ve heyetinde değişiklik olduğunu ifade eder:
1. Arazinin fidanlandırılması veya ağaçlandırılması, bağ haline getirilmesi;
2. Fidanlı, ağaçlı veya kütüklü bir arazinin tarla haline getirilmesi veya gelmesi;
3. Tarım yapılan bir arazinin tabii bir afet veya arıza sebebiyle veya sair sebepler
yüzünden tarıma elverişsiz hale gelmesi;
4. Tarım yapılmıyan bir arazinin tarıma elverişli hale getirilmesi;
5. Arazinin üzerine veya altına inşaat yapılması;
6. Arazinin parsellenmek suretiyle arsalar haline getirilmesi.
Mevzii ve ferdi tadilat:
Madde 65 – Binaların gayrisafi iratlarında ve arazi ve arsaların kıymetlerinde 63 üncü
maddenin 1 inci bendinde yazılı nispette vuku bulan artma veya eksilme sebebiyle yapılacak
tadilat mevzii veya ferdi olur.
Bir şehir, kasaba veya köyün tamamında, mevcut bina ve arazi için yapılacak tadilat
mevziidir. Münferit mükelleflerin arazisi veya binaları için yapılan tadilat ferdidir.
Mevzii tadilat kararı:
Madde 66 – Mevzii tadilat yapılabilmesi için:
1. İlgili bir veya birkaç mükellefin veya vergi dairesinin mevzii tadilat isteğinde
bulunması,
3490
2. Şehir ve kasabalardaki tadilat için belediye encümeninin, köylerdeki tadilat için köy
ihtiyar meclisinin, mevzii tadilatı gerektiren sebepleri muhtevi olarak tanzim edeceği mazbata
üzerine il idare kurulunca tadilatın lüzumuna karar verilmesi,
3. Maliye Bakanlığınca mevzii tadilatın yapılmasına izin verilmesi şarttır.
Ferdi tadilat isteği:
Madde 67 – Ferdi tadilat yapılabilmesi için ilgili mükellefin binası veya arazisi için
tadilat isteğinde bulunması gerekli ve kafidir.
Vergi daireleri ferdi tadilat isteğinde bulunamazlar.
Diğer tadilatın yapılması:
Madde 68 – 63 üncü maddenin 2 – 10 uncu bentlerinde yazılı hallerde tadilat her hangi
bir isteğe lüzum olmaksızın ya ilgili mükelleflerin bu halleri bildirmeleri veya vergi dairesinin
yoklama ile tesbit etmesi neticesinde yapılır.
İfraz ve birleştirme:
Madde 69 – Bir bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi (Arazinin parsellenmek
suretiyle arsalar haline getirilmesi hariç) dolayısiyle yapılacak tadilatta binanın gayrısafi iradı
ve arazinin kıymeti yeniden takdir edilmeyip vergide kayıtlı gayrısafi irat veya kıymet müfrez
parçalar veya hisseler arasında her parça veya hissenin yüz ölçümüne ve mevki ve şerefine göre
taksim olunur.
63 üncü maddenin 10 uncu bendinde yazılı halde yapılacak tadilatta birleştirilen bina ve
araziye yeniden gayrısafi irat veya kıymet takdir edilmeyip her birinin vergide kayıtlı gayrısafi
irat veya kıymetleri toplanır ve bu toplam birleştirilen bina ve arazinin gayrısafi irat veya
kıymeti olur.
Birleştirilen parçalardan bir kısmının vergide kayıtlı gayrısafi irat veya kıymeti
bulunmadığı hallerde yalnız bu parça veya hisselere gayrısafi irat veya kıymet takdir olunarak
yukarıki fıkra gereğince işlem yapılır.
Yüz ölçümü fazla veya noksan tesbit edilen arazi:
Madde 70 – Genel tahrir veya mevzii tadilatta arazinin yüz ölçümü noksan veya fazla
tahrir edilmiş olduğu sonradan meydana çıkarsa noksan yazıldığı anlaşılan miktar kayıtlı yüz
ölçümüne ilave, fazla yazıldığı anlaşılan miktar kayıtlı yüz ölçümünden tenzil edilir ve arazinin
kayıtlı kıymetinden beher metre kareye isabet eden kıymet esas tutularak noksan veya fazlaya
ait kıymetler tesbit ve kayıtlı kıymete ilave veya mezkür kıymetten tenzil olunur.
Bu ilave ve tenziller dolayısiyle noksan veya fazla alındığı anlaşılan vergiler
mükelleften tahsil veya kendisine iade edilir.
Tadilat neticelerinin uygulanması:
Madde 71 – Ferdi tadilat neticeleri tadilat taleplerinin yapıldığı, mevzii tadilat neticeleri
de, itiraz incelemelerinin bittiği yılı takip eden mali yıldan başlıyarak uygulanır.
Ferdi tadilat, talebin yapıldığı mali yıl içinde bitirilemezse, ilerde belli olacak
matrahlara göre düzeltmeler yapılmak üzere, bina ve arazinin mevcut irat ve kıymetleri tarha
esas tutulur.
Bunlar dışındaki tadilatta tadil neticeleri:
1. Genel tahrirlerde mektum kalan bina ve arazi için genel tahririn yürürlüğe girdiği
mali yıldan,
Ve aşağıdaki hallerde:
2. Yeni inşaat için inşaatın hitam bulduğu veya inşaatın hitamından evvel
kısmen kullanılmaya başlanılmışsa her kısmın kullanılmasına başlandığı; binaya
3491
sonradan sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesisleri konulmuşsa bu tesislerin konulmasının
tamamlandığı;
3. 63 üncü maddenin 5 inci bendinde yazılı şekilde kullanış tarzı değişen binalar için bu
değişikliğin vuku bulduğu;
4. Muafiyeti sukut eden bina ve arazide muafiyetin sukut ettiği;
5. Yanan, yıkılan ve sair sebeplerle tamamen veya kısmen harap olan binalarda ve ifraz ve
taksim edilen birleştirilen bina ve arazide bu olayların vuku bulduğu;
6. Hal ve heyeti değişen arazide değişikliğin rastladığı;
7. Binanın mütemmimi durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan çıkması, bir
arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi hallerinde bu değişikliğin vuku bulduğu;
tarihi takip eden mali yıldan başlıyarak yürürlüğe konulur.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Takdir, Zirai Kazançlar ve Özel Komisyonları (1)
BİRİNCİ BÖLÜM
Takdir Komisyonu
Kuruluş:
Madde 72 – (Değişik : 4/12/1985 – 3239/5 md.)
Takdir Komisyonu; illerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün (müstakil vergi dairesi olan
ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların tevkil edecekleri memurların başkanlığı altında
ilgili vergi dairesinin yetkili iki memuru ile seçilmiş iki üyeden kurulur.
Arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir komisyonu; belediye başkanı veya
tevkil edeceği memurun başkanlığı altında belediyenin yetkili bir memuru ile defterdarın, vergi
dairesi başkanlığı bulunan yerlerde ise vergi dairesi başkanının görevlendireceği iki memur, tapu sicil
müdürü veya tevkil edeceği bir memur ve ticaret odasınca seçilmiş bir üye (ilgili olduğu arsalara
ilişkin takdir komisyonlarına organize sanayi bölgesini temsilen bir üye) ile ilgili mahalle ve köyün
muhtarından kurulur. (2)
Araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir komisyonu, valinin başkanlığı altında
defterdar, Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı il müdürü ile il merkezlerindeki ticaret ve ziraat
odalarından seçilmiş birer üyeden kurulur.
Takdir komisyonları daimi veya geçici olurlar. (Değişik ikinci cümle: 16/6/2009-5904/21
md.) Takdir komisyonlarının kurulacağı yerler ile bu madde uyarınca kurulan komisyonların çalışma
usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Daimi komisyon bulunmayan yerlerde takdir işleri geçici komisyonlar tarafından görülür.
Üyelerin seçilmesi:
Madde 73 – (Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 – 2365/9 md.) Üyeler, tüccarlar için ticaret
odasınca, diğer sanat ve meslek erbabı için bunların mensup oldukları mesleki teşekküllerce kendi
üyeleri arasından veya hariçten seçilir. Bu teşekküller, Takdir Komisyonu Başkanının yazılı talebi
üzerine en geç bir ay içinde iki asil ve iki yedek üye seçmeye mecburdurlar. Bu mecburiyet
zamanında yerine getirilmezse üyeler mahallin en büyük mülkiye amiri tarafından seçilir.
(Değişik : 23/6/1982 – 2686/13 md.) Komisyon toplantılarını mükellefin sanat veya meslek
bakımından bağlı veya ilgili olduğu teşekkülden, servet takdiri işlerinde ise yalnız Ticaret Odasından
seçilen üyeler (Değişik: 30/5/1985 3210/2 md.) : Arsalara ait asgari ölçüde birim değerlerinin tespiti
sırasında ticaret odasından seçilen üyelerden biri yerine ilgili mahalle veya köyün
——————————
(1) Madde başlığı, 30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kununun 8 inci maddesiyle değişik şeklidir.
(2) 16/6/2009 tarihli ve 5904 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle; bu fıkrada yer alan “tapu sicil müdürü veya
tevkil edeceği bir memur ve ticaret odasınca seçilmiş bir üye” ibaresi “defterdarın, vergi dairesi başkanlığı
bulunan yerlerde ise vergi dairesi başkanının görevlendireceği iki memur, tapu sicil müdürü veya tevkil
edeceği bir memur ve ticaret odasınca seçilmiş bir üye (ilgili olduğu arsalara ilişkin takdir komisyonlarına
organize sanayi bölgesini temsilen bir üye)” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
3492
muhtarı) iştirak eder. Ticaret Odası ve mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde bunlar tarafından
seçilecek üyeler, yukarıdaki esaslara göre belediyeler tarafından seçilir.
Komisyonlar kendilerine tahsis edilen dairede, yoksa, vergi dairesinde toplanır ve
keyfiyet bir tutanakla tesbit olunur.
Komisyonların görevleri:
Madde 74 – (Değişik : 4/11/1985 – 3239/6 md.)
a) 72 nci maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonunun görevleri
şunlardır.
1. Yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak;
2. Vergi kanunlarında yazılı fiat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek (Bu
gibi takdirler de takdir kararına bağlanır.)
Takdir komisyonu bu görevlerini yaparken takdir sebepleri bulunup bulunmadığını
incelemez. Yalnız hatalı gördüğü muamelelerde, ilgili vergi dairesini yazı ile ikaz etmeye
mecburdur.
b) 72 nci maddenin ikinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu: 1319 sayılı Emlak
Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca arsalar için her
mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köyün cadde, sokak veya değer
bakımından farklı bölgeleri (Turistik bölgelerde değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce
tespit edilecek pafta, ada veya parsel) itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmekle
görevlidir.(1)
c) 72 nci maddenin üçüncü fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu: 1319 sayılı Emlak
Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca her il veya ilçe için
arazinin cinsi (Kıraç, taban ve sulak) itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmekle
görevlidir.
(b) ve (c) fıkralarına göre yapılacak değer tespitinde, Emlak Vergisi Kanununun 31 inci
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan normlardan ve bu maddeye göre hazırlanmış bulunan
tüzük hükümleri ile gerektiğinde bilirkişiden yararlanılır. (1)
Komisyonun yetkileri:
Madde 75 – (Değişik birinci fıkra: 4/12/1985 – 3239/7 md.) 72 nci maddenin birinci
fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu 74 üncü maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda
yazılı inceleme yetkisine haizdir.
(Değişik : 30/12/1980 – 2365/10 md.) Komisyon, servetleri, sınai hakları ve telif
haklarını, imtiyazları, madenleri, mücevheratı, eski eserleri ve sanat eserlerini değerlemede
bilirkişiye müracaat edebilir.
(Ek fıkra : 4/12/1985 – 3239/7 md.) 72 nci maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre
kurulan takdir komisyonları 79 uncu maddede yazılı yetkileri haizdir.
Beyana bağlılık:
Madde 76 – Mükellefin evvelce beyan ettiği bir matraha ait olan takdir işlerinde, takdir
olunan matrah mükellefin beyanından düşük olamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Tahrir Komisyonu
Madde 77 – (Mülga : 29/7/1970 – 1319/41 md.)
Madde 78 – (Mülga : 29/7/1970 – 1319/41 md.)
——————————
(1) Bu bentlerde bulunan “20 nci maddesinin ikinci fıkrası“ ibaresi 3/4/2002 tarihli ve 4751 sayılı
Kanunla “29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
3493
Yetki:
Madde 79 – Tahrir komisyonları:
1. İradı veya kıymeti tahmin edilecek binaları ve araziyi gezebilirler;
2. Mükelleflerden ve kiracılardan gayrimenkulün genel durumu, kullanış tarzı, kira veya
hasılat miktarı ve tahmine yarıyacak sair lüzumlu malümatı istiyebilirler;
3. Lüzumlu gördükleri malümatı, muhtar ve ihtiyar meclisleri, ticaret ve tarım odaları,
belediyeler ve noterler gibi resmi veya yarı resmi teşekküllerle özel teşekküller ve şahıslardan
istiyebilirler;
4. Fabrika, değirmen ve imalathanelerin iratlarının takdirinde içlerinde bulunan sabit
istihsal tesislerinin kıymetlerini tesbit için lüzum gördükleri takdirde bilirkişiye müracaat
edebilirler.
Çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde, bina ve arazi, bunları işgal edenlerin
muvafakati olmaksızın gezilemez. Binaların gezilmesi sırasında, komisyon başkan ve üyeleri,
ev halkının rahatsız edilmemesine dikkat etmiye mecburdurlar.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Tadilat Komisyonları
Görev ve kuruluş:
Madde 80 – Gerek binalarda, gerek arazide tadilat üçer kişilik “tadilat komisyonları”
tarafından yapılır.
Bu komisyonlar, mahallin en büyük mülkiye memurunun vergi dairesi müdürü olmıyan
gelir memurları arasından seçeceği bir başkan ile iki üyeden kurulur.
Lüzum görülen yerlerde birden fazla tadilat komisyonu kurulması caizdir.
Üyelerin seçilmesi:
Madde 81 – Tadilat komisyonlarına girecek üyeler:
1. Belediye sınırı içinde bulunan yerler için, belediye meclislerince biri kendi üyeleri
arasından veya dışardan, diğeri tadilat yapılacak bina ve arazinin bulunduğu şehir ve kasaba
halkı arasından;
2. Belediye teşkilatı olmıyan yerlerde köy ihtiyar meclisince biri kendi üyeleri, diğeri
köy halkı arasından,
Seçilir.
Belediyeler ve belediye teşkilatı bulunmıyan köy ihtiyar meclisleri mahallin en büyük
mülkiye memurunun yapacağı tebliğden başlıyarak en geç bir ay içinde tadilat komisyonuna
girecek üyeleri ve onların bir misli yedek üyeleri seçmeye ve adlarını en büyük mülkiye
memuruna bildirmeye mecburdurlar.
Yetki:
Madde 82 – Tahrir komisyonlarının haiz olduğu yetkileri tadilat komisyonları da
haizdirler.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Zirai Kazançlar İl ve Merkez Komisyonları ile Özel Komisyonlar (1)
Zirai Kazançlar İl Komisyonu:
Madde 83 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/11 md.)
Zirai Kazançlar İl Komisyonu valinin başkanlığında defterdar, gelir müdürü, ziraat
müdürü, veteriner müdürü, il merkezindeki ziraat bankası şube müdürü ve seçilmiş üç üyeden
kurulur. Ormancılığa ilişkin konuların görüşülmesinde komisyona veteriner müdürü yerine
orman işletme müdürü veya tevkil edeceği bir temsilci katılır.
——————————
(1) Madde başlığı, 30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun 11 inci maddesi ile değişik şeklidir.
3494
Üyelerin seçilmesi:
Madde 84 – (Değişik : 23/6/1982 – 2686/15 md.)
Zirai Kazançlar İl Komisyonunun seçilmiş üyelerinden ikisi il ziraat odasından, biri de bu ile bağlı
ilçe ziraat odalarından il ziraat odasınca seçilir.
Ziraat odası, valinin yazılı tebliği üzerine en geç bir ay içinde komisyon üyelerini ve aynı sayıda
yedek üyeyi seçerek adlarını valiye bildirir.
Üyeler bu süre içinde seçilip bildirilmedikleri takdirde vali tarafından seçilir.
Ziraat odası bulunmayan yerlerde bunların seçeceği üyeler, aynı esaslar dairesinde belediyelerce
seçilir.
Zirai kazançlar merkez komisyonu:
Madde 85 – (Değişik : 23/6/1982 – 2686/16 md.)
Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının Başkanlığında; Gelirler Genel
Müdürü ile Gelirler Genel Müdürlüğünün iki, Tarım ve Orman Bakanlığının üç, Ziraat Odaları Birliğinin üç
ve Devlet Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğünün bir temsilcisinden kurulur.
Başkanın mazereti halinde komisyona, başkanın, üyelerden veya hariçten tevkil edeceği kimse
başkanlık eder.
Komisyonların yetkileri:
Madde 86 – Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları kamu idare ve müesseseleri ile Devlet
ekonomi kurumlarından ve görevlerinin gerektirdiği sair gerçek ve tüzelkişilerden her türlü bilgileri
istiyebilirler. Gerekli gördükleri hallerde bilirkişilere inceleme de yaptırabilirler.
Bilgi istemede 148 inci maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır.
Komisyonlarca bu hükümlere göre istenilen bilgileri vermiyenler ve bilirkişiliği kabul ettikleri
halde gerekli incelemeleri yapmıyanlar hakkında Mükerrer 355 inci madde hükmü uygulanır.(1)
Mükerrer Madde 86 – (Ek: 30/12/1980 – 2365/13 md; Mülga : 23/6/1982 – 2686/53 md.)
BEŞİNCİ BÖLÜM
Müşterek Hükümler
Komisyonlara seçilecek üyelerde aranacak vasıflar:
Madde 87 – (Değişik: 23/1/2008-5728/273 md.) (1)(2)
Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları ile özel komisyonlara, memurların dışında,
seçilecek kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır:
1. İyi ahlak sahibi olmak ve ikamet ettiği veya iş gördüğü muhitin emniyet ve itimadını kazanmış
bulunmak.
2. Medeni haklardan ıskat edilmiş bulunmamak.
3. Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir
suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar,
Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…)(2) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat
karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya vergi kaçakçılığı suçlarından
mahkûm olmamak.
4. Takdir ve özel komisyonlara seçileceklerde, ayrıca otuz yaşını bitirmiş olmak.
5. Tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde ayrıca mensup olduğu şehir veya
kasabanın iktisadi şartlarına ve emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak ve yirmibeş yaşını bitirmiş bulunmak.
——————————
(1) Bu fıkrada yeralan “361 inci madde” ibaresi, 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle
“mükerrer 355 inci madde” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu maddenin (3) numaralı bendinin “… milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve
casusluk, … ” bölümü, Anayasa Mahkemesi’nin 25/2/2010 tarihli ve E.: 2008/17, K.: 2010/44 sayılı Kararı ile
iptal edilmiştir.
3495
Yemin:
Madde 88 – Bu kısımda yazılı komisyonlara seçilen üyeler ve tahrir komisyonu
başkanları şehir ve kasabalarda idare heyeti, köylerde ihtiyar meclisi huzurunda aşağıda yazılı
şekilde yemin ederler:
“Komisyonda çalışacağım süre zarfında tam manasiyle vicdan ve kanaatim icaplarına
tabi kalacağıma; hiçbir sebep ve tesir altında adaletten ve doğruluktan ayrılmıyacağıma, gerek
Devlet gerek mükellef haklarını bir tutacağıma, takdir ve tahminlerde her hangi bir tarafa
temayül suretiyle görevimi kötüye kullanmıyacağıma namusum üzerine yemin ederim.”
Nisap:
Madde 89 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/15 md.)
Bu kısımda yazılı komisyonlar üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve çoğunlukla
karar verirler. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunlukta sayılır.
Devam:
Madde 90 – Komisyon toplantılarında her hangi bir sebeple olursa olsun
bulunamıyacağı anlaşılan üyenin yerine yedek üye davet olunur.
Seçilmiş üyelerden, mücbir sebebe dayanmaksızın, üç mütaakıp toplantıya gelmiyenler
istifa etmiş sayılarak yerlerine yedek üye asil üye olarak getirilir.
Mücbir sebep veya mezuniyetle devam edemiyecek olan asil üyeye yedek üye vekalet
eder.
(Dördüncü fıkra mülga : 30/12/1980 – 2365/16 md.)
Görev süresi:
Madde 91 – Tahrir komisyonları başkan ve üyelerinin görevleri genel tahrir bitinceye
kadar devam eder.
Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçilen üyelerin görev süresi üç
yıldır. Bunları seçen daire, meclis ve mesleki teşekküllerin seçimlerinin yenilenmesi bu üyelerin
görev sürelerini kısaltmaz.
Süreleri dolanların yeniden seçilmesi caizdir.
Ücretler:
Madde 92 – (Değişik : 23/6/1982 – 2686/17 md.)
Bu kısımda yazılı komisyonlarla ortalama kar hadlerini tespit eden özel komisyonlar ve
uzlaşma komisyonlarının (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez
Komisyonu, Merkez Uzlaşma Komisyonları ile Gelir Vergisi Kanununun 31 nci maddesinde
zikredilen yönetmelik hükümlerine göre kurulan komisyon hariç) Başkan ve üyelerine bu
komisyonlardaki görevleri dolayısıyla mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye
Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir.
Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu,
Merkez Uzlaşma Komisyonları ile Gelir Vergisi Kanununun 31 nci maddesinde zikredilen
yönetmelik hükümlerine göre kurulan Komisyonun Başkan ve Üyelerine bu komisyonlardaki
çalışmaları dolayısıyla verilecek ücret Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu
kararıyla tayin olunur.
3496
BEŞİNCİ KISIM
Tebliğler
BİRİNCİ BÖLÜM
Tebliğ Esasları ve Muhataplar
Tebliğ esasları:
Madde 93 – Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden
bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle
ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.
Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması
caizdir.
Tebliğ yapılacak kimseler:
Madde 94 – Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine
veya vergi cezası kesilenlere yapılır.
Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine,
vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya
temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan
birine yapılması kafidir.
(Ek : 30/12/1980 – 2365/18 md.) Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin
bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da
müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak
kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz
bulunmaması gerekir.)
Veli, vasi ve kayyımlara tebliğ:
Madde 95 – Mükellef yerine geçen veli, vasi veya kayyım gibi vergi sorumlusu birden
fazla olursa, tebliğ bunlardan yalnız birine yapılabilir.
Şayet tebliğin mevzuu olan işe ayrı bir vasi veya kayyım bakmakta ise, tebliğ bunlara
yapılır.
Vasıtalı tebliğ:
Madde 96 – Kara, deniz, hava ve jandarma eratına yapılacak tebliğler kıta komutanı
veya müessese amiri gibi en yakın üst vasıtasiyle yapılır. Bu evrakı derhal tebliğ olunacak
kimseye vermediği takdirde üst tazminle mahküm olur. Bu cihetin tebliğ evrakında yazılı
olması şarttır.
Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ:
Madde 97 – Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ o memleketin yetkili makamı
vasıtasiyle yapılır.Bunun için anlaşma varsa veya o memleketin kanunları müsait ise o yerdeki
Türk siyasi memuru veya konsolosu tebliğin yapılmasını yetkili makamdan ister.
Kendisine tebliğ yapılacak kişi Türk vatandaşı ise tebliğ Türk siyasi memuru veya
konsolosu vasıtasiyle de yapılabilir.
Yabancı memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak, tebligatı çıkaran
merciin bağlı bulunduğu Bakanlık vasıtasiyle Dışişleri Bakanlığına, oradan da Türkiye elçilik
veya konsolosluğuna gönderilir.
Yabancı memlekette resmi görevle bulunan Türk memurlarına tebliğ Dışişleri
Bakanlığı vasıtasiyle yapılır.
Yabancı memlekette bulunan askeri şahıslara yapılacak tebliğ, bağlı bulundukları kara,
deniz, hava kuvvetleri komutanlıklariyle Jandarma Genel Komutanlığı vasıtasiyle yapılır.
3497
Kamu idare ve müesseselerine tebliğ:
Madde 98 – Kamu idare ve müesseselerine yapılacak tebliğ, bu idare ve müesseselerin en büyük
amirlerine veya bunların muavinlerine veya en büyük amirin yetkili kılacağı memurlara yapılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Posta ile Tebliğ Usulü
Kapalı zarf esası:
Madde 99 – Posta ile tebliğde tebliğ edilecek vesika kapalı bir zarf içinde postaya verilir. Bunun
için, şekilleri Maliye Bakanlığınca tesbit edilen özel zarflar kullanılır.
Bilinen adreslere tebliğ:
Madde 100 – Bilinen adrese gönderilen mektuplar posta idaresince muhatabına teslim edildiği
tarihte tebliğ edilmiş sayılır.
Bilinen adresler:
Madde 101 – (Değişik: 28/11/2017-7061/16 md.)
Bu Kanuna göre bilinen adresler şunlardır:
1. Mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri,
2. Yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla
tespit edilen işyeri adresleri,
3. 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde
bulunan yerleşim yeri adresi.
Birinci fıkranın (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı bilinen adreslerden tarih itibarıyla tebligat
yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanı dikkate alınır ve tebliğ
öncelikle bu adreste yapılır.
İşyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin
bırakılmış addolunması hallerinde tebliğ, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür
veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya
varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır.
İşyeri adresi olmayanlara tebliğ, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde
yapılır.
Tebliğ evrakının teslimi:
Madde 102 – (Değişik: 28/11/2017-7061/17 md.)
Tebliğ olunacak evrakı içeren zarf posta idaresince muhatabına verilir ve bu durum muhatap ile
posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunur.
Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya herhangi bir sebeple imza edemeyecek durumda bulunursa
sol elinin başparmağı bastırılmak suretiyle tebliğ edilir.
Muhatap tebellüğden imtina ederse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren
bir pusula kapıya yapıştırılır. Posta memuru, durumu tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza ederek, tebliğ
olunacak evrakı tebliği yaptıran idareye teslim eder. Bu durumda tebliğ, pusulanın kapıya yapıştırıldığı
tarihte yapılmış sayılır.
Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan işyeri
adreslerine tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak olanların bu adreste bulunamaması durumunda (Bulunamama
durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı
üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bu durumda bu Kanunun 101
inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre işlem yapılır.
Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çı-
kılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten
geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza
edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin
olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle
tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya
yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı,
gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde
muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on
beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır.
Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
3498
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İlan Yoliyle Tebliğ Usulü
Tebliğin ilanla yapılacağı haller:
Madde 103 – (Değişik: 28/11/2017-7061/18 md.)
Aşağıda yazılı hallerde tebliğ ilan yoluyla yapılır:
1. Muhatabın bu Kanunun 101 inci maddesi kapsamında bilinen adresi yoksa,
2. Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde
sayılan bilinen adreste tebliğ yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı bir
adresi bulunmazsa,
3. Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa,
4. Başkaca nedenlerden dolayı tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa.
İlanın şekli: (1)
Madde 104- (Değişik: 25/12/2003-5035/1 md.)
İlan aşağıdaki şekilde yapılır:
1. İlan yazısı tebliğ yapan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılır ve (3)
numaralı bende göre ilana çıkarılır. Tebliğin konusu, her biri için ayrı ayrı olmak üzere,
birmilyar liradan (2.200 TL) az vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ayrıca (3)
numaralı bende göre ilan yapılmaz ve ilan yazısının askıya çıkarıldığı tarihi izleyen onbeşinci
gün ilan tarihi olarak kabul edilir.
2. İlan yazısının bir sureti mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa
gönderilir.
3. İlan ile yapılan tebliğin konusu birmilyar ila yüzmilyar lira arasındaki (2.200 –
220.000 TL) vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilan, ilgili vergi dairesinin
bulunduğu yerin belediye sınırları içinde çıkan bir veya daha fazla gazetede yayımlanır. Tutarın
yüzmilyar lirayı (220.000 TL) aşması halinde ilan, Türkiye genelinde yayın yapan günlük
gazetelerden birinde ayrıca yapılır.
Tebliğ olunacak evrakın örnekleri yabancı memlekette bulunan mükellefin bilinen
adresine ayrıca posta ile gönderilir.
İlanın muhteviyatı:
Madde 105 – İlanlarda, tebliğin ilgili bulunduğu vergiler gösterilmek suretiyle adları
(Tüzel kişilerde unvanları) yazılı muhataplara aşağıdaki hususlar ihtar olunur:
1. İlan tarihinden başlıyarak bir ay içinde ilanı yapan makama bizzat veya bilvekale
müracaat etmeleri veyahut taahhütlü mektup veya telgrafla açık adreslerini bildirmeleri;
2. Kendilerine süre ile kayıtlı resmi tebliğ yapılacağı.
İlanın neticeleri:
Madde 106 – İlan üzerine bizzat veya bilvekale müracaat edenlere, yerinde, adres
bildirenlere ise posta ile tebliğ yapılır.
Posta ile yapılan bu tebliğ hakkında da 100 üncü madde hükmü cari olur.
——————————
(1) Bu maddeye kanunla getirilen miktarlar aynen korunmuş olup, daha sonra 29/12/2017 tarihli ve 30285
(Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) 490 Sıra
No.’lu Tebliği ile 1/1/2018 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar metne parantez
içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için bu Kanunun sonundaki
“ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ” ne bakınız.
3499
İlan tarihinden başlıyarak bir ay içinde ne vergi dairesine müracaat yapmış ve ne de
adresini bildirmiş olanlara bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Tebliğlere Ait Türlü Hükümler
Memur vasıtasiyle tebliğ:
Madde 107 – (Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 – 2365/20 md.) Maliye Bakanlığı
tebliğleri posta yerine memur vasıtasıyla da yaptırmaya yetkilidir.
Bu madde hükmünün uygulanmasında da bu kısımdaki tebliğ esaslarına uyulur.
Elektronik ortamda tebliğ
Madde 107/A – (Ek: 23/7/2010-6009/7 md.)
Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan
usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda
tebliğ yapılabilir.
(Ek fıkra: 7/4/2015-6637/5 md.) Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik
adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı
kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma
zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik
tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Hatalı tebliğler:
Madde 108 – (Değişik : 23/6/1982 – 2686/19 md.)
Tebliğ olunan vesikalar, esasa müessir olmayan şekil hatalarından dolayı hukuki
kıymetlerini kaybetmezler; yalnız vergi ihbarı ile ilgili vesikalarda mükellefin adının, verginin
nevi veya miktarının, vergi mahkemesinde dava açma süresinin hiç yazılmamış olması veyahut
bu vesikaların görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş bulunması vesikayı hükümsüz
kılar.
Tebliğ yerine geçen muameleler:
Madde 109 – Verginin tarh ve tahakkukunda tebliğ yerine geçen muameleler
hakkındaki hükümler mahfuzdur.
Diğer ücret elde eden hizmet erbabının (1) vergileri, tarh zamanında bu mükelleflerin
bağlı oldukları vergi dairesine müracaatla ibraz edecekleri vergi karnelerine yazılmak suretiyle
tarh ve tebliğ olunur.
Vergi karneye yazıldığı tarihte tebliğ edilmiş sayılır.
Yukarıdaki hükme riayet etmiyenlerin vergileri (251 inci madde hükmüne giren
mükellefler hariç) bu kanunun umumi hükümleri dairesinde yoklama fişine dayanılarak tarh ve
tebliğ olunur.
——————————
(1) Bu fıkrada yeralan “Ücret ve kazançları götürü usulde tespit edilen tüccar, hizmet ve serbest meslek
erbabının” ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
3500
ALTINCI KISIM
Vergi Alacağının Kalkması
BİRİNCİ BÖLÜM
Ödeme
Verginin ödeneceği daire:
Madde 110 – Vergi borcu, mükellefin bu bakımdan bağlı olduğu vergi dairesine ödenir.
Mükellef vergi borcunun vergi dairesinin bulunduğu belediye sınırlarının dışındaki
vergi dairelerine de yatırabilir. Bu takdirde ödemenin hangi vergi dairesi hesabına yapıldığının
bildirilmesi şarttır.
Ödeme zamanı:
Madde 111 – Vergi, kanunlarında gösterilen süreler içinde ödenir.
Ödeme süresinin son günü verginin vadesi tarihidir.
Bu kanunun 15, 17 ve 342 nci maddelerinin uygulanması dolayısiyle sürenin uzaması
halinde vade uzayan sürenin bittiği gündür.
Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde, beyan edilen vergi tahakkuk işleminin
bitmesi beklenmeksizin vadesinde ödenir.
500 den fazla mükellefi olan vergi dairelerine para yatırmak bakımından mükelleflere,
vadenin bitmesini takip eden tarihten başlıyarak 15 gün içinde gün belli etmiye Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
(Ek: 28/12/2001-4731/4 md.; Değişik altıncı fıkra: 16/7/2004-5228/4 md.) Maliye
Bakanlığı; mücbir sebep hali ilân edilen yerlerdeki mükelleflerin, bu Kanun kapsamında olup,
ödeme süresi afet tarihinden sonraya rastlayan her türlü vergi, ceza ve gecikme faizleri ile bu
Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verecekleri beyannamelere istinaden
tahakkuk ettirilen vergilerin ödeme sürelerini, vadelerinin bitim tarihinden itibaren azamî bir yıl
süreyle uzatmaya yetkilidir. Bu yetki; bölge, il, ilçe, mahal ve afetten zarar görenler ile afetten
zarar görme derecesi veya vergi türleri itibarıyla farklı süreler tespit etmek suretiyle de
kullanılabilir.
Bu suretle belli edilen günler verginin vadesi yerine geçer.
Özel ödeme zamanları:
Madde 112 – (Değişik : 4/12/1985 – 3239/8 md.)(1)
1. İkmalen, re’sen veya idarece tarh olunan vergiler taksit zamanlarından evvel tahakkuk
etmişse taksit süreleri içinde; taksit süreleri kısmen veya tamamen geçtikten sonra tahakkuk
etmişse; geçmiş taksitler, tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.
2. Memleketi terk ve ölüm gibi mükellefiyetin kalkmasını mucip haller dolayısıyla
beyan üzerine tarh olunan vergiler, beyanname verme süreleri içinde ödenir.
Mükellefin, vadeleri mezkür süreden sonra gelen vergileri de aynı süre içinde alınır.
Memleketi terk edenlerin, ölenlerin veya benzeri haller dolayısıyla mükellefiyetleri
kalkanların ikmalen, re’sen veya idarece tarh olunan vergileri tahakkuk tarihinden başlayarak bir
ay içinde ödenir.
Bu fıkrada yazılı tahsil süreleri Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
mucibince teminat gösterildiği takdirde, Vergi Kanunu ile belli taksit zamanına kadar ve taksit
zamanı geçmiş ise üç ay uzatılır.
——————————
(1) 31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle bu maddeye (5) numaralı fıkra eklenmiş
ve mevcut (5) numaralı fıkra (6) numaralı fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.
3500-1

3. Vergi mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27
nci maddesinin 3 numaralı fıkrası gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri geçmiş olanlar,
vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde
ödenir. Ayrıca ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlarda : (1)(2)
a) Dava konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın
ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine
kadar;
b) Dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, kendi vergi kanunlarında belirtilen
ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, yargı organı kararının tebliğ
tarihine kadar;
Geçen süreler için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında gecikme faizi
uygulanır. Gecikme faizi de aynı süre içinde ödenir. Gecikme faizinin hesaplanmasında ay kesirleri nazara
alınmaz.
Uzlaşılan vergilerde gecikme faizi; uzlaşılan vergi miktarına, (a) fıkrasında belirtilen tarihten itibaren
uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar geçen süre için uygulanır.
Dava açılması nedeniyle tahsili duran vergi ve cezalar mükellefler tarafından istenildiği takdirde
davanın devamı sırasında da kısmen veya tamamen ödenebilir.
4. (Ek : 22/7/1998 – 4369/2 md. ; İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 10/2/2011 tarihli ve E.:
2008/58, K.: 2011/37 sayılı Kararı ile.; Yeniden Düzenleme: 31/5/2012-6322/14 md.) Fazla veya yersiz
olarak tahsil edilen vergiler, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair
müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe
kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz
ile birlikte, 120 nci madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edilir.
5. (Ek: 31/5/2012-6322/14 md.) Vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı
gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç
ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe
tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi
oranında hesaplanan faiz, 120 nci madde hükümlerine göre red ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükellefe
ödenir.(3)
6. (Ek: 28/12/2001-4731/4 md.) İhtirazi kayıtla beyan edilip ödendikten sonra yargı kararına göre
iade edilip yine yargı kararı uyarınca tahsili gereken vergilere, iade tarihinden yargı kararının vergi dairesine
tebliği tarihine kadar geçen süre için bu maddede yer alan esaslar dahilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında gecikme faizi hesaplanır.(3)
İKİNCİ BÖLÜM
Zamanaşımı ve Terkin
Zamanaşımının mahiyeti:
Madde 113 – Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır.
Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade
eder.
——————————
(1) Bu bentte öngörülen gecikme faizinin 1/1/1986 tarihinden önceki vergilendirme dönemlerine ait tarhlara
uygulanamayacağı Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 3/7/1989 tarih ve E. 1988/5, K. 1989/3
sayılı kararıyla kararlaştırılmıştır.
(2) Bu bentte yer alan “2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinin 8 numaralı
bendi” ibaresi, 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(3) 31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle bu maddeye (5) numaralı fıkra eklenmiş
ve mevcut (5) numaralı fıkra (6) numaralı fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.
3500-2
Zamanaşımı süreleri:
Madde 114 – Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından
başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen vergiler zamanaşımına uğrar.
(İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 15/10/2009 tarihli ve E.: 2006/124, K.:
2009/146 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 23/7/2010-6009/8 md.) Şu kadar ki, vergi
dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması, zamanaşımını durdurur. Duran
zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren
kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla
olamaz.
(Ek : 4/12/1985 – 3239/9 md.;Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/5 md.) Şarta
bağlı istisna veya muafiyet uygulamaları sonucu kısmen veya tamamen alınmayan vergilere
ilişkin zamanaşımı süresi, istisna veya muafiyet şartlarının ihlâl edildiği tarihi takip eden takvim
yılı başından itibaren başlar.
(Değişik : 4/12/1985 – 3239/9 md.) Damga vergisine tabi olup vergi ve cezası
zamanaşımına uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra
faydalanıldığı takdirde mezkür evraka ait vergi alacağı yeniden doğar.
Verginin terkini:
Madde 115 – Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, muzir
hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzer afetler yüzünden:
1. Varlıklarının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin bu afetlerin zarar verdiği gelir
kaynakları ile ilgili bulunan vergi borçları ve vergi cezaları;
2. Mahsullerinin en az üçte birini kaybeden mükelleflerin, afete maruz arazi için zararın
tahakkuk ettiği hasat ve devşirme zamanına tesadüf eden yıla ait olarak tahakkuk ettirilen Arazi
Vergisi borçları ve vergi cezaları;
Maliye Bakanlığınca zararla mütenasip olmak üzere, kısmen veya tamamen terkin
olunur. (Ek cümle: 28/12/2001-4731/4 md.) Maliye Bakanlığı terkin yetkisini mahalline
devredebilir.
Zarar derecesini ve ilgili bulunduğu gelir kaynağını mahalli idare heyetleri yaptıracağı
tahkikat üzerine tesbit eder.
Tahakkuktan vazgeçme:
Mükerrer Madde 115 – (Ek : 4/12/1985 – 3239/10 md.)
İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi ve bunlara ilişkin cezaların toplam miktarı
1.000.000 lirayı (1.000.000 lira dahil) (27 TL) aşmaması ve tahakkukları için yapılacak
giderlerin bu miktardan fazla olacağının tespiti halinde, Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul
ve esaslar dahilinde tahakkuklarından vazgeçilebilir.(1)
——————————
(1) Bu maddedeki miktarlar 11/8/1999 tarihli ve 4444 sayılı Kanun ile 1.000.000 TL.’ye yükseltilmiş, daha
sonra 29/12/2017 tarihli ve 30285 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığının
(Gelir İdaresi Başkanlığı) 490 Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2018 tarihinden geçerli olmak üzere tespit
edilen miktarlar metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için
bu Kanunun sonundaki “ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ” ne bakınız.
3501
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Vergi Hatalarını Düzeltme ve Reddiyat(1)
Vergi hatası:
Madde 116 – Vergi hatası, vergiye mütaallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan
hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.
Hesap hataları:
Madde 117 – Hesap hataları şunlardır:
1. Matrah hataları: Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname, tekalif
cetveli ve kararlarda matraha ait rakamların veya indirimlerin eksik veya fazla gösterilmiş veya
hesaplanmış olmasıdır.
2. Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması,
mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, birinci bentte yazılı vesikalarda verginin
eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır.
3. Verginin mükerrer olması: Aynı vergi kanununun uygulanmasında belli bir
vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi istenmesi veya
alınmasıdır.
Vergilendirme hataları:
Madde 118 – Vergilendirme hataları şunlardır:
1. Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden
istenmesi veya alınmasıdır;
2. Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmıyan veya vergiden muaf bulunan
kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır;
3. Mevzuda hata: Açık olarak vergi mevzuuna girmiyen veya vergiden müstesna
bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya
alınmasıdır.
4. Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata: Aranan verginin ilgili bulunduğu
vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış
olmasıdır.
Hataların meydana çıkarılması:
Madde 119 – Vergi hataları şu yollarla meydana çıkarılabilir:
1. İlgili memurun hatayı bulması veya görmesi ile;
2. Üst memurların yaptıkları incelemeler neticesinde hatanın görülmesi ile;
3. Hatanın teftiş sırasında meydana çıkarılması ile;
4. Hatanın vergi incelenmesi sırasında meydana çıkarılması ile;
5. Mükellefin müracaatı ile.
——————————
(1) Bu Bölüm Başlığı “Vergi Hatalarını Düzeltme” iken, 25/12/2003 tarihli ve 5035 sayılı Kanunun 48 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
3502
Düzeltme yetkisi ve reddiyat:
Madde 120 – Vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürü karar verir.
Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış
olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe
reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve
müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden
başlıyarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.
(Ek fıkra: 25/12/2003-5035/2 md.) Nakden veya mahsuben tahsil edilen ancak fazla
veya yersiz olarak tahsil edildiği anlaşılan vergilerde ve kanunları gereğince mükelleflere
yapılacak iade ve mahsup işlemlerinde, düzeltmeye dayanak teşkil edecek belgeler ile bu
işlemlere ait usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.
(Ek fıkra: 28/3/2007-5615/20 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı vergi
dairesinin görev ve yetkilerini haiz olarak faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında
düzeltme yetkisi vergi dairesi başkanına ait olup, başkan bu yetkisini ilgili grup müdürlerine
ve/veya müdürlere devredebilir.
Re’sen düzeltme:
Madde 121 – (Değişik : 23/6/1982 – 2686/21 md.)
İdarece tereddüt edilmeyen açık ve mutlak vergi hataları re’sen düzeltilir. Kendi
aleyhlerine düzeltme yapılan kimselerin düzeltmeye karşı vergi mahkemesinde dava açma
hakları mahfuzdur.
Düzeltme talebi:
Madde 122 – (Değişik : 23/6/1982 – 2686/22 md.)
Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile
isteyebilirler.
Bunların posta ile taahhütlü olarak gönderilmesi caizdir.
Düzeltme talebinin incelenmesi:
Madde 123 – (Değişik : 23/6/1982 – 2686/23 md.)
Vergi dairesinin ilgili servisi düzeltme talebini kendi mütalaasını da ilave ederek,
düzeltme merciine gönderir.
3503
Düzeltme mercii talebi yerinde gördüğü takdirde, düzeltmenin yapılmasını emreder;
yerinde görmediği takdirde, keyfiyet düzeltmeyi isteyene yazı ile tebliğ olunur.
Şikayet yolu ile müracaat:
Madde 124 – (Değişik : 23/6/1982 – 2686/24 md.)
Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri
reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler.
Bu madde gereğince il özel idare vergileri hakında valiliğe ve belediye vergileri
hakkında belediye başkanlığına müracaat edilir.
Düzeltme şümulü:
Madde 125 – (Değişik : 23/6/1982 – 2686/25 md.)
Vergi mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve Danıştaydan geçmiş olan muamelelerde
vergi hataları bulunduğu takdirde, bu hatalar, yargı kararları kesinleşmiş olsa bile, evvelki
maddelerde yazılı usul dairesinde düzeltilebilir.Şu kadar ki; düzeltmenin yapılabilmesi için
hatalar hakkında anılan yargı mercileri tarafından bir karar verilmemiş olması şarttır.
Dülzeltmede zamanaşımı:
Madde 126 – 114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana
çıkarılan vergi hataları düzeltilemez. Şu kadar ki, düzeltme zamanaşımı süresi:
a) Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın
yapıldığı;
b) (Değişik : 23/6/1982 – 2686/26 md.) İlan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde
dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği;
c) (Ek : 4/12/1985 – 3239/11 md.) İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen
vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre hacizin yapıldığı;
Tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamaz.
YEDİNCİ KISIM
Yoklama ve inceleme
BİRİNCİ BÖLÜM
Yoklama
Maksat ve yetki:
Madde 127 – (Değişik : 4/12/1985 – 3239/12 md.)
