Limited Şirket Müdürleri Ticareti Terk Suçundan Dolayı Cezalandırılabilir Mi?

GİRİŞ

Yürürlükte olan en eski kanunlarımızdan birisi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK1)’dur. Hemen hemen Cumhuriyetimizle yaşıt olan bu Kanun, 9 Haziran 1932 tarihinde kabul edilmiş, sonrasında bazı maddeleri günün değişen koşullarına göre muhtelif tarihlerde değişikliğe uğramıştır. Bu değişiklerden birisi de, ticareti terk suçunu düzenleyen ve 6 Haziran 1965 tarihinde yürürlüğe giren 538 sayılı Kanunun 22’nci maddesiyle değiştirilen 44’üncü maddedir. Anılan değişiklik, o dönemde yaşanan ve günümüz itibariyle de geçerliliğini koruyan, ticareti terk eden kötü niyetli borçluların iş yerlerini terk etmeleri ve ellerindeki malları başkalarına devrederek alacaklılarını zarara uğratmalarıyla mücadele etmek amacıyla yapılmıştır.

İİK’nın bahsigeçen 44’üncü maddesinde ticareti terk eden tacir açısından alacaklıların haklarını korumaya yönelik olarak bir takım yükümlülükler öngörülmüş, bu yükümlülüklere aykırı davranmanın yaptırımı da 337/a maddesinde gösterilmiştir. Bir ticaret şirketi türü olan limited şirketler de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu2 (TTK)3’nun 16’ıncı maddesi uyarınca tacir sayılmaktadır. Buna karşılık, İİK’nın 44 ve 337/a maddesi hükümlerinin limited şirketler ile müdürlerine uygulanıp uygulanmayacağı hususu, öğreti ve yargı kararlarında uzunca bir süre tartışma konusu olmuş, son yıllarda yerleşik hale gelen içtihatlar ile de bu konu açıklığa kavuşturulmuştur. İşte bu çalışmada, ticareti terk suçunun limited şirket müdürlerine uygulanıp uygulanmayacağı hususu, ilgili yüksek yargı kararları ışığında, ele alınmaktadır.

1. LİMİTED ŞİRKET MÜDÜRLERİNİN TİCARETİ TERK SUÇUNDAN CEZALANDIRILIP CEZALANDIRILMAYACAĞI HUSUSU

İİK’nın “Ticareti Terk Edenler” başlıklı 44’üncü maddesi uyarınca, ticareti terk eden bir tacir onbeş gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayımlandığı gazetelerde ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan olunur. İlan masraflarını ödemeyen tacir beyanda bulunmamış sayılır. Bu ilan tarihinden itibaren bir sene içinde, ticareti terk eden tacir hakkında iflas yolu ile takip yapılabilir. Ticareti terk eden tacir, mal beyanının tevdii tarihinden itibaren iki ay müddetle haczi kabil malları üzerinde tasarruf edemez.Mal beyanını alan merci, keyfiyeti tapu veya gemi sicil daireleri ile Türk Patent Enstitüsüne bildirir. Bu bildiri üzerine sicile, temlik hakkının iki ay süre ile tahdit edilmiş bulunduğu şerhi verilir. Keyfiyet ayrıca Türkiye Bankalar Birliğine de bildirilir.

Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmak ise, İİK’nın “Ticareti terk edenlerin cezası”  kenar başlıklı 337/a maddesinde;

“44 üncü maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu, bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Birinci fıkradaki fiillerin işlenmesinden alacaklının zarar görmediğini ispat eden borçluya ceza verilmez. Borçlunun iflası halinde, birinci fıkradaki durum ayrıca taksiratlı iflas hali sayılır.” hükmü ile cezaî yaptırıma bağlanmıştır.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

Hemen Tıkla

 

Soru ve sorunlarınız için derneğimize üye olabilirsiniz. Hemen Mesaj Gönder: https://m.me/versavorg