fbpx

    Vergi İncelemesinde Defter Teslimi

    Vergi Denetim Kurulunun faaliyete geçmesiyle beraber, Vergi inceleme işlemlerinde bazı düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelerin sonucunda, vergi incelemelerinin olması gereken ideal şekle gelmesi amaçlanmaktadır. Bunun sonucunda, 31.10.2011 tarihinde Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslarla İlgili Yönetmelik, Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği, Rapor Değ. Kom. Ol. İle Çalışma Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, VDK Performans Değ. Sis. Yönetmeliği, Görev Yerleri İtibariyle Vergi Müfettişleri Yer Değiştirme Yönetmeliği, Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği, Mükelleflerin İzahat Taleplerinin Cevaplandırılması Hakkında Yönetmelik yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.(1)

     

    Bu çalışmamızda yeni yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş olan ‘defter ve belge teslim tutanağı ‘ hakkında açıklamalara yer verilecektir. Buna göre;
    1- Defter ve belge teslim tutanağı bir sayfadan ibaret olup, ön sayfa da mükellef ile ilgili, unvan, adres, vergi no, vergi dairesi, faaliyet konusu, telefon ve diğer iletişim araçları bilgileri bulunmaktadır.

     

    2- Teslim edilen yasal defterler hakkında bilgiler.

     

    3- Teslime edilen yevmiye, kebir, envanter defterlerinin yıllar itibari ile tasdik makamı ve tasdik tarihi ve nosu bilgilerine yer verilmiştir.

     

    4- Teslim edilen belgelerin türleri, başlangıç ve bitiş seri noları ve adetleri,

     

    5- Teslim edilen alış-satış belgelerinin yıllar itibari ile detaylı dökümleri.

     

    6- Son olarak, belgeleri ilgili müfettişe teslim eden kişinin imzası ve bu belgeleri kabul eden vergi müfettişine ait tesellüm bilgileri.
    Vergi incelemelerin de uyulacak usul ve esaslar hakkında yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenen 2 nüsha tutanak karşılıklı imzalanıp, mühürlenerek tarihlendirilmektedir. Defter ve belge teslim tutanağı esasen 213 sayılı VUK kanununa göre önemli bir belge olup, bu tutanağın ekinde ayrıca yine 4 nüsha İncelemeye Başlama Tutanağıdüzenlenmektedir. Bu tutanakta özetle mükellefe ait yukarıda yer verilen bilgiler, incelemenin konusu, gerekçeleri, dönemi, incelemeye başlama tarihi, incelenen vergilendirme dönemi, tarafların karşılıklı imzaları.

     

    Vergi incelemesi bilindiği gibi 213 sayılı VUK 134,135 maddelerinde yer verilen madde hükümlerine göre yürütülmektedir. Aynı yasanın 140. Maddesinde inceleme sırasında uyulacak esas ve usuller belirlenmiştir. Bu açıdan incelemeye başlama tutanağı önemli bir belge olarak karşımıza çıkmaktadır.(2) Eski uygulamalarda incelmeye başlama tarihi konusunda eski yönetmelikte çeşitli belirsizlikler bulunmasına karşın yeni yönetmelikler bu belirsizlikler tamamı ile ortadan kaldırılmıştır.


    Kaynak:Av. Nazlı Gaye Alpaslan

    Vergi İncelemesinde İhbar ve Şikayet

    Vergi İncelemesinde: İhbar ve Şikayet

    Vergi İncelemesinde: İhbar ve Şikayet, Türk Vergi Sistemi genel özelliği itibari ile beyana dayalı bir vergilendirme şeklini öngörmektedir. Buna göre, vergilendirmede mükellefin beyanı esas alınmakta, ancak buna karşılık, Vergi Dairesi tarafından mükellef beyanlarının doğrulu vergi incelemeleri sonucunda denetlenmektedir. ( VUK mad. 134,140 ) [1]