Yoklamadan maksat, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve
mevzuları araştırmak ve tespit etmektir. Yoklamaya yetkili memurlar, ayrıca vergi kanunlarının
uygulanması ile ilgili olarak:
a) Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenmiş usuller dahilinde özel yetki verilmiş
olmak kaydıyla günlük hasılatı tespit etmek,
b) 3100 Sayılı Kanun kapsamına girip ödeme kaydedici cihaz kullanmak
mecburiyetinde olanların bu mecburiyete uyup uymadıklarını, bu cihazları belli edilmiş esaslara
göre kullanıp kullanmadıklarını ve günlük hasılatı tespit etmek,
c) Günü gününe kayıt yapılması zorunlu defterlerin iş yerlerinde bulundurulup
bulundurulmadığını, tasdikli olup olmadığını usulüne göre kayıt yapılıp yapılmadığını, vergi
kanunları uyarınca düzenlenmesi icap eden belgelerin usulüne göre düzenlenip düzenlenmediği
ile kullanılıp kullanılmadığını, faturasız mal bulunup bulunmadığını, levha asma veya kullanma
mecburiyetine uyulup uyulmadığını tespit etmek, kanuni defter ve belgeler dışında kalan ve
vergi kaybının bulunduğuna emare teşkil eden defter, belge ve delillerin tespit edilmesi halinde
bunları almak,
3504
d) Nakil vasıtalarını, Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirliyeceği özel işaretle
durdurmak ve taşıtta bulundurulması icap eden taşıt pulu, yolcu listesi, fatura veya sevk
irsaliyesi, yolcu bileti ile taşıma irsaliyelerinin muhtevası ile taşınan yolcu ve malların miktar ve
mahiyetlerini ölçmek, tartmak, saymak suretiyle tespit etmek,
e) Taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve faturanın taşıtta bulunmaması, halinde bu
belgelerin ibrazına kadar nakil vasıtalarını trafikten alıkoymak, taşınan malın sahibi belli
değilse tespitine kadar malı bekletmek ve muhafaza altına almak, (Beklemeye ve muhafazaya
alınan malların bozulmaya ve çürümeye maruz mallar olması halinde derhal, diğer mallar ise üç
ay sonra Maliye ve Gümrük Bakanlığının belli edeceği esaslar dahilinde tasfiye olunur.)
Yetkisini haizdirler.
Yukarıda sayılan yetkilerin hangilerinin ne şekilde ve hangi hallerde kullanılacağını
belirlemeye, yoklamaya yetkili olanların bu husustaki görev ve yetkilerini sınırlamaya Maliye
ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
Yoklama ve denetimde görevli memurların görevlerini ifa sırasında, güvenliklerinin
sağlanmasına ilişkin esaslar Bakanlar Kurulunca belirlenir.
Yoklamaya yetkililer:
Madde 128 – Yoklama:
1. Vergi dairesi müdürleri;
2. Yoklama memurları;
3. Yetkili makamlar tarafından yoklama işi ile görevlendirilenler;
4. Vergi incelenmesine yetkili olanlar;
5. (Ek: 5/5/2005-5345/34 md.) Gelir uzmanları;
tarafından yapılır.
Hüviyet ibrazı mecburiyeti:
Madde 129 – Yoklama yapanların elinde yoklama yetkilerini gösteren fotoğraflı resmi
bir vesika bulunur.
Yoklama yapanlar bu vesikayı, kendilerinden sorulmasa bile, nezdinde yoklama yapılan
kimseye gösterirler.
Toplu yoklamalarda kolbaşının vesikayı ibraz etmesi kafidir.
Yoklama zamanı:
Madde 130 – Yoklama her zaman yapılabilir.
Yoklamanın ne zaman yapılacağı ilgiliye haber verilmez.
Yoklama fişi:
Madde 131 – Yoklama neticeleri tutanak mahiyetinde olan “yoklama fişine” geçirilir.
Bu fişler yoklama yerinde iki nüsha tanzim olunarak tarihlenir, bulunursa nezdinde
yoklama yapılan veya yetkili adamına imza ettirilir; bunlar bulunmaz veya imzadan çekinirlerse
keyfiyet fişe yazılır ve yoklama fişi polis, jandarma, muhtar veya ihtiyar meclisi üyelerinden
birine imzalatılır.
3505
Yoklama neticelerinin bildirilmesi:
Madde 132 – Yoklama fişlerinin birinci nüshası yoklaması yapılan şahıs veya yetkili
adamına bırakılır. Bunlar bulunmazsa bilinen adresine 7 gün içinde posta ile gönderilir.
Vergi karnesi alanlar hakkında yapılan yoklamalar ayrıca bu karneye işaret olunur.
Yoklama fişlerinin ikinci nüshaları vergi dairesine tevdi olunur.
Elektronik yoklama
Madde 132/A– (Ek: 27/3/2015-6637/6 md.)
Yoklama neticeleri, yoklama yerinde bu Kanunun 131 inci maddesinde yer alan yoklama
fişi ile aynı mahiyette olan, elektronik ortamda tanzim olunan “yoklama fişi” ile de kayıt
altına alınabilir. Bu fiş, nezdinde yoklama yapılan veya yetkilisi tarafından elektronik imza
araçlarıyla imzalanır. Yoklama fişinin elektronik imza araçlarıyla imzalanmaması durumunda
yoklama fişini temsil eden ve yoklama fiş muhteviyatının değiştirilemeyeceğini güvence altına
alan benzersiz bir kodun üzerine yazıldığı bir form imzalanır.
Maliye Bakanlığı elektronik ortamda kayıt altına alınan yoklama fişleri ile birinci fıkrada
belirtilen formların şekil ve muhteviyatını tespit etmeye, bunların şifre, elektronik imza veya
diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle imzalanması usul ve esaslarını belirlemeye, bunları
internet de dâhil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında ilgili kişilere
göndermeye ve elektronik ortamda yürütülecek yoklama faaliyetlerine ilişkin diğer usul ve
esasları belirlemeye yetkilidir.
Toplu yoklama:
Madde 133 – Vergi uygulamalarının gerektirdiği hallerde münferit fiş yerine yoklama
cetvellerinin kullanılması ve neticelerin toplu olarak bu cetvellerde gösterilmesi caizdir.
Yoklama cetvellerinin kullanılacağı halleri Maliye Bakanlığı belli eder.
Yoklama cetveli kullanılan hallerde ihtilaflı olaylar yoklama fişi mahiyetinde ayarı bir
tutanakla tesbit olunur.
İKİNCİ BÖLÜM
Vergi İncelemeleri
Maksat:
Madde 134 – (Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 – 2365/22 md.) Vergi incelemesinden
maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamaktır.
İncelemeye yetkili olanlar tarafından lüzum görüldüğü takdirde inceleme, işletmeye
dahil iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve beyannamelerde gösterilmesi
gereken unsurların tetkikına da teşmil edilebilir.Fiili envanterin yapılmasının gerektirdiği ve
incelemeyi yapan tarafından tasdik edilen giderler Hazinece mükellefe ödenir.
İncelemeye yetkililer:
Madde 135 – (Değişik: 7/7/2011-KHK-646/4 md.)
Vergi incelemesi; Vergi Müfettişleri, Vergi Müfettiş Yardımcıları, ilin en büyük mal
memuru veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır.
Gelir İdaresi Başkanlığının merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında görev
yapanlar her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haizdir.
3506
Hüviyet ibrazı:
Madde 136 –Vergi incelemesi yapanlar yanlarında memuriyet sıfatlarını ve inceleme
yetkisini gösteren fotoğraflı resmi bir vesika bulundururlar ve gittikleri yerde işe başlamadan
evvel bu vesikayı ilgililere gösterirler.
İncelemeye tabi olanlar:
Madde 137 – Bu kanuna veya diğer kanunlara göre defter ve hesap tutmak, evrak ve
vesikaları muhafaza ve ibraz etmek mecburiyetinde olan gerçek ve tüzel kişiler vergi
incelemelerine tabidirler.
İnceleme zamanı:
Madde 138 – Vergi incelemesinin ne zaman yapılacağının evvelden haber verilmesi
mecburi değildir.
İnceleme, neticesi alınmamış hesap dönemi de dahil olmak üzere, tarh zamanaşımı
süresi sonuna kadar her zaman yapılabilir.
Evvelce inceleme yapılmış veya matrahın re’sen takdir edilmiş olması yeniden inceleme
yapılmasına ve gerekirse tarhıyatın ikmaline mani değildir.
İncelemenin yapılacağı yer:
Madde 139 – Vergi incelemeleri, esas itibariyle incelemeye tabi olanın iş yerinde
yapılır.
İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin
yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede
yapılabilir.
Bu takdirde incelemeye tabi olanın lüzumlu defter ve vesikalarını daireye getirmesi
kendisinden yazılı olarak istenilir.
İncelemenin dairede yapılması halinde istenilen defter veya vesikaları belli edilen
zamanda mazeretsiz olarak getirmiyenler, bunları ibraz etmemiş sayılırlar. Haklı bir mazeret
gösterenlere, defter ve vesikalarını daireye getirmesi için münasip bir mühlet verilir.
İncelemede uyulacak esaslar: (1)
Madde 140 – Vergi incelemesi yapanlar, yaptıkları inceleme sırasında aşağıdaki
esaslara uymaya mecburdurlar:
1. İncelemeye tabi olana, bunun mevzuunu işe başlamadan evvel açık olarak izah
ederler;
2. (Ek: 23/7/2010-6009/9 md.) Vergi incelemesine başlanıldığı hususunu bir tutanağa
bağlayarak bir örneğini nezdinde vergi incelemesi yapılana verirler. Ayrıca, tutanağın bir örneğini
bağlı olduğu birime, diğer örneğini de ilgili vergi dairesine gönderirler.
3. Nezdinde inceleme yapılanın muvafakatı olmadıkça resmi çalışma saatleri dışında
inceleme yapamazlar veya buna devam edemezler (Tutanak düzenlenmesi ve inceleme ile ilgili
emniyet tedbirlerinin alınması bu hükmün dışındadır. Ancak bu gibi tedbirler, incelemelerin
yapıldığı yerdeki faaliyeti sekteye uğratmıyacak şekilde yapılır);
4. İnceleme bitince, bunun yapıldığını gösteren bir vesika nezdinde inceleme yapılana
verilir.
5. (Ek: 23/7/2010-6009/9 md.) Vergi kanunlarıyla ilgili kararname, tüzük, yönetmelik,
genel tebliğ ve sirkülere aykırı vergi inceleme raporu düzenleyemezler. Ancak, bu
düzenlemelerin vergi kanunlarına aykırı olduğu kanaatine varırlarsa bu hususu bağlı oldukları
birimler aracılığıyla Gelir İdaresi Başkanlığına düzenleyecekleri bir rapor ile bildirirler.
——————————
(1) 23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle, bu maddeye (2) numaralı bent eklenmiş,
mevcut (2) ve (3) numaralı bentler (3) ve (4) numaralı bentler olarak teselsül ettirilmiştir.
3506-1
6. (Ek: 23/7/2010-6009/9 md.) İncelemeye başlanıldığı tarihten itibaren, tam inceleme
yapılması halinde en fazla bir yıl, sınırlı inceleme yapılması halinde ise en fazla altı ay içinde
incelemeleri bitirmeleri esastır. Bu süreler içinde incelemenin bitirilememesi halinde ek süre
talep edilebilir. Bu talep vergi incelemesine yetkili olanların bağlı olduğu birim tarafından
değerlendirilir ve altı ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. Bu durumda, vergi incelemesi
yapmaya yetkili olanların bağlı olduğu birim tarafından incelemenin bitirilememe nedenleri
yazılı olarak nezdinde inceleme yapılana bildirilir. Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların
bağlı olduğu birimler vergi incelemesinin öngörülen süreler içinde bitirilmesi için gerekli
tedbirleri alırlar.
(Ek fıkra: 23/7/2010-6009/9 md.; Değişik ikinci fıkra: 7/7/2011-KHK-646/4
md.)Vergi Müfettişleri ile Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından düzenlenen vergi inceleme
raporları, işleme konulmak üzere ilgili vergi dairesine tevdi edilmeden önce, meslekte on yılını
tamamlamış en az üç Vergi Müfettişinden oluşturulacak rapor değerlendirme komisyonları
tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ, sirküler
ve özelgelere uygunluğu yönünden değerlendirilir. İncelemeyi yapanla komisyon arasında
uyuşmazlık oluşması halinde uyuşmazlığa konu vergi inceleme raporları üst değerlendirme
mercii olarak, Maliye Bakanlığınca belirlenen tutarları aşan tarhiyat önerisi içeren vergi
inceleme raporları ise doğrudan, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı bünyesinde bir Başkan
Yardımcısının başkanlığında dört grup başkanından oluşan beş kişilik merkezi rapor
değerlendirme komisyonu tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin kararname, tüzük,
yönetmelik, genel tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu yönünden değerlendirilir. İncelemeyi
yapanlar, bu komisyon tarafından yapılacak değerlendirmeye uygun olarak düzenleyecekleri
vergi inceleme raporlarını işleme konulmak üzere bağlı oldukları birime tevdi ederler.
(Ek fıkra: 23/7/2010-6009/9 md.) 135 inci madde ile vergi incelemesi yapmaya yetkili
kılınan diğer memurlar tarafından düzenlenen vergi inceleme raporları, Gelir İdaresi Başkanlığı
merkez ve taşra birimlerinde oluşturulacak rapor değerlendirme komisyonları tarafından
değerlendirilir.
(Ek fıkra: 23/7/2010-6009/9 md.) Merkezi Rapor Değerlendirme Komisyonu ile diğer
rapor değerlendirme komisyonları yaptıkları değerlendirme sırasında, verilmiş bir özelgenin
369 uncu maddenin birinci fıkrası kapsamında olduğu kanaatine varmaları halinde, söz konusu
özelge, Merkezi Rapor Değerlendirme Komisyonundan üç üye ile 413 üncü maddeye göre
oluşturulan komisyondan iki üyenin katılımıyla oluşturulacak beş kişilik bir komisyon
tarafından değerlendirilir. Bu komisyonca verilen kararlar, ilgili rapor değerlendirme
komisyonu ile incelemeye yetkili olanı bağlar.
3506-2
(Ek fıkra: 23/7/2010-6009/9 md.) Bu maddede yazılı komisyonların başkan ve
üyelerine her toplantı günü için (1000) gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı
sonucu bulunacak tutar üzerinden toplantı ücreti ödenir. Bu şekilde ödenecek toplantı ücretinin
bir aylık tutarı (5000) gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak
tutarı aşamaz.
(Ek fıkra: 23/7/2010-6009/9 md.) Bu maddede belirlenen esaslar çerçevesinde, vergi
incelemelerinde uyulacak diğer usul ve esaslar, komisyonların teşekkülü ile çalışma usul ve
esasları ve Merkezi Rapor Değerlendirme Komisyonu tarafından doğrudan değerlendirmeye
tabi tutulacak vergi inceleme raporlarının tutarları, (…)(1) Maliye Bakanlığınca çıkarılan
yönetmelikle belirlenir. (1)
İnceleme tutanakları:
Madde 141 – İnceleme esnasında lüzum görülen hallerde, vergilendirme ile ilgili
olaylar ve hesap durumları ayrıca tutanaklar ile tesbit ve tevsik olunabilir. İlgililerin itiraz ve
mülahazaları varsa bunlar da tutanağa geçirilir. Bu suretle düzenlenen tutanakların bir
nüshasının mükellefe veya nezdinde inceleme yapılan kimseye bırakılması mecburidir.
İlgililer tutanakları imzalamaktan çekindikleri takdirde tutanakta bahis konusu edilen
olaylar ve hesap durumlarını ihtiva eden defter veya vesikalar, nezdinde inceleme yapılandan
rızasına bakılmaksızın alınır ve inceleme neticesinde tarh edilen vergiler ve kesilen cezalar
kesinleşinceye kadar geri verilmez. İlgililer her zaman bu tutanakları imzalıyarak defter ve
vesikaları geri alabilirler. Ancak bu defterlerin suç delili olmaması şarttır.
143 üncü madde hükmü, yukarki şekilde alınan defter ve vesikalar hakkında da
uygulanır.
144 üncü maddenin dördüncü ve son fıkraları hükümleri yukarki şekilde defter ve
vesikalar alınan mükellefler hakkında da caridir.
Yeminli mali muşavirlik:
Ek Madde – (Ek : 4/12/1985 – 3239/13 md.; İptal : Ana.Mh. 19/3/1987 tarih ve E.
1986/5, K. 1987/7 sayılı kararı ile.)
——————————
(1) 7/7/2011 tarihli ve 646 sayılı KHK’nin 4 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Vergi İnceleme ve
Denetim Koordinasyon Kurulunun önerisi üzerine” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
3507
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Arama
Arama yapılabilecek haller:
Madde 142 – İhbar veya yapılan incelemeler dolayısiyle, bir mükellefin vergi
kaçırdığına delalet eden emareler bulunursa, bu mükellef veya kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer
şahıslar nezdinde ve bunların üzerinde arama yapılabilir.
Aramanın yapılabilmesi için:
1. Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların buna lüzum göstermesi ve gerekçeli bir
yazı ile arama kararı vermeye yetkili sulh yargıcından bunu istemesi;
2. Sulh yargıcının istenilen yerlerde arama yapılmasına karar vermesi;
şarttır.
İrtibatları sebebiyle muhtelif şahıslar nezdinde ve mahallerde yapılmasına lüzum
gösterilen aramalardan birine karar vermeye yetkili olan sulh yargıcı bunlardan diğer sulh
yargıçlarının salahiyetine dahil bulunanlar hakkında da karar vermeye yetkilidir.
İhbar üzerine yapılan aramada ihbar sabit olmazsa nezdinde arama yapılan kimse
muhbirin adının bildirilmesini istiyebilir, bu takdirde, vergi dairesi muhbirin ismini bildirmeye
mecburdur.
Aramada bulunan defter ve vesikalar:
Madde 143 – Aramada bulunan ve incelemesine lüzum görülen defter ve vesikalar
müfredatlı olarak bir tutanakla tesbit olunur.
Vesikaların dosya ve dosya içinde sayı itibariyle tesbit olunması müfredatlı tesbit
demektir.
Arama yapıldığı sırada zaman müsaadesizliği ve sair sebeplerle bu tutanağın tanzimi
mümkün olmazsa, bulunan ve incelemesine lüzum görülen defter ve vesikalar, mükellef
nezdinde emin bir yere konur veya kablar içinde daireye nakledilir. Bu defter ve vesikaların
konulduğu yerlerin veya kabların aramayı yapan tarafından mühürlenmesi ve mümkün olan
ahvalde mükellefin mühürünün de vaz’ı şarttır. Bilahara, mükellefin huzuriyle kablar ve yerler
açılarak müfredatlı tutanaklar tanzim olunur. Mühürleme ve mühürün fekki halleri de birer
tutanakla tesbit edilir ve müfredatlı tutanağın bir nüshası da defter ve vesikaların sahibine veya
adamına verilir.
Bu işler:
a) Mükellefin, aramada hazır bulunmakta veya mühür vaz’ından imtinaı hallerinde
aramada hazır bulunanlar marifetiyle;
b) Mükellefin, mühürün fekki veya tutanağın tanzimi sırasında hazır bulunmaktan
imtinaı hallerinde de aramayı yapan tarafından iki memurla birlikte;
tamamlanır.
Aramada bulunup mükellef nezdinde emin bir yere konulmuş veya kablar içinde daireye
nakledilmiş olan ve incelemesine lüzum görülen defter ve vesikalar, arama kararında açıkça
yazılmamış olsa bile, inceleme yapanın çalıştığı yere sevk veya celp edilebilir.
Yukardaki hükümlere göre alınan defter ve vesikaların iyi saklanması şarttır.
Bunların iyi saklanmamasından doğacak zararı idare tazmine mecburdur.
3508
İncelemede usul:
Madde 144 – Arama yapılan hallerde inceleme çabukça ve her işten önce yapılır.
İnceleme sırasında vergi ile ilgisi olmıyan şahsi ve özel mektup ve diğer evrak makbuz
karşılığında sahiplerine geri verilir.
Mükellef, ilgili memurun huzuriyle, bu defterler ve vesikalar üzerinde incelemeler
yapmaya ve bunlardan suret ve kayıtlar çıkarmaya yetkilidir.
Defter ve vesikaların muhafaza altına alınmış olması, süresi gelen vergi
beyannamelerinin verilmesi ödevini kaldırmaz. Mükellef beyannamesini tanzim için gerekli
bilgileri defter ve vesikalardan yukarıdaki fıkra hükmü dairesinde çıkarabilir. Mükellefin bu
husustaki yazılı isteği yetkililerce derhal yerine getirilir.
Şu kadar ki, defter ve vesikaların muhafaza altına alındığı tarihten vergi
beyannamesinin verileceği tarihe kadar olan süre bir aydan az ise beyanname verme süresi
kendiliğinden bir ay uzar ve ek süre bu müddetin sonundan başlar. (13 üncü maddenin 1 – 3
üncü fıkralariyle 17 inci madde hükümleri saklıdır.)
İncelemenin bitmesi:
Madde 145 – Arama neticesinde alınan defter ve vesikalar üzerindeki incelemeler en
geç üç ay içinde bitirilerek sahibine bir tutanakla geri verilir.
İncelemelerin haklı sebeplere binaen üç ay içinde bitirilmesine imkan olmıyan hallerde
sulh yargıcının vereceği karar üzerine bu süre uzatılabilir.
Defter ve vesikaların incelenmesi sırasında kanuna aykırı görülen olaylar ve hesap
durumları tutanakla tesbit olunur. Mükellef bu tutanakları imzadan çekindiği takdirde, bahis
mevzu olayları ve hesap durumlarını ihtiva eden defter veya vesikalar aramanın mevzuu ile
ilgili vergi ve cezalar kesinleşinceye kadar kendisine geri verilmez.
İlgililer tutanaklara diledikleri itiraz ve mülahazaları kaydedebilirler.
İlgililer bu tutanakları her zaman imzalıyarak defter ve vesikalarını geri alabilirler.
Ancak, bu defter ve vesikaların suç delili teşkil etmemesi şarttır.
3509
Kayıtların yeniden işlenmesi:
Madde 146 – Arama neticesinde bulunan defter ve vesikaların muhafaza altına alınması
sebebiyle 219 uncu madde gereğince yapılamıyan kayıtlar defterlerin geri verilmesinden sonra
idare ile mükellef arasında kararlaştırılan münasip bir süre içinde ikmal edilir. Bu süre bir aydan
az olamaz.
Mükellef dilerse defterlerinin muhafaza altına alındığında işlemlerini yeniden tasdik
ettireceği defterlere kayıt ve iadesi halinde iade edilen defterlere intikal ettirebilir.
Genel hükümlerin uygulanması:
Madde 147 – Bu bölümde açıkça yazılı olmıyan hallerde Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanununun arama ile ilgili bulunan hükümleri uygulanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Bilgi Toplama
Bilgi verme:
Madde 148 – Kamu idare ve müesseseleri, mükellefler veya mükelleflerle muamelede
bulunan diğer gerçek ve tüzel kişiler, Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya
yetkili olanların istiyecekleri bilgileri vermeye mecburdurlar.
Bilgiler yazı veya sözle istenilir. Sözle istenen bilgileri vermeyenlere keyfiyet yazı ile
tekit ve cevap vermeleri için kendilerine münasip bir mühlet tayin olunur. Bilgi istenmek üzere
ilgililer vergi dairesine zorla getirilemez.
Memleket dışı imtiyazlarından faydalanan yabancı Devlet memurları bilgi verme
mecburiyetine tabi olamazlar.
Devamlı bilgi verme:
Madde 149 – (Değişik : 4/12/1985 – 3239/14 md.)
Kamu idare ve müsseseleri (Kamu hizmeti ifa eden kurum ve kuruluşlar dahil) ile
gerçek ve tüzelkişiler vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak Maliye ve Gümrük
Bakanlığı ve vergi dairesince kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli fasılalarla ve
devamlı olarak yazı ile vermeye mecburdurlar.
Ölüm vakalarını ve intikalleri bildirme:
Madde 150 – Aşağıda yazılı resmi makamlarla gerçek ve tüzel kişiler, her ay muttali
oldukları ölüm vakaları ile intikalleri ertesi ayın 15 inci günü akşamına kadar vergi dairesine
yazı ile bildirmeye mecburdurlar.
1. Sulh yargıçları, icra, nüfus ve tapu memurları;
2. Yabancı memleketlerdeki Türk konsolosları veya konsolosluk görevini yapanlar
(Memur oldukları yerde ölen Türk tebaasının soyadı, adı ve sıfatları ile Türkiye’deki
ikametgahlarını Maliye Bakanlığına bildirirler);
3. Mahalle ve köy muhtarları (Kendi mahalle veya köylerinde ölenleri bildirirler);
4. Banka, bankerler ve şirketler ile emanet kabul eden gerçek ve tüzel kişiler (Mevduat,
şirket hissesi, emanet para ve eşya veya sair suretle alacak sahiplerinden birinin ölümü halinde,
ölenin soyadını, adını, alacağının nev’ini ve miktarını bildirirler).
3510
Bilgi vermekten imtina edememek:
Madde 151 – Kendilerinden bilgi istenilen gerçek ve tüzel kişiler, özel kanunlarda yazılı
mahremiyet hükümlerini ileri sürerek, bilgi vermekten imtina edemezler. Ancak:
1. Posta, Telgraf ve Telefon İdaresinin muhabereler hakkında tutmaya mecbur olduğu mahremiyet
saklıdır;
2. Hekimlerden, diş hekimlerinden, dişçilerden, ebelerden ve sağlık memurlarından hastaların
hastalıklarının nevi’ine mütaallik bilgiler istenemez.
3. Avukatlardan ve dava vekillerinden kendilerine tevdi olunan işler veya görevleri dolayısiyle
muttali oldukları ahval ve hususların bildirilmesi istenemez; şu kadar ki, bu yasak müvekkil adlariyle
vekalet ücretlerine ve giderlerine ayrıca avukatlık veya dava vekilliği sıfatı dışındaki sıfatları dolayısıyla
muttali oldukları ahval ve hususlara şamil değildir.(1)
4. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 88 inci maddesi gereğince gösterilmesi veya teslimi caiz
olmıyan evrakın muhteviyatı hakkında bilgi istenemez. Şu kadar ki, doğrudan doğruya vergi ile ilgili olmak
üzere, bu gibi evraka müsteniden doğan borçların miktarlarına ve alacaklıların adlarına bilgiler istenebilir.
İstihbarat arşivi:
Madde 152 – 150 nci maddedekiler hariç olmak üzere bu bölümde yazılı kaynaklardan toplanacak
bilgiler istihbarat arşivlerinde gizli olarak saklanır.
Bu arşivlerden kimlerin ve ne suretle faydalanabileceği Maliye Bakanlığınca tesbit olunur.
Uluslararası anlaşmalar gereğince bilgi değişimi:
Madde 152/A – (Ek: 24/5/2013 – 6487/9 md.)
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar, usulüne
uygun olarak yürürlüğe girmiş uluslararası anlaşmalarda yer alan bilgi değişimi hükümleri çerçevesinde,
Maliye Bakanlığınca tespit edilecek usullere göre bu Kanunun 1 inci maddesinde belirlenen şümulle sınırlı
olmaksızın bilgi toplayabilir.
İKİNCİ KİTAP
Mükellefin Ödevleri
BİRİNCİ KISIM
Bildirmeler
BİRİNCİ BÖLÜM
İşe Başlama
İşe başlamayı bildirme:
Madde 153 – Aşağıda yazılı mükelleflerden işe başlıyanlar keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye
mecburdurlar:
1. Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı;
2. Serbest meslek erbabı;
3. Kurumlar Vergisi mükellefleri;
4. Kolektif ve adi şirket ortaklariyle komandit şirketlerin komandite ortakları.
(Ek fıkra: 11/6/2003 – 4884/12 md.) Ticaret sicili memurlukları, kurumlar vergisi mükellefi olup
da Türk Ticaret Kanununun 27 nci maddesi uyarınca tescil için başvuran mükelleflerin başvuru evraklarının
bir suretini ilgili vergi dairesine yazılı veya elektronik ortamda intikal ettirir. Bu mükelleflerin işe başlamayı
bildirme yükümlülükleri yerine getirilmiş sayılır. Bildirim yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyen
ticaret sicili memurları hakkında işe başlamanın zamanında bildirilmemesine ilişkin usulsüzlük cezası
hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 15/7/2016-6728/19 md.) Başvuru evraklarının elektronik ortamda
intikaline ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca müştereken
belirlenir. (2)
(Mülga fıkra: 22/7/2003 – 4369/82 md.)
——————————
(1) 24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle bu bentte yer alan “giderlerine” ibaresinden
sonra gelmek üzere “ayrıca avukatlık veya dava vekilliği sıfatı dışındaki sıfatları dolayısıyla muttali
oldukları ahval ve hususlara” ibaresi eklenmiştir.
(2) 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan
“30 uncu” ibaresi “27 nci” şeklinde değiştirilmiş, cümleye “vergi dairesine” ibaresinden sonra
gelmek üzere “yazılı veya elektronik ortamda” ibaresi eklenmiştir.
3510-1
Teminat uygulaması:
Madde 153/A- (Ek: 28/3/2013-6455/1 md.)
Başkaca bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek
amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit
edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi üzerine işi bırakmış
addolunan ve mükellefiyet kayıtları vergi dairesince terkin edilenlerden, serbest meslek erbabının, şahıs
işletmelerinde işletme sahibinin, adi ortaklıklarda ortaklardan her birinin, ticaret şirketlerinde; şirketin,
kanuni temsilcilerinin, yönetim kurulu üyelerinin, şirket sermayesinin asgari % 10’una sahip olan gerçek
veya tüzel kişilerin ya da bunların asgari % 10 ortağı olduğu veya yönetiminde bulundukları teşebbüslerin,
tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlerin veya düzenlenen raporda fiillerin işlenmesinde
bilfiil bulundukları tespit edilenlerin işe başlama bildiriminin alınması halinde, bunlar adına mükellefiyet
tesis edilebilmesi için işe başlama bildiriminde bulunanların ve mükellefiyeti terkin edilenlerin tüm vergi
borçlarının ödenmiş ve 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı
bentlerinde sayılan nev’iden 75.000 (100.000) Türk Lirasından ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer
alan toplam tutarın % 10’undan az olmamak üzere teminat verilmiş olması şarttır. (1)
Birinci fıkrada sayılanların ortağı oldukları adi ortaklıkların, kanuni temsilcisi, yönetim kurulu
üyesi, şirket sermayesinin asgari % 10’una sahip oldukları ticaret şirketlerinin veya idare ettikleri tüzel
kişiliği olmayan teşekküllerin işe başlama bildiriminde bulunması halinde de birinci fıkra hükmü uygulanır.
Birinci fıkrada sayılanların, mükellefiyeti bulunan adi ortaklık, ticaret şirketleri ve tüzel kişiliği
olmayan teşekküllerin kanuni temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, idarecisi, asgari % 10 ortağı olması, bunları
devralması, kısmen veya tamamen bunlara devrolunması halinde, keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girdiği
tarihten itibaren bir ay içinde birinci fıkrada yer alan şartların yerine getirilmesi bu mükelleflerden yazılı
olarak istenir. Otuz günlük süre içinde şartların yerine getirilmemesi ve sayılan kişilerin statülerinin devam
ettirilmesi halinde, istenilen teminat tutarı verilen sürenin son günü vade tarihi olarak kabul edilmek suretiyle
mükellef adına teminat alacağı olarak tahakkuk ettirilir. Tahakkuk ettirilen teminat alacağı, gecikme
zammı tatbik edilerek mükelleften, birinci fıkrada sayılan kişilerin teminat isteme tarihi itibarıyla tahakkuk
etmiş tüm vergi borçları ise mükellef müşterek ve müteselsil sorumlu olmak üzere, bu kişilerden 6183 sayılı
Kanun uyarınca takip ve tahsil edilir.
Birinci fıkrada sayılanlar hariç olmak üzere, 359 uncu maddede yer alan sahte belge düzenleme fiilini
işledikleri vergi incelemesine yetkili olanlarca mükellef hakkında yapılan inceleme neticesinde düzenlenen
raporla tespit edilenlerden bu durumları kesinleşenlerin, keyfiyetin vergi dairesinin ıttılaına girdiği
tarihten itibaren bir ay içinde 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3)
numaralı bentlerinde sayılan nev’iden 75.000 (100.000)Türk Lirasından ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde
yer alan toplam tutarın % 10’undan az olmamak üzere yazıyla otuz gün içinde teminat göstermesi
istenir. Fiil tüzel kişilik veya tüzel kişiliği olmayan teşekkül bünyesinde işlenmişse teminat bunlardan
istenir. Verilen sürede şartların yerine getirilmemesi halinde, istenilen teminat tutarı verilen sürenin son
günü vade tarihi olarak kabul edilmek suretiyle mükellef adına teminat alacağı olarak tahakkuk ettirilir.
Tahakkuk ettirilen teminat alacağı, mükelleften 6183 sayılı Kanun uyarınca gecikme zammı tatbik edilerek
takip ve tahsil edilir. (1)
——————————
(1) Bu fıkrada yeralan miktar 28/3/2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle düzenlenen
miktar aynen bırakılmış olup, daha sonra 29/12/2017 tarihli ve 30285 (Mükerrer) sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) 490 Sıra No.’lu Tebliği ile
1/1/2018 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar metne parantez içinde siyah punto ile
işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için bu Kanunun sonundaki “ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE
YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ” ne bakınız.
3510-2
3568 sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan meslek mensuplarından bu maddenin birinci
fıkrasında sayılan haller dolayısıyla mükellefiyeti terkin edilenlerin bu fiillerine iştirak ettiği inceleme
raporuyla tespit edilenler ve bu durumu kesinleşenler hakkında üç yıl süreyle geçici olarak mesleki faaliyetten
alıkoyma cezası uygulanır. Bu cezanın uygulanmasında 3568 sayılı Kanunda yer alan usuller tatbik
edilir. Sürenin sonunda, meslek mensubunun tekrar faaliyete başlamak istemesi halinde kendisinden bir ay
içinde 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde
sayılan nev’iden 75.000 (100.000)Türk Lirasından ve düzenlenmiş olan sahte belgelerde yer alan toplam
tutarın % 10’undan az olmamak üzere yazıyla teminat istenir. Verilen sürede teminatın gösterilmemesi
halinde dördüncü fıkranın ilgili hükmüne göre işlem yapılır. (1)
3568 sayılı Kanun kapsamında faaliyette bulunan meslek mensuplarından dördüncü fıkrada sayılan
fiile iştirak ettiği inceleme raporu ile tespit edilen ve bu durumu kesinleşenlerden beşinci fıkrada yer verilen
esaslar dahilinde teminat istenir. Verilen sürede teminatın gösterilmemesi halinde dördüncü fıkranın ilgili
hükmüne göre işlem yapılır.
Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda sayılan hallerde teminat alınmasını takip eden takvim yılının
başından itibaren üç yıl içinde, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanılması hariç 359 uncu
maddede sayılan fiillerden herhangi birinin işlenmediğinin tespit edilmesi halinde; dördüncü fıkrada sayılan
hallerde ise teminat alınmasını takip eden takvim yılının başından itibaren beş yıl içinde sahte veya muhteviyatı
itibarıyla yanıltıcı belge kullanılması hariç 359 uncu maddede sayılan fiillerden herhangi birinin
işlendiğinin tespit edilmemesi halinde alınmış olan teminat başkaca vergi borcu bulunmaması kaydıyla
mükellefe iade edilir. Söz konusu fiillerin işlenmiş olduğunun tespit edilmesi halinde; fiil birinci fıkra
kapsamında ise mükellefiyet 160 ıncı maddenin üçüncü fıkrasına göre terkin edilir, terkin tarihi itibarıyla
ödenmemiş vergi borçları ile işlenmiş olan fiillerden doğan vergi borcu alınan teminattan mahsup edilir,
artan tutar mükellefe iade edilir. Fiil dördüncü fıkra kapsamında ise vergi borçları ile işlenen fiilden doğan
vergi borçları teminattan mahsup edilir, ayrıca mükelleften mezkûr fıkra hükmünce yeniden teminat istenir.
Verilen sürede teminatın gösterilmemesi halinde dördüncü fıkranın ilgili hükmüne göre işlem yapılır.
Beşinci ve altıncı fıkralarda belirtilen hallerde, teminat alınmasını takip eden takvim yılının başından
itibaren beş yıl içinde mezkûr fıkralarda yer alan fiillerin işlendiğinin veya bu fiillere iştirak edildiğinin
tespit edilmemiş olması halinde alınmış olan teminat başkaca vergi borcu bulunmaması durumunda meslek
mensubuna iade edilir. Söz konusu fiillerin işlendiğinin veya bunlara iştirak edildiğinin tespit edilmesi
halinde, fiil beşinci fıkra kapsamında ise meslek mensubu hakkında meslekten çıkarma cezası uygulanır. Bu
cezanın uygulanmasında 3568 sayılı Kanunda yer alan usuller tatbik edilir. Fiil altıncı fıkra kapsamında ise
mezkûr fıkra uyarınca işlem tesis edilir.
Bu madde uyarınca teminat alınan mükelleflerin, teminatın alındığı tarihten sonra tahakkuk eden
ve süresinde ödenmeyen vergi borçlarının tutarı alınan teminat tutarının %10’unu aşması halinde, teminat
paraya çevrilerek 6183 sayılı Kanunun 47 nci maddesi uyarınca mükellefin borçlarına mahsup edilir ve
mükelleften teminat tutarının tamamlanması istenir. Teminatın tamamlanmaması halinde dördüncü fıkranın
ilgili hükmüne göre işlem yapılır.
——————————
(1) Bu fıkrada yeralan miktar 28/3/2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle düzenlenen
miktar aynen bırakılmış olup, daha sonra 29/12/2017 tarihli ve 30285 (Mükerrer) sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) 490 Sıra No.’lu Tebliği ile
1/1/2018 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktar metne parantez içinde siyah punto ile
işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için bu Kanunun sonundaki “ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE
YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ” ne bakınız.
3510-3
(Mülga onuncu fıkra: 15/7/2016-6728/20 md.)
Bu madde hükümlerine göre istenecek teminat tutarı; düzenlenmiş olan sahte belgelerde
yer alan tutarların toplamı, faaliyet alanı, mükellefin hukuki statüsü, faaliyette bulunulan il veya
bölge, vergi borcu toplamı, fiilin tekrar edip etmediği gibi kıstaslar esas alınarak Maliye Bakanlığınca
belirlenecek usul ve esaslara göre, vergi dairesi müdürünün yazılı talebine istinaden
defterdar ve/veya vergi dairesi başkanı tarafından tayin edilir.
Birinci fıkrada sayılanlar ile sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanılması
hariç 359 uncu maddede sayılan fiilleri işleyenler Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve
esaslara göre duyurulur. Bu kapsamda yapılan duyurular vergi mahremiyetinin ihlâli sayılmaz.
Fiil tüzel kişilik veya tüzel kişiliği olmayan teşekkül bünyesinde işlenmişse, bunlar da duyurulur.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
Tüccarlarda işe başlamanın belirtileri:
Madde 154 – Tüccarlar için aşağıdaki hallerden her hangi biri “İşe başlama” yı gösterir:
1. Bir iş yeri açmak (İş yeri açmaktan maksat, belli bir yerde bilfiil ticari veya sınai
faaliyete geçmek demektir. Bir yerin ne maksatla olursa olsun sadece tutulmuş olması veya
içinde tertibat ve tesisat yapılmakta bulunması iş yerinin açıldığını göstermez);
2. İş yeri açılmamış olsa bile ticaret siciline veya mesleki bir teşekkülle kaydolunmak;
3. Kazançları basit usulde tesbit edilen tüccarlar için işle bilfiil uğraşmaya başlamak. (1)
Serbest meslek erbabında işe başlamanın belirtileri:
Madde 155 – Serbest meslek erbabı için aşağıdaki hallerden her hangi biri “işe
başlama” yı gösterir:
1. Muayenehane, yazıhane, atelye gibi özel iş yerleri açmak;
2. Çalışılan yere tabela, levha gibi mesleki faaliyette bulunulduğunu ifade eden
alametleri asmak;
3. Her ne şekilde olursa olsun devamlı olarak mesleki faaliyette bulunduğunu gösteren
ilanlar yapmak;
4. Serbest olarak mesleki faaliyette bulunmak üzere mesleki teşekküllere kaydolunmak.
Mesleki teşekküllere kaydolunanlardan görevleri veya durumları icabı bilfiil mesleki
faaliyette bulunmıyacak olanlar bildirmelerinde bu ciheti de açıklarlar.
——————————
(1) Bu bentte yeralan “götürü usulde” ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
3510-4
İş yeri:
Madde 156 – Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane,
idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla,
bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat
şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen
veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir.(1)
İKİNCİ BÖLÜM
Değişiklikler
Adres değişikliklerinin bildirilmesi :
Madde 157 – 101 inci maddede yazılı bilinen iş (…)(2) yeri adreslerini değiştiren
mükellefler, yeni adreslerini vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar. (2)
(İkinci fıkra Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
İş değişikliklerinin bildirilmesi:
Madde 158 – İşe başladıklarını bildiren mükelleflerden:
a) Yeni bir vergiye tabi olmayı;
b) Mükellefiyet şeklinde değişikliği;
c) Mükellefiyetten muaflığa geçmeyi;
gerektirecek surette işlerinde değişiklik olanlar, bu değişiklikleri vergi dairesine
bildirmeye mecburdurlar.
İşletmede değişikliğin bildirilmesi :
Madde 159 – Aynı teşebbüs veya işletmeye dahil bulunan iş yerlerinin sayısında vukua
gelen artış veya azalışları mükellefler vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
——————————
(1) Bu madde ile ilgili olarak 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun Geçici 5 inci maddesine bakınız.
(2) 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan
“veya ikamet” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
3511
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İşi Bırakma
İşi bırakmanın bildirilmesi:
Madde 160 – 153 üncü maddede yazılı mükelleflerden işi bırakanlar,keyfiyeti vergi
dairesine bildirmeye mecburdurlar.
(Mülga ikinci fıkra : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
(Ek fıkra: 22/7/1998 – 4369/3 md.; Değişik üçüncü fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) İşi
bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi veya yapılan
araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste
faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi veya başkaca bir ticarî, ziraî ve meslekî
faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis
ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve
mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi halinde, mükellef
(matrahlı veya matrahsız beyanname verenler dahil) işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet
kaydı vergi dairesince terkin edilir. Bu durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşu ile kamu kurumu
niteliğindeki meslek üst kuruluşuna da bildirilir.
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) Mükellefiyet kaydının terkin edilmesi, mükellefin işi
bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı gibi bu tarihten
sonra faaliyette bulunduğunun tespiti halinde bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye ve sahte
belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında kovuşturma yapılmasına ve ceza uygulanmasına da
engel teşkil etmez.
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) Bu madde kapsamında mükellefiyet kayıtları terkin
edilenlerin kimlik bilgileri ile bunların bastırmış veya tasdik ettirmiş oldukları belgeler ve
kullanmış oldukları ödeme kaydedici cihazlara ilişkin bilgiler Maliye Bakanlığınca belirlenecek
araçlarla duyurulur.
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/6 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usulleri
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
İşi bırakmanın tarifi:
Madde 161 – Vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve
sona ermesi işi bırakmayı ifade eder.
İşlerin her hangi bir sebep yüzünden geçici bir süre için durdurulması işi bırakma
sayılmaz.
Tasfiye ve İflas:
Madde 162 – Tasfiye ve iflas hallerinde, mükellefiyet vergi ile ilgili muamelelerin
tamamen sona ermesine kadar devam eder.
Bu hallerde tasfiye memurları veya iflas dairesi:
1. Tasfiye veya iflas kararlarını;
2. Tasfiyenin veya iflasın kapandığını;
vergi dairesine ayrı ayrı bildirmeye mecburdurlar.
3512
Nakil:
Madde 163 – (Değişik : 25/5/1995 – 4108/3 md.)
İş ve teşebbüsün bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres değişikliği sayılır.
Ölüm:
Madde 164 – Ölüm işi bırakma hükmündedir. Ölüm mükellefin mirası reddetmemiş
mirasçıları tarafından vergi dairesine bildirilir.
Mirasçılardan her hangi birinin ölümü bildirmesi diğer mirasçıları bu ödevden kurtarır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Bina ve Arazi Değişiklikleri
Tahrirde unutulan bina ve arazi:
Madde 165 – Mükellefler, genel tahrirde unutularak yazılmamış olan bina ve araziyi
tahrir neticelerine göre verginin alınmaya başlandığı mali yılın sonuna kadar vergi dairesine
bildirmeye mecburdurlar.
Yeni İnşaat:
Madde 166 – Mükellefler, şehir ve kasabalarda yeni inşa ettirdikleri binaları ve inşaat
bitmeden kullanılmaya başlanan kısımlarını vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
Mevcut binalara yapılan ilaveler ve konulan sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesisleri
yeni inşaat hükmündedir.
Bina ve arazideki değişikliklerin bildirilmesi:
Madde 167 – Mükellefler, bina ve arazide vukubulan 63 üncü maddenin 4 – 10 uncu
bentlerinde yazılı değişiklikleri ve iratsız arsanın iratlı arsa veya iratlı arsanın iratsız arsa haline
geldiğini vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Bildirmelerde Süre ve Şekil
Süre:
Madde 168 – Bildirmeler aşağıda yazılı süre içinde yapılır:
1. (Değişik:11/6/2003-4884/6 md.) Gerçek kişilerde işe başlama bildirimleri, işe
başlama tarihinden itibaren on gün içinde kendilerince veya 1136 sayılı Avukatlık Kanununa
göre ruhsat almış avukatlar veya 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarınca,
şirketlerin kuruluş aşamasında işe başlama bildirimleri ise işe başlama tarihinden itibaren on
gün içinde ticaret sicili memurluğunca ilgili vergi dairesine yapılır. Şirketlerin işe başlama
bildirimleri dışında yapılacak bildirimler ile işi bırakma ve değişiklik bildirimleri, bildirilecek
olayın vukuu tarihinden itibaren bir ay içerisinde mükellef tarafından vergi dairesine yapılır.
3513
2. Bina ve arazi değişikliklerinde bildirme;
Yeni inşaatta inşatın bittiği ve kısmen kullanılmaya başlanılmışsa her kısmın
kullanılmaya başlandığı ve diğer değişikliklerde (Müstesnalığın sukutu dahil) tadili gerektiren
halin vukuu tarihinden başlıyarak iki ay.
Yazılı bildirme esası:
Madde 169 – Bildirmeler yazılı olur; yalnız defter tutmaya mecbur olmıyan
mükelleflerden okuma ve yazması olmıyanlar, bildirmeleri sözle yapabilirler. Sözlü bildirmeler
tutanakla tesbit olunur.
Posta ile gönderme:
Madde 170 – Yazılı bildirmelerin posta ile taahhütlü olarak gönderilmesi caizdir. Bu
takdirde bildirmenin postaya verildiği tarih vergi dairesine verilme tarihi yerine geçer.
Bu maddenin hükümleri vergi beyannameleri hakkında da cari olur.
İKİNCİ KISIM
Defter Tutma
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Esaslar
Maksat:
Madde 171 – Mükellefler bu kanuna göre tutacakları defterleri vergi uygulaması
bakımından aşağıdaki maksatları sağlıyacak şekilde tutarlar:
1. Mükellefin vergi ile ilgili servet, sermaye ve hesap durumunu tesbit etmek;
2. Vergi ile ilgili faaliyet ve hesap neticelerini tesbit etmek;
3. Vergi ile ilgili muameleleri belli etmek;
4. Mükellefin vergi karsışındaki durumunu hesap üzerinden kontrol etmek ve
incelemek;
5. (Değişik : 30/12/1980 – 2365/23 md.) Mükellefin hesap ve kayıtlarının yardımıyla
üçüncü şahısların vergi karşısındaki durumlarını (emanet mahiyetindeki değerler dahil) kontrol
etmek ve incelemek.
Defter tutacaklar:
Madde 172 – Aşağıda yazılı gerçek ve tüzelkişiler bu kanunun esaslarına göre defter
tutmaya mecburdurlar:
1. Ticaret ve sanat erbabı;
2. Ticaret şirketleri;
3. İktisadi kamu müesseseleri;
4. (Değişik : 30/12/1980 – 2365/24 md.) Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler.
5. Serbest meslek erbabı;
6. Çiftçiler.
(Değişik : 30/12/1980 – 2365/24 md.) iktisadi kamu müesseseleriyle dernek ve vakıflara
ait iktisadi işletmeler defter tutma bakımından tüccarların tabi oldukları hükümlere tabidirler.
İstisnalar:
Madde 173 – Defter tutma mecburiyeti aşağıda yazılı gerçek ve tüzel kişiler hakkında
uygulanmaz:
1. Gelir vergisinden muaf olan esnaf ve gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler(1)
2. Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları basit usulde tesbit edilenler (1)
——————————
(1) Bu bentlerde yeralan “muaf olan esnaf ve çiftçiler” ve “Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları götürü
olarak tespit edilenler ile götürü gider usulüne tabi olan çiftçiler” ibareleri 22/7/1998 tarih ve 4369
sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
3514
3. Kurumlar vergisinden muaf olan:
a) İktisadi kamu müesseseleri;
b) (Değişik : 30/12/1980 – 2365/25 md.) Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler.
Yukardaki istisna hükümlerinin gelir veya kurumlar vergilerinden muaf olmakla beraber diğer
vergilerden birine tabi olan ve bu vergileri götürü usulde tesbit edilmiyen mükelleflerin muaf olmadıkları
vergiler için tutacakları defterlere şümulü yoktur.
Hesap dönemi:
Madde 174 – Defterler hesap dönemi itibariyle tutulur. Kayıtlar her hesap dönemi sonunda
kapatılır ve ertesi dönem başında yeniden açılır.
Hesap dönemi normal olarak takvim yılıdır.
Şu kadar ki, takvim yılı dönemi faaliyet ve muamelelerinin mahiyetine uygun bulunmıyanlar için,
bunların müracaatı üzerine Maliye Bakanlığı 12 şer aylık özel hesap dönemleri belli edebilir.
Yeniden işe başlama veya işi bırakma hallerinde, hesap dönemi içinde bir yıldan eksik olan faaliyet
süresi, hesap dönemi sayılır.
Bu maddeye göre özel hesap dönemi tayin edilenlerin ticari ve zirai kazançları, hesap dönemlerinin
kapandığı takvim yılının kazancı sayılır.
Muhasebe usulünü seçmekte serbestlik:
Madde 175 – Mükellefler bu kısmında yazılı maksat ve esaslara uymak şartiyle, defterlerini ve
muhasebelerini işlerinin bünyesine uygun olarak diledikleri usulu ve tarzda tanzim etmekte serbesttirler.
(Ek: 28/8/1991-3762/1 md.) Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı; muhasebe standartları, tek düzen hesap
planı ve mali tabloların çıkarılmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bunları mükellef, şirket ve
işletme türleri itibariyle uygulatmaya ve buna ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Ticaret Kanununun ticari defterler hakkındaki hükümleri mahfuzdur.
(Ek : 25/5/1995 – 4108/4 md.) Maliye Bakanlığı, muhasebe kayıtlarını bilgisayar programları
aracılığıyla izleyen mükellefler ile bu bilgisayar programlarını üreten gerçek ve tüzel kişilerce uyulması
gereken kuralları ve bilgisayar programlarının içermesi gereken asgari hususlar ile standartları ve
uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
İKİNCİ BÖLÜM
Defter Tutma Bakımından Tüccarlar
Tüccar sınıfları:
Madde 176 – Tüccarlar, defter tutma bakımından iki sınıfa ayrılır:
I inci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre;
II nci sınıf tüccarlar, işletme hesabı esasına göre;
defter tutarlar.
Birinci sınıf tüccarlar:
Madde 177 – (Değişik 30/12/1980 – 2365/26 md.)
Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:(1)
1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı
7.200.000.000 (190.000 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (260.000 TL) lirayı aşanlar;
2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş
hasılatı 3.600.000.000 (100.000 TL) lirayı aşanlar;
3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş
hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (190.000 TL) lirayı aşanlar;
——————————
(1) Bu maddede yeralan miktarlar 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle
değiştirilen Mükerrer 414 üncü madde hükmüne istinaden 1/1/1998 tarihi itibariyle uygulanmakta olan
miktarlara (9/12/1997 tarihli ve 97/10346 sayılı Kararname ile getirilen miktar) yükseltilmiş, daha
sonra 29/12/2017 tarihli ve 30285 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığının
(Gelir İdaresi Başkanlığı) 490 Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2018 tarihinden geçerli olmak üzere tespit
edilen miktarlar metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için
bu Kanunun sonundaki “ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ” ne bakınız.
3515
4. Her türlü ticaret şirketleri (Adi şirketler iştigal nevileri yukardaki bentlerden
hangisine giriyorsa o bent hükmüne tabidir.);
5. Kurumlar Vergisine tabi olan diğer tüzelkişiler (Bunlardan işlerinin icabı bilanço
esasına göre defter tutmalarına imkan veya lüzum görülmeyenlerin, işletme hesabına göre defter
tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilir.);
6. İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler.
(Ek fıkra : 21/1/1983 – 2791/4 md.; Mülga : 4/12/1985 – 3239/136 md.)
İkinci sınıf tüccarlar:
Madde 178 – Aşağıda yazılı tüccarlar II nci sınıfa dahildirler:
1. 177 nci maddede yazılı olanların dışında kalanlar;
2. Kurumlar Vergisi mükelleflerinden işletme hesabı esasına göre defter tutmalarına
Maliye Bakanlığınca müsaade edilenler.
Yeniden işe başlıyan tüccarlar yıllık iş hacımlarına göre sınıflandırılıncaya kadar II nci
sınıf tüccarlar gibi hareket edebilirler.
Sınıf değiştirme:
Madde 179 – a) (I) inciden (II) nciye geçiş: İş hacmı bakımından I inci sıfa dahil olan
tüccarların durumları aşağıdaki şartlara uyduğu takdirde, bunlar, bu şartların tahakkukunu takip
eden hesap döneminden başlıyarak, II nci sınıfa geçebilirler:
1. Bir hesap döneminin iş hacmı 177 nci maddede yazılı hadlerden % 20 yi aşan bir
nispette düşük olursa, veya;
2. Arka arkaya üç dönemin iş hacmı 177 nci maddede yazılı hadlere nazaran % 20 ye
kadar bir düşüklük gösterirse.
Sınıf değiştirme:
Madde 180 – b) (II) nciden (I) inciye geçiş: İş hacmı bakımından II nci sınıfa dahil
tüccarların durumları aşağıda yazılı şartlara uyduğu takdirde bunlar bu şartların tahakkukunu
takip eden hesap döneminden başlıyarak I inci sınıfa geçerler.
1. Bir hesap döneminin iş hacmı 177 nci maddede yazılı hadlerden % 20 yi aşan bir
nispette fazla olursa, veya;
2. Arka arkaya 2 dönemin iş hacmı 177 nci maddede yazılı hadlere nazaran % 20 ye
kadar bir fazlalık gösterirse.
İhtiyari sınıf değiştirme:
Madde 181 – II nci sınıf tüccarlar diledikleri takdirde bilanço esasına göre defter
tutabilirler.
Bu suretle I inci sınıfa dahil olanlar hakkında da evvelki maddenin hükümleri cari olur.
3516
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Bilanço Esasına Göre Defter Tutma
Bilanço esasında tutulacak defterler:
Madde 182 – Bilanço esasında aşağıdaki defterler tutulur:
1. Yevmiye defteri;
2. Defterikebir;
3. Envanter defteri (Mevcudat ve muazene defteri);
4. (Ek : 30/12/1980 – 2365/27 md. Mülga: 22/7/1998 – 4369/82 md.)
Yevmiye defteri:
Madde 183 – Yevmiye defteri, kayda geçirilmesi icabeden muamalelerin tarih sırasiyle
ve madde halinde tertipli olarak yazıldığı defterdir.
(Değişik : 4/12/1985 – 3239/16 md.) Yevmiye defteri ciltli ve sahifeleri müteselsil sıra
numaralı olur. Mükellefler diledikleri takdirde yevmiye defteri ve tutulması zorunlu diğer
defterlerini müteharrik yapraklı olarak kullanabilirler.
(Üçüncü fıkra mülga : 4/12/1985 – 3239/16 md.)
Defterikebir:
Madde 184 – Defterikebir, yevmiye defterine geçirilmiş olan muameleleri buradan
alarak usulüne göre hesaplara dağıtan ve tasnifli olarak bu hesaplarda toplıyan defterdir.
Envanter defteri ve bilanço günü:
Madde 185 – Envanter defterine işe başlama tarihinde ve metaakıben her hesap
döneminin sonunda çıkarılan envanterler ve bilançolar kaydolunur ve bu tarihe “bilanço günü”
denir. Envanter defteri ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı olur.
Günlük kasa defteri:
Mükerrer Madde 185 – (Ek : 30/12/1980 – 2365/28 md. Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
Envanter çıkarmak:
Madde 186 – Envanter çıkarmak, bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları
saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tesbit
etmektir.
Şu kadar ki, ticari teamüle göre tartılması, sayılması ve ölçülmesi mutat olmıyan
malların değerleri tahminen tesbit olunur.
Mevcutlar, alacaklar ve borçlar işletmeye dahil iktisadi kıymetleri ifade eder.
3517
Bina ve arazinin envantere alınması:
Madde 187 – Ferdi teşebbüslerde, mükellefin sahip olduğu bina ve arazi hakkında
aşağıda yazılı esaslar cari olur:
1. Fabrika, ambar, atelye, dükkan, mağaza ve arazi-işletmede ister kısmen, ister
tamamen kullanılsınlar – değerlerinin tamamı üzerinden envantere alınır.
2. Ticaret hanları gibi oda oda veya kısım kısım kullanılabilen binalarla evlerin ve
apartmanların yarısından fazlası işletmede kullanıldığı takdirde envantere ithal edilir.
3. Envantere alınan gayrimenkullerin kullanış tarzlarında sonradan vakı olacak
değişiklikler, hesap yılı içinde nazara alınmaz.
Bilançonun tanziminde envanter listeleri:
Madde 188 – Envanter esas itibariyle defter üzerine çıkarılır.
Şu kadar ki, işlerinde geniş ölçüde ve çeşitli mal kullanan büyük müesseseler
envanterlerini listeler halinde tanzim edebilir.
Bu takdirde envanter listelerinin:
1. Sayfa üzerinden numaralanarak sıralanması;
2. Envanterin tanzim tarihine göre tarihlenmesi;
3. Envanteri çıkaran memur ile teşebbüs sahibi veya vekili tarafından imzalanması;
4. Aynen envanter defteri gibi saklanması;
şarttır.
Yukardaki esaslara göre envanter listeleri tanzim edenler envanter defterine listeler
muhteviyatını icmalen kaydederler.
Envanterde amortisman kayıtları:
Madde 189 – Üzerinden amortisman yapılan kıymetler ve bunların amortismanları
aşağıda yazılı şekillerden her hangi biri ile gösterilir:
1. Envanter defterinin ayrı bir yerinde;
2. Özel bir amortisman defterinde;
3. Amortisman listelerinde.
Amortisman kayıtları, amortismana başlandığı tarihten itibaren her yılın amortismanı
ayrı ayrı gösterilmek şartiyle birbirine bağlanır. İşletmeye yeniden giren iktisadi kıymetlerle
bunların amortismanlarının evvelki yıllara ait kayıtlarda devam ettirilmesi caizdir.
Amortisman defteri veya listelerinin kayıtları envanter kaydı hükmündedir. Yukarıdaki
esaslara göre kayıtlarda gösterilen iktisadi kıymetlere ait değerler envanter defterine toplu
olarak geçirilebilir.
Büyük mağazalarda envanter:
Madde 190 – Büyük mağazalar ve eczaneler emtia mevcutlarının envanterlerini üç
yılda bir çıkarabilirler. Bu takdirde envanter çıkarılmıyan yıllarda hesaben mevcut iktisadi
kıymetleri envanter defterlerine kaydederler.
Büyük mağazalardan maksat, çeşitli mal üzerine geniş ölçüde ve perakende iş yapan
ticarethanelerdir.
Maliye Bakanlığı büyük sınai işletmelerin, icabına göre, iki veya üç yılda bir envanter
çıkarmalarına müsaade edebilir. Bu takdirde yukarıki hüküm uygulanır.
3518
Envantere alınan kıymetleri değerleme:
Madde 191 – Envantere alınan iktisadi kıymetler bu kanunun “değerleme”ye ait üçüncü
kitabında yazılı esaslara göre değerlenir.
Bilanço:
Madde 192 – Bilanço, envanterde gösterilen kıymetlerin tasnifli ve karşılıklı olarak
değerleri itibariyle tertiplenmiş hulasasıdır.
Bilanço aktif ve pasif olmak üzere iki tabloyu ihtiva eder.
Aktif tablosunda mevcutlar ile alacaklar (ve varsa zarar), pasif tablosunda borçlar
gösterilir.
Aktif toplamı ile borçlar arasındaki fark, müteşebbisin işletmeye mevzu varlığını (Öz
sermayeyi) teşkil eder.
Öz sermaye pasif tablosuna kaydolunur ve bu suretle aktif ve pasif tablolarının
toplamları denkleşir. İhtiyatlar ve kar ayrı gösterilseler dahi öz sermayenin cüzüleri sayılırlar.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İşletme Hesabı Esasına Göre Defter Tutma
İşletme hesabı esasında tutulacak defterler:
Madde 193 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/29 md.)
İşletme hesabı esasında aşağıdaki defterler tutulur:
1. İşletme hesabı defteri (İşletme hesabını ihtiva eden);
2. (Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
İşletme hesabı:
Madde 194 – İşletme hesabının sol tarafını gider, sağ tarafını hasılat kısmı teşkil eder.
1. Gider kısmına: Satın alınan mallar veya yaptırılan hizmetler karşılığında ödenen veya
borçlanılan paralar ve işletme ile ilgili diğer bütün giderler;
2. Hasılat kısmına: Satılan mal bedeli veya yapılan hizmet karşılığı olarak tahsil edilen
paralarla tahakkuk eden alacaklar ve işletme faaliyetinden elde edilen diğer bütün hasılat;
kaydolunur.
Gayrimenkuller ve tesisat gibi amortismana tabi olan kıymetler işletme hesabına intikal
ettirilmez. Şu kadar ki, 189 uncu maddeye göre amortisman kaydı tutulmak şartiyle bu
kıymetler üzerinden her yıl ayrılan amortismanlar gider kaydolunabilir. Gider ve hasılat
kayıtlarının en az aşağıdaki malümatı ihtiva etmesi şarttır.
1. Sıra numarası;
2. Kayıt tarihi;
3. Muamelenin nev’i;
4. Meblağ.
Günlük perakende satış ve hasılat defteri:
Mükerrer Madde 194 – (Ek : 30/12/1980 – 2365/30 md.; Mülga: 22/7/1998 – 4369/82
md.)
3519
İşletme hesabı esasında envanter:
Madde 195 – İşletme hesabı esasına göre defter tutanlardan emtia üzerine iş yapanlar,
emtia envanteri çıkarmaya mecburdurlar.
Emtiaya, satmak maksadiyle alınan veya imal edilen mallarla iptidai ve ham maddeler
ve yardımcı malzeme dahildir. Emtia envanteri, muamelelere ait kayıtlarla karıştırılmamak
şartiyle yeniden işe başlama halinde işletme defterinin baş tarafına, mütaakıben de her hesap
dönemi kapandıktan sonra muamele kayıtlarını takip eden sayfalara yazılır. İstiyenler ayrı bir
envanter defteri tutarak emtia envanterlerini bu deftere kaydedebilirler.
İşletme hesabı hulasası:
Madde 196 – İşletme hesabı esasına göre defter tutanlar her hesap döneminin sonunda
(İşletme hesabı hulasası) çıkarırlar. İşletme hesabı hulasasına aşağıdaki maddeler birer kalemde
ayrı ayrı yazılır:
A) Gider tablosuna:
1. Çıkarılan envantere göre hesap dönemi başındaki emtia mevcudunun değeri;
2. Hesap dönemi zarfında satın alınan emtianın değeri ile yapılan bilümum giderler.
B) Hasılat tablosuna:
1. Hesap dönemi zarfında satılan emtianın değeri ile hizmet karşılığı ve sair suretle
alınan paralar;
2. Çıkarılan envantere göre hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri.
Kambiyo Senetleri Defteri:
Mükerrer Madde 196 – (Ek: 24/6/1994 – 4008/4 md.; Mülga : 22/7/1998 – 4369/82
md.)
BEŞİNCİ BÖLÜM
Sınai Müesseselerin Tutacakları Özel Kayıtlar
İmalat defteri:
Madde 197 – I inci sınıf tüccarlardan devamlı olarak imalat ile uğraşanlar yukarda
yazılı defterlerden gayrı bir (İmalat defteri) tutarlar.
İmalat defterine, aşağıda yazılı emtianın giriş ve çıkış hareketleri, emtianın cinsi ve
miktarı itibariyle ve tarih sırasiyle yazılır.
1. Satın alınan ve müşteri tarafından imalat yapılmak üzere tevdi olunan her nevi iptidai
ve ham maddeler, başlıca yardımcı malzeme (Doğrudan doğruya imal ile ilgili yakıtlar gibi);
2. Yukarda yazılı maddelerden imalata sarf olunan veya aynen satılanlar;
3520
3. İmal edilen mamul maddeler;
4. Teslim edilen mamul maddeler;
Teslimden maksat, gider vergileri kanununa göre bu mahiyette olan muamelelerdir. Yarı
mamuller teslim edildiği takdirde, bunlar tam mamul hükmüne girer.
İmalat artıkları ve tali maddeler de imalat defterine geçirilir. Ancak bunlardan imal esnasında
miktarlarının tesbitine imkan ve lüzum olmıyanlar yalnız teslim sırasında kayıtlarda gösterilir.
Kombine imalat:
Madde 198 – Ham maddeden tam mamul vücuda getirilinceye kadar geçen müstakil
imal safhalarında ayrı ayrı emtia mahiyetini arz eden maddeler elde edildiği (İplik – dokuma,
yağ – sabun, kereste – mobilya, un – makarna münasebetlerinde olduğu gibi) ve bu imal işleri
birbirine bağlanarak aynı teşebbüs dahilinde yapıldığı takdirde, kombine imalat yapılmış olur.
Boyama, kasarlama, apre, cilalama gibi bitim işleri kombine imalatı tazammun etmez.
Kombine imalatta imalat defterleri:
Madde 199 – Kombine imalat yapanlar her müstakil imal işini imalat defterinin ayrı
ayrı kısımlarında gösterirler. Bu takdirde bir safhanın mamulü mütaakıp safhaya teslim
gösterilmek suretiyle bu safhanın iptidai maddesini teşkil eder.
Kombine imalatta istenildiği takdirde her müstakil imal safhası için ayrı bir imalat
defteri kullanılması caizdir.
Bitim işleri defteri:
Madde 200 – Birinci ve ikinci sınıf tüccarlardan boyama, basma, yazma, kasarlama,
apre, cilalama gibi ücretle yapılan bitim işleriyle uğraşanlar, imalat defteri yerine, bir “Bitim
işleri defteri” tutarlar.
Bu deftere müşterilerden alınan ve işlendikten sonra geri verilen emtianın cinsi ve
miktarı tarih sırasiyle yazılır.
Madde 201 – (Mülga : 4/12/1985 – 3239/136 md.)
Madde 202 – (Mülga : 4/12/1985 – 3239/136 md.)
Sınai müesseselerde kayıt serbestliği:
Madde 203 – Sınai müesseseler, bu bölümde yazılı defterleri işlerinin icaplarına ve
hususiyetlerine göre diledikleri şekilde tutabilirler; iptidai ve mamul maddeler için ayrı defter
kullanabilirler; bunları cins ve nevi itibariyle ayrı sayfalarda gösterebilirler.
Bitim işleri defteri tutmıyarak buraya yazılması gereken malümatı, imalat defterine
kaydedebilirler. İstihsal Vergisi defteri tutmıyarak bunlara ait kayıtları defterikebirde açacakları
özel bir hesapta veya satışlarını kaydettikleri hesabın ayrı bir sütununda gösterebilirler.
(Üçüncü fıkra mülga : 4/12/1985 – 3239/136 md.)
İmalat defterine kaydolunan malümatı ihtiva edecek şekilde sınai muhasebe tutanlar,
Maliye Bakanlığından müsaade almak şartiyle ayrıca imalat defteri tutmazlar.
(Beşinci fıkra mülga : 4/12/1985 – 3239/136 md.)
ALTINCI BÖLÜM
Diğer Müesseselerin Tutacakları Özel Kayıtlar
Banka, banker ve sigorta şirketlerinin gider vergisine ait kayıtları:
Madde 204 – Banka (vergi kanunları uygulamasında özel belirleme yapılmadığı sürece,
özel finans kurumları banka olarak addolunur), banker ve sigorta şirketleri banka ve Sigorta
Muameleleri Vergisinin mevzuuna giren işlemleri müfredatlı veya bordrolar üzerinden toplu
olarak kendi muhasebe defterlerinde veyahut isterlerse ayrı bir banka ve sigorta muameleleri
vergisi defterinde, diğer işlemlerinden ayırmak suretiyle gösterilir. (1)
——————————
(1) Bu fıkrada yer alan “Banka, banker ve sigorta şirketleri” ibaresi, 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı
Kanunun 59 uncu maddesiyle “Banka (vergi kanunları uygulamasında özel belirleme yapılmadığı
sürece, özel finans kurumları banka olarak addolunur), banker ve sigorta şirketleri” olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
3521
(Ek : 30/12/1980 – 2365/31 md.) Bankalar ile mevduat faizi ödeyen bankerler yukarıda
belirtilen defter kayıtlarında bu hususlara ilişkin bilgileri müfredatlı olarak göstermeye
mecburdurlar.
Damga resmi kayıtlar:
Madde 205 – Damga Resmi Kanununa göre yolcu bilet ücretleri, sigorta primleri ve ilan
ücretleri gibi mevzular üzerinden resim istifa etmeye mecbur olan gerçek ve tüzel kişiler bu ücret
ve primlerle istifa ettikleri Damga Resimleri için tarih sırasiyle bir kayıt tutmaya mecburdurlar.
Tüccarlar bu kayıtları muhasebe defterlerinde tuttukları hesaplarda gösterebilirler.
Kayıtların muhasebe defterinde gösterilmemesi halinde ayrı bir “Damga Resmi defteri” tutulur.
Devlet müesseselerinin resmi defter ve kayıtları Damga Resmi defteri yerine geçer. (1)
Madde 206 – (Mülga: 4/12/1985 – 3239/136 md.)
Yabancı nakliyat kurumlarının hasılat defteri:
Madde 207 – Yabancı nakliyat kurumları veya bunları Türkiye’de temsil eden şube veya
acentaları bir “Hasılat defteri” tutmaya ve bu deftere Türkiye’de elde ettikleri hasılatı tarih sırasiyle
ve müfredatlı olarak kaydetmeye mecburdurlar. Bu madde gereğince hasılat defteri tutan yabancı
nakliyat kurumları bu işleri için ayrıca muhasebe defteri tutmaya mecbur değildirler.
Menkul ve gayrimenkul sermaye iradlarına ait kayıtlar:
Madde 208 – Bu kanuna göre defter tutmaya mecbur olan gerçek kişiler Gelir
Vergisine tabi menkul ve gayrimenkul sermayelerle bunlardan elde edilen iratları ve bunlara
mütaallik giderleri defterikebir veya işletme hesabının veya serbest meslek erbabı kazanç
defterinin ayrı bir sayfasına veya ayrı bir deftere veyahut bir cetvele ayrı ayrı kaydetmeye
mecburdurlar.
Şu kadar ki, bu hesap mükellefin diğer kazançlarını tesbit için tuttuğu hesaplara
karıştırılmaz ve onlar ile birleştirilmez.
Ambar defteri:
Madde 209 – Depo (Ardiyeler dahil) işletenlerle nakliye ambarları ayrıca bir ambar
defteri tutarlar. Bu deftere en az aşağıda yazılı malümat kaydolunur:
1. Malın ambara giriş tarihi;
2. Malın cinsi (Malın cinsi belli değilse sadece balya, kasa, sandık gibi ambalaj nevinin
kaydedilmesiyle iktifa edilir);
3. Malın miktarı (Ticari teamüle göre parça, sandık veya sıklet);
4. Malın kimin tarafından tevdi edildiği;
5. Malın nereye ve kime gönderildiği;
6. Alınan nakliye ücreti tutarı.
Kendi işlerinin icabı olarak yukarıdaki malümatı ihtiva edecek şekilde defter tutanlar
ayrıca ambar defteri tutmazlar.
YEDİNCİ BÖLÜM
Serbest Mesleklerde Defter Tutma
Serbest meslek kazanç defteri:
Madde 210 – Serbest meslek erbabı bir (Kazanç defteri) tutarlar.
Bu defterin bir tarafına giderler, diğer tarafına da hasılat kaydolunur.
Defterin gider tarafına, yapılan giderlerin nevi ile yapıldığı tarih ve hasılat tarafına ise
ücretin alındığı tarih ve miktarı ile kimden alındığı yazılır.
Hekimler diledikleri takdirde, yukarıda yazılı malümatı protokol defterinde göstermek
şartiyle ayrı kazanç defteri tutmıyabilirler.
——————————
(1) Bu maddenin yolcu biletleri ve sigorta primleri üzerinden alınacak damga resmi kayıtlariyle ilgili
hükümleri, 1/7/1964 tarih ve 488 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin 7 numaralı bendi ile kaldırılmıştır.
3522
Amortisman kayıtları:
Madde 211 – Serbest meslek erbabı, işlerinde bir yıldan fazla kullandıkları ve amortismana
tabi tuttukları tesisat ve demirbaş eşyanın kıymetleri ile amortismanlarını 189 uncu maddede yazılı
şekilde tutulan “Amortisman kayıtlarında” gösterirler.
Özel defterler:
Madde 212 – Noterlerin ve noterlik görevini ifa ile mükellef olanların ve borsa acentalarının
resmi defteri “kazanç defteri” yerine geçer.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Zirai Kazançlarda Defter Tutma
Çiftçi işletme defteri:
Madde 213 – (Değişik : 19/2/1963 – 205/13 md.)
Zirai işletme hesabını ihtiva eden çiftçi işletme defterinin sol tarafına Gelir Vergisi
Kanununun ilgili maddelerinde gösterilen giderler,sağ tarafına da aynı kanunda gösterilen hasılat
kaydolunur.
Gider ve hasılat kayıtlarının en az aşağıdaki bilgileri ihtiva etmesi lazımdır.
1. Sıra numarası,
2. Kayıt tarihi,
3. Muamelenin nev’i
4. Meblağ.
Amortisman kayıtları:
Madde 214 – Çiftçi işletme defteri tutanlar, amortismana tabi kıymetleri ve bunların
amortismanlarını 189 uncu maddede yazılı şekilde tutulan amortisman kayıtlarında gösterebilecekleri
gibi bu kayıtları çiftçi işletme defterinin ayrı bir yerine de geçirebilirler.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Kayıt Nizamı
Türkçe tutma ve Türk Parası kullanma zorunluluğu (1)
Madde 215- (Değişik: 16/7/2004-5228/7 md.) 1. Bu Kanuna göre tutulacak defter ve
kayıtların Türkçe tutulması zorunludur. Ancak, Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka
dilden kayıt da yapılabilir. Bu kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilecek diğer
defterlere de yapılabilir.
2. a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı
gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki
müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz.
b) İlgili dönem defter tasdik tarihi itibarıyla ödenmiş sermayesi (yurt dışında kurulan
şirketlerin Türkiye’ye ayrılan ödenmiş sermayesi) en az 100 milyon ABD Doları ya da muadili
yabancı para karşılığı Türk Lirası ve sermayesinin en az % 40’ı ikametgâhı, kanunî ve iş merkezi
Türkiye’de bulunmayan kişilere ait olan işletmelere, kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir
para birimiyle tutmalarına Bakanlar Kurulunca izin verilebilir. Bakanlar Kurulu, bu had ve nispeti
sektörler itibarıyla ayrı ayrı yarısına kadar indirmeye veya iki katına kadar artırmaya yetkilidir. Bu
şartların ihlâl edildiği hesap dönemini izleyen hesap döneminden itibaren Türk para birimine göre
kayıt tutma zorunluluğu başlar.
ba) Türk para birimiyle yapılan işlemler, işlemin gerçekleştiği günün Türkiye Cumhuriyet
Merkez Bankası döviz alış kuruyla ilgili para birimine çevrilir. İktisadî kıymetlerin değerleri ile vergi
matrahı kayıt yapılan para birimine göre tespit edilir, beyannamenin verilmesi gereken ayın ilk
gününün kuruyla Türk parasına çevrilerek beyan edilir. Vergi ödeme, mahsup ve iade işlemlerinde de
Türk Lirası tutarlar kullanılır.
bb) Bu mükellefler, diğer para birimleriyle kayıt tuttukları sürece mükerrer 298 inci
maddenin (A) fıkrası uyarınca enflasyon düzeltmesi yapamazlar. Türk para birimiyle kayıt yapmaya
başlamaları halinde ise üç yıl süreyle anılan madde hükmünden yararlanamazlar.
Defterlerin mürekkeple yazılacağı:
Madde 216 – Bu kanuna göre tutulması mecburi defterler mürekkeple veya makina ile
yazılır. Kopye kağıdı kullanılması ve ıstampa ve sair damga aletleriyle kopye konulması da caizdir.
Bilümum defterlerde hesaplar kapatılıncaya kadar toplamlar geçici olarak kurşun kalemi ile
yapılabilir.
Yanlış kayıtların düzeltilmesi:
Madde 217 – Yevmiye detferi madelerinde yapılan yanlışlar ancak muhasebe
kaidelerine göre düzeltilebilir. Diğer bilümum defter ve kayıtlara r akam ve
——————————
(1) Bu madde başlığı “Türkçe tutma mecburiyeti:” iken, 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun
7 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
3523
yazılar yanlış yazıldığı takdirde düzeltmeler ancak yanlış rakam ve yazı okunacak şekilde
çizilmek, üst veya yan tarafına veyahut ilgili bulunduğu hesaba doğrusu yazılmak suretiyle
yapılabilir.
Defterlere geçirilen bir kaydı kazımak, çizmek veya silmek suretiyle okunamaz bir hale
getirmek yasaktır.
Boş satır bırakılamıyacağı, sayfaların yok edilmiyeceği:
Madde 218 – Defterlerde kayıtlar arasında usulen yazılmaya mahsus olan satırlar,
çizilmeksizin boş bırakılamaz ve atlanamaz.
Ciltli defterlerde, defter sayfaları ciltten koparılamaz. Tasdikli müteharrik yapraklarda
bu yaprakların sırası bozulamaz ve bunlar yırtılamaz.
Kayıt zamanı:
Madde 219 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/32 md.)
Muameleler defterlere zamanında kaydedilir. Şöyleki:
a) Muamelelerin işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve
vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Bu gibi kayıtların on günden
fazla geciktirilmesi caiz değildir.
b) Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi yetkili
amirlerin imza ve parafını taşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürüten müesseselerde,
muamelelerin bunlara işlenmesi, deftere işlenmesi hükmündedir. Ancak bu kayıtlar,
muamelelerin esas defterlere 45 günden daha geç intikal ettirilmesine cevap vermez.
c) Günlük kasa, günlük, parakende satış ve hasılat defterleri ile serbest meslek kazanç
defterine muameleler günü gününe kaydedilir.
ONUNCU BÖLÜM
Defterlerin Tasdıki
Tasdike tabi defterler:
Madde 220 – Aşağıda yazılı defterlerin bu bölümdeki esaslara göre tasdik ettirilmesi
mecburidir:
1. Yevmiye ve envanter defterleri:
2. İşletme defteri:
3. Çiftçi işletme defteri;
4. İmalat ve İstihsal Vergisi defterleri; (Basit İstihsal Vergisi defteri dahil)
5. (Mülga : 1/7/1964 – 488/31 md.)
6. Nakliyat Vergisi defteri;
7. Yabancı nakliyat kurumlarının hasılat defteri;
8. Serbest meslek kazanç defteri.
9. (Ek : 30/12/1980 – 2365/33 md.; Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
10. (Ek : 30/12/1980 – 2365/33 md.; Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
11. (Ek : 24/6/1994 – 4008/5 md.; Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
Bu kanunla cevaz verilen hallerde yukarıda yazılı olanların yerine kullanılacak olan
defterler de tasdike tabi tutulur.
Tasdik zamanı:
Madde 221 – Bu kanunda yazılı defterleri kullanacak olanlar, bunları aşağıda yazılı
zamanlarda tasdik ettirmeye mecburdurlar:
3524
1. Ötedenberi işe devam etmekte olanlar defterin kullanılacağı yıldan önce gelen son
ayda;
2. Hesap dönemleri Maliye Bakanlığı tarafından tesbit edilenler, defterin kullanılacağı
hesap döneminden önce gelen son ayda;
3. (Değişik : 4/12/1985 – 3239/17 md.) Yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve
yeni bir mükellefiyete girenler, işe başlama, sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete girme
tarihinden önce; vergi muafiyeti kalkanlar, muaflıktan çıkma tarihinden başlayarak on gün
içinde;
4. Tasdike tabi defterlerin dolması dolayısiyle veya sair sebeplerle yıl içinde yeni defter
kullanmaya mecbur olanlar bunları kullanmaya başlamadan önce.
Tasdiki yenileme:
Madde 222 – Defterlerini ertesi yılda da kullanmak isteyenler Ocak ayı, hesap
dönemleri Maliye Bakanlığınca tesbit edilenler bu dönemin ilk ayı içinde tasdiki yeniletmeye
mecburdurlar.
Tasdik makamı:
Madde 223 – Defterler, iş yerinin, iş yeri olmıyanlar için ikametgahın bulunduğu
yerdeki noter veya noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar, menkul kıymet ve kambiyo
borsasındaki acentaları için borsa komiserliği tarafından tasdik olunur.
(Ek : 4/12/1985 – 3239/18 md.) Tasdik makamı, bu Kanuna göre tasdike getirilen
defterleri sosyal güvenlik ile ilgili kuruluşların mevzuat hükümlerine bağlı kalmaksızın tasdik
eder.
(Ek:11/6/2003-4884/7 md.) Defterler anonim ve limited şirketlerin kuruluş aşamasında,
şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret sicili memuru veya noter tarafından tasdik edilir.
Tasdik şerhi:
Madde 224 – (Değişik birinci fıkra birinci cümle:11/6/2003-4884/8 md.)Noterlerin
yapacağı tasdik şerhleri ile anonim ve limited şirketlerin kuruluşu aşamasında ticaret sicili
memurlarınca da yapılacak tasdik şerhleri defterin ilk sayfasına yazılır ve aşağıdaki malûmatı
ihtiva eder.
1. Defter sahibinin;
a) Gerçek kişilerde başta soyadı sonra öz adı (Müessesesin varsa maruf unvanı da ayrıca
ilave olunur);
b) Tüzel kişilerde unvanı;
2. İş adresi;
3. İş veya meslekin nev’i;
4. Defterin nev’i;
5. Defterin kaç sayfadan ibaret olduğu;
6. Defterin kullanılacağı hesap dönemi;
7. Defter sahibinin bağlı olduğu vergi dairesi;
8. Tasdik tarihi;
9. Tasdik numarası;
10.Tasdiki yapan makamın resmi mühür ve imzası.
Tasdik şekli:
Madde 225 – Defterler aşağıdaki şekilde tasdik olunur:
a) Ciltli defterlerin tasdik esnasında sayfalarının sıra numarasiyle teselsül ettiğine
bakılarak, bu sayfalar teker teker tasdik makamının resmi mühürü ile mühürlenir.
3525
b) Müteharrik yapraklı yevmiye defteri kullanmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilen
müesseseler bir yıl içinde kullanacaklarını tahmin ettikleri sayıda yaprağı yukardaki esaslara göre tasdik
ettirirler. Tasdikli yapraklar bittiği takdirde, yeni yapraklar kullanılmadan evvel tasdike arzolunur.
Bunların sayfa numaraları tasdikli yaprakların sayfa numaralarını takiben teselsül ettirilir. Tasdik
makamı, ilave yaprakların sayısını ilk tasdik şerhinin altına kaydeder ve bu kaydı usulüne göre tasdik eder.
Defter tasdikine ait bordrolar:
Madde 226 – Tasdik makamları tasdik ettikleri defterlere ait aşağıda yazılı malümatı tarih
sırasiyle, üçer aylık bordrolara derç ve bunları en geç bir ay içinde bulundukları yerin en büyük
malmemuruna tevdi ederler:
1. Tasdik numarası ve tarihi;
2. Defter sahibinin soyadı, adı (Veya unvanı);
3. İşi veya mesleki;
4. Defterin nev’i;
5. Defterin hangi yıl için tasdik edildiği;
6. Defter sahibinin bağlı olduğu vergi dairesi.
Tasdik makamları yukardaki bilgileri münferit fişlerle de bildirebilirler.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Vesikalar
BİRİNCİ BÖLÜM
Kayıtların Tevsiki
İspat edici kağıtlar:
Madde 227 – Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla
olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.
(Ek : 19/2/1963 – 205/14 md.) Defter tutmak mecburiyetinde olmayan mükellefler vergi
matrahlarının tesbiti ile ilgili giderlerini tesvike mecburdurlar. (Götürü usulde tesbit edilen giderler hariç.)
(Ek : 3/12/1988 – 3505/3 md.) Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük
Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak, kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu
bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır.
(Ek : 3/12/1988 – 3505/3 md.) Maliye ve Gümrük Bakanlığı, düzenlenmesi mecburi olan
belgelerde bulunması gereken zorunlu bilgileri belirlemeye ve bu belgelerden uygun gördüklerine,
düzenlenme saatinin yazılması mecburiyetini getirmeye yetkilidir.
Vergi Beyannamelerinin İmzalanması ve Yeminli Mali Müşavir Tasdik Raporları:
Mükerrer Madde 227 – (24/6/1994 – 4008/6 md.)
Maliye Bakanlığı:
1. Vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest
muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye,
bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibariyle ayrı ayrı uygulatmaya,
2. Vergi kanunlarında yer alan muafiyet, istisna, yeniden değerleme, zarar mahsubu ve benzeri
hükümlerden yararlanılmasını Maliye Bakanlığınca belirlenen şartlara uygun olarak yeminli mali
müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibraz edilmesi şartına bağlamaya,
3. (Ek: 23/7/2010-6009/10 md.) Vergi kanunları kapsamındaki yeminli mali müşavirlik tasdik
işlemlerini elektronik ortamda gerçekleştirmeye ve tasdike konu işlemleri mükellef grupları, faaliyet ve
tasdik konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye ve uygulatmaya,
Bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Yukarıdaki fıkra hükümlerine göre beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek
mensupları, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter
kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi
ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve
müteselsilen sorumlu tutulurlar.
3526
2 numaralı bent hükmüne göre yararlanılması yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş
tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan konularda, tasdik raporunu zamanında ibraz etmeyen
mükellefler tasdike konu hakdan yararlanamazlar. Ancak, Maliye Bakanlığı tasdik raporlarının
ibraz süresini iki aya kadar uzatmaya yetkilidir.
(Ek : 25/5/1995 – 4108/5 md.) 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine
tabi olan Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile bunlara ait müesseseler hakkında bu madde hükümleri
uygulanmaz.
Tevsiki zaruri olmıyan kayıtlar:
Madde 228 – Aşağıdaki giderler için ispat edici kağıt aranmaz:
1. Örf ve teamüle göre bir vesikaya istinat ettirilmesi mütat olmıyan müteferrik giderler;
2. Vesikasının teminine imkan olmıyan giderler;
3. Vergi kanunlarına göre götürü olarak tesbit edilen giderler.
1 ve 2 numaralı fıkralarda yazılı giderlerin gerçek miktarları üzerinden kayıtlara
geçirilmesi ve miktarlarının işin genişliğine ve mahiyetine uygun bulunması şarttır.
İKİNCİ BÖLÜM
Fatura ve Fatura Yerine Geçen Vesikalar
Faturanın tarifi:
Madde 229 – Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı
meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari
vesikadır.
Faturanın şekli:
Madde 230 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/34 md.)
Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur:
1. Faturanın düzenlenme tarihi seri ve sıra numarası;
2. Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi
ve hesap numarası;
3. Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası;
4. Malın veya işin nev’i, miktarı, fiyatı ve tutarı;
5. (Değişik : 4/12/1985 – 3239/19 md.) Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye
numarası, (Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı
hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde
alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta
bulundurulması şarttır.
Malın, bir mükellefin birden çok iş yerleri ile şubeleri arasında taşındığı veya satılmak
üzere bir komisyoncu veya diğer bir aracıya gönderildiği hallerde de, malın gönderen tarafından
sevk irsaliyesine bağlanması gereklidir. Bu bentte yazılı irsaliyeler hakkında fiyat ve bedel ile
ilgili bilgiler hariç olmak üzere, bu madde hükmü ile 231 inci madde hükmü uygulanır.
İrsaliyelerde malın nereye ve kime gönderildiği ayrıca belirtilir.
Şu kadar ki nihai tüketicilerin tüketim amacıyla perakende olarak satın aldıkları malları
kendilerinin taşıması veya taşıttırması halinde bu mallara ait fatura veya perakende satış fişinin
bulunması şartıyla sevk irsaliyesi aranmaz.)
3526-1
Fatura nizamı:
Madde 231 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/35 md.)
Faturanın düzenlenmesinde aşağıdaki kaidelere uyulur:
1. Faturalar sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Aynı müessesenin muhtelif şube ve
kısımlarında her biri aynı numara ile başlamak üzere ayrı ayrı fatura kullanıldığı takdirde bu
faturalara şube ve kısımlarına göre şube veya kısmın isimlerinin yazılması veya özel işaretle
seri tefriki yapılması mecburidir.
2. Faturalar mürekkeple, makine ile veya kopya kurşun kalemi ile doldurulur.
3. Faturalar en az bir asıl ve bir örnek olarak düzenlenir. Birden fazla örnek
düzenlendiği takdirde her birine kaçıncı örnek olduğu işaret edilir.
4. Faturaların baş tarafında iş sahibinin veya namına imzaya mezun olanların imzası
bulunur.
5. (Değişik : 4/12/1985 – 3239/20 md.) Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı
tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar
hiç düzenlenmemiş sayılır.(1)
6. (Ek : 4/12/1985 – 3239/20 md.) Bu Kanunun 232 nci maddesinin birinci fıkrasına
göre fatura düzenlemek zorunda olanlar, müşterinin adı ve soyadı ile bağlı olduğu vergi dairesi
ve hesap numarasının doğruluğundan sorumludur. (Ancak bu sorumluluk, aynı maddenin 2 nci
fıkrasının uygulandığı halleri kapsamaz.) Fatura düzenleyenin istemesi halinde müşteri
kimliğini ve vergi dairesi hesap numarasını gösterir belgeyi ibraz etmek zorundadır.
——————————
(1) Bu bentte yer alan “on gün” ibaresi, 25/12/2003 tarihli ve 5035 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle
“yedi gün” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
3526-2
3527
Fatura kullanma mecburiyeti:
Madde 232 – Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle (1) defter
tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:
1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;
2. Serbest meslek erbabına;
3. Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara (1)
4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;
5. Vergiden muaf esnafa.
Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak
mecburiyetindedirler.
(Değişik : 23/6/1982 – 2686/28 md.) Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf
tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın
aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 (1000 TL) lirayı geçmesi veya bedeli
50.000.000 (1000 TL) liradan az olsa dahi istemleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi
mecburidir.(2)
(Dördüncü fıkra mülga: 4/12/1985 – 3239/136 md.)
Perakende satış vesikaları:
Madde 233 – (Değişik: 23/6/1982 – 2686/29 md.)
Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle (1) defter tutmak
mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları ve yaptıkları işlerin
bedelleri aşağıdaki vesikalardan herhangi biri ile tevsik olunur.
1. Perakende satış fişleri;
2. Makineli kasaların kayıt ruloları;
3. Giriş ve yolcu taşıma biletleri.
Perakende satış fişi, makineli kasaların kayıt ruloları ve biletlerde, işletme veya mükellefin adı,
düzenlenme tarihi ve alınan paranın miktarı gösterilir.
Perakende satış fişi ile giriş ve yolcu taşıma biletleri seri ve sıra numarası dahilinde teselsül
ettirilir. Bu fiş ve biletler kopyalı iki nüsha olarak tanzim edilir ve bir nüshası müşteriye verilir. Makineli
kasa kullanılıp da müşteriye fiş (makineli kasanın önceki fıkrada belirtilen malumatı ihtiva eden fişi)
verilmemesi halinde, perakende satış fişi tanzimi ve müşteriye verilmesi mecburidir.
(Dördüncü fıkra mülga : 4/12/1985 – 3239/136 md.)
Gider pusulası:
Madde 234 – Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle (1) defter
tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin:
1. (Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
2. (Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
3. Vergiden muaf esnafa; yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia içinde tanzim edip işi
yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulası vergiden muaf esnaf (1) tarafından verilmiş fatura
hükmündedir. Bu belge birinci ve ikinci sınıf tüccarların, zati eşyalarını satan kimselerden satın aldıkları altın,
mücevher gibi kıymetli eşya için de tanzim edilir.
——————————
(1) Bu maddelerde yeralan, “ikinci sınıf tüccarlarla”, “kazançları götürü usulde tespit olunan tüccarlara”,
“götürü usulde vergiye tabi tüccar ve serbest meslek erbabı ile vergiden muaf esnaf” ibareleri,
22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu fıkrada yeralan “Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlardan ve defter
tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden” ve “15.000.000 lirayı geçmesi veya bedeli 15.000.000
liradan” ibareleri, 11/8/1999 tarihli ve 4444 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir. Daha sonra 29/12/2017 tarihli ve 30285 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) 490 Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2018
tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir.
Daha önce yapılan değişiklikler için bu Kanunun sonundaki “ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN
DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ” ne bakınız.
3528
Gider pusulası, işin mahiyeti, emtianın cins ve nev’i ile miktar ve bedelini ve iş ücretini
ve işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlariyle soyadlarını (Tüzel
kişilerde unvanlarını) ve adreslerini ve tarihi ihtiva eder ve iki nüsha olarak tanzim ve bir
nüshası işi yapana veya malı satana tevdi olunur.
(Ek : 30/12/1980 – 2365/37 md.) Gider pusulaları, seri ve sıra numarası dahilinde
teselsül ettirilir.
Müstahsil makbuzu:
Madde 235 – Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenler ve
defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın
aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve bunlardan
birini imzalıyarak satıcı çiftçiye vermeye ve diğerini ona imzalatarak almaya mecburdurlar. Mal
tüccar veya çiftçi adına bir adamı veya mutavassıt tarafından alındığı takdirde makbuz bunlar
tarafından tanzim ve imza olunur.(1)
Çiftçiden avans üzerine yapılan mubayaalarda, makbuz, malın teslimi sırasında verilir.
Müstahsil makbuzunun tüccar vaya alıcı çiftçi nezdinde kalan nüshası fatura yerine
geçer.
Müstahsil makbuzunda en az aşağıda yazılı bilgiler bulunur:
1. Makbuzun tarihi;
2. (Değişik : 30/12/1980 – 2365/38 md.) Malı satın alan tüccar veya çiftçinin soyadı,
adı, unvanı ve adresi;
3. Malı satan çiftçinin soyadı, adı ve ikametgahı adresi;
4. Satın alınan malın cinsi, miktarı ve bedeli.
Bu maddede yazılı makbuzlar hiçbir resim ve harca tabi değildir.
(Ek : 30/12/1980 – 2365/38 md.) Müstahsil makbuzları seri ve sıra numarası dahilinde
teselsül ettirilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Serbest Meslek Makbuzları
Makbuz mecburiyeti:
Madde 236 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/39 md.)
Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha
serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu
makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir.
Makbuz muhteviyatı:
Madde 237 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/40 md.)
Serbest meslek makbuzlarına:
1. Makbuzu verenin soyadı adı veya unvanı, adresi, vergi dairesi ve hesap numarası;
2. Müşterinin soyadı, adı veya unvanı ve adresi;
3. Alınan paranın miktarı;
4. Paranın alındığı tarih;
Yazılır ve bu makbuzlar serbest meslek erbabı tarafından imzalanır.
Serbest meslek makbuzları seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir.
——————————
(1) Bu fıkrada yeralan “götürü usule tabi veya vergiden muaf çiftçilerden“ ibaresi, 22/7/1998 tarih ve
4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle, “Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile” olarak daha sonra,
11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle de metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
3529
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Ücretlere Ait Kayıt ve Vesikalar
Ücret bordrosu:
Madde 238 – İşverenler her ay ödedikleri ücretler için (Ücret bordrosu) tutmaya
mecburdurlar. Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden muaf olan ücretlerle diğer ücret (…) (1)
üzerinden vergiye tabi hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro tutulmaz.
Ücret bordrolarına en az aşağıdaki malümat yazılır.
1. Hizmet erbabının soyadı, adı; ücretin alındığına dair imzası veya mührü (Ücretin
ödenmesinde ayrıca makbuz alan iş verenlerin tutacakları ücret bordrosuna imza veya mühür
konulması mecburi değildir.);
2. Varsa vergi karnesinin tarih ve numarası;
3. Birim ücreti (Aylık, haftalık, gündelik, saat veya parça başı ücreti);
4. Çalışma süresi veya ücretin ilgili olduğu süre;
5. Ücret üzerinden hesaplanan vergilerin tutarı.
Bordronun hangi aya ait olduğu baş tarafından gösterilir. Bir aya ait bordro ertesi ayın
yirminci gününe kadar hazırlanıp tarihlenerek, müessese sahibi veya müdürü ile bordroyu
tanzim eden memur tarafından imzalanır.
İş verenler ücret bordrolarını,yukarıki esaslara uymak şartiyle diledikleri şekilde tanzim
edebilirler.
Bordro yerine geçen vesikalar:
Madde 239 – Genel, katma, özel bütçeli daire ve müesseselerle belediyelerin ve 3659 sayılı
Kanuna tabi müesseselerin ücret ödemelerinde kullandıkları vesikalar ücret bordrosu yerine geçer.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Diğer Evrak ve Vesikalar
Taşıma ve otel işletmelerine ait belgeler:
Madde 240 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/41 md.)
Taşıma işletmeleri ile otel motel ve pansiyon gibi konaklama yerleri (kazancı basit
usulde tespit edilenler dahil) (…) (1) aşağıda yazılı belgeleri düzenlemek zorundadırlar.
A) Taşıma İrsaliyeleri: Ücret karşılığında eşya nakleden bütün gerçek ve tüzelkişiler
naklettikleri eşya için, 209 ncu maddede yazılı bilgilerle, sürücünün ad ve soyadı ve aracın
plaka numarasını ihtiva eden ve seri ve sıra numarası dahilinde teselsül eden irsaliye kullanmak
zorundadırlar. Bu irsaliyenin bir nüshası eşyayı taşıttırana, bir nüshası eşyayı taşıyana aracın
sürücüsüne veya kaptanına verilir ve bir nüshası da taşımayı yapan nezdinde saklanır. Bu bent
hükmü nakliye komisyoncuları ile acenteleri de kapsar.
B) Yolcu listeleri: Şehirler arasında yapılan yolcu taşımalarında 233 ncü madde
gereğince yolcu taşıma bileti kesmeye mecbur olan mükellefler, (T.C. Devlet Demiryolları
hariç) taşıtların her seferi için müteselsil seri ve sıra numaralı ve oturma yerlerini planlı şekilde
gösteren iki nüsha yolcu listesi düzenlerler ve bu listenin bir nüshasını sefer sonuna kadar taşıtta
ve diğer nüshasını işyerinde bulundururlar. Yolcu taşıma biletlerinin komisyoncu veya acenteler
tarafından kesilmesi halinde yolcu listeleri 3 nüsha olarak düzenlenir ve bir nüshası bu kimseler
tarafından saklanır.
——————————
(1) Bu fıkralarda yeralan “götürü ücret” ve “(götürü usulde vergiye tabi olanlar dahil)” ibareleri,
22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
3530
Yolcu listelerinde aşağıdaki bilgiler bulunur:
1. Yolcu listesini düzenleyen işletmenin adı veya unvanı ile adresi,
2. Taşıtı işleten mükellefin adı, soyadı varsa unvanı, adresi, vergi dairesi ve hesap
numarası.
3. Taşıtın plaka numarası, sefer tarihi ve hareket saati.
4. Bilet numaraları işaretlenmek suretiyle yolcu sayısı ve toplam hasılat tutarı.
C) Günlük müşteri listeleri: Otel, motel ve pansiyon gibi konaklama yerleri, odalar,
bölmeler ve yatak planlarına uygun olarak müteselsil seri ve sıra numaralı günlük müşteri
listeleri düzenlerler ve işletmede bulundururlar.
Bu listelerde aşağıdaki bilgiler bulunur:
1. Mükellefin adı, soyadı, varsa unvanı ve adresi,
2. Oda numaraları yazılmak suretiyle müşterinin adı, soyadı ve oda ücreti,
3. Düzenleme tarihi.
Muhabere evrakı:
Madde 241 – Tüccarların her nevi ticari muameleleri dolayısiyle yazdıkları ve aldıkları
mektuplar (Telgraflar ve hesap hulasaları dahil) muhabere evrakını teşkil eder. Gönderilen ve
gelen muhabere evrakının, işlerinin icabına göre dosyada muhafaza edilmesi mecburidir.
Mükerrer Madde 241 – (Ek : 28/8/1991 – 3762/2 md.)
Mükelleflerin sattıkları emtia veya yaptıkları işler nedeniyle ortaya çıkan alacak ve
borçları için bono veya poliçe düzenlemeleri halinde, bu poliçe veya bonoların Türk Ticaret
Kanunu uyarınca bulunması gereken bilgilerin yanısıra aşağıdaki hususları da ihtiva etmesi
zorunludur.
1. Müteselsil seri ve sıra numarası.
2. Alacaklı ve borçlunun adı, adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası.
Bono, poliçe, çek, senet, tahvil, hisse senedi,finansman bonosu, kar ortaklığı belgesi ve
benzeri kıymetli evrakın vergi belge düzenini sağlamak açısından ihtiva edeceği bilgileri
belirlemeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
Diğer vesikalar:
Madde 242 – Tüccarlar evvelki maddelerin dışında kalan ve bir hüküm ifade eden veya
icabında bir hakkın ispatına delil olarak kullanılabilen mukavelename, taahhütname,
kefaletname, mahkeme ilamları gibi hukuki vesikalarla ihbarname, karar örnekleri, vergi
makbuzları gibi vergi evrakını dosyada muhafaza etmeye mecburdurlar.
Damga resmi mükellefleri, gazete ve sair neşriyatın pul yapıştırılan koleksiyon nüshalarını
ve Türkiye’de tanzim edilip doğrudan doğruya ecnebi memleketlere gönderilen evrak ile çekilen
telgrafların Türkiye’de kalan kopyalarını aynı suretle muhafaza etmek mecburiyetindedirler.
(Ek fıkralar : 19/2/1963 – 205/15 md.)
Gelir Vergisi Kanununun 54 üncü maddesinin 2 numaralı bendine göre vergi
matrahlarının tesbitinde gerçek giderleri nazara alınan mükellefler, bu giderlerini tevsik edecek
vesikaları saklamaya mecburdurlar.
Gelir Vergisi Kanununa göre diğer kazanç ve iratları üzerinden vergilendirilecek
mükellefler, vergi matrahının tesbitinde nazara alınacak giderlerini isbat edecek vesikaları
muhafaza etmek mecburiyetindedirler.(1)
——————————
(1) Bu fıkrada yeralan “Gelir Vergisi Kanununa göre sair kazanç ve iratları üzerinden” ibaresi, 11/8/1999
tarih ve 4444 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
3530-1
Elektronik ortamdaki kayıtlar ve eletronik cihazla belge düzenleme:(1)
Mükerrer Madde 242 – (Ek: 28/8/1991 – 3762/3 md.)
1. Maliye ve Gümrük Bakanlığı; mükelleflere, niteliklerini belirlediği elektronik
cihazları kullandırmak suretiyle belge düzenlettirmeye ve kullanılacak özel cihazlardan
çıkarılan pulları belgelere ekletmeye yetkilidir. Elektronik cihazlarla düzenlenen belgeler ile
özel cihazlardan çıkarılan pulları ihtiva eden belgeler bu Kanun hükümlerine uygun olarak
düzenlenmiş belge hükmündedir.(2)
Elektronik cihazların belirlenen niteliklere uygunluğu 6.12.1984 gün ve 3100 sayılı
Kanunun 5 inci maddesine göre kurulan komisyonun görüşü alınarak Maliye ve Gümrük
Bakanlığınca onaylanır.
Maliye ve Gümrük Bakanlığı, elektronik cihazlarla veya kullanılacak özel cihazlardan
çıkarılan pulları ekletmek suretiyle belge düzenletme yetkisini; iş grupları, sektörler, bölgeler,
yerleşim birimleri, yıllık hasılat tutarları itibariyle veya sabit bir işyerinde faaliyet gösterilip
gösterilmediğine göre ayrı ayrı veya topluca kullanabilir.
Mükellefler, 3100 sayılı Kanuna göre nitelikleri belirlenen ödeme kaydedici cihazlar ile
birinci fıkrada belirtilen cihazları piyasadan temin edebilecekleri gibi, Maliye ve Gümrük
Bakanlığından da temin edebilirler. Maliye ve Gümrük Bakanlığı bu cihazları temin etmeye,
zimmet karşılığı vermeye bu konularla ilgili bütçe işlemlerini yapmaya ve diğer usul ve esasları
belirlemeye yetkilidir.
Bakanlıkça zimmet karşılığı verilen cihazların bozulması, çalınması gibi nedenlerle
kullanılamaz hale gelmesi halinde cihaz bedelinin 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre
mükelleften tahsili yoluna gidilir.
2. (Ek: 28/12/2001-4731/4 md.) Elektronik defter, şekil hükümlerinden bağımsız olarak
bu Kanuna göre tutulması zorunlu olan defterlerde yer alması gereken bilgileri kapsayan
elektronik kayıtlar bütünüdür.
(Ek: 28/12/2001-4731/4 md.) Elektronik belge, şekil hükümlerinden bağımsız olarak
bu Kanuna göre düzenlenmesi zorunlu olan belgelerde yer alan bilgileri içeren elektronik
kayıtlar bütünüdür.
(Ek: 28/12/2001-4731/4 md.) Elektronik kayıt, elektronik ortamda tutulan ve elektronik
defter ve belgeleri oluşturan, elektronik yöntemlerle erişimi ve işlenmesi mümkün olan en
küçük bilgi ögesini ifade eder.
(Ek: 28/12/2001-4731/4 md.) Bu Kanunda ve diğer vergi kanunlarında defter, kayıt ve
belgelere ilişkin olarak yer alan hükümler elektronik defter, kayıt ve belgeler için de geçerlidir.
Maliye Bakanlığı, elektronik defter, belge ve kayıtlar için diğer defter, belge ve kayıtlara ilişkin
usul ve esaslardan farklı usul ve esaslar belirlemeye yetkilidir.
——————————
(1) Bu madde başlığı; “Elektronik Cihazla veya Tayin Olunacak Usulle Belge Düzenleme:” iken,
28/12/2001 tarihli ve 4731 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu fıkranın başında bulunan “1.” Ibaresi, 28/12/2001 tarihli ve 4731 sayılı Kanunla eklenmiştir.
3530-2
(Ek: 28/12/2001-4731/4 md.; Değişik: 4/6/2008-5766/17 md.) Maliye Bakanlığı;
elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi, muhafaza ve ibrazı
ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesi uygulamasına ilişkin usul
ve esasları belirlemeye, elektronik ortamda tutulmasına ve düzenlenmesine izin verilen defter
ve belgelerde yer alması gereken bilgileri internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi
iletişim araç ve ortamında Maliye Bakanlığına veya Maliye Bakanlığının gözetim ve denetimine
tabi olup, kuruluşu, faaliyetleri, çalışma ve denetim esasları Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir
yönetmelikle belirlenecek olan özel hukuk tüzel kişiliğini haiz bir şirkete aktarma zorunluluğu
getirmeye, bilgi aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve
esasları tespit etmeye, bu Kanun kapsamına giren işlemlerde elektronik imza kullanım usul ve
esaslarını düzenlemeye ve denetlemeye yetkilidir. Bu Kanunun vergi mahremiyetine ilişkin
hükümleri, bu kapsamda kurulan şirketin ortak, yönetici ve çalışanları hakkında da uygulanır.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Ekim ve Sayım Beyanı
Ekim sayım beyanı:
Madde 243 – (Değişik : 19/2/1963 – 205/16 md.)
Zirai işletmeleri, Gelir Vergisi Kanununun 54 üncü maddesinde yazılı işletme
büyüklüklerinin üstünde bulunan çiftçiler,zirai işletmelerinin (Gezici hayvancılıkta
kışlaklarının) bulundukları köy ve mahallelerin muhtarlıklarına müracaatla ekim sayım
beyanında bulunurlar.(1)
——————————
(1) Bu maddede yeralan, “Zirai işletmeleri, Gelir Vergisi Kanununun 12 nci maddesine göre hasılat
bildirimine esas alınan ölçülerin üstünde bulunan çitfçiler,…” ibaresi, 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı
Kanunun 13 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
3531
1. Çiftçinin soyadı ve adı;
2. Çiftçinin ikametgah adresi;
3. Zirai işletmenin (Gezici hayvancılıkta kışlaklarının) bulunduğu yer;
4. Ekimde: Geçen yılın Ekim ayı sonundan beyanın yapıldığı yılın Kasım ayı başına
kadar ekilen arazinin genişliği ve ekimin nev’i;
5. Hayvancılıkta: Beslenen hayvanların cins ve miktarları;
6. Meyvacılıkta: İcabına göre, meyva verebilecek hale gelmiş ağaç sayısı veya bunların
dikili bulunduğu arazinin genişliği;
Adi ortaklıklarda beyanın ortaklardan biri aile reisi beyanında aile rsisi tarafından
yapılması kafidir. Bu takdirde diğer ortaklarla eş ve çocukların ad ve soyadları, ikametgah
adresleri ve hisseleri beyanda bulunan tarafından deftere yazdırılır.
Ekim ve sayım beyanı her yılın Kasım ayında yapılır.
Maliye Bakanlığı iklim şartları bakımından özellik gösteren illerde beyan süresini
değiştirebilir.
Ekim ve sayım beyanları sözlü veya yazılı olabilir. Beyanlar, beyanı yapanlar tarafından
imza veya mühürle tasdik edilir.
Beyan varakaları iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası beyan süresinin sonundan
itibaren 15 gün içinde ilgili vergi dairesine makbuz karşılığında teslim edilir.
Kayıt işlerini kendi imkanları ile tekemmül ettiremiyecek durumda olan muhtarlıklara
valiliklerce gerekli yardımda bulunulur.
Ekim ve sayım ilmühaberi:
Madde 244 – İhtiyar heyetleri, ekim ve sayım defterlerine kaydedilen bilgilere
dayanarak, beyanda bulunan çiftçilere tasdikli bir ekim ve sayım ilmühaberi verirler.
Muhtar ve ihtiyar heyetlerince verilen ilmühaberler için ücret alınmaz. Ekim ve sayım
beyanları ile ilmühaberler hiçbir resim ve harca tabi değildir.
Tahkik ve ihbar ödevi:
Madde 245 – (Değişik birinci fıkra : 19/2/1963 – 205/17 md.) Muhtar ve ihtiyar
heyetleri 243 üncü madde hükümlerine göre yapılan beyanların doğruluğunu tahkik ederler.
Muhtar ve ihtiyar heyetleri, hiç beyanda bulunmamış olanları beyanda bulunmağa,
yanlış veya hakikate aykırı beyanda bulunmuş olanları beyanlarını düzeltmeğe davet ederler.
Buna rağmen beyanda bulunmayanların veya beyanlarını düzeltmiyenleri verilen sürenin
sonundan başlıyarak 15 gün içinde, mütalaaları ile birlikte ve yazılı olarak vergi dairesine
bildirirler. Bu ihbar üzerine vergi dairesince yapılacak tahkikat neticesine göre işlem yapılır.
Ücret ve sorumluluk:
Madde 246 – Muhtar ve ihtiyar heyetleri üyelerine Maliye Bakanlığınca takdir ve tayin
edilecek miktarda ücret verilir. Görevlerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen muhtar ve
ihtiyar heyetleri ücrete müstahak olmazlar.
(Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/274 md.) Görevini ihmal veya suiistimal eden
muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri Türk Ceza Kanununun görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin
hükümlerine göre cezalandırılır.
3532
BEŞİNCİ KISIM
Vergi Karnesi
Vergi karnesi:
Karne mecburiyeti:
Madde 247 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/42 md.)
Aşağıda yazılı olanlar vergi karnesi almaya mecburdurlar:
1. Gelir Vergisi Kanununa göre diğer ücret kapsamında vergilendirilenler; (…) (1)
2. Gelir Vergisi Kanununa göre indirimden faydalanmak isteyenler;
3. Gelir Vergisi Kanununun 35 nci maddesinin (B) bendi uyarınca karne almak zorunda
olanlar.
Durumu yukarıdaki şartların birden fazlasına girse bile, bir mükellef tek vergi karnesi alır.
Karne alınması:
Madde 248 – Mükellefler vergi karnelerinin kendileri tarafından yazılması gereken
kısımlarını doldurduktan sonra, vergi bakımından durumlarını kayıt ve tescil ve karneye işaret
ettirmek üzere, bunları bağlı oldukları vergi dairesine ibraz ederler.
Mükellefiyete müessir olacak değişiklikler de yukarıki esaslara göre karneye işaret
ettirilir.
247 nci maddenin 1 inci bendinde yazılı mükelleflerin doldurdukları karneyi vergi
dairesine ibraz etmeleri veya değişikliği karneye işaret ettirmeleri süresi işe başladıkları veya
değişikliğin vukubulduğu tarihten başlıyarak bir aydır.
(Değişik : 23/6/1982 – 2686/30 md.) Gelir Vergisi Kanununa göre indirimlerin
uygulanmasında, karnedeki kayıtlar, bunların vergi dairesine tescil ettirildiği tarihten evvelki
zamanlar için nazara alınmaz.
Hüviyet tasdiki:
Madde 249 – (Değişik : 23/6/1982 – 2686/31 md.)
Gelir Vergisinden indirimlerden faydalanabilmek için karne almak mecburiyetinde
olanlar, medeni hal ve aile durumu hakkında vergi karnesine yazılmış olan bilgiler ve bunlarda
vaki olan değişiklikler mükellefin ikamet ettiği veya çalıştığı mahallenin muhtarına tasdik ettirilir.
Buna imkan olmayan hallerde mükellefin karneye yazdığı bilgilerin doğruluğu idari
tahkikatla tespit olunur ve karnenin tescili tahkikat neticesinde yapılır.
Doğruluk Sorumluluğu:
Madde 250 – Vergi karnelerine yazdıkları bilgilerin doğruluğundan mükellefler; iş
verenler tarafından bu karnelere ilave olunan kayıtlardan da iş verenler sorumludur.
Karnesiz hizmet erbabı çalıştıranların sorumluluğu:
Madde 251 – Kazançları basit usulde tesbit edilen ticaret erbabı ile götürü gider
usulünü (…) (1) kabul eden gayrimenkul sermaye iradı sahipleri, yanlarında çalışan hizmet
erbabının, kanunun tayin ettiği süre içinde karne almalarını ve karnelerinde yazılı vergilerini
ödemelerini temin etmeye mecburdurlar. Bu mecburiyete riayet edilmediği takdirde:
a) Zamanında karne almamış veya vergisini tarh ettirmemiş olan
hizmet erbabının vergisi iş veren kimse adına tarh edilir ve vergi cezası da aynı
kimse
——————————
(1) Bu maddelerde yeralan, “Vergi matrahları tamamen veya kısmen götürü usulde tespit olunanlar” ve
“Kazançları götürü usulde tespit edilen ticaret, sanat ve serbest meslek erbabı ile götürü gider
usulünü” ibareleri, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
3533
adına kesilerek ondan tahsili olunur. Bu fıkra hükmüne göre tarh edilen vergi ve kesilen ceza, iş verene birer
ihbarname ile tebliğ edilir. Kullanılacak ihbarnamelerin şeklini ve muhteviyatını Maliye Bakanlığı tayin
eder.
Karnesiz tesbit edilen şahsa karnesi verilir ve vergisinin ödendiği karneye yazılır.
b) Karnesini zamanında almış ve vergisini tarh ettirmiş olan hizmet erbabının zamanında
ödenmemiş olan vergisi ve gecikme zammı, yanında çalıştığı tesbit edilen iş verenden tahsil olunur.
İş verenler, yukarıki hükümlere göre ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler.
Karnelerin şekli, resim ve harçlardan muaf olduğu:
Madde 252 – Vergi karnesinin şekli ve ihtiva edeceği bilgiler Maliye Bakanlığınca tesbit olunur.
Gerek karneler, gerek bunların ihtiva ettiği kayıtlar hiçbir resme ve harca tabi değildir.Tasdik
dolayısiyle muhtarların yüzbin (2,70 TL) lirayı geçmemek şartiyle harç almaları caizdir. (1)
ALTINCI KISIM
Muhafaza ve İbraz Ödevleri
Defter ve vesikaları muhafaza:
Madde 253 – Bu Kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterlerle üçüncü
kısımda yazılı vesikaları, ilgili bulundukları yılı takibeden takvim yılından başlıyarak beş yıl süre ile
muhafaza etmeye mecburdurlar.
Defter tutma mecburiyetinde olmıyanların muhafaza ödevi:
Madde 254 – Bu kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olmıyanlar, 232, 234 ve 235 inci
maddeler mucibince almaya mecbur oldukları fatura ve gider pusulası ve müstahsil makbuzlarını tarih sırası
ile tanzim tarihlerini takip eden takvim yılından başlıyarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar.
Karnelerin muhafazası:
Madde 255 – (Değişik : 23/6/1982 – 2686/32 md.)
Mükellefler bu Kanuna göre aldıkları vergi karnelerini, işin devam ettiği, Gelir Vergisi Kanununa göre
indirimlerle ilgili olanlar bu indirimlerden faydalandıkları sürece muhafaza ederler.
Defter ve belgelerle diğer kayıtların ibraz mecburiyeti (2)
Madde 256 – (Değişik : 22/7/1998 – 4369/4 md.)
Geçen maddelerde yazılı gerçek ve tüzel kişiler ile mükerrer 257 nci madde ile getirilen
zorunluluklara tabi olanlar, muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü defter, belge ve karneler ile vermek
zorunda bulundukları bilgilere ilişkin mikro fiş, mikro film, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki
kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek için gerekli tüm bilgi ve şifreleri
muhafaza süresi içerisinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arz etmek
zorundadırlar. Bu zorunluluk Maliye Bakanlığınca belirlenecek usule uygun olarak, tasdike konu hesap ve
işlemlerin doğrulanması için gerekli kayıt ve belgelerle sınırlı olmak üzere, bu hesap ve işlemlere doğrudan
ya da silsile yoluyla taraf olanlara, defter ve belglerinin tetkiki amacıyla yeminli mali müşavirler tarafından
yapılan talepler için de geçerlidir.
Diğer ödevler:
Madde 257 – (Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 – 2365/44 md.) Vergi inceleme ve kontrolları ile
gayrimenkullerin rayiç bedelinin tespiti sırasında, mükellefler aşağıda yazılı ödevleri yerine getirmeye
mecburdurlar.
1. İncelemeye yetkili memura müessesenin durumuna göre, çalışma yeri göstermek ve resmi
çalışma saatlerinde memurun müessesede çalışmasını sağlamak;
2. İnceleme ile ilgili her türlü izahatı vermek (Bu mecburiyet hem iş sahibine, hem de işletmede
çalışan memurlara şamildir):
3. İncelemeye yetkili memurun, lüzumunda iş yerinin her tarafını gezip görmesini sağlamak;
——————————
(1) Bu fıkrada yer alan miktar, 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle değiştirilen
Mükerrer 414 üncü maddesiyle “yüzbin”e yükseltilmiş, daha sonra 29/12/2017 tarihli ve 30285
(Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) 490 Sıra
No.’lu Tebliği ile 1/1/2018 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktar metne parantez içinde
siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için bu Kanunun sonundaki “ÇEŞİTLİ
MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ” ne bakınız.
(2) Madde başlığı, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanun ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
3534
4. (Değişik : 23/6/1982 – 2686/33 md.) Bina ve arazinin rayiç bedelinin tespitinde
değeri tespit edilecek bina ve araziyi Emlak Vergisi Kanununun 31 nci maddesine göre Maliye
Bakanlığınca yetkili kılınan memurlara gösterip gezdirmek, bu gibi gayrimenkullerin genel
ahvaline, kullanılış tarzına ve kirada ise kiranın miktarına müteallik her türlü bilgileri vermek
(Bu fıkrada yazılı mecburiyetler kiracılara da şamildir);
5. (Ek : 30/12/1980 – 2365/44 md.) İşletmede 134 ncü madde gereğince envanter
yapılması halinde araç, gereç ve personeliyle bu işlemlerin intacına gerekli yardım ve kolaylığı
göstermek.
Yetki:
Mükerrer Madde 257 – (Ek : 30/12/1980 – 2365/45 md.)
(Değişik birinci fıkra : 22/7/1998 – 4369/5 md.) Maliye Bakanlığı;
1. Mükellef ve meslek grupları itibariyle muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye,bu
Kanuna göre tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya
düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu
bilgileri belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya; bedeli karşılığında basıp dağıtmaya veya
üçüncü kişilere bastırıp dağıtmaya veya dağıttırmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya, bu defter ve
belgelere tasdik, muhafaza ve ibraz zorunluluğu getirmeye veya kaldırmaya,bu Kanuna göre
tutulacak defter ve düzenlenecek belgelerin tutulması ve düzenlenmesi zorunluluğunu kaldırmaya,
2. Mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans
kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu
getirmeye ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını
belirlemeye,(1)
3. Tutulması ve düzenlenmesi zorunlu defter, kayıt ve belgelerin mikro film, mikro fiş
veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla yapılması veya bu kayıt ortamlarında saklanması
hususunda izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, bu şekilde tutulacak defter ve kayıtların
kopyalarının Maliye Bakanlığında veya Muhafaza etmekle görevlendireceği kurumlarda
saklanması zorunluluğu getirmeye, bu konuda uygulama usul ve esaslarını belirlemeye,
4. (Değişik: 28/11/2017-7061/19 md.) Bu Kanunun 149 uncu maddesine göre devamlı
bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak,
rapor ve diğer belgelerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları kullanılmak
suretiyle internet de dâhil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında
verilmesine, beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin yetki verilmiş
gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye, standart belirlemeye
veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer
belgeler ile bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve
esasları tespit etmeye, bu zorunluluk veya standartları beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak,
rapor ve diğer belgeler veya bilgi ve işlem çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları
itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya ya da belirlemeye, kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya
pişmanlık talepli olarak verilen beyannameler üzerine düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameler
ile süresinden sonra verilen bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelere
istinaden düzenlenen ihbarnameleri, mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların elektronik
ortamda beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgeleri gönderme yetkisi
verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda tebliğ etmeye, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak,
rapor ve diğer belgelere ilişkin yapılan işlemlerin sonuçlarını internet de dâhil olmak üzere
her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında ilgili kişilere göndermeye ve bunların uygulanmasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye,
——————————
(1) 30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “banka veya benzeri
finans kurumlarınca” ibaresi, “banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince” olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
3534-1
5. Vergi kanunlarının uygulanmasıyla ilgili olarak levha kullandırma ve asma
zorunluluğu getirmeye ve kaldırmaya,
6. (Ek: 3/7/2005 – 5398/23 md.; Değişik: 6/2/2014 – 6518/8 md. ) Vergi güvenliğini
sağlamak amacıyla niteliklerini belirleyip onayladığı elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri
cihazlar ve sistemleri kullandırmaya, bu cihaz ve sistemler vasıtasıyla bandrol, pul, barkod,
hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretlerin kullanılmasına ilişkin zorunluluk
getirmeye, mükelleflere bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket
ve işaretlerin verilmesinde, mükelleflerin Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine vadesi
geçmiş borcu bulunmadığına ilişkin belge arama zorunluluğu getirmeye, bu zorunluluk
kapsamına girecek amme alacaklarını tür ve tutar itibarıyla tespit etmeye ve hangi hâllerde bu
zorunluluğun aranılmayacağına, bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi
özel etiket ve işaretlerin basımı, dağıtımı ile sistemin kurulması ve işletilmesi hizmetlerinin,
10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi olmaksızın,
süresi 5 yılı geçmemek üzere ve 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu (5 inci
maddesinin beşinci fıkrası hariç) hükümleri çerçevesinde; yetkilendirilecek gerçek veya
tüzel kişiler tarafından yerine getirilmesine, bu hizmetlerde ve yetkilendirilecek gerçek veya
tüzel kişilerde bulunması gereken özellikleri, yetkilendirilecek gerçek veya tüzel kişilerin
faaliyetlerinin yönlendirilmesi, izlenmesi, denetlenmesi, yetkilendirmenin sonlandırılması ve
bunların uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye,
7. (Ek: 28/11/2017-7061/19 md.) Elektronik ticarette vergi güvenliğini sağlamak amacıyla
elektronik ortamda ticari faaliyette bulunan gerçek ya da tüzel kişi hizmet sağlayıcılara
ve/veya başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını
sağlayan gerçek ve tüzel kişi aracı hizmet sağlayıcılara ticari faaliyetlerine ilişkin bildirim
verme yükümlülüğü getirmeye, bildirimin içerik, format, standart, verilme süresi ve yöntemini
belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya, bildirim verme yükümlülüğünü iş hacmi, sektör,
mükellef grupları, alış-satış tutarı, alım satıma konu mal ve hizmet türleri itibarıyla belirlemeye,
başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına ilişkin bildirime konu bilgilerin aracı
hizmet sağlayıcıları tarafından alınması zorunluluğunu getirmeye, bu bent kapsamındaki bilgi
ve bildirimlerin elektronik ortamda muhafaza ve ibraz edilmesi yükümlülüğü getirmeye ve
uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye,
Yetkilidir.
(Değişik : 21/1/1983 – 2791/5 md.) Bu Kanuna göre düzenlenecek belgelerle bunlara ek
olarak düzenlenecek belgelerin, üçüncü şahıslara basım ve dağıtım işlerinin yaptırılması ile
ilgili şekil, şart, usul ve esaslar ve bunlara uyulmaması halinde uygulanacak cezai şartlar Maliye
Bakanlığınca hazırlanacak ve Resmi Gazete’de yayınlanacak yönetmelikle belirlenir.
(Ek : 24/6/1994 – 4008/7 md.) Maliye Bakanlığı, birinci fıkrada yazılı belge tasdik
işlemini; noterlere, kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlara veya uygun göreceği diğer mercilere
yaptırmaya, ticari kazançları (basit usulde) tespit edilen gelir vergisi mükelleflerine özel bir
defter tutturmaya ve bu konulara ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. (1)
——————————
(1) 22/7/1998 tarih ve 4369 Sayılı Kanunun 5 nci maddesi ile “götürü usulde” ibaresi metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.
3534-2
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/8 md.) Birinci fıkranın (4) numaralı bendi uyarınca Maliye
Bakanlığının beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak
gönderilmesi hususunda izin vermesi veya zorunluluk getirmesi halinde, (mükellef veya vergi
sorumlusu ile gönderme işini yapacak kişiler arasında özel sözleşme düzenlenmek kaydıyla)
elektronik ortamda gönderilen beyanname ve bildirimler, mükellef veya vergi sorumlusu
tarafından verilmiş addolunur.
(Ek fıkra: 3/7/2005 – 5398/23 md.) (Değişik birinci cümle: 28/11/2017-7061/19 md.)
Kanuni süresi geçtikten sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannamelerin
elektronik ortamda gönderilmesi üzerine elektronik ortamda düzenlenen tahakkuk fişi
ve/veya ihbarnameler ile elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirim, yazı, dilekçe,
tutanak, rapor ve diğer belgelerin süresinden sonra verilmesi üzerine elektronik ortamda
düzenlenen ihbarnameler mükellef, vergi sorumlusu veya bunların elektronik ortamda beyanname,
bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgeleri gönderme yetkisi verdiği gerçek
veya tüzel kişiye elektronik ortamda iletilir. Bu ileti tahakkuk fişi ve/veya ihbarnamenin
muhatabına tebliği yerine geçer.
3535
ÜÇÜNCÜ KİTAP
Değerleme
BİRİNCİ KISIM
İktisadi Kıymet Değerleri
BİRİNCİ BÖLÜM
Değerleme Esasları
Değerlemenin tarifi:
Madde 258 – Değerleme, vergi matrahlarının hesaplanmasiyle ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve
tesbitidir.
Değerleme günü:
Madde 259 – Değerlemede, iktisadi kıymetlerin vergi kanunlarında gösterilen gün ve zamanlarda
haiz oldukları kıymetler esas tutulur.
Değerlemede esas:
Madde 260 – Değerlemede, iktisadi kıymetlerden her biri tek başına nazara alınır. Teamülen aynı
cinsten sayılan malları ve düşük kıymetli müteferik eşyayı toplu olarak değerlemek caizdir.
Değerleme ölçüleri:
Madde 261 – Değerleme, iktisadi kıymetin nevi ve mahiyetine göre, aşağıdaki ölçülerden biri ile
yapılır:
1. Maliyet bedeli;
2. Borsa rayici;
3. Tasarruf değeri;
4. Mukayyet değer;
5. İtibari değer;
6. Vergi değeri;
7. (Ek : 30/12/1980 – 2365/46 md.) Rayiç bedel,
8. Emsal bedeli ve ücreti. (1)
Maliyet bedeli:
Madde 262 – Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması
münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilümum giderlerin toplamını ifade eder.
Borsa rayici:
Madde 263 – Borsa rayici, gerek menkul kıymetler ve kambiyo borsasına, gerekse ticaret
borsalarına kayıtlı olan iktisadi kıymetlerin değerlemeden evvelki son muamele gününde borsadaki
muamelelerinin ortalama değerlerini ifade eder.
Normal temevvüçler dışında fiyatlarda bariz kararsızlıklar görülen hallerde, son muamele günü
yerine değerlemeye takaddüm eden 30 gün içindeki ortalama rayici esas olarak aldırmaya Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
Tasarruf değeri:
Madde 264 – Tasarruf değeri, bir iktisadi kıymetin değerleme gününde sahibi için arz ettiği gerçek
değerdir.
Mukayyet değer:
Madde 265 -– Mukayyet değer, bir iktisadi kıymetin muhasebe kayıtlarında gösterilen hesap
değeridir.
İtibari değer:
Madde 266 – İtibari değer, her nevi senetlerle esham ve tahvillerin üzerinde yazılı olan
değerlerdir.
Rayiç bedel:
Mükerrer Madde 266 – (Ek : 30/12/1980 – 2365/47 md.)
Rayiç bedel, bir iktisadi kıymetin değerleme günündeki normal alım satım değeridir.
——————————
(1) Bentteki sıra numarası, 30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun 46 ncı maddesi ile değiştirilmiştir.
3536
Emsal bedeli ve emsal ücreti:
Madde 267 – Emsal bedeli, gerçek bedeli olmıyan, veya bilinmiyen veyahut doğru
olarak tesbit edilemiyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz
olacağı değerdir.
Emsal bedeli sıra ile, aşağıdaki esaslara göre tayin olunur:
Birinci sıra: (Ortalama fiyat esası) aynı cins ve nevideki mallardan sıra ile değerlemenin
yapılacağı ayda veya bir evvelki veya bir daha evvelki aylarda satış yapılmışsa, emsal bedeli bu
satışların miktar ve tutarına göre mükellef tarafından çıkarılacak olan “Ortalama satış fiyatı” ile
hesaplanır. Bu esasın uygulanması için, aylık satış miktarının, emsal bedeli tayin olunacak her
bir malın miktarına nazaran % 25 ten az olmaması şarttır.
İkinci sıra: (Maliyet bedeli esası) Emsal bedeli belli edilecek malın, maliyet bedeli
bilinir veya çıkarılması mümkün olursa, bu takdirde mükellef bu maliyet bedeline, toptan
satışlar için % 5, perakende satışlar için % 10 ilave etmek suretiyle emsal bedelini bizzat belli
eder.
(Değişik : 23/6/1982 – 2686/35 md.) Üçüncü sıra: (Takdir esası) Yukarıda yazılı
esaslara göre belli edilemeyen emsal bedelleri ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca
takdir yolu ile belli edilir. Takdirler, maliyet bedeli ve piyasa kıymetleri araştırılmak ve
kullanılmış eşya için ayrıca yıpranma dereceleri nazara alınmak suretiyle yapılır. Takdir edilen
bedellere mükelleflerin vergi mahkemesinde dava açma hakkı mahfuzdur. Ancak, dava açılması
verginin tahakkuk ve tahsilini durdurmaz.
Emsal bedelinin mükellef tarafından bizzat hesaplandığı hallerde, bu hesaplara ait kayıt
ve cetveller ispat edici kağıtlar olarak muhafaza edilir.
Yukarıdaki esaslarla mukayyet olmaksızın kaza mercilerinin re’sen biçtikleri değerler ile
zirai kazanç ölçülerini tesbit eden kararnamelerde yer alan unsurlar emsal bedeli yerine geçer.
Ücretle yapılan imalatta ücretin gerçek miktarının bilinmemesi veya doğru olarak tayin
edilememesi hallerinde tesbit edilecek emsal ücret de aynı esaslara göre tayin olunur.
Vergi değeri:
Madde 268 – (Değişik : 3/4/2002-4751/1 md.)
Vergi değeri, bina ve arazinin Emlâk Vergisi Kanununun 29 uncu maddesine göre tespit
edilen değeridir.
İKİNCİ BÖLÜM
İktisadi İşletmelere Dahil Kıymetleri Değerleme
Gayrimenkuller:
Madde 269 – İktisadi işletmelere dahil bilümum gayrimenkuller maliyet bedelleri ile
değerlenir.
Bu kanuna göre, aşağıda yazılı kıymetler gayrimenkuller gibi değerlenir:
1. Gayrimenkullerin mütemmim cüzüleri ve teferruatı;
2. Tesisat ve makinalar;
3. Gemiler ve diğer taşıtlar;
4. Gayrimaddi haklar.
Gayrimenkullerde maliyet bedeline giren giderler:
Madde 270 – Gayrimenkullerde, maliyet bedeline, satınalma bedelinden başka, aşağıda
yazılı giderler girer:
1. Makina ve tesisatta gümrük vergileri, nakliye ve montaj giderleri;
2. Mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit
giderler.
3537
(Değişik : 30/12/1980 – 2365/49 md.) Noter, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye
giderleri ile Emlak Alım ve Özel Tüketim Vergilerini maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler
arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.(1)
İnşa ve imal giderleri:
Madde 271 – İnşa edilen binalarda ve gemilerde, imal edilen makina ve tesisatta bunların inşa ve
imal giderleri, satın alma bedeli yerine geçer.
Gayrimenkullerde veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarında maliyet bedelinin artması:(2)
Madde 272 – (Değişik: 3/7/2005 – 5398/24 md.)
Normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü veya elektrik üretim ve dağıtım
varlıklarını genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadıyla yapılan giderler,
gayrimenkulün veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının maliyet bedeline eklenir.
(Bir geminin iktisap tarihindeki süratini fazlalaştırmak, yolcu ve eşya yükleme ve barındırma
tertibatını genişletmek veya değiştirmek suretiyle iktisadi kıymetini devamlı olarak artıran giderlerle bir
motorlu kara nakil vasıtasının kasa veya motorunun yenisi ile değiştirilmesi veya alımında mevcut olmayan
yeni bir tertibatın eklenmesi için yapılan giderler maliyet bedeline eklenmesi gereken giderlerdendir.)
Gayrimenkuller kira ile tutulmuş ise veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının işletme hakkı
verilmiş ise, kiracı veya işletme hakkına sahip tüzel kişi tarafından yapılan bir ve ikinci fıkralardaki giderler
bunların özel maliyet bedeli olarak ayrıca değerlenir. Kiracının veya işletme hakkına sahip tüzel kişinin
faaliyetini icra için vücuda getirdiği tesisata ait giderler de bu hükümdedir.
Gayrimenkuller veya elektrik üretim ve dağıtım varlıkları için yapılan giderler hem tamir, hem de
kıymet artırma giderlerinden terekküp ettiği takdirde, mükellef bu giderlerden maliyet bedeline eklenecek
kısmı ayrı göstermek mecburiyetindedir.
Demirbaş eşya:
Madde 273 – Alat, edevat, mefruşat ve demirbaş eşya maliyet bedeli ile değerlenir. Bunların
maliyet bedeline giren giderler, satınalma bedelinden gayrı komüsyon ve nakliye giderleri gibi özel
giderlerdir.
İmal edilen alat, edevat, mefruşat ve demirbaşlarda imal giderleri satınalma bedeli yerine geçer.
Emtia (3)
Madde 274 – (Değişik : 17/12/2003-5024/1 md.)
Emtia, maliyet bedeliyle değerlenir. Emtianın maliyet bedeline nazaran değerleme günündeki satış
bedelleri % 10 ve daha fazla bir düşüklük gösterdiği hallerde mükellef, maliyet bedeli yerine 267 nci
maddenin ikinci sırasındaki usul hariç olmak üzere, emsal bedeli ölçüsünü tatbik edebilir. Bu hüküm 275
inci maddede yazılı mamuller için de uygulanabilir.
İmal edilen emtia:
Madde 275 – İmal edilen emtianın (Tam ve yarı mamul mallar) maliyet bedeli aşağıda yazılı
unsurları ihtiva eder:
1. Mamulün vücuda getirilmesinde sarf olunan iptidai ve ham maddelerin bedeli;
2. Mamule isabet eden işçilik;
3. Genel imal giderlerinden mamule düşen hisse;
4. Genel idare giderlerinden mamule düşen hisse; (Bu hissenin mamulün maliyetine katılması
ihtiyaridir.)
——————————
(1) Bu fıkrada yer alan “Taşıt Alım Vergilerini” ibaresi, 25/12/2003 tarihli ve 5035 sayılı Kanunun 48 inci
maddesiyle “Özel Tüketim Vergilerini” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu maddenin başlığı“Gayrimenkullerde maliyet bedelinin artması” iken 3/7/2005 tarihli ve 5398 sayılı
Kanunun 24 üncü maddesiyle metne işlendiği şekliyle değiştirilmiştir.
(3) Bu madde başlığı, 24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
3538
5. Ambalajlı olarak piyasaya arz edilmesi zaruri olan mamullerde ambalaj malzemesinin
bedeli.
Mükellefler, imal ettikleri emtianın maliyet bedellerini yukarıki unsurları ihtiva etmek
şartiyle diledikleri usulde tayin edebilirler.
(Üçüncü fıkra mülga: 30/12/1980 – 2365/51 md.)
Zirai mahsuller:
Madde 276 – Zirai mahsuller maliyet bedeli ile değerlenir. Maliyet bedeli, zirai
mahsullerin hususiyetlerine göre 275 inci maddede yazılı unsurlara mütenazır olarak Maliye
Bakanlığınca tesbit edilecek esaslar dairesinde hesaplanır.
Hayvanlar:
Madde 277 – (Değişik : 19/2/1963 – 205/18 md.)
Zirai işletmelere dahil hayvanlar maliyet bedeli ile değerlenir. Maliyet bedelinin tesbiti
mümkün olmıyan ahvalde maliyet bedeli yerine emsal bedeli alınır. Bu hükmün tatbikında
emsal bedeli, işletmenin bulunduğu mahal (Gezici hayvancılıkta kışlak) için zirai kazanç
komisyonlarınca tesbit edilmiş olan ortalama maliyet bedelidir.
Kıymeti düşen mallar:
Madde 278 – Yangın, deprem ve su basması gibi afetler yüzünden veyahut bozulmak,
çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde iktisadi kıymetlerinde önemli
bir azalış vakı olan emtia ile maliyetlerinin hesaplanması mütat olmıyan hurdalar ve döküntüler,
üstüpü, deşe ve ıskartalar emsal bedeli ile değerlenir.
Menkul kıymetler:
Madde 279 – (Değişik : 22/7/1998 – 4369/6 md.)
Hisse senetleri ile fon portföyünün en az % 51’i Türkiye’de kurulmuş bulunan şirketlerin
hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma belgeleri alış bedeliyle, bunlar dışında kalan her
türlü menkul kıymet borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayici yoksa veya borsa rayicinin
muvazaalı bir şekilde oluştuğu anlaşılırsa değerlemeye esas bedel, menkul kıymetin alış
bedeline vadesinde elde edilecek gelirin (kur farkları dahil) iktisap tarihinden değerleme gününe
kadar geçen süreye isabet eden kısmının eklenmesi suretiyle hesaplanır. Ancak, borsa rayici
bulunmayan, getirisi ihraç edenin kar ve zararına bağlı olarak doğan ve değerleme günü
itibariyle hesaplanması mümkün olmayan menkul kıymetler, alış bedeli ile değerlenir.
Yabancı paralar: (1)
Madde 280 – (Değişik birinci fıkra : 26/6/1964 – 485/7 md.) Yabancı paralar borsa
rayici ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine
alış bedeli esas alınır.
Yabancı paranın borsada rayici yoksa, değerlemeye uygulanacak kur Maliye
Bakanlığınca tesbit olunur.
(Değişik : 22/7/1998 – 4369/7 md.) Bu madde hükmü yabancı para ile olan senetli veya
senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da caridir. Bunlardan vadesi gelmemiş senede bağlı
alacak ve borçlar, bu Kanunun 281 ve 285 inci maddeleri uyarınca değerleme günü kıymetine
irca edilebilir. Ancak senette faiz oranının yazılı olmadığı durumlarda değerleme gününde
geçerli olan Londra Bankalar Arası Faiz Oranı (LİBOR) esas alınır.
(Ek fıkra: 22/7/1998 – 4369/7 md. ; Mülga : 17/12/2003-5024/9 md.)
——————————
(1) Bu maddede yer alan kur tespiti ile ilgili olarak, 6/2/2016 tarihli ve 29616 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) (Sıra No: 468) numaralı Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğine bakınız.
3538-1
Alacaklar:
Madde 281 – Alacaklar mukayyet değerleriyle değerlenir. Mevduat veya kredi
sözleşmelerine müstenit alacaklar değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte
dikkate alınır. (1)
Vadesi gelmemiş olan senede bağlı alacaklar değerleme gününün kıymetine irca
olunabilir. Bu takdirde, senette faiz nispeti açıklanmış ise bu nispet, açıklanmamışsa
Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddi uygulanır.
Bankalar ve bankerler ile sigorta şirketleri alacaklarını ya Cumhuriyet Merkez
Bankasının resmi iskonto haddi veya muamelelerinde uyguladıkları faiz haddi ile, değerleme
günü kıymetine irca ederler.
İlk tesis ve taazzuv giderleri ve peştemallıklar:
Madde 282 – Kurumlarda aktifleştirilen ilk tesis ve taazzuv giderleri mukayyet değeri
ile değerlenir.
Bu değer, ilk tesis ve taazzuv için yapılan giderlerden fazla olamaz.
Kurumun tesis olunması veya yeni bir şubenin açılması veyahut da işlerin devamlı bir
surette genişletilmesi için yapılan ve karşılığında maddi bir kıymet iktisap olunmıyan giderler
bu cümledendir.
İlk tesis ve taazzuv giderlerinin aktifleştirilmesi ihtiyaridir.
Gerçek veya tüzel kişilerde peştemallıklar da mukayyet değerleriyle değerlenir.
Aktif geçici hesap kıymetleri:
Madde 283 – Gelecek bir hesap dönemine ait olarak peşin ödenen giderler ile cari
hesap dönemine ait olup da henüz tahsil edilmemiş olan hasılat, mukayyet değerleri üzerinden
aktifleştirilmek suretiyle değerlenir.
Zirai işletmelerde henüz idrak edilmemiş olan mahsuller için yapılan giderler (Hazırlık
işleri giderleri gibi) de bu madde hükmüne göre aktifleştirilerek değerlenir.
Kasa mevcudu:
Madde 284 – Kasa mevcutları itibari kıymetleriyle değerlenir; yabancı paralar hakkında
280 inci madde hükmü uygulanır.
Borçlar:
Madde 285 – Borçlar mukayyet değerleriyle değerlenir. Mevduat veya kredi sözleşmelerine
müstenit borçlar değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınır. (2)
Vadesi gelmemiş olan senede bağlı borçlar değerleme günü kıymetine irca olunabilir.
Bu takdirde senette faiz nispeti açıklanmışsa bu nispet, açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez
Bankasının resmi iskonto haddinde bir faiz uygulanır.
Banka ve bankerler ile sigorta şirketleri borçlarını, Cumhuriyet Merkez Bankasının
resmi iskonto haddi veya muamelelerinde uyguladıkları faiz haddiyle, değerleme günü
kıymetine irca ederler.
——————————
(1) “Alacaklar mukayyet değerleriyle değerlenir.”şeklindeki bu fıkra; 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı
Kanunun 59 uncu maddesindeki (213 sayılı Kanunun “b)Alacaklar mukayyet değerleriyle
değerlenir.”ibaresi,”Mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit alacaklar değerleme gününe kadar
hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınır.”şeklinde değiştirilmiştir .) hükümlerine istinaden
metinde yer aldığı şekilde değiştirilmiştir.
(2) “Borçlar mukayyet değerleriyle değerlenir.”şeklindeki bu fıkra;16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı
Kanunun 59 uncu maddesindeki (213 sayılı Kanunun;…”c) 285 inci maddesinin birinci fıkrasında yer
alan “Borçlar mukayyet değerleriyle değerlenir.”ibaresi“Borçlar mukayyet değerleriyle değerlenir.
Mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit borçlar değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle
birlikte dikkate alınır.” … şeklinde değiştirilmiştir.) hükümlerine istinaden metinde yer aldığı şekilde
değiştirilmiştir.
3538-2
(Ek : 4/12/1985 – 3239/22 md.) Alacak senetlerini değerleme gününün kıymetine irca
eden mükellefler, borç senetlerini de aynı şekilde işleme tabi tutmak zorundadırlar.
Tahviller:
Madde 286 – Eshamlı şirketlerle iktisadi kamu müesseseleri çıkardıkları tahvilleri
itibari değerleriyle değerlemeye mecburdurlar.
Pasif geçici hesap kıymetleri:
Madde 287 – Gelecek hesap dönemlerine ait olarak peşin tahsil olunan hasılat ile cari
hesap dönemine ait olup henüz ödenmemiş olan giderler mukayyet değerleri üzerinden
pasifleştirilmek suretiyle değerlenir.
Karşılıklar:
Madde 288 – Hasıl olan veya husulü beklenen fakat miktarı katiyetle kestirilemiyen ve
teşebbüs için bir borç mahiyetini arz eden belli bazı zararları karşılamak maksadiyle hesaben
ayrılan meblağlara karşılık denir.
Karşılıklar mukayyet değerleriyle pasifleştirilmek suretiyle değerlenir.
Amortisman kayıtları hakkındaki özel hükümler mahfuzdur.
Özel haller:
Madde 289 – Bu bölümde yazılı olmıyan veyahut yazılı olup da kendi ölçüleriyle
değerlenmesine imkan bulunmıyan iktisadi kıymetlerden bina ve arazi vergi değeriyle, diğerleri,
varsa borsa rayici, yoksa mukayyet değerleri, o da yoksa emsal bedeliyle değerlenir.
Serbest meslek erbabının tesisleri:
Madde 290 – Serbest meslek erbabının amortismana tabi tuttukları tesisat, mefruşat,
demirbaş eşyalarını değerlemede de bu bölümün hükümleri uygulanır.
Finansal kiralama işlemlerinde değerleme:
Mükerrer Madde 290- (Ek: 9/4/2003-4842/25 md.)
1. Finansal kiralama işlemlerinde, finansal kiralamaya konu olan iktisadî kıymet ile
sözleşmeden doğan hak, borç ve alacakların değerlemesi aşağıdaki esaslara göre yapılır.
Kiracı tarafından finansal kiralama işlemine konu iktisadî kıymeti kullanma hakkı ve
sözleşmeden doğan borç, kiralama konusu iktisadî kıymetin rayiç bedeli veya sözleşmeye göre
yapılacak kira ödemelerinin bugünkü değerinden düşük olanı ile değerlenir.
Kiralayan tarafından sözleşmeden doğan alacak, kiralama süresi boyunca yapılacak kira
ödemelerinin toplam tutarı, kiralama konusu iktisadî kıymet ise, bu iktisadî kıymetin net bilanço
aktif değerinden kira ödemelerinin bugünkü değerinin düşülmesi sonucu bulunan tutar ile
değerlenir. İktisadi kıymetin net bilanço aktif değerinden kira ödemelerinin bugünkü değerinin
düşülmesi sonucu bulunan tutarın sıfır veya negatif olması halinde, iktisadî kıymet iz bedeliyle
değerlenir ve aradaki fark iktisadî kıymetin elden çıkarılmasından elde edilen kazançlar gibi
işleme tâbi tutulur.
Kiralayan tarafından aktifleştirilen alacak tutarı ile kira ödemelerinin bugünkü değeri
arasındaki fark, gelecek dönemlere ait faiz geliri olarak pasifleştirilmek suretiyle değerlenir.
Kiralayanın finansal kiralamaya konu iktisadî kıymetin üretimini veya alım satımını
yapması halinde, iktisadî kıymetin net bilanço aktif değeri olarak rayiç bedeli dikkate alınır.
Rayiç bedel ile maliyet bedeli arasındaki fark, normal bir satış işleminden elde edilen kâr veya
zarar olarak işleme tâbi tutulur.
2. Kiracı tarafından aktifleştirilen finansal kiralamaya konu iktisadî kıymeti kullanma
hakkı, bu Kanunun mükerrer 298 inci maddesi ve üçüncü kitabının üçüncü kısmının birinci
bölümünde kiralama konusu iktisadî kıymet için belirlenmiş esaslar çerçevesinde yeniden
değerlemeye ve amortismana tâbi tutulur.
3539
Kiralayan tarafından, finansal kiralamaya konu iktisadî kıymetin bu maddenin (1)
numaralı fıkrasının üçüncü paragrafına göre belirlenen değeri üzerinden amortisman ayrılmaya
devam olunur.
Bu madde kapsamında değerlenen borç ve alacak tutarları reeskonta tâbi tutulmaz.
Kiracı tarafından finansal kiralama sözleşmesine göre yapılan kira ödemeleri, borç
anapara ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılır. Ayrıştırma işlemi, her bir dönem sonunda
kalan borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmasını sağlayacak şekilde yapılır.
Kiralayan tarafından gelecek dönemlere ait faiz gelirleri, kiralanan iktisadî kıymetin
finansal kiralama sözleşmesinin yapıldığı tarihteki rayiç bedelinden, her bir dönem sonunda
anapara geri ödemelerinin düşülmesi sonucu kalan tutar üzerinden sabit bir dönemsel faiz oranı
yaratacak şekilde hesaplanması suretiyle tahakkuk ettirilir.
3. Bu maddenin uygulamasında aşağıda yer alan tanımlar dikkate alınır.
Finansal Kiralama: Kira süresi sonunda mülkiyet hakkının kiracıya devredilip
devredilmediğine bakılmaksızın, bir iktisadî kıymetin mülkiyetine sahip olmaktan kaynaklanan
tüm riskler ile yararların kiracıya bırakılması sonucunu doğuran kiralamalardır.
Kiralama işleminde; iktisadî kıymetin mülkiyetinin kira süresi sonunda kiracıya
devredilmesi, kiracıya kira süresi sonunda iktisadî kıymeti rayiç bedelinden düşük bir bedelle
satın alma hakkı tanınması, kiralama süresinin iktisadî kıymetin ekonomik ömrünün % 80’inden
daha büyük bir bölümünü kapsaması veya sözleşmeye göre yapılacak kira ödemelerinin
bugünkü değerlerinin toplamının iktisadî kıymetin rayiç bedelinin % 90’ından daha büyük bir
değeri oluşturması hallerinden herhangi birinin varlığı durumunda kiralama işlemi finansal
kiralama kabul edilir.
Doğal kaynakların araştırılması veya kullanılmasına yönelik kiralama sözleşmeleri ile
sinema filmleri, video kayıtları, patentler, kopyalama hakları gibi kıymetlerle ilgili lisans
sözleşmeleri bu madde kapsamında değerlendirilmez.
Arazi, arsa ve binalarla ilgili kiralama sözleşmeleri, sadece, sözleşmede kira süresi
sonunda mülkiyet hakkının kiracıya devri öngörülmüşse veya kiracıya kira süresi sonunda
kiralama konusu gayrimenkulu düşük bir bedelle satın alma hakkı tanınmışsa bu madde
kapsamında değerlendirilir.
Kira Ödemeleri: Sözleşmeye göre, kira süresi boyunca yapılması gereken kira
ödemeleridir. Kira süresi sonunda, kiralama konusu iktisadî kıymetin kalan değerine ilişkin bir
taahhüt olması halinde bu değer de kira ödemesi kabul edilir.
Kira süresi sonunda kiracıya düşük bir bedelle iktisadî kıymeti satın alma hakkı
tanındığı ve sözleşme tarihinde bu hakkın kullanılma olasılığının yüksek olduğu durumda kira
ödemeleri kira süresi boyunca yapılan kira ödemeleri ile satın alma hakkının kullanılması
durumunda ödenmesi gereken bedelin toplamıdır.
Kira Ödemelerinin Bugünkü Değeri: Kira ödemelerinin, sözleşme tarihinde, kiralamada
kullanılan faiz oranının dikkate alınması suretiyle hesaplanan bugünkü değerlerinin toplamıdır.
Kiralamada kullanılan faiz oranı tespit edilemiyorsa, kiracının kiralamaya konu iktisadî
kıymeti satın almak için aynı vade ile alması gereken borç için katlanacağı faiz oranı kullanılır.
Kiralamada Kullanılan Faiz Oranı: Kira ödemeleri ile garanti edilmemiş kalan değer
toplamının bugünkü değerini, kiralamaya konu iktisadî kıymetin rayiç bedeline eşitleyen
iskonto oranıdır.
4. Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulamasına yönelik usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir.
3540
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Servetleri Değerleme
Esaslar:
Madde 291 – Bir vergiye matrah olan servetin veya servet unsurlarının
değerlenmesinde bu bölümde yazılı esaslar cari olur.
Veraset ve intikal Vergisi Kanununun tatbikında yabancı memleketlerde bulunan
malların o memlekette cari usul ve esaslara göre tayin ve tesbit olunacak değerleri aynen nazara
alınır.
Ticari sermaye:
Madde 292 –Vergilendirilecek bir servete dahil ticari sermayenin unsurlarından
bulunan emtia, gemiler ve taşıtlar, tesisat ve makinalar, demirbaş eşya ve diğer menkul mallar,
emsal bedelleri ile değerlenir.
Menkul mallar ve gemiler:
Madde 293 – Ticari sermayeye dahil olmıyan ev eşyası, mücevherat sanateserleri gibi
menkul mallar ve gemiler emsal bedelleri ile değerlenir.
Esham, tahvilat ve yabancı paralar:
Madde 294 – (Değişik : 26/6/1964 – 485/8 md.)
Ticari sermayeye dahil olsun olmasın bütün esham ve tahvilat borsa rayici ile borsada
kayıtlı olmıyan esham ve tahvilat, emsal bedelleri ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe
muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine emsal bedeli esas olur.
Ticari sermayeye dahil olsun olmasın yabancı paraların ve yabancı paralar üzerinden
tanzim edilmiş alacak ve borç senetlerinin değerlenmesinde ikinci bölümün hükümleri uygulanır.
Alacak ve borçlar:
Madde 295 – Ticari sermayeye dahil olsun veya olmasın senetli ve senetsiz bütün
alacak ve borçlar ikinci bölümdeki hükümlere göre değerlenir.
Haklar:
Madde 296 – Tescile tabi bilümum hakların değeri, tesisleri sırasında Tapu siciline
kaydedilen bedeldir.
Tapu sicilinde bedeli gösterilmiyen haklarla birinci fıkranın dışında kalan bilümum
haklar (Sınai ve edebi mülkiyet hakları ile imtiyazlar dahil) emsal bedelleriyle değerlenir.
Veraset yoliyle veya sair suretle ivazsız ve bedelsiz bir tarzda intikal eden intifa hakları
aşağıdaki şekilde değerlenir:
1. İntifa hakkı sahibinin yaşı intikal tarihinde yirmiyi doldurmamış olduğu takdirde
gayrimenkulün emsal bedelinin onda yedisi intifa hakkının ve onda üçü çıplak mülkiyet
hakkının değeri sayılır.
2. İntifa hakkı sahibinin yaşı intikal tarihinde yirmiyi aşkın olduğu takdirde yukarıki
bendde yazılı nispet, her tam on yıllık bir devre için çıplak mülkiyet hakkı onda bir artırılmak
ve intifa hakkı onda bir indirilmek suretiyle değer tayin olunur.
3. İntifa hakkı sahibinin yaşı intikal tarihinde yetmişi aşkın ise gayrimenkulün emsal
bedelinin onda biri intifa hakkının ve onda dokuzu çıplak mülkiyet hakkının değeri sayılır.
3541
4. Sabit bir süre için tayin edilmiş olan intifa hakkının değeri yaş kaydı nazara
alınmaksızın sürenin her tam on yılı için gayrimenkul emsal bedelinin onda ikisi olarak
hesaplanır.
5. Ömür boyunca aylık gelir şeklinde vakı ivazsız intikallerde bu gelirin ödeneceği
azami süreye göre baliğ olacağı miktar bulunarak intifa hakkı sahibinin ödemenin başladığı
tarihteki yaşı elliyi aşmış ise elliden yukarı her yaş yılı için yirmide biri indirilmek suretiyle
değeri tayin olunur. Ancak ömür boyunca aylık gelir, muayyen bir sermaye ödenerek tasfiye
edilmiş ise bu sermaye aynen değer olarak kabul edilir.
6. Hayat kaydiyle ödenen rant şeklinde vakı ivazsız intikallerde intifa hakkı sahibinin
yaşı ödemenin başladığı tarihte kırkı aşmamış ise rantın bir yıllık tutarının yirmi katı değeri
sayılır. İntifa hakkı sahibinin yaşı, ödemenin başladığı tarihte kırkı aşmış ise kırktan yukarı her
tam on yıllık bir devre için yirmi katın dörtte biri indirilmek suretiyle rantın değeri takdir
olunur. İntifa hakkı sahibinin yaşı, ödemenin başladığı tarihte yetmişi aşmış ise rantın değeri bir
yıllık tutarıdır.
Bina ve arazi:
Madde 297 – (Değişik : 29/7/1970 – 1318/92 md.)
Ticari sermayeye dahil olsun olmasın bilümum binalarla arazi vergi değeri ile değerlenir.
(İkinci ve üçüncü fıkralar mülga : 30/12/1980 – 2365/52 md.)
Yetki:
Madde 298 – (Değişik : 23/6/1982 – 2686/36 md.)
Bu bölümde yazılı emsal bedelleri ile alacak ve borçların değerleri 72 nci maddede
yazılı Takdir Komisyonu tarafından tespit edilir.
Enflasyon düzeltmesi ve yeniden değerleme oranı(1)
Mükerrer Madde 298- (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile
eklenen ve 4/12/1984 tarih ve 3094 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile değiştirilmiş olan
geçici 11 inci madde hükmü olup, 25/3/1987 tarih ve 3332 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi
ile madde numarası değiştirilmiştir.)
(Değişik: 17/12/2003-5024/2 md.)
A) Malî tablolarda yer alan parasal olmayan kıymetler aşağıdaki hükümlere göre
enflasyon düzeltmesine tâbi tutulur.
1. Kazançlarını bilanço esasına göre tespit eden gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri
fiyat endeksindeki artışın, içinde bulunulan dönem dahil son üç hesap döneminde %100’den ve
içinde bulunulan hesap döneminde % 10’dan fazla olması halinde malî tablolarını enflasyon
düzeltmesine tâbi tutarlar. Enflasyon düzeltmesi uygulaması, her iki şartın birlikte
gerçekleşmemesi halinde sona erer.
Kapsama giren mükellefler, geçici vergi dönemlerinin sonu itibarıyla malî tabloları
düzenlemek ve enflasyon düzeltmesi yapmak zorundadırlar. Geçici vergi dönemlerinde
yukarıda belirtilen oranların tespitinde, son üç hesap dönemi yerine üçer aylık dönemlerin son
ayı dahil önceki otuzaltı ay ve içinde bulunulan hesap dönemi yerine son oniki ay dikkate alınır.
Bir hesap dönemi içindeki geçici vergi dönemlerinin herhangi birinde düzeltme yapılması
halinde takip eden geçici vergi dönemlerinde ve içinde bulunulan hesap dönemi sonunda da
düzeltme yapılır.
Bakanlar Kurulu; bu maddede yer alan % 100 oranını % 35’e kadar indirmeye veya
tekrar kanunî seviyesine kadar yükseltmeye, % 10 oranını ise % 25’e kadar çıkarmaya veya
tekrar kanunî seviyesine kadar indirmeye yetkilidir.
——————————
(1) Bu madde başlığı “Yeniden değerleme:” iken, 17/12/2003 tarihli ve 5024 sayılı Kanunun 2 nci
maddesiyle “Enflasyon düzeltmesi ve yeniden değerleme oranı” olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
3542
2. Bu maddenin uygulanmasında;
a) Parasal olmayan kıymetler; parasal kıymetler dışındaki kıymetleri,
b) Parasal kıymetler; Türk Lirasının değerindeki değişmeler karşısında nominal
değerleri aynı kaldığı halde satın alma güçleri fiyat hareketlerine göre ters yönde değişen
kıymetleri (Yabancı paralar da parasal kıymet olarak dikkate alınır.),
c) Enflasyon düzeltmesi; parasal olmayan kıymetlerin enflasyon düzeltmesinde dikkate
alınacak tutarlarının düzeltme katsayısı ile çarpılması suretiyle, malî tablonun ait olduğu
tarihteki satın alma gücü cinsinden hesaplanmasını,
d) Düzeltme katsayısı; malî tabloların ait olduğu aya ilişkin fiyat endeksinin,
düzeltmeye esas alınan tarihi içeren aya ait fiyat endeksine bölünmesiyle elde edilen katsayıyı,
e) Ortalama düzeltme katsayısı; malî tabloların ait olduğu aya ilişkin fiyat endeksinin,
bu endeks ile bir önceki dönemin sonundaki fiyat endeksi toplamının ikiye bölünmesi sonucu
bulunan endekse bölünmesiyle elde edilen katsayıyı,
f) (Değişik: 30/3/2006 – 5479/11 md.) Fiyat endeksi (ÜFE); Türkiye İstatistik
Kurumunca Türkiye geneli için hesaplanan Üretici Fiyatları Genel Endeksini,
g) Reel olmayan finansman maliyeti; her türlü borçlanmada, borç tutarlarına (yabancı
para üzerinden borçlanmalarda borcun alındığı tarihteki Türk Lirası karşılıklarına), borcun
kullanıldığı döneme ait TEFE artış oranının uygulanması suretiyle hesaplanan tutarı, (1)
h) Toplulaştırılmış yöntemler;
aa) Basit ortalama yöntemi; gelir tablosu kalemleri ile stokların düzeltmede esas
alınacak tarihlere bağlı kalınmaksızın dönem ortalama düzeltme katsayısı ile çarpılması
suretiyle enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmasını,
ab) Hareketli ağırlıklı ortalama yöntemi; dönem sonu stok ve dönem içinde satılan mal
maliyetinin enflasyon düzeltmesine esas alınacak tutarlarının hareketli ağırlıklı ortalama
düzeltme katsayısı ile çarpılması suretiyle enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmasını (Bir önceki
döneme ait düzeltilmiş satılan mal maliyeti enflasyon düzeltmesi yapılan dönemin sonuna
taşıma katsayısı uygulanarak taşınır. Bu hesaplamalarda amortisman ve reel finansman
giderleri, endekslenmeden dikkate alınır.),
i) Hareketli ağırlıklı ortalama düzeltme katsayısı; enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmuş
dönem başı stoğun ilgili dönemin sonuna taşınmış değeri ile dönem içi alış ve giderlerin
enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmuş değerleri toplamının, dönem başı stok ile dönem içi alış
ve giderlerin enflasyon düzeltmesine esas alınacak tutarlarının toplamına bölünmesi ile bulunan
katsayıyı,
j) Taşıma; malî tablolardaki parasal ve parasal olmayan tutarların, taşıma katsayısı
kullanılarak ilgili dönemin sonundaki yeni değerlerinin hesaplanması işlemini,
k) Taşıma katsayısı; malî tabloların ait olduğu aya ilişkin fiyat endeksinin, bir önceki
dönemin sonundaki (yıl içinde işe başlayanlarda, işe başlanılan aya ilişkin) fiyat endeksine
bölünmesiyle elde edilen katsayıyı,
l) Enflasyon fark hesapları; parasal olmayan kıymetlerin düzeltme işlemi sonrası değeri
ile düzeltme öncesi değeri arasındaki farklarının kaydedildiği hesapları,
m) Enflasyon düzeltme hesabı; parasal olmayan kıymetlerin düzeltilmesi sonucu oluşan
farkların kaydedildiği hesabı (Bu hesap enflasyon fark hesapları ile karşılıklı olarak çalışır.
Parasal olmayan aktif kıymetlerin enflasyon düzeltmesine tâbi tutulması sonucu oluşan farklar
bu hesabın alacağına, parasal olmayan pasif kıymetlerin enflasyon düzeltmesine tâbi tutulması
sonucu oluşan farklar ise borcuna kaydedilir. Enflasyon düzeltme hesabının bakiyesi gelir
tablosuna aktarılmak suretiyle kapatılır.),
n) Net parasal pozisyon; parasal varlıklarla parasal yükümlülükler arasındaki farkı,
İfade eder.
——————————
(1) Bu alt bentte yer alan “düzeltme tarihindeki”ibaresi, 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun 9 uncu
maddesiyle “borcun alındığı tarihteki”olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
3542-1
3. Düzeltme işleminde aşağıdaki tarihler esas alınır:
a) Alış bedeli ile değerlenen menkul kıymetlerle malî duran varlıklar için; satın alma
tarihi.
b) İlk madde ve malzeme, ticari mallar, yarı mamul ve mamul stokların maliyetine dahil
edilen unsurlar, yıllara sarî inşaat ve onarım işlerinde maliyeti oluşturan unsurlar, gelecek aylara
ve yıllara ait giderler, maddî duran varlıklar ve bu varlıkları oluşturan unsurlar, maddî olmayan
duran varlıklar ve bu varlıkları oluşturan unsurlar, özel tükenmeye tâbi varlıklar ve bu varlıkları
oluşturan unsurlar, yıllara sarî inşaat ve onarım hakedişleri, haklar ve şerefiyeler için; defterlere
kayıt tarihi (Bunlara mahsuben verilen veya alınan parasal olmayan avanslar, ödeme veya tahsil
tarihinden mahsup tarihine kadar düzeltilir.).
c) Parasal olmayan alınan depozito ve teminatlar ile avanslar, nakit olarak ödenmiş
sermaye, hisse senetleri ihraç primleri, hisse senedi iptal kârları için; tahsil tarihi.
d) Parasal olmayan verilen depozito ve teminatlar ile avanslar için; ödeme tarihi.
e) Aynî sermaye olarak konulan kıymetler için; mülkiyetin intikal ettiği tarih.
f) Kâr yedekleri, geçmiş yıl kârları ve net dönem kârının sermayeye ilave edilmesi
dolayısıyla artırılan sermaye için; tescil tarihi.
g) Nakdî sermaye karşılığı alınan hisse senetleri için; ödeme tarihi, aynî sermaye
karşılığı alınan hisse senetleri için; sermaye olarak konulan kıymetlerin mülkiyetinin intikal
ettiği tarih, temettü karşılığı alınan hisse senetleri için; iştirak edilen şirket sermayesinin tescil
tarihi.
h) Parasal olmayan karşılıklar için; ilgili olduğu kıymetin düzeltmeye esas tarihi.
4. Düzeltme işleminde bu Kanunda yer alan değerleme hükümlerine göre tespit edilen
tutarlar esas alınır. Ancak stokların, satılan malın ve maddî duran varlıkların maliyet bedeline
ve malî duran varlıkların alış bedeline intikal ettirilen reel olmayan finansman maliyetleri
düşüldükten sonra bulunan tutarlar düzeltmeye tâbi tutulur. Toplulaştırılmış yöntemlerle
düzeltmeye tâbi tutulan kıymetlerin alış veya maliyet bedeline intikal ettirilen reel olmayan
finansman maliyetlerinin düşülmesi ihtiyarîdir.
Mükellefler; reel olmayan finansman maliyetini, toplam finansman maliyetlerine, ilgili
döneme ait TEFE artış oranının dönem ortalama ticari kredi faiz oranına bölünmesi suretiyle
belirlenen oranı uygulayarak da tespit edebilirler. Ancak bu yöntemi seçen mükellefler
seçtikleri yöntemden bu seçimi yaptıkları hesap dönemi dahil üçüncü hesap döneminin sonuna
kadar dönemezler.
Belgelerde ayrıca gösterilen vade farklarının reel olmayan kısımları ile üç aydan fazla
vadeli olan ve vade farkı düzenlenen belge üzerinde ayrıca gösterilmeyen işlemlerde alacak ve
borç senetlerinin reeskont işlemine tâbi tutulmasında esas alınan Merkez Bankasınca uygulanan
faiz oranı kullanılarak hesaplanan vade farkı tutarının reel olmayan kısımları bu madde
hükümlerine tâbi tutulur.
(Mülga son fıkra:16/7/2004-5228/60 md.)
5. Mükellefler düzeltme işleminde Maliye Bakanlığınca belirlenen toplulaştırılmış
yöntemleri uygulayabilirler. Ancak toplulaştırılmış yöntemlerden birini seçen mükellefler
seçtikleri yöntemden, bu seçimi yaptıkları hesap dönemi dahil üçüncü hesap döneminin sonuna
kadar dönemezler.
Enflasyon düzeltmeleri, ilgili kıymetlere ait fark hesaplarına ve enflasyon düzeltme
hesabına kaydedilir.
Yıllara sarî inşaat ve onarma işlerine ait maliyet ve hakedişlere ilişkin düzeltmeler,
enflasyon düzeltme hesabı yerine yıllara sarî inşaat enflasyon düzeltme hesabına kaydedilir. Bu
hesap işin bitiminde kâr/zarar hesabına intikal ettirilir.
3542-2
Düzeltme sonucu bulunan tutarlar, izleyen dönemde enflasyon düzeltmesi yapılıp yapılmadığına
bakılmaksızın, izleyen dönemin başlangıç değerleri olarak dikkate alınır.
Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya
işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu
dönemde vergiye tâbi tutulur. (Değişik ikinci cümle : 16/7/2004-5228/9 md.) Ancak öz sermaye
kalemlerine ait enflasyon farkları düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilir veya
kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir; bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.
Enflasyon düzeltmesine tâbi tutulan değerlerin elden çıkarılması halinde, bunlara ilişkin enflasyon
düzeltme farkları maliyet addolunur.
Matrahın tespitinde, kanunen kabul edilmeyen giderler, istisnalar ve geçmiş yıl malî zararları
enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmuş tutarları ile dikkate alınır.
6. Amortismanlar ve itfa payları, düzeltilmiş değerler üzerinden hesaplanır.
Kazançlarını işletme hesabı esasına göre tespit eden mükellefler ile serbest meslek erbabı da
amortismana tâbi iktisadi kıymetlerini bu maddede belirtilen hükümlere göre düzeltilmiş tutarları üzerinden
amortismana tâbi tutabilirler.
7. Enflasyon düzeltmesi uygulanmayan bir hesap döneminden sonra enflasyon düzeltme şartlarının
yeniden oluşması halinde; enflasyon düzeltmesi yapılan en son dönemden başlamak üzere enflasyon
düzeltmesi yapılır. Bu şekilde belirlenen geçmiş yıl kârı vergiye tâbi tutulmaz, geçmiş yıl zararı zarar olarak
kabul edilmez. Ancak, matrahın tespitinde geçmiş yıl malî zararları mukayyet değerleri ile dikkate alınır.
Birikmiş amortismanlar, ait oldukları kıymetin bilanço tarihindeki değerinde düzeltme sonrasında ortaya
çıkan artış oranı dikkate alınarak düzeltilir.
Bu işlemlerden doğan pasif kalemlere ait fark hesapları için (5) numaralı bendin beşinci paragraf
hükmü uygulanır.
8. Maliye Bakanlığı;
a) Mükellef veya meslek grupları ya da mükelleflerin aktif toplamları veya ciroları itibarıyla;
enflasyon düzeltmesinde toplulaştırılmış yöntemler kullanılmasına izin vermeye, toplulaştırılmış yöntem
uygulanabilecek kalemleri belirlemeye,
b) Mükellef veya meslek grupları ya da mükelleflerin aktif toplamları veya ciroları itibarıyla hangi
tür malî tabloların; enflasyon düzeltmesine tâbi tutulup tutulmayacağını ve geçici vergi dönemlerinde
düzeltilip düzeltilmeyeceğini belirlemeye,
c) (3) numaralı bentte yer almayan kıymetler için düzeltmeye esas alınacak tarihi belirlemeye,
d) Ortalama ticarî kredi faiz oranının tespitine ilişkin usul ve esasları tespit etmeye,
e) Bölgeler, sektörler, iş grupları, iş nevileri veya parasal olmayan kıymetler itibarıyla döviz, altın
ve benzeri değerleri esas alarak düzeltme yaptırmaya ve günlük olarak belirlenen endeks veya değerleri
kullandırmaya,
f) Parasal ve parasal olmayan kıymetleri belirlemeye,
g) Net parasal pozisyon kâr/zarar hesabı yaptırmaya,
h) Enflasyon düzeltmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye,
Yetkilidir.
9. (Ek: 16/7/2004-5228/9 md.) Münhasıran sürekli olarak işlenmiş; altın, gümüş alım-satımı ve
imali ile iştigal eden mükellefler bu fıkranın (1) numaralı bendinde yer alan şartlara bakılmaksızın
enflasyon düzeltmesi yaparlar.
B) Yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir
önceki yılın aynı dönemine göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksinde
meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır. Bu oran Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilân edilir.(1)
C) (Ek: 30/3/2006 – 5479/11 md.) Vergi kanunlarında yer alan “toptan eşya fiyatları genel
endeksi” ibaresi “üretici fiyatları genel endeksi” ve “TEFE” ibaresi “ÜFE” olarak uygulanır.
——————————
(1) 11/11/2017 tarihli ve 30237 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Baş-
kanlığı)’nın 484 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 2017 yılı için yeniden değerleme oranı
% 14,47 (ondört virgül kırkyedi) olarak tespit edilmiştir. Aynı Tebliğ ile bu oranın, aynı zamanda 2017
yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
3543
İKİNCİ KISIM
Vergi Değerleri
BİRİNCİ BÖLÜM
Gayrisafi İratların Tesbiti
Tahmin esası:
Madde 299 – Binaların vergi değerine esas tutulan gayrısafi iratları tahrir ve tadilat
komisyonlarınca bu bölümde yazılı esaslara göre tahmin olunur.
Gayrisafi irat:
Madde 300 – Bir binanın yıllık gayrisafi iradı, o binanın bulunduğu mahalde cari olan
normal kiralara nispetle sahibinin kiraya verdiği takdirde alabileceği kira bedelinden ibarettir.
Gayrisafi iradın takdirinde; bina kiraya verilmiş ve kira bedeli yukardaki fıkra
dairesinde emsalinin cari olan normal kiralarına uygun bulunmuş ise bu bedel esas tutulur. Aksi
halde aşağıda yazılı esaslar gözetilmek suretiyle gayrisafi iradın takdiri yapılır.
1. Normal şartlar dahilinde ve genel surette binanın bulunduğu mahalde cari olan
kiraların seviyesi;
2. Aynı neviden bulunan binaların getirdiği irat;
3. Binanın mevkii;
4. Binanın büyüklüğü, kat sayısı ve her kattaki oda ve daire adedi;
5. Dahili taksimatı itibariyle kullanış durumu ve mamurluk derecesi;
6. Asansör, kalorifer tesisatı bulunup bulunmadığı;
7. Kullanış tarzı.
Fabrika, değirmen ve imalathanelerin iratlarının takdirinde içerlerinde bulunan sabit
istihsal tesisatı dahi nazara alınır.
Yıllık irat:
Madde 301 – Gayrisafi iratlar yıllık tahmin olunur. Şu kadar ki, mevsimlik olarak
kiraya verilmesi veya ikamet edilmesi mütat olan binaların bu süreye ait iratları yıllık sayılır.
Yılın belli zamanlarında işliyebilen değirmenler ile belli mevsimlerde çalışan fabrika ve
imalathanelerin ve mevsimlik işliyen otel, banyo, plaj gibi gayrimenkullerin işletme süresine ait
iratları da keza yıllık sayılır.
3544
Rayiç:
Madde 302 – Gayrisafi iratların tahmininde, binanın bulunduğu birlikte genel tahrir
veya mevzii tadilata başlandığı, ferdi tadilatta, tadilatın yapıldığı yılda cari rayiçler esas tutulur.
Giderler:
Madde 303 – Gayrisafi iradın tahmininde, vergi, resim ve harçlar için indirme yapılamaz.
Ancak komisyonlarca kira mukavelelerinin incelenmesi sırasında su ve elektrik
sarfiyatı, ısıtma giderleri ve buna benzer giderlerin kiraya veren tarafından deruhde edildiği
görülürse, kira bedeli bu gibi giderler çıktıktan sonra nazara alınır.
Döşemesiz tahmin:
Madde 304 – Değirmen, fabrika ve imalathane tesisatı hariç olmak üzere gayrisafi irat
döşemesiz binaya göre belli edilir.
Mütemmimat:
Madde 305 – A) Belediye teşkilatı bulunan yerlerde belediye sınırları içindeki binaların
ve belediye teşkilatı bulunmıyan yerlerde köyü teşkil eden binaların işgal eylediği saha
dahilindeki binaların mütemmimatından olan arazi;
B) Her nerede olursa olsun, ticaret ve sanata tahsis edilmiş olan ve bunlarla birlikte aynı
işte kullanılan arazi;
İrat takdirinde binaya tabidir.
Bina ile sınırlanmış olup kullanış tarzı itibariyle de bina ile birlik teşkil eden avlu, bahçe
ve sair arazi binanın mütemmimatındandır.
İfraz ve şüyu:
Madde 306 – Aşağıda yazılı bina kısımları için ayrı ayrı irat tahmin olunur:
1. Bir çatı altında bulunup da kullanış tarzı ve kapıları ayrı olan bina kısımları;
2. Sahipleri arasında ifraz ve taksim edilmiş olan binaların müfrez kısımları (İfraz
olunmayıp da şayian tasarruf olunan binaların iradı binanın genel heyeti itibariyle tahmin olunur).
İrat ve kıymet münasebeti:
Madde 307 – Tahrir (Genel tahrir ve tadilat) esnasında, bir binanın gayrisafi iradını
tahmin için kafi vasıta ve karine bulunmadığı takdirde, binanın satılması halinde elde edilecek
kıymet tahmin olunur ve bu kıymetin % 10 u safi irat olarak kabul edilir.
Safi iradı bu suretle tesbit edilen binalar yılın belli zamanlarında kiraya verilen veya
çalıştırılan binalardan olsa dahi safi irattan her hangi bir indirme yapılmaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Arazi Kıymetlerinin Tesbiti
Tahmin esası:
Madde 308 – Arazinin vergi değerine esas tutulan kıymetleri, tahrir ve tadilat
komisyonlarınca bu bölümde yazılı esaslara göre tahmin olunur.
Arazi kıymeti:
Madde 309 – Arazinin tahmin olunacak kıymeti alelade alım-satım kıymetidir.
3545
Arazi kıymetinin tahmininde aşağıdaki esaslar nazara alınır:
1. Normal şartlar dahilinde ve genel surette arazinin bulunduğu birlikte arazi satış kıymetlerinin
seviyesi;
2. Aynı neviden arazinin satış kıymetleri;
3. Arazinin mevkii;
4. Tarımda kullanılan arazinin yetiştirme kuvveti, sulaklık derecesi, tarımın nev’i;
5. Arazinin büyüklüğü ve küçüklüğü;
6. Meskün yerlere, iskele ve istasyonlara yakınlığı.
Kıymet rayiçleri:
Madde 310 – Arazi kıymetinin tahmininde genel tahririn veya mevzii tadilatın başladığı, ferdi
tadilat halinde tadilatın yapıldığı yılda cari satış kıymetleri esas tutulur.
Kıymet – kira münasebeti:
Madde 311 – Tahrir (Genel tahrir ve tadilat) esnasında arazinin alım, satım kıymetlerinin tayini
mümkün olmazsa, o yerin kiraya verilmesi halinde getireceği kira tahmin ve bunun 10 misli arazinin
kıymeti olarak kabul edilir.
Arazide kira:
Madde 312 – Bir arazinin getireceği kiranın bilinmesi icabeden hallerde arazi kıymetinin onda biri
emsal kirası sayılır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Amortismanlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Mevcutlarda Amortisman
Amortisman mevzuu:
Madde 313 – (Değişik birinci fıkra : 21/1/1983 – 2791/6 md.) İşletmede bir yıldan fazla
kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu
madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve
sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin, bu Kanun hükümlerine göre yok
edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder.
(Ek : 22/7/1998 – 4369/8 md.) İlgili mevzuat gereğince sözleşme süresinden sonra bedelsiz olarak
Devlete veya Devletçe tensip olunan bir teşekküle veya belediyeye intikali öngörülen amortismana tabi
iktisadi kıymetlerden (sözleşme süresinde yenilenmesi gerekenler hariç), sermayenin veya özel maliyet
bedellerinin itfası hükümlerine göre amortismana tabi tutulanlar, genel hükümler uyarınca ayrıca
amortismana tabi tutulamazlar.
(Ek : 30/12/1980 – 2365/54 md.) Değeri 50.000.000 (1000 TL) lirayı aşmayan peştemallıklar ile
işletmede kullanılan ve değeri 50.000.000 (1000 TL) lirayı aşmayan alet,edavat,mefruşat ve demirbaşlar
amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir. İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük
arz edenlerde bu had topluca dikkate alınır. (1)
Arazide amortisman:
Madde 314 – Boş arazi ve boş arsalar amortismana tabi değildir.
Ancak:
1. Tarım işletmelerinde vücuda getirilen meyvalık, dutluk, fındıklık, zeytinlik ve güllüklerle incir
bahçeleri ve bağlar gibi tarım tesisleri;
2. İşletmede inşa edilmiş olan her nevi yollar ve harklar;
Amortismana tabi tutulur.
——————————
(1) Bu fıkrada yer alan miktarlar 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle değiştirilen
Mükerrer 414 üncü madde hükmüne istinaden “50.000.000 “a yükseltilmiş, daha sonra 29/12/2017
tarihli ve 30285 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi
Başkanlığı) 490 Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2018 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar
metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için bu Kanunun
sonundaki “ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ” ne bakınız.
3546
Normal amortisman:
Madde 315 – (Değişik : 17/12/2003-5024/3 md.)
Mükellefler amortismana tâbi iktisadî kıymetlerini Maliye Bakanlığının tespit ve ilân
edeceği oranlar üzerinden itfa ederler. İlân edilecek oranların tespitinde iktisadî kıymetlerin
faydalı ömürleri dikkate alınır.
Azalan bakiyeler usulüyle amortisman:
Mükerrer Madde 315 – (Ek : 19/2/1963 – 205/19 md.)
Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerden dileyenler, amortismana tabi iktisadi
değerlerini, azalan bakıyeler üzerinden amortisman usulü ile yok edebilirler.
Bu usulün tatbikinde;
1. Her yıl, üzerinden amortisman hesaplanacak değer, evvelce ayrılmış olan
amortismanlar toplamının tenzili suretiyle tesbit olunur. (Ek hüküm: 17/12/2003-5024/4 md.)
Enflasyon düzeltmesi yapılan dönemlerde, üzerinden amortisman ayrılacak değer, amortismana
tâbi iktisadî kıymetin düzeltilmiş değerinden daha evvel ayrılmış olan amortismanların
toplamının taşınmış değerleri indirilmek suretiyle tespit edilir.
2. (Değişik: 17/12/2003-5024/4 md.) Bu usulde uygulanacak amortisman oranı % 50’yi
geçmemek üzere normal amortisman oranının iki katıdır. (1)
3. Bu usulde amortisman süresi normal amortisman nispetlerine göre hesaplanır.
Bu sürenin son yılına devreden bakıye değer, o yıl tamamen yok edilir.
Madenlerde amortisman:
Madde 316 – İşletme sebebiyle içindeki cevherin azalmasından dolayı maddi değerini
kaybeden madenlerin ve taş ocaklarının imtiyaz veya maliyet bedelleri, ilgililerin, müracaatları
üzerine bunların büyüklük ve mahiyetleri göz önünde tutulmak ve her maden veya taş ocağı için
ayrı ayrı olmak üzere Maliye ve Sanayi Bakanlıklarınca belli edilecek nispetler üzerinden yok
edilir.
Fevkalade amortisman:
Madde 317 – Amortismana tabi olup:
1. Yangın, deprem, su basması gibi afetler neticesinde değerini tamamen veya kısmen
kaybeden;
2. Yeni icatlar dolayısiyle teknik verim ve kıymetleri düşerek tamamen veya kısmen
kullanılmaz bir hale gelen;
3. Cebri çalışmaya tabi tutuldukları için normalden fazla aşınma ve yıpranmaya maruz
kalan;
Menkul ve gayrimenkullerle haklara, mükelleflerin müracaatları üzerine ve ilgili
Bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle, Maliye Bakanlığınca her işletme için işin mahiyetine
göre ayrı ayrı belli edilen “Fevkalade ekonomik ve teknik amortisman nispetleri” uygulanır.
Amortisman nispetlerinin itibar tarihi:
Madde 318 – Maliye Bakanlığınca tesbit ve ilan olunan amortisman nispetleri ilanların
yapıldığı, ayrı ayrı tesbit edilen nispetlerin ilgililerin müracaatta bulunduğu hesap döneminden
muteberdir.
(Değişik : 21/1/1983 – 2791/9 md.) Maliye Bakanlığı tespit ve ilan ettiği amortisman
nispetlerini gerektiğinde değiştirmeye ve amortismanlarla ilgili diğer hususları tesbite yetkilidir.
——————————
(1) Bu bentte yer alan “amortisman oranı normal amortisman oranının iki katıdır.” ibaresi, 16/7/2004
tarihli ve 5228 sayılı Kanunun 59 uncu maddesiyle”amortisman oranı % 50’yi geçmemek üzere normal
amortisman oranının iki katıdır.”olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
3547
Amortisman uygulama sureti:
a) Nispet bakımından:
Madde 319 – (Mülga: 17/12/2003-5024/9 md.)
b) Süre bakımından:
Madde 320 – Amortisman süresi, kıymetlerin aktife girdiği yıldan başlar. Bu sürenin
yıl olarak hesaplanması için (1) rakamı mükellefçe uygulanan nispete bölünür.
(Ek : 24/6/1994 – 4008/12 md.; Değişik : 25/5/1995 – 4108/6 md.) Faaliyetleri kısmen
veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu
amaçla kullandıkları binek otomobilleri hariç olmak üzere, işletmelere ait binek otomobillerinin
aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar
amortisman ayrılır. Amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değer, itfa süresinin son
yılında tamamen yok edilir.
Her yılın amortismanı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir.
Amortismanın her hangi bir yıl yapılmamasından veya ilk uygulanan nispetten düşük
bir hadle yapılmasından dolayı amortisman süresi uzatılamaz.
c) Amortisman usulünü seçme bakımından:
Mükerrer Madde 320 – (Ek: 19/2/1963 – 205/20 md.)
1. İktisadi ve teknik bakımdan bir bütün teşkil eden değerler için normal veya azalan
bakiyeler usulü ile amortisman usullerinden yalnız birisi uygulanabilir.
2. Bir iktisadi değer üzerinden normal amortisman usulüne göre amortisman
ayrılmasına başlandıktan sonra bu usulden dönülemez.
3. Bir iktisadi değer üzerinden azalan bakiyeler usulüne göre amortisman ayrılmaya
başlandıktan sonra normal amortisman usulüne geçilebilir. Bu suretle usul değiştirenler
keyfiyeti beyannamelerinde veya eki bilançolarda belirtmeye mecburdurlar. Kabul edilen yeni
usul bu bildirimin yapıldığı beyannamenin taallük ettiği dönemden itibaren nazara alınır. Bu
takdirde henüz yok edilmemiş olan değer kısmı, bakıye amortisman süresine bölünmek
suretiyle eşit miktarlarla yok edilir.
Amortisman hesapları:
Madde 321 – Bu bölüm gereğince hesaplanan amortismanların, hesaplarda ayrıca
gösterilmek şartiyle ilgili bulundukları değerlerden doğrudan doğruya indirilmesi veya pasifte
ayrı bir karşılık hesabında toplanması caizdir
İKİNCİ BÖLÜM
Alacaklarda ve Sermayede Amortisman
Değersiz alacaklar:
Madde 322 – Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık
imkan kalmıyan alacaklar, değersiz alacaktır.
Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve
mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler.
İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz
alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler.
3548
Şüpheli alacaklar:
Madde 323 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/55 md.)
Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;
1. (Değişik : 1/5/1981 – 2455/3 md.) Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;
2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu
tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar;
Şüpheli alacak sayılır.
Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte
karşılık ayrılabilir.
Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı
alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.
Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar-zarar
hesabına intikal ettirilir.
Vazgeçilen alacaklar:
Madde 324 – Konkordato veya sulh yoliyle alınmasından vazgeçilen alacaklar,
borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına alınır. Bu hesabın muhteviyatı alacaktan
vazgeçildiği yılın sonundan başlıyarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde kar hesabına
naklolunur.
Sermayenin itfası:
Madde 325 – İmtiyazlı işletmelerde, tesisatın imtiyaz süresinden sonra, bedelsiz olarak
Devlete veya Devletçe tensip olunan bir teşekküle veya belediyeye intikal etmesi imtiyazname
gereğinden bulunduğu, imtiyaz mukavelenamesinde de sermayenin itfası için yıllık belli bir
nispet veya miktar ayrılması gösterilmiş olduğu takdirde, bu nispet veya miktar üzerinden
sermaye itfa olunur.
Girişim sermayesi fonu:
Madde 325/A –(Ek: 31/5/2012 – 6322/15 md.)
Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi olarak Türkiye’de kurulmuş
veya kurulacak olan girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak konulması veya
girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması amacıyla, ilgili dönem kazancından
veya beyan edilen gelirden girişim sermayesi fonu ayrılabilir. Bu fon, kurum kazancının veya
beyan edilen gelirin %10’unu ve öz sermayenin %20’sini aşamaz.
Girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarlar pasifte geçici bir hesapta tutulur. Mükelleflerce,
fonun ayrıldığı yılın sonuna kadar girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya girişim
sermayesi yatırım fonlarına yatırım yapılmaması halinde, zamanında tahakkuk ettirilmeyen
vergiler gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir.
Bu fon; amacı dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden
çekilmesi, ortaklara dağıtılması, dar mükelleflerce ana merkeze aktarılması veya işin terki,
işletmenin tasfiyesi, devredilmesi, bölünmesi ya da girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının
hisse senetlerinin veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarının elden çıkarılmasından
itibaren altı ay içinde bu maddede belirtilen amaçla yeniden kullanılmaması halinde, bu işlemlerin
yapıldığı veya sürenin dolduğu dönemde vergiye tabi tutulur.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.
3548-1
İlk tesis ve taazzuv giderlerinin ve peştemallıkların itfası:
Madde 326 – Kurumların aktifleştirdikleri ilk tesis ve taazzuv giderleri ile
peştemallıklar mukayyet değerleri üzerinden eşit miktarlarda ve beş yıl içinde itfa olunur.
Özel maliyet bedellerinin itfası:
Madde 327 – (Değişik: 3/7/2005 – 5398/24 md.)
Gayrimenkullerin, elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının ve gemilerin iktisadî
kıymetlerini artıran ve 272 nci maddede yazılı özel maliyet bedelleri, kira veya işletme hakkı
süresine göre eşit yüzdelerle itfa edilir. Kira veya işletme hakkı süresi dolmadan, kiralanan veya
işletme hakkı alınan şeyin boşaltılması veya işletme hakkının herhangi bir sebepten sona ermesi
halinde henüz itfa edilmemiş olan giderler, boşaltma veya hakkın sona erdiği yılda bir defada
gider yazılır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Özel Haller
Amortismana tabi malların satılması:
Madde 328 – (Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 – 2365/56 md.) Amortismana tabi
iktisadi kıymetlerin satılması halinde alınan bedel ile bunların envanter defterinde kayıtlı
değerleri arasındaki fark kar ve zarar hesabına geçirilir. İşletme hesabı esasında defter tutan
mükelleflerle serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler bu farkı defterlerinde hasılat veya
gider kaydederler.
Amortisman ayrılmış olanların değeri ayrılmış amortismanlar düşüldükten sonra kalan
meblağdır.
Devir ve trampa satış hükmündedir.
(Ek fıkra: 19/2/1963-205/21 md.; Değişik: 30/12/1980-2365/56 md.) Şu kadarki,
satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi, işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu
hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş
olursa bu takdirde, satıştan tahassül eden kar, yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte
geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde
kullanılmamış olan karlar üçüncü yılın vergi matrahına eklenir. Üç yıldan önce işin terki, devri
veya işletmenin tasfiyesi halinde bukarlar o yılın matrahına eklenir.
3548-2
3549
(Ek : 19/2/1963 – 205/21 md.) Yukarıki esaslar dahilinde yeni değerlerin iktisabında
kullanılan kar, yeni değerler üzerinden bu kanun hükümlerıne göre ayrılacak amortismanlara
mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş olarak kalan değerlerin
amortismanına devam olunur.
Amortismana tabi malların sigorta tazminatı:
Madde 329 – Yangın, deprem, sel, su basması gibi afetler yüzünden tamamen veya
kısmen zıyaa, uğrıyan amortismana tabi iktisadi kıymetler için alınan sigorta tazminatı bunların
değerinden (Amortismanlı olanlarda ayrılmış olan amortisman çıktıktan sonra kalan değerden)
fazla veya eksik olduğu takdirde farkı kar veya zarar hesabına geçirilir.
Şu kadar ki, alınan sigorta tazminatı ile zıyaa, uğrıyan malların yenilenmesi işin
mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve
teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde tazminat fazlası, yenileme giderlerini karşılamak üzere,
pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Bu süre içinde kullanılmamış olan
tazminat farkları kara ilave olunur.
(Ek fıkralar : 30/12/1980 – 2365/57 md.)
Üç yıldan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi halinde bu tazminat fazlası, o
yılın matrahına eklenir.
Yukarıdaki esaslar dahilinde yeni değerlerin iktisabında kullanılan tazminat fazlası, yeni
değerler üzerinden bu Kanun hükümlerine göre ayrılacak amortismanlara mahsup edilir. Bu
mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş olarak kalan değerlerin amortismanına devam
olunur.
Emtia sigorta tazminatı:
Madde 330 – Emtia ve zirai mahsul ve hayvan kıymetlerinde vukua gelen zayiat
dolayısiyle alınan sigorta tazminatları bunların değerlerinden fazla olursa bu fazlalık kara alınır.
İşletme hesabı esasında tutulan defterde bu tazminat hasılat kaydedilir.
DÖRDÜNCÜ KİTAP
Ceza Hükümleri
BİRİNCİ KISIM
Genel Esaslar
Cezalar:
Madde 331 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/58 md.)
Vergi kanunları hükümlerine aykırı hareket edenler, bu kitapta yazılı vergi cezaları
(vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük cezaları) ve diğer cezalar ile cezalandırılırlar. (1)
Küçüklerin ve kısıtlıların ceza muhatabı olmadığı haller:
Madde 332 – Velayet ve vesayet altında bulunanlar veya işlerinin idaresi bir kayyıma
tevdi edilmiş olanlar, kendilerine izafeten veli, vasi veya kayyımın vergi kanunlarına aykırı
hareketlerinden dolayı cezaya muhatap tutulmazlar. Bu hallerde cezanın muhatabı, veli, vasi
veya kayyımdır.
——————————
(1) Bu maddenin parantez içi hükmünde yeralan “kaçakçılık, ağır kusur, kusur” ibaresi, 22/7/1998 tarihli
ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle “vergi ziyaı cezası…” şeklinde değiştirilmiştir.
3550
Tüzel kişilerin sorumluluğu :
Madde 333 – Tüzel kişilerin idare ve tasfiyesinde Vergi Kanununa aykırı hareketlerden
tevellüt edecek vergi cezaları tüzel kişiler adına kesilir.
Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin vergi sorumluluğu hakkındaki bu kanunun 10
uncu maddesi hükmü vergi cazaları hakkında da uygulanır.
(Ek : 30/12/1980 – 2365/59 md.; Değişik : 22/7/1998 – 4369/81 md.) Bu Kanunun 359
uncu maddesinde yazılı fiillerin işlenmesi halinde bu fiiller için 359 ve 360 ıncı maddelerde
öngörülen cezalar bu fiilleri işleyenler hakkında hükmolunur.
Damga vergisi ve damga resminde sorumluluk:
Madde 334 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/60 md.)
Damga Vergisi ve Damga Resmi uygulamalarında gerek nispi, gerek maktu vergi ve
resimlerle ilgili cezadan sorumlu olanlar birden fazla olduğu takdirde, yekdiğerine müracaat
hakları mahfuz kalmak üzere, müteselsılen sorumlu tutulurlar.
Tek fiil ve çeşitli suç işlenmesi:
a) Muhtelif vergi ziyaına sebebiyet verilmesi: (1)
Madde 335 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/61 md.)
Vergi ziyaı cezasında cezayı istilzam eden tek bir fiil ile başka neviden birkaç vergi
ziyaa uğramış olursa her vargi bakımından ayrı ayrı ceza kesilir.
b) Muhtelif cezayı istilzam etmesi: (2)
Madde 336 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/62 md.)
Cezayı istilzam eden tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük birlikte işlenmiş olursa
bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en ağırı kesilir.
Usulsüzlük cezası kesilen bir fiil ile vergi ziyaına da sebebiyet verildiği sonradan
anlaşıldığı takdirde, evvelce usulsüzlük cezası kesilmiş olması, bu cezanın ziyaa uğratılan
vergiden dolayı kesilmesi gereken vergi ziyaı cezası ile mukayesesine ve noksan kesilen
cezanın ikmalina mani değildir.
Fiil ayrılığı :
Madde 337 – (Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 – 2365/63 md.) Ayrı ayrı yapılmış
olan vergi ziyaı veya usulsüzlükten dolayı ayrı ayrı ceza kesilir. Şu kadarki, 352 nci maddede
yazılı usulsüzlüklerden, aynı takvim yılı içinde aynı neviden birden fazla yapıldığı takdirde
birden fazlasının herbiri için, birincisine ait cezanın dörtte biri kesilir. (3)
Aynı nevi usulsüzlükten maksat, fiillerin 352 nci maddede gösterilen derece ve fıkralar
itibariyle yekdiğerine mutabakatıdır.
İştirak:
Madde 338 – (Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
Tekerrür:
Madde 339 – (Değişik : 22/7/1998 – 4369/9 md.)
Vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası
kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi
ziyaında beş, usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası
yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanır.
——————————
(1) Bu maddede yer alan “Kaçakçılık, ağır kusur veya kusurda” ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı
Kanunun 81 inci maddesiyle “Vergi ziyaı cezasında” şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle , bu maddenin birinci fıkrasında yer alan
“… kaçakçılık ve usulsüzlük veya ağır kusur ve usulsüzlük veyahut kusur ile usulsüzlük …” ibaresi “…
vergi ziyaı ve usulsüzlük …” şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “… kaçakçılık, ağır kusur veya kusur …”
ibaresi “… vergi ziyaı…” şeklinde değiştirilmiştir.
(3) Bu fıkrada yeralan “kaçakçılık, ağır kusur, kusur” ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81
inci maddesiyle “…vergi ziyaı…” şeklinde değiştirilmiştir.
3551
Suçlarda birleşme:
Madde 340 – (Değişik : 22/7/1998 – 4369/10 md.) Bu kanunda yazılı vergi ziyaı cezası
ve usulsüzlük cezaları ile 359 uncu maddede ve diğer kanunlarda yazılı cezalar; içtima ve
tekerrür hükümleri bakımından birleştirilemez.
Bu Kanunla vergi cezasiyle cezalandırılan fiiller, aynı zamanda 359 uncu maddeye göre
suç teşkil ettiği takdirde vergi cezası kesilmesi söz konusu madde hükmüne göre takibat
yapılmasına engel olmaz.
Vergi ziayı:
Madde 341 – Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili
ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin
zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.
Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair
suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet
vermek de vergi ziyaı hükmündedir.
Yukarıki fıkralarda yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya
tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez.
Veraset ve intikal vergisinde ek süre:
Madde 342 – (Değişik : 10/4/1985 – 3181/1 md.)
Veraset ve intikal vergisine ilişkin mükellefiyetlerde tahakkuk muamelesi yapılmak için
beyanname verme süresinin sonundan başlayarak 15 gün beklenir. Beyanname bu süre içinde
verilirse vergi ziyaı olmamış sayılır.
Ayrıca mükellefe tebliğ edilmek şartı ile yeniden 15 günlük bir mühlet verilir. Bu
hususta da yukarıdaki hüküm cari olur.
En az ceza haddi:
Madde 343 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/67 md.)
Damga vergisi ve damga resmi dolayısiyle kesilecek vergi cezaları, vergi ve resme tabi
her varaka, senet ve ilan için 500.000 (12 TL) liradan az olmaz. Diğer vergilerde her vergi için
1.000.000 (24 TL) liraya baliğ olmayan cezalar kesilmez.(1)
——————————
(1) Bu maddedeki miktarlar 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle değiştirilen
Mükerrer 414 üncü maddesiyle “500.000” ve “1.000.000” a yükseltilmiş, daha sonra 29/12/2017
tarihli ve 30285 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi
Başkanlığı) 490 Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2018 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar
metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için bu Kanunun
sonundaki “ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ” ne bakınız.
3552
İKİNCİ KISIM
Vergi Cezaları
BİRİNCİ BÖLÜM
Vergi Ziyaı Cezası (1)
Vergi ziyaı cezası (1)
Madde 344 – (Değişik : 22/7/1998 – 4369/11 md.)
(Değişik, birleştirilen birinci ve ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/275 md.) 341 inci
maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu
hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.
Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç
kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır.
Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra
verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu
madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır.
(Son fıkra Mülga : 11/8/1999 – 4444/14 md.)
——————————
(1) “Kaçakçılık” olan birinci bölüm başlığı, “Kaçakçılığın tarifi :” olan madde kenar başlığı ve “Kaçakçılık
Suçunun Tarifi :” olan madde başlıkları 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle
metne işlendikleri şekilde değiştirilmiştir. Daha sonra 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanunun 275
inci maddesiyle “Vergi ziyaı suçu ve cezası” iken, metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
3553
Kaçakçılıkta ceza:
Madde 345 – (Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
Teşvik:
Madde 346 – (Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
Yardım:
Madde 347 – (Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
Mükerrer Madde 347 – (Ek:30/12/1980 – 2365/72 md.; Mülga: 22/7/1998-4369/82
md.)
Kusurun tarifi:
Madde 348 – (Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
Ağır Kusurda Ceza:
Madde 349 – (Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
Kusurda ceza:
Mükerrer madde 349 – (Ek : 30/12/1980-2365/75 md.; Mülga : 22/7/1998-4369/82
md.)
Tahrire dayanan vergiler ile kanuni süresi geçtikten sonra kendiliğinden verilen
beyannameler için kusur cezası (1)
Madde 350 – (Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
İKİNCİ BÖLÜM (2)
Usulsüzlük
Usulsüzlüğün tarifi:
Madde 351 – Usulsüzlük vergi kanunlarının şekle ve usule mütaallik hükümlerine
riayet edilmemesidir.
Usulsüzlük dereceleri ve cezaları: (3)
Madde 352 – (Değişik : 30/12/1980 – 2365/76 md.)
Usulsüzlükler, aşağıda yazılı derecelere ve bu kanuna bağlı cetvele göre cezalandırılır.
Usulsüzlük fiili re’sen takdiri gerektirirse, bağlı cetvelde yazılı cezalar iki kat olarak kesilir.
——————————
(1) Madde başlığı 24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
(2) Bu bölüm başlığı “üçüncü Bölüm” iken, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(3) Bu maddede yer alan miktarların 1/1/2018 tarihinden itibaren uygulanması ile ilgili olarak; Kanunun
sonundaki cetvele bakınız.
3554
I inci derece usulsüzlükler:
1. (Değişik : 4/12/1985 – 3239/25 md.) Vergi ve harç beyannamelerinin süresinde
verilmemiş olması;
2. Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerden herhangi birinin tutulmamış
olması;
3. Defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi
yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz veya karışık olması;
4. (Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
5. Çiftçiler tarafından 245 inci madde hükmüne göre muhtar ve ihtiyar heyetlerince
yapılan davete müddetinde icabet edilmemesi;
6. Bu Kanunun kayıt nizamına ait hükümlerine (Madde 215 – 219) uyulmamış olması
(Her incelemede inceleme tarihine kadar aynı takvim yılı için tespit edilen usulsüzlükler tek fiil
sayılır);
7. İşe başlamanın zamanında bildirilmemesi;
8. Tasdiki mecburi olan defterlerden hernangi birinin tasdik muamelesinin
yaptırılmamış olması (Kanuni sürenin sonundan başlıyarak 1 ay geçtikten sonra tasdik
ettirilenler, tasdik ettirilmemiş sayılır.);
9.Diğer ücretler üzerinden alınan Gelir Vergisinde, tarh zamanı geçtiği halde verginin
tarh ettirilmemiş olması; (1)
10. (Mülga : 18/4/1984 – 2995/4 md.)
11. (Ek : 4/12/1985 – 3239/25 md.) Veraset ve intikal vergisi beyannamesinin 342 nci
maddenin ikinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde verilmiş olması.
II nci derece usulsüzlükler:
1. (Değişik : 4/12/1985 – 3239/25 md.) Veraset ve intikal Vergisi Beyannamelerinin
süresinin sonundan başlayarak 342 nci maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen süre içinde verilmiş
olması; (Mülga: 3/4/2002-4751/7 md.)
2. Ekim ve sayım beyanlarının süresi içinde veya kanunda istenilen bilgileri ihtiva
edecek doğru bir şekilde yapılmaması;
3. (Mülga : 18/4/1984 – 2995/4 md.)
4. (Değişik : 3/12/1988 – 3505/4 md.) Vergi kanunlarında yazılı bildirmelerin
zamanında yapılmamış olması (işe başlamayı bildirmek hariç);
5. Vergi karnesinin süresinin sonundan başlayarak 15 gün geçtiği halde alınmamış
olması;
6. Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik muamelesinin, süresinin
sonundan başlayarak bir ay içinde yaptırılmış olması;
——————————
(1) Bu bendde yeralan “Götürü matrahlar” ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
3555
7. (Değişik : 4/12/1985 – 3239/25 md.) Vergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve
vesikaların kanunen belli şekil ve muhteviyatı ve ekleri ile bunlarla ilgili olarak yapılan diğer
düzenlemelere ilişkin hükümlere uyulmamış olması;
8. Hesap veya muamelelerin doğruluk veya açıklığını bozmamak şartıyla bazı evrak ve
vesikaların bulunmaması veya ibraz edilmemesi.
Özel usulsüzlükler ve cezaları:
a) Fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile diğer şekil ve usul
hükümlerine uyulmaması
Madde 353 – (Değişik : 24/6/1994 – 4008/17 md.) (1)
1.(Değişik : 25/5/1995 – 4108/8 md.) Verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider
pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya
düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu
belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların herbirine, her bir belge için 10.000.000 (240
TL) liradan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ
farkının % 10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.
Bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak tespit olunan yukarıda yazılı özel
usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı 5.000.000.000 (120.000 TL) lirayı geçemez.
2. (Değişik : 25/5/1995 – 4108/8 md.) Perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla
verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük
müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin;
düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ile
örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin veya gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespiti
halinde, her bir belge için 10.000 000 (240 TL) lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
Ancak, her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı
her bir tespit için 500.000.000 (12.000 TL) lirayı, bir takvim yılı içinde ise 5.000.000.000
(120.000 TL) lirayı aşamaz.
——————————
(1) Bu maddenin 1,2,3,4,5,6 ve 7 nci bentlerindeki miktarlar 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanununun
19 uncu maddesiyle değiştirilen Mükerrer Madde 414 hükmüne istinaden 1/1/1998 tarihi itibariyle
geçerli olan had ve tutarlarına (9/12/1997 tarihli ve 97/10345 sayılı Kararname ile getirilen miktarlar)
yükseltilmiş, daha sonra 29/12/2017 tarihli ve 30285 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) 490 Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2018 tarihinden geçerli
olmak üzere tespit edilen miktarlar metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce
yapılan değişiklikler için bu Kanunun sonundaki “ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN
DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ” ne bakınız.
3556
3. (Değişik : 25/5/1995 – 4108/8 md.) 232 nci maddenin birinci fıkrasının 1 ila 5
numaralı bentlerinde sayılanlar dışında kalan kişilerin fatura, gider pusulası, müstahsil
makbuzu, serbest meslek makbuzu, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi ve giriş ve
yolcu taşıma biletlerini almadıklarının tespit edilmesi halinde bunlara bu maddenin 2 numaralı
bendinde belirtilen cezanın beşte biri kadar özel usulsüzlük cezası kesilir. Şu kadar ki, bu
cezanın kesilebilmesi için, belge alınmadığına ilişkin tespitin vergi incelemesine yetkili olanlar
tarafından yapılması şarttır. (Ek cümle: 28/3/2007-5615/20 md.) Maliye Bakanlığı Gelir
İdaresi Başkanlığı, söz konusu tespiti vergi incelemesine yetkili olmayanlara da yaptırmaya
yetkilidir. Bu hükmün uygulanmasında belge alınmadığına ilişkin tespit tutanağının belge
almayana verilen örneği, ceza ihbarnamesi yerine geçer.
4. (Değişik : 25/5/1995 – 4108/8 md.) Günlük kasa defteri, günlük perakende satış ve
hasılat defteri ile Maliye Bakanlığınca tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti
getirilen defterlerin; işyerinde bulundurulmaması, bu defterlere yazılması gereken işlemlerin
günü gününe deftere kayıt edilmemesi veya yoklama ve incelemeye yetkili olanlara istendiğinde
ibraz edilmemesi halleri ile vergi kanunlarının uygulanması bakımından levha bulundurma veya
asma zorunluluğu bulunan mükelleflerin bu zorunluluğa uymamaları halinde her tespit için
10.000. 000 (240 TL) lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
5.(Mülga:16/7/2004 – 5228/60 md.)
6. (Değişik : 25/5/1995 – 4108/8 md.) Bu Kanuna göre belirlenen muhasebe
standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslar ile muhasebeye
yönelik bilgisayar programlarının üretilmesine ve kullanılmasına ilişkin kural ve standartlara
uymayanlara 250.000.000 (5.700 TL) lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
7. (Ek : 25/5/1995 – 4108/8 md.) Bu Kanunun 8 inci maddesinin son fıkrası uyarınca
getirilen mecburiyete uymaksızın işlem yapanlara her bir işlem için 10.000.000 (290 TL) lira
özel usulsüzlük cezası kesilir.
8. (Ek : 22/7/1998 – 4369/12 md.) Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen
veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine 75.000.000 (900 TL) lira özel usulsüzlük
cezası kesilir. (Ek cümle: 23/7/2010-6009/11 md.) Ancak, bu bent uyarınca kesilecek özel
usulsüzlük cezasının toplamı bir takvim yılı içinde 114.000 TL (180.000)’yi aşamaz.
9. (Ek : 22/7/1998 – 4369/12 md.) 4358 sayılı Kanun uyarınca işlemlerinde vergi kimlik
numarası kullanma zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlardan yaptıkları işlemlere ilişkin
bildirimleri Maliye Bakanlığının belirleyeceği standartlarda, araçlarla (yazı, manyetik ortam,
disket, mikrofilm, mikro fiş gibi) ve zamanlarda yerine getirmeyenler hakkında 75.000.000
(1.200 TL) lira özel usulsüzlük cezası kesilir. Ceza kesilenler, ödedikleri ceza için fiilleri ile
ceza kesilmesine neden olan kişilere rücu edebilirler.
10. (Ek: 22/7/1998 – 4369/12 md.) Bu Kanununun 127 nci maddesinin (d) bendi
uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan aracın sahibi
adına 75.000.000 (900 TL) lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
3557
Bu maddede yazılı usulsüzlükler sonucunda vergi ziyaı da meydana geldiği takdirde bu ziyaın
gerektirdiği vergi cezaları ayrıca kesilir ve bu cezalar hakkında 336 ncı madde hükmü uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
b) Veraset ve intikal vergisine;
Madde 354 – (Mülga: 30/12/1980 – 2365/78 md.)
İşyeri kapatma cezası:
Mükerrer Madde 354 – (Ek : 4/12/1985 – 3239/27 md.;Mülga:16/7/2004 – 5228/60 md.)
c) Damga vergisinde: (3)
Madde 355 – (Değişik : 30/12/2004-5281/15 md.)
Damga Vergisi ödenmemiş veya noksan ödenmiş kâğıtları, vergi ve cezası tahsil edilmeden tasdik
eden veya örneklerini çıkarıp veren noterler adına her kâğıt için tahsil edilmeyen Damga Vergisi üzerinden
maktu vergilerde % 50, nispî vergilerde % 10 oranında özel usulsüzlük cezası kesilir. Ancak, bu madde
kapsamında kesilecek özel usulsüzlük cezaları her bir kâğıt için 1 (2 TL.) Yeni Türk Lirasından az olamaz.
Bilgi vermekten çekinenler ile 256, 257, mükerrer 257 nci madde ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A
maddesi hükmüne uymayanlar için ceza: (1)(2)(3)
Mükerrer Madde 355 – (Ek: 30/12/1980 – 2365/80 md; Değişik : 22/7/1998 – 4369/13 md.)
Bu Kanunun 86,148,149,150,256 ve 257 nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257
nci maddesi ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan (Kamu
idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil); (3)
1. Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 1.000 (1.600 TL)Türk Lirası,
2. İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basıt usulde tespit edilenler hakkında 500
(800 TL) Türk Lirası,
3. Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 250 (400 TL) Türk Lirası,
Özel usulsüzlük cezası kesilir.
——————————
(1) Bu madde başlığı“d) Bilgi vermekten çekinenler ile 257 nci madde hükmüne uymayanlar için:“ iken
22/7/1998 tarih ve 4369 Sayılı Kanun ile “Bilgi vermekten çekinenler ile 256,257 ve mükerrer 257 nci
madde hükmüne uymayanlar için ceza” şeklinde, bu madde başlığı daha sonra 15/7/2016 tarihli ve
6728 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan
“mükerrer 257 nci madde uyarınca getirilen zorunluluklara” ibaresi “mükerrer 257 nci maddesi ve
Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi uyarınca getirilen zorunluluklara” şeklinde değiştirilmiştir.
(3) Bu maddede yer alan miktarlar, 16/6/2009 tarihli ve 5904 sayılı Kanun ile 1/8/2009 tarihi itibariyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiş olup, daha sonra 29/12/2017 tarihli ve 30285 (Mükerrer) sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) 490 Sıra No.’lu Tebliği ile
1/1/2018 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar metne parantez içinde siyah punto ile
işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için bu Kanunun sonundaki “ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE
YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ” ne bakınız.
3558
Bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak
tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi
verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz
edilmemesi durumunda haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere
yazılı olarak bildirilmesi şarttır.(Ek cümle: 16/6/2009-5904/22 md.) Ancak, bu ödevlerin yerine
getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması
halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartı aranmaz. (1)
Özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen mecburiyetleri yerine getirmeyenlere yeniden süre
verilerek bu mecburiyetleri yerine getirmeleri tebliğ olunur. Verilen sürede bu mecburiyetlerin yerine
getirilmemesi halinde yukarıda yazılı özel usulsüzlük cezaları bir kat artırılarak uygulanır.
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/10 md.) Tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya
posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflerden her birine, her
bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5’i
nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu şekilde ceza kesilen mükellefler hakkında üçüncü fıkra hükmü
uygulanmaz. (Ek cümle: 23/7/2010-6009/12 md.) Ancak, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek
özel usulsüzlük cezasının toplamı 770.000 TL (1.200.000)’yi geçemez.
(Ek fıkra: 3/7/2005 – 5398/23 md.) Elektronik ortamda beyanname verilmesi mecburiyetine
uyulmaması halinde kesilmesi gereken özel usûlsüzlük cezası, beyannamenin kanuni süresinin sonundan
başlayarak elektronik ortamda 30 gün içinde verilmesi halinde 1/10 oranında, bu sürenin dolmasını takip eden
30 gün içinde verilmesi halinde ise 1/5 oranında uygulanır. (2)
(Ek fıkra: 16/6/2009-5904/22 md.) (Ek cümle:15/7/2016-6728/21 md.) Elektronik ortamda
bildirim veya form verilmesi mecburiyetine uyulmaması hâlinde kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası,
bildirim veya formların belirlenen sürelerin sonundan başlayarak elektronik ortamda 3 gün içinde verilmesi
halinde 1/10 oranında uygulanır. Elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirim veya formlara
ilişkin olarak süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen bildirim ve formların, belirlenen sürelerin
sonundan itibaren 10 gün içinde verilmesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilmez, takip eden 15 gün içinde
verilmesi halinde ise kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası 1/5 oranında uygulanır. (1)(2)
(Ek fıkra: 16/6/2009-5904/22 md.) Elektronik ortamda beyanname ile bildirim ve form verme
mecburiyetine uymayanlara bu maddeye göre ceza kesilmesi halinde, 352 nci maddenin birinci derece
usulsüzlüklerle ilgili (1) numaralı bendi ile ikinci derece usulsüzlüklerle ilgili (7) numaralı bendi uyarınca
ayrıca ceza kesilmez. (1)
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/8 md.) Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi uyarınca verilmesi
gereken beyanname ile ilgili olarak bu maddeye veya 352 nci maddeye göre ceza kesilmesini gerektiren
fiillerin, aynı zamanda 5510 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası kesilmesini gerektirmesi durumunda
aynı fiillerden dolayı bu madde ve 352 nci madde uyarınca ayrıca ceza kesilmez.
Madde 356 – (Mülga: 30/12/2004-5281/44 md.)
Madde 357 – (Mülga : 30/12/1980 – 2365/81 md.)
Kaçakçılığa Teşebbüs Suçunun Tarifi :
Madde 358 – (Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
——————————
(1) 16/6/2009 tarihli ve 5904 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle, bu maddenin ikinci fıkrasına eklenen
cümle ve maddenin sonuna eklenen fıkralar 1/8/2009 tarihinde yürürlüğe girecektir.
(2) 23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle, bu maddenin beşinci fıkrasında yer alan
“15 gün” ibareleri “30 gün”, “1/4” ibaresi “1/10”, “1/2” ibaresi “1/5”, altıncı fıkrasında yer alan
“1/2” ibaresi “1/5” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
3558-1
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM (1)
Suçlar ve Cezaları
Kaçakçılık Suçları ve Cezaları (2)
Madde 359 – (Değişik :23/1/2008-5728/276 md.)
a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti
bulunan;
1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya
kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı
gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen
veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle
yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,
Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik
kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili
kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme
olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya
durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı
itibariyle yanıltıcı belgedir. (2)
b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti
bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka
yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen
veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış
gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.
c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin
basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar
iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara
bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.
Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344
üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.
——————————
(1) Bu bölüm başlığı “Dördüncü Bölüm” ve “ceza mahkemelerince yargılanacak Suçlar ve Cezaları” iken,
22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Daha sonra bu başlık “ Hürriyeti Bağlayıcı Ceza İle Cezalandırılacak Suçlar ve Cezaları” iken;
23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanunun 276 ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) 16/6/2009 tarihli ve 5904 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle; bu maddenin (a) fıkrasında yer alan
“bir yıldan” ibaresi “on sekiz aydan” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
3558-2
3559
Cezadan indirim (1)
Madde 360 – (Değişik : 23/1/2008-5728/277 md.)
359 uncu maddede yazılı suçların işlenişine iştirak eden suç ortaklarının bu suçların
işlenmesinde menfaatinin bulunmaması halinde, Türk Ceza Kanununun suça iştirak
hükümlerine göre hakkında verilecek cezanın yarısı indirilir.
Bilgi vermekten çekinenler ile 257 nci madde hükmüne uymayanlar:
Madde 361 – (Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
Vergi mahremiyetinin ihlali:
Madde 362 – (Değişik : 23/1/2008-5728/278 md.)
Bu Kanunda yazılı vergi mahremiyetine uymaya mecbur olan kimselerden bu
mahremiyeti ihlal edenler, Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi hükümlerine göre
cezalandırılır.
Mükelleflerin özel işlerini yapan memurlar:
Madde 363 – (Değişik : 23/1/2008-5728/279 md.)
Bu Kanunun 6 ncı maddesinin son fıkrası gereğince mükelleflerin vergi kanunlarının
uygulanması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini yapmaları yasak edilen memurlardan bu
yasağa aykırı harekette bulunanlar Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesinin birinci fıkrası
hükmüne göre cezalandırılır. Bu hareketlerle vergi ziyaına neden olunması halinde, kişiye
ayrıca bu Kanunun 344 üncü maddesine göre vergi ziyaı cezası kesilir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Vergi Cezasının Kesilmesi, Ödenmesi ve Kalkması
BİRİNCİ BÖLÜM
Ceza Kesme
Cezayı gerektiren olayın tesbiti:
Madde 364 – Vergi cezalarını gerektiren olaylar vergi dairelerince veya yoklamaya ve
vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından tesbit olunur. Yoklama ve vergi incelemesi
sırasında raslanan, vergi cezasını gerektirici olayların, raporlarda gösterilmesi, delillerin
kaybolması ihtimalinin bulunduğu hallerde bunların tutanakla tesbit edilmesi mecburidir.
Ceza kesme yetkisi:
Madde 365 – Vergi cezaları olayların ilgili bulunduğu vergi bakımından mükellefin
bağlı olduğu vergi dairesi tarafından kesilir.
Damga Resmine ve pul ile alınan diğer vergilere mütaallik olaylarda vergi cezasını
kesecek vergi dairelerini Maliye Bakanlığı belli eder.
Ceza ihbarnamesi:
Madde 366 – Kesilen vergi cezaları ilgililere (Ceza ihbarnamesi) ile tebliğ olunur.
Ceza ihbarnamesinde aşağıdaki bilgiler bulunur:
1. İhbarnamenin sıra numarası;
2. Tanzim tarihi;
3. İlgililerin soyadı, adı ve unvanı;
——————————
(1) Bu madde başlığı “İştirak”iken, 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanunun 277 nci maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
3560
4. Varsa mükellef numarası; (Mükellef hesap numarası)
5. İlgilinin açık adresi;
6. Olayın izahı; (Kanunun madde ve fıkra numaraları gösterilmek ve mevcut deliller
bildirilmek suretiyle)
7. Olayın ilgili bulunduğu vergilendirme veya hesap dönemi;
8. Varsa cezanın ilgili bulunduğu vergiye ait ihbarnamenin tarih ve numarası;
9. Varsa tekerrür ve içtima durumu;
10. Vergi cezasının hesabı ve miktarı;
11. (Değişik : 23/6/1982 – 2686/39 md.) Vergi mahkemesinde dava açma süresi.
Cezayı gerektiren olayın tesbitine dair tutanak sureti ile inceleme raporunun birer örneği
ihbarnameye bağlanır.
Bazı kaçakçılık suçlarının cezalandırılmasında usül: (1)(2)
Madde 367 – (Değişik : 23/1/2008-5728/280 md.)
(Değişik birinci fıkra: 23/7/2010-6009/13 md.) Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu
maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş
Yardımcıları tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan
doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme
komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin
Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.
359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet
başsavcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder.
Kamu davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet başsavcılığına
bildirilmesine talik olunur.
359 uncu maddede yazılı suçlardan dolayı cezaya hükmedilmesi, vergi ziyaı cezası veya
usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.
Ceza mahkemesi kararları, bu Kanunun dördüncü kitabının ikinci kısmında yazılı vergi
cezalarını uygulayacak makam ve mercilerin işlem ve kararlarına etkili olmadığı gibi, bu
makam ve mercilerce verilecek kararlar da ceza hâkimini bağlamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Cezaların Ödenmesi ve Kalkması
Vergi cezalarının ödenme zamanı:
Madde 368 – (Değişik : 23/6/1982 – 2686/41 md.)
Vergi Cezaları:
1. Cezaya karşı vergi mahkemesinde dava açılmamışsa dava açma süresinin bittiği
tarihten;
2. Cezaya karşı dava açılmışsa, vergi mahkemesi kararı üzerine vergi dairesince
düzenlenecek ihbarnamenin ilgiliye tebliğ tarihinden:
Başlayarak bir ay içinde ödenir.
(Ek : 22/7/1998 – 4369/16 md.; mülga : 11/8/1999 – 4444/14 md.) (3)
——————————
(1) 30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi ile değişik şeklidir.
(2) 7/7/2011 tarihli ve 646 sayılı KHK’nin 4 üncü maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan
“maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer
gelirler kontrolörleri” ibaresi “Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları” şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(3) Bu fıkra, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle eklenmiş, ancak 1/1/2003 tarihinde
yürürlüğe gireceği için metne işlenmeden, 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle
yürürlükten kaldırılmıştır.(Sözkonusu fıkra için bakınız: Kanunlar külliyatı 6 ncı cilt sayfa 7598)
3561
Yanılma ve görüş değişikliği: (1)
Madde 369 – (Değişik: 23/7/2010-6009/14 md.)
Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları veya bir
hükmün uygulanma tarzına ilişkin bir içtihadın değişmiş olması halinde vergi cezası kesilmez
ve gecikme faizi hesaplanmaz.
Bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların genel tebliğ veya sirkülerde
değişiklik yapmak suretiyle görüş ve kanaatini değiştirmesi halinde, oluşan yeni görüş ve
kanaate ilişkin genel tebliğ veya sirküler yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olup, geriye
dönük olarak uygulanamaz. Şu kadar ki, bu hüküm yargı mercileri tarafından iptal edilen genel
tebliğ ve sirküler hakkında uygulanmaz.
İzaha davet: (2)
Madde 370 – (Mülga : 30/12/1980 – 2365/89 md.; Yeniden düzenleme: 15/7/2016-
6728/22 md.)
Vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin
ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış
ön tespitler hakkında tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması kaydıyla mükellefler
izaha davet edilebilir. Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu
tespitle sınırlı olarak, bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden
yararlanamaz.
İzaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde izahta bulunulması
durumunda;
1. Mükelleflerce yapılan izah sonucu vergi ziyaına sebebiyet verilmediğinin idarece anlaşılması
hâlinde mükellefler söz konusu tespitle ilgili olarak vergi incelemesine tabi tutulmaz
veya takdir komisyonuna sevk edilmez.
2. Mükelleflerce izahta bulunulan tarihten itibaren 15 gün içerisinde; hiç verilmemiş
olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması
veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve
kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme
zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi
üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın
ikmaline engel teşkil etmez.
——————————
(1) Bu madde başlığı “Yanılma:” iken 23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle, bu madde başlığı metne işlendiği şekilde
yeniden düzenlenmiştir.
3562
Birinci fıkra kapsamında yapılmış ön tespitlerin, verginin bu Kanunun 359 uncu maddesinde
yer alan fiillerle ziyaa uğratılmış olabileceğine ilişkin olması hâlinde bu madde hükümleri
uygulanmaz. Şu kadar ki, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin
işlenmiş olabileceğine dair yapılan ön tespitlerde, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla
yanıltıcı belge tutarının; her bir belge itibarıyla 50 bin (57.000)Türk lirasını geçmemesi ve
mükellefin ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmaması kaydıyla mükellefler
izaha davet edilebilir. Bu fıkrada yer alan tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun
uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. (1)
Maliye Bakanlığı ön tespitin niteliğini, izaha davetin şeklini ve kapsamını, daveti yapacak
ve yapılan izahı değerlendirecek mercii, davet yapılacakları, yapılan izahta kullanılacak
bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Pişmanlık ve ıslah:
Madde 371 – (Değişik: 23/1/2008-5728/281 md.)
Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle
bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara
kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla
vergi ziyaı cezası kesilmez.
1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi
resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen
husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara
geçirilmiş olması şarttır.).
2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi
bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden
evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi
kayıtlara geçirilmiş olması.
3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin
verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tevdi olunması.
4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme
tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi.
5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin
geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette
uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak
onbeş gün içinde ödenmesi.
Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz.
Ölüm:
Madde 372 – Ölüm halinde vergi cezası düşer
Mücbir sebepler:
Madde 373 – Bu kanunda yazılı mücbir sebeplerden her hangi birinin vukua geldiği
malüm ise veya tevsik ve ispat olunursa vergi cezası kesilmez.
——————————
(1) Bu fıkrada kanunla getirilen tutar aynen korunmuş olup, daha sonra 29/12/2017 tarihli ve 30285
(Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) 490 Sıra
No.’lu Tebliği ile 1/1/2018 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktar metne parantez içinde
siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için bu Kanunun sonundaki “ÇEŞİTLİ
MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ” ne bakınız.
3562-1
Ceza kesmede zamanaşımı:
Madde 374 – Aşağıda yazılı süreler geçtikten sonra vergi cezası kesilmez:
1. (Değişik : 23/6/1982 – 2686/42 md.) vergi ziyaı cezasında cezanın bağlı olduğu vergi
alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden; 353 ve mükerrer 355 inci
maddeler uyarınca kesilecek usulsüzlük cezalarında, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın
birinci gününden başlayarak beş yıl (114 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü ceza zamanaşımı
için de geçerlidir.);
2. Usulsüzlükte, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlıyarak
iki yıl;
(Değişik : 22/7/1998 – 4369/81 md.) Ancak 336 ncı madde hükmüne göre vergi ziyaı
cezası ile usulsüzlüğün birleşmesi halinde kesilecek ceza, vergi ziyaı cezası için belli edilen
zamanaşımı süresi içinde kesilir.
Bu süreler içinde ceza ihbarnamesi tebliğ edilmekle zamanaşımı kesilmiş olur.
Vergi cezalarında yapılan hatalar:
Madde 375 – Vergi cezalarında yapılan hatalar, bu kanunda vergi hataları için belli
edilen usul ve şartlara göre düzeltilir.
Vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında indirme
Madde 376 – (Değişik : 22/7/1998 – 4369/17 md.)
İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen
indirimlerden artakalan vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarını mükellef veya
vergi sorumlusu ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine
başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin
bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse:
1. Vergi ziyaı cezasında birinci defada yarısı, müteakiben kesilenlerde üçte biri,
2. Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezasının üçte biri;
İndirilir.
Mükellef veya vergi sorumlusu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını yukarıda
yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden faydalandırılmaz.
Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında
da uygulanır.
3562-2
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Uzlaşma (1)
Uzlaşmanın konusu , kapsamı, komisyonlar ve şekli
Ek Madde 1 – (Ek: 19/2/1963 – 205/22 md.; Değişik : 22/7/1998 – 4369/18 md.)
Mükellef tarafından, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin
vergi ziyaı cezalarının (359 uncu maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi
halinde tarh edilen vergi ve kesilen ceza ile bu fiillere iştirak edenlere kesilen ceza hariç)
tahakkuk edecek miktarları konusunda, vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin kanun hükümlerine
yeterince nüfuz edememekten ya da 369 uncu maddede yazılı yanılmadan kaynaklandığının
veya bu Kanunun 116, 117 ve 118 inci maddelerinde yazılı vergi hataları ile bunun dışında her
türlü maddi hata bulunduğunun veya yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş
farklılığının olduğunun ileri sürülmesi durumunda, idare bu bölümde yer alan hükümler
çerçevesinde mükellefler ile uzlaşabilir. Uzlaşma konusu verginin matrah farkları itibariyle
bölünebildiği durumlarda uzlaşma sadece toplam matrah farkının bu bölümüne isabet eden
vergi kısmı için de yapılabilir. Uzlaşma talebi vergi ihbarnemesinin tebliğ tarihinden itibaren
otuz gün içinde yapılır. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde yeniden
uzlaşma talebinde bulunulamaz. Uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa idarenin nihai teklifi
yazılır. Mükellef dava açma süresinin sonuna kadar teklif edilen vergi ve cezayı kabul ettiğini
yazılı olarak bildirirse bu takdirde uzlaşma sağlanmış sayılır. Mükellef, uzlaşma
görüşmelerinde, bağlı olduğu meslek odasından bir temsilci ve 3568 sayılı Kanuna göre kurulan
meslek odasından bir meslek mensubu bulundurabilir.(2)(3)
Sürekli, geçici ve merkezi uzlaşma komisyonlarının teşkili, uzlaşmaya müracaat etmeye
yetkili olanların belirlenmesi, uzlaşmanın şekli, uzlaşmaya konu edilebilecek vergi, resim ve
harçların belirlenmesi, uzlaşma komisyonlarının yetkileri, uzlaşmanın yapılmasına ilişkin usul
ve esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir. İl özel idareleri ve
belediyelere ait vergi, resim ve harçlar için bu yönetmelik İçişleri Bakanlığınca hazırlanır.
Maliye Bakanlığı vergi incelemesine dayanılarak tarh edilecek vergilerde tarhiyat
öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebilir.
——————————
(1) Bu bölüm ve başlığı, 19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun 22 nci maddesi ile eklenmiştir.
(2) Bu fıkrada yer alan, “Mükellef tarafından, ikmalen, re’sen veya idarece yapılacak tarhiyatta…” ibaresi,
11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle, metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(3) 20/2/2008 tarihli ve 5736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle; bu fıkrada bulunan “(344 üncü maddenin
üçüncü fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilen tarhiyata ilişkin vergi ve ceza hariç)” ibaresi, “(359
uncu maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde tarh edilen vergi ve kesilen ceza
ile bu fiillere iştirak edenlere kesilen ceza hariç)” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
3563
Uzlaşmanın şümulü:
Ek Madde 2 – (Ek : 19/2/1963 – 205/22 md.; Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
Uzlaşma komisyonları:
Ek Madde 3 – (Ek : 19/2/1963 – 205/22 md.; Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
Uzlaşma talebi:
Ek Madde 4 – (Ek : 19/2/1963 – 205/22 md.; Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
Uzlaşma talebinin tetkiki:
Ek Madde 5 – (Ek : 19/2/1963 – 205/22 md.; Mülga : 22/7/1998 – 4369/82 md.)
Uzlaşma komisyonu muamelelerinin kesinliği:
Ek Madde 6 – (Ek : 19/2/1963 – 205/22 md.)
Uzlaşma komisyonlarının tutacakları (…) (1) uzlaşma tutanakları kesin olup gereği vergi
dairelerince derhal yerine getirilir.
(Değişik : 23/6/1982 – 2686/46 md.) Mükellef veya adına ceza kesilen; üzerinde
uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar hakkında dava açılmaz ve hiçbir mercie şikayette
bulunamaz.
Dikkat: (Devamı 3565 inci sayfadadır.)
——————————
(1) Bu fıkrada yeralan “uzlaşma komisyonlarının ek 5 inci maddeye göre tutacak ları” ibaresi, 22/7/1998
tarih ve 4369 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
3564
3565
Uzlaşma ve vergi mahkemesinde dava açma:
Ek Madde 7 – (Ek: 19/2/1963 – 205/22 md.; Değişik: 23/6/1982 – 2686/47 md.)
Müddeti içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef veya ceza muhatabı uzlaşma talep
ettiği vergi veya ceza için, ancak uzlaşma vaki olmadığı takdirde dava açma yoluna gidebilir.
Mükellef veya ceza muhatabı aynı vergi veya ceza için uzlaşma talebinden önce dava
açmışsa dava, uzlaşma işleminin sonuca bağlanmasından önce vergi mahkemelerince
incelenmez; herhangi bir sebeple incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır.
Uzlaşmanın vaki olması halinde mükellef, üzerinde uzlaşılan vergi ve cezaya
(bunlardan birisi üzerinde uzlaşılmış olsa dahi her ikisine); adına sadece ceza kesilmiş bulunan,
üzerinde uzlaşılan işbu cezaya karşı dava açamaz.
Uzlaşmanın vaki olmaması halinde mükellef veya ceza muhatabı; tarhedilen vergiye
veya kesilen cezaya, uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren
genel hükümler dairesinde ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilir. Bu takdirde, dava
açma müddeti bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu müddet tutanağın tebliği tarihinden
itibaren 15 gün olarak uzar.
Uzlaşmanın vaki olmaması halinde, yukarıdaki ikinci fıkra uyarınca durdurulmuş olan
davanın görülmesine, keyfiyetin vergi dairesince işarı üzerine vergi mahkemesinde devam
olunur.
Ödeme:
Ek Madde 8 – (Ek : 19/2/1963 – 205/22 md.)
Uzlaşma konusu yapılan vergi ve cezalar;
1. Uzlaşma vakı olduğu takdirde, uzlaşma tutanağı vergi ve cezaların ödeme
zamanlarından önce ilgiliye tebliğ edilmişse kanuni ödeme zamanlarında; ödeme zamanları
kısmen veya tamamen geçtikten sonra tebliğ edilmişse ödeme süreleri geçmiş olanlar uzlaşma
tutanağının tebliğinden itibaren bir ay içinde;
2. (Değişik : 23/6/1982 – 2686/48 md.) Uzlaşma vaki olmadığı takdirde, bu Kanunun
112 ve 368 inci maddeleri hükümleri ile 2577 sayılı İdari Yargılma Usulü Kanununun 27 nci
maddesinin 8 numaralı bendi hükmü dairesinde;
ödenir.
Uzlaşma ve cezalarda indirme:
Ek Madde 9 – (Ek : 19/2/1963 – 205/22 md.)
Bu bölüm uyarınca üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında 376 ncı madde
hükümleri; hakkında 376 ncı madde hükümleri uygulanan vergi ve cezalar için bu bölüm
hükümleri uygulanmaz. Ancak, ceza muhatabının, uzlaşma tutanağını imzalayıncaya kadar
uzlaşma talebinden vazgeçtiğini beyanla hadiseye 376 ncı maddenin uygulanmasını isteme
hakkı mahfuzdur.
Tüzük:
Ek Madde 10 – (Ek: 19/2/1963 – 205/22 md.; Mülga: 26/12/1993 – 3946/38 md.)
3566
Tarhiyet öncesi uzlaşma:
Ek Madde 11 – (Ek : 4/12/1985 – 3239/33 md.)
(Değişik birinci fıkra : 11/8/1999 – 4444/7 md.) Maliye Bakanlığı, vergi incelemesine
dayanılarak tarh edilecek vergilerle kesilecek cezalarda (359 uncu maddede yazılı fiillerle vergi
ziyaına sebebiyet verilmesi halinde tarh edilecek vergi ve kesilecek ceza ile bu fiillere iştirak
edenlere kesilecek ceza hariç) tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebilir. (1)
Tarhiyattan önce uzlaşmaya varılması halinde tutanakla tespit edilen bu husus hakkında
dava açılamaz ve hiçbir mercie şikayette bulunulamaz. (Ek : 3/12/1988 – 3505/10 md.)
Uzlaşılan vergi miktarı üzerinden, bu Kanunun 112 nci maddesine göre gecikme faizi
hesaplanır.
Tarhiyat öncesi uzlaşmanın temini edilememiş veya uzlaşma müzakeresinde uzlaşmaya
varılamamış olması halinde mükellefler veya ceza muhatabı olanlar verginin tarhından ve
cezanın kesilmesinden sonra uzlaşma talep edemezler.
Tarhiyat öncesi uzlaşmaya ilişkin esas ve usuller Yönetmelikte belirtilir.
Ücretlilere vergi iadesinde uzlaşma:
Ek Madde 12 – (Ek: 4/12/1985 – 3239/33 md.)
2978 sayılı Ücretlilere Vergi İadesi Hakkında Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca kesilen
cezalar uzlaşma mevzuuna dahildir.
Ek Madde 13 – (Ek : 24/3/1988 – 3418/32 md.)(3)
(Fıkra 1,2,3 Mülga: 20/6/2001-4684/15 md)
4. (…)(2)
a) (Mülga : 11/10/2011-KHK-666/1 md.)
b) (Mülga: 11/10/2011-KHK-666/1 md.)
c) (Mülga: 11/10/2011-KHK-666/1 md.)
d) (Ek: 28/12/2001-4731/4 md.; Mülga: 11/10/2011-KHK-666/1 md.)
(…) (2)
(Mülga paragraf: 11/10/2011-KHK-666/1 md.)
(Ek : 26/12/1993 – 3946/2 md. ; Mülga paragraf: 11/10/2011-KHK-666/1 md.)
(Ek : 26/12/1993 – 3946/2 md. ; Mülga paragraf: 11/10/2011-KHK-666/1 md.)
(Ek : 26/12/1993 – 3946/2 md. ; Mülga paragraf: 11/10/2011-KHK-666/1 md.)
(Mülga beşinci fıkra: 20/6/2001-4684/15 md.)
6. (Ek: 7/7/2011-KHK-646/4 md.; Mülga: 11/10/2011-KHK-666/1 md.)
——————————
(1) 20/2/2008 tarihli ve 5736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle; bu fıkrada bulunan “(344 üncü maddenin
üçüncü fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezası kesilecek tarhiyata ilişkin vergi ve ceza hariç)” ibaresi “(359
uncu maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde tarh edilecek vergi ve kesilecek
ceza ile bu fiillere iştirak edenlere kesilecek ceza hariç)”şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu fıkrada yer alan “Maliye Bakanı:” ve “Yetkilidir.” ibareleri 11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı
KHK’nin 1 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.
(3) 11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı KHK ile bu maddede yapılan düzenlemeler; 10/10/2013 tarihli ve
28791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 27/12/2012 tarihli ve E.: 2011/139,
K.: 2012/205 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.
3566-1
BEŞİNCİ KİTAP
Vergi Davaları (1)
Vergi mahkemesinde dava açmaya yetkili olanlar:
Madde 377 – (Değişik : 23/6/1982 – 2686/50 md.)
Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, tarh edilen vergilere ve kesilen
cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilirler.
Vergi dairesi tadilat ve takdir komisyonlarınca tahmin ve takdir olunan matrahlara karşı
vergi mahkemesinde dava açabilir.
Belediyelerde dava açma yetkisini belediye adına varidat müdürü, olmayan yerlerde
hesap işleri müdürü veya o görevi yapan kullanır.
(Değişik dördüncü fıkra: 28/3/2007-5615/20 md.) Vergi dairesi başkanlıkları ile vergi
daireleri, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca belirlenen tutarları aşan davalarda Gelir
İdaresi Başkanlığının (İl özel idareleri ile belediyeler, valilerin) muvafakatını almadan vergi
mahkemesi kararları aleyhine temyiz yoluna gidemezler.
(Ek : 4/12/1985 – 3239/34 md.; Değişik beşinci fıkra: 28/3/2007-5615/20 md.) Gelir
İdaresi Başkanlığı, tespit edeceği hadlerle sınırlı olmak şartıyla, muvafakat verme yetkisini
vergi dairesi müdürlüklerinin taraf bulunduğu davalar için vergi dairesi başkanlıklarına ve/veya
defterdarlıklara devredebilir.
——————————
(1) Bu başlık, 23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi ile değiştirilmiş, ayrıca “1. Kısım”
ve “1. bölüm” başlıkları da kaldırılmıştır.
3566-2
3566-3
Dava konusu: (1)
Madde 378 – (Değişik : 23/6/1982 – 2686/51 md.)
Vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi,
tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması; tevkif yoluyla alınan vergilerde
istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması
lazımdır.
Mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere
karşı dava açamazlar. Bu Kanunun vergi hatalarına ait hükümleri mahfuzdur.
Mükerrer Madde 378 – (Ek : 21/1/1983 – 2791/13 md.)
Danıştay ve Vergi Mahkemelerinde yapılacak duruşmalarda, iddia ve savunmanın
gerekli kıldığı hallerde, mahkeme vergi davasına konu olan tarhiyatın dayanağı incelemeyi
yapmış bulunan inceleme elemanları ile, mükellefin duruşmada hazır bulundurduğu mali
müşaviri veya muhasebecisini de dinler.
Madde 379 – 412 – (6/1/1982 – 2577/63 md. gereğince bu kanuna göre kurulan
vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten itibaren mülgadır.)
Mükelleflerin izahat talebi: (2)
Madde 413 – (Değişik: 23/7/2010-6009/15 md.)
Mükellefler, Gelir İdaresi Başkanlığından veya bu hususta yetkili kıldığı makamlardan,
vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri
hususlar hakkında yazı ile izahat isteyebilir.
——————————
(1) 23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun 51 inci maddesiyle değişik şeklidir.
(2) Bu madde başlığı “Mükelleflerin izahat talebinde bulunabilecekleri:”iken, 23/7/2010 tarihli ve 6009
sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
3566-4
Gelir İdaresi Başkanlığı, kendisinden istenecek izahatı özelge ile cevaplandırabileceği
gibi, aynı durumda olan tüm mükellefler bakımından uygulamaya yön vermek ve açıklık
getirmek üzere sirküler de yayımlayabilir.
Sirküler ve özelgeler, Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde, Gelir İdaresi Başkanı veya
tevkil edeceği bir başkan yardımcısının başkanlığında en az üç daire başkanından müteşekkil bir
komisyon marifetiyle oluşturulur.
Söz konusu komisyonda oluşturulmuş sirküler veya özelgeler ile konu, kapsam ve ilgili
olduğu mevzuat bakımından tamamen aynı mahiyeti taşıyan bir hususta izahat talebinde
bulunulması halinde, komisyon tarafından oluşturulan sirküler veya özelgelere uygun olmak
şartıyla Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatı tarafından da özelgeler verilebilir.
Sirküler ve vergi mahremiyetine ilişkin hükümler gözönünde bulundurulmak şartıyla
özelgeler, Gelir İdaresi Başkanlığınca internet ortamında yayımlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılan
yönetmelikle belirlenir.
Son Hükümler
Özel kanunlardaki hükümlerin saklı olduğu:
Madde 414 – Özel kanunlarda 5432 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerinin
uygulanacağı belirtilen hallerde bu kanunun mezkür hükümlere tekabül eden maddeleri
uygulanır.
Yetki:
Mükerrer Madde 414 – (Ek: 4/12/1985 – 3239/35 md.; Değişik: 22/7/1998 – 4369/19
md.)
Bu Kanunun; 104, mükerrer 115, 177, 352 (Kanuna bağlı cetvel), 353 ve 356 ncı
maddelerinde yer alan maktu had ve miktarlar 1/1/1998 tarihi itibariyle geçerli olan had ve tutarlarına,
232 nci maddesinde yer alan 1.000.000 lira, 15.000.000 liraya, 252 nci maddesinde yer alan yüz kuruş,
100.000 liraya, 313 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan 500.000 lira, 50.000.000 liraya, 343 üncü
maddesinde yer alan 100 ve 2.500 liralar sırasıyla, 500.000 ve 1.000.000 liralara yükseltilmiştir.
Maliye Bakanlığı; bu Kanunun 26,35 ve 366 ncı maddelerinde yer alan tahakku fişi ile
vergi ve ceza ihbarnamelerinin şekli ve ihtiva edeceği bilgilerde değişiklik yapmaya ve bunları
vergi dairesi adına tanzim edecek olanları belirlemeye yetkilidir.
(Değişik : 22/7/1998 – 4369/19 md.) Bu Kanunda yer alan maktu hadler ile asgari ve
azami miktarları belirtilmiş olan para ile ödenecek ceza miktarları,her yıl bir önceki yıla ilişkin
olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır.
Bu şekilde hesaplanan maktu had ve miktarların yüzde beşini aşmayan kesirler dikkate alınmaz.
Bakanlar Kurulu, bu suretle tespit edilen had ve miktarları yarısına kadar artırmaya veya
indirmeye, nispi hadleri ise iki katına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye veya tekrar
kanuni seviyesine getirmeye yetkilidir.
Kaldırılan hükümler:
Madde 415 – 5432 sayılı Vergi Usul Kanunu ile bu kanunun bazı hükümlerini
değiştiren 5815, 6094 ve 6935 sayılı kanunlar ile 5887 sayılı Harçlar Kanununun 116 ncı
maddesi, 120 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 121 inci maddesinin dördüncü fıkrası
ile 123 üncü maddesi, 6085 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 9 uncu maddesinin (E) fıkrası,
6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 64 üncü maddesi,
3567
6936 sayılı Hususi Otomobil vergisi Kanununun 12 nci maddesi, 7338 sayılı Veraset ve
İntikal Vergisi Kanununun 15 inci maddesi ve diğer kanunların bu kanuna uymıyan hükümleri
kaldırılmıştır.
Vergi idaresini geliştirme fonu:
Mükerrer Madde 415 – (Ek : 4/12/1985 – 3239/36 md;
Mülga : 24/3/1988 – 3418/42 md.)
Götürü matrahlar:
Geçici Madde 1 – 5432 sayılı kanunun 40 ıncı maddesi mucibince tesbit edilip bu
kanunun yürürlüğe girdiği tarihte vergi tarhına esas tutulmakta olan götürü matrahlar 1961 yılı
vergileri için de uygulanır.
İlk tatbik yılında komisyonların teşkili ve ödevleri:
Geçici Madde 2 – Zirai kazançlar merkez ve il komisyonları bu kanunun yayınlandığı
tarihten başlıyarak en geç bir ay içinde, komisyon başkanlarının daveti üzerine kurulur.
Zirai kazançlar merkez komisyonuna Ziraat Odaları Birliği tarafından seçilecek
temsilci, işbu birliğin teşekkül edeceği tarihe kadar Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları,
Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği tarafından seçilir.
Merkez komisyonu, bu kanunun 46 ncı maddesinde mevzuubahis yönetmeliği ilk
toplantı tarihinden itibaren en geç üç ay içinde hazırlıyarak yürürlüğe koyar
Geçici Madde 3 – Kanunun ilk uygulama yılında, vergiye tabi çiftçilerin zirai
kazançları, satış tutarlarına bakılmaksızın götürü gider usulüne göre tesbit olunur.
Dileyenler, vergi dairesine, en geç, kanunun mer’iyete girdiği tarihten itibaren bir ay
içinde ve yazılı olarak müracaatta bulunmak şartiyle, gerçek kazanç esasını ihtiyar edebilirler.
Geçici Madde 4 – Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte veya sonraki yıllarda bilanço
esasına göre Gelir ve Kurumlar Vergisi mükellefiyetine girecek olanlar açılış bilanço ve
envanterini tanzim ederken işletmeye dahil iktisadi kıymetleri bu kanunun üçüncü kitabında
yazılı hükümler dairesinde değerlendirirler. Maliyet bedeli ile değerlenmesi icap eden
kıymetlerin bu bedeli bilinmiyorsa maliyet bedeli yerine mükelleflerin bizzat belli edecekleri
alış emsal bedeli değerlemeye esas tutulur.
Vergi incelemesi neticesinde alış emsal bedelinin fazla hesap edildiğinin anlaşılması
halinde mükellef hakkında vergi ziyaı (…) (1) veya usulsüzlük cezaları uygulanmaz.
Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin değerlenmesi:
Geçici Madde 5 – (Değişik : 19/2/1963 – 205/24 md.)
Bu kanunun mer’iyete girdiği tarihte veya mütaakıp yıllarda ticari, zirai veya mesleki
kazançları dolayısiyle yeniden Gelir Vergisine girecek veya basit usulden gerçek usule geçecek
olan mükellefler ile öteden beri faaliyete devam eden serbest meslek erbabınının (…)(1)
amortismana tabi iktisadi kıymetleri maliyet bedeli, maliyet bedeli bilinmiyorsa
——————————
(1) Bu maddelerde yeralan “kusur” ve “götürü usulden (Zirai kazançlarda götürü gider usulü dahil) gerçek
usule geçecek olan mükelleflerin” ibareleri, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanununun 81 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
3568
bizzat kendilerince alış tarihindeki rayice göre tahmin olunacak bedeli ile değerlenir. Şu kadar
ki, bu kıymetlerin alış tarihleri ile mükellefiyete giriş veya gerçek usule geçiş tarihi arasındaki
yıllara ait amortismanlar tutarı bu değerden düşülür ve bakiyesinin amortismanına devam
olunur.
Mükellefçe tahmin olunacak bedelin fazla hesaplandığının tesbiti halinde bundan dolayı
adına ceza kesilmez.
Ceza hükümlerinin şümulü:
Geçici Madde 6 – Bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş fiiller hakkında,
bu fiillerin işlendiği tarihte 5432, 5815 ve 6094 sayılı kanunların yürürlükte bulunan vergi
cezalarına ve hileli vergi suçlarına mütaalik hükümleriyle bu kanunun hükümlerinden hangisi
mükellefin veya suçu işliyen kimsenin lehine ise o hüküm uygulanır.
Yukarıki fıkra hükmü, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesilmiş olup da
henüz kesinleşmemiş veya tahsil edilmemiş olan vergi cezalariyle ceza mahkemelerince
hükmolunan cezalara da şamildir.
Ceza indiriminden faydalanacak olanlar:
Geçici Madde 7 – Mükellef veya vergi sorumluları bu kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren iki ay içinde vergi dairesine müracaatle itiraz süresi geçmiş veya henüz son
bulmamış vergi ve cezaları için bu kanunun 376 ncı maddesindeki şartları yerine getirdikleri
takdirde mezkür madde hükümlerinden faydalandırılırlar.
Kazanç sayılmıyacak farklar:
Geçici Madde 8 – Bu kanunun 328 ve 329 uncu maddelerinin uygulanmasında 1945
yılının sonundan önce satınalınmış veya inşa ettirilmiş veyahut trampa yolu ile iktisabedilmiş
olan gayrimenkuller ile bunların mütemmim cüzülerinin (Sabit tesisatta makinalar dahil) ve
teferruatının ve gayrımenkul olarak tescil edilen hakların satışından ve bu mallar ve haklar için
alınan sigorta tazminatından doğan farklar kazanç sayılmaz.
Bu Kanunun belediye vergi ve resimlerine uygulanacağı tarih:
Geçici Madde 9 – Belediyelere ait vergi, resim ve harclar hakkında bu kanunun vergi
hatalarına ve bunların düzeltilmesine ve vergi ihtilaflarına mütaallik hükümleri yayımı
tarihinden ve diğer hükümleri 1 Ocak 1963 tarihinden başlıyarak uygulanır.
Müdevver mahsullerin değerlenmesi:
Geçici Madde 10 – (Ek : 19/2/1963 – 205/25 md.)
Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte veya mütaakıp yıllarda zirai kazançları dolayısiyle
zirai işletme hesabı veya bilanço esasında yeniden Gelir Vergisine girecek veya götürü gider
usulünden gerçek usullere geçecek çiftçiler, mükellefiyete girdikleri veya gerçek usullere
geçtikleri yıla devredilen zirai mahsullerini maliyet bedeli ile, bu bedel belli değilse bizzat tayin
edecekleri bedel ile değerlendirirler ve çiftçi işletme defterinin giderler tablosuna bir kalemde
kaydederler; bilanço esasında ise açılış bilançosunda gösterirler.
Mükellefçe tayin edilecek bu bedelin fazla hesaplandığının tesbiti halinde bundan dolayı
adına ceza kesilmez.
İlk defa götürü gider usulünde vergiye tabi olacak çiftçilerin evvelki
yıllardan devreden mahsullerinin satış hasılatının vergilendirilmesinde, kazançlarını Gelir
3569
Vergisi Kanununun 54 üncü maddesinin 1 numaralı bendine göre tesbit edecekler gerçek
miktarları ile indirilebilecek giderlerinin, kazançlarını aynı maddenin 2 numaralı bendine göre
tesbit edecekler ise bilümum giderlerinin hesabında evvelki yıllarda ödenmiş olan bu kabil
masraflardan sadece satışın yapıldığı yıla devreden mahsullere isabet eden kısımları nazara
alınır.
Geçici Madde 11 – (Bu madde hükmü 25/3/1987 tarih ve 3332 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesi ile Mükerrer 298 inci maddeye dönüştürülmüş ve yerine işlenmiştir.)
Geçici Madde 12 – (Ek : 4/12/1985 – 3239/38 md.)
4/1/1961 gün ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 49 uncu maddesinin bu
Kanunla değişmeden önceki hükümlerine göre, takdir edilen asgari ölçüde arsa metrekare birim
değerleri ile ilgili olarak dava açma ve açılan davalara cevap verme konusunda Maliye ve
Gümrük Bakanlığına bağlı vergi dairelerine mevdu görev ve yetkiler devam eder; kesinleşen
değerler bu vergi dairelerince, takdir komisyonu kararları ve varsa yargı mercii kararları ile
birlikte ilgili belediyelere derhal bildirilir. Emlak Vergisi Kanununun uygulamasında, altıncı
genel beyan döneminin başlayacağı yıla kadar kesinleşen bu değerler geçerli olur.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 72 nci maddesinin bu Kanunla değişmeden önceki
hükümlerine göre kurulan takdir komisyonlarının asgari ölçüde arsa metrekare birim değer
tespitine ilişkin görev ve yetkileri 1 Mart 1986 tarihine kadar, bu değerlerle ilgili olarak açılacak
davalarla ilgili görev ve yetkileri söz konusu davalar sonuçlanıncaya kadar devam eder.
Geçici Madde 13 – (Ek: 4/12/1985 – 3239/38 md.)
Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinde yer alan ve bu Kanunla artırılan hadler,
önceki yılların hadlerine bağlı olmaksızın 1986 yılında tutulacak defterler için de uygulanır.
Geçici Madde 14 – (Ek : 4/12/1985 – 3239/38 md. İptal: Anayasa Mah.nin 19/3/1987
tarih ve E. 1986/5, K. 1987/7 sayılı kararı ile.)
Geçici Madde 15 – (Ek : 4/12/1985 – 3239/38 md. İptal: Anayasa Mah.nin 19/3/1987
tarih ve E. 1986/5, K. 1987/7 sayılı kararı ile.)
Geçici Madde 16 – (Ek : 24/3/1988 – 3418/33 md.)
213 sayılı Vergi Usul Kanununa 3239 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle ilave edilen
mükerrer 415 inci maddeyle kurulan “Vergi İdaresini Geliştirme Fonu”, bu Kanunun yürürlük
tarihi itibariyle mevcut bütün aktif ve pasifiyle birlikte aynen Vergi Usul Kanununun ek 13
üncü maddesi ile kurulan “Gelir İdaresini Geliştirme Fonu”na devredilmiştir.
Vergi İdaresini Geliştirme Fonu’nun sözleşmelerde taraf olmaktan doğan hak ve
borçları, Gelir İdaresini Geliştirme Fonu’na intikal eder.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Vergi İdaresini Geliştirme Fonu, başka bir işleme
gerek kalmaksızın infisah eder.
Vergi İdaresini Geliştirme Fonu ile Gelir İdaresini Geliştirme Fonu, devir nedeniyle
doğacak her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
Geçici Madde 17 – (Ek : 15/12/1990 – 3689/2 md.)
1/1/l991 tarihinden geçerli olmak üzere 10 yıl süre ile; bu Kanuna, 3418 sayılı Kanunun
32 nci maddesiyle eklenen ek 13 üncü maddenin 2 numaralı fıkrasında yer alan %0 5 oranı % 1
olarak; 4 numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan % 30 oranı, vergi incelemesine yetkili
Maliye ve Gümrük Bakanlığı merkez denetim elemanları ve münhasıran Gelirler Genel
Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatında çalışan personel için % 45, Bakanlığın diğer yurtiçi
personeli için % 35 olarak uygulanır.
3570
Geçici Madde 18 – (Ek : 24/6/1994 – 4008/23 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce aktife giren iktisadi kıymetler hakkında
aktife alındıkları yılda yürürlükte olan hükümlere göre amortisman ayrılmasına devam olunur.
Geçici Madde 19 – (Ek : 22/7/1998 – 4369/20 md.)
İşletme hesabı esasında defter tutan mükellefler diledikleri takdirde,Vergi Usul
Kanununun 180 inci maddesindeki şartlar dikkate alınmaksızın 31/12/2000 tarihine kadar
işletme hesabı esasına göre defter tutmaya devam ederler.
Geçici Madde 20 – (Ek : 22/7/1998 – 4369/20 md.)
1998 yılı geçici vergi uygulaması bakımından; Hazine Bonosu, Devlet Tahvilleri ve
Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresi Başkanlıklarınca çıkarılan
menkul kıymetler alış bedeli ile değerlenir.
Geçici Madde 21 – (Ek : 22/7/1998 – 4369/20 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş fiiller hakkında kesilecek cezalarda,
bu fiillerin işlendiği tarihte 213 sayılı Vergi Usul Kanununun yürürlükte bulunan vergi
cezalarına ait hükümleri; hükmolunacak cezalar hakkında ise, bu fiillerin işlendiği tarihte
yürürlükte bulunan hükümler ile bu Kanun hükümlerinden lehe olanı uygulanır. (…) (1)
Geçici Madde 22 – (Ek : 22/7/1998 – 4369/20 md.)
Diğer kanunlarda Vergi Usul Kanununun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan kaçakçılık,
ağır kusur ve kusur cezalarına yapılan atıflar Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesinde yer
alan vergi ziyaı cezasına yapılmış sayılır.
Geçici Madde 23 – (Ek : 11/8/1999 – 4444/7 md.)
1/1/1999 tarihi ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih arasındaki vergilendirme
dönemlerine ilişkin olarak yapılan ve uzlaşma talep edildiği halde henüz uzlaşma günü
verilmemiş veya uzlaşma günü verilmiş ancak uzlaşma görüşmesi yapılmamış veya uzlaşma
talep süresi geçmemiş olan vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda; vergi ziyaı cezası için de uzlaşma
talebinde bulunulabilir.
Geçici Madde 24 – (Ek : 27/1/2000 – 4503/10 md.)
17.8.1999 ve 12.11.1999 tarihlerinde deprem felaketine maruz kalan yörelerde, gelir
veya kurumlar vergisi mükellefiyet kaydı bulunan kişilerden alacağı bulunan mükellefler, bu
Kanunun 322 ve 323 üncü maddeleri hükümlerinin uygulanmasında bu madde hükmünü de
dikkate alırlar.
Karşılık ayrılmak veya zarar yazılmak istenen alacak;
1.Alacağın bulunduğu yerdeki deprem tarihinden önce doğmuş olmalıdır.
2.Varlığı Vergi Usul Kanununda sayılan belgeler ile tevsik edilmelidir.
Borçlunun mal varlığının en az üçte birini kaybettiğine ilişkin olarak açılmış tespit
davası üzerine verilen karar, alacağın dava veya icra safhasına geldiğini gösterir ve bu nevi
alacaklar için pasifte karşılık ayrılabilir.
Alacaklı ve borçlunun her türlü muvazaadan ari olarak sulh olmaları ve bu konuda
düzenleyecekleri bir belgeyi karşılıklı olarak imzalamaları halinde bu belge kanaat verici belge
sayılır ve belgeye konu alacak değersiz alacak addolunur.
Maliye Bakanlığı 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensubunca düzenlenmiş
ve üçüncü fıkrada belirtilen şartların mevcudiyetini gösteren tasdik raporunu kanaat verici
vesika olarak kabul edebilir. Ancak bu vesika borçlu yönünden vazgeçilen alacak sayılmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul Maliye Bakanlığınca belirlenir.
——————————
(1) Bu kısımda yer alan “Şu kadar ki, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kesinleşmiş mahkumiyet
kararları hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz” şeklindeki son tümce, Anayasa Mahkemesinin
6/7/2000 tarih ve E.: 2000/21, K.: 2000/16 sayılı kararı ile iptal edildiği için metinden çıkarılmıştır.
3570-1
Geçici Madde 25- (Ek:17/12/2003-5024/5 md.)
31.12.2003 tarihli bilançoda yer alan parasal olmayan kıymetler aşağıdaki hükümlere
göre, bu maddede hüküm bulunmayan hallerde ise Vergi Usul Kanununun bu Kanunla değişik
mükerrer 298 inci maddesinde yer alan hükümlere göre düzeltilir:
a) Düzeltme işlemi, Türkiye geneli için hesaplanan toptan eşya fiyatları genel endeksi
göz önünde bulundurularak Maliye Bakanlığınca belirlenen düzeltme katsayıları kullanılarak
yapılır. Düzeltme işlemi 1970 yılından itibaren uygulanır. Bu yıldan önce aktif ve pasife giren
kalemler 1970 yılında girmiş kabul edilir.
b) Maddî duran varlıklar maliyet bedeli, malî duran varlıklar ise alış bedeli üzerinden
düzeltmeye tâbi tutulur.
c) Maddî duran varlıklar, malî duran varlıklar ve özel tükenmeye tâbi varlıklar ile
stokların maliyet veya alış bedelleri içinde yer alan ve tevsik edilebilen reel olmayan finansman
maliyeti, ilgili varlığın maliyet veya alış bedelinden düşülür. Mükelleflerin reel olmayan
finansman maliyetini tevsik edememeleri halinde:
1) Son beş hesap dönemi içinde aktife giren kıymetlerin maliyet bedeline dahil edilen
finansman giderlerinin reel olmayan kısımları; toplam finansman maliyetlerine, ilgili döneme
ait TEFE artış oranının dönem ortalama ticarî kredi faiz oranına bölünmesi sonucunda
belirlenen oranlar uygulanmak suretiyle bulunan tutar, maliyet ve alış bedelinden düşülür.
2) Söz konusu beş hesap döneminden önce aktife giren kıymetlerin maliyet bedeline
dahil edilen finansman giderleri maliyet veya alış bedellerinden düşülmez.
3) (Ek: 16/7/2004-5228/11 md.) Reel olmayan finansman maliyetinin tevsik edilebilir
olması halinde de (1) numaralı alt bentte belirtilen yöntem kullanılabilir. Amortisman süresi
bitmemiş olan kıymetlere ilişkin maliyet veya alış bedelinden düşülen reel olmayan finansman
maliyetinden amortisman ayrılmamış tutar, 2004 ve sonraki dönemlerde, beş yılda ve eşit
taksitte dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınır.
d) Birikmiş amortismanlar, ait oldukları kıymetin bilanço tarihindeki değerinde
düzeltme sonrasında ortaya çıkan artış oranı dikkate alınarak düzeltilir.
e) Öz sermaye kalemlerinin düzeltilmesinde, 1.1.2004 tarihinden önce ayrılan yeniden
değerleme değer artış fonu gibi fonlar öz sermayeden düşülür. Bu ve benzeri fonların
sermayeye ilavesi nedeniyle oluşan sermaye artışları sermaye artışı olarak dikkate alınmaz ve
enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmaz.
f) 2003 yılı hesap dönemine ait beyannamede yer alan indirilemeyen geçmiş yıl malî
zararları ile carî dönem malî zararları matrahın tespitinde mukayyet değerleri ile dikkate alınır.
g) 31.12.2003 tarihli bilançonun düzeltilmiş aktif toplamından düzeltilmiş sermaye,
düzeltilmiş hisse senetleri ihraç primleri ve düzeltilmiş hisse senedi iptal kârları ile borç
toplamının çıkarılması sonucu bulunan fark, geçmiş yıllar kâr/zararı hesabında gösterilir. Bu
şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârı vergiye tâbi tutulmaz, geçmiş yıl zararı ise zarar olarak
kabul edilmez.
3570-2
Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba
nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile
ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tâbi tutulur. (Değişik ikinci cümle: 16/7/2004-
5228/11 md.) Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon farkları düzeltme sonucu oluşan
geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave
edilebilir; bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.
h) Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun
yüksek enflasyon döneminde malî tabloların düzeltilmesine ilişkin düzenlemelerine göre
31.12.2003 tarihli bilançolarını düzeltmek zorunda olan mükellefler, söz konusu bilançolarını
bu madde uyarınca yeniden düzeltmeyebilirler. (Ek cümle: 16/7/2004-5228/11 md.) Ancak bu
şekilde düzeltme yapanlar, bu Kanuna göre ayrılabilecek tutardan fazla amortisman veya
karşılık ayıramaz.
ı) Yıllara sarî inşaat ve onarma işlerine ait maliyet ve istihkak tutarları ile ilgili olarak
31.12.2003 tarihinde oluşan düzeltme farkları işin bitiminde kâr/zarar tutarının tespitinde
dikkate alınmaz.
j) 2004 yılı hesap döneminden itibaren ilk defa bilanço esasına geçen mükellefler bu
maddede yer alan esaslara göre düzeltme yaparlar.
k) Kendisine özel hesap dönemi tayin edilen mükelleflerde; 31.12.2003 tarihli bilanço,
2004 yılı içinde biten hesap dönemi sonundaki bilançoyu, 2003 yılı hesap dönemi, 2004 yılı
içerisinde biten hesap dönemini, 1.1.2004 tarihi 2004 yılı içinde başlayan hesap döneminin
başındaki tarihi ifade eder.
l) (Ek: 16/7/2004-5228/11 md.) Bu madde uyarınca düzeltilen kalemlerin elden
çıkarılması halinde, bunlara ilişkin enflasyon düzeltme farkları maliyet bedeli addolunur. Şu
kadar ki, amortismana tâbi olmayan kıymetlerin düzeltilmiş değerinin altında bir bedelle
satılması halinde, düzeltilmiş değerle düzeltme öncesi değer arasındaki farka isabet eden zarar,
gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmaz.
Geçici Madde 26- (Ek: 17/12/2003-5024/5 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce aktife giren iktisadi kıymetler hakkında
aktife alındıkları yılda yürürlükte olan sürelere göre amortisman ayrılmasına devam olunur.
Geçici Madde 27- (Ek: 30/3/2006 – 5479/13 md.)
1/1/2006 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak bu tarihten sonra ortaya çıkan ve
vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren fiiller için ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında
vergi ziyaı cezası kesilir. Bu ceza; vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet
verenlere üç kat, bu fiillere iştirak edenlere bir kat, vergi incelemesine veya takdir komisyonuna
sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanunî süresi geçtikten sonra verilen
vergi beyannameleri için de yüzde elli oranında uygulanır.
Geçici Madde 28- (Ek: 23/7/2010-6009/16 md.)
1/1/2005 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak, bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten önce matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk edilmiş olup, komisyonca takdir
edilen matrah üzerinden 31/12/2012 tarihine kadar tarh ve tebliğ edilmeyen vergiler
zamanaşımına uğrar. Bu hüküm, 374 üncü maddede yer alan ceza kesmede zamanaşımı
açısından da uygulanır.
Fazla veya yersiz tahsilatta faiz ödemesi:
Geçici Madde 29- (Ek: 31/5/2012-6322/16 md.)
Bu Kanunun 112 nci maddesinin (4) numaralı fıkrası, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanır.
3570-3
Ceza hükümlerinde uygulama:
Ek Geçici Madde 1 – (Ek : 30/12/1980 – 2365/97 md.)
Bu Kanun yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş fiiller hakkında, bu filllerin işlendiği
tarihte 213 sayılı Vergi Usul Kanununun yürürlükte bulunan vergi cezalarına ait hükümleri
uygulanır.
Ceza kesmede zaman aşımı:
Ek Geçici Madde 2 – (Ek : 30/12/1980 – 2365/97 md.)
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki dönemlere ait vergi cezaları hakkında ilgili
dönemde yürürlükte bulunan ceza kesmede zamanaşımı hükümleri uygulanır.
Ek Geçici Madde 3 – (Ek : 30/12/1980 – 2365/97 md.)
Vergi kanunlarına göre ticari, zirai ve mesleki faaliyetleri dolayısıyla ilgili vergi
dairelerine mükellefiyet kayıtlarını yaptırmaları gerektiği halde, 31/3/1981 tarihine kadar bu
mükellefiyetlerini tescil ettirmemiş bulunanlar hakkında, Vergi Usul Kanununda öngörülmüş
olan diğer ceza hükümleri ile birlikte aynı Kanunun 360 ncı maddesi hükmü de uygulanır.
Ek Geçici Madde 4 – (Ek : 30/12/1980 – 2365/97 md.)
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 221 inci maddesinde yer alan defter tasdik süreleri,
1981 takvim yılında tutulacak defterler için bir ay uzatılmıştır.
Ek Geçici Madde 5 – (Ek : 30/12/1980 – 2365/97 md.)
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 46 ncı maddesinde yapılan değişiklik
nedeniyle, 1981 yılında götürü matrahlara ilişkin olarak yapılacak takdirler için 213
sayılı Vergi Usul Kanununun 40 ıncı maddesinin 2 numaralı bendinde yazılı olan süre 1981 yılı
Mart ayı sonuna kadar uzatılmıştır.
Ek Geçici Madde 6 – (Ek : 30/12/1980 – 2365/97 md.)
2343 sayılı Kanunla 1/3/1981 tarihinden itibaren 210 sayılı Değerli KağıtlarKanunu
kapsamına alınan faturalarla ilgili yeni düzenlemelere geçilinceye kadar, gerçek veya
tüzelkişiler, ellerinde bulundurdukları faturalarını kullanabilirler. Ancak bu faturaların değerli
kağıt bedellerinin makbuz karşılığı tahsili suretiyle defterdarlıklarca tasdiki şarttır.
Ek Geçici Madde 7 – (Ek : 30/12/1980 – 2365/97 md.)
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 117 nci maddesine ilişkin olarak 1981
yılında yapılacak tespitler için aynı maddenin son fıkrasında yazılı süreyi iki aya kadar
uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Ek Geçici Madde 8 – (Ek: 30/12/1980 – 2365/97 md.)
1980 vergilendirme dönemindeki iş hacmi itibariyle 1931 yılında tüccarların defter
tutma bakımından girecekleri sınıfların tayininde, bu Kanunun 26 ncı maddesiyle değiştirilen
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesindeki hadler esas alınır.
Ek Geçici Madde 9 – (Ek : 23/6/1982 – 2686/52 md.)
1981 takvim yılı peşin ödeme derecelerine yapılan itirazlar hakkında bu Kanunun 53
üncü maddesi ile kaldırılan Mükerrer 86 ncı madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Şu kadar ki, Merkez Özel Komisyonu tarafından görüşülerek sonuçlandırılan itirazlardan Resmi
Gazete’de ilan edilmemiş olanlar hakkında sözü edilen maddenin ilana ilişkin hükmü
uygulanmaz.
3570-4
Ek Geçici Madde 10 – (Ek : 23/6/1982 – 2686/52 md.)
Bu Kanunun 36 ncı maddesi ile değişik Vergi Usul Kanununun 298 inci maddesi
hükümlerinin yürürlüğe gireceği tarihten önceki dönemlere ilişkin olarak yapılacak rayiç
bedel takdirleri dolayısıyla anılan Kanunun 257 nci maddesinin bu Kanunun 33 üncü
maddesi ile değiştirilmeden önceki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Ek Geçici Madde 11 – (Ek: 23/6/1982 – 2686/52 md.)
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin 2 numaralı bendi uyarınca her
bir belge nevine ilişkin olarak kesilmiş bulunan özel usulsüzlük cezalarının, her bir tespit için
50.000,- lirayı ve bir takvim yılı içinde 500.000,- lirayı aşan miktarı tahsil edilmemişse terkin,
tahsil edilmişse red ve iade edilir.
Ek Geçici Madde 12 – (Ek : 23/6/1982 – 2686/52 md.)
Gelir Vergisi Kanununun 2454 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle değişik mükerrer
117 nci maddesi hükümleri uyarınca, 1981 yılı için tahakkuk ettirilmiş bulunan peşin ödemelere
ilişkin taksitlerini vadesinde ödemeyen mükellefler hakkında 15/4/1982 tarihine kadar 6183
sayılı Kanunun 2347 sayılı Kanunla değişik 51 inci maddesi hükmü uygulanmaz.
1981 yılı Gelir Vergisine mahsup edilip de ödenmemiş bulunan peşin ödeme miktarının,
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içinde ödenmesi halinde, bu alacaklara da
15/4/1982 tarihinden ödendiği tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı uygulanmaz. Tahsil
edilmiş bulunan gecikme zamları ise red ve iade edilir.
Ek Geçici Madde 13 – (Ek : 23/6/1982 – 2686/52 md.)
a) 213 sayılı Vergi Usul Kanununa bu Kanunla eklenen mükerrer 49 uncu maddede yer
alan bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile arsalara ait asgari ölçüde birim değer
tespitlerine ilişkin süreleri Emlak Vergisi 1983 Genel Beyan Dönemi ile ilgili olmak üzere 1982
takvim yılında gerektiği ölçüde kısaltmaya;
b) 1983 yılında yapılacak olan Genel Beyan dolayısıyla vergi dairelerine verilecek
Emlak Vergisi beyannamelerini iki ay önceden kabul etmeye;
Maliye Bakanı yetkilidir.
Yürürlük:
Madde 416 – Bu kanun 1 Ocak 1961 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütmeye memur olanlar:
Madde 4l7 – Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
3571
Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel (1)
(Değişik : 30/12/1980 – 2365/98 md.)
Mükellef Grupları
Birinci derece
usulsüzlükler
için (Lira)
İkinci derece
usulsüzlükler
için (Lira)
1. Sermaye şirketleri 6.000.000 (148 TL) 3.500.000 (80 TL)
2. Sermaye şirketleri dışında kalan 1 inci
sınıf tüccar ve serbest meslek erbabı 4.000.000 (90 TL) 2.000.000 (45 TL)
3. II nci sınıf tüccarlar 2.000.000 (45 TL) 1.000.000 (21 TL)
4. Yukardakiler dışında kalıp beyanname
usulüyle gelir vergisine tabi olanlar 1.000.000 (21 TL) 500.000 (12 TL)
5. Kazancı basit usulde tespit edilenler (2) 500.000 (12 TL) 250.000 (5,70 TL)
6. Gelir Vergisinden muaf esnaf 250.000 (5,70 TL) 125.000 (3,20TL)
——————————
(1) Bu cetveldeki miktarlar 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle değiştirilen
Mükerrer 414 üncü maddeye istinaden 1/1/1998 tarihi itibariyle geçerli olan hadde (15/12/1995 tarihli
ve 95/7595 sayılı Kararname ile getirilen miktarlar) yükseltilmiş, daha sonra 29/12/2017 tarihli ve
30285 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı)
490 Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2018 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar metne
parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için bu Kanunun sonundaki
“ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ” ne bakınız.
(2) Bu satırda yeralan “Götürü usulde gelir vergisine tabi olanlar” ibaresi, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı
Kanununun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
3572
İhtar:
1. (Değişik : 1/5/1981 – 2455/6 md.) Bu cetvelde mükellef grubu: Gelir, Kurumlar
Vergilerinden başka, Gider, İstihlak, İşletme ve Dış Seyahat Harcamaları vergilerine ait
usulsüzlükler hakkında da esas tutulur.
2. Emlak Alım, Gayrimenkul Kıymet Artışı, Veraset ve İntikal Vergisi, Taşıt Alım ve
Motorlu Taşıtlar Vergilerine ait usulsüzlükler ile Damga Vergisinin, beyanname verilmek
suretiyle ödeneceği hallerde beyannamenin süresinde verilmemesine ilişkin usulsüzlükler bu
cetvelin mükellef grupları sütununun 3 üncü sırasına göre cezalandırılır.
3. (Değişik : 30/5/1985 – 3210/4 md.) Emlak vergisine ait usulsüzlükler, bu cetvelin
mükellef grupları sütununun 3 üncü sırasına göre cezalandırılır.
4. Kamu İdare ve müesseseleri ile dernek ve vakıfların yaptıkları usulsüzlükler
(Bunların iktisadi işletmelerine ait usulsüzlükler hariç) bu cetvelin mükellef grupları sütununun
3 üncü sırasına göre cezalandırılır.
5. Yukardakiler dışında kalan diğer vergi, resim ve harçlara ait usulsüzlükler bu cetvelin
mükellef grupları sütununun 4 üncü sırasına göre cezalandırılır.

4/1/1961 TARİHLİ VE 213 SAYILI ANA KANUNA İŞLENEMEYEN GEÇİCİ
MADDELER:
1 – 21/1/1983 Tarih ve 2791 sayılı Kanunun 213 sayılı Kanunla ilgili geçici maddeleri:
Geçici Madde 1 – Bu Kanunun 6, 7, 8 ve 9 uncu maddeleriyle Vergi Usul Kanununun
313, 315, mükerrer 315 ve 318 inci maddelerinde yapılmış olan değişiklikler 31/12/1982
tarihine kadar aktife giren iktisadi kıymetler için uygulanmaz. Bunlar hakkında eski hükümlere
göre amortisman ayrılmasına devam olunur.
Geçici Madde 2 – Yeniden değerleme katsayısının (1) olduğu yılda sermaye
artırımında bulunmuş olan kurumların yeniden değerleme yapmaları ve yeniden değerleme
sonucu doğacak değer artışlarını sermayelerine ilave etmeleri zorunludur. Ancak;
a) Mali bünyeleri güçlendirilmek amacıyla Hazine tarafından kurulan fonlardan nakten
veya mahsuben ödeme yapılan kurumlarda, fonlardan yapılmış veya yapılacak olan ödemeler
tutarında, değer artış fonundan, Hazine fonu ile Kurum arasındaki anlaşma hükümleri saklı
kalmak üzere, Hazineye karşılıksız hisse senedi verilir.
(Ek : 4/12/1984 – 3094/2 md.) Teminat olarak verilen bu hisse senetlerinin intifa hakkı,
ikraz anlaşması çerçevesinde Hazine fonlarından verilmiş bulunan borç tamamen geri
ödeninceye kadar Hazineye aittir. Borç tamamen ödendikten sonra bu hisse senetleri kuruma
iade edilir.
b) Bu kurumlarda, Hazine payı ayrıldıktan sonra fon hesabında kalan değer artışının, bu
hesapta tutulmasına veya sermayeye ilavesi nedeniyle çıkarılacak hisse senetlerinin, 31/12/1981
tarihindeki ortaklar ile sermayeye yeniden iştirak eden ortaklar arasında tevziine dair usul, esas
ve şartlar Maliye Bakanlığınca belirlenir.
2 – 4/12/1985 Tarih ve 3239 sayılı Kanunun 213 sayılı Kanunla ilgili geçici maddesi:
Geçici Madde 4 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte adlarına vergi ve ceza tarh
edilen mükelleflerin vergi borcu aslı 300 000 (dahil) lirayı aşmayanlar, vergi borcu aslını % 25
fazlası ile 31/12/l985 tarihine kadar ödedikleri takdirde haklarında kesilen cezalar terkin edilir
ve gecikme zammı ile tecil faizi hesaplanmaz.
3573
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte vergi borcu aslı üçyüzbin lirayı aşmayan mükelleflerden bu
vergi borcu ile buna bağlı cezaları ihtilaf konusu yapanlar, ihtilaflarından vazgeçerek 31/12/1985 tarihine
kadar vergi aslını % 25 fazlası ile ödemeleri halinde, bunlar hakkında da kesilen cezalar terkin olunur ve
gecikme zammı alınmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ait usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tayin ve tespit
olunur.
3 – 3/12/1988 tarih ve 3505 sayılı Kanunun 213 sayılı Kanunla ilgili geçici maddeleri:
Geçici Madde 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar (bu tarih dahil) her bir vergi türü,
vergilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle miktarı 500.000 lirayı aşmayan ve vadesi geldiği halde
ödenmemiş olan vergiler ile bu tarih itibariyle ihtilaflı hale getirilmiş ya da dava açma süresi henüz
geçmemiş olan ve miktarı 500.000 lirayı aşmayan vergilerin % 30 fazlasıyla ve ihtilaf yaratmamak,
yaratılmış ihtilaftan vazgeçmek kaydıyla 31.12.1988 tarihi sonuna kadar ödenmesi halinde, ödenen bu
vergilere isabet eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının tahsilinden vazgeçilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi
dairesi itibariyle asılları kısmen veya tamamen ödenmiş bulunan vergilere ait olan ve her vergi türü
itibariyle miktarı 500.000 lirayı aşmayan gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının % 30’unun
31.12.1988 tarihi sonuna kadar ödenmesi halinde, kalan % 70’inin tahsilinden vazgeçilir.
Bu maddenin uygulanmasına ait usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir.
Geçici Madde 2 – a) İhracat,
b) İhracat teşvik belgesine bağlanan döviz kazandırıcı faaliyetlerle, bu belge kapsamındaki ithalat.
c) İhracat veya döviz kazandırma taahhüdünde bulunulan ve yatırım teşvik belgesine bağlanmış
yatırımlar için alınan yatırım kredileri ile bu belge kapsamındaki şirket kuruluşu ve sermaye artırımı,
gayrimenkullerin ve irtifak haklarının ayni sermaye olarak konulması halinde bunların şirket adına tapuya
tescili,
İşlemleri ve bu işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kağıtlar, 31.12.2003 tarihine kadar 488 sayılı
Kanuna göre damga vergisinden ve 492 sayılı Kanuna göre harçlardan istisna edilir.(1)
Kredilerin amaç dışı kullanılması, taahhüt edilen ihracatın gerçekleştirilmemesi veya teşvik
belgesindeki şartların yerine getirilmemesi halinde, alınmayan damga vergileri ve harçlar, ihracatçı veya
yatırımcı kişi veya kuruluşlardan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ceza ve gecikme faizi ile
birlikte geri alınır.
Yukarıda belirtilen hususlarda damga vergisi ve harç istisnası uygulamak suretiyle işlem yapan
kuruluşlar, istisnaya konu işlemin mahiyeti ile alınmayan vergi ve harcın miktarını, işlemin yapıldığı tarihi
takip eden 30 gün içinde ilgililerin gelir veya kurumlar vergisi bakımından bağlı bulunduğu vergi dairesine
bildirmeye mecburdurlar.
İhracat taahhüdünün gerçekleşmediğinin veya teşvik şartlarına uyulmadığının tespit edildiği tarihi
takip eden 30 gün içinde, bu durumu vergi dairesine bildirmeyen bankalar ile yukarıdaki fıkra gereğince
bildirimde bulunmayan kuruluşlar, damga vergisi, harç, ceza ve gecikme faizinin ödenmesinden ilgililerle
birlikte müteselsilen sorumludurlar.
Bu maddenin uygulanması bakımından, döviz kazandırıcı faaliyetlerin neler olduğu ve bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının bağlı bulunduğu
Devlet Bakanı ile Maliye ve Gümrük Bakanı tarafından birlikte tespit edilir.
4 – 15/12/1990 tarih ve 3689 sayılı Kanunun 213 sayılı Kanunla ilgili Geçici Maddesi:
Geçici Madde 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar (bu tarih dahil) her bir vergi türü,
vergilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle miktarı 3.000.000 lirayı,yıllık beyannameler üzerinden tarh
olunan vergilerde 25.000.000 lirayı aşmayan ve vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi
henüz geçmemiş olan vergilerin tamamı ile bu vergilere isabet eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi
cezalarının ayrı ayrı % 30’unun; yarısının 31.12.1990, diğer yarısının da 31.1.1991 tarihi sonuna kadar iki
eşit taksitte tamamen ödenmesi ve ihtilaf yaratılmaması, yaratılmış ihtilaflardan vazgeçilmesi şartıyla
gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarından kalan % 70’inin tahsilinden vazgeçilir.
——————————
(1) Bu fıkradaki “31.12.1993” tarihi 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi ile
31.12.1998 olarak daha sonra; 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81/K maddesi ile de
31/12/2003 olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
3574
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ihtilaflı olan ya da dava açma süresi henüz geçmemiş
bulunan ikmalen, re’sen ya da idarece tarh edilen ve her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi
dairesi itibariyle miktarı 3.000.000 lirayı yıllık beyannameler üzerinden tarh olunan vergilerde 25.000.000
lirayı aşmayan vergilerin tamamı ile bu vergilere isabet eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi
cezalarının ayrı ayrı % 30’unun; yarısının 31.12.1990, diğer yarısının da 31.1.1991 tarihi sonuna kadar iki
eşit taksitte ödenmesi halinde ve ihtilaf yaratılmaması, yaratılmış ihtilaflardan vazgeçilmesi şartıyla
gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarından kalan % 70’inin tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra
kapsamına giren gecikme faizinin hesaplanmasında tarhiyatın tahakkuk tarihi, dava açma süresinin bitim
tarihi olarak dikkate alınır.
Bu Kanunun uygulamasında; 3505 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile değişik 6183 sayılı
Kanunun 51 inci maddesi gereğince asıl addolunan ve her bir vergi türü vergilendirme dönemi ve vergi
dairesi itibariyle miktarı 3.000.000 lirayı, yıllık beyannameler üzerinden tarh olunan vergilerde ise
25.000.000 lirayı aşmayan gecikme zammı ve gecikme faizlerinden;
– 1.1.1989 tarihi itibariyle asıl addolunan miktarın % 30’unun; yarısının 31.12.1990, diğer yarısının
da 31.1.1991 tarihi sonuna kadar iki eşit taksitte ödenmesi şartıyla kalan % 70’inin,
– 1.1.1990 tarihi itibariyle asıl addolunan miktarların % 20’sinin; yarısının 31.12.1990, diğer
yarısının da 31.1.1991 tarihi sonuna kadar iki eşit taksitte ödenmesi şartıyla kalan % 80’inin ve 1.1.1990
tarihinde asıl addolunan meblağlara 1990 yılı içinde uygulanan gecikme zamlarının,
Bu konuda ihtilaf yaratılmaması ve yaratılmış ihtilaflardan vazgeçilmesi halinde tahsilinden
vazgeçilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi
dairesi itibariyle asılları kısmen veya tamamen ödenmiş bulunan vergilere ait olan ve her vergi türü
itibariyle miktarı 3.000.000 (Yıllık beyannamelere ilişkin olarak 25.000.000) lirayı aşmayan gecikme
zammı , gecikme faizi ve vergi cezalarının % 20’sinin; yarısının 31.12.1990, diğer yarısının da 31.1.1991
tarihi sonuna kadar iki eşit taksitte ödenmesi halinde, kalan %80’inin tahsilinden vazgeçilir.
Bu Kanunda belirtilen miktarların üzerinde borç olması halinde; bu borçların sadece Kanunda
belirtilen miktarları kadarki kısmı hakkında da, yukardaki fıkra hükümleri uygulanır.
Bu Kanun kapsamına giren alacaklar ile ilgili olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılan
tahsilat tutarları ile bu Kanuna göre yapılan ödemeler mükellefe red ve iade edilmez.
Bu maddenin uygulanmasına ait usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir.
5-22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 213 sayılı Kanunla ilgili Geçici Maddesi:
Geçici Madde 1 – 1/1/1999 tarihinden önceki vergilendirme dönemleri için 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 9 uncu maddesinin ibare değişikliğinden önceki hükmü
geçerlidir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan kaçakçılık, ağır kusur ve kusur cezalarından;
vadesi 1/1/1999 tarihinden önce olup, bu tarih itibariyle ödenmemiş olanlar ile 1/1/1999 tarihinden sonra
kesinleştiği halde ödenmeyenlere, vade tarihinden ödendikleri tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre geçikme zammı uygulanır.
6-17/12/2003 tarihli ve 5024 sayılı Kanunun Geçici Maddesi: (1)
Geçici Madde 1- 31.12.2003 tarihi (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2004 yılında
biten hesap döneminin sonu) itibarıyla aktif toplamı 7,5 trilyon Türk Lirasını veya hesap dönemine ait
ciroları toplamı 15 trilyon Türk Lirasını aşmayan mükelleflerden dileyenler, 2004 yılı (kendilerine özel
hesap dönemi tayin edilenlerde 2004 yılında biten hesap döneminden sonra başlayan hesap dönemine
ilişkin) geçici vergi dönemlerinde beyan edecekleri geçici vergi matrahının tespitinde; enflasyon
düzeltmesine ilişkin hükümler yerine Vergi Usul Kanununun bu Kanunla değiştirilmeden önceki değerleme
hükümleri ile Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanununun bu Kanunla kaldırılan hükümlerini ve
Vergi Usul Kanununun 280 inci maddesinin bu Kanunla kaldırılan son fıkrasını dikkate alırlar. Bu takdirde
enflasyon düzeltmesinin dikkate alınmadığı hususu beyannamede belirtilir. Beyanname verme süresi içinde
bu hususu bildirmeyen veya beyanname vermeyen mükelleflerin enflasyon düzeltmesine ilişkin hükümleri
dikkate almadıkları kabul edilir. ————————
(1) Bu maddede yer alan” Dileyen mükellefler, 2004 yılının (kendilerine özel hesap dönemi tayin
edilenlerde 2004 yılında biten hesap döneminden sonra başlayan) ilk geçici vergi döneminde beyan
edecekleri geçici vergi matrahının tespitinde;” ibaresi, 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun 59
uncu maddesiyle”31.12.2003 tarihi (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2004 yılında biten
hesap döneminin sonu) itibarıyla aktif toplamı 7,5 trilyon Türk Lirasını veya hesap dönemine ait
ciroları toplamı 15 trilyon Türk Lirasını aşmayan mükelleflerden dileyenler, 2004 yılı (kendilerine özel
hesap dönemi tayin edilenlerde 2004 yılında biten hesap döneminden sonra başlayan hesap dönemine
ilişkin) geçici vergi dönemlerinde beyan edecekleri geçici vergi matrahının tespitinde;”olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
3574-1
213 SAYILI KANUNUN ÇEŞİTLİ MADDELERİNDEKİ ORAN VE MİKTARLARDA
ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ
Değişiklik Yapan
Kararnamenin/Tebliğin
Yayımlandığı
Resmî Gazete’nin Değişiklik Gören Madde
Tarihi Numarası Tarihi Numarası
22/12/1988 88/13603 30/12/1988 20035 177, 344, 345, Mükerrer 347, 352 (Kanuna
bağlı cetvel), 353, Mükerrer 355, 356
18/5/1989 89/14155 18/7/1989 20225 232
17/8/1989 89/14439 25/8/1989 20263 353
27/12/1989 89/14918 30/12/1989 20388 344, 345, Mükerrer 347, 352 (Kanuna bağlı
cetvel), 353, Mükerrer 355, 356
27/12/1989 89/14921 30/12/1989 20388 Mükerrer 115, 177, 352
20/12/1990 90/1281 30/12/1990 20741 177
17/5/1991 91/1856 8/6/1991 20895 232, 313
26/12/1991 91/2567 31/12/1991 21098 104, 177, 344, 345, Mükerrer 347 ve 352
9/4/1992 92/2924 24/4/1992 21208 232
22/12/1992 92/3894 31/12/1992 21452
104, 232, 313, 344, 345, Mükerrer 347,
352 (Kanuna bağlı cetvel), Mükerrer 355,
356, 361
19/12/1992 92/3898 29/12/1992 21450 177
13/12/1993 93/5107 31/12/1993 21805 177
30/12/1993 93/5144 31/12/1993 21805
(Mükerrer)
104, 232, 313, 344, 345, Mükerrer 347,
352 (Kanuna bağlı cetvel), 353, Mükerrer 355,
356, 361
8/12/1994 94/6295 25/12/1994 22152 177
8/12/1994 94/6296 27/12/1994 22154 104, Mükerrer 115, 232
5/12/1995 95/7588 4/1/1996 22513 177
15/12/1995 95/7595 30/12/1995 22509
104, Mükerrer 115, 232, 343, Mükerrer 347,
352 (Kanuna bağlı cetvel) 353, Mükerrer 355,
356, 361
Tebliğ 212 29/7/1995 22358 377
Tebliğ 255 7/2/1997 22901 Mükerrer 115, 347 ve 353
13/12/1996 96/8954 7/1/1997 22870 177
Tebliğ 258 24/10/1997 23150 377
9/12/1997 97/10345 16/12/1997 23202
(Mükerrer)
Mükerrer 115, 347, 353, Mükerrer 355
9/12/1997 97/10346 16/12/1997 23202
(Mükerrer) 177
17/11/1998 98/12044 1/12/1998 23540
(Mükerrer)
104, Mükerrer 115, 177, 232, 252, 313, 343,
352 (Kanuna bağlı cetvel), 353,
Mükerrer 355, 356
Tebliğ 279 18/11/2000 23880 298
Tebliğ 281 16/12/1999 23908 103, Mükerrer 115, 177, 232, 252, 313, 343
Tebliğ 291 21/12/2000 24267 377, 352 (Kanuna bağlı cetvel), 353,
Mükerrer 355
3574-2
Değişiklik Yapan
Kararnamenin/Tebliğin
Yayımlandığı
Resmî Gazete’nin Değişiklik Gören Madde
Tarihi Numarası Tarihi Numarası
30/11/2000 2000/1697 11/12/2000 24257
104, Mükerrer 115, 232, 313, 343,
352 (Kanuna bağlı cetvel), 353,
Mükerrer 355
Tebliğ 288 8/12/2000 24254 Mükerrer 298
Tebliğ 289 19/12/2000 24265 177, 252
Tebliğ 301 1/12/2001 24600 Mükerrer 298
Tebliğ 302 25/12/2001 24621 177, 252, 343, 352 (Kanuna bağlı cetvel),
353, Mükerrer 355, 356
27/11/2001 2001/3395 27/12/2001 24623 104, Mükerrer 115, 232, 313
18/12/2002 2002/4983 28/12/2002 24977 177, 232, 252, 313
Tebliğ 326 12/12/2003 25314
104, Mükerrer 115, 177, 232, 252,313, 343,
352 (Kanuna bağlı cetvel), 353,
Mükerrer 355, 356
Tebliğ 342 28/11/2004 25654
104, Mükerrer 115, 177,232, 252,313, 343,
352 (Kanuna bağlı cetvel), 353,
Mükerrer 355, 356
Tebliğ 354 17/12/2005 26026
104, Mükerrer 115, 177,232, 252,313, 343,
352 (Kanuna bağlı cetvel), 353,
Mükerrer 355
Tebliğ 363 28/11/2006 26360 Mükerrer 298
Tebliğ 364 20/12/2006 26382
104, Mükerrer 115, 177,232, 252,313, 343,
352 (Kanuna bağlı cetvel), 353,
Mükerrer 355
Tebliğ 377 17/11/2007 26703 Mükerrer 298
Tebliğ 378 26/12/2007 26738
104,Mükerrer 115, 177, 232, 252, 313, 343,
352 (Kanuna bağlı cetvel), 353,
Mükerrer 355
Tebliğ 388 20/12/2008 27086 104, Mükerrer 115, 177, 232, 252, 313, 343,
352 Kanuna bağlı cetvel), 353, Mükerrer 355
Tebliğ 393 29/12/2009 27447
104, Mükerrer 115, 177, 232, 252, 313, 343,
352, (Kanuna bağlı cetvel), 353,
Mükerrer 355
Tebliğ 402 29/12/2010 27800
(6. Mükerrer)
104, Mükerrer 115, 177, 232, 252, 313, 343,
352
Tebliğ 410 17/11/2011 28115 Mükerrer 298
Tebliğ 411 26/12/2011 28154
104, Mükerrer 115, 177, 232, 252, 313, 343,
352 (Kanuna bağlı cetvel), 353,
Mükerrer 355
Tebliğ 419 10/11/2012 28463 Mükerrer 298
Tebliğ 422 31/12/2012 28514
(4. Mükerrer)
104, Mükerrer 115, 177, 232, 252, 313, 343,
352 (Kanuna bağlı cetvel), 353,
Mükerrer 355
Tebliğ 430 19/11/2013 28826 Mükerrer 298
3574-3
Değişiklik Yapan
Kararnamenin/Tebliğin
Yayımlandığı
Resmî Gazete’nin Değişiklik Gören Madde
Tarihi Numarası Tarihi Numarası
Tebliğ 432 30/12/2013 28867
(Mükerrer)
104, Mükerrer 115, 153/A, 177, 232, 252,
313, 343, 352 (Kanuna bağlı cetvel), 353,
355, Mükerrer 355
Tebliğ 434 23/1/2013 28891 280
Tebliğ 440 15/11/2014 29176 Mükerrer 298
Tebliğ 442 30/12/2014 29221
104, Mükerrer 115, 153/A, 177, 232, 252,
313, 343, 352 (Kanuna bağlı cetvel), 353,
355, Mükerrer 355
Tebliğ 460 25/12/2015 29573
104, Mükerrer 115, 153/A, 177, 232, 252,
313, 343, 352 (Kanuna bağlı cetvel), 353,
355, Mükerrer 355
Tebliğ 474 11/11/2016 29885 Mükerrer 298
Tebliğ 476 27/12/2016 29931
104, Mükerrer 115, 153/A, 177, 232, 252,
313, 343, 352 (Kanuna bağlı cetvel), 353,
355, Mükerrer 355
Tebliğ 484 11/11/2017 30237 Mükerrer 298
Tebliğ 490 29/12/2017 30285
(Mükerrer.)
104, Mükerrer 115, 153/A, 177, 232, 252,
313, 343, 352 (Kanuna bağlı cetvel), 353,
355, Mükerrer 355, 370
3575
213 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN VEYA
ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARININ
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTERİR LİSTE
Değiştiren
Kanunun/KHK’nin
veya İptal Eden
Kararın Numarası
213 sayılı Kanunun Değişen veya
İptal Edilen Maddeleri
Yürürlüğe
Giriş Tarihi
189 297 20/2/1963
205
277, Geçici Madde 10 1/1/1962
30, Birinci Kitap İkinci Kısım İkinci Bölüm Başlığı, Mükerrer
Madde 30, 40, 46, 49, 72, 73, 83, 84, 85, 89, 177, 213, 227, 242,
243, 245, Mükerrer Madde 315, Mükerrer Madde 320, 328,
Dördüncü Kitap Üçüncü Kısım Üçüncü Bölüm (Ek Madde 1,
Ek Madde 2, Ek Madde 3, Ek Madde 4, Ek Madde 5, Ek Madde
6, Ek Madde 7, Ek Madde 8, Ek Madde 9, Ek Madde 10),
Geçici Madde 5, Geçici Madde 11
28/2/1963
485 5, 30, 42, 43, 92, 279, 280, 294, 352, 354,
Ek Madde 3
8/7/1964
488 112, 205, 220, 356 1/11/1964
1318 297, Geçici Madde 1 10/8/1970
1319 50, 51, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 77, 78 1/3/1971
2365
247 nci Maddenin 3 üncü Bendi, 255 1/1/1982
3, 5, 29, 30, 42, 43, 46, Dördüncü Kısım Başlığı, 72, 73, 75,
Dördüncü Bölüm Başlığı, 83, 84, Mükerrer Madde 86, 87, 89,
90, 92, 94, 104, 107, 127, 134, 171, 172, 173, 177, 182, 185,
193, Mükerrer Madde 194, 204, 219, 220, 230, 231, 233, 234,
235, 236, 237, 240, 247 nci Maddenin 3 üncü Bendi haricindeki
kısmı, 257, Mükerrer Madde 257, 261, 266, Mükerrer Madde
266, 268, 270, 272, 275, 297, 298, 313, 323, 328, 329, 331, 333,
334, 335, 336, 337, 338, 339, 340, 343, 344, 345, 346, 347,
Dördüncü Kitap İkinci Kısım İkinci Bölüm başlığı, Mükerrer
Madde 347, 348, 349, Mükerrer Madde 349, 352, 353, 354, 355,
Mükerrer Madde 355, 357, 358, 359, 360, 361, 367, 368, 369,
370, 371, 374, 376, Ek Bölüm Ek 3 üncü Madde, 389, 392, 406,
Ek Geçici Madde 1, Ek Geçici Madde 2, Ek Geçici Madde 3, Ek
Geçici Madde 4, Ek Geçici Madde 5, Ek Geçici Madde 6, Ek
Geçici Madde 7, Ek Geçici Madde 8, Usulsüzlük Cezalarına Ait
Cetvel
1/1/1981
2455 45, 46, 323, 371, 374, Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel
1/1/1981
tarihinden geçerli
olmak üzere
5/5/1981
2577
379, 380, 381, 382, 383, 384, 385, 386, 387, 388, 389, 390, 391,
392, 393, 394, 395, 396, 397, 398, 399, 400, 401, 402, 403, 404,
405, 406, 407, 408, 409, 410, 411, 412
20/1/1982
3576
Değiştiren
Kanunun/KHK’nin
veya İptal Eden
Kararın Numarası
213 sayılı Kanunun Değişen veya
İptal Edilen Maddeleri
Yürürlüğe
Giriş Tarihi
2686
45, 248, 249, 255, 367, 374
1/1/1981
tarihinden geçerli
olmak üzere
29/6/1982
257, 298
1/1/1983
tarihinden geçerli
olmak üzere
29/6/1982
5, 6, 14, 16, 26, Mükerrer Madde 30, 35, 41, 101, 108, 112, 121,
122, 123, 124, 125, 126, 267, 366, 368, 376, Ek Madde 1, Ek
Madde 4, Ek Madde 6, Ek Madde 7, Ek Madde 8, Beşinci Kitap
Başlığı, 377, 378
Vergi
mahkemelerinin
göreve
başlayacakları
tarihten geçerli
olmak üzere
29/6/1982
Birinci Kitap İkinci Kısım Beşinci Bölüm başlığı, Mükerrer
Madde 49, 72, 73, 74, 84, 85, Mükerrer Madde 86, 92, Mükerrer
Madde 185, 232, 233, Mükerrer Madde 257, 344, 353, Ek
Geçici Madde 9, Ek Geçici Madde 10, Ek Geçici Madde 11, Ek
Geçici Madde 12, Ek Geçici Madde 13
29/6/1982
2791
30, 40, 112, 177, Mükerrer Madde 257, 313, 315, Mükerrer
Madde 315, 318, 344, Mükerrer Madde 347, Ek 3 üncü Bölüm
Ek Madde 3, Mükerrer Madde 378, Geçici Madde 11
1/1/1983
tarihinden geçerli
olmak üzere
22/1/1983
2995 91, 113, 114, 115, 116, Mükerrer Madde 116, 358 27/4/1983
3094 Geçici Madde 11 12/12/1984
3181 341 17/4/1985
3210 Mükerrer Madde 49, 73, 74, Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel 4/6/1985
3239
5, 11, 49, Mükerrer Madde 49, 72, 74, 75, 104, 112, 114, 115,
126, 127, 141 inci maddeyi takiben Ek Madde, 149, 168, 177,
183, 201, 202, 203, 206, 221, 223, 230, 231, 232, 233, Mükerrer
Madde 257, 285, 313, 343, 344, 345, Mükerrer Madde 347, 352,
353, Mükerrer Madde 354, Mükerrer Madde 355, 356, 358, 361,
371, 376, Ek Bölüm Ek Madde 4, Ek Bölüm Ek Madde 11, Ek
Bölüm Ek Madde 12, 377, 414, 415, Geçici Madde 12, Geçici
Madde 13, Geçici Madde 14, Geçici Madde 15
1/1/1986 (1)
3332 Mükerrer Madde 298 (Geçici Madde 11) 1/1/1987
3418 5, 11, 135, Ek Madde 13, Geçici Madde 16 31/3/1988
3482 5 5/11/1988
–––––––––––––––––––
(1) 3239 sayılı Kanunun 144 uncu maddesi uyarınca söz konusu Kanunun; 213 sayılı Kanunun değiştirilmesine ilişkin
olan birinci bölümünün araziye ait, asgari ölçüde birim değer tesbiti için yeniden kurulan Takdir Komisyonları ve
arazi ile ilgili diğer hükümleri ve yoklamadan maksat ve yoklama memurlarına ilişkin hükümleri 11/12/1985
tarihinde; arsalara ait asgari ölçüde birim değer tesbiti için yeniden kurulan Takdir Komisyonları ile ilgili hükümleri
1/3/1986 tarihinde, Bakanlar Kuruluna ve Maliye ve Gümrük Bakanlığına yetki veren hükümleri 1/1/1986 tarihinden
geçerli olmak üzere 11/12/1985 tarihinde yürürlüğe girecektir.
3576-1
Değiştiren
Kanunun/KHK’nin
veya İptal Eden
Kararın Numarası
213 sayılı Kanunun Değişen veya
İptal Edilen Maddeleri
Yürürlüğe Giriş
Tarihi
3505
4, 227, 352, 358, Ek Madde 11 10/12/1988
10, 353, Mükerrer Madde 354, 359, 360
1/1/1989 tarihinden
geçerli olmak üzere
10/12/1988
3689 4, Geçici Madde 17 1/1/1991
KHK/449 Ek Madde 13 15/10/1991
KHK/433 Ek Madde 13
15/7/1991 tarihinden
geçerli olmak üzere
8/7/1991
3762 175, Mükerrer Madde 241,
Mükerrer Madde 242 7/9/1991
3824 Mükerrer Madde 298
1/1/1992 tarihinden
geçerli olmak üzere
11/7/1992
3946
Mükerrer Madde 414, Ek Madde 13 30/12/1993
40, 41, Ek Madde 10 1/1/1994
4008
8, 135, 220, Mükerrer Madde 227, Mükerrer Madde
257, Mükerrer Madde 315, 320, 353, Mükerrer
Madde 354, 358, Geçici Madde 18
6/7/1994
30, Mükerrer Madde 196, Mükerrer Madde 298,
315, 344, Mükerrer Madde 347, 349, 350, 359, 360,
376
1/1/1995
274 1/1/1996
4108
8
1/1/1994 tarihinden
geçerli olmak üzere
2/6/1995
Mükerrer Madde 227, 344
1/1/1995 tarihinden
geçerli olmak üzere
2/6/1995
30, 163, 175, 320, 353, 359, 367 2/6/1995
KHK/570 Ek Madde 13
15/4/1997 tarihinden
geçerli olmak üzere
3/4/1997
4315 Ek Madde 13
30/6/1997 tarihinden
geçerli olmak üzere
25/12/1997
3576-2
Değiştiren
Kanunun/KHK’nin
veya İptal Eden
Kararın Numarası
213 sayılı Kanunun Değişen veya
İptal Edilen Maddeleri
Yürürlüğe Giriş
Tarihi
4369
5 inci maddenin 4 üncü fıkrası ve 6 ncı fıkrası ile
müteakip fıkraları, 11, 30 uncu maddenin 5 ve 9 uncu
bentleri, 135, 160 ncı maddeye eklenen fıkra, 173 üncü
maddenin birinci fıkrasının 1 inci bendi, 235, 256, 257,
268, 280, Mükerrer Madde 298, 313, 352 nci
maddenin 4 üncü bendi, 353, 355, 361, Mükerrer
Madde 414, Geçiçi Madde 19, Geçiçi Madde 20
29/7/1998
279 31/12/1998
5 inci maddenin 3 üncü fıkrası, 30 uncu maddenin 7
nci bendi, 109, 112, 153, 154, 157, 160 ncı maddenin 2
nci fıkrası, 173 üncü maddenin 1 inci fıkrasının 2 nci
bendi, 182, 185, 193, Mükerrer Madde 194, Mükerrer
Madde 196, 220, 232, 233, 234, 238, 240, 247, 251,
331, 333, Dördüncü Kitabın İkinci Kısmının Üçüncü
Bölüm Başlığı, 335, 336, 337, 338, 339, 340, 344, 345,
346, 347, Bölüm Başlığıyla beraber Mükerrer Madde
347, 348, 349, 350, 352 nci maddenin 9 uncu bendi,
358, 359, 360, 363, 367, 371, 374, 376, Ek Madde 1,
Ek Madde 6, Ek Madde 11, Geçiçi Madde 4, Geçiçi
Madde 5, Geçiçi Madde 21, Geçiçi Madde 22,
1/1/1999
368 1/1/2003
4444
86, 112, Mükerrer Madde 115, 232, 235, 242,
243, 344, 368, Ek Madde 1, Ek Madde 11,
Geçici Madde 23
14/8/1999
4503 Geçici Madde 23
31/12/1999 tarihinden
geçerli olmak üzere
29/1/2000
4684 Ek Madde 13 1/1/2002
4731 15, 111, 112, 115, Mükerrer Madde 242, Mükerrer
Madde 298, Ek Madde 13 30/12/2001
4751
268
1/1/2002 tarihinden
geçerli olmak üzere
9/4/2002
74, Mükerrer Madde 249, 352 9/4/2002
4783 30
1/1/2003 tarihinden
geçerli olmak üzere
9/1/2003
4842
Mükerrer Madde 290
1/7/2003 tarihinden
itibaren yapılacak kiralama
işlemlerinde uygulanmak
üzere 24/4/2003
Ek Madde 13
1/4/2003 tarihinden
geçerli olmak üzere
24/4/2003
3576-3 / 3576-5
Değiştiren
Kanunun/KHK’nin
veya İptal Eden
Kararın Numarası
213 sayılı Kanunun Değişen veya
İptal Edilen Maddeleri
Yürürlüğe Giriş
Tarihi
4884 153, 168, 223, 224 17/6/2003
4962 5, Mükerrer Madde 257, 413 7/8/2003
5024
274, Mükerrer 298 inci Maddenin (A) fıkrasının 8
inci bendi haricindeki kısmı, 315, Mükerrer Madde
315, Geçici Madde 25, Geçici Madde 26
30/12/2003
Mükerrer 298 inci Maddenin (A) fıkrasının 8 inci
bendi 1/1/2004
5035
104
31/12/2003 tarihinden
geçerli olmak üzere
2/1/2004
120, Birinci Kitabın Altıncı Kısmının Üçüncü
Bölüm başlığı, 231, 270
1/1/2004 tarihinden
geçerli olmak üzere
2/1/2004
5228
281, Mükerrer Madde 298’in (A) fıkrasının (2), (5)
ve (9) numaralı bentleri, Geçici Madde 25
1/1/2004 tarihinden
geçerli olmak üzere
31/7/2004
15, 17, 28, 111, 114, 160, 204, 215, Mükerrer Madde
257, 285, Mükerrer Madde 298’in (A) fıkrasının (4)
numaralı bendi, Mükerrer Madde 315, 353,
Mükerrer Madde 354; İşlenemeyen Hüküm (5024
sayılı Kanunun Geçici 1 inci Maddesi)
31/7/2004
Mükerrer Madde 355 31/7/2004 tarihini
izleyen üçüncü günde
5234 13 21/9/2004
5281 355, 356 31/12/2004
5345 128, Ek Madde 13 16/5/2005
5398 Mükerrer Madde 257, 272, 327, Mükerrer Madde
355 21/7/2005
5479 Mükerrer Madde 298, 344, Geçici Madde 27
1/1/2006 tarihinden
geçerli olmak üzere
8/4/2006
5615 Mükerrer Madde 28, 120, 353, 367, 377 4/4/2007
5728 2, 5, 87, 246, 344, 359, 360, 362, 363, 367, 371 8/2/2008
5736 Ek Madde 1, Ek Madde 11
8/2/2008 tarihinden
geçerli olmak üzere
27/2/2008
5766 Mükerrer 242 6/6/2008
5904
72, 359 3/7/2009
Mükerrer Madde 355 3/7/2009 tarihini
izleyen aybaşında
3576-4 / 3576-6
Değiştiren
Kanunun/KHK’nin
veya İptal Eden
Kararın Numarası
213 sayılı Kanunun Değişen veya
İptal Edilen Maddeleri
Yürürlüğe Giriş
Tarihi
5917 Ek Madde 13 10/7/2009
6009
107/A, Mükerrer 227, 353, Mükerer 355, 369, 413 1/8/2010
114, Geçici Madde 28
1/7/2010 tarihinden
geçerli olmak üzere
1/8/2010 (1)
140, 367 1/1/2011
6111 5 25/2/2011
KHK/646 135, 140, 367 ve Ek Madde 13 10/7/2011
KHK/666
Ek Madde 13’ün 4 üncü fıkrasının (b), (c) ve (d)
bentleri ile aynı fıkrada yürürlükten kaldırılan
“Maliye Bakanı:” ve “Yetkilidir.” ibareleri
31/12/2011 tarihinden
geçerli olmak üzere
2/11/2011
Ek Madde 13’ün 4 üncü fıkrasının (a) bendi, aynı
fıkranın “Yetkilidir.” ibaresinden sonra gelen 1 inci,
2 nci, 3 üncü ve 4 üncü paragrafları ile 6 ncı fıkrası
14/1/2012 tarihinden
geçerli olmak üzere
2/11/2011
6322 112, 325/A, Geçici Madde 29 15/6/2012
6455 153/A 11/4/2013
6487 151, 152/A 11/6/2013
Anayasa Mahkemesinin
27/12/2012 tarihli ve
E.: 2011/139,
K.: 2012/205 sayılı Kararı
Ek Madde 13 10/10/2013
6518 Mükerrer Madde 257 19/2/2014
6637 107/A, 132/A 7/4/2015
6728 28, 153, 153/A, Mükerrer 355, 370 9/8/2016
6745 11 7/9/2016
7020 Mükerrer 355 27/5/2017
7061
157, Mükerrer Madde 257 5/12/2017
101, 102, 103 1/1/2018
–––––––––––––––––––
(1) Anayasa Mahkemesinin 26/1/2012 tarihli ve E.: 2011/74, K.: 2012/15 sayılı Kararı ile; 23/7/2010 tarihli ve 6009
sayılı Kanunun 62 nci maddesinin (d) bendinde yer alan “… 1/7/2010 tarihinden geçerli olmak üzere …” ibaresi, bu
bentte yer alan 8 inci ve 16 ncı maddeler yönünden iptal edilmiştir.

Hemen Paylaş Destek Ol!

Soru ve sorunlarınız için derneğimize üye olabilirsiniz. Mükellef Kriz Hattı: 0262 606 05 41