Özel Esaslara Düşen Mükelleflerin Vergi Dairesi Kendilerine Tebliğ Etmek Zorundadır

Özel Esaslara Düşen Mükelleflerin Vergi Dairesi Kendilerine Tebliğ Etmek Zorundadır , Maliye Bakanlığı 2010/2 sayılı iç genelge uyarınca sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı   belge kullananları  veya düzenleyenleri özel esaslara alarak takip etmektedir. [1] Ayrıca, üst üste iki kez beyanname vermeyenler ile adresinde bulunmayanlar için de özel esaslara alınma nedeni oluşmaktadır. Söz konusu iç genelgede hangi hallerde ve hangi mükelleflerin özel esaslara alınacağı açıkça gösterilmiştir.   Bu çalışmada özel esaslara giren mükellefler yönünden ve bu mükelleflerden mal ve/veya hizmet alan mükelleflerin durumları irdelenecektir.

 

Vergi idaresi, özel esaslara düşen mükelleflerden mal ve/veya hizmet alışı olan mükelleflerin o dönemde kullandıkları faturalarla ilgili gelir, kurum, KDV ve geçici vergi yönünden beyannamelerini düzeltmelerini talep etmektedir. Aksi takdirde, bu konuda vergi incelemesi veya takdir komisyonuna sevk gibi işlemlere teşebbüs edeceğini bir yazı ile anılan mükelleflere tebliğ etmektedir.[2]

Bazı mükellefler, tebliğ edilen bu yazıları alıp, muhasebe departmanlarına gerekli talimatlar verip düzeltme   beyannamesini elektronik ortamda vererek problemli faturaları geri çekmektedirler. Bazı mükellefler ise, düzeltme beyannamesi vermeyip, olayın sonucunu beklemektedirler.   Bir kısım mükellefler ise, “ihtirazi kayıtla” düzeltici beyanname verip, elektronik ortamda çıkan tahakkuk fişlerini alıp, vergi yargısına müracaat etmektedirler.

Gelir İdaresince mükelleflerden elektronik ortamda alınan ve mal ve hizmet alımlarını içeren Ba Formları taranarak, Gelir İdaresince izlenmekte olan mükelleflerden mal ve hizmet almış mükellefler belirlenmiştir. Bu çerçevede, vergi daireleri tarafından bu mükelleflere gönderilen yazılarda; geçmiş yıllarda mal aldıkları firmalar hakkında olumsuz tespit (Kod’a girmiş firma) bulunduğu belirtilerek, düzeltme beyannamesi verilmesi veya 84 seri nolu KDV Genel Tebliği düzenlemeleri kapsamında açıklama yapılması istenmektedir. Keza anılan yazılarda, mükelleflerin 5811 sayılı “Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun” hükümlerinden yararlanabilecekleri, bütün bunların yapılmaması halinde incelemeye sevk edilebilecekleri ve kod listelerine alınabilecekleri belirtilmektedir.

Gelir İdaresinin bu uygulamaları kayıt dışını önleme ya da haksız yere yapılacak vergi iadelerine ya da indirimlerine engel olma amacı yanısıra, kanımızca, mükellefler üzerinde baskı oluşturarak, Varlık Barışından yararlanmalarını sağlama ya da Kamu Bütçesine bu şekilde ilave gelir yaratma amacını da taşımaktadır.

Gelir İdaresinin “kod listeleri” uygulaması hukuken tartışmalı iken ve mükellef ile Gelir İdaresi arasında pek çok ihtilaf yaşanmasına ve açılan davalarda bu tür uygulamanın yasalara da uygun olmadığı yönünde yargı kararları çıkmasına neden olmuş iken, vergi dairelerince mükelleflere bu tür yazılar gönderilmesi, özellikle iade talebi olmamış mükellefler açısından, 84 Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğindeki düzenlemelere de uymamaktadır.

Bilindiği üzere; Katma Değer Vergisi Kanununun 29. maddesinde indirim konusu yapılacak katma değer vergileri konusu hükme bağlanmış ve anılan maddede Maliye Bakanlığına vergi indirimi uygulamasında doğabilecek aksaklıkları, vergi mükerrerliğine ve vergi muafiyetine meydan vermeyecek şekilde, bu Kanunun ana ilkelerine uygun olarak giderme ve indirimle ilgili usul ve esasları belirleme yetkisi tanınmıştır. Anılan Kanunun 32.maddesinde ise, katma değer vergisinden istisna edilen bazı işlemlerle ilgili olarak yüklenilen, ancak indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergilerinin mükellefe iadesine imkan tanınmış ve bu iadelerin Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade edileceği belirtilmiştir.[3]

Öte yandan, Vergi Usul Kanununun “Vergi Kesenlerin Sorumluluğu” başlıklı 11. maddesinin 3. fıkrasında; mal alım ve satımı ve hizmet ifası dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden,

– Alım satıma taraf olanların,-hizmetten yararlananların ve

– Aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanların müteselsilen sorumlu olacakları hüküm altına alınmıştır.

Bu madde hükmü uyarınca, mal veya hizmet satın alanlar, bu alımları üzerinden satıcıya ödemiş oldukları katma değer vergisi için, şayet satıcı bu vergiyi vergi dairesine ödemesi gerekirken bir şekilde ödememişse, satıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulabileceklerdir.

Başka bir deyişle; vergi dairesi böyle bir tespitin yapılması halinde, alıcıdan da bu katma değer vergilerini isteyebilecektir.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

Hemen Tıkla

 

Soru ve sorunlarınız için derneğimize üye olabilirsiniz. Hemen Mesaj Gönder: https://m.me/versavorg