Mükelleflerden İstenilen Defter ve Belgelerin Gizlenmesi Fiili

Vergi mükellefleri tarafından tutulması zorunlu olan defter ve belgelerin vergi müfettişine ibraz edilmemesi Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinde bir resen takdir nedeni olarak kabul edilmiştir. Diğer taraftan, 213 sayılı VUK md. 359 maddesinde ibraz etmeme fiili hürriyeti bağlayıcı ceza ile cezalandırılan bir fiil olarak düzenlenmiş, 344. maddesinde ise 359. madde kapsamında yer alan fiiller dolayısıyla kesilecek vergi ziyaı cezalarının (3) kat kesileceği hükme bağlanmıştır. Kısaca, defter ve belgesini ibraz etmeyen aleyhine resen tarh olunan vergi üzerinden kesilecek ceza, kayba uğratılan verginin 3 mislidir.

Burada, üzerinde durulması gereken en önemli konu şudur: müfettiş tarafından ibrazı istenen defterlerin tasdiki zorunlu olan ve o dönemde tasdiklenmiş ve ibrazı zorunlu olan yevmiye defteri, kebir ve envanter defteri olmalıdır. Ayrıca, ibrazı istenen defterin mutlak surette muhatap tarafından sunulması olan şirket müdürüdür. Şirketle ilgisi olmayan veya o dönemde tasdik ettirilmemiş bir defterin doğal olarak ibrazı istenilemez. Somut bir olayda, şirket müdürünün yengesinden şirketle ilgili defterin istenilmesi yargı tarafından eleştirilmiştir.

Defter ibraz etmeme fillerinde idarece, 359. maddeye göre ceza verilmesi için suç duyurusunda bulunulduktan başka, genellikle KDV indirimlerini reddetmek suretiyle vergi tarhiyatı yapmaktadır. Bu fiil nedeniyle mükellef şirketin o dönemde düştüğü bütün KDV’ler başka bir ifade ile (191) kod nolu hesapta yer alan “indirilecek KDV’lerin tümü reddedilmektedir. Bu ciddi ve sonuçları itibari ile ağır olan bir müeyyidedir.

Öte yandan söz konusu vergi ve cezaların şirketten tahsil edilememesi halinde idare, Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesine dayanarak kanuni temsilciye yönelmektedir. Zira Vergi Usul Kanunu’nun anılan maddesi, kanuni temsilcilerin vergisel ödevlerini yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağını hükme bağlamıştır.

Bu hükümlerin uygulanmasında sermaye şirketlerinde karşılaşılan en büyük sorun, defter ve/veya belgeleri istenilen dönem ile ibraz edilmeme fiilinin işlendiği dönemlerin kanuni temsilcilerinin farklı olması halinde yaşanmaktadır. Örneğin 2004 yılı defterlerinin 2009 yılında istenildiği ve ibraz edilmediği bir olayda, 2004 yılı için KDV indirimlerinin reddi yoluyla tarh edilecek vergi ve cezanın şirketten tahsil edilmemesi durumunda, hangi dönemin kanuni temsilcilerinden isteneceği sorunu ortaya çıkmaktadır.[1]

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

Hemen Tıkla

 

Soru ve sorunlarınız için derneğimize üye olabilirsiniz. Hemen Mesaj Gönder: https://m.me/versavorg