fbpx

Makaleler

Vergi Davasından Vazgeçen Mükelleflere İade Hakkı

Vergi davasından vazgeçip yapılandırmadan yararlanan mükelleflere iade hakkı bilgi için

Hemen Arayın 0533 734 42

GİRİŞ

7143 sayılı Kanun ile vergi borçlarını ödeyemeyen/ödemeyen mükellefler ödeme kolaylıkları getirilmiştir. 7143 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile Kanun kapsamına alınmış olan vergiler, vergi cezaları, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi alacaklar girmekte olup, yapılandırılacak alacak tutarları davanın bulunduğu safha dikkate alınmak suretiyle tespit edilmesi gerekmektedir.

Yapılandırma imkanından yararlanabilmek için, Kanunun yayımlandığı 18/5/2018 tarihi itibarıyla; İkmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyatın bulunması ve tarhiyata karşı  Vergi mahkemeleri nezdinde dava açma süresi geçmemiş veya dava açılmış bulunması,  İlgisine göre istinaf veya temyiz süreleri geçmemiş ya da istinaf/itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya karar düzeltme yoluna başvurulmuş olması gerekmektedir.

Yapılan tarhıyata karşı süresinde vergi mahkemesinde dava açmamış olan mükellefler 7143 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinden yararlanamayacaklardır.

Af/yapılandırma kanunlarının amaçlarından birisi de uyuşmazlık aşamasında bulunan kamu alacaklarının bir an önce tahsil edilebilmesini sağlamaktır. Ancak, her vergi affı kanunlarının kendi uyuşmazlıklarını da doğurduğu bir gerçektir. Zira, mükellefler her zamana bu tür kanunlardan beklediği sonuçları alamamaktadırlar.

 

UYGULAMANIN AYRINTILARI

Kanunun Yayımlandığı 18/5/2018 Tarihi İtibarıyla Vergi Mahkemeleri Nezdinde Dava Açılmış veya Dava Açma Süresi Geçmemiş Vergiler Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamına, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilmiş olup, Kanunun yayımı tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla vergi mahkemesi nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi geçmemiş bulunan vergiler girmektedir.

Yasaya göre, vergi aslının %50’si ile bu tutara; yukarıda belirtilen şekilde belirlenen tahakkuk ve vade tarihleri esas alınarak hesaplanması gereken gecikme faizi ve gecikme zammı yerine hesaplanacak Yİ-ÜFE tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi, dava açılmaması ve açılan davalardan vazgeçilmesi şartıyla vergilerin %50’sinin, gecikme faizi, gecikme zammı ile vergi aslına bağlı vergi cezaları ve bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

Yasanın yürürlük tarihi  itibarıyla vergi yargısınca karar verilmiş olması durumunda uygulamada farklılıklar oluşmaktadır.

a)Kanunun Yayımı Tarihinden Önce Verilmiş En Son Yargı Kararın Tarhıyatın Terkini Kararı Olması Durumu

 

Kanunun yayımı tarihinden (bu tarih dâhil) önce vergi mahkemesince veya istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemesince verilmiş en son kararın tarhiyatın terkinine ilişkin olması halinde terkin edilen vergilerin ilk tarhiyat tutarı esas alınarak %20’si ile bu tutara ilişkin gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi gerekmektedir.

 

  1. b) Kanunun Yayımı Tarihinden Önce Verilmiş En Son Kararın Tarhıyatın Tasdik veya Tadilen Tasdik Kararı Olması Durumu

Tarhiyatın tadilen tasdikine ilişkin kararlarda tasdik edilmiş alacak tutarının tamamı ile terkin edilmiş tutarın %20’si esas alınarak madde hükümlerine göre yapılandırılacak alacak aslı tutarı belirlenecektir. Tasdik edilen vergilerin tamamı ile terkin edilen vergilerin %20’si ayrıca bu tutara ilişkin gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak tutar hesaplanacaktır.

 

TARHIYATA KARŞI VERGİ MAHKEMESİNDE DAVA SAFHASI DEVAM EDERKEN YAPILMIŞ ÖDEMELERİN DURUMU

Öncelikle, vergi mahkemesince tarhıyatı tasdik kararına göre ödenmesi gereken tutarların Kanunun yayımı tarihinden önce tamamının ödenmiş olması hâlinde, bu Kanuna göre ödenmesi gereken bir tutar bulunmadığından, Kanundan yararlanılması söz konusu olmamaktadır.

Bilindiği üzere, yapılan vergilendirme işleminin hukuka aykırı olduğunu düşünen ve bunu yargı yerlerinde ihtilaf konusu yapan mükellefler daha fazla gecikme faizi ödememek için (Vergi Usul Kanununun 112. Maddesine istinaden) dava sonucunu beklemeden vergi davası safhasında vergi dairelerine ödeme yapabilmektedir.

7143 sayılı Yasanın 9/16 maddesine göre,  Bu Kanun kapsamına giren alacaklara karşılık bu Kanunun yayımı tarihinden önce tahsil edilmiş olan tutarlar, bu Kanun kapsamında tahsil edilen tutarlar ile bu maddenin dokuzuncu fıkrası kapsamında yapılan tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesi yapılmaz. Ancak, bu Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında olup dava konusu edilen tarhiyatlara karşılık bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödeme yapılmış olması hâlinde, ödenen bu tutarlar, vergi mahkemesinde esasa ilişkin olarak hiç karar verilmemiş veya verilen kararın bozulması nedeniyle yeniden karar verilmek üzere mahkemesine iade edilmiş davalara konu alacaklar için bu maddeden yararlanılmak üzere yapılan başvurular ile verilmiş terkin kararları üzerine red ve iade edilebilir.

 

7143 sayılı Yasanın ilgili madde gerekçesi ise şöyledir:

“Maddenin onaltıncı fıkrasında, Kanunun yayımı tarihinden önce yapılan ödemeler ile bu Kanun kapsamındaki alacaklara karşılık yapılan ödemelerin, sonradan iadesini önlemek amacıyla red ve iade yapılmayacağı düzenlenmiştir. Ancak, Kanun hükümlerinin uygulanmasında; şahısta veya oranda hata gibi hallerde ve mükerrer tahsilatlarda iade yapılması mümkün olacaktır. Ayrıca, 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesinin de yapılmayacağı açıklanmıştır. Ancak, dava konusu olan tarhiyatlara karşılık bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödeme yapılmış olması halinde, ödenen bu tutarların; vergi mahkemesinde devam eden davalar ile vergi mahkemesince daha önce verilmiş terkin kararları için kesinleşmemiş ve dava safhasında bulunan alacaklara yönelik hükümlerden yararlanılmak üzere yapılan başvurular üzerine, nakden ya da mahsuben iade edilebileceği yönünde istisna getirilmiştir.”

denilmektedir.

 

UYGULAMADAN KAYNAKLANAN SORUNLAR VE DANIŞTAY KARARI

Vergi davası aşaması devam ederken vergi borcuna karşılık ödeme yapılan ve daha sonra af/yapılandırma kanunundan yararlanılan hallerde vergi idaresi vergi alacağının tespiti için önceden yapılmış ödemeleri vergi borçlarından düşmekte kalan vergi borçları için ödeme tablosu oluşturmaktadır.

İhtilaf konusu vergilere ilişkin yapılan ödemelerin toplam borçtan düşüleceği yönünde  yasada açık bir düzenleme bulunmamaktadır.

Vergi alacağının testine dair çıkan bir uyuşmazlıkta Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 06/05/2015 günlü kararıyla vergi adaletinin uygun bir şekilde sağlanabilmesi için davacı tarafından ödenen tutarın, 6111 sayılı Yasa hükümleri uyarınca şirketin toplam borç miktarının yapılandırılmasından sonra ortaya çıkacak borç miktarından mahsup edilmeksizin yapılan, yapılandırma işlemini  hukuka aykırı bulmuştur.

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU’nun 06/05/2015 günlü kararı şöyledir:

“Vergi politikasından beklenen amaçların gerçekleştirilebilmesi için kanunlarla getirilen indirim ve kolaylıkların, vergi adaletine uygun bir şekilde uygulanmasını sağlamanın vergi idarelerinin temel görevlerinden olduğu, adil olarak hazırlanmış olan vergi yasalarının uygulama itibarıyla da adalete ters düşmeyecek etkinlikte uygulanması gerektiği, vergi yasalarının adaletli bir şekilde uygulanmasının yükümlülerin vergiye ve vergi ödemeye karşı olan bakış açısını da etkilediği, 6111 sayılı Kanunla bazı alacakların yeniden yapılandırılmasının amaçlandığı, bu kapsamda Kanunun dava safhasında bulunan  kesinleşmemiş alacakları da kapsadığı, dolayısıyla davacının …… Vergi Mahkemesince reddedilen davası hakkında temyiz aşamasında henüz karar verilmeden, bir başka deyişle kamu alacağı kesinleşmeden 6111 sayılı Kanundan yararlanma talebinde bulunduğu, bu nedenle yapılan başvurunun 6111 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinde belirtilen kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan amme alacakları kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu durumda, davacı tarafından ödenen 358.611,72-TL tutarın, 6111 sayılı Yasa hükümleri uyarınca şirketin toplam borç miktarının yapılandırılmasından sonra ortaya çıkacak borç miktarından mahsup edilmeksizin yapılan, 13/05/2011 tarihli yapılandırma işleminde hukuka uyarlık bulunmamıştır.”

 

SONUÇ

            Af/yapılandırma kanunları niteliği itibariyle vergi adaletine uygun olmasalar da hem mükelleflere kolaylık sağlanması hem de ödenemeyen vergi alacaklarının en azından bir bölümünün tahsil edilebilmesi amacıyla siyasi irade tarafından vergi affı –vergi borcu- yapılandırılması yoluna başvurulduğu görülmektedir.

Gelişmiş ve sağlam ekonomiye sahip ülkelerde vergi affı kanunları beklenemez. Zira, her kes zamanında vergisel ödevleri yerine getirmeli, zamanında vergi ödeyen ve ödemeyenler farklı hukuki sonuçlarla karşılaşmalıdır. Hukuki istikrar gereği tüm mükellefler ne zaman ne kadar vergi ödeyeceği konusunda farkındalığa sahip olmalıdır.

Kuşkusuz af/yapılandırma kanunları birçok mükellef lehine ödeme kolaylıkları sağlamaktadır. Ancak, kanun kapsamında yer alan aynı nitelikteki borçlarla ilgili olarak herhangi bir ayrım yapılmaksızın vergide adalet ve eşitlik ilkesine uygun hareket edilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, vergi davası devam ederken yani henüz mahkeme kararları kesinleşmeden ödeme yapanlarla hiç ödeme yapmadan vergi yapılandırma talebinde bulunan mükellefler arasında farklılık olmayacak şekilde uygulamanın sağlanması gerekmektedir. Bunun için,  önce mükellefin toplam vergi borcu belirlendikten sonra 7143 sayılı Kanuna göre yapılandırma yapılarak vergi alacağı tespit edilmeli varsa daha önce yapılan ödemeler düşüldükten sonra ödenmesi gereken vergi borcu tespit edilmelidir. Nitekim, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun kararı da bu yöndedir.

 

 

NOT:VERSAV YAZI KURULU TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR. İZİN ALINMAKSIZIN VE ATIF YAPILMAKSIZIN KULLANILAMAZ

 

HEMEN ARA

0533 734 46 42

VERGİ MÜKELLEFİ SAVUNUCULARI DERNEĞİ
Soru ve sorunlarınız için derneğimize üye olabilirsiniz. Detaylı Bilgi İçin: 0850 304 95 42 veya 0216 606 08 10