fbpx

    Yargı Kararları Işığında İhtirazi Kayıtla Verilen Beyannameler

    Örnek olaylar üzerinden, ihtirazi kayıtla verilen beyannamelere Vergi Mahkemesi, Danıştay, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu ve Anayasa Mahkemesi’nin bakışını irdelemeye çalışacağız.

    Örnek Olay 1

    Örnek olayımızda vergi mükellefine; “olumsuz mükellefler listesinde” yer alan mükelleflerden mal ve hizmet alımında bulunduğu gerekçesiyle bu alımlara ilışkın faturalarda yer alan KDV’nin “indirimlerden çıkarılması” gerektiği vergi dairesi tarafından bildirilmiştir. Bu bildirim üzerine vergi mükellefi, bahse konu KDW’leri indirimlerinden çıkararak gerekli düzeltme beyannamelerini “ihtirazı kayıtla” vermiş ve aynı zamanda da konuyu yargıya taşımıştır. Mükellef tarafından “ihtirazi kayıtla” verilen beyannameler üzerine, vergi dairesi tarafından KDV tahakkuk ettirilmiş, gecikme faizi ile birlikte “o 50 oranında vergi ziayı cezası kesilmiştir. Burada vurgulanması gereken bir husus da mükellefin beyannamelerini “pişmanlıkla vermemiş” olmasıdır.

    Örnek Olay ve Vergi Mahkemesinin Bakışı

    İstanbul 5’nci Vergi Mahkemesi, 30.05.2016 tarih ve Esas: 2016/207 ve Karar: 2016/1152 sayılı Kararıyla; vergiyi doğuran olayın ortaya çıkarılması ve doğruluğunun saptanması ıçın gerekli araştırmaların yapılmasının zorunlu olduğu, olayda, davacının ikinci bir beyanname vermeye zorlandığı, dava konusu tahakkukların bu zorlama sonucu verilen beyana dayandığı, idarenin mükellefleri ikinci bir beyanda bulunmaya zorlama hak ve yetkisinin bulunmadığı, faturaların sahte fatura olduğu iddia ediliyor ise vergi incelemesi suretiyle her türlü araştırma ve inceleme yapılarak somut verilerle sahteliğinin ortaya konulması gerekirken bu yönde davacı nezdinde bir vergi incelemesi yapılmadığı gerekçesiyle tahakkuk eden vergileri, kesilen cezayı ve hesaplanan gecikme faizini kaldırmıştır.

    Örnek Olay ve Danıştay’ın Bakışı

    Vergi Mahkemesi’nin mükellef lehine vermiş olduğu kararı üzerine, davalı idarenin temyiz istemini inceleyen Danıştay 3’ncü Dairesi, 29.12.2017 tarıh ve Esas: 2016/16389, Karar: 2017/11031 sayılı Kararı’yla; beyanname verme süresi geçirildikten sonra, faturaları kayıtlara intikal ettirilen firmalar
    hakkındaki olumsuz tespitler nedeniyle söz konusu faturalar kayıtlardan çıkarılarak ilgili dönemlere ait KDV düzeltme beyannamelerine konulan ihtirazi kaydın, süresinden sonra verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergiye dava açılmasına olanak sağlayan bir çekince olarak kabulüne olanak
    bulunmadığı, verginin süresinde tahakkuk ettirilmemesi nedeniyle vergi ziyaı cezası kesilmesi, VUK’nun 341’nci maddesinin gereği olduğundan, Mahkemece yeniden verilecek kararda bu hususun ayrıca gözetileceğinin açık olduğu gerekçesiyle, (mükellef aleyhine olmak üzere) Vergi Mahkemesi
    kararını bozmuştur.

    Danıştay mevzu olayda; mükellef tarafından verilen, KDV düzeltme beyannamelerini serbest iradeyle verilen bir beyanname olarak görmüş ve bu beyannamelerin üzerine ihtirazi kayıt konulmasının dava açmaya
    yeterli olmadığını (kendi beyanına karşı dava açılamayacağından hareketle) düşünerek, olayın esasına hiç girmeden oy çokluğu ile Vergi Mahkemesi kararını bozmuştur.

    Danıştay’ın, “bozma” kararı üzerine Vergi Mahkemesi, mükellef lehine vermiş olduğu ilk kararında “ısrar” etmiştir.

    Örnek Olay ve Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun Bakışı

    Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu da Karar Tarihi: 27.02.2019, Esas No: 2019/145, Karar No: 2019/132 Kararı’yla; Danıştay 3’ncü Dairesi’nin kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Vergi Mahkemesi’nin ısrar kararının bozulmasına karar vermiştir.

    Diğer bir ifadeyle Kurul da mükellef aleyhine düşünerek, Danıştay 3’ncü Dairesi’nin kararına katılmıştır.

    Örnek Olay 2 ve Yargı Mercilerinin Olaya Bakışı

    Anayasa Mahkemesi’ne de intikal eden bu ÖRNEK OLAY 2; yukarıdaki ÖRNEK OLAY | ile mükellef yönünden aynı olmasa da konu yönünden aynıdır.

    Söz konusu bu ÖRNEK OLAY 2 hakkında Anayasa Mahkemesi mükellef lehine karar vermiştir.

    Anayasa Mahkemesi’nin Karar Başvuru Numarası: 2015/15100, Karar Tarihi: 27.02.2019, yayımlandığı Resmi Gazete tarih sayısı: 03.04.2019 — 30734 tür.

    Anayasa Mahkemesi’ne intikal eden ÖRNEK OLAY 2 hakkında kısa açıklama.

    (…) Vergi Dairesi Başkanlığı (Vergi Dairesi) tarafından 13.06.2014 tarihli yazı ile hakkında vergi tekniği raporu düzenlenen mükellef G.D. ve firmasından yapılan mal ve hizmet alımlarına ait faturaların sahte olduğu belirtilerek başvuruculardan bu alımlara isabet eden KDW’lerin tenzil edilmesi istenmiş, aksi takdirde olumsuz mükellefler listesine alınacakları uyarısı yapılmıştır.

    Başvurucular anılan yazı üzerine olumsuz mükellefler listesine girmemek için Vergi İdaresine 2014 yılı içinde farklı tarihlerde ihtirazi kayıtla düzeltme beyannameleri vermişlerdir. Bu beyannameler üzerine Vergi İdaresince KDV ve gecikme faizi tahakkuk ettirilmiş ve vergi ziyaı cezası kesilmiştir.

    Anayasa Mahkemesi’ne intikal eden bu olayda yargılama safhaları şu şekilde gerçekleşmiştir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    İhtirazi Kayıtla Verilen Beyannamelerde Ödeme ve Dava Açma Süreleri

    İhtirazi Kayıtla Verilen Beyannamelerde Ödeme ve Dava Açma Süreleri

    İhtirazi Kayıtla Verilen Beyannamelerde Ödeme ve Dava Açma Süreleri,İçinde bulunduğumuz Türk vergi sisteminde genel vergilendirilme şekli beyana dayalı vergilendirmedir. Bir başka deyişle beyana dayalı tarhiyat sistemi olarak da ifade etmek mümkündür. Bu sistemde vergi mükellefleri veya vergi sorumluları vergi kanunlarında belirtilen matrah ve oranlara göre vergilerini kendileri hesaplayıp bir beyanname ile vergi dairesine bildirmektedirler. Vergi dairesi de beyanname ile bildirilen vergilerin doğruluğunu kontrol etmekte ve gerekli işlemleri yapmaktadır.

    Yürürlükte olan Vergi kanunlarının ağır dili ve karmaşıklığı, idarenin kanunlara uygun olmayan tebliğleri ve özelgeleri (mükteza), idare ile yargının farklı yorumları, vergi daireleri arasındaki farklı görüşler vb. nedenler karşısında mükellef veya sorumlunun beyanname düzenlemesi ve düzenlenen beyannamenin doğru ve güvenilir olarak hazırlanıp verilmesine engel teşkil etmektedir.

    Bu gibi durumlarda, vergi mükellefi veya sorumlusu riskten kurtulmak için idare lehine düşünüp beyanname vermesi durumunda belki de fazla bir vergi ödemek durumunda kalacaktır. Burada üzerinde daha önce de durmuş olduğum Türkiye’de muhasebenin vergi ve idare odaklı olduğu durumu tekrar ortaya çıkmaktadır. Mükellef ya da sorumlu kendine göre doğru bildiği şekilde beyanname vermesi durumunda ise vergi cezası ile karşı karşıya kalabilecektir.

