Memur Vasıtası İle Yapılan Tebliğleri Kabule Mecbur Değilsiniz

Vergi ve ceza ihbarnameleri memur vasıtasıyla mükellef kabul ederse yapılabilir, mükellef, dairede veya komisyonda tebligat yapılmasını kabul etmeyebilir.

Vergi Usul Kanunu 93 maddesine göre  vergi ve cezalar posta vasıtası ile ve ilmü haberli taahhütlü olarak yapılır.93’üncü maddenin 2. fıkrasına göre ilgilinin kabul etmesi şartıyla, tebliğin memur vasıtası ile yapılması uygundur.

T.C.  DANIŞTAY 3. DAİRE E. 2010/6347 K. 2012/1146 T. 9.4.2012 213/m. 93, 101, 103 6183/m. 35

Özet : Ltd. Ştd.’nden tahsil imkanı kalmayan amme alacağı için ortak sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ve ilk vergi ceza ihbarnamelerinin şirket müdürüne tebliğ edildiği adres davalı idarenin bilgisi dahilinde olup 213 sayılı Yasanın 101. maddesi uyarınca şirketin kanuni temsilcisinin adresi bilinen adres kapsamında sayılır. Vergi borçlusu şirkete ait 2 no.lu ihbarnamelerin söz konusu adreste tebliğine çalışılmadan şirketin ticaret siciline kayıtlı adresinde tebliğ edilememesi nedeniyle ilan yoluyla tebliğinde hukuka uygunluk bulunmadığından davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali gerekir.

İstemin Özeti : Davacı adına, … Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden tahsil imkanı kalmayan 2001 yılına ilişkin amme alacağı için ortak sıfatıyla düzenlenen 31.7.2008 tarih ve 34, 36 takip nolu ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı; davacının anılan şirkete 12.10.2000 tarihinde ortak olduğu, 23.5.2005 tarihine kadar bu sıfatını devam ettirdiği, şirket adına düzenlenen vergi ceza ihbarnamelerinin şirket müdürünün adresinde tebliğ edildiği, ihbarnamelere karşı açılan davanın geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezaları yönünden reddedilmesi üzerine düzenlenen 2 no’lu ihbarnamelerin şirketin … sokak No:2/3 Karşıyaka/İzmir adresinde tebliğ edilememesi üzerine ilanen tebliğ yoluna gidildiği, ödeme emirlerinin de aynı usulle ilanen tebliğ edildiği, ödemede bulunulmaması ve dava açılmaması sonucu şirket hakkında yurt çapında yapılan malvarlığı araştırmasıyla herhangi bir malvarlığına rastlanılmadığı anlaşıldığından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35‘inci maddesi uyarınca davacı adına ortak sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden İzmir 1. Vergi Mahkemesinin 22.7.2010 gün ve E:2010/308, K:2010/1016 sayılı kararının; amme alacağının asıl borçlu şirket yönünden zamanaşımına uğradığı, kendisinin 6183 sayılı Yasanın 35‘inci maddesine göre takibinin yasal olmadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

Tetkik Hakimi: A…

Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Savcı: B…

Düşüncesi: 5766 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi Anayasa Mahkemesinin E:2009/39 esas sayılı kararı ile iptal edilmiş olup, temyiz konusu kararda 5766 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi uyarınca, 6183 sayılı Yasanın 5766 sayılı ile değişik 35. maddesinin hukuki dayanak alınması hukuka uygun değil ise de karar sonucu itibariyle doğru olduğundan onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 93‘üncü maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

Hemen Tıkla

 

Soru ve sorunlarınız için derneğimize üye olabilirsiniz. Hemen Mesaj Gönder: https://m.me/versavorg