fbpx

    Vergi Suçlarında Dava Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?

    Dava zamanaşımı TCK 66’ıncı madde ile düzenlenmiştir. Buna göre beş yıldan fazla olmayan hapis cezalarında dava zamanaşımı 8 yıldır. Ancak soruşturma veya kovuşturma açılması zamanaşımı süresini keseceğinden süreyi %50 fazla yani 12 yıl olarak kabul etmek gerekir.

    Soruşturma veya kovuşturma açılmaması halinde 213 Sayılı VUK’a göre tahakkuk zaman aşımı ve defter ve belgeleri saklama zorunluluğu 5 yılda zaman aşımına uğrayacaktır. 213 Sayılı VUK ile düzenlenen suçlarla ilgili Cumhuriyet Savcıları doğrudan dava açamazlar, davanın açılması vergi dairesinin mütalaasına bağlıdır. 5 yıllık zamanaşımı nedeniyle vergi daireleri defter ve belgeleri isteyemeyeceğinden mütalaa düzenleyemeyeceklerdir. Bu nedenlerle soruşturma veya kovuşturma açılmaması halinde vergi suçlarında dava zamanaşımının 5 yıl olduğu açıktır.

    Dava zamanaşımı suç tarihinden başlar. Zincirleme suçlarda ise son fiilin işlendiği tarihten başlar.

    Soru ve sorunlarınız için Mükellef Kriz Hattı

    0262 606 05 41

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Vergi Suç ve Cezaları


    Vergi suç ve cezaları, vergi ödevlerinin kanunlarda öngörülen kurallara uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak ve kamunun vergi ziyaından dolayı uğradığı ya da uğraması muhtemel vergi kayıplarını önlemek amacıyla tüm vergi hukuku sistemlerinde kabul edilmiştir.

     

    Vergi suç ve cezalarının temel amacının, vergi alacağının zamanında ve eksiksiz olarak tahsilini sağlamak suretiyle devletin gelir kaynaklarının güvence altına alınması olduğu bilinen bir gerçektir.

     

    “Geniş anlamı ile vergi suçu kavramı, vergi kaybına sebebiyet vermek, vergi kanunlarının öngördüğü usul kurallarına aykırılık ile sahtecilik, tahrifat gibi kamu düzenini bozucu nitelikteki eylemleri kapsamaktadır.

     

    Dar anlamda vergi suçu ise, vergi kanunları ile düzenlenen hukuki ödevleri yerine getirmemeleri nedeniyle kamu tüzel kişilerinin vergi haklarını tehlikeye sokan ya da zarara uğratan kimselerin söz konusu eylemlerinin cezalandırılmasını ifade eder.”

    213 sayılı Vergi Usul Kanununda vergi mükellefleri ile vergi memurları hakkında, yasal düzenlemelere muhalefet etme durumlarında karşılaşılabilecek olan yaptırımlar belirlenmiştir.

     

    Mükellefler tarafından vergisel ödevlerin kanunlara uygun olarak yerine getirilmemesi durumunda muhatap olunacak cezalar yasalarda yer almaktadır.

     

    213 sayılı Vergi Usul Kanununda bu anlamda cezalar usulsüzlük, vergi ziyaı cezası ve kaçakçılık suç ve cezaları olarak yer almıştır.

     

    Usule ilişkin herhangi bir yanlış uygulama usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirecekken, aynı fiil vergi kaybına sebebiyet veriyorsa ayrıca vergi ziyaı cezası tatbik edilebilecektir.

     

    Diğer taraftan Vergi Usul Kanununda, vergi mahremiyetinin ihlali suçu ile mükelleflerin özel işlerini yapma suçları ceza hukukunun ilgili maddelerine atıf yapılmak suretiyle düzenlenmiştir.

     

     

    Özel Usulsüzlük Cezaları Uzlaşma Kapsamından Çıkarılıyor!

    Özel Usulsüzlük Cezaları Uzlaşma Kapsamından Çıkarılıyor!

    Özel Usulsüzlük Cezaları Uzlaşma Kapsamından Çıkarılıyor! , halen Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmekte olan yeni ‘Torba Tasarı’ ile usulsüzlük cezalarına ilişkin önemli düzenlemeler yapılıyor. 

    Tasarıda yeşil pasaport hakkı sahiplerinin 25 yaşını doldurmamış ancak öğrenimini bitirmiş bekar çocuklarının yeşil pasaport haklarının devam ettirilmesine yönelik düzenleme gibi birçok sosyal iyileştirme hükmü yer almaktadır. Bu yazıda özel usulsüzlük cezalarına ilişkin düzenlemeleri değerlendireceğiz.

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi Kaçakçılığı Suçları

    Vergi Kaçakçılığı Suçları

    Vergi Kaçakçılığı Suçları ve bu suçlara karşılık öngörülen cezalar,  213 sayılı Vergi Usul Kanunu 359. maddesi a),  b) ve c) bentlerinde, 3 farklı suç tipi esası ile temellendirilerek düzenlenmiştir.

    Bir fiilin vergi kaçakçılığı suçunu oluşturabilmesi için öncelikle bu tanımlamalara, diğer bir ifadeyle herhangi bir fiilin bu kanuni tiplere uygun olması (tipiklik) gerekmektedir.

    5278 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra ”Kaçakçılık Suçları ve Cezaları” başlığı altında yer alan düzenlemeye göre;

    a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

    1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,

    2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,

    Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter
    ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.

    b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu
    belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.

    c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Sahte Fatura Düzenlemek ve Kullanmak Suçları Hakkında

    Sahte Fatura Düzenlemek ve Kullanmak Suçları Hakkında

    Sahte Fatura Düzenlemek ve Kullanmak Suçları Hakkında  Yargıtay’ın ilginç 3 adet bozma kararı

    Temmuz 2017 tarihinde, Yargıtay 11.Ceza Dairesi tarafından sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçları ile ilgili 3 adet önemli karar verilmiştir. Kararların özelliği itibariyle önemli bir karar olması ve ilgililer için yararlı olabileceği düşüncesiyle söz konusu 3 adet bozma kararlarına aşağıda yer verilmiştir:

    1- YARGITAY

          11.CEZA DAİRESİ                                                              İlgili Kanun/Madde

    Esas No.        2017/3603                                                       213 s. VUK/230

    Karar No.      2017/3679                                                       5271 s. CMK/225

    Tarihi:            11.05.2017                                                      5237 s. TCK/53

     

    ÖZETİ: Sahte fatura düzenlemek ile sahte fatura kullanmak suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, birbirine dönüşmeyeceği, 5271 sayılı CMK’nın 225.maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, sanık hakkındaki kamu davasının sahte fatura kullanmak suçundan açıldığı gözetilmeden, iddianame dışına çıkılmak suretiyle sahte fatura düzenlemek suçundan hüküm kurulması, 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, yasaya aykırıdır.

     

    2- YARGITAY

          11.CEZA DAİRESİ                                                                İlgili Kanun/Madde

    Esas No.        2017/5656                                                         5237 s. TCK/207

    Karar No.      2017/3654

    Tarihi:            11.05.2017

     

    ÖZETİ: Sahte fatura düzenleme nedeniyle Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet suçundan mahkemenin 2010/49 esas sayılı dosyası ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan Ordu Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/4 esas, 2011/146 karar sayılı dosyasında yürütülen yargılama akıbetlerinin araştırılıp mümkünse dosyaların birleştirilmesi, değilse dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin dava dosyasına alınması ve eylemin sübutu halinde 5237 sayılı yasanın 207.maddesinde düzenlenen “özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı da dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırıdır.

     

     

     

    3- YARGITAY

         11.CEZA DAİRESİ                                                                 İlgili Kanun/Madde

    Esas No.       2016/7259                                                          213 s. VUK/227

    Karar No.     2017/2673

    Tarihi:           10.04.2017 

     

    ÖZETİ: Sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227.maddesinin 3.fıkrasındaki “Bu kanuna göre kullanılan veya bu kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığı’na verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi usul Kanunu’nun 230.maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi, suça konu faturaların ele geçmemiş olması karşısında; sahte olarak düzenlendiği iddia olunan faturaların kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadıklarının incelenmesine imkan bulunmaması nedeniyle suçun unsurları itibariyle oluşmayacağı anlaşıldığından katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi hk.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Vergi Suçlarında En Çok Mahkumiyet Vergi Kaçakçılığında

    Vergi Suçlarında En Çok Mahkumiyet Vergi Kaçakçılığında

    Vergi Suçlarında En Çok Mahkumiyet Vergi Kaçakçılığında Türkiye’de vergi kayıp ve kaçaklarının yüksek olduğu bilinen bir gerçek. Söz konusu durumun ana nedenleri arasında denetim eksikliği ve mükellefler nezdinde vergi bilinci ve ahlâkının zayıf olması geliyor.

    MAHKUMİYET KARARLARI

    Tabloda 2010 ile 2015 yılları arasında Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ceza mahkemelerinin vermiş olduğu mahkûmiyet kararları yer alıyor.

     Vergi Suçlarında Mahkûmiyet Kararları

    VUK 359. maddenin a/1 bendinde sayılan suçlar; defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapmak, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açmak ile defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetmek biçimindedir. Söz konusu suçlara yönelik olarak en çok mahkûmiyet kararı 2015 yılında verilmiş olup tablodan da görüleceği üzere sayı 731 kişidir. VUK 359. maddenin a/2 bendinde sayılan suçlar ise defter, kayıt ve belgeleri tahrif etmek, gizlemek ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemektir. Görüleceği üzere söz konusu suçlarda mahkûmiyet kararlarının sayısı fazla. Bu suçlardan ise yanıltıcı belge düzenlemek ve defter tahrifinin daha fazla başvurulan bir kaçakçılık yöntemi olduğu aşikâr. Keza gizleme fiili açısından iyi niyetli mükelleflerin idareden ibraz yükümlülükleri için süre isteme hakları var.

    VUK 359. maddenin b/1 bendinde sayılan suçlar; vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok etmek veya defter sayfalarını yok ederek yerine başka yapraklar koymak veya hiç yaprak koymamaktır. Söz konusu suçlara yönelimin yüksek oranlarda olduğu görülüyor. Öte yandan, VUK 359. maddenin b/2 bendinde sayılan suçlar ise belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlemektir. Naylon fatura olarak da bilinen sahte belge düzenleme ve kullanma fiili, kaçakçılık suçunu işleyen mükellefler arasında en çok görülen suç tipi. Her iki bend kapsamında yer alan suçlara ilişkin 2012 yılından sonra mahkûmiyet kararlarında görülen artış, son dönemlerde denetim sisteminde etkinliğin artmasından kaynaklanıyor.

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Vergi Ziyaı Suçu Nedir ?

    Vergi Ziyaı Suçu Nedir ?

    Vergi Ziyaı Suçu Nedir ? , VUK’un 341. maddesinde “Vergi ziyaı mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi nedeniyle, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.

    Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile diğer şekillerde verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine neden olunması da vergi ziyaı olarak kabul edilir.

    Verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veya haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez (VUK mad.341/3).

    Kanun koyucu vergi ziyaı suçunu tanımlarken somut olayda vergi kaybının oluşmasına bakmamış, mükellefin vergisel ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik getirmesini suçun oluşması için yeterli bir neden saymıştır.

    Yani verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesi vergi ziyaı suçunun giydiği elbise konumundadır.

     

     

    “Vergi Usul Kanununun 341. maddesinde ifade edildiği üzere vergi ziyaının oluşumunda asıl etmen verginin zamanında ödenmesi veya eksik ödenmesi değil, tahakkuk ettirilmesidir.

    Burada yasa koyucu mükellef veya sorumluya verginin ödenmesinden önce bir takım görevler yüklemektedir.

    Bu görevlerin yerine getirilmesinden sonra vergi ödenecek ve/veya ödenecek evreye gelecektir.

    Bu haliyle vergi ziyaı, verginin ödenmesi aşamasıyla değil tahakkuk aşamasıyla ilişkilendirilmiştir.

    Zaten Vergi Usul Kanununu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’dan ayıran temel nokta da budur.

    Çünkü bir vergi ödenmesi gereken safhaya geldikten (tahakkuktan) sonraki aşaması 6183 sayılı Kanunun kapsamına girmektedir.

    Danıştay’ın bu konudaki görüşü vergi idaresinden farklıdır. Danıştay, vergi ziyaının doğumunda verginin ödenmemesini esas almaktadır.

    Oysa yasa maddesi vergi ziyaının doğması için ödemeyi değil, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini esas almaktadır.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    İkinci Derece Usulsüzlük Cezası Nedir ?

    İkinci Derece Usulsüzlük Cezası Nedir ?

    İkinci Derece Usulsüzlük Cezası Nedir ? , 213 Sayılı Vergi usul Kanunun 352. maddesinde usulsüzlükleri iki dereceye ayırmış ve her bir usulsüzlük durumunu tek tek saymıştır.  Kanuna göre İkinci derece usulsüzlük durumlarında ise tek kat cezası kesileceğini düzenlemiştir.

     

    1. (Değişik: 4/12/1985 – 3239/25 md.) Veraset ve intikal Vergisi Beyannamelerinin süresinin sonundan başlayarak 342 nci maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen süre içinde verilmiş olması;  (Mülga : 3/4/2002 – 4751/7 md.)
    2. Ekim ve sayım beyanlarının süresi içinde veya kanunda istenilen bilgileri ihtiva edecek doğru bir şekilde yapılmaması;
    3. (Değişik: 3/12/1988 – 3505/4 md.) Vergi kanunlarında yazılı bildirmelerin zamanında yapılmamış olması (işe başlamayı bildirmek hariç);
    4. Vergi karnesinin süresinin sonundan başlayarak 15 gün geçtiği halde alınmamış olması;
    5. Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik muamelesinin, süresinin sonundan başlayarak bir ay içinde yaptırılmış olması;

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Birinci Derece Usulsüzlük Cezaları Nedir?

    Birinci Derece Usulsüzlük Cezaları Nedir?

    Birinci Derece Usulsüzlük Cezaları Nedir? 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 352. maddesinin birinci bölümünde  tek tek sayılmıştır.

    Usulsüzlük fiili re’sen takdiri gerektirirse, bağlı cetvelde yazılı cezalar iki kat olarak kesilir.

      1. (Değişik: 4/12/1985 – 3239/25 md.) Vergi ve harç beyannamelerinin süresinde verilmemiş olması;
      2. Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerden herhangi birinin tutulmamış olması;
      3. Defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz veya karışık olması;
      4. Çiftçiler tarafından 245 nci madde hükmüne göre muhtar ve ihtiyar heyetlerince yapılan davete müddetinde icabet edilmemesi;
      5. Bu Kanunun kayıt nizamına ait hükümlerine (Madde 215 – 219) uyulmamış olması (Her incelemede inceleme tarihine kadar aynı takvim yılı için tespit edilen usulsüzlükler tek fiil sayılır);
      6. İşe başlamanın zamanında bildirilmemesi;
      7. Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik muamelesinin yaptırılmamış olması (Kanuni sürenin sonundan başlayarak 1 ay geçtikten sonra tasdik ettirilenler, tasdik ettirilmemiş sayılır.);

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Vergi ve Cezalarda Zamanaşımı

    Vergi ve Cezalarda Zamanaşımı

    Vergi ve Cezalarda Zamanaşımı , mükellefin müracaatı olmaksızın hüküm ifade eder ve vergi alacağı için yasada yer alan bu hüküm ceza bakımından VUK 374. maddede yer almamıştır. Ancak VUK 374. maddenin ilk fıkrasında “aşağıda yazılı süreler geçtikten sonra vergi cezası kesilmez” hükmü gereği vergi dairesi bakımından emredici bir yasa kuralıdır. Bu bakımdan VUK 113. maddede yer alan hükmün VUK 374. maddede ifade edilmemiş olması ceza zamanaşımı için mükellefin başvuruda bulunmasını gerektirmemektedir.

     

    Yasal düzenleme gereği, vergide zamanaşımı uygulaması tarhiyat açısından ayrı 5 yıl, tahsilat zamanaşımı bakımından ise 5 yıl ayrıca uygulanmaktadır. Uygulamada tarh zamanaşımı için 213 sayılı VUK hükümleri geçerlidir. Diğer taraftan, tahsilat açısından ise, 5 yıllık zamanaşımın hesabı 6183 sayılı yasanın 102. maddesi hükümlerine göre düzenlenmektedir. Bazı yazarlar vergide fiili anlamda zamanaşımı bulunmadığını imalı bir dille ifade etmektedirler. [1]

     

    Tahakkuk zamanaşımı vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından itibaren başlayarak 5 yıl içerisinde mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar. [2] Diğer yandan, vergi alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yılın başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. [3]

     

    Genellikle zamanaşımı uygulaması vergi, vergi cezaları ve diğer amme alacaklarında çok ortaya çıkan bir konu değildir. Hemen hemen yıl sonlarına doğru bütün vergi daireleri amme alacağının zamanaşımına uğramaması için gazetelere ilanlar vermekte veya vergi dairelerinin ilan koymaya mahsus ilan tahtalarına askıya çıkarmaktadırlar. Kimi zaman da mükellefin borcuna açıktan para yatırılarak tahsilat yapılmış havası yaratılmaktadır. [4] Oysaki bu durum kanuna uygun olmayıp, düzenlenen vezne alındıları veya tahsilat makbuzları hukuken geçerli değildir. Bir bakıma bu makbuzlar mükelleflerin haberleri olmaksızın gıyabında onlar adına ödeme yapılarak düzenlenmektedir. Gerçekte vergi mükelleflerinin kasasından veya bankalarından böyle bir ödeme yapılmamaktadır. Bu durumun tespiti veya ispatı her zaman mümkündür. Bu konuda ispat yükü kime ait olacaktır? Bu da ayrı bir tartışma konusudur. Çünkü, ispat yükü her zaman vergi yükümlüsüne ait olmayabilir. İspat yükü zaman zaman yer değiştirip kimi zaman idareye olayına göre de kimi zaman mükellefe ait olabilecektir.

     

    6183 sayılı AATUHK’nun 102. maddesinde amme alacağının vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yılın başından itibaren (5) yıl içinde tahsil edilmeyen alacaklarının zamanaşımına uğrayacağından bahis edilmektedir. Keza, aynı yasanın 103. maddesinde ise ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip işlemleri neticesinde yapılan her çeşit tahsilatlar, ödeme emri tebliği, mal beyanı, mal edinme ve mal artışlarının bildirilmesi, sayılan işlemlerden herhangi birinin şahsi kefile veya yabancı kişi ve kurumların mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, ihtilaflı kamu alacaklarında yargı organlarından bozma kararlarının gelmesi, amme alacağının güvenceye bağlanması, yargı organları tarafından yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş olması, iki kamu idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı kamu idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazılı olarak başvurulması, amme alacağının özel yasalara göre ödemek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması halinde “zamanaşımının kesileceği” ve kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden yılın başından itibaren yeniden çalışmaya başlayacağı hüküm altına alınmıştır.

     

    Yaşanmış bir olayda, 1995 yılının 6. ayına ilişkin ödeme emrinin vadesinin 1995 yılının 7. ayı olması nedeniyle, tahsil zamanaşımının dolduğu yıl 2000 yılı olup, bu zamana kadar şirket adına ödem emrinin hukuksal olarak geçerli bir ilanla tebliğ edilmemiş olması karşısında düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlılık görülmemiştir. [5]

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla