Tebliğ Esasları ve Tebliğin Muhatapları

  1. TEBLİĞİN TANIMI VE ÖNEMİ

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 21’inci maddesinde tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesi olarak tanımlanmıştır.

Vergilendirme ile ilgili olayların hüküm ifade edebilmesi genellikle tebliğ olayına  bağlıdır. Örneğin bir verginin tahakkuk edebilmesi için tarh edilen verginin mükellefe ya da ceza sorumlusuna tebliğ edilmesi gerekir. Yine bir usulsüzlük cezasının muhatabı hakkında sonuç doğurabilmesi cezaya ait ihbarnamenin tebliğ edilmesine bağlıdır.

Zamanaşımı açısından tebliğin önemi büyüktür. Tarh zamanaşımı süresinde tebliğ edilemeyen bir vergi alacağı zamanaşımına uğramış olacağından tebliğin yapılmasının vergi alacağının tahsili yönünden de özel bir önemi vardır.

Tebliğ, yasalarda öngörülen sürelerin belirlenmesi ve hesaplanması yönünden de büyük önem taşımaktadır.Tebliğe ilişkin usul hükümlerine sıkı sıkıya bağlı kalınması, verginin tahsilinin sağlanması veya zamanaşımına uğramaması yönünden önem taşımaktadır. Usule ilişkin bu kuralların atlanmaması tebliğ işleminin içeriğindeki işlemin ilgilisinin bilgisine girmesi sonucunu doğuracağı gibi bu hususun belgelenmesi de sağlanmış olacaktır.

  1. VERGİ USUL KANUNU’NDA YER ALAN TEBLİĞ HÜKÜMLERİNİN UYGULAMA KAPSAMI

Ülkemizde tebligata ilişkin hükümlerin genel olarak 1959 yılında çıkarılan 7201 sayılı Tebligat Kanununda düzenlenmesine karşın vergilendirmeyle ilgili tebligat 213 sayılı Vergi Usul Kanununda ayrı hükümlerle düzenlenmiştir. Böyle bir düzenlemeye başvurulmasının nedenleri arasında vergisel işlemlerin mükelleflerin hak ve özgürlüklerini yakından ilgilendirmesi, hatalı bir tebliğ işleminin kamu alacağını ortadan kaldırması, vergi hukukunun zamanla kazandığı bağımsız hukuk dalı kimliği hususları sayılabilir.

Vergilendirmeye ilişkin tebliğlerle ilgili olarak Vergi Usul Kanununda açık hüküm bulunmadığı durumlarda ise genel kanun niteliğinde olan 7201 sayılı Tebligat Kanununa başvurulacaktır.  

2.1. Vergiler Yönünden

Vergi Usul Kanununun 1’inci maddesinde bu kanun hükümlerinin genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlarla il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenle söz konusu  kurumlar tarafından alınan tüm vergi, resim ve harçlara ilişkin tebligatlar Vergi Usul Kanununda yer alan ilgili hükümlere göre gerçekleştirilecektir.

Vergi Usul Kanununun 2’nci maddesinde ise Gümrük ve Tekel İdareleri tarafından alınan vergi ve resimlerin bu kanuna tabi olmadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla Vergi Usul Kanununda yer alan tebliğe ilişkin hükümler, gümrük vergileri için uygulanmayacaktır.

2.2. 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda Yer Alan Ödeme Emri Yönünden

6183 sayılı kanunun 55’inci maddesinin 1’inci fıkrası uyarınca  amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir ödeme emri ile tebliğ olunur. Söz konusu ödeme emri de 6183 sayılı kanunun 8’inci maddesinde yer alan “Hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur.” hükmü nedeniyle Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerince tebliğ olunur.

6183 sayılı kanunun 55’inci maddesinde özel tebliğ hallerini düzenleyen hükümler de yer almaktadır. Örneğin 55’inci maddenin 3’üncü fıkrasına göre belediye hududu dışındaki köylerde bulunan borçlulara ödeme emirleri muhtarlıkça tebliğ edilecektir.

Vergi Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri ve Danıştay kararlarının taraflara tebliği Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre değil, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 60’ıncı maddesi uyarınca Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır.

TEBLİĞ ESASLARI VE MUHATAPLARI

  1. TEBLİĞ ESASLARI

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 93’üncü maddesinde “Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.

Şu kadar ki ilgilinin kabul etmesi şartıyla tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu madde hangi belgelerin, kimlere, nasıl tebliğ edileceğini genel olarak hükme bağlamıştır.

Bilindiği gibi mükellefe ulaştırılan her bilgi tebliğ sayılmaz. Örneğin beyanname verme süresinin bitmek üzere olduğunun medya aracılığıyla mükelleflere duyurulması tebliğ niteliğinde bir işlem değildir. Ulaştırılan bilginin tebliğ sayılabilmesi için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 21’inci maddesinde tanımlanan ve 93’üncü maddesinde esasları belirtilen nitelikte olması gerekir.

Vergi Usul Kanununun 93’üncü maddesinde belirtilen tebliğ esaslarını şu başlıklar altında özetleyebiliriz:

  • Tebliğ edilecek belge ve yazıların bir hüküm ifade etmesi gerekir.
  • Tebliğin bilinen adreslere yapılması gerekir.
  • Tebliğin bilinen adreslere posta ile iadeli taahhütlü olarak yapılması gerekir.
  • Tebliğin adresi bilinmeyenlere ilan yoluyla yapılması gerekir.
  • İlgilinin istemesi halinde tebliğin daire veya komisyonda yapılması mümkündür.

1.1.Tebliğ Edilecek Vesika Ve Yazılar :

Vergi Usul Kanununun 93’üncü maddesinde tebliğ edilmesi gereken vesika ve yazılar ayrı ayrı belirtilmemiş, sadece tahakkuk fişi dışında vergilendirmeyle ilgili hüküm ifade eden bütün belge ve yazıların tebliğ edileceği hükme bağlanmıştır.

Tahakkuk fişinin tebliğ işlemlerinden istisna edilmesinin nedeni, ağırlıklı olarak beyan esasına dayanan vergi sistemimizde tahakkuk fişindeki bilgilerin mükellefin rızası ve bilgisi dahilinde olmasıdır. Dolayısıyla yapılan tahakkuk konusunda mükellefin anında bilgisi olduğu için ayrıca tahakkuk fişinin tebliğine gerek yoktur.

Bilindiği gibi beyannamenin kabulü sırasında vergi dairesince düzenlenen tahakkuk fişi mükellefe veya adamına verilir. Beyanname posta ile gönderilmişse tahakkuk fişi de posta ile mükellefe gönderilir. Beyannamenin elektronik ortamda gönderilmesi halinde ise elektronik ortamda düzenlenen tahakkuk fişi, mükellefe veya elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verilmiş gerçek ya da tüzel kişiye elektronik ortamda gönderilir.

Beyannamenin ihtirazi kayıtla dahi olsa posta ile gönderilmesi halinde, tahakkuk fişinin mükellef nüshasının, bildirilen adrese ilmühaberli olarak gönderilmesine gerek yoktur.

Yukarıda da değinildiği gibi Vergi Usul Kanununun 93’üncü maddesinde hangi vesika ve yazıların tebliğ edileceği sayılmamış genel bir hükümle yetinilmiştir. Uygulamada en çok karşılaşılan tebliği gerekli evrak ve yazılar şöyle sıralanabilir:

  • Vergi ve ceza ihbarnameleri.
  • Defter ve belge isteme yazıları.
  • Bazı takdir kararları.
  • Ödeme emirleri.
  • Bilgi isteme yazıları.
  • Veraset ve İntikal Vergisinde mükellefe verilecek ikinci ek süre ile ilgili yazılar.
  • Düzeltme talebinin reddine yönelik yazılar.

Uzlaşma gün ve yerini bildiren yazılar tebliğ hükümlerine tabi değildir. Bu yazılar sadece mükelleflerce gösterilen adrese tebliğ edilmekte, eğer adres yanlışsa diğer tebliğ usullerine başvurulmamakta ve mükellefin uzlaşma talebinde bulunmadığı kabul edilmektedir.

2.TEBLİĞ YAPILACAK KİŞİLER

Tebliğ yapılacak kişilere ilişkin hükümler Vergi Usul Kanununun 94 ve takip eden maddelerinde düzenlenmiştir. Tebliğin geçerli olabilmesi için kanunda muhatap olarak belirtilen kişilere yapılması gerekir. Tebliğin muhatapları olarak sayılan kişiler Vergi Usul Kanununun 94 ve izleyen maddelerinde sayılmıştır. Söz konusu maddelere göre tebliğ :

  • Gerçek kişiler için mükelleflere, mükelleflerin kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere,
  • Tüzel kişiler için yönetim kurulu başkanına, şirket müdürüne veya kanuni temsilcilerine,
  • Tüzel kişiliği olmayan teşekküller için bunları idare edenlere veya temsilcilerine,
  • Küçükler, kısıtlılar veya kendilerine kayyım tayin edilen kişiler için bu kişilerin veli, vasi veya kayyımlarına,
  • Askerlik görevini yerine getiren er ve erbaşlar için kıta komutanı veya en yakın üst vasıtasıyla,
  • Yabancı ülkelerde bulunan Türk vatandaşları için o ülkedeki yetkili makam veya Türk siyasi memuru ya da konsolosluğu aracılığıyla,
  • Yabancı ülkelerde bulunan yabancılar için o ülkenin tebliğe yetkili makamı aracılığıyla,
  • Yabancı ülkelerde bulunan askeri şahıslar için bağlı bulundukları kuvvet komutanlıkları aracılığıyla,

yapılır.

 

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

Hemen Tıkla

 

Soru ve sorunlarınız için derneğimize üye olabilirsiniz. Hemen Mesaj Gönder: https://m.me/versavorg