     

    Vergi incelemeleri 213 sayılı VUK’ un 134. Mad. tarif edildiği üzere incelemenin amacı ödenmesi gerekli vergilerin doğruluğunu araştırmak, irdelemek, tespit etmek ve sağlamaktır. ( Bkz: Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, RG, 31.10.2011 )

     

    213 sayılı VUK’a göre ihbara veya şikayete dayalı vergi incelemelerinde ilgili inceleme yönetmeliği hükümleri uyarınca şikayet sahibinin yazdığı ihbar dilekçesinin doğruluğu veya dilekçede yer alan maddi olayların hukuki değerleri araştırılmaktadır.( Bkz: SOYDAN Başar, Vergi İncelemesi, S:476 ) Vergi Denetim Kurulu şikayet veya ihbarlarla ilgili 31.10.2011 tarihli resmi gazetede yayınlanan yönetmelik hükümlerine göre; şikayet dilekçesini çok yönlü araştırmak zorundadır. Buna göre;

     

    1. İhbar dilekçesinde ileri sürülen hususların şikayet edilen mükellefle ilgili olup olmadığı,
    2. İhbarcının dilekçede verdiği maddi olaylar,
    3. İhbarcının adı, soyadı, TC no, ihbar edilen olayların gerçekçiliği,
    4. İhbara maruz kalan mükellefin durumu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların tutarlılığı,
    5. İhbar dilekçesinde şikayet sahibi tarafından eklenen ve şikayete konu, belge ve bilgiler,
    6. …………………….

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Eksik Vergi İncelemesi ve Sonuçları

    Eksik Vergi İncelemesi ve Sonuçları

    Eksik Vergi İncelemesi ve Sonuçları , Yeterli bir vergi incelemeye dayanmayan ve başka firmalar hakkında düzenlenmiş başka raporları esas alan bir Vergi İnceleme Raporuna (VİR)  dayalı yapılan cezalı tarhiyat  hukuka uygun düşmemektedir.

     

    Uygulamada “naylon fatura” veya diğer bir deyimle “sahte fatura” diye isimlendirmiş olduğumuz  sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgeler  tarhiyatlarda dayanak açısından problem yaratmaktadır. Özellikle kendisine düzenlenen bir rapor dolayısıyla bir başka denetmen raporu ile veya başka bir inceleme elemanı raporu  dayanak gösterilerek vergi ve cezalı tarhiyatlar yapılagelmektedir. Özellikle VUK’nun 359. maddesine göre, sahte belge, reel bir işlem veya  durum olmadığı halde sanki bunlar varmışcasına tanzim edilen belgeler  muhteviyatı itibariyle aldatıcı belge ise reel bir işlem veya duruma dayanmakla birlikte  bu işlemi veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı bir şekilde gösteren belge olmaktadır.  Örneğin,  bir ton kömür  alarak ödediğiniz  örneğin 500 TL yerine kömürcüden …TL’lik belge alıp, bu gideri de defterinize kayıtlandırdığınız takdirde yanıltıcı belge kullanma eylemi gerçekleşmiş olacaktır.  Yanıltıcı belge kullanımından dolayı mükelleflere tarh ve tebliğ edilen özel usulsüzlük cezaları dışında, hürriyeti bağlayıcı ceza  belgeler açısından farklılık arz edebilmektedir.  Bu nedenle,  bu neviden belgelerin düzenleyen veya kullananlar  açısından tanzim edilen icra raporlarında veya  Cumhuriyet Savcılığı iddianamelerinde  belli ayrıntılara dikkat edilmesi gerekmektedir.  Bu noktada özellikle  fiilin  hangi cins  belge içeriğinde görüldüğünün veya değerlendirildiğinin  kanıtları ile ortaya konulması zorunludur.  Uygulamada  bu nev’i belge kullanıcıları hakkında tanzim edilen “vergi inceleme raporlarında” veya teknik rapor diye  isimlendirilen raporlarda yeterli özen gösterilmediğini söylemek  oldukça güçtür.

     

    Örneğin, bir kurumlar vergisi mükellefinin bahsedilen türde belgeler tanzim ettiğinin tespit edildiği hallerde, onun hakkındaki raporlara yollama yapılarak bu mükelleften belge alan tüm mükellefler için  genellikle sadece söz konusu belgenin deftere işlendiğini tespit eden bir tutanağa istinaden, taraflar arasındaki ilişki dikkatlice inceleme konusu yapılmadan şablon raporlar üretilmekte ve çoğaltılmaktadır.  Adı geçen mükelleften belge alanlara yalnızca diğer rapora atıf yapılarak yazılan bu raporlar tebliğ edilmekte, ancak belgeyi düzenleyen kişi hakkında düzenlenen ve belgelerinin neden sahte veya yanıltıcı belge olarak baz alındığını açıklayan yollama yapılan rapor tebliğ edilmemektedir.  Bu nokta, vergi idaresinin bireylere karşı bütün işlemlerini “gerekçelendirme mecburiyetini” ihmal ve ihlal etmektedir.  Diğer raporlara yollama yapılarak tanzim edilen raporların, atıf yapılan rapor iliştirilmeden tebliğ yoluna gidilmesi VUK’nun  vergi ve ceza ihbarnamelerinin  tebliğinde bu ihbarnamenin dayanağını oluşturan inceleme  raporu veya yoklama fişi veya takdir kararlarının da tebliğ edilmesini zorunlu kılmaktadır. İhbarname ekinde bu tür dayanakların iliştirilmeyişi tarhiyatı kusurlandırdığı gibi tarhiyatı düşürücü bir neden olarak da yüksek mahkeme tarafından kabul edilmektedir(1).

     

    Böylece, yollama sonucu  yapılan raporlar iliştirilmeden yapılan tebliğ işlemleri, işlem temelinin saklanması gibi, ceza bakımından ise suçu oluşturan bütün unsurların tespitlenerek  ve kanıtlandırılamaması sonucunu beraberinde getirmektedir.  Bilindiği gibi, temel ceza hukukunda cezayı gerektirir fiil, bütün unsurlarıyla beraber tespit edilerek fiilin tamamlanması sonucu ancak ceza söz konusu olabilmektedir.  Başka bir deyimle, cezayı gerektirir fiiller  maddi ve manevi unsurları ile birlikte tespit edilmeden ceza kesilemeyecektir(2).

     

    Durum böyle olunca mükelleflerin yargı aşamasında savunma hakları  daraltılmakta ve vergi ceza yargısında doğal olarak hakim, atıf yapılan raporlara ulaşmakta zorlanmaktadır.  Bu zorlanma sonucunda  süreç ve yargılamalar uzun uzadıya yıllarca devam etmektedir.  Yollama yapılan raporla, belgelerin niçin ve neden  sahte veya içerik itibariyle aldatıcı kabul edildiğinin işlemlere taraf olan kişi  ve kişiler ile hakimler tarafından bilinmesi, işlemlerin hukuka uygunluğunun temini ve dolayısıyla da  çağdaş hukuk devleti ilkesinin pratiğe yansıtılması açısından önem taşımaktadır.  Bu noktada, yollama yapılan raporun tebliğinin yapılamayışı (veya tebliğ edilmeyişi)  vergi mahremiyeti gibi veya başka gerekçelerle  yeterince cevaplandırılamayışı  hukuki görülmemektedir.  Yine bu konuda üzerinde durulması gereken bir başka husus; sahte veya yanıltıcı belge tanzim ettiği ileri sürülen kişi ile bu belgeyi kullanan kişi arasındaki  münasebet  birçok açıdan incelenmeden yalnızca  yollama yapılarak mesele savuşturulmaktadır. Oysaki, atıf yoluyla yazılan raporun eklenmesi zorunludur.  Komisyon  mukabilinde fatura düzenlediği iddia edilen bir kişinin bile kestiği bütün faturaların bu  içerikte olup olmadığını, yanılgınlığı ileri sürülen faturaya bağlı  mal hareketlerini kanıtlayan sevk, taşıma irsaliyelerinin olup olmadığının, para hareketini kanıtlayan  dekont veya çeklerin  vb. belgelerin olup olmadığının ve  diğer taraftan olayla ilgili alıcı beyanlarının ve  envanter defterlerinin mal veya hizmetin sonucu ile ilgili ayrıca irdelenmesi zorunludur.

     

    Yollama yapılan rapordaki  düzenlenen  belgelerin yanıltıcı veya sahte olarak nitelendirme sebebi, aslında birçok  halde sadece belge düzenleyen hakkında işlem yapılmasını gerektirmekte, taraftalar arası ticari ilişki ayrıca incelenmeden belgeyi kullanan hakkında,  işlem yapılmasını mümkün kılmamaktadır.  Örneğin belgeyi  düzenleyenin  adresinde  bulunamaması, defter ve belgelerini ibraz etmemesi, KDV beyannamelerini vermemiş olması veya sadece vergi incelemesi yapma  yetkisi  bulunmayan kolluk kuvvetleri tarafından alınan ifadeye dayanılması sebebiyle düzenlenen raporlar bu niteliktedir ve bu raporlara atfen inceleme raporu düzenlenmesi olanaklı değildir. Danıştay’ın artık yerleşik hal aldığı ifade  olunabilecek içtihatları da bunu zaten göstermektedir.

     

    Yargı organları, atıf yapılan raporları getirtmekte, bu raporları da inceleyerek adli gerçeğe ulaşmaya çalışmaktadırlar. Ancak genellikle mahkemelerce getirtilen bu raporların birer örneği, davacı tarafa tebliğ edilerek, diyecekleri, yani savunması alınmamaktadır. Zira, idari yargılama usulünde yargıcı buna zorlayacak bir düzenleme yoktur. Bu ise “adil yargılanma” ilkesi ve davada tarafların “silahlarının eşitliği” ilkelerini ihlal emektedir(3).

     

    Sonuç olarak, gerek vergi yargılamasında ve gerekse vergi ceza yargılamalarında iddialarla ilgili raporların gerçeği yansıtması ve kanıtlayıcı belgeler ve ekler taşıması zorunludur.  Bu bağlamda   idare ile vergi yükümlülerinin haklarını telif edici ve eşit silahlar ilkesine uygun olarak tarafların  yargılama  süreçleri devam ettirilmelidir(4).

    ———————–

    (1) KIZILOT Şükrü, “vergi ihtilafları ve çözüm yolları”, güncellenmiş 14. Baskı, yaklaşım yayınları, 2008, s.776-778

    (2)  Dnş. 4. D. 13.4.1999 gün ve E:1998/1270-K:1999/1323 sayılı karar. Bkz. Yaklaşım Dergisi, Ekim 1999, s.194

    (3 DOĞRUSÖZ Bumin, “Atıf Yolu ile Hazırlanan Raporlar”, 19.6.2008 günlü Referans Gazetesi.

    (4) ALPASLAN Mustafa – SAKAL Mustafa, “Vergi Ceza Davalarında Vergi Tekniği Raporu Dayanak Olarak Kabul Edilebilir Mi?” Terazi Hukuk Dergisi, Yıl:3, Sayı:20, Nisan, 2008, s. 379-380. Ayrıntılı bilgi için Bkz. ALPASLAN Mustafa- SAKAL Mustafa, “Vergi Hukuku Uygulaması – I”, Makale/İnceleme ve Yorumlar, İzmir, Ocak, 2008

    Kaynak:Av. Nazlı Gaye Alpaslan Güven -HURSES

    Bir Vergi Müfettişi Vergisel Bir Konuda Bilgi Talep Ettiğinde Bilgi Vermekten İmtina Edebilir Miyim

    Bir Vergi Müfettişi Vergisel Bir Konuda Bilgi Talep Ettiğinde Bilgi Vermekten İmtina Edebilir Miyim?

    Bir Vergi Müfettişi Vergisel Bir Konuda Bilgi Talep Ettiğinde Bilgi Vermekten İmtina Edebilir Miyim? ,

    Kendilerinden bilgi istenilen kişiler, özel kanunlarda yazılı mahremiyet hükümleri olsa bile, bilgi vermekten imtina edemezler. Ancak:

    1.Posta, Telgraf ve Telefon İdaresinin muhabereler hakkında tutmaya mecbur olduğu mahremiyet saklıdır,

    2. Hekimlerden, diş hekimlerinden, dişçilerden, ebelerden ve sağlık memurlarından hastaların hastalıklarının cinsiyle ilgili bilgiler istenemez,

    3.Avukatlardan ve dava vekillerinden kendilerine tevdi olunan işler veya görevleri dolayısıyla öğrendikleri hususların bildirilmesi istenemez, ancak, bu yasak müvekkil adlarıyla vekâlet ücretlerine ve giderlerine, ayrıca avukatlık veya dava vekilliği sıfatı dışındaki sıfatları dolayısıyla öğrendikleri hususları kapsamaz.

    4. Resmi dairelerde saklı evrak ve sair vesikaların içeriğinin ifşasının memleketin selametine zarar vereceği o dairenin en büyük amiri tarafından beyan edilirse, evrakın muhteviyatı hakkında bilgi istenemez. Şu kadar ki, doğrudan doğruya vergi ile ilgili olmak üzere, bu gibi evraka dayanarak doğan borçların miktarlarına ve alacaklıların adlarına ait bilgiler istenebilir.

     

     

    Vergi İncelemesi Ne Zaman Yapılır Hangi Dönemler İncelenir

    Vergi İncelemesi Ne Zaman Yapılır? Hangi Dönemler İncelenir?

    Vergi İncelemesi Ne Zaman Yapılır? Hangi Dönemler İncelenir? , Vergi incelemesinin ne zaman yapılacağının evvelden haber verilmesi mecburi değildir. İnceleme, neticesi alınmamış hesap dönemi de dahil olmak üzere, tarh zamanaşımı süresi sonuna kadar her zaman yapılabilir. Daha önce inceleme yapılmış olması yeniden inceleme yapılmasına mani değildir.

     

    Kimler Vergi İncelemesine Tabidir

    Kimler Vergi İncelemesine Tabidir?

    Kimler Vergi İncelemesine Tabidir? ,

    Vergi Usul Kanununa veya diğer kanunlara göre defter ve hesap tutmak, evrak ve vesikaları muhafaza ve ibraz etmek mecburiyetinde olan gerçek ve tüzel kişiler vergi incelemelerine tabidirler.

    Mükellefler Hangi Kriterlere Göre Vergi İncelemesine Tabi Tutulur

    Mükellefler Hangi Kriterlere Göre Vergi İncelemesine Tabi Tutulur?

    Mükellefler Hangi Kriterlere Göre Vergi İncelemesine Tabi Tutulur? , Mükelleflerin vergi incelemesine tabi tutulmasında çeşitli kriterler vardır. Bu kriterlerden en önemlisi risk analizi sonucunda mükelleflerin riskli bulunmasıdır.

    VDK vergi incelemelerini, sektör, konu ve mükellefler itibariyle esas olarak, kurul bünyesinde kurulan risk analizi merkezinde bilgisayar programları kullanarak yapılan analiz ve mukayeseler neticesinde belirlemeye başlamıştır.

    Bunun dışında ihbar ve şikâyet, Vergi Dairesi Müdürlükleri tarafından gerçekleştirilen yoklama ve denetimler, teftiş, soruşturma, inceleme ve denetimler sırasında ortaya çıkan vergi inceleme talepleri, kamu kurum ve kuruluşlarından gelen inceleme talepleri, vb. gibi nedenlerle de mükellefler incelemeye tabi tutulmaktadır.

    Gümrük Para Cezalarında İndirimden Yararlanma Koşulları

    Gümrük Para Cezalarında İndirimden Yararlanma Koşulları

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Gümrük Para Cezalarında İndirim Uygulaması

    Gümrük Para Cezalarında İndirim Uygulaması

    Gümrük Para Cezalarında İndirim Uygulaması ,  Gümrük Kanunu hükümleri uyarınca, gümrük idareleri tarafından kesi­len para cezalan nedeniyle ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümüne yönelik olarak, Gümrük Kanunu’nun 244. maddesinde para cezalarında indi­rim düzenlenmiştir.

    Temel amacı uyuşmazlıkların İdari aşamada çözümlen­mesi olan bu uygulama, bu yönüyle VUK’un 376. maddesinde yer alan dü­zenlemeyle benzerlik göstermektedir.

    Gümrük Kanununun 244. maddesinde düzenlenen cezalarda indirim uygulaması, sadece 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre kesilen para cezalarını kapsamaktadır. Bu para cezalan; vergi kaybına neden olan fiiller dolayısıyla verilen para cezaları (G.K. m. 234-238) ile usulsüzlüklere ilişkin cezalardan (G.K. m. 239-241) oluşmaktadır.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Aramalı Vergi İncelemesi

    Aramalı Vergi İncelemesi

    Aramalı Vergi İncelemesi , vergi incelemesi; 213 sayılı VUK’nun 134. maddesinde açıklanmıştır. 213 sayılı VUK’nun ilgili hükmüne göre; vergi incelemesinden amaç, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır.

    Vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından gerek görüldüğü takdirde inceleme, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların tetkikine de teşmil edilebilir. Fiili envanterin yapılmasının gerektirdiği ve incelemeyi yapan tarafından tasdik edilen giderler Hazine’ce mükellefe ödenir.

    Keza, 213 sayılı VUK’nun 134. madde hükmünden de anlaşılacağı üzere vergi incelemesinde amaç; yalnızca, vergi kayıp ve kaçağını tespit etmeye yönelik değildir. İncelemede, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğu araştırılıp, tespit edilmekle birlikte, vergi mükellef ve sorumlularının doğru vergi ödemeleri de sağlanır. Vergi incelemesi yapmaya yetkili elemanlar, inceleme konusu vergiyle ilgili gerçek matrahı; defter, belge, kayıt ve hesapların incelenmesinin yanı sıra, fiili durumları araştırıp incelemek suretiyle de yapabilirler.

    Diğer taraftan, ihbar, şikayet veya yapılan incelemeler dolayısıyla, bir mükellefin vergi kaçırdığına delalet eden işaretler bulunursa, bu mükellef veya kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer şahıslar nezdinde ve bunların üzerinde arama yapılabilir.

    İnceleme sırasında arama yapılabilmesi bazı koşulların yerine getirilmesi koşulu aranmıştır. Bunlar;

    1- Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların buna lüzum göstermesi ve gerekçeli bir yazı ile arama kararı vermeye yetkili sulh yargıcından bunu istemesi;

    2- Sulh yargıcının istenilen yerlerde arama yapılmasına karar vermesi; şarttır.

    İrtibatları sebebiyle muhtelif şahıslar nezdinde ve mahallerde yapılmasına lüzum gösterilen aramalardan birine karar vermeye yetkili olan sulh yargıcı bunlardan diğer sulh yargıçlarının selahiyetine dahil bulunanlar hakkında da karar vermeye yetkilidir.

    İhbar üzerine yapılan aramada ihbar sabit olmazsa nezdinde arama yapılan kimse muhbirin adının bildirilmesini isteyebilir, bu takdirde, vergi dairesi muhbirin ismini bildirmeye mecburdur.

    Öte yandan, inceleme elemanı tarafından arama sırasında bulunan ve incelenmesine lüzum görülen defter ve vesikalar müfredatlı olarak bir tutanakla tespit olunur.

    Vesikaların dosya ve dosya içinde sayı itibariyle tespit olunması müfredatlı tespit demektir.

    Aramalı vergi incelemesinin yapıldığı sırada zaman müsaadesizliği ve sair sebeplerle bu tutanağın tanzimi mümkün olmazsa, bulunan ve incelenmesine lüzum görülen defter ve vesikalar, mükellef nezdinde emin bir yere konur veya kablar içinde daireye nakledilir. Bu defter ve vesikaların konulduğu yerlerin veya kabların aramayı yapan tarafından mühürlenmesi ve mümkün olan ahvalde mükellefin mühürünün de vaazı şarttır. Bilahare, mükellefin huzuriyle kablar ve yerler açılarak müfredatlı tutanaklar tanzim olunur. Mühürleme ve mühürün fekki halleri de birer tutanakla tespit edilir ve müfredatlı tutanağın bir nüshası da defter ve vesikaların sahibine veya adamına verilir.

    Aramalı Vergi İncelemesi
    Aramalı Vergi İncelemesi

    Aramalı vergi incelemesi sırasındaki bu gibi işlemler:

    1- Mükellefin, aramada hazır bulunmakta veya mühür vaazından imtinaı hallerinde aramada hazır bulunanlar marifetiyle;

    2- Mükellefin, mühürün fekki veya tutanağın tanzimi sırasında hazır bulunmaktan imtinaı hallerinde de aramayı yapan tarafından iki memurla birlikte; tamamlanacaktır.

    Aramada bulunup mükellef nezdinde emin bir yere konulmuş veya kablar içinde daireye nakledilmiş olan ve incelemesine lüzum görülen defter ve vesikalar, arama kararında açıkça yazılmamış olsa bile, inceleme yapanın çalıştığı yere sevk veya celp edilebilir.

    Belirtilen hükümlere göre alınan defter ve vesikaların iyi saklanması şarttır. Bunların çok iyi korunmamasından doğabilecek zararları idare tazmin etmek zorunda kalacaktır.

    Aramalı vergi incelemesindeki usul; arama yapılan hallerde inceleme çabukça ve her işten önce yapılacaktır. İnceleme sırasında vergi ile ilgisi olmayan kişisel ve özel mektup ve diğer evrak makbuz karşılığında sahiplerine geri verilecektir.

    Nezdinde aramalı inceleme yapılmış olan mükellef, ilgili memurun huzuriyle, bu defterler ve vesikalar üzerinde incelemeler yapmaya ve bunlardan suret ve kayıtlar çıkarmaya yetkilidir.

    Defter ve belgelerin muhafaza altına alınmış olması, süresi gelen vergi beyannamelerinin verilmesi ödevini kaldırmaz. Mükellef beyannamesini tanzim için gerekli bilgileri defter ve vesikalardan yukarıdaki fıkra hükmü dairesinde çıkarabilir. Mükellefin bu husustaki yazılı isteği yetkililerce derhal yerine getirilecektir.

    Şu husus bilinmelidir ki, defter ve belgelerin korunma altına alındığı tarihten, vergi beyannamesinin verileceği tarihe kadar olan süre, “bir aydan az ise” beyanname verme süresi kendiliğinden otomatik olarak bir ay uzar ve “ek süre” bu müddetin sonundan başlamaktadır.

    Diğer taraftan, 213 sayılı VUK’nun 144 – 146 md. ilgili hükümlerine göre; yapılan aramalı vergi incelemesiyle ilgili esasları aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla