fbpx

    İhbara Dayalı Vergi İncelemeleri ve Sonuçları

    Türk Vergi Sistemi genel özelliği itibari ile beyana dayalı bir vergilendirme şeklini öngörmektedir. Buna göre, vergilendirmede mükellefin beyanı esas alınmakta, ancak buna karşılık, Vergi Dairesi tarafından mükellef beyanlarının doğrulu vergi incelemeleri sonucunda denetlenmektedir. ( VUK mad. 134,140 ) [1]

    Vergi incelemeleri 213 sayılı VUK’ un 134. Mad. tarif edildiği üzere incelemenin amacı ödenmesi gerekli vergilerin doğruluğunu araştırmak, irdelemek, tespit etmek ve sağlamaktır. ( Bkz: Vergi İncelemeleri nde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, RG, 31.10.2011 )

    213 sayılı VUK’a göre ihbara veya şikayete dayalı vergi incelemelerinde ilgili inceleme yönetmeliği hükümleri uyarınca şikayet sahibinin yazdığı ihbar dilekçesinin doğruluğu veya dilekçede yer alan maddi olayların hukuki değerleri araştırılmaktadır.( Bkz: SOYDAN Başar, Vergi İncelemesi, S:476 ) Vergi Denetim Kurulu şikayet veya ihbarlarla ilgili 31.10.2011 tarihli resmi gazetede yayınlanan yönetmelik hükümlerine göre; şikayet dilekçesini çok yönlü araştırmak zorundadır. Buna göre Gelir İdaresi ihbar ve şikayetler konusunda aşağıdaki konulara dikkat etmektedir:

    1-İhbar dilekçesinde ileri sürülen hususların şikayet edilen mükellefle ilgili olup olmadığı,

    2-İhbarcının dilekçede verdiği maddi olaylar,

    3-İhbarcının adı, soyadı, TC no, ihbar edilen olayların gerçekçiliği,

    4-İhbara maruz kalan mükellefin durumu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların tutarlılığı,

    5-İhbar dilekçesinde şikayet sahibi tarafından eklenen ve şikayete konu, belge ve bilgiler,

    6-…………………….

    Sonuç olarak, ihbarın idare tarafından ciddiye alınması sonucunda ilgili denetim elemanları şikayete maruz kalan gerçek veya tüzel kişi mükellefin defter kayıt ve belgeleri üzerinde şikayet dilekçesi doğrultusunda vergi incelemesi gerçekleştirmektedir. ( VUK mad. 135-141 )

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Vergi İncelemesi Nedir? Vergi İncelemesi Tanımı

    Vergi incelemesinin yapılmasındaki maksat Vergi Usul Kanunu’nun 134. maddesinde “ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak” şeklinde açıklanmış, ancak VUK’ta amaç yönünden yer verilen bu belirleme çeşitli kaynaklarda vergi incelemesinin kanuni tanımı olarak esas alınmıştır.

     

    Öncelikle, kanunda amaç yönünden yapılan belirlemede vergi incelemesinin tanımında ve kapsamında olması gereken belirli unsurlar eksik kalmıştır. Daha doğrusu, vergi incelemesi işlevinin asli fonksiyonu yanında ikincil nitelikte görülen bazı unsurlara yer verilmemiştir. Bu bağlamda, “ödenmesi gereken vergilerin doğruluğu” ifadesi, maddi vergi ödevine işaret ederken, vergi ödevinin şekli boyutu ve vergi ceza hükümleri ile vergi suçu teşkil

    edebilecek boyutu ihmal edilmektedir. Nitekim gerek vergi denetimi gerekse bunun en detaylı ve kapsamlı şekli olan vergi incelemesi vergilendirme alanında sadece ödenmesi gereken vergi olarak ifade edilen maddi vergi ödeviyle ilgili olmayıp, bu ödevin yerine getirilmesi sürecinde önemli yer tutan şekli ödevlerin kontrolü ve denetimi ile bu alanda oluşabilecek vergisel kabahatlerin ve/veya vergi suçlarının araştırılması ve tespiti çalışmalarını da içerir. Bu noktada, kanun koyucu vergi incelemesinin odağında ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, tespit edilmesi ve sağlanması amacının bulunduğunu belirlemekle birlikte, VUK’un şekle ilişkin hükümleri ile ceza hükümlerini düzenleyen 4. kitabı dikkate alındığında, doğruluğun VUK’un 134. maddesinde belirtilen temelde araştırılmasında vergi inceleme sürecinin şekle ilişkin ödevleri, vergisel kabahatleri ve vergi suçlarını da doğal olarak kavrayacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, VUK’un 134. maddesinde amaç yönünden yer alan belirlemenin eksikliklerinin vergi incelemesinin tanımında tamamlanması gerekir.

     

    Vergi incelemesi, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak ve tespit etmek açısından farklı yöntem ve tekniklerin kullanıldığı bir süreçtir. Bu teknikler, mükellef tarafından sunulan defter, kayıt ve belgelerin revizyonu olabileceği gibi, bunların harici bilgi ve belgelerle kontrolü” ve sağlamasının yapılması da olabilir.

     

    Vergi incelemesi genel olarak vergiyi doğuran olay gerçekleştikten sonra yapılır. Dolayısıyla vergiyi doğuran olaya ilişkin durum, işlem ya da ilişkiler üzerinden belirli bir süre geçtikten sonra, bunların gözden geçirilmesi söz konusudur. Bunların gözden geçirilmesi farklı boyutları olan bir konudur.

     

    Öncelikle, bunların kendi içinde bilgi, belge ve kayıt düzeni olarak tutarlı olup olmadığı araştırılmaktadır. Bu araştırma aşaması bir revizyon faaliyetidir.

     

    Ayrıca bu bilgi, belge ve kayıtların gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığı harici bilgi ve belgelerle, karşıt incelemelerle araştırılabilir. Son olarak, bunların iktisadi, ticari ve teknik icaplara uygunluğu da nazara alınmak durumundadır. Kendi içinde tutarlı, harici bilgi ve belgelerle de desteklenen ancak iktisadi, ticari ve teknik icaplara aykırılığı bulunan bir konuda yeterli ve tatmin edici bir açıklama ortaya konulamazsa bu konuda bir eleştiri gündeme gelebilecektir.

     

    Vergilendirmede gerçek mahiyete ulaşılması hedeflenmekle birlikte vergi incelemesiyle bu hedefe mümkün olduğunca yaklaşılması öngörülmektedir.

     

    Dolayısıyla, inceleme sürecinde büyük ölçüde serbest delil sisteminin benimsenmiş olması, sadece yükümlünün sunduğu defter, kayıt ve belgelerle sınırlı kalınmaksızın bunların ötesinde harici bilgi, belge ve bulgularla birlikte, yerine göre karinelerin de kullanılmasına imkan vermektedir.

     

    Vergi incelemesi vergi denetiminin daha özel bir şekli olarak varlık kazanmaktadır. Vergi ilişkisinin detaylı ve kapsamlı olarak yükümlünün sunduğu defter, kayıt ve belgelerle birlikte, gerektiğinde yükümlü dışında elde edilen delillerle araştırılmasına yönelik bu süreç ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılmasıyla sınırlı olmayıp, araştırmanın ötesinde tespit edilmesi ve sağlanması aşamalarını da içermektedir. Bu yönüyle, vergi incelemesi araştırma, önleme ve düzeltme fonksiyonlarını bünyesinde barındırmaktadır. Vergi incelemesi yetkisi de sadece araştırma ve tespitle aşamalarıyla tamamlanmayıp doğruluğun sağlanmasını da içeren etkili ve aktif bir güçtür.

     

    Vergi denetimi ve özellikle vergi incelemesinin amaç, fonksiyon ve özellikleri dikkate alındığında, hukuki dayanağını verginin temel ilkelerinin belirtildiği Anayasa’nın 73. maddesinden aldığı söylenebilir. Nitekim, vergi denetimi ve incelemesi, verginin mali güce göre, adil ve eşit bir şekilde herkesten cebri ve karşılıksız olarak doğrulukla alınmasını sağlamanın temel aracıdır. Bu yönüyle, Anayasa’da belirtilen vergilendirme ilkelerinin hayata geçirilmesinde vergi idaresinin etkinliği bakımından en önemli araçlardan “biri vergi incelemesidir. Vergi incelemesi, bağımsız ve tarafsız olarak vergilendirme sürecini kapsayıcı şekilde gözden geçirme yoluyla Anayasa’da öngörülen vergilendirme ilkelerinden sapmaları engelleyecek en önemli araçtır. Ancak, bu noktada önemli olan, kamu hukukunun yansıması olarak devlet ve kişi arasındaki statü farkının en yoğun şekilde hissedildiği ve kişilerin temel hak ve özgürlüklerine yönelen vergilendirme alanında, vergi incelemesinin öngörülen amaçlara ulaşabilmesi vergi idaresi ile yükümlü arasında hukuki dengeyi sağlayacak usul kurallarıyla yürütülmesine bağlıdır.

    Diğer bir ifadeyle, vergilendirmenin temel ilkelerinin hayata geçirilmesinde en önemli araçlardan biri olan vergi denetimi ve incelemesinde, temel amaç olan maddi vergi ödevi gözetilerek mükellef hukukunun zedelenmeden bu amacın tahakkuku hassas usul kurallarıyla sağlanmak durumundadır. Cebri, tek taraflı ve karşılıksız olan vergi ilişkisinde vergi incelemesinin bu ilişkinin özünü kavrama gayreti bu sürecin özden daha büyük külfetlere ve sıkıntılara neden olmayacak şekilde tasarlanmasını gerektirir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Vergi Denetimi Nedir?

