fbpx

    Vergi Ziyaı Cezasının Miras Yoluyla Mirasçılara Geçmeyeceği

    Danıştay 3. Dairesi
    Tarih    : 11.02.2015
    Esas No  : 2013/5782
    Karar No  : 2015/580

    VUK Md. 372

    VERGİ ZİYAI CEZASININ MİRAS YOLUYLA MİRASÇILARA GEÇMEYECEĞİ

    Şirket tüzel kişiliğinin mal varlığından tahsil imkanı bulunmayan kamu alacağı arasında yer alan vergi ziyaı cezasının, vefat eden şirket kanuni temsilcisinin varisi olan davacıya miras yoluyla geçmesine olanak bulunmadığı hk.

    İstemin Özeti: Davacı adına, (…) Ltd. Şti.’ne ait Ocak 2001 dönemine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve yargı harcından oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla şirketin ortağı ve kanuni temsilcisi (S.K.)’un mirasçısı sıfatıyla ve miras hissesi oranında düzenlenen 04.05.2010 tarih ve 83 takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. Vergi Mahkemesinin kararıyla; borçlu şirketten tahsil imkanı bulunmadığının mal varlığı araştırmasıyla tespit edilmesi ve davacının mirasçısı olduğu şirketin kanuni

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Tahsil İmkanı Kalmayan Limited Şirket Borcundan Dolayı Ortak Hakkında İhtiyati Haciz Kararı Alınamayacağı

    Danıştay 3. Dairesi
    Tarih    : 04.11.2015
    Esas No : 2012/4015
    Karar No  : 2015/7786

    AATUHK Md. 13

    TAHSİL İMKANI KALMAYAN LİMİTED ŞİRKET BORCUNDAN DOLAYI  ORTAK HAKKINDA İHTİYATİ HACİZ KARARI ALINAMAYACAĞI

    6183 sayılı AATUHK’nın ilgili hükümlerinde teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemlerinin, kamu alacağının cebren tahsil ve takip işlemleri olmayıp, icrai muamelelere başlamadan önce tahsile konu amme alacağının tehlikeye girmemesi için korunmaya yönelik işlemler olduğu, vergi incelemesinin devam ettiği durumlarda yapılan ilk hesaplamalara göre teminat istenebileceği ve ihtiyati haciz veya ihtiyati tahakkuk kararı alınabileceği, inceleme sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra asıl borçlu şirket hakkında yapılan cebri tahsil ve takip işlemleri neticesinde söz konusu amme alacağının şirketten tahsil imkanının kalmadığı gerekçesiyle şirket ortağı hakkında ortak sıfatıyla ihtiyati haciz kararı alınmasının mümkün olmadığı hk. 

    İstemin Özeti: (…) Ltd. Şti.’nin ortağı sıfatıyla davacının banka hesabına, 14.11.2006 tarihli ihtiyati haciz kararı uyarınca, 21.11.2006 tarih ve 31481 sayılı haciz bildirisine dayanılarak uygulanan ihtiyati hacze karşı dava açılmıştır. Danıştay Üçüncü Dairesi’nin bozma kararına uyarak verilen (…) Vergi Mahkemesinin kararıyla; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ilgili hükümlerinde teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemlerinin, kamu alacağının cebren tahsil ve takip işlemleri olmayıp, icrai muamelelere başlamadan önce tahsile konu amme alacağının tehlikeye girmemesi için korunmaya yönelik işlemler olduğu, asıl borçlu şirket hakkında yapılan cebri tahsil ve takip işlemleri neticesinde söz konusu amme alacağının şirketten tahsil imkanının kalmadığının anlaşılması üzerine ortak sıfatıyla davacının, takibe alınarak hakkında ihtiyati haciz kararı alındığı ve adına ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, vergi incelemesinin devam ettiği

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Düzenlenen Faturaların Sahte ve Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Olduğu Hususunun Açık ve Somut Bir Şekilde Ortaya Konulması Gerekir

    Danıştay 9. Dairesi
    Tarih    : 14.04.2016
    Esas No : 2014/3641
    Karar No  : 2016/2871

    VUK Md. 3

    DÜZENLENEN FATURALARIN SAHTE VE MUHTEVİYATI İTİBARİYLE  YANILTICI OLDUĞU HUSUSUNUN AÇIK VE SOMUT BİR ŞEKİLDE ORTAYA KONULMASI GEREKİR

    Davacının vergisel ödevlerinin bir kısmını eksik yaptığı veya usulüne uygun olarak yerine getirmediği yönünde tespitler bulunmakta ise de, söz konusu tespitlerin davacının fatura düzenlediği tarihte faaliyette olmadığını ispatlar nitelikte bulunmaması ve düzenlediği faturaların sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu hususunun açık ve somut bir şekilde ortaya konulamaması karşısında davacının düzenlediği faturaların sahte olduğu ve bu faturaları komisyon karşılığında düzenlediği sonucuna varılması, varsayıma dayalı bir yaklaşım olacağından, davacının düzenlediği faturaların sahte olduğu ve komisyon geliri elde ettiğinden bahisle salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde isabet bulunmadığı hk.

    İstemin Özeti: Davacı adına, fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde edildiğinden bahisle düzenlenen takdir komisyonu kararına dayanılarak 2008/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesinin kararının; dilekçede ileri sürülen sebeplerle bozulması istenilmektedir.

    Karar: Uyuşmazlıkta, davacı adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde edildiğinden bahisle düzenlenen takdir komisyonu kararına dayanılarak 2008/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Özel Esaslara Tabi Mükellefler Listesine Alınma İşleminin İptali

    Danıştay 3. Dairesi
    Tarih    : 07.06.2016
    Esas No : 2016/6359
    Karar No  : 2016/4136

    İYUK Md. 2

    ÖZEL ESASLARA TABİ MÜKELLEFLER LİSTESİNE ALINMA İŞLEMİNİN İPTALİ

    Mükelleflerin sınıflandırılmasının yasal veya Anayasal bir dayanağı bulunmadığından, özel esaslara tabi mükellefler listesine alınması işleminin iptal davasına konu olabileceği hk.

    İstemin Özeti: Davacı tarafından, özel esaslara tabi mükellefler listesine alınması işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. Vergi Mahkemesi kararıyla; mükelleflerin bu şekilde sınıflandırılmasının yasal veya Anayasal bir dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir. Davalı idare tarafından, iade taleplerinin sağlıklı ve hızlı bir şekilde sonuçlandırılması amacıyla oluşturulan iade sistemi kapsamındaki uygulamanın kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem sayılamayacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

    Karar: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Yasal Defter ve Belgelerin İncelemeye İbraz Edilmemesi

    Danıştay 9. Dairesi
    Tarih    : 03.03.2016
    Esas No : 2013/8535
    Karar No  : 2016/1137

    VUK Md. 30

    KDVK Md. 29, 34

    YASAL DEFTER VE BELGELERİN İNCELEMEYE İBRAZ EDİLMEMESİ

    Defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle re’sen takdire gidilmesi yerinde ise de, davacı tarafından, defter ve belgelerin incelenmek üzere hazır olduğu, istenmesi halinde ibraz edilebileceği hususu dava ve temyiz dilekçelerinde ileri sürüldüğünden, re’sen araştırma ilkesi uyarınca Vergi Mahkemesince yükümlünün defter ve belgelerinin istenilmesi, ibraz edilecek olan defter ve belgelerden vergi dairesinin de haberdar edilmek suretiyle söz konusu belgelerin gerçekten alış yaptığı emtialara ait faturalar olup olmadığının araştırılması ve gerçek alış faturaları gözönüne alınarak ödenecek verginin tespiti için bu defter ve faturalar üzerinde gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle ortaya çıkacak sonuca göre uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği hk.

    İstemin Özeti: Davacı adına 2007 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2007/Ocak-Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür nedeniyle artırılarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı; bir katı aşan vergi ziyaı cezası yönünden kabul eden, diğer kısımlar yönünden reddeden Vergi Mahkemesinin kararının; dilekçelerde ileri sürülen sebeplerle bozulması istenilmektedir.

    Karar: Uyuşmazlıkta, davacı adına, 2007 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2007/Ocak-Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Mükellefin Kod Listesine Alınma İşleminin İptali

    Danıştay 3. Dairesi
    Tarih    : 07.06.2016
    Esas No : 2016/6569
    Karar No  : 2016/4151

    İYUK Md. 2

    MÜKELLEFİN KOD LİSTESİNE ALINMA İŞLEMİNİN İPTALİ

    Mükelleflerin özel esaslara tabi mükellefler listesine alınması işleminin iptal davasına konu olabileceği hk.

    İstemin Özeti: Davacı tarafından, özel esaslara tabi mükellefler listesine alınması işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. Vergi Mahkemesi kararıyla; mükelleflerin bu şekilde sınıflandırılmasının yasal veya Anayasal bir

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Takdir Komisyonu Kararının Vergi ve Ceza İhbarnamesi İle Birlikte Tebliğ Edilmemesi

    Danıştay 3. Dairesi
    Esas No         : 2011/4933

    Karar No  : 2014/6021

    Tarih    : 01.12.2014


    Vergi ve ceza ihbarnamesine eklenmesi gereken takdir komisyonu kararının ihbarname ile birlikte tebliğ edilmemesinin; ihbarnamenin tebliğ tarihine göre süresinde açılan bir davada vergilendirmeyi hükümsüz kılacak bir hukuka aykırılık oluşturmayacağı hk.

    İstemin Özeti: Davacı adına, 2005 takvim yılı vergilendirme dönemine ilişkin gelir vergisi beyannamesini yasal süresi içinde vermediğinden bahisle 26.12.2007 tarih ve 46500 sayılı takdir komisyonu, kararına istinaden re’sen salınan vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. Vergi Mahkemesi kararıyla; 31.12.2005 tarihi itibariyle mükellefiyet kaydı re’sen terkin edilen davacının vergi beyannamesini kanuni süresinde vermemesi nedeniyle takdire sevkinin yerinde olduğu ancak, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 35. maddesinde takdir komisyonunun kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın birer suretinin ihbarnameye ekleneceği hükmüne yer verildiği,

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Özel Esaslar Kapsamına Alınma İle İlgili Olarak Gönderilen Uyarı Yazısına Karşı Açılan Davanın Reddi Halinde Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti

    Özel Esaslar Kapsamına Alınma İle İlgili Olarak Gönderilen Uyarı Yazısına Karşı Açılan Davanın Reddi Halinde Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti

    Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
    Tarih    : 24.02.2016
    Esas No         : 2016/202
    Karar No  : 2016/199

    İYUK Md. 24

    ÖZEL ESASLAR KAPSAMINA ALINMA İLE İLGİLİ OLARAK GÖNDERİLEN UYARI YAZISINA KARŞI AÇILAN DAVANIN REDDİ HALİNDE YARGILAMA GİDERLERİ VE VEKALET ÜCRETİ

    İdarenin, “onbeş gün içinde ilgili belgelerin gerçekliğini ispat etmesi ya da sahte veya yanıltıcı belgeleri, bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde indirim hesaplarından çıkararak beyanlarını düzeltmesi gerektiğine, aksi halde özel esaslara tabi tutulacağına” ilişkin duyurusunun mükellef hakkında tesis edilmiş bir işlem sayılmayacağı, dolayısıyla davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden, vergi mahkemesince, yargılama giderlerinin davalı idare üzerine bırakılması ve davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka uygun olmadığı hk.

    İstemin Özeti: Davacının özel esaslara tabi mükellefler listesine alınma işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.

    Vergi Mahkemesi kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2 ve 14. maddelerine değindikten sonra; dosyanın incelenmesinden, hakkında vergi tekniği raporu düzenlenmiş bulunan (…) Ltd. Şti.’ne ait sahte ve/veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullandığı belirtilen davacıya, KDV Genel Uygulama Tebliği uyarınca özel esaslar kapsamına alınmasına neden olan belgeleri, bildirimden itibaren (15) gün içerisinde indirim hesaplarından çıkarıp, beyanlarını düzeltmesi veya belgelerin gerçekliği ve doğruluğunun ispat edilmesi gerektiği, aksi halde özel esaslar düzenlemesine tabi tutulup, dönem matrahlarının re’sen takdir edileceği yönündeki 06.08.2014 tarih ve 26807 sayılı yazının tebliği üzerine, özel esaslara alınma işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, davalı idare savunmasında, davacının KDV Genel Uygulama Tebliği kapsamında belirtilen yükümlülüklerini, kendisine tanınan (15) günlük süre içerisinde yerine getirmemekle birlikte dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak gerek dava tarihi gerekse savunmanın verildiği tarih itibarıyla henüz özel esaslara alınmadığı bildirildiğinden, ortada kesin ve yürütülmesi gereken bir işlemin varlığındansöz edilemeyeceği ancak, davacıya tebliğ edilen yazıda

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Vergi İnceleme Raporunda Sahte Faturaların Bilmeden Kullanıldığının Belirtilmiş Olmasının,Kesilen Üç Kat Vergi Ziyai Cezasının Uzlaşma Konusu Yapılmasının Sağlamayacağı

    Vergi İnceleme Raporunda Sahte Faturaların Bilmeden Kullanıldığının Belirtilmiş Olmasının,Kesilen Üç Kat Vergi Ziyai Cezasının Uzlaşma Konusu Yapılmasının Sağlamayacağı

    Vergi İnceleme Raporunda Sahte Faturaların Bilmeden Kullanıldığının Belirtilmiş Olmasının,Kesilen Üç Kat Vergi Ziyai Cezasının Uzlaşma Konusu Yapılmasının Sağlamayacağı

    Danıştay 9. Dairesi
    Tarih    : 29.12.2015
    Esas No : 2013/3283
    Karar No  : 2015/19566

    VUK Md. 341, 344, Ek 1

    VERGİ İNCELEME RAPORUNDA SAHTE FATURALARIN BİLMEDEN KULLANILDIĞININ BELİRTİLMİŞ OLMASININ, KESİLEN ÜÇ KAT VERGİ ZİYAI CEZASININ UZLAŞMA KONUSU YAPILMASINI SAĞLAMAYACAĞI

    Hakkında üç kat vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle tarhiyat yapılan davacının, vergi inceleme raporunda sahte faturaları bilmeden kullandığı belirtildiğinden hareketle yaptığı uzlaşma başvurusunun reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı hk.

    İstemin Özeti: Davacı tarafından adına 2006/Ocak-Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine karşı uzlaşma talepli başvurusunun reddine yönelik 24.11.2011 gün ve 35149 sayılı işlemin

    Vergi İnceleme Raporunda Sahte Faturaların Bilmeden Kullanıldığının Belirtilmiş Olmasının,Kesilen Üç Kat Vergi Ziyai Cezasının Uzlaşma Konusu Yapılmasının Sağlamayacağı
    Vergi İnceleme Raporunda Sahte Faturaların Bilmeden Kullanıldığının Belirtilmiş Olmasının,Kesilen Üç Kat Vergi Ziyai Cezasının Uzlaşma Konusu Yapılmasının Sağlamayacağı

    iptali istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesinin kararının, dilekçede ileri sürülen sebeplerle bozulması istenilmektedir.

    Karar: Uyuşmazlıkta; davacının 2006 yılı faaliyetlerine ilişkin olarak katma değer vergisi yönünden incelenmesi sonucu tanzim olunan 25.10.2011 gün ve 205/14 sayılı vergi inceleme raporu doğrultusunda re’sen yapılan tarhiyatlara ilişkin ihbarnamelerin davacıya tebliğ edilmesi üzerine davacı tarafından 22.11.2011 tarihinde uzlaşma talebi ile idareye yaptığı başvurunun reddine yönelik 24.11.2011 gün ve 35149 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davayı; davacının iptalini istediği işlem içeriğinden davacının başvurusunun davacıya 213 sayılı Yasa’nın 359. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesi ve bu bağlamda vergilendirmelerin ve kesilen cezaların uzlaşma kapsamına dahil edilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiği, davacı hakkında tanzim olunan inceleme raporunda; davacının sahte faturaları bilmeden kullandığı ve olayda kasıt unsuru olmadığı sonucuna varıldığının belirtildiği ancak anılan raporun sonuç kısmında vergi ziyaı cezalarının 213 sayılı Yasa’nın 344. maddesi uyarınca üç kat olarak uygulanması gerektiği sonucuna varıldığı, anılan raporda belirtilen hususlar neticesinde davacı hakkında inceleme kapsamında 213 sayılı Yasa’nın 359. maddesinde yer alan fiilleri işlediğine ilişkin objektif, somut tespitler bulunmadığı, ayrıca davacının söz konusu belgeleri bilmeden kullandığı, olayda kasıt unsurunun olmadığı kanaatine varılmak suretiyle bu durumun inceleme elemanının tespiti ile desteklendiği görüldüğü halde yapılan tarhiyatlarda uygulanacak vergi ziyaı cezalarının üç kat olarak uygulanması neticesinde davacının uzlaşma istemlerinin reddi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kabul eden vergi mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

    213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinde; Re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlanmıştır.

    Aynı Kanun’un 344. maddesinde; 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir kati tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır, hükmü yer almaktadır.

    Aynı Kanun’un 359. maddesinde ise;

    a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

    1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Haciz İşlemine Karşı Açılan Davada,Önceden Kesinleşmiş Hukuki Durumların Yeniden İncelenerek Hüküm Kurulmasının Mümkün Olmadığı

    Haciz İşlemine Karşı Açılan Davada,Önceden Kesinleşmiş Hukuki Durumların Yeniden İncelenerek Hüküm Kurulmasının Mümkün Olmadığı

    Haciz İşlemine Karşı Açılan Davada,Önceden Kesinleşmiş Hukuki Durumların Yeniden İncelenerek Hüküm Kurulmasının Mümkün Olmadığı

    Danıştay 4. Dairesi
    Tarih    : 03.03.2016
    Esas No : 2014/5509
    Karar No  : 2016/883

    AATUHK Md. 35

    HACİZ İŞLEMİNE KARŞI AÇILAN DAVADA, ÖNCEDEN KESİNLEŞMİŞ HUKUKİ DURUMLARIN YENİDEN İNCELENEREK HÜKÜM KURULMASININ MÜMKÜN OLMADIĞI

    Haciz işlemine karşı açılan davada, bir önceki safhada ödeme emrine ilişkin hukuki tekemmülün ve haciz işleminin yasal şartlarının oluşup oluşmadığının, haciz safhasına geçilmesini engelleyecek herhangi bir hukuki durumun doğmadığının irdelenmesi gerektiği ve uyuşmazlıkta önceden kesinleşmiş hukuki durumların yeniden incelenmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, ödeme emri safhasında incelenmesi gereken bir husus olan davacının ortak olduğu dönemlerden bahsederek davayı kısmen kabul eden mahkeme kararında yasal isabet bulunmadığı hk.

    İstemin Özeti: Davacı tarafından, gayrimenkulleri ve banka hesabı üzerine konulan e-haciz işlemlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

    Vergi Mahkemesinin kararıyla; davacı adına tesis edilen e-haciz işleminin, davacının sorumluluğunun devam ettiği 2005/Ocak dönemine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine tekabül eden kısmında hukuka aykırılık; diğer dönemlere yönelik vergi ve ferilerine tekabül eden kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

    Haciz İşlemine Karşı Açılan Davada,Önceden Kesinleşmiş Hukuki Durumların Yeniden İncelenerek Hüküm Kurulmasının Mümkün Olmadığı
    Haciz İşlemine Karşı Açılan Davada,Önceden Kesinleşmiş Hukuki Durumların Yeniden İncelenerek Hüküm Kurulmasının Mümkün Olmadığı

    Karar: Davacı tarafından, gayrimenkulleri ve banka hesabı üzerine konulan e-haciz işlemlerinin iptali istemiyle açılan davayı sorumluluk dönemlerinden bahsederek kısmen kabul kısmen reddeden Vergi Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmiştir.

    6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kurala bağlanmış, aynı Kanun’un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde, ödeme emrine karşı böyle bir borcun bulunmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla 7 gün içinde dava açılabileceği öngörülmüş, 62. maddesinde de; borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hükmüne yer verilmiştir.

    Dosyanın incelenmesinden; (…) Ltd. Şti.’nden tahsil edilemeyen kamu alacağının tahsili için ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada Vergi Mahkemesinin kararıyla davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, söz konusu vergi borçlarının ödenmemesi üzerine dava konusu e-haciz işleminin tesis edildiği anlaşılmaktadır.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla