fbpx
Cuma, 10 Temmuz, 2020

Yürütmeyi Durdurma Kararı Süresi

Yürütmenin durdurulması, idari yargıda açılacak iptal davalarında mahkemenin nihai karar vermesinden önce tedbir niteliğinde verilen bir karardır. İdari yargıdaki yürütmenin durdurulması kararı ile adli yargıdaki ihtiyati tedbir kararı sazı yönden ortak nitelik taşısalar da idari yargıya has özellikler taşır. 2577 sayılı Yasanın 27. maddesinde düzenlenmiştir.

İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Bu karara yürütmeyi durdurma kararı denir.

Yürütmeyi durdurma kararı aksi bir karar ile kaldırılıncaya kadar davanın sonuna kadar geçerlidir. Sonuçta dava

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Özel Esaslar Kapsamına Alınma İle İlgili Olarak Gönderilen Uyarı Yazısına Karşı Açılan Davanın Reddi Halinde Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti

Özel Esaslar Kapsamına Alınma İle İlgili Olarak Gönderilen Uyarı Yazısına Karşı Açılan Davanın Reddi Halinde Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
Tarih    : 24.02.2016
Esas No         : 2016/202
Karar No  : 2016/199

İYUK Md. 24

ÖZEL ESASLAR KAPSAMINA ALINMA İLE İLGİLİ OLARAK GÖNDERİLEN UYARI YAZISINA KARŞI AÇILAN DAVANIN REDDİ HALİNDE YARGILAMA GİDERLERİ VE VEKALET ÜCRETİ

İdarenin, “onbeş gün içinde ilgili belgelerin gerçekliğini ispat etmesi ya da sahte veya yanıltıcı belgeleri, bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde indirim hesaplarından çıkararak beyanlarını düzeltmesi gerektiğine, aksi halde özel esaslara tabi tutulacağına” ilişkin duyurusunun mükellef hakkında tesis edilmiş bir işlem sayılmayacağı, dolayısıyla davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden, vergi mahkemesince, yargılama giderlerinin davalı idare üzerine bırakılması ve davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka uygun olmadığı hk.

İstemin Özeti: Davacının özel esaslara tabi mükellefler listesine alınma işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.

Vergi Mahkemesi kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2 ve 14. maddelerine değindikten sonra; dosyanın incelenmesinden, hakkında vergi tekniği raporu düzenlenmiş bulunan (…) Ltd. Şti.’ne ait sahte ve/veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullandığı belirtilen davacıya, KDV Genel Uygulama Tebliği uyarınca özel esaslar kapsamına alınmasına neden olan belgeleri, bildirimden itibaren (15) gün içerisinde indirim hesaplarından çıkarıp, beyanlarını düzeltmesi veya belgelerin gerçekliği ve doğruluğunun ispat edilmesi gerektiği, aksi halde özel esaslar düzenlemesine tabi tutulup, dönem matrahlarının re’sen takdir edileceği yönündeki 06.08.2014 tarih ve 26807 sayılı yazının tebliği üzerine, özel esaslara alınma işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, davalı idare savunmasında, davacının KDV Genel Uygulama Tebliği kapsamında belirtilen yükümlülüklerini, kendisine tanınan (15) günlük süre içerisinde yerine getirmemekle birlikte dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak gerek dava tarihi gerekse savunmanın verildiği tarih itibarıyla henüz özel esaslara alınmadığı bildirildiğinden, ortada kesin ve yürütülmesi gereken bir işlemin varlığındansöz edilemeyeceği ancak, davacıya tebliğ edilen yazıda

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Özel Esaslara Düşen Mükelleflerin Vergi Dairesi Kendilerine Tebliğ Etmek Zorundadır

Özel Esaslara Düşen Mükelleflerin Vergi Dairesi Kendilerine Tebliğ Etmek Zorundadır , Maliye Bakanlığı 2010/2 sayılı iç genelge uyarınca sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı   belge kullananları  veya düzenleyenleri özel esaslara alarak takip etmektedir. [1] Ayrıca, üst üste iki kez beyanname vermeyenler ile adresinde bulunmayanlar için de özel esaslara alınma nedeni oluşmaktadır. Söz konusu iç genelgede hangi hallerde ve hangi mükelleflerin özel esaslara alınacağı açıkça gösterilmiştir.   Bu çalışmada özel esaslara giren mükellefler yönünden ve bu mükelleflerden mal ve/veya hizmet alan mükelleflerin durumları irdelenecektir.

 

Vergi idaresi, özel esaslara düşen mükelleflerden mal ve/veya hizmet alışı olan mükelleflerin o dönemde kullandıkları faturalarla ilgili gelir, kurum, KDV ve geçici vergi yönünden beyannamelerini düzeltmelerini talep etmektedir. Aksi takdirde, bu konuda vergi incelemesi veya takdir komisyonuna sevk gibi işlemlere teşebbüs edeceğini bir yazı ile anılan mükelleflere tebliğ etmektedir.[2]

Bazı mükellefler, tebliğ edilen bu yazıları alıp, muhasebe departmanlarına gerekli talimatlar verip düzeltme   beyannamesini elektronik ortamda vererek problemli faturaları geri çekmektedirler. Bazı mükellefler ise, düzeltme beyannamesi vermeyip, olayın sonucunu beklemektedirler.   Bir kısım mükellefler ise, “ihtirazi kayıtla” düzeltici beyanname verip, elektronik ortamda çıkan tahakkuk fişlerini alıp, vergi yargısına müracaat etmektedirler.

Gelir İdaresince mükelleflerden elektronik ortamda alınan ve mal ve hizmet alımlarını içeren Ba Formları taranarak, Gelir İdaresince izlenmekte olan mükelleflerden mal ve hizmet almış mükellefler belirlenmiştir. Bu çerçevede, vergi daireleri tarafından bu mükelleflere gönderilen yazılarda; geçmiş yıllarda mal aldıkları firmalar hakkında olumsuz tespit (Kod’a girmiş firma) bulunduğu belirtilerek, düzeltme beyannamesi verilmesi veya 84 seri nolu KDV Genel Tebliği düzenlemeleri kapsamında açıklama yapılması istenmektedir. Keza anılan yazılarda, mükelleflerin 5811 sayılı “Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun” hükümlerinden yararlanabilecekleri, bütün bunların yapılmaması halinde incelemeye sevk edilebilecekleri ve kod listelerine alınabilecekleri belirtilmektedir.

Gelir İdaresinin bu uygulamaları kayıt dışını önleme ya da haksız yere yapılacak vergi iadelerine ya da indirimlerine engel olma amacı yanısıra, kanımızca, mükellefler üzerinde baskı oluşturarak, Varlık Barışından yararlanmalarını sağlama ya da Kamu Bütçesine bu şekilde ilave gelir yaratma amacını da taşımaktadır.

Gelir İdaresinin “kod listeleri” uygulaması hukuken tartışmalı iken ve mükellef ile Gelir İdaresi arasında pek çok ihtilaf yaşanmasına ve açılan davalarda bu tür uygulamanın yasalara da uygun olmadığı yönünde yargı kararları çıkmasına neden olmuş iken, vergi dairelerince mükelleflere bu tür yazılar gönderilmesi, özellikle iade talebi olmamış mükellefler açısından, 84 Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğindeki düzenlemelere de uymamaktadır.

Bilindiği üzere; Katma Değer Vergisi Kanununun 29. maddesinde indirim konusu yapılacak katma değer vergileri konusu hükme bağlanmış ve anılan maddede Maliye Bakanlığına vergi indirimi uygulamasında doğabilecek aksaklıkları, vergi mükerrerliğine ve vergi muafiyetine meydan vermeyecek şekilde, bu Kanunun ana ilkelerine uygun olarak giderme ve indirimle ilgili usul ve esasları belirleme yetkisi tanınmıştır. Anılan Kanunun 32.maddesinde ise, katma değer vergisinden istisna edilen bazı işlemlerle ilgili olarak yüklenilen, ancak indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergilerinin mükellefe iadesine imkan tanınmış ve bu iadelerin Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade edileceği belirtilmiştir.[3]

Öte yandan, Vergi Usul Kanununun “Vergi Kesenlerin Sorumluluğu” başlıklı 11. maddesinin 3. fıkrasında; mal alım ve satımı ve hizmet ifası dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden,

– Alım satıma taraf olanların,-hizmetten yararlananların ve

– Aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanların müteselsilen sorumlu olacakları hüküm altına alınmıştır.

Bu madde hükmü uyarınca, mal veya hizmet satın alanlar, bu alımları üzerinden satıcıya ödemiş oldukları katma değer vergisi için, şayet satıcı bu vergiyi vergi dairesine ödemesi gerekirken bir şekilde ödememişse, satıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulabileceklerdir.

Başka bir deyişle; vergi dairesi böyle bir tespitin yapılması halinde, alıcıdan da bu katma değer vergilerini isteyebilecektir.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Özel Esaslar Uygulaması ve Çıkış Yolları

Özel Esaslar Uygulaması ve Çıkış Yolları ,1985 Yılından bu yana yürürlükte olan Katma Değer Vergisinin uygulama esaslarını belirleyen 123 KDV Genel Tebliğleri tek elde toplanarak “Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği” altında birleştirilmiş[1] olup 01.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.[2]

Maliye Bakanlığı tarafından 2010 yılında hayata geçirilen “KDV İadesi Risk Analizi projesi” ile KDV iade sisteminde büyük değişikliğe gidilmiştir. Buna göre, e-listeler, e-beyanname internet vergi dairesinden Gelir İdaresi veri ambarı aktarılmakta ve iade talebi risk analizine tabi tutularak sonuçlar VEDOP sistemi üzerinden Vergi Dairesine iletilmekte ve KDV iade kontrol raporu alınmaktadır. Bu düzenlemeler ile Vergi Dairesinin iş gücü kaybını azaltmış, iade işlemlerinin elektronik ortamda yapılması ile hızlı, etkin ve verimli denetim yapılması yoluyla risk analizinde uzmanlaşma sağlanmıştır.

Ancak söz konusu düzenleme Vergi Dairelerinin ve Yeminli Mali Müşavirlerin KDV iade ve/veya mahsup işlemlerini sadeleştirmiş olmasına rağmen ticari hayatı olumsuz etkiyen özel esaslar uygulaması ile ilgili çözümsel yaklaşım ortaya konulamamıştır.

Bu nedenle KDV Uygulama Genel Tebliğinin (E) başlıklı Özel Esaslar bölümü sahte belge düzenleme ve/veya kullanma yönünden zorlaştırıcı hükümler getirerek vergi inceleme elemanlarını bağlayıcı düzenlemeler öngörmüştür. Bu nedenle özel esaslar uygulamasında; mükellefin özel esaslara alınmasına sebebiyet veren işlemin doğruluğunu ispat niteliğindeki belgeleri (ödemeye ilişkin dekont ve/veya çek, taşıma ve yüklemeye yönelik belgeler, sigorta belgesi gibi) inceleme elemanı veya idareye sunduktan sonra karşı delillerle çürütülmesi yani ispat külfeti ise mali idareye düşmektedir. Bu yönüyle mükelleflerin kâbusu halinde gelen sahte fatura kullanma ile ilgili uygulamalarda işlemlerin gerçekliğini ispat yükümlülüğü mükellef yanında inceleme ile görevli denetim elemanlarına da düşmektedir.

Bu kapsamda Maliye Bakanlığının özel esaslar uygulaması ile ilgili görüşleri aşağıda “Soru Cevap” şeklinde açıklanmıştır.

2- ÖZEL ESASLAR UYGULAMASINDA USUL VE ESASLAR

2.1. ÖZEL ESASLAR UYGULAMASI HANGİ BELGELER İÇİN GEÇERLİDİR?

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359’uncu maddesine göre sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir.

213 sayılı Kanun uyarınca düzenlenmesi zorunlu olan ödeme kaydedici cihaz fişi, gider pusulası, sigorta poliçesi, müstahsil makbuzu, sevk irsaliyesi, sipariş mektupları veya proforma faturaların gerçeğe aykırı düzenlendiği ve bunların kullanıldığı gerekçesi ile mükellefler özel esaslar kapsamına alınamaz.

Bunun yanında üzerinde Katma Değer Vergisi gösterilen nihai faturalar ile iade hakkı doğuran işlemler ile iade için aranılan yatırım teşvik belgesi, istisna belgesi veya gümrük beyannamelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlendikleri tespit edilmesi halinde başkaca bir işleme gerek kalmaksızın özel esaslar uygulamasına alınır.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Vergi İnceleme Raporunda Sahte Faturaların Bilmeden Kullanıldığının Belirtilmiş Olmasının,Kesilen Üç Kat Vergi Ziyai Cezasının Uzlaşma Konusu Yapılmasının Sağlamayacağı

Vergi İnceleme Raporunda Sahte Faturaların Bilmeden Kullanıldığının Belirtilmiş Olmasının,Kesilen Üç Kat Vergi Ziyai Cezasının Uzlaşma Konusu Yapılmasının Sağlamayacağı

Vergi İnceleme Raporunda Sahte Faturaların Bilmeden Kullanıldığının Belirtilmiş Olmasının,Kesilen Üç Kat Vergi Ziyai Cezasının Uzlaşma Konusu Yapılmasının Sağlamayacağı

Danıştay 9. Dairesi
Tarih    : 29.12.2015
Esas No : 2013/3283
Karar No  : 2015/19566

VUK Md. 341, 344, Ek 1

VERGİ İNCELEME RAPORUNDA SAHTE FATURALARIN BİLMEDEN KULLANILDIĞININ BELİRTİLMİŞ OLMASININ, KESİLEN ÜÇ KAT VERGİ ZİYAI CEZASININ UZLAŞMA KONUSU YAPILMASINI SAĞLAMAYACAĞI

Hakkında üç kat vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle tarhiyat yapılan davacının, vergi inceleme raporunda sahte faturaları bilmeden kullandığı belirtildiğinden hareketle yaptığı uzlaşma başvurusunun reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı hk.

İstemin Özeti: Davacı tarafından adına 2006/Ocak-Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine karşı uzlaşma talepli başvurusunun reddine yönelik 24.11.2011 gün ve 35149 sayılı işlemin

Vergi İnceleme Raporunda Sahte Faturaların Bilmeden Kullanıldığının Belirtilmiş Olmasının,Kesilen Üç Kat Vergi Ziyai Cezasının Uzlaşma Konusu Yapılmasının Sağlamayacağı
Vergi İnceleme Raporunda Sahte Faturaların Bilmeden Kullanıldığının Belirtilmiş Olmasının,Kesilen Üç Kat Vergi Ziyai Cezasının Uzlaşma Konusu Yapılmasının Sağlamayacağı

iptali istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesinin kararının, dilekçede ileri sürülen sebeplerle bozulması istenilmektedir.

Karar: Uyuşmazlıkta; davacının 2006 yılı faaliyetlerine ilişkin olarak katma değer vergisi yönünden incelenmesi sonucu tanzim olunan 25.10.2011 gün ve 205/14 sayılı vergi inceleme raporu doğrultusunda re’sen yapılan tarhiyatlara ilişkin ihbarnamelerin davacıya tebliğ edilmesi üzerine davacı tarafından 22.11.2011 tarihinde uzlaşma talebi ile idareye yaptığı başvurunun reddine yönelik 24.11.2011 gün ve 35149 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davayı; davacının iptalini istediği işlem içeriğinden davacının başvurusunun davacıya 213 sayılı Yasa’nın 359. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesi ve bu bağlamda vergilendirmelerin ve kesilen cezaların uzlaşma kapsamına dahil edilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiği, davacı hakkında tanzim olunan inceleme raporunda; davacının sahte faturaları bilmeden kullandığı ve olayda kasıt unsuru olmadığı sonucuna varıldığının belirtildiği ancak anılan raporun sonuç kısmında vergi ziyaı cezalarının 213 sayılı Yasa’nın 344. maddesi uyarınca üç kat olarak uygulanması gerektiği sonucuna varıldığı, anılan raporda belirtilen hususlar neticesinde davacı hakkında inceleme kapsamında 213 sayılı Yasa’nın 359. maddesinde yer alan fiilleri işlediğine ilişkin objektif, somut tespitler bulunmadığı, ayrıca davacının söz konusu belgeleri bilmeden kullandığı, olayda kasıt unsurunun olmadığı kanaatine varılmak suretiyle bu durumun inceleme elemanının tespiti ile desteklendiği görüldüğü halde yapılan tarhiyatlarda uygulanacak vergi ziyaı cezalarının üç kat olarak uygulanması neticesinde davacının uzlaşma istemlerinin reddi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kabul eden vergi mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinde; Re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlanmıştır.

Aynı Kanun’un 344. maddesinde; 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir kati tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır, hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanun’un 359. maddesinde ise;

a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Mali Müşavirin Sahte Faturaları Usulsuz Tasdik Edilen Deftere Kaydetmesi

Mali Müşavirin Sahte Faturaları Usulsuz Tasdik Edilen Deftere Kaydetmesi

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Komisyon Karşılığı Yapılan Sahte Fatura Alışverişine Aracılık Etmek

Komisyon Karşılığı Yapılan Sahte Fatura Alışverişine Aracılık Etmek

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Fatura Düzenleyen Mükellefin,Sahte Fatura Düzenlediğinin Kanıtlanamaması

Fatura Düzenleyen Mükellefin,Sahte Fatura Düzenlediğinin Kanıtlanamaması

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Bilmeden Naylon Fatura Kullanmanın Cezası Nedir?

Bilmeden Naylon Fatura Kullanmanın Cezası Nedir?

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Banka Üzerinden Ödeme Yapmak Naylon Fatura Suçunu Ortadan Kaldırmaz

Banka Üzerinden Ödeme Yapmak Naylon Fatura Suçunu Ortadan Kaldırmaz

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Vergi Mükellefi Savunucuları