    Denetim, iktisadi faaliyet ve olaylarla ilgili iddiaların, önceden saptanmış ölçütlere uygunluk derecesini araştırmak ve sonuçları ilgi duyanlara bildirmek amacıyla, tarafsızca kanıt toplayan ve bu kanıtları değerleyen sistematik bir süreçtir.

     

    Vergi incelemesini de kapsayan vergi denetimi ise, devletin yetkili uzman personeli tarafından kamu gücü kullanılarak gerçekleştirilen, ödenecek olan verginin zamanında ve eksiksiz ödenmesini ve vergi güvenliğini sağlamaya yönelik çeşitli tedbirler ile teknikleri içeren ve devamlılık özelliği olan idari işlemlerin tümüdür. Başka bir ifadeyle vergi denetimi, idare ve yükümlülerin vergi mevzuatına uygun hareket edip etmediklerinin Anayasa ve yasalarla belirlenen ilkeler çerçevesinde araştırılması, saptanması ve sağlanmasıdır.

     

    Dolayısıyla, vergi denetimi sadece vergi yükümlülerine yönelik bir faaliyet olmayıp aynı zamanda vergi idaresinin de işlem ve eylemleri açısından vergi mevzuatına uygunluğunun tarafsız ve objektif olarak gözden geçirilmesini kapsayan bir süreçtir. Bu süreçte denetime tabi tutulan somut işlem ve olayların incelenmesinde ve değerlendirilmesinde dikkate alınacak kriterler vergi yasalarıyla ortaya konulmuş olan kurallara dayanmaktadır.

     

    Vergi güvenliğini sağlamayı hedefleyen vergi denetiminin belirli özellikleri bulunmaktadır. Bunlar; vergi ödevinin uzantısı olan bu sürecin yasalarla açıkça düzenlenmiş olması, bir güvenlik müessesesi teşkil etmesi, kamu gücüne dayanması, vergi ilişkisine paralel olarak süreklilik göstermesi, denetlenecek ya da incelenecek konuya göre farklı araçlarla ve farklı boyutta yapılması, içerik ve niteliği itibariyle uzman personel gerektirmesidir. Bu özelliklere sırasıyla bakıldığında;

     

    Vergi ilişkisinin bir boyutunu da vergi denetimi teşkil etmektedir. Mükellefe ve idareye yönelik bir takım yükümlülük ve etkiler yaratan bu sürecin kimler tarafından, hangi araçlarla ve ne şekilde gerçekleştirileceğinin vergi ilişkisinde keyfilik yaratılmamak üzere yasalarda düzenlenmesi gerekir.

     

    Vergi denetimi vergi güvenliğinin sağlanmasında temel araçlardan biridir. Vergi denetimi, vergi idaresinin ve vergi yükümlülerinin vergi mevzuatına uygun hareket edip etmediklerinin kontrolünü sağlar. Bu kurallardan  sapmaların gerekli yaptırımlarla engellenmesi ve ihlal edilen ödevlerin ikmal edilmesi sağlanır. İdarenin ve yükümlülerin bu süreçte bilgi ve kontrol eksikliklerinin giderilmesi, yorum yanlışlıklarının ve hataların gözden geçirilmesi ve düzeltilmesi de gündeme gelir.

     

    Vergi denetiminde, vergi ilişkisinde geçerli olan cebrilik özelliği aynen yer almaktadır. Vergi denetim araçları, denetime tabi olanın iradesinden bağımsız şekilde kamu gücü kullanılarak uygulanmaktadır.

     

    Vergi denetimi, vergi ilişkisine paralel şekilde süreklilik gösterir. Vergi denetiminde konu olarak hem şekli hem de maddi yükümlülüklere uygun davranılıp davranılmadığı araştırılır. Ayrıca, vergilendirme alanında oluşan vergi suçları da vergi incelemesi yoluyla tespit eder.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Vergi İlişkisinde ve İnceleme Sürecinde Usul ve Standartlar

    Arapça kaynaklı bir kavram olan “usul”, “asıl”ın çoğulu olup, asıllar, kökler, temeller, bir ilmin asıl mevzuundan önce öğrenilmesi lâzım gelen esaslar, bir hedefe ulaşmak için tutulan düzenli yol, tarz, metot ya da tertip anlamlarına gelmektedir. Güncel Türkçede ise, metot, yöntem, bir amaca ulaşmak için tutulan yol, tarz, üslup demektir. Dolayısıyla, usul, vasıl olmayı yani asıl amaca ulaşmayı sağlayan yol, yöntem, araçtır.

     

    Belirli bir amaca yönelik olarak yapılan iş ya da işlemle ilgili faaliyetin sistemli, metotlu ve planlı şekilde yürütülmesini ifade eden usul, hukuk alanında da önemli bir işleve sahiptir. Maddi hukuk esas itibariyle usule bağlıdır. Diğer bir ifade ile maddi hukukun soyut kalıplardan çıkarılarak somutlaştırılması, somut olaylara tatbik edilerek güncelleştirilmesi için usulün ve usulde yer alan çeşitli somut safhaların geçilmiş olması gerekir. Bu anlamda, usul ile maddi hukuk birbirleriyle karşılıklı ilişki içinde olup, değişik özellikleri ile birbirlerini tamamlamaktadır.

     

    Bu noktada, vergi ilişkisini düzenleyen vergi hukukunun kendi özgün yapısı içinde bu ilişkinin tesisi ve yürütümü bakımından yetkili kılınan idarenin vergilendirme sürecindeki işlemleri bakımından çeşitli usul hukuku alanlarının etkisi söz konusudur. Öncelikle, vergilendirmenin kendi teknik özelliklerine bağlı usul boyutu özel olarak Vergi Usul Kanunu’nda ele alınmış ve detaylı şekilde düzenlenmiştir. Ancak, genel olarak vergi idaresi tarafından tesis edilen vergilendirme işlemleri ve konumuz itibariyle de vergi incelemeleri idari işlem kimliklerine binaen idari işlemin tüm unsurlarıyla birlikte özelliklerini de büyük ölçüde bünyelerinde barındırırlar. Dolayısıyla da vergilendirme alanı idare hukukunun ve idari usulün etkisi altındadır. Ayrıca, vergisel kabahatler ve vergi suçları bakımından da vergi uygulamasında Kabahatler Kanunu ile ceza mevzuatına da müracaat edilmesi söz konusudur. Aramalı inceleme boyutunda gündeme gelen “arama”ya ilişkin olarak da VUK’”ta yapılan atıf nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu’na başvurulması gündeme gelmektedir.

     

    Bu çerçevede, vergi ilişkisinin bir boyutunu teşkil eden vergi incelemesi sürecinde, gerek bu işlemin kendisi açısından başından sonuna kadar izlenecek aşamalar itibariyle gerekse bu işleme bağlı tarhiyat ve ceza kesme gibi işlemlere yönelik olarak bir dizi usul kuralı varlık kazanmaktadır. Bu usul kuralları sadece vergi usulüne ve tekniğine bağlı olmanın ötesinde, idari yargılama boyutunu da kapsamak üzere idari usule ve Kabahatler Kanunu ile ceza yargılaması usulüne de temas etmektedir. Dolayısıyla, vergi hukuku bünyesinde vergilendirme usulüyle birlikte vergi ilişkisine bağlı olarak ortaya çıkan çeşitli usul alanlarının kesişmesi söz konusudur. Vergi idaresinin vergilendirme boyutuyla vergi usul kurallarını dikkate almanın ötesinde, organik yönden ve fonksiyonel olarak idari yapıya bağlı olmaları bunların işlem ve faaliyetlerinin idarı usule tabi olup idari yargılama sürecine dahil olmalarını gündeme getirmektedir. Ayrıca, vergi incelemesi kapsamında yapılan arama ve vergi suçları gibi konularda ceza-ceza yargılaması hukukuyla birlikte vergisel kabahatler bakımından da Kabahatler Kanunu’nda öngörülen genel esaslarla ilişki kurulması söz konusudur.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Vergi Ceza İhbarnamesi Nedir?

    Uygulamada en çok karşılaşılan ve mahkemelerde en çok davaya konu edinilen işlem vergi/ceza ihbarnameleridir. Bu ihbarnameler, Mal Müdürlükleri, Vergi Dairesi Müdürlükleri ve Belediyelerce düzenlenir ve tarh edilen vergi, harç ve kesilen cezayı gösterir belgelerdir. Söz konusu ihbarname, hem vergiyi/harcı hem de cezayı (genellikle verginin bir veya üç katı tutarında) kapsayabileceği gibi yalnızca cezadan (genellikle usulsüzlük ya da özel usulsüzlük cezası) ibarette olabilir.

    İhbarnamenin esası ve muhteviyatı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 34. ve 35. maddelerinde düzenlenmiştir. 35. madde de yer verilen unsurların, davaya konu edeceğiniz ihbarnamede bulunup bulunmadığını, bu unsurlardan hangilerindeki eksikliklerin ya da yanlışlıkların esasa etkili nitelikte olduğunu incelemek size düşmektedir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Aramalı Vergi İncelemesi Nedir ?

    Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, tespit edilmesi ve sağlanmasıdır. İnceleme sürecinde mükelleflere defter ve belgelerin ibrazı için süre verilir. İnceleme sırasında inceleme elemanının zor kullanarak defter ve belgelerin bulunduğu yere girmesi, arama yapması ve bu defter ve belgelere el koyma yetkisi yoktur. Ancak Vergi Usul Kanunu’nda bulunan şartların gerçekleşmesi halinde vergi mükelleflerinin rızası olmadan arama yapılabileceği mezkûr Kanun’un 142 ila 147. maddelerinde hüküm altına alınmıştır. Arama ile ilgili bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde ise Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

    Çalışmamızda aramanın hangi hallerde yapılabileceği, arama kararının nasıl alınacağı, aramanın hangi usul şartları çerçevesinde gerçekleştirileceği, arama esnasında bulunan defter ve belgelere ne şekilde el konulacağı ve bunlar üzerinde nasıl inceleme yapılacağı hakkındaki konulara yer verilecektir.

    Türk Vergi Sisteminde (TVS) verginin tarhiyatı, esas olarak beyan üzerine yapılmaktadır. Beyan esası mükelleflerin/ sorumluların vergi matrahını doğrudan doğruya kendilerinin vergi idaresine bildirmesine dayalı bir sistemdir. Mükelleflerin matrahlarını beyan ederken dürüst davranması ve vergi kanunlarını doğru uygulaması önem taşımaktadır. Bu açıdan beyana dayalı tarhiyatın esas alındığı sistemlerde toplumun vergiye bakış açısı ve vergi bilinci önemlidir. Sistemimizde beyan esası geçerli olsa da bu esas beyanların denetlenmesine engel değildir. Yasa koyucu da mükelleflerin beyanlarının doğruluğunu tespit etmek için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu(VUK)’nda koruma müesseselerini düzenlemiştir. Kanun’a göre koruma müesseseleri;

    – Yoklama

    – İnceleme

    – Arama

    – Bilgi toplama

    olmak üzere dört başlık altında toplanmıştır.

    Söz konusu koruma müesseselerinden arama, çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Alt bölümlerde detaylarına yer vereceğimiz arama müessesesi diğer yöntemlere göre daha ağır sonuçlar doğurabilecek bir yöntemdir. Mükelleflerin ticari itibarını zedeleyebileceği gibi Anayasa’da düzenlenmiş olan temel hak ve hürriyetlerden bazılarını kısıtladığından veya ortadan kaldırdığından hem Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hem de VUK ile sıkı şekil şartlarına tabi tutulmuştur. Bunlarla birlikte, şartlara uygun yapılmayan arama kararı sonrası tarh edilen vergi, hukuka aykırı bir arama sonrasında elde edilmiş bir delile dayanacağından, mahkemeler tarafından iptal edilebilecektir. Bu yüzden sağlıklı sonuçlar alınabilmesi adına yapılacak işlemlerde Anayasa, CMK ve VUK hükümleri topluca dikkate alınmalıdır.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Devam Eden Sınırlı Vergi İncelemesi, Tam Vergi İncelemesine Dönüştürülebilir mi?

    213 sayılı VUK hükümlerine göre, vergi incelemelerinde uyulacak ilkelerle ilgili yönetmelik (bkz. R.G. 31.10.2011 – 28101) hükümlerine göre tam vergi incelemesi, gerçek veya tüzel kişi olan mükellefin hakkında bir veya birden daha çok vergi nev’i itibariyle, bir veya daha fazla vergilendirme dönemine ait her çeşit iş ve işlemlerinin bütün matrah unsurlarını kapsayacak şekilde yapılacak olan vergi incelemesi olarak tarif edilmiştir.1

    Öte yandan, sınırlı vergi incelemesi için ise söz konusu yönetmelikte ayrıntılı bir tarif yapılmamış olup, tam inceleme haricinde kalan (sınırlı inceleme, karşı inceleme vs.) vergi incelemeleri mahdut yani sınırlı vergi incelemesi olarak tanımlanmıştır. Başka bir ifadeyle, söz konusu yönetmelikte sınırlı incelemenin hudutları açık bırakılmıştır (Bkz. Yönetmelik md.6).

    Vergi Denetim Kurulu tarafından mükelleflerle ilgili olarak düzenlenen incelemeye başlamaya tutanağının ön kısmında, mükellef kimlik ve iletişim bilgileri yer almaktadır. Bunun hemen alt kısmında “inceleme bilgileri”ne yer verilmiştir. İnceleme bilgileri olarak; incelemenin türü (tam-sınırlı), gerekçesi, dönemi, incelemeye başlama tarihi, incelemenin konusu (yıllık gelir vergisi, g.stopaj, KDV gerçek vs.) yer almaktadır.

    Söz konusu yönetmeliğin 6.maddesinde, vergi inceleme görevinin yazı ile verileceği, inceleme görevi yazılarında; nezdinde inceleme yapılacak kişilere ve konulara ilişkin bilgilere, incelemenin türüne, gerekçesine, dönemine ve süresine ilişkin hususlara yer verileceği, vergi incelemesinin sadece inceleme görev yazısında belirtilen konu ve döneme ilişkin yapılacağı, inceleme konusu ve dönemi ile ilgili olmayan herhangi bir hususa ilişkin mükelleften bilgi ve belge talebinde bulunulamayacağı, ancak yürütülmekte olan incelemeler sırasında, görevlendirme yazısında belirtilenden farklı bir konu veya döneme ilişkin eleştiriyi gerektiren hususların tespiti durumunda söz konusu durumun inceleme görevini verenlere bildirileceği belirtilmiş. Yine yönetmeliğe göre, inceleme görevini verenler, tam veya sınırlı inceleme olarak yapmış oldukları görevlendirmenin mahiyetini değiştirmeye yetkilidir. İncelemenin mahiyetinin değiştirilme nedeni, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar tarafından, nezdinde inceleme yapılana bildirilir (bkz. VUK md.114-140).

    Sonuç olarak, sınırlı inceleme tam incelemeye dönüştürülmediği sürece tam kapsamlı inceleme yapılamaz (bkz. Yönetmelik md.6).

    ______________________

    (1) Söz konusu yönetmelik için R.G.’de 31.10.2011 gün ve S:28101 yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

    Vergi İnceleme Sürecinde Mükellefin Hakları

    ✓ Dava Açma Hakkı

     

    Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilirler

     

    ✓ Vergi İnceleme Elemanının Kimliğini Görme Hakkı

     

    Mükellefler, Vergi Usul Kanunu’nun 136 ncı maddesine göre; vergi incelemesi yapanların kimliğinin işe başlamadan evvel kendilerine gösterilmesini isteyebilirler.

     

    ✓ İnceleme Konusunu ve Kapsamını Öğrenme Hakkı

    Vergi Usul Kanunu’ nun 140/1 inci maddesine göre; mükellefler vergi inceleme elemanlarından incelemenin mevzuu hakkında incelemeye başlamadan önce kendilerine açıklama yapılmasını isteyebilirler.

     

    ✓ Defter ve Belgelerini İbraz Etmek İçin Ek Süre İsteme Hakkı

    Vergi Usul Kanunu’ na göre; mükellef zor durumda kalması nedeniyle defter ve belgelerini istenen sürede ibraz edemeyecek durumda ise, ek süre verilmesini isteme hakkına sahiptir.

     

    ✓ İncelemenin Her Safhasında Bilgi Alabilme Hakkı

    Mükellef, vergi incelemesinin her safhasında inceleme süreci hakkında inceleme elemanından bilgi isteyebilir.

     

    ✓ İnceleme Sırasında Müşavir ve/veya Avukat Bulundurma Hakkı

     

    Mükellef vergi incelemeleri ile ilgili görüşmelere, defter ve kayıtlarla ilgili olan yetkili Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirler veya avukatların kendisiyle birlikte katılmasını sağlamak ya da kendisini temsilen yetkili bir temsilcisini göndermek hakkına sahip bulunmaktadır. (Mükellefi temsilen gelen kişilerin yasal olarak yetkilendirilmiş olmaları ve temsil belgesinin görüşmeler başlamadan önce inceleme elemanına verilmesi gerekir.)

     

    ✓ Vergi İnceleme Tutanaklarına İtiraz ve Görüşlerinin Yazılmasını İsteme Hakkı

     

    Vergi Usul Kanunu’nun 145 inci maddesine göre; mükellefler diledikleri itiraz ve mülahazaların vergi inceleme tutanaklarına kaydedilmesini isteyebilirler.

     

    ✓ Kayıtların İşlenmesi İçin Ek Süre İsteme Hakkı

     

    Vergi Usul Kanunu’nun 146 ncı maddesine göre; mükellef arama sonucunda el konulan defter ve belgelerin muhafaza altında olması sebebiyle zamanında yapılamayan kayıtlarını, defterlerin geri verilmesinden sonra 1 aydan az olmamak üzere verilecek uygun bir süre içinde yapabilir.

     

    ✓ İlgililerin Tutanağın İçerdiği Hususlardan Haberdar Olma Hakkı

     

    31/10/2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 17’ nci maddesinin (d) bendinde yer alan “Tutanakta belirtilen hususların ilgililer tarafından okunduğunu ve doğruluğunun anlaşıldığını belirten ifade yer alır” düzenlemesi uyarınca; ilgililer vergi incelemesi sırasında düzenlenen tutanağı okuma, içerdiği hususların doğruluğu, defter kayıtlarına, belgelere ve ifadelere uygunluğunu anladıktan sonra birlikte (Vergi İncelemesini yapan Yetkili ile) imzalama ve dolayısıyla tutanağın içerdiği hususlardan haberdar olma hakkına sahiptir.

     

    ✓ Tutanaktan Bir Nüsha Alma Hakkı

    Vergi Usul Kanunu’nun 141’inci maddesinde göre; mükellef vergi incelemesi sırasında düzenlenen tutanaklardan bir nüsha almaya ve itirazların bulunması halinde bu itirazların tutanağa işlenmesini isteyebilirler.

     

    ✓ Mükellefin Rapor Değerlendirme Komisyonunca Dinlenmesini İsteme Hakkı

     

    Rapor Değerlendirme Komisyonları gerekli gördüğü durumlarda ya da talepleri üzerine vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar tarafından düzenlenen vergi inceleme raporları hakkında mükellefi dinleyebilirler. Mükellefler, Rapor Değerlendirme Komisyonları tarafından dinlenmek için taleplerini, vergi inceleme tutanaklarına kaydedilmesini isteyebilecekleri gibi taleplerini içeren bir dilekçe ile rapor değerlendirme işlemi bitmeden Grup Başkanlıklarına da başvurabilirler.

    ✓ Müracaat ve Şikayet Hakkı

     

    31/10/2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Vergi Müfettişlerinin Sorumlulukları” başlıklı 41’inci maddesinin (b) bendinde yer alan “Mesleğin gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak davranışlarda bulunamazlar” düzenlemesine aykırı davranışlara muhatap olan veya bu tip davranışlarla karşılaşan ilgililer (mükellef, vb.) aşağıda belirtilen yollarla müracaat ve şikayet haklarını kullanabilirler: 1.BİMER’e (Başbakanlık İletişim Merkezi) a)Telefonla Başvuru (150) b)Mektupla Başvuru c)İnternetle Başvuru (www.basbakanlik.gov.tr) d)Şahsen Başvuru 2.Posta yoluyla Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’na 3.www.vdk.gov.tr adresinden “İhbar ve Şikayet” bölümüne

     

    ✓ Uzlaşma Hakkı

     

    Mükellef, ikmalen, res’en veya idarece tarh edilen vergilerle, bunlara ilişkin vergi ziyaı cezalarının (359’uncu maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde tarh edilen vergi ve kesilen ceza ile bu fiillere iştirak edenlere kesilen cezalar hariç) tahakkuk edecek miktarları konusunda, tarhiyat öncesi ya da tarhiyat sonrası uzlaşma talebinde bulunabilir.

    Soru ve sorunlarınız için derneğimize ulaşabilirsiniz.

    0216 606 08 10

    Vergi İncelemesi, Karşıt İnceleme, Karşıt Tespit ve Ön İnceleme

    Vergi İncelemesi, Karşıt İnceleme, Karşıt Tespit ve Ön İnceleme kavramlarıyla sıkça karşılaşılmaktadır. Bu kavramlar birbirleriyle ilgili olmakla birlikte farklı vardır ve bu nedenle de farklı usule uyularak gerçekleştirilen çalışmalardır.

    Tümü vergi incelemesine yetkili Vergi Müfettişleri tarafından yerine getirilen Vergi İncelemesi, Karşıt İnceleme, Karşıt Tespit ve Ön İnceleme çalışmalarında uyulması gereken çalışma usulü ile yapılan çalışmanın ne şekilde tamamlanıp sonuçlanacağı konusunu makalemizin oluşturmaktadır.

    VUK’un 135. maddesine göre vergi incelemesi; Vergi Müfettişleri, Vergi Müfettiş Yardımcıları, ilin en büyük mal memuru veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır. Kanun’un 137. maddesine göre ise bu kanuna veya diğer kanunlara göre defter ve hesap tutmak, evrak ve vesikaları muhafaza ve ibraz etmek mecburiyetinde olan gerçek ve tüzelkişiler vergi incelemelerine tabidirler.

    Vergi incelemesinde amaç, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır. Beyan esasına dayalı olan vergi sistemlerinde vergi incelemeleri ve/ya daha kapsamlı olarak vergi denetimleri, sistemin sağlıklılığının kontrolü bakımından bir sigorta olarak yaşamsal öneme sahiptir. Devlet, vergi denetimleri ile beyan sistemini kötüye kullanan mükellefleri yakalamayı ve cezalandırmayı amaçlar. Vergi denetimlerinin etkinliği ve verimliliği bu amacın gerçekleştirilmesine katkı sağlar(1).

    Vergi incelemesi sırasında uyulması gereken hususlar VUK’un 140. maddesinde belirtilmiştir. Mükellefin mülkiyet hakkını doğrudan ilgilendiren vergi incelemesinin ayrıntılı olarak belirlenmiş usul düzenlemelerine uyularak yapılması, mükellef hakları bakımından da önemlidir. Vergi incelemelerinin mükellef hakları da gözetilerek gerçekleştirilmesini sağlamak üzere Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 31.10.2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Yönetmelikte ayrıntılı olarak vergi incelemesinin çeşitli aşamalarında uyulması gereken usul konusunda düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre vergi incelemesi yapanlar, yaptıkları inceleme sırasında aşağıdaki esaslara uymak zorundadır:

    – İncelemeye tabi olana, incelemenin konusu işe başlamadan önce açık olarak izah edilir.

    – İnceleme esas olarak mükellefin işyerinde, mükellef onaylarsa inceleme elemanının çalışma ofisinde yapılır. İncelemenin mükellefin işyerinde yapılması durumunda mükellefin izni olmadıkça resmi çalışma saatleri dışında inceleme yapılamaz.

    – İnceleme elemanının çalışma ofisinde yapılan incelemelerde gerek görülen defter ve belgeler mükelleften yazıyla istenir, verilmesi durumunda teslim alınan defter ve belgeler için “Tutanak” düzenlenir. İnceleme sonunda defter ve belgelerin geri verilmesi için de bir “Tutanak” düzenlenir.

    – Vergi incelemesine başlanıldığı hususunda bir “İncelemeye Başlama Tutanağı” düzenlenir. Tutanağın bir örneği inceleme elemanının bağlı olduğu birime, bir örneği ilgili vergi dairesine ve bir örneği de birlikte tutanak düzenlenen mükellefe veya vekiline verilir.

    – İnceleme sırasında gerekli görülen hususları tespit altına almak için “Tutanak” düzenlenir. Düzenlenen tutanakların birer örneği mükellefe verilir.

    – Düzenlenen tutanaklardaki tespitler konusunda mükellefin herhangi bir itirazı veya değerlendirmesi varsa bunlara tutanakta yer verilir. İnceleme elemanlarının yaptıkları incelemelerde her zaman gerçeği ve sadece gerçeği ortaya çıkarma görev, sorumluluk ve yükümlülüğü vardır. Bunun sağlıklı olarak sonuçlanması ise, tutanak aşamasında mükellefin inceleme elemanının tespitlerine karşı itirazlarının ve değerlendirmelerinin özgür biçimde dile getirilmesine ve tutanağa konulmasına olanak sağlanması ile mümkündür(2).

    Continue Reading

    Vergi İncelemesi ve Gerekçeli Tarhiyat Hakkı

    Vergi incelemesi, ödenmesi gerekli olan verginin doğruluğunu araştırmak ve sağlamak amacına yönelik çalışmaların bütününü içeren bir tanımlamadır. 213 sayılı VUK’un 134. maddesinde, incelemeye yetkili olanlar, inceleme sırasında gerekli gördükleri takdirde, işletmeye dahil ekonomik kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların tetkikine da teşmil edilebilir. İnceleme genel olarak vergi mükellefinin iş yerinde yapılması zorunludur. Bazı hallerde, mükellefin rıza göstermesi durumunda, vergi müfettişinin ofisinde devam ettirilebilir. İnceleme sırasında vergimüfettişi, mükellefin leh veya aleyhindeki hususları veya unsurları birlikte ele almak ve buna göre incelemeyi devam ettirmek zorundadır.

    Yeni dönemde vergi incelemesi yapılmadan önce, mükelleflerden konuyla ilgili izaha davet istenilmektedir. İzaha davet uygulaması, 213 sayılı VUK’a 370. madde olarak yeni bir yöntem olarak vergi incelemesi öncesi pratik bir düzeltici beyan mahiyeti taşıyan bir uygulama mahiyeti taşımaktadır. 01.09.2017 tarihinden itibaren uygulamaya konulan bu yöntem ile vergi inceleme süreci bir anlamda öne çekilerek mükelleflerin gönüllü beyan sistemi benzeri bir sistem ile pratik sonuca gitmeleri hedeflenmektedir. Buna göre, 6728 sayılı Yasa’nın 22. maddesi ile 213 sayılı VUK mülga 370. maddesi “izaha davet” metodu uygulamaya konulmuştur.

    İzaha davet uygulaması ile ilgili koşullara uymayan mükelleflerin, vergi incelemesini gerektiren işlemleri eskiden olduğu gibi “vergi incelemesi” yoluyla gerçekleştirilecektir. İzaha davet uygulaması henüz yeni bir uygulama ve bir müessese olması nedeniyle bu uygulama hakkında bugünlerde leh veya lehte görüşler veya eleştiriler ileri sürülebilmektedir(1).

    Vergilemede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemlerin gerçek mahiyeti yemin dışında her türlü kanıtla ispatlandırılabilir. Vergiyi doğuran olay ile ilgisi tabii ve açık bulunmayan tanık beyanları ispatlama aracı olarak dikkate alınamaz.

    Vergi Usul Hukukumuzda, önerilecek tarhiyatla ilgili elde edilen bulguların yasalara uygun olarak elde edilmiş olması ve buna göre de tarhiyatın dayanaklarının önerilecek tarhiyatla ilintili olması esastır. Hukuka aykırı olarak elde edilen bulgular ve verilerden yola çıkılarak mükellefler hakkında cezalı tarhiyat önerilemeyeceği, anayasamızın temel bir ilkesidir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla