fbpx
Pazar, 12 Temmuz, 2020

Yasal Defter ve Belgeler Kaç Kez İstenir?

Vergi hukukunda en ağır yaptırımlar defter ve belgelerin ibraz edilmemesi içindir: KDV indirimlerinin reddi, gecikme faizi, üç kat vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası, hürriyeti bağlayıcı cezalar. Bunun şöyle bir mantığı var. Eğer bir mükellef defter ve belgelerini gizliyorsa demek ki yasalarda öngörülen suçların en ağırını işlemiştir. Yoksa defter ve belgelerini niçin gizlesin? O halde öyle müeyyideler konsun ki mükellef işlediği suçun ve kayba uğrattığı vergilerin sonucuna razı olarak defter ve belgelerini ibraz etmek zorunda kalsın. Kamu yararı adına doğru mantık; ancak burada şöyle bir durum var: Vergi incelemelerinde defter ve belgeler bir kez istenmekte, 15 gün süre verilmekte, bu 15 günlük süre içerisinde defter ve belgeler ibraz edilmediği takdirde, mükellef sonradan defter ve belgelerini ibraz etse dahi artık “incelemenin şekli ve içeriği değişti” denerek defter ve belgeler alınmamaktadır. Bu andan sonra incelemeciler yönünde incelemenin konusu defter ve belgelerin ibraz edilmemesidir.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Defter ve/veya Belgelerin İbraz Edilmemesine İlişkin Yargı Kararları

Özet:

Çalışmanın temel amacı, defter ve belge ibraz etmeme suçunun güncel ve istikrarlı yargı kararları ışığında ele alınmasıdır. Çalışmada ayrıntılı olarak ortaya konulacağı üzere; Danıştay’ın, hem VDDK hem de Daireler nezdinde defter ve belgelerin vergi inceleme sürecinde ibraz edilmeyerek Mahkeme aşamasında ibrazını kabul etmediği, bilirkişi incelemelerini hukuka aykırı bulduğu ve bu şekilde kaldırılan tarhiyat kararlarını bozduğu görülmektedir. Kaçakçılık hükümleri ve üç kat vergi ziyaı cezasının ise iptal edilerek tek kat vergi ziyaı cezası uygulamasının benimsendiği görülmektedir. Kararların katıldığımız ve katılmadığımız kısımlarını gerekçeli olarak ele almayı amaçlamaktayız.

1.OLAYIN ÖZETİ

Mükellefler tarafından vergi incelemesine yetkili olanlara defter ve/veya belgelerin ibraz edilmemesi sıklıkla karşılaşılan yargılama konuları arasında yer almaktadır. Defter ve/veya belgelerin vergi inceleme sürecinde ibraz edilmemesi 3 temel ihtilaf konusu ortaya çıkarmaktadır:[1]

  1. Defter ve/veya belgelerin incelemeye ibraz edilmeyerek dava aşamasında mahkemeye ibraz edilmesi ve bunların bilirkişi eliyle inceletilmesi.
  2. İbraz ödevinin yerine getirilmemesinin “vergi kaçakçılığı” kapsamında olup olmadığı.
  3. Defter ve/veya belgelerin (yangın, su basması vb. sebeplerle) ibraz edilememesinde mücbir sebebin var olup olmadığı ve ispat külfetinin kimin üzerinde olduğu.

Söz konusu ihtilaf konuları gerek idare uygulaması ile yargı mercileri arasında gerekse ilk derece ve temyiz mercileri arasında, farklı uygulama ve kararların ortaya çıkmasıyla sonuçlanmaktadır. Bu çalışmanın amacı yaygın ve istikrarlı kararların hangi yönde ortaya çıktığı ve bu kararların vergi mevzuatı açısından değerlendirilmesine dayanmaktadır.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Defter ve Belgelerin Müfettişe İbraz Edilmemesi / Gizlenmesi Fiili

Vergi mükelleflerinin  kanunen tutmak  ve kullanmak  zorunda olduğu  defter ve belgeler ile ibrazı gerekli diğer kayıtların vergi incelemesine yetkili kimselere süresi içerisinde  mazeretsiz olarak ibraz etmemesi halinde  bu fiil  defter ve belgelerin  gizlenmesi, kaçakçılık suçunu oluşturmaktadır.[1]  Bu  fiilin yaptırımı   18 aydan  3 yıla kadar hapis cezasıdır. [2]

Diğer yandan, defter ve belgelerin  ibraz edilmemesi fiilinin suç  oluşturmadığı  haller ise:  ibraz isteğinin  vergi incelemesine yetkili olmayanlarca yapılması halinde bu  fiil suç teşkil etmez.[3]Ayrıca, ibraz edilmeyen defter ve belgelerin  mevcudiyeti noter kayıtları  veya diğer şekillerde sabit olması  zorunludur.  Bunun yanı sıra defter ve belgeler dışındaki kayıtlar veya yardımcı materyalin  ibraz edilmemesi halinde, suç oluşmaz. [4]

Burada yeri gelmişken üzerinde durulması  gereken   en önemli nokta şudur:  vergi incelemesinin VUK md. 139

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Geçmiş Yıllar İçin Özel Usulsüzlük Cezası Kesilebilir mi?

Vergi Usul Kanununun (VUK) 353’üncü maddesi uyarınca fatura ve benzeri evrakların verilmemesi ve alınmaması hallerinde özel usulsüzlük cezası kesilmektedir. Ancak bazı mahkeme kararları konuyu farklı yorumlamaktadır. Mahkeme kararlarının farklılığı konuyu ilginç kılmaktadır.

VUK 353/1’e göre, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

İdari Para Cezası Nedir,Ödenmezse Ne Olur?

İdari para cezası Bakanlıklar, Belediyeler, Emniyet Müdürlükleri gibi devletin idari kurumları tarafından verilen para cezalarıdır. Emniyet Müdürlüğü tarafından verilen trafik cezaları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından işverene kesilen cezalar idari para cezalarına örnektir. Adli para cezalarından farklı olarak idari para cezasının ödenmemesi durumunda idari para cezası hapis cezasına çevrilemez. Zira idari para cezası suç karşılığında verilen bir ceza olmayıp kabahat niteliğindeki fiiller için belirlenmiş bir yaptırım türü olduğundan hapis cezasına çevrilemez ve adli sicil kaydına işlenmez. Adli sicil kaydı yalnızca, işlenen bir suçun karşılığı olarak verilen kesinleşmiş cezalar için tutulmaktadır.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, mahkemeler tarafından verilen adli para cezaları hapis cezalarına çevrilirken, idari

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Vergi Mükellefleri Adına 3-5 Yıl Geriye Doğru Vergi Kaydı Açılmasının Mali ve Hukuki Sonuçları

Vergi daireleri tarafından geçmişe yönelik olarak resen vergi kaydı açılan mükelleflerle ilgili beyanname verilmediği iddiasıyla son 4 -5 yıl için geçmişe yönelik özel usulsüzlük cezalı tarhiyatlar yapılabilmektedir. Özellikle elektronik ortamda beyanname verilmediği iddiasıyla geçmişe yönelik 3,4 ve hatta 5 yıl için gelir vergisi, KDV, muhtasar, geçici vergi beyannamelerinin e-beyan yoluyla internet üzerinden verilmediği iddiasıyla cezalı tarhiyatlar yapılagelmektedir. Özellikle, geçmiş yıllarda sık sık araç alım satımı yapan kimselere veya geçmiş yıllarda birden çok emlak alım satımı yapan kimselere e-beyan verilmediği dolayısıyla pek çok ceza kesilmektedir. (VUK md.mük. 355, 257/4, 340 seri nolu GT ve 386 nolu GT)

Oysaki, son 5 yılı kapsayan elektronik ortamda beyannamelerin verilmemesi ile ilgili cezalar çok ciddi boyutlara

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Resen Mükellefiyet Tesisinde Kesilen Cezalar İçin Yeni Dönem

Özet

Resen mükellefiyet tesisi ya da diğer bir adıyla geçmişe yönelik mükellefiyet tesisi kayıt dışı ekonominin yoğun olduğu sektörlerde veya işlemlerde yoğunlukla karşımıza çıkmaktadır. Buralarda faaliyet gösteren kişi veya kişiler vergi idaresinin uhdesine girmeleri halinde çok büyük cezalar ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu cezalardan özellikle özel usulsüzlük cezaları en fazla yekun tutmaktadır. Müstekar hale gelmiş mahkeme kararlarına dayanılarak Nisan ayında yapılan düzenleme ile bu cezaya maruz kalma ihtimalini düşürmektedir. 

 

1.Giriş

Mükellef vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüp eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmıştır.

Ancak özellikle gerçek kişiler devlete karşı vergi borcu altına sokacak faaliyetleri idareden gizleme yolunu seçerek hem ticari hayatta haksız kazanç elde etmektedirler hem de bu yolla devleti zarara uğratmaktadırlar. İdare ise bu şekilde hareket edenleri tespit ederek mükellefiyet tesis etmekte ve kayıp ve kaçağı önleyici çalışmalar yapmaktadır.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Takdir Komisyonu Kararının Vergi ve Ceza İhbarnamesi İle Birlikte Tebliğ Edilmemesi

Danıştay 3. Dairesi
Esas No         : 2011/4933

Karar No  : 2014/6021

Tarih    : 01.12.2014


Vergi ve ceza ihbarnamesine eklenmesi gereken takdir komisyonu kararının ihbarname ile birlikte tebliğ edilmemesinin; ihbarnamenin tebliğ tarihine göre süresinde açılan bir davada vergilendirmeyi hükümsüz kılacak bir hukuka aykırılık oluşturmayacağı hk.

İstemin Özeti: Davacı adına, 2005 takvim yılı vergilendirme dönemine ilişkin gelir vergisi beyannamesini yasal süresi içinde vermediğinden bahisle 26.12.2007 tarih ve 46500 sayılı takdir komisyonu, kararına istinaden re’sen salınan vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. Vergi Mahkemesi kararıyla; 31.12.2005 tarihi itibariyle mükellefiyet kaydı re’sen terkin edilen davacının vergi beyannamesini kanuni süresinde vermemesi nedeniyle takdire sevkinin yerinde olduğu ancak, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 35. maddesinde takdir komisyonunun kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın birer suretinin ihbarnameye ekleneceği hükmüne yer verildiği,

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Hatalı Vergi Tebligatı ve Ittıla Tarihine Göre Dava Açılması

2577 sayılı İYUK’nunda dava açma süreleri genel ve özel  dava açma süreleri şeklinde iki türlü  dava süresi bulunmaktadır. Bunun dışında yasada belirtilen bazı  özel  durumların gerçekleşmesi halinde verilen ek sürelerde de dava açmak mümkün olabilmektedir[1]  Genel dava açma süreleri İYUK md.7 hükmünde  gösterilmiştir.

İYUK’nun 7. maddesinde yer  alan genel dava açma sürelerinden başkaca  özel yasalarda da idari dava açma süreleri ile ilgili  bazı  hükümler mevcuttur.  Yasa koyucu kamu hizmetlerinin  niteliklerini ve diğer kamu hizmetlerine nazaran  durumlar  dikkate alınarak  İYUK’da gösterilenlerden  daha uzun  veya daha kısa idari dava açma süreleri  tespit edebilir.  Bu  gibi durumlarda özel  dava açma süreleri dikkate alınarak, genel  dava açma süreleri  uygulanmaz.

Danıştay’ın ilk  derece mahkemesi olarak görevine giren davalarda 60 gün,  idari mahkemelerin  görevine giren davalarda  60 gün;

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Gümrük Vergisi Cezalarına Karşı Düzeltme ve İtiraz Yolları

DÜZELTME TALEPLERİ
Nelere karşı düzeltme talebinde bulunulabilir?
Hangi sürede düzeltme talebinde bulunmak gerekir?
Nereye ve Nasıl?
Düzeltme taleplerinde idarenin dikkat ettiği hususlar nelerdir?
Tebliğ edilen gümrük vergilerine karşı
Tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde
Düzeltme taleplerine ilişkin gerekçeleri de açıkça gösteren bir dilekçeyle ilgili gümrük idaresine  başvurmak gerekir.
(Gümrük vergilerine karşı gümrük idarelerine düzeltme talebinde bulunmadan bir üst merciye itiraz edilebilir.)
Başvuru süresi içinde yapılmış mı?
Dilekçeyi veren yükümlü veya onun temsilcisi mi?
Dilekçede ileri sürülen iddiaları kanıtlayıcı fotoğraf, katalog, prospektüs vb gibi belgeler mevcut mu?
İTİRAZ
Nelere itiraz  edilebilir?
Hangi sürede itiraz etmek gerekir?
Nereye ve Nasıl?
İtiraz taleplerinde idarenin dikkat ettiği hususlar nelerdir?
Düzeltme taleplerine ilişkin kararlara

Gümrük vergilerine

Cezalara

İdari kararlara

7 gün içinde
İtiraz gerekçelerini açıkça belirten bir dilekçeyle, kararı alan gümrük idaresinin bağlı bulunduğu Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğüne
Anlaşmazlığa konu beyanname ve sair her türlü belge ile eşyadan alınacak örnek, örnek alınması mümkün olmayan hallerde eşyanın kendisi veya fotoğraf, katalog, prospektüs gibi eşyayı görmeden fikir verecek diğer belgelerin incelenmesi ve gerek duyulması halinde ilgili gümrük idaresinin mütalaası.
Düzeltme taleplerine ilişkin kararlara

Gümrük vergilerine

Cezalara

İdari kararlara

15 gün içinde
Kararın alındığı ilk idarenin gümrük ve muhafaza başmüdürlüğü olduğu hallerde itiraz gerekçelerini açıkça belirten bir dilekçeyle Gümrük Müsteşarlığına
Anlaşmazlığa konu beyanname ve sair her türlü belge ile eşyadan alınacak örnek, örnek alınması mümkün olmayan hallerde eşyanın kendisi veya fotoğraf, katalog, prospektüs gibi eşyayı görmeden fikir verecek diğer belgelerin incelenmesi ve gerek duyulması halinde ilgili gümrük idaresinin mütalaası.
YARGIYA YOLUNA MÜRACAAT
 
Hangi kararlara karşı yargı yoluna başvurulabilir?
Hangi sürede başvurmak gerekir?
Nereye ve Nasıl?
 
Düzeltme taleplerine ilişkin kararlara

Gümrük vergilerine

İdari kararlara

Danıştay’da ve idare mahkemelerinde yazılı bildirimin yapıldığı tarihten itibaren sırasıyla 60 ve 30 gün,
Vergi mahkemelerinde ise tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde.
Gümrük başmüdürlükleri ile Gümrük Müsteşarlığına yapılan itirazların ret kararlarına karşı söz konusu işlemin yapıldığı gümrük müdürlüğünün veya gümrük başmüdürlüğünün bulunduğu yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabilir.
(İdari itiraz yolları tüketilmeden yargıya başvurulması mümkün değildir)
Vergi kaybına neden olan işlemlere ilişkin cezalara ve  Usulsüzlük Cezalarına
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda belirtildiği üzere kararın tebliği ve tefhimi (bildirilmesi) tarihinden itibaren 15 gün içinde
Bizzat, kanuni temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine, verilecek bir dilekçe ile yapılır. Başvuru dilekçesinin iki nüsha olarak verilmesi gerekir.
(İdari itiraz yolları tüketilmeden yargıya başvurulması mümkün değildir)
Sulh ceza mahkemelerinin vereceği kararlara karşı
7 gün içinde.
Yargılama çevresindeki ağır ceza mahkemesine

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Vergi Mükellefi Savunucuları