    Günümüzde çoğu işlerin elektronik olarak işleme alınması ve vergi dairelerinin de hızlanan bir şekilde interaktif sisteme geçmesi, yapılan işlemlerin daha hızlı ve çabuk denetiminin yapılması olanağını beraberinde getirmiştir.

    Tüm bu açıklamalar çerçevesinde mükellef ya da sorumlu üzerine düşen ödevi kanunlar çerçevesinde yerine getirme zorunluluğu içindeyken, aynı zamanda aklına yatmayan ve hakkını savunması gerektiğini düşündüğü durumlarda da ihtirazi kayıt ile beyanname verme hakkına başvurabilir. İhtiraz, Türk Dil Kurumu’na göre “çekince” anlamına gelmektedir. Çekince ise “her hangi bir konuda ilerisini düşünerek çekinmeyi gerektiren bir sebep veya durum” olarak tanımlanmaktadır.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Yanıltıcı Fatura Şüphesi ve İhtirazi Kayıtla Düzeltici Beyanname Verilmesi

    Son zamanlarda vergi dairelerinden mükelleflere yazılar tebliğ edilerek bu yazılar içerisinde mükelleflerin kullandığı faturaların sahte fatura olduğu ve bu faturaların kayıtlardan çıkartılarak ilgili KDV, geçici vergi, kurum, gelir ve diğer ilgili beyannamelerin düzeltilmesi gerektiği tebliğ edilmektedir.

    Uygulamada vergi daireleri mükelleflere yazı tebliğ etmeyip, pratiklik açısından telefonla mükellefleri arayıp, bu durumu izah edip, problemli faturaları geri çekerek düzeltme beyannamesi verilmesi gerektiğini şifai olarak söylemektedir.

    Bilindiği gibi, Türkiye çapında sorunlu faturalar çığ gibi büyüyerek bütün iş alemini sarmış durumdadır. Yazılan bir “vergi tekniği raporuna” istinaden Türkiye çapında o mükelleften mal alan bütün mükellefler özel esaslara alınmaktadır. Ayrıca, özel esaslara alınan mükelleflerden mal alanlar da ikinci aşamada KOD’a alınarak bunlar da aynı şekilde özel esaslara geçirilmektedir. Böylece, ikinci ve üçüncü seviyede özel esaslara alınan firmalardan mal alanların KDV beyannamelerinin düzeltilmesi talep edilmektedir. (Müfettişler tarafından düzenlenen raporların ekinde özel esaslara alma tablosu eklenerek, buralarda rapora ilişkin bilgiler, hakkında rapor düzenlenen mükelleflere ilişkin bilgiler ve ayrıca rapora istinaden özel esaslar kapsamında alınacak mükellefler ayrıntılı olarak belirtilmektedir)

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Kanuni Süresinden Sonra Verilen İhtirazi Kayıtlı Beyannameler

    Vergi sistemimiz çağdaş vergilemenin unsurlarından birisi olan “beyan esası ilkesi” üzerine inşa edilmiş olup, Vergi Usul Kanunu‘nun (VUK) 378’inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde ise  “Mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamazlar.” kuralına yer verilmiştir.

    Kural bu olmakla beraber bu madde günümüze kadar iki istisnasıyla birlikte uygulanmıştır. Bunlardan ilki aynı Kanun’un 378’nci maddesinde de belirtildiği üzere VUK’un 116 ve müteakip maddelerinde yer alan vergi hatalarına ilişkin dava açılabileceği düzenlemesidir. Diğer istisnanın yasal dayanağı ise VUK’ta değil,   2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 27. maddesinin (4) numaralı fıkrasında dolaylı bir şekilde aşağıdaki gibi yer almaktadır.

    “Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 2 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. ”

    Yukarıda yer alan düzenleme çerçevesinde ihtirazi kayıtla beyan müessesesi uygulamada kendine yer bulmuş ve uzun yıllardır mükelleflerin kullandığı etkin hak arama ve ihtilafların çözümü yollarından birisi olmuştur. Ancak bu müessesenin mükelleflerce kullanımı aşamasında, kanuni süresinde verilen beyannamelerde bir sorun yaşanmazken kanuni süresinden sonra ihtirazi kayıtla verilen beyannamelerin dava konusu yapılıp yapılamayacağı yönünde farklı yargı kararları verilmiş olup bir içtihat birliği sağlanamamıştır.

    Konuya ilişkin son gelişme; İstanbul 9.ncu Vergi mahkemesinin farklı yargı kararlarının varlığına da dikkat çekerek yaptığı Anayasa’ya aykırılık başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesinin (AYM)   verdiği 14.6.2017 tarih ve E.2017/24 – K.2017/112 sayılı  Karardır.  Karar’da İstanbul 9’uncu Vergi Mahkemesi’nin itiraz gerekçesi  aynen aşağıdaki gibi yer almaktadır.

    (…)10. Başvuru kararında özetle, kanuni süresinde ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergilere karşı dava açılabilmesine rağmen, itiraz konusu kural uyarınca beyan dönemi dışında verilen ve uygulamada düzeltme beyannamesi olarak bilinen beyannamelere ihtirazi kayıt konulamayacağı ve dolayısıyla bu tür beyannamelere karşı dava açılamayacağı, bu durumun kanun önünde eşitlik, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğu ve hak arama hürriyetini sınırlandırdığı belirtilerek kuralın, Anayasa’nın 2., 10., 13. ve 36. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. (…)

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Düzeltme Beyannameleri İhtirazi Kayıtla Verilebilir Mi? Dava Konusu Yapılabilir Mi?

    1. Giriş

    Devlet tarafından gerçekleştirilen işlemlerin, tüm kamusal yaşam ve yönetimin yargı denetimine bağlı olması demokratik hukuk devletinin gereklerindendir. Bu amaçla Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik bir hukuk devleti olduğu Anayasa’ mızda hüküm altına alınmıştır. Anayasa’nın 125’ inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” düzenlemesiyle amaçlanan etkili bir yargısal denetimdir. Bu kural, idarenin kamu hukuku ya da özel hukuk alanına giren tüm eylem ve işlemlerini kapsamaktadır. [1]

    Çağdaş vergi hukukunun temel ilkelerinden biri beyan esasıdır. Bu esas, vergi mükellefleri tarafından verilen bilgilere göre verginin belirlenmesi ve buna göre alınması üzerine kurulmuştur. Bu nedenle günümüzde vergi tarhı konusunda benimsenen en yaygın usul beyan esasıdır. Türk vergi sistemi de esas itibarıyla beyan esasına dayanmaktadır.

    Vergi mevzuatının uygulanması sonucunda tesis edilen ve idari davaya konu edilebilecek işlemler 213 sayılı Kanun’un 378’ inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiştir.

    Bu kapsamda mükellefler tarafından sonradan verilen düzeltme beyannamelerinde ihtirazi kayıt konulup konulamayacağı ve idari dava konusu yapılıp yapılamayacağı yazımızın konusunu oluşturmaktadır.


    1. Vergi Davalarının Konusu

    213 sayılı Vergi Usul Kanunun “dava konusu” başlıklı 378’ inci maddesinde “Vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması lazımdır.

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    İhtirazi Kayıtla Verilen Beyannamelerde Dava Açma Süresi

    Danıştay 4. Dairesi
    Tarih        : 24.05.2011
    Esas No   : 2011/2014
    Karar No  : 2011/4464

    İYUK Md. 7

    İHTİRAZİ KAYITLA VERİLEN BEYANNAMELERDE DAVA AÇMA SÜRESİ

    İhtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine düzenlenen tahakkuk fişinin iptali istemiyle açılacak davada dava açma süresinin tahakkuk fişinin düzenlenme tarihinden itibaren başlayacağı hk.

    İstemin Özeti: Davacı şirket tarafından ihtirazi kayıtla verilen 2009/11. dönemine ilişkin muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden gelir stopaj) vergisinin fazla ödenen kısmının kaldırılması ve faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. Vergi Mahkemesi kararıyla; Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi Tüzüğü ya da bunların hükümlerinin iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı, gereken hallerde Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceği, bu tarihin kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemeyeceğinin hükme bağlandığı, anılan maddenin son fıkrasında ise, Anayasa Mahkemesi kararlarının Resmi Gazete’de hemen yayımlanacağı ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağının belirtildiği, Anayasa Mahkemesinin 8.1.2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 15.10.2009 günlü E: 2006/95, K: 2009/144 sayılı kararıyla, Gelir Vergisi Kanununun 103. maddesinde yer alan “fazlası %35 oranında” ibaresinin ücret gelirleri yönünden iptaline, iptal hükmünün altı ay sonra yürürlüğe gireceğine karar verildiği. Anayasaya aykırı olduğuna karar verilerek iptal edilen ve bunun sonucunda hukuk âlemindeki varlığı ortadan kalkan yasa hükmüne göre karar verilmesinin

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    İhtirazi Kayıtla Beyan

    İhtirazi Kayıtla Beyan

    İhtirazi Kayıtla Beyan , Türk vergi sisteminde genel vergileme şekli beyana dayalı vergilemedir. Bu vergileme şeklinde vergi mükellefleri veya vergi sorumluları vergi kanunlarında belirtilen matrah ve oranlara göre vergilerini hesaplayıp bir beyanname ile vergi dairesine bildirmektedirler. Vergi dairesi de beyanname ile bildirilen vergilerin doğruluğunu denetlemektedir.

    Vergi kanunlarının karmaşıklığı, vergi idaresi ile yargının farklı yorumları, vergi idaresinin kanunlara uygun olmayan tebliğleri ve özelgeleri (mükteza) karşısında mükellef veya sorumlunun beyanname düzenlemesi ve doğru beyanname vermesi kolay olmayabilmektedir.

     

    Bu gibi durumlarda, mükellef riskten kurtulmak için idare lehine düşünüp beyanname vermesi durumunda belki de fazla bir vergi ödemek durumunda kalacaktır. Kendine göre doğru bildiği şekilde beyanname vermesi durumunda ise vergi cezası ile karşı karşıya kalabilecektir.

    Bu ikilem nedeniyle bizce yapılması gereken en doğru şey, aşağıda usul ve esaslarını inceleyeceğimiz ihtirazi kayıtla beyan yani verdiği beyannameye itiraz etmektir.

    II- İHTİRAZİ KAYITLA BEYAN NEDİR

    Vergi Usul Kanununun 378 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre mükellefler beyan ettikleri matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamazlar. Vergi Usul Kanunu hükmü bu olmasına rağmen, Danıştay muhtelif kararlarıyla öteden beri mükelleflerin beyanlarına karşı dava açabilecekleri esasını getirmiştir.

    Bu esasa, “ ihtirazi kayıtla beyan “[ii] usulü denilmektedir. Danıştay, bu usulü kabul etmekle mükelleflerin dava açma hakkı kısıtlamasını önlemiş olmaktadır.

    Vergi Usul Kanununda, Danıştay’ın bu içtihadına rağmen mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara itiraz edemeyecekleri hükmü devam etmektedir. Ancak, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27 nci maddesinin 3 üncü bendinde yer alan “ ………ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsilat işlemlerini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. “ hükmüyle ihtirazi kayıtla beyanname verilmesi ve buna karşı dava açılması esası yasal zemine oturtulmuştur.

    Maliye Bakanlığı, vergi dairesinin işlemlerini yönlendirdiği “ Vergi Daireleri İşlem Yönergesi “ nin Vergilendirme Bölümü ile ilgili 58 inci maddesinde “ İhtirazi Kayıtla Verilen Beyannameler Üzerine Yapılacak İşlemler “ başlığı altında mükelleflere kanuni gerekçe gösterilerek beyan edilen matrah veya matrah kısmı üzerinden tarh edilen vergiye dava hakkının saklı tutulması yolunda beyannameye yazılı nota ihtirazi kayıt adı verildiğini belirterek bu beyannamelere yapılan itirazı, Vergi Usul Kanununda olmamasına rağmen kabul ettiği ve uygulamayı bu yönde yönlendirdiği anlaşılmaktadır.

    III-İHTİRAZİ KAYITLA BEYANIN USUL VE ESASLARI

    a-İhtirazi Kayıtla Verilebilecek Beyannameler

    Vergi kanunlarında yer alan ve matrahın beyan edenlerce belirlendiği tüm beyannameler ihtirazi kayıtla verilebilir. Bu beyannamelere örnek, Gelir Vergisi Kanununa göre verilen Yıllık, Muhtasar ve Münferit Beyanname, Kurumlar Vergisi Kanununa göre verilen Kurumlar Vergisi Beyannamesi, Özel Beyanname, Kurumlar Vergisi Tevkifat Beyannamesi, Tasfiye, Birleşme ve Devir Beyannamesi, Katma Değer Vergisi Kanununa göre verilen beyannameler, Belediye Vergileri, Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamesi,ÖTV Beyannameleri, BSMV Beyannamesi,Damga Vergisi Beyannamesi vb. dir.

    Matrah olmayan ve vergi bulunmayan hallerde de ihtirazi kayıtla beyan verilebileceği konusunda aşağıda özetini verdiğimiz Danıştay[iii] Kararı bulunmaktadır.

    İhtirazi kayıt, beyannamede gösterilen matrah veya matrah kısmı üzerinden tahakkuk eden vergiye yönelik olabileceği gibi ticari bilanço zararı ve indirim ve istisnalar nedeniyle zarar beyan edilen ya da kar beyan edilmekle birlikte geçmiş yıl zararlarının mahsubu veya risturn, yatırım indirimi gibi kazançtan yapılacak indirimler nedeniyle vergilendirilmesi gereken kurum kazancı doğmayan ve izleyen yıla devreden zarar miktarını ya da yararlanılabilecek yatırım indirimi tutarını azaltacak durumlarla da beyannamelerin ihtirazi kayıt konularak verilmesi ve idari davaya konu edilebilmesi mümkündür.

     

    İhtirazi Kayıtla Pişmanlıkla Verilen Beyannameler

    Vergi Usul Kanununun 371 inci maddesi gereğince, beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı nedeniyle kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden haber verenlerin düzenleyip verdiği pişmanlık beyannamelerinin ihtirazi kayıtla verilip verilemeyeceği konusu tartışmalı bir konudur. Bu konuda farklı görüşler bulunmaktadır. Bu konunun incelenmesi bir başka makalemizde yapılacaktır.

    b-Kimler İhtirazi Kayıtla Beyanname Verebilir.

    Ihtirazi kayıtla beyannameyi, beyanname vermek durumunda olan vergi mükellefleri veya sorumluları verebilir.

    Vergi sorumlularının ihtirazi kayıtla beyanname verebileceği konusunda Danıştay Kararları bulunmaktadır[iv]. Özetle,

    “193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94′üncü maddesinde sayılan kişi ve kuruluşlar, istihkak sahiplerine yapılan ödemelerden yasada öngörülen verginin kesilmesi, muhtasar beyanname ile beyan edilip ödenmesinden sorumlu tutulmuşlardır. Kesilen verginin beyan edilmemesi ya da ödenmemesi vergi sorumlusunun takibini gerektireceğinden, usulüne uygun olarak ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine sorumlu adına tahakkuk eden verginin, vergi sorumlusu tarafından idari davaya konu edilebilecektir.” denilmektedir.

    c-İhtirazi Kayıtla Beyanname Verilmesinde Usul

    Kağıt Ortamında Verilen Beyannameler:

    İhtirazi kayıtla verilen beyannameler, diğer beyannamelerden farklı değildir. İhtirazi kayıtla verilen beyannamenin vergi dairesince diğer beyannamelerden ayrılabilmesi için beyannamenin üzerine “İHTİRAZİ KAYITLA BEYANDIR“ şeklinde not konulması gerekir. Her ne kadar Maliye Bakanlığı yukarıda sözü edilen Vergi Daireleri İşlem Yönergesinin 58 inci maddesinde “ Mükelleflerce kanuni gerekçe gösterilerek beyan edilen matrah ve matrah kısmı üzerinden tarh edilen vergiye dava hakkının saklı tutulması yolunda beyannameye yazılı nota “İHTİRAZİ KAYIT” adı verilir denilerek beyannamenin üzerine kanuni gerekçenin yazılmasını istemişse de fiziki olarak bu mümkün olmayabilir. Bu nedenle, beyannamenin görünen yerine “ İHTİRAZİ KAYITLA BEYANDIR “şeklinde not konularak gerekçesinin ekli dilekçede olduğu belirtilmesi ve beyannameye bu dilekçenin eklenmesi uygun olur.

    Danıştay verdiği kararlarda[v], her ne kadar ihtirazi kayıt notunun beyannamede olmaması ve ihtirazi kayıt dilekçesinin beyanname ile birlikte verilmemesine rağmen, beyanname verme süresi içinde verilmiş olmasının ihtirazi kayıtla beyanname verilmiş olmasına engel olmayacağını belirtmişse de, dilekçