fbpx

    Özel Esaslar Kapsamına Alınma İle İlgili Olarak Gönderilen Uyarı Yazısına Karşı Açılan Davanın Reddi Halinde Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti

    Özel Esaslar Kapsamına Alınma İle İlgili Olarak Gönderilen Uyarı Yazısına Karşı Açılan Davanın Reddi Halinde Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti

    Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
    Tarih    : 24.02.2016
    Esas No         : 2016/202
    Karar No  : 2016/199

    İYUK Md. 24

    ÖZEL ESASLAR KAPSAMINA ALINMA İLE İLGİLİ OLARAK GÖNDERİLEN UYARI YAZISINA KARŞI AÇILAN DAVANIN REDDİ HALİNDE YARGILAMA GİDERLERİ VE VEKALET ÜCRETİ

    İdarenin, “onbeş gün içinde ilgili belgelerin gerçekliğini ispat etmesi ya da sahte veya yanıltıcı belgeleri, bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde indirim hesaplarından çıkararak beyanlarını düzeltmesi gerektiğine, aksi halde özel esaslara tabi tutulacağına” ilişkin duyurusunun mükellef hakkında tesis edilmiş bir işlem sayılmayacağı, dolayısıyla davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden, vergi mahkemesince, yargılama giderlerinin davalı idare üzerine bırakılması ve davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka uygun olmadığı hk.

    İstemin Özeti: Davacının özel esaslara tabi mükellefler listesine alınma işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.

    Vergi Mahkemesi kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2 ve 14. maddelerine değindikten sonra; dosyanın incelenmesinden, hakkında vergi tekniği raporu düzenlenmiş bulunan (…) Ltd. Şti.’ne ait sahte ve/veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullandığı belirtilen davacıya, KDV Genel Uygulama Tebliği uyarınca özel esaslar kapsamına alınmasına neden olan belgeleri, bildirimden itibaren (15) gün içerisinde indirim hesaplarından çıkarıp, beyanlarını düzeltmesi veya belgelerin gerçekliği ve doğruluğunun ispat edilmesi gerektiği, aksi halde özel esaslar düzenlemesine tabi tutulup, dönem matrahlarının re’sen takdir edileceği yönündeki 06.08.2014 tarih ve 26807 sayılı yazının tebliği üzerine, özel esaslara alınma işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, davalı idare savunmasında, davacının KDV Genel Uygulama Tebliği kapsamında belirtilen yükümlülüklerini, kendisine tanınan (15) günlük süre içerisinde yerine getirmemekle birlikte dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak gerek dava tarihi gerekse savunmanın verildiği tarih itibarıyla henüz özel esaslara alınmadığı bildirildiğinden, ortada kesin ve yürütülmesi gereken bir işlemin varlığındansöz edilemeyeceği ancak, davacıya tebliğ edilen yazıda

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Özel Esaslara Düşen Mükelleflerin Vergi Dairesi Kendilerine Tebliğ Etmek Zorundadır

    Özel Esaslara Düşen Mükelleflerin Vergi Dairesi Kendilerine Tebliğ Etmek Zorundadır , Maliye Bakanlığı 2010/2 sayılı iç genelge uyarınca sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı   belge kullananları  veya düzenleyenleri özel esaslara alarak takip etmektedir. [1] Ayrıca, üst üste iki kez beyanname vermeyenler ile adresinde bulunmayanlar için de özel esaslara alınma nedeni oluşmaktadır. Söz konusu iç genelgede hangi hallerde ve hangi mükelleflerin özel esaslara alınacağı açıkça gösterilmiştir.   Bu çalışmada özel esaslara giren mükellefler yönünden ve bu mükelleflerden mal ve/veya hizmet alan mükelleflerin durumları irdelenecektir.

     

    Vergi idaresi, özel esaslara düşen mükelleflerden mal ve/veya hizmet alışı olan mükelleflerin o dönemde kullandıkları faturalarla ilgili gelir, kurum, KDV ve geçici vergi yönünden beyannamelerini düzeltmelerini talep etmektedir. Aksi takdirde, bu konuda vergi incelemesi veya takdir komisyonuna sevk gibi işlemlere teşebbüs edeceğini bir yazı ile anılan mükelleflere tebliğ etmektedir.[2]

    Bazı mükellefler, tebliğ edilen bu yazıları alıp, muhasebe departmanlarına gerekli talimatlar verip düzeltme   beyannamesini elektronik ortamda vererek problemli faturaları geri çekmektedirler. Bazı mükellefler ise, düzeltme beyannamesi vermeyip, olayın sonucunu beklemektedirler.   Bir kısım mükellefler ise, “ihtirazi kayıtla” düzeltici beyanname verip, elektronik ortamda çıkan tahakkuk fişlerini alıp, vergi yargısına müracaat etmektedirler.

    Gelir İdaresince mükelleflerden elektronik ortamda alınan ve mal ve hizmet alımlarını içeren Ba Formları taranarak, Gelir İdaresince izlenmekte olan mükelleflerden mal ve hizmet almış mükellefler belirlenmiştir. Bu çerçevede, vergi daireleri tarafından bu mükelleflere gönderilen yazılarda; geçmiş yıllarda mal aldıkları firmalar hakkında olumsuz tespit (Kod’a girmiş firma) bulunduğu belirtilerek, düzeltme beyannamesi verilmesi veya 84 seri nolu KDV Genel Tebliği düzenlemeleri kapsamında açıklama yapılması istenmektedir. Keza anılan yazılarda, mükelleflerin 5811 sayılı “Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun” hükümlerinden yararlanabilecekleri, bütün bunların yapılmaması halinde incelemeye sevk edilebilecekleri ve kod listelerine alınabilecekleri belirtilmektedir.

    Gelir İdaresinin bu uygulamaları kayıt dışını önleme ya da haksız yere yapılacak vergi iadelerine ya da indirimlerine engel olma amacı yanısıra, kanımızca, mükellefler üzerinde baskı oluşturarak, Varlık Barışından yararlanmalarını sağlama ya da Kamu Bütçesine bu şekilde ilave gelir yaratma amacını da taşımaktadır.

    Gelir İdaresinin “kod listeleri” uygulaması hukuken tartışmalı iken ve mükellef ile Gelir İdaresi arasında pek çok ihtilaf yaşanmasına ve açılan davalarda bu tür uygulamanın yasalara da uygun olmadığı yönünde yargı kararları çıkmasına neden olmuş iken, vergi dairelerince mükelleflere bu tür yazılar gönderilmesi, özellikle iade talebi olmamış mükellefler açısından, 84 Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğindeki düzenlemelere de uymamaktadır.

    Bilindiği üzere; Katma Değer Vergisi Kanununun 29. maddesinde indirim konusu yapılacak katma değer vergileri konusu hükme bağlanmış ve anılan maddede Maliye Bakanlığına vergi indirimi uygulamasında doğabilecek aksaklıkları, vergi mükerrerliğine ve vergi muafiyetine meydan vermeyecek şekilde, bu Kanunun ana ilkelerine uygun olarak giderme ve indirimle ilgili usul ve esasları belirleme yetkisi tanınmıştır. Anılan Kanunun 32.maddesinde ise, katma değer vergisinden istisna edilen bazı işlemlerle ilgili olarak yüklenilen, ancak indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergilerinin mükellefe iadesine imkan tanınmış ve bu iadelerin Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade edileceği belirtilmiştir.[3]

    Öte yandan, Vergi Usul Kanununun “Vergi Kesenlerin Sorumluluğu” başlıklı 11. maddesinin 3. fıkrasında; mal alım ve satımı ve hizmet ifası dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden,

    – Alım satıma taraf olanların,-hizmetten yararlananların ve

    – Aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanların müteselsilen sorumlu olacakları hüküm altına alınmıştır.

    Bu madde hükmü uyarınca, mal veya hizmet satın alanlar, bu alımları üzerinden satıcıya ödemiş oldukları katma değer vergisi için, şayet satıcı bu vergiyi vergi dairesine ödemesi gerekirken bir şekilde ödememişse, satıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulabileceklerdir.

    Başka bir deyişle; vergi dairesi böyle bir tespitin yapılması halinde, alıcıdan da bu katma değer vergilerini isteyebilecektir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Özel Esaslar Uygulaması ve Çıkış Yolları

    Özel Esaslar Uygulaması ve Çıkış Yolları ,1985 Yılından bu yana yürürlükte olan Katma Değer Vergisinin uygulama esaslarını belirleyen 123 KDV Genel Tebliğleri tek elde toplanarak “Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği” altında birleştirilmiş[1] olup 01.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.[2]

    Maliye Bakanlığı tarafından 2010 yılında hayata geçirilen “KDV İadesi Risk Analizi projesi” ile KDV iade sisteminde büyük değişikliğe gidilmiştir. Buna göre, e-listeler, e-beyanname internet vergi dairesinden Gelir İdaresi veri ambarı aktarılmakta ve iade talebi risk analizine tabi tutularak sonuçlar VEDOP sistemi üzerinden Vergi Dairesine iletilmekte ve KDV iade kontrol raporu alınmaktadır. Bu düzenlemeler ile Vergi Dairesinin iş gücü kaybını azaltmış, iade işlemlerinin elektronik ortamda yapılması ile hızlı, etkin ve verimli denetim yapılması yoluyla risk analizinde uzmanlaşma sağlanmıştır.

    Ancak söz konusu düzenleme Vergi Dairelerinin ve Yeminli Mali Müşavirlerin KDV iade ve/veya mahsup işlemlerini sadeleştirmiş olmasına rağmen ticari hayatı olumsuz etkiyen özel esaslar uygulaması ile ilgili çözümsel yaklaşım ortaya konulamamıştır.

    Bu nedenle KDV Uygulama Genel Tebliğinin (E) başlıklı Özel Esaslar bölümü sahte belge düzenleme ve/veya kullanma yönünden zorlaştırıcı hükümler getirerek vergi inceleme elemanlarını bağlayıcı düzenlemeler öngörmüştür. Bu nedenle özel esaslar uygulamasında; mükellefin özel esaslara alınmasına sebebiyet veren işlemin doğruluğunu ispat niteliğindeki belgeleri (ödemeye ilişkin dekont ve/veya çek, taşıma ve yüklemeye yönelik belgeler, sigorta belgesi gibi) inceleme elemanı veya idareye sunduktan sonra karşı delillerle çürütülmesi yani ispat külfeti ise mali idareye düşmektedir. Bu yönüyle mükelleflerin kâbusu halinde gelen sahte fatura kullanma ile ilgili uygulamalarda işlemlerin gerçekliğini ispat yükümlülüğü mükellef yanında inceleme ile görevli denetim elemanlarına da düşmektedir.

    Bu kapsamda Maliye Bakanlığının özel esaslar uygulaması ile ilgili görüşleri aşağıda “Soru Cevap” şeklinde açıklanmıştır.

    2- ÖZEL ESASLAR UYGULAMASINDA USUL VE ESASLAR

    2.1. ÖZEL ESASLAR UYGULAMASI HANGİ BELGELER İÇİN GEÇERLİDİR?

    213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359’uncu maddesine göre sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir.

    213 sayılı Kanun uyarınca düzenlenmesi zorunlu olan ödeme kaydedici cihaz fişi, gider pusulası, sigorta poliçesi, müstahsil makbuzu, sevk irsaliyesi, sipariş mektupları veya proforma faturaların gerçeğe aykırı düzenlendiği ve bunların kullanıldığı gerekçesi ile mükellefler özel esaslar kapsamına alınamaz.

    Bunun yanında üzerinde Katma Değer Vergisi gösterilen nihai faturalar ile iade hakkı doğuran işlemler ile iade için aranılan yatırım teşvik belgesi, istisna belgesi veya gümrük beyannamelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlendikleri tespit edilmesi halinde başkaca bir işleme gerek kalmaksızın özel esaslar uygulamasına alınır.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Sahteciler Koduna Girmemek İçin Yapılması Gerekenler

    Sahteciler Koduna Girmemek İçin Yapılması Gerekenler

    Sahteciler Koduna Girmemek İçin Yapılması Gerekenler , Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (IV/E/3.5.) bölümünde haklarında sahte belge kullanma tespiti bulunanların verilen 15 günlük süre içerisinde işlemin gerçekliğini anılan Tebliğin (IV/E/5) bölümündeki açıklamalara göre ispat eden veya söz konusu belgede yazılı KDV tutarını indirim hesaplarından çıkarmak suretiyle beyanını düzelten mükelleflerin özel esaslar kapsamına alınmayacağı belirtilmiştir.

     

    Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (IV/E/4.5.) bölümünde ise haklarında muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanma tespitibulunanların verilen 15 günlük süre içerisinde belgenin işlemi mahiyet ve miktar itibarıyla doğru olarak yansıttığını anılan Tebliğin (IV/E/5) bölümündeki açıklamalara göre ispat eden veya söz konusu belgede yazılı KDV tutarını indirim hesaplarından çıkarmak suretiyle beyanını düzelten mükelleflerin özel esaslar kapsamına alınmayacağı belirtilmiştir.

    Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (IV/E/5.) bölümünde; idare tarafından sahte veya yanıltıcı olduğu yönünde bulgular bulunan bir belgenin gerçek bir işleme dayandığı ve dayandığı işlemi mahiyet ve miktar itibarıyla doğru olarak yansıttığı işlemin tarafları, ilgilileri (iade talep edenler) veya mükellefler tarafından 213 sayılı Kanunun 3’üncü maddesindeki delil serbestisi kapsamında iddia ve ispat olunabileceği ve ispatta aşağıdaki delillerin kullanılabileceği belirtilmiştir.

    Sahteciler Koduna Girmemek İçin Yapılması Gerekenler
    Sahteciler Koduna Girmemek İçin Yapılması Gerekenler

    1-      İşlem bedeline yönelik ödemenin 5411 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan bankalar vasıtasıyla veya 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 785 inci maddesinin (1) numaralı fıkrası kapsamında düzenlenen çekler ile yapıldığının tevsiki gerekmektedir.Ödemeyi tevsik eden belgenin (banka dekontu, hesap ekstresi veya internet çıktısının) aslı veya noter onaylı örneğinin vergi dairesine bir dilekçe ekinde ibrazı gerekmektedir.

    2-      –Taşıma, yükleme, boşaltma, depolama, ambalajlama, ve benzeri işlemlerin yapıldığına yönelik belgeler, sigorta belgesi, vergi, resim, harç, pay, fon gibi ödemeler yapılmışsa bu ödemelere ait belgelerin aslı veya noter onaylı örneğinin vergi dairesine bir dilekçe ekinde ibrazıyla işlemin gerçekliğinin tevsikinde delil olarak kullanılabilmektedir.

    Haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımına ilişkin olumsuz rapor bulunan mükelleflerin, raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihe kadar henüz sonuçlandırılmamış iade talepleri dâhil, bu tarihten sonraki iade talepleri;

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Vergi İdaresi Özel Esaslara Aldığı Mükelleflere Bu Durumu Yazılı Olarak Bildirmek Zorunda Mıdır?

    Vergi İdaresi Özel Esaslara Aldığı Mükelleflere Bu Durumu Yazılı Olarak Bildirmek Zorunda Mıdır?

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla