fbpx

Makaleler

Pişmanlık ve Islah Nedir ?

Pişmanlık ve Islah Nedir ? , Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren, Kanuna aykırı hareketlerini, ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere, belli koşullan yerine getirmeleri kaydıyla vergi ziyaı cezası kesilmez, kaçakçılık cezasına hükmolunmaz.

Bunun yanı sıra, Vergi Usul Kanunu’nun 371. maddesindeki pişmanlık koşullarına uygun olarak, durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında “kaçakçılık suçları ve cezaları” uygulanmaz (VUK Madde 359).

Buna göre pişmanlık, VUK’un 371. maddesinde beş bent şeklinde yazılı koşulların tahakkuku ve mükelleflerin re’sen başvurulan üzerine; zamanında yerine getirilmeyen kanuni yükümlülüklerin, daha sonraki bir dönemde ve cezasız olarak yerine getirilmesini mümkün kılan bir müessese olarak tanınalanabilir.

Bir başka tanıma göre pişmanlık beyan üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergiler için geçerli olan ve temelinde vergi ziyaı yatan olayın, mükellefince kendiliğinden haber verilmesidir. Pişmanlık koşullarına uyulmaması, cezalı tarhiyat yapılmasını gerektirir.

Tanımdan da fark edileceği üzere, pişmanlık uygulaması:

a- Bildirime dayanan konunun, beyana dayanan vergilerle ilgili olması,

b- Vergi ziyaı cezasına konu olabilecek nitelikte bir olayın bulunması,

c- Mükellefin bir dilekçe ile İlgili makamlara başvuruda bulunması durumlarında söz konusu olabilmektedir.

Eksik ödenen tapu harcı için de VUK’un pişmanlık ve ıslah hükümlerinden yararlanılması mümkündür.

Mükellefler, gayrimenkülün tapudaki satış değerini, sonradan pişmanlık talebi ile yükseltebilirler.
Ayrıca, süresinde verilmeyen muhtasar beyanname de pişmanlık ve ıslah hükümlerine göre vergi dairesine verilebilir.

Damga vergisi, beyana dayanan vergilerden olduğu için pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir. Bu konuda Danıştay’ın bir kararının özeti aşağıdaki gibidir;“Damga vergisinin ödemenin önce bildirimi gerektirmesi nedeniyle beyana dayalı vergi olarak kabulü ve bu nedenle pişmanlık hükümlerinden yararlandırılması gerekir”

Yine Danıştay’a yansıyan bir başka uyuşmazlıkta da; sermaye artırımı veya şirket kuruluşuna ait damga vergisini süresinde Ödemeyen mükelleflerin, VUK’un 371. maddesinden yararlanabilecekleri yönünde karar verilmiştir.

Danıştay’a intikal eden bir başka uyuşmazlıkta da benzer şekilde;“Sermaye artırımına ilişkin damga vergisini süresinde Ödemeyen, ancak pişmanlık hükümlerinden istifade etmek isteyen davacının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 371. maddesindeki şartları yerine getirmesi durumunda bu hükümden istifade etmesine engel bulunmadığı”şeklinde karar verilmiştir.


Veraset ve intikal vergisinde pişmanlık ise ancak zamanında verilen beyannamelerde gösterilmeyen servet unsurlarının bildirilmesi yönünden geçerli olabilir.

Vergi Usul Kanunu kapsamına girmeyen gümrük ve tekel idarelerince alman vergilerin de “pişmanlık ve ıslah” kapsamına girmeyeceği kuşkusuzdur.

 

VERGİ MÜKELLEFİ SAVUNUCULARI DERNEĞİ
Soru ve sorunlarınız için derneğimize üye olabilirsiniz. Detaylı Bilgi İçin: 0850 304 95 42 veya 0216 606 08 10