fbpx
Cuma, 7 Ağustos, 2020

Tebliğ Evrakının Teslimi ve İlanen Tebliğ

Danıştay 3. Dairesi
Tarih    : 19.11.2015
Esas No : 2015/4482
Karar No  : 2015/8437

VUK Md. 102, 103

TEBLİĞ EVRAKININ TESLİMİ VE İLANEN TEBLİĞ

Borçlu şirketin adresinde bulunamadığı hususunun 213 sayılı VUK’un 102. maddesinde belirtilen kişiler huzurunda ve anılan kişilerin imzalarıyla tespit edilmemesi halinde ilanen tebliğ şartları oluşmayacağından, şirket adına düzenlenen ödeme emirleriyle istenen kamu alacağının, borçlu şirkete usulüne uygun olarak duyurulduğundan ve kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, bu durumda davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı hk.

İstemin Özeti: (…) Ltd. Şti.’ne ait özel usulsüzlük cezası borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen 10.06.2014 gün ve 5 takip numaralı ödeme emrinin 2009 yılına ilişkin 31.600 TL’lik kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır. Vergi Mahkemesinin kararıyla; dava konusu ödeme emirleriyle istenen cezaların davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin gerek posta marifeti ile gerek memur eliyle tebliğ edilmek istendiği ancak muhatabın adresinde bulunamadığı, bu nedenle ödeme

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Emekli Aylığına Vergi Borcu Nedeniyle Tekrar Haciz Konulması

Danıştay 9. Dairesi
Tarih    : 21.04.2016
Esas No : 2016/3432
Karar No  : 2016/3039

5510 s. SSGSS K. Md. 93

MAHKEMENİN DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA İLİŞKİN KARARI SONRASI EMEKLİ AYLIĞINA VERGİ BORCU NEDENİYLE TEKRAR HACİZ KONULMASI

Vergi Mahkemesince, davalı vergi dairesinin haczin kaldırıldığına yönelik beyanı esas alınarak dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş olmakla birlikte, karar tarihinden yedi gün sonra vergi dairesince aynı borç nedeniyle aynı banka hesabına tekrar konulan haciz, dava konusu ihtilafın devamı niteliğinde olduğundan, Vergi Mahkemesince bu husus gözetilerek işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği hk.

İstemin Özeti: Davacının Vakıflar Bankası (…) Şubesinde bulunan (…) no.lu emekli maaş hesabına uygulanan haczin kaldırılması istemiyle açılan davada karar verilmesine yer olmadığına hükmeden Vergi Mahkemesinin kararının; dilekçede ileri sürülen sebeplerle bozulması istenilmektedir.

Karar: Uyuşmazlıkta, davacının Vakıflar Bankası (…) Şubesinde bulunan (…) no.lu emekli maaş hesabına uygulanan haczin kaldırılması istemiyle açılan davada karar verilmesine yer olmadığına hükmeden Vergi Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Devir, Temlik, Haciz ve Kurum Alacaklarında Zamanaşımı” başlıklı 93. maddesinde, bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödeneklerinin devir ve temlik edilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerinin 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerinin haczedilmesine ilişkin taleplerin borçlunun muvafakatı bulunmaması halinde icra müdürü tarafından reddedileceği hükmü yer almaktadır.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Vergi Ziyaı Cezasının Miras Yoluyla Mirasçılara Geçmeyeceği

Danıştay 3. Dairesi
Tarih    : 11.02.2015
Esas No  : 2013/5782
Karar No  : 2015/580

VUK Md. 372

VERGİ ZİYAI CEZASININ MİRAS YOLUYLA MİRASÇILARA GEÇMEYECEĞİ

Şirket tüzel kişiliğinin mal varlığından tahsil imkanı bulunmayan kamu alacağı arasında yer alan vergi ziyaı cezasının, vefat eden şirket kanuni temsilcisinin varisi olan davacıya miras yoluyla geçmesine olanak bulunmadığı hk.

İstemin Özeti: Davacı adına, (…) Ltd. Şti.’ne ait Ocak 2001 dönemine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve yargı harcından oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla şirketin ortağı ve kanuni temsilcisi (S.K.)’un mirasçısı sıfatıyla ve miras hissesi oranında düzenlenen 04.05.2010 tarih ve 83 takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. Vergi Mahkemesinin kararıyla; borçlu şirketten tahsil imkanı bulunmadığının mal varlığı araştırmasıyla tespit edilmesi ve davacının mirasçısı olduğu şirketin kanuni

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Tahsil İmkanı Kalmayan Limited Şirket Borcundan Dolayı Ortak Hakkında İhtiyati Haciz Kararı Alınamayacağı

Danıştay 3. Dairesi
Tarih    : 04.11.2015
Esas No : 2012/4015
Karar No  : 2015/7786

AATUHK Md. 13

TAHSİL İMKANI KALMAYAN LİMİTED ŞİRKET BORCUNDAN DOLAYI  ORTAK HAKKINDA İHTİYATİ HACİZ KARARI ALINAMAYACAĞI

6183 sayılı AATUHK’nın ilgili hükümlerinde teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemlerinin, kamu alacağının cebren tahsil ve takip işlemleri olmayıp, icrai muamelelere başlamadan önce tahsile konu amme alacağının tehlikeye girmemesi için korunmaya yönelik işlemler olduğu, vergi incelemesinin devam ettiği durumlarda yapılan ilk hesaplamalara göre teminat istenebileceği ve ihtiyati haciz veya ihtiyati tahakkuk kararı alınabileceği, inceleme sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra asıl borçlu şirket hakkında yapılan cebri tahsil ve takip işlemleri neticesinde söz konusu amme alacağının şirketten tahsil imkanının kalmadığı gerekçesiyle şirket ortağı hakkında ortak sıfatıyla ihtiyati haciz kararı alınmasının mümkün olmadığı hk. 

İstemin Özeti: (…) Ltd. Şti.’nin ortağı sıfatıyla davacının banka hesabına, 14.11.2006 tarihli ihtiyati haciz kararı uyarınca, 21.11.2006 tarih ve 31481 sayılı haciz bildirisine dayanılarak uygulanan ihtiyati hacze karşı dava açılmıştır. Danıştay Üçüncü Dairesi’nin bozma kararına uyarak verilen (…) Vergi Mahkemesinin kararıyla; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ilgili hükümlerinde teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemlerinin, kamu alacağının cebren tahsil ve takip işlemleri olmayıp, icrai muamelelere başlamadan önce tahsile konu amme alacağının tehlikeye girmemesi için korunmaya yönelik işlemler olduğu, asıl borçlu şirket hakkında yapılan cebri tahsil ve takip işlemleri neticesinde söz konusu amme alacağının şirketten tahsil imkanının kalmadığının anlaşılması üzerine ortak sıfatıyla davacının, takibe alınarak hakkında ihtiyati haciz kararı alındığı ve adına ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, vergi incelemesinin devam ettiği

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Düzenlenen Faturaların Sahte ve Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Olduğu Hususunun Açık ve Somut Bir Şekilde Ortaya Konulması Gerekir

Danıştay 9. Dairesi
Tarih    : 14.04.2016
Esas No : 2014/3641
Karar No  : 2016/2871

VUK Md. 3

DÜZENLENEN FATURALARIN SAHTE VE MUHTEVİYATI İTİBARİYLE  YANILTICI OLDUĞU HUSUSUNUN AÇIK VE SOMUT BİR ŞEKİLDE ORTAYA KONULMASI GEREKİR

Davacının vergisel ödevlerinin bir kısmını eksik yaptığı veya usulüne uygun olarak yerine getirmediği yönünde tespitler bulunmakta ise de, söz konusu tespitlerin davacının fatura düzenlediği tarihte faaliyette olmadığını ispatlar nitelikte bulunmaması ve düzenlediği faturaların sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu hususunun açık ve somut bir şekilde ortaya konulamaması karşısında davacının düzenlediği faturaların sahte olduğu ve bu faturaları komisyon karşılığında düzenlediği sonucuna varılması, varsayıma dayalı bir yaklaşım olacağından, davacının düzenlediği faturaların sahte olduğu ve komisyon geliri elde ettiğinden bahisle salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde isabet bulunmadığı hk.

İstemin Özeti: Davacı adına, fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde edildiğinden bahisle düzenlenen takdir komisyonu kararına dayanılarak 2008/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesinin kararının; dilekçede ileri sürülen sebeplerle bozulması istenilmektedir.

Karar: Uyuşmazlıkta, davacı adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde edildiğinden bahisle düzenlenen takdir komisyonu kararına dayanılarak 2008/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Özel Esaslara Tabi Mükellefler Listesine Alınma İşleminin İptali

Danıştay 3. Dairesi
Tarih    : 07.06.2016
Esas No : 2016/6359
Karar No  : 2016/4136

İYUK Md. 2

ÖZEL ESASLARA TABİ MÜKELLEFLER LİSTESİNE ALINMA İŞLEMİNİN İPTALİ

Mükelleflerin sınıflandırılmasının yasal veya Anayasal bir dayanağı bulunmadığından, özel esaslara tabi mükellefler listesine alınması işleminin iptal davasına konu olabileceği hk.

İstemin Özeti: Davacı tarafından, özel esaslara tabi mükellefler listesine alınması işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. Vergi Mahkemesi kararıyla; mükelleflerin bu şekilde sınıflandırılmasının yasal veya Anayasal bir dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir. Davalı idare tarafından, iade taleplerinin sağlıklı ve hızlı bir şekilde sonuçlandırılması amacıyla oluşturulan iade sistemi kapsamındaki uygulamanın kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem sayılamayacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

Karar: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Yasal Defter ve Belgelerin İncelemeye İbraz Edilmemesi

Danıştay 9. Dairesi
Tarih    : 03.03.2016
Esas No : 2013/8535
Karar No  : 2016/1137

VUK Md. 30

KDVK Md. 29, 34

YASAL DEFTER VE BELGELERİN İNCELEMEYE İBRAZ EDİLMEMESİ

Defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle re’sen takdire gidilmesi yerinde ise de, davacı tarafından, defter ve belgelerin incelenmek üzere hazır olduğu, istenmesi halinde ibraz edilebileceği hususu dava ve temyiz dilekçelerinde ileri sürüldüğünden, re’sen araştırma ilkesi uyarınca Vergi Mahkemesince yükümlünün defter ve belgelerinin istenilmesi, ibraz edilecek olan defter ve belgelerden vergi dairesinin de haberdar edilmek suretiyle söz konusu belgelerin gerçekten alış yaptığı emtialara ait faturalar olup olmadığının araştırılması ve gerçek alış faturaları gözönüne alınarak ödenecek verginin tespiti için bu defter ve faturalar üzerinde gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle ortaya çıkacak sonuca göre uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği hk.

İstemin Özeti: Davacı adına 2007 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2007/Ocak-Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür nedeniyle artırılarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı; bir katı aşan vergi ziyaı cezası yönünden kabul eden, diğer kısımlar yönünden reddeden Vergi Mahkemesinin kararının; dilekçelerde ileri sürülen sebeplerle bozulması istenilmektedir.

Karar: Uyuşmazlıkta, davacı adına, 2007 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2007/Ocak-Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Mükellefin Kod Listesine Alınma İşleminin İptali

Danıştay 3. Dairesi
Tarih    : 07.06.2016
Esas No : 2016/6569
Karar No  : 2016/4151

İYUK Md. 2

MÜKELLEFİN KOD LİSTESİNE ALINMA İŞLEMİNİN İPTALİ

Mükelleflerin özel esaslara tabi mükellefler listesine alınması işleminin iptal davasına konu olabileceği hk.

İstemin Özeti: Davacı tarafından, özel esaslara tabi mükellefler listesine alınması işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. Vergi Mahkemesi kararıyla; mükelleflerin bu şekilde sınıflandırılmasının yasal veya Anayasal bir

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Takdir Komisyonu Kararının Vergi ve Ceza İhbarnamesi İle Birlikte Tebliğ Edilmemesi

Danıştay 3. Dairesi
Esas No         : 2011/4933

Karar No  : 2014/6021

Tarih    : 01.12.2014


Vergi ve ceza ihbarnamesine eklenmesi gereken takdir komisyonu kararının ihbarname ile birlikte tebliğ edilmemesinin; ihbarnamenin tebliğ tarihine göre süresinde açılan bir davada vergilendirmeyi hükümsüz kılacak bir hukuka aykırılık oluşturmayacağı hk.

İstemin Özeti: Davacı adına, 2005 takvim yılı vergilendirme dönemine ilişkin gelir vergisi beyannamesini yasal süresi içinde vermediğinden bahisle 26.12.2007 tarih ve 46500 sayılı takdir komisyonu, kararına istinaden re’sen salınan vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. Vergi Mahkemesi kararıyla; 31.12.2005 tarihi itibariyle mükellefiyet kaydı re’sen terkin edilen davacının vergi beyannamesini kanuni süresinde vermemesi nedeniyle takdire sevkinin yerinde olduğu ancak, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 35. maddesinde takdir komisyonunun kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın birer suretinin ihbarnameye ekleneceği hükmüne yer verildiği,

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Özel Esaslar Kapsamına Alınma İle İlgili Olarak Gönderilen Uyarı Yazısına Karşı Açılan Davanın Reddi Halinde Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti

Özel Esaslar Kapsamına Alınma İle İlgili Olarak Gönderilen Uyarı Yazısına Karşı Açılan Davanın Reddi Halinde Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
Tarih    : 24.02.2016
Esas No         : 2016/202
Karar No  : 2016/199

İYUK Md. 24

ÖZEL ESASLAR KAPSAMINA ALINMA İLE İLGİLİ OLARAK GÖNDERİLEN UYARI YAZISINA KARŞI AÇILAN DAVANIN REDDİ HALİNDE YARGILAMA GİDERLERİ VE VEKALET ÜCRETİ

İdarenin, “onbeş gün içinde ilgili belgelerin gerçekliğini ispat etmesi ya da sahte veya yanıltıcı belgeleri, bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde indirim hesaplarından çıkararak beyanlarını düzeltmesi gerektiğine, aksi halde özel esaslara tabi tutulacağına” ilişkin duyurusunun mükellef hakkında tesis edilmiş bir işlem sayılmayacağı, dolayısıyla davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden, vergi mahkemesince, yargılama giderlerinin davalı idare üzerine bırakılması ve davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka uygun olmadığı hk.

İstemin Özeti: Davacının özel esaslara tabi mükellefler listesine alınma işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.

Vergi Mahkemesi kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2 ve 14. maddelerine değindikten sonra; dosyanın incelenmesinden, hakkında vergi tekniği raporu düzenlenmiş bulunan (…) Ltd. Şti.’ne ait sahte ve/veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullandığı belirtilen davacıya, KDV Genel Uygulama Tebliği uyarınca özel esaslar kapsamına alınmasına neden olan belgeleri, bildirimden itibaren (15) gün içerisinde indirim hesaplarından çıkarıp, beyanlarını düzeltmesi veya belgelerin gerçekliği ve doğruluğunun ispat edilmesi gerektiği, aksi halde özel esaslar düzenlemesine tabi tutulup, dönem matrahlarının re’sen takdir edileceği yönündeki 06.08.2014 tarih ve 26807 sayılı yazının tebliği üzerine, özel esaslara alınma işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, davalı idare savunmasında, davacının KDV Genel Uygulama Tebliği kapsamında belirtilen yükümlülüklerini, kendisine tanınan (15) günlük süre içerisinde yerine getirmemekle birlikte dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak gerek dava tarihi gerekse savunmanın verildiği tarih itibarıyla henüz özel esaslara alınmadığı bildirildiğinden, ortada kesin ve yürütülmesi gereken bir işlemin varlığındansöz edilemeyeceği ancak, davacıya tebliğ edilen yazıda

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Vergi Mükellefi Savunucuları