fbpx

    Vergi İlişkisinde ve İnceleme Sürecinde Usul ve Standartlar

    Arapça kaynaklı bir kavram olan “usul”, “asıl”ın çoğulu olup, asıllar, kökler, temeller, bir ilmin asıl mevzuundan önce öğrenilmesi lâzım gelen esaslar, bir hedefe ulaşmak için tutulan düzenli yol, tarz, metot ya da tertip anlamlarına gelmektedir. Güncel Türkçede ise, metot, yöntem, bir amaca ulaşmak için tutulan yol, tarz, üslup demektir. Dolayısıyla, usul, vasıl olmayı yani asıl amaca ulaşmayı sağlayan yol, yöntem, araçtır.

     

    Belirli bir amaca yönelik olarak yapılan iş ya da işlemle ilgili faaliyetin sistemli, metotlu ve planlı şekilde yürütülmesini ifade eden usul, hukuk alanında da önemli bir işleve sahiptir. Maddi hukuk esas itibariyle usule bağlıdır. Diğer bir ifade ile maddi hukukun soyut kalıplardan çıkarılarak somutlaştırılması, somut olaylara tatbik edilerek güncelleştirilmesi için usulün ve usulde yer alan çeşitli somut safhaların geçilmiş olması gerekir. Bu anlamda, usul ile maddi hukuk birbirleriyle karşılıklı ilişki içinde olup, değişik özellikleri ile birbirlerini tamamlamaktadır.

     

    Bu noktada, vergi ilişkisini düzenleyen vergi hukukunun kendi özgün yapısı içinde bu ilişkinin tesisi ve yürütümü bakımından yetkili kılınan idarenin vergilendirme sürecindeki işlemleri bakımından çeşitli usul hukuku alanlarının etkisi söz konusudur. Öncelikle, vergilendirmenin kendi teknik özelliklerine bağlı usul boyutu özel olarak Vergi Usul Kanunu’nda ele alınmış ve detaylı şekilde düzenlenmiştir. Ancak, genel olarak vergi idaresi tarafından tesis edilen vergilendirme işlemleri ve konumuz itibariyle de vergi incelemeleri idari işlem kimliklerine binaen idari işlemin tüm unsurlarıyla birlikte özelliklerini de büyük ölçüde bünyelerinde barındırırlar. Dolayısıyla da vergilendirme alanı idare hukukunun ve idari usulün etkisi altındadır. Ayrıca, vergisel kabahatler ve vergi suçları bakımından da vergi uygulamasında Kabahatler Kanunu ile ceza mevzuatına da müracaat edilmesi söz konusudur. Aramalı inceleme boyutunda gündeme gelen “arama”ya ilişkin olarak da VUK’”ta yapılan atıf nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu’na başvurulması gündeme gelmektedir.

     

    Bu çerçevede, vergi ilişkisinin bir boyutunu teşkil eden vergi incelemesi sürecinde, gerek bu işlemin kendisi açısından başından sonuna kadar izlenecek aşamalar itibariyle gerekse bu işleme bağlı tarhiyat ve ceza kesme gibi işlemlere yönelik olarak bir dizi usul kuralı varlık kazanmaktadır. Bu usul kuralları sadece vergi usulüne ve tekniğine bağlı olmanın ötesinde, idari yargılama boyutunu da kapsamak üzere idari usule ve Kabahatler Kanunu ile ceza yargılaması usulüne de temas etmektedir. Dolayısıyla, vergi hukuku bünyesinde vergilendirme usulüyle birlikte vergi ilişkisine bağlı olarak ortaya çıkan çeşitli usul alanlarının kesişmesi söz konusudur. Vergi idaresinin vergilendirme boyutuyla vergi usul kurallarını dikkate almanın ötesinde, organik yönden ve fonksiyonel olarak idari yapıya bağlı olmaları bunların işlem ve faaliyetlerinin idarı usule tabi olup idari yargılama sürecine dahil olmalarını gündeme getirmektedir. Ayrıca, vergi incelemesi kapsamında yapılan arama ve vergi suçları gibi konularda ceza-ceza yargılaması hukukuyla birlikte vergisel kabahatler bakımından da Kabahatler Kanunu’nda öngörülen genel esaslarla ilişki kurulması söz konusudur.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Soru ve sorunlarınız için derneğimize üye olabilirsiniz. Mükellef Kriz Hattı: 0262 606 05 41