fbpx

    Resen Mükellefiyet Tesisinin Mevzuatımızdaki Yeri Kesilen Cezaların Hukuki Durumu

    213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre mükellef, üzerine düşen vergi borcunu ödemekle yükümlü gerçek veya tüzel kişidir.VUK’a göre vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağına ve vergi alacağının mükellef bakımından vergi borcunu teşkil ettiğine hükmedilmiştir.

    VUK’da vergiye tabi mükellef olabileceklerin işe başlamayı bildirmek zorunda oldukları hüküm altına alınırken yine kanunun bazı maddelerinde bazı hallerde mükelleflerin işe başlamış addolunacağı belirtilmiştir.

    193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun bir kazancın ticari kazanç olarak nitelendirilebilmesi, bir faaliyetten kazanç sağlanması ve faaliyetin devamlılığı koşullarına bağlanmıştır.

    Maddi ve şekli anlamda bir ticari organizasyonun belirgin olmadığı durumlarda kazanç doğuran işlemin çokluğu devamlılık unsurunu belirleyen en nesnel ölçü olup, bir işlemin devamlılığı, işlemin aynı vergilendirme döneminde yinelenmesi ya da önceki vergilendirme döneminde de yapılmış olmasına göre belirlenebilir.

    Devamlılık unsurunun gerçekleşmesi halinde, bu işlemlerin kazanç sağlamak amacıyla yapılmadığını kanıtlama yükü vergi mükelleflerine düşer.

    Mevzuat düzenlemelerine göre ticari faaliyetlere tekemmül eden ancak vergi dairesine bildirilmeyen işlemler eğer bir ihbar veya idarece yapılan yoklamalar veyahut yaygın ve yoğun denetimler neticesinde tespit edilmesi halinde bu işlemleri gerçekleştirenler hakkında idare mükellefiyet tesis edilmektedir.

    İdarece mükellefiyetin tesis edilmesinde mükellefiyetin başlangıç tarihi olarak devamlılığın başladığı tarih esas alınmaktadır. Bu durumda kişi hakkında geçmişe dönük olarak mükellefiyet tesis edilmesi halinde her mükellefin vergi kanunlarınca kendisine yüklemiş olduğu yükümlülükleri yerine getirmediğinden bahisle bazı cezai müeyyidelerle baş başa kalmaktadır.

    Mükellefiyet tesisinden sonra vergi dairesi elinde bulunan donelere göre geçmişte elde etme ihtimali bulunan matrahın tespiti amacıyla kişiyi takdire sevk ederken diğer taraftan mükellefiyetin başladığı tarihten itibaren mükellefiyet tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan sürede kanunların kendisine yüklemiş olduğu sorumlulukları yerine getirmediğinden bahisle (Beyannamelerin elektronik ortamda verilmesi, Ba-Bs verilmesi gibi) VUK’nun mükerrer 355. maddesine göre özel usulsüzlük cezaları kesmektedir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Gerçek Kişi Mükelleflerinin Re’sen Terkini

    Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı, serbest meslek erbabı, adi ortaklık ortakları işe başlamalarını ve işi bırakmalarını vergi dairesine bildirmek zorundadırlar. İşe başlama bildirimlerinin esas itibariyle on gün içinde, işi bırakma bildirimlerinin ise bir ay içinde vergi dairesine iletilmesi gerekir. Bildirimlerin zamanında yapılmamış olması vergi mükelleflerini birçok sorunla karşı karşıya bırakır. Bu gün yazımızda gerçek kişilerce işi bırakmanın bildirilmemesi halinde vergi idaresince yapılacak işlemler üzerinde duracağız. 17.11.2016 tarihinde DÜNYA Gazetesi’nde yayınlanan, yazımızda tüzel kişi mükelleflerle ilgili açıklamalara yer vermiştik.

    İşin bırakılmış sayılması

    Yukarıda sayılan vergi mükelleflerinin işi bırakmayı zamanında bildirilmemeleri vergi dairelerini gerçek durumun tespiti için araştırma yapma zorunda bırakmaktadır. Araştırmalar sonrasında yapılacak işlemlerle ilgili olarak Vergi Usul Kanunu’nun 160’ıncı maddesinde düzenleme yapılmıştır. İşi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işibıraktığının tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi veya başkaca bir ticarî, ziraî ve meslekî faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi halinde, mükellef (matrahlı veya matrahsız beyanname verenler dahil) işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilir. Bu durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşu ile kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşuna bildirilir.

    Mükellefiyet kaydının terkin edilmesi, mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı gibi bu tarihten sonra faaliyette bulunduğunun tespiti halinde bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye ve sahte belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında kovuşturma yapılmasına ve ceza uygulanmasına da engel teşkil etmez.

    Bu madde kapsamında mükellefiyet kayıtları terkin edilenlerin kimlik bilgileri ile bunların bastırmış veya tasdik ettirmiş oldukları belgeler ve kullanmış oldukları ödeme kaydedici cihazlara ilişkin bilgiler Maliye Bakanlığı’nca belirlenecek araçlarla duyurulur.

    Mükellefiyetin Re’sen Terkini -Vergi Usul Kanun Uygulama İç Genelgesi

    Yukarıda belirtilen VUK’un 160’ıncı maddesi hükümlerinin uygulanması hususunda maddenin verdiği yetki çerçevesinde, Maliye Bakanlığı’nca müteaddit defalar düzenleme yapılmıştır. Son olarak 12.05.2016 tarih ve 29537098-(37)52535 Sayılı Vergi Usul Kanunu Uygulama İç Genelgesi Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Bu genelgede vergi mükellefiyetinin hangi hallerde re’sen terkin edileceği, hangi hallerde yeniden tesis edileceği ve bunlarla ilgili yapılacak işlemler açıklanmıştır .

    Gerçek kişilerde işin bırakılması

    Vergi Usul Kanunu’nun 161’inci maddesine göre işi bırakma vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona erdirilmesini ifade eder. İşlerin herhangi bir sebep yüzünden geçici bir süre için durdurulması işi bırakma sayılmaz.

    Ancak,işi bıraktığı halde bu durumu bildirmeyen mükelleflerin gerçekte işi bırakıp bırakmadığı, vergi dairelerince

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi Dairesince Mükellefiyetin Re’sen Terkini

    Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı, serbest meslek erbabı, kurumlar vergisi mükellefleri, kollektif ve adi ortaklık ortakları ile komandit şirketlerin komandite ortakları işe başlamalarını vergi dairesine bildirmek zorundadırlar. İşe başlama bildirimlerinin esas itibariyle on gün içinde, işi bırakmayı bir ay içinde bildirilmesi gerekir. Bildirimin yapılmamış olması muhtelif sorunlar yaratır.

    Yukarıda sayılan vergi mükelleflerinin işi bırakmayı zamanında bildirilmemeleri durumu ile ilgili düzenleme Vergi Usul Kanunu’nun 160’ıncı maddesinde yer almaktadır. Maddeye göre, sayılan mükelleflerden işi bırakanlar, durumu işin bırakılmasından itibaren bir ay içinde vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar. Bununla beraber birçok vergi mükellefi işi bıraktığını süresi içinde veya hiçbir şekilde vergi dairelerini bildirmemektedir. Mükellefiyetle ilgili ilgili ödevlerin, beyanname verme ödevi gibi, vergi dairesine verilmemesi dolayısıyla şüphe oluşmaktadır. Bu gün yazımızda işi bırakma ve tüzel kişilerin mükellefiyetinin vergi dairesince re’sen terkin edilmesi üzerinde duracağız. Yazı boyutunu dikkate alarak, gerçek kişilerle sahte belge düzenleyici kişilerin durumunu sonraki yazılarımızda değerlendireceğiz.

    Vergi dairesince işin bırakıldığının anlaşılması ve işlemler

    İşi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işibıraktığının tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi veya başkaca bir ticarî, ziraî ve meslekî faaliyeti olmadığı halde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor ile tespit edilmesi ve mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin raporda belirtilmesi halinde, mükellef (matrahlı veya matrahsız beyanname verenler dahil) işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilir. Bu durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşu ile kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşuna bildirilir. Mükellefiyet kaydının terkin edilmesi, mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı gibi bu tarihten sonra faaliyette bulunduğunun tespiti halinde bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye ve sahte belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında kovuşturma yapılmasına ve ceza uygulanmasına da engel teşkil etmez.

    Bu madde kapsamında mükellefiyet kayıtları terkin edilenlerin kimlik bilgileri ile bunların bastırmış veya tasdik ettirmiş oldukları belgeler ve kullanmış oldukları ödeme kaydedici cihazlara ilişkin bilgiler Maliye Bakanlığı’nca belirlenecek araçlarla duyurulur.

    Re’sen Terkin-Vergi Usul Kanun Uygulama İç Genelgesi

    Vergi Usul Kanunu’nun 160’ıncı maddesi ile maddenin uygulanması ile ilgili olarak Maliye Bakanlığı’na düzenleme yapma yetkisi verilmiştir. Bu yetki müteaddit defalar kullanılmış, son olarak 12.05.2016 tarih ve 29537098- (37)52535 Sayılı Vergi Usul Kanunu Uygulama İç Genelgesi Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Bu genelgede vergi mükellefiyetinin hangi hallerde re’sen terkin edileceği ,hangi hallerde yeniden tesis edileceği ve bunlarla ilgili yapılacak işlemler açıklanmıştır .Genelgeye göre gayri faal mükelleflerden tüzel kişilerin mükellefiyet kaydının terkini ve yeniden tesis edilmesi ve konu ile ilgili diğer işlemler aşağıda kısaca açıklanmıştır.

    Gayri faal tüzel kişilerde işin bırakılması ve re’sen terkin tarihi

    Vergi Usul Kanunu’nun 161’inci maddesine göre işi bırakma vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona. erdirilmesini ifade eder. Aynı kanunun 162’nci maddesine göre ise tasfiye ve iflas hallerinde, mükellefiyetin vergi ile İlgili muamelelerin tamamen sona erdirilmesine kadar devam etmesi ve bu hallerde tasfiye

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi Mükellefleri Adına 3-5 Yıl Geriye Doğru Vergi Kaydı Açılmasının Mali ve Hukuki Sonuçları

    Vergi daireleri tarafından geçmişe yönelik olarak resen vergi kaydı açılan mükelleflerle ilgili beyanname verilmediği iddiasıyla son 4 -5 yıl için geçmişe yönelik özel usulsüzlük cezalı tarhiyatlar yapılabilmektedir. Özellikle elektronik ortamda beyanname verilmediği iddiasıyla geçmişe yönelik 3,4 ve hatta 5 yıl için gelir vergisi, KDV, muhtasar, geçici vergi beyannamelerinin e-beyan yoluyla internet üzerinden verilmediği iddiasıyla cezalı tarhiyatlar yapılagelmektedir. Özellikle, geçmiş yıllarda sık sık araç alım satımı yapan kimselere veya geçmiş yıllarda birden çok emlak alım satımı yapan kimselere e-beyan verilmediği dolayısıyla pek çok ceza kesilmektedir. (VUK md.mük. 355, 257/4, 340 seri nolu GT ve 386 nolu GT)

    Oysaki, son 5 yılı kapsayan elektronik ortamda beyannamelerin verilmemesi ile ilgili cezalar çok ciddi boyutlara

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Resen Mükellefiyet Tesisinde Kesilen Cezalar İçin Yeni Dönem

    Özet

    Resen mükellefiyet tesisi ya da diğer bir adıyla geçmişe yönelik mükellefiyet tesisi kayıt dışı ekonominin yoğun olduğu sektörlerde veya işlemlerde yoğunlukla karşımıza çıkmaktadır. Buralarda faaliyet gösteren kişi veya kişiler vergi idaresinin uhdesine girmeleri halinde çok büyük cezalar ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu cezalardan özellikle özel usulsüzlük cezaları en fazla yekun tutmaktadır. Müstekar hale gelmiş mahkeme kararlarına dayanılarak Nisan ayında yapılan düzenleme ile bu cezaya maruz kalma ihtimalini düşürmektedir. 

     

    1.Giriş

    Mükellef vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüp eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmıştır.

    Ancak özellikle gerçek kişiler devlete karşı vergi borcu altına sokacak faaliyetleri idareden gizleme yolunu seçerek hem ticari hayatta haksız kazanç elde etmektedirler hem de bu yolla devleti zarara uğratmaktadırlar. İdare ise bu şekilde hareket edenleri tespit ederek mükellefiyet tesis etmekte ve kayıp ve kaçağı önleyici çalışmalar yapmaktadır.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.