fbpx

    Özel Esaslara Alınma İşleminin Hukukiliği

    KDV Kanunu’nun 32. maddesinde Maliye Bakanlığı’na, iadeye ilişkin usul ve esasları düzenleme yetkisi verilmiştir. Maliye Bakanlığı da buna istinaden KDV Uygulama Genel Tebliği’nde iadeye ilişkin çeşitli düzenlemelere yer vermiştir. Bunlardan bir tanesi de “Özel Esas” uygulamasıdır. Söz konusu uygulama, “Verginin Kanuniliği” ve “Eşitlik” ilkelerine aykırılıktan hareketle çeşitli eleştirilere tabi tutulmuştur. Bu yönde Yargı Kararları olduğu gibi aksi görüş bildiren kararlarda mevcuttur.

    3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 32. maddesinde, Kanun’un 11, 13, 14, 15. maddeleri ile 17. maddesinin 4 numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinden indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde ise indirilemeyen katma değer vergisinin, Maliye Bakanlığı’nca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı hüküm altına alınmıştır. İdare de buna istinaden aldığı yetkiyi kullanmış ve 26.04.2014’te yayımlanan KDV Uygulama Genel Tebliği ile iadeye ilişkin usul ve esasları düzenlemiştir. Özel esaslara ilişkin düzenlemede bu düzenlemelerden bir tanesidir. Tebliğ düzenlemesine göre, özel esaslar kapsamına alınan mükelleflerin iade talepleri bu kapsamda olmayan mükelleflere nazaran daha farklı yollarla yerine getirilecektir. Bizde çalışmamızda özel esaslar kapsamına alınma veya bu kapsamda olan mükelleflerin iade taleplerinin ne şekilde yerine getirileceğinden ziyade, bu uygulamanın hukuki olup olmadığı yönündeki değerlendirmelerimizi paylaşacağız.

    Vergiler, ekonomik birimlerden siyasi cebir altında ve karşılıksız olarak devletçe toplanmaktadır. Devlet vergilendirme yetkisini ise Anayasa’dan almaktadır. Anayasa’nın 73. maddesinde; “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kurulu’na verilebilir.” hükmü yer almaktadır.

    Görüleceği üzere Anayasa’nın 73. maddesi vergilendirmeye ilişkin bazı ilkelere vurgu yapmıştır. Bunlar aşağıdaki gibi sıralanabilir.

    • Verginin Kamu Giderlerini Karşılamak İçin Alınma İlkesi
    • Verginin Mali Güce Göre Alınma İlkesi
    • Verginin Genellik ve Eşitliğe Uygun Alınması İlkesi
    • Vergi Yükünün Adaletli ve Dengeli Dağılımı İlkesi
    • Verginin Yasallığı İlkesi
    • Yargısal Denetim
    • Vergide Hukuki Güvenlik
    • Verginin Parasal Yükümlülük Olması İlkesi
    • Verginin Karşılıksız Olması İlkesi

    Özel esaslara ilişkin düzenlemeler KDV Genel Uygulama Tebliği’nin IV/E bölümünde ele alınmıştır. Daha öncede belirttiğimiz üzere çalışmamızın amacı uygulamanın tabi olduğu usul ve esasları incelemek değil, hukuka uygunluğudur. Buradan hareketle uygulamaya ilişkin temel özelliklerden bahsettikten sonra değerlendirmelerimize yer vereceğiz.

    Özel esaslar uygulaması ile amaç; iade edilecek KDV tutarının gerçek olup olmadığının tespit edilmesi suretiyle, Hazine’ye intikal etmemiş ve/veya hayali olarak oluşturulmuş, gerçek bir yüklenime dayanmayan tutarların KDV iadesi çatısı altında yolsuz olarak iadesini önlemektir.

    Özel esaslara tabi olacak mükellefler ise özet olarak aşağıdaki gibidir.

    – 213 sayılı Kanun’un 153/A maddesi kapsamına giren mükellefler,

    – Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme fiiline iştirak eden mükellefler de dâhil olmak üzere sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ya da kullanma konusunda haklarında “olumsuz rapor” veya “olumsuz tespit” bulunan mükellefler,

    – Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme konusunda haklarında “olumsuz rapor” bulunan mükelleflerin raporun ait olduğu dönemdeki ortakları, kanuni temsilcileri, bunların kurdukları veya ortak oldukları mükellefler ile kanuni temsilcisi oldukları mükellefler,

    – Haklarında beyanname vermeme, defter ve belge ibraz etmeme ve adresinde bulunamama konusunda tespit bulunan mükellefler,

    – Haklarında KDV yönünden ihtiyati tahakkuk veya ihtiyati haciz uygulanan mükellefler.

    Yukarıda sayılan “özel esaslara tabi mükellefler” ile kendileri hakkında herhangi bir olumsuzluk bulunmasa dahi bunlardan mal ve/veya hizmet satın alanların iade taleplerinde özel esaslar uygulanır.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Soru ve sorunlarınız için derneğimize üye olabilirsiniz. Hemen Mesaj Gönder: https://m.me/versavorg