fbpx
Cumartesi, 19 Eylül, 2020
Vergi İnceleme Raporunda Sahte Faturaların Bilmeden Kullanıldığının Belirtilmiş Olmasının,Kesilen Üç Kat Vergi Ziyai Cezasının Uzlaşma Konusu Yapılmasının Sağlamayacağı

Vergi İnceleme Raporunda Sahte Faturaların Bilmeden Kullanıldığının Belirtilmiş Olmasının,Kesilen Üç Kat Vergi Ziyai Cezasının Uzlaşma Konusu Yapılmasının Sağlamayacağı

Vergi İnceleme Raporunda Sahte Faturaların Bilmeden Kullanıldığının Belirtilmiş Olmasının,Kesilen Üç Kat Vergi Ziyai Cezasının Uzlaşma Konusu Yapılmasının Sağlamayacağı

Danıştay 9. Dairesi
Tarih    : 29.12.2015
Esas No : 2013/3283
Karar No  : 2015/19566

VUK Md. 341, 344, Ek 1

VERGİ İNCELEME RAPORUNDA SAHTE FATURALARIN BİLMEDEN KULLANILDIĞININ BELİRTİLMİŞ OLMASININ, KESİLEN ÜÇ KAT VERGİ ZİYAI CEZASININ UZLAŞMA KONUSU YAPILMASINI SAĞLAMAYACAĞI

Hakkında üç kat vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle tarhiyat yapılan davacının, vergi inceleme raporunda sahte faturaları bilmeden kullandığı belirtildiğinden hareketle yaptığı uzlaşma başvurusunun reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı hk.

İstemin Özeti: Davacı tarafından adına 2006/Ocak-Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine karşı uzlaşma talepli başvurusunun reddine yönelik 24.11.2011 gün ve 35149 sayılı işlemin

Vergi İnceleme Raporunda Sahte Faturaların Bilmeden Kullanıldığının Belirtilmiş Olmasının,Kesilen Üç Kat Vergi Ziyai Cezasının Uzlaşma Konusu Yapılmasının Sağlamayacağı
Vergi İnceleme Raporunda Sahte Faturaların Bilmeden Kullanıldığının Belirtilmiş Olmasının,Kesilen Üç Kat Vergi Ziyai Cezasının Uzlaşma Konusu Yapılmasının Sağlamayacağı

iptali istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesinin kararının, dilekçede ileri sürülen sebeplerle bozulması istenilmektedir.

Karar: Uyuşmazlıkta; davacının 2006 yılı faaliyetlerine ilişkin olarak katma değer vergisi yönünden incelenmesi sonucu tanzim olunan 25.10.2011 gün ve 205/14 sayılı vergi inceleme raporu doğrultusunda re’sen yapılan tarhiyatlara ilişkin ihbarnamelerin davacıya tebliğ edilmesi üzerine davacı tarafından 22.11.2011 tarihinde uzlaşma talebi ile idareye yaptığı başvurunun reddine yönelik 24.11.2011 gün ve 35149 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davayı; davacının iptalini istediği işlem içeriğinden davacının başvurusunun davacıya 213 sayılı Yasa’nın 359. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesi ve bu bağlamda vergilendirmelerin ve kesilen cezaların uzlaşma kapsamına dahil edilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiği, davacı hakkında tanzim olunan inceleme raporunda; davacının sahte faturaları bilmeden kullandığı ve olayda kasıt unsuru olmadığı sonucuna varıldığının belirtildiği ancak anılan raporun sonuç kısmında vergi ziyaı cezalarının 213 sayılı Yasa’nın 344. maddesi uyarınca üç kat olarak uygulanması gerektiği sonucuna varıldığı, anılan raporda belirtilen hususlar neticesinde davacı hakkında inceleme kapsamında 213 sayılı Yasa’nın 359. maddesinde yer alan fiilleri işlediğine ilişkin objektif, somut tespitler bulunmadığı, ayrıca davacının söz konusu belgeleri bilmeden kullandığı, olayda kasıt unsurunun olmadığı kanaatine varılmak suretiyle bu durumun inceleme elemanının tespiti ile desteklendiği görüldüğü halde yapılan tarhiyatlarda uygulanacak vergi ziyaı cezalarının üç kat olarak uygulanması neticesinde davacının uzlaşma istemlerinin reddi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kabul eden vergi mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinde; Re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlanmıştır.

Aynı Kanun’un 344. maddesinde; 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir kati tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır, hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanun’un 359. maddesinde ise;

a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,

Continue Reading

Haciz İşlemine Karşı Açılan Davada,Önceden Kesinleşmiş Hukuki Durumların Yeniden İncelenerek Hüküm Kurulmasının Mümkün Olmadığı

Haciz İşlemine Karşı Açılan Davada,Önceden Kesinleşmiş Hukuki Durumların Yeniden İncelenerek Hüküm Kurulmasının Mümkün Olmadığı

Haciz İşlemine Karşı Açılan Davada,Önceden Kesinleşmiş Hukuki Durumların Yeniden İncelenerek Hüküm Kurulmasının Mümkün Olmadığı

Danıştay 4. Dairesi
Tarih    : 03.03.2016
Esas No : 2014/5509
Karar No  : 2016/883

AATUHK Md. 35

HACİZ İŞLEMİNE KARŞI AÇILAN DAVADA, ÖNCEDEN KESİNLEŞMİŞ HUKUKİ DURUMLARIN YENİDEN İNCELENEREK HÜKÜM KURULMASININ MÜMKÜN OLMADIĞI

Haciz işlemine karşı açılan davada, bir önceki safhada ödeme emrine ilişkin hukuki tekemmülün ve haciz işleminin yasal şartlarının oluşup oluşmadığının, haciz safhasına geçilmesini engelleyecek herhangi bir hukuki durumun doğmadığının irdelenmesi gerektiği ve uyuşmazlıkta önceden kesinleşmiş hukuki durumların yeniden incelenmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, ödeme emri safhasında incelenmesi gereken bir husus olan davacının ortak olduğu dönemlerden bahsederek davayı kısmen kabul eden mahkeme kararında yasal isabet bulunmadığı hk.

İstemin Özeti: Davacı tarafından, gayrimenkulleri ve banka hesabı üzerine konulan e-haciz işlemlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

Vergi Mahkemesinin kararıyla; davacı adına tesis edilen e-haciz işleminin, davacının sorumluluğunun devam ettiği 2005/Ocak dönemine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine tekabül eden kısmında hukuka aykırılık; diğer dönemlere yönelik vergi ve ferilerine tekabül eden kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Haciz İşlemine Karşı Açılan Davada,Önceden Kesinleşmiş Hukuki Durumların Yeniden İncelenerek Hüküm Kurulmasının Mümkün Olmadığı
Haciz İşlemine Karşı Açılan Davada,Önceden Kesinleşmiş Hukuki Durumların Yeniden İncelenerek Hüküm Kurulmasının Mümkün Olmadığı

Karar: Davacı tarafından, gayrimenkulleri ve banka hesabı üzerine konulan e-haciz işlemlerinin iptali istemiyle açılan davayı sorumluluk dönemlerinden bahsederek kısmen kabul kısmen reddeden Vergi Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmiştir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kurala bağlanmış, aynı Kanun’un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde, ödeme emrine karşı böyle bir borcun bulunmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla 7 gün içinde dava açılabileceği öngörülmüş, 62. maddesinde de; borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hükmüne yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; (…) Ltd. Şti.’nden tahsil edilemeyen kamu alacağının tahsili için ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada Vergi Mahkemesinin kararıyla davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, söz konusu vergi borçlarının ödenmemesi üzerine dava konusu e-haciz işleminin tesis edildiği anlaşılmaktadır.

Continue Reading

Tasfiye Olan Şirketin Temsilcisi Adına Yapılan Tarhiyatın Düzeltme Şikayet Başvurusu

Tasfiye Olan Şirketin Temsilcisi Adına Yapılan Tarhiyatın Düzeltme Şikayet Başvurusu

Tasfiye Olan Şirketin Temsilcisi Adına Yapılan Tarhiyatın Düzeltme Şikayet Başvurusu

Danıştay 4. Dairesi
Tarih    : 05.04.2016
Esas No : 2016/3228
Karar No  : 2016/1483

VUK Md. 124

TASFİYE OLAN ŞİRKETİN KANUNİ TEMSİLCİSİ ADINA YAPILAN TARHİYATIN DÜZELTME ŞİKAYET BAŞVURUSU

Tasfiyesi tamamlanıp tüzel kişiliği sona eren şirketin kanuni temsilcisi adına yapılan tarhiyatın düzeltme ve şikâyet başvurularının incelenemeyeceği hk.

İstemin Özeti: Tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden kaydı silinen (…) Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi
inceleme raporuna istinaden takdir komisyonu kararı uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına 2006/12. dönemi için re’sen salınan katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle yaptığı düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

Vergi Mahkemesinin kararıyla; davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin ihbarnamenin 03.08.2012 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu cezalı tarhiyata karşı açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafından düzeltme-şikayet başvurusu yaptığı, ancak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 122-124. maddesinde yer alan düzeltme ve şikayet yoluna başvurulabilmesi için, vergilendirme işlemleri sırasında anılan Kanun’un 117 ve 118. maddelerinde tanımı yapılan ve kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin yorum tekniklerine başvurmadan ilk bakışta anlaşılabilecek açıklıktaki vergilendirme yanlışlıklarını içeren bir hatanın yapılmış olması gerekmekte olduğu, uyuşmazlığın vergi hatası dışında, maddi ve hukuki bir değerlendirmeyi gerektiren bir hususa ilişkin olması durumunda ise, düzeltme ve şikayet yoluyla yapılan başvurunun reddi üzerine açılacak davalarda işin esasına yönelik iddiaların incelenmesine olanak bulunmadığı, olayda, davacı tarafından 2007/03 dönemine ilişkin olarak adına yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatına ilişkin olarak ileri sürülen iddiaların niteliğine bakıldığında ise, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve söz konusu iddiaların ancak ilgili cezalı tarhiyata ilişkin ihbarnameye karşı süresi içerisinde açılacak bir davada dikkate alınabileceği, bu durumda, dava konusu olayda 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun yukarıda sözü edilen maddeleri kapsamında bir hatanın bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Tasfiye Olan Şirketin Temsilcisi Adına Yapılan Tarhiyatın Düzeltme Şikayet Başvurusu
Tasfiye Olan Şirketin Temsilcisi Adına Yapılan Tarhiyatın Düzeltme Şikayet Başvurusu

Karar: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.

Bu nedenle, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, oyçokluğuyla karar verildi(*).

(*) KARŞI OY: Tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden kaydı silinen (…) Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden takdir komisyonu kararı uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına 2006/12. dönemi için re’sen salınan katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle yaptığı düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine karar veren Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

Continue Reading

Vergi Tebligatı Tebligat Kanuna Göre Yapılamaz

Vergi Tebligatı Tebligat Kanuna Göre Yapılamaz

Vergi Tebligatı Tebligat Kanuna Göre Yapılamaz , dava konusu ödeme emrinin dayanağını oluşturan ihbarnamelerin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda yazılı kurallar yerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nda belirtilen hükümlere göre tebliğ edilmesi nedeniyle usulüne uygun olarak tebliğ edilip kesinleşen bir kamu alacağından söz edilemeyeceğinden, düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

 

(T.C.DANIŞTAY 9. DAİRE E. 2008/5363 K. 2011/7553 T. 2.11.2011)

Vergi Tebligatı Tebligat Kanuna Göre Yapılamaz
Vergi Tebligatı Tebligat Kanuna Göre Yapılamaz

İstemin Özeti : Davacı şirket adına düzenlenen 2001 yılına ilişkin 26.5.2007 tarih ve 4290 sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; davacı şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin 19.12.2006 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ edilen ihbarnamelere karşı süresi içinde dava açılmaması nedeniyle vergi ve cezaların kesinleştiğinin anlaşıldığı, davaya konu olayda ihbarnamelerin tebliği üzerine alacağın kesinleşmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle ödeme emri düzenlenmesinin yasal olduğu, ayrıca davacının ileri sürdüğü iddiaların ödeme emri aşamasında ileri sürülemeyeceği, dolayısıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden İzmir 4. Vergi Mahkemesinin 29.4.2008 tarih ve E:2008/141, K:2008/598 sayılı kararının; şirket kayıtlarında ihbarname tebliğine dair bir bilgi bulunmadığı, davalı idarenin işleminden önce emri tebliği ile haberdar olunduğu, verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Savcısı Mehmet Sağlam’ın Düşüncesi : 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 51. maddesinde, mali tebliğlerin kendi kanunlarında açıklık bulunmaması halinde, bu kanunun genel hükümlerine göre yapılacağı kurala bağlanmıştır.

Mali tebligata ilişkin kuralları düzenleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Tebliğ evrakının teslimi” başlığını taşıyan 102. maddesinde muhatabın adresinde bulunamaması halinde tebligatın ne şekilde yapılacağı ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Continue Reading

Fatura Düzenlemediği Gerekçesiyle Hesap Dönemi Kapandıktan Sonra Özel Usulsüzlük Cezası Kesilemeyeceği

Fatura Düzenlemediği Gerekçesiyle Hesap Dönemi Kapandıktan Sonra Özel Usulsüzlük Cezası Kesilemeyeceği

Fatura Düzenlemediği Gerekçesiyle Hesap Dönemi Kapandıktan Sonra Özel Usulsüzlük Cezası Kesilemeyeceği

Danıştay 3. Dairesi
Tarih         : 29.11.2011
Esas No   : 2009/4244
Karar No  : 2011/7230

VUK Md. 353/1

FATURA DÜZENLEMEDİĞİ GEREKÇESİYLE HESAP DÖNEMİ KAPANDIKTAN SONRA ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI KESİLEMEYECEĞİ

Hesap döneminin kapanmasından sonra düzenlenen vergi inceleme raporuyla hasılatının bir kısmı için fatura da düzenlemediği sonucuna ulaşılarak 353. maddeye göre özel usulsüzlük cezası kesilmesinin maddenin öngörülüş amacına uygun düşmediği hk.

Fatura Düzenlemediği Gerekçesiyle Hesap Dönemi Kapandıktan Sonra Özel Usulsüzlük Cezası Kesilemeyeceği
Fatura Düzenlemediği Gerekçesiyle Hesap Dönemi Kapandıktan Sonra Özel Usulsüzlük Cezası Kesilemeyeceği

İstemin Özeti: Davacı adına faiz karşılığı borç para vermek suretiyle elde ettiği faiz gelirini beyan etmemesi nedeniyle vergi inceleme raporuyla tespit edilen matrah üzerinden 2003 yılı için salınan vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davada; vergi ziyaı cezalı gelir vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin (1) işaretli bendi gereğince özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için, fatura alınmadığı ve verilmediği hususunun somut ve geçerli bir şekilde tespit edilmesi gerektiği halde bu yönde bir saptama yapılmadığı gerekçesiyle cezalı gelir vergisi yönünden davayı reddeden özel usulsüzlük cezasını kaldıran Vergi Mahkemesinin kararının; kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

Continue Reading

Fatura Düzenleyen Mükellefin,Sahte Fatura Düzenlediğinin Kanıtlanamaması

Fatura Düzenleyen Mükellefin,Sahte Fatura Düzenlediğinin Kanıtlanamaması

Fatura Düzenleyen Mükellefin,Sahte Fatura Düzenlediğinin Kanıtlanamaması

Danıştay 9. Dairesi
Tarih    : 27.10.2015
Esas No         : 2015/8404
Karar No  : 2015/12121

VUK Md. 3, 359

FATURA DÜZENLEYEN MÜKELLEFİN, SAHTE FATURA DÜZENLEDİĞİNİN SOMUT OLARAK ORTAYA KONULAMAMASI

Davacıya fatura düzenleyen mükellefin; ihtilaflı dönemlerde faaliyet göstermediği ve gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasında bulunmaksızın sahte fatura düzenlediği hususunun somut bir şekilde ortaya konulamamış olması halinde, davacının bu mükelleften aldığı faturalar nedeniyle tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde ve davanın bu kısmını reddeden Vergi Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı hk.

 

İstemin Özeti: Davacı adına, (…) Vergi Dairesi Müdürlüğünün 0190507800 vergi numaralı mükellefi (…) Ltd. Şti.’nden alınan faturaların sahte olduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2009/Ocak-Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile Ekim-Aralık dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle tüm dönemler için kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı; kısmen kabul eden, kısmen reddeden Vergi Mahkemesinin kararının; taraflarca dilekçelerde ileri sürülen sebeplerle karşılıklı olarak bozulması istenilmektedir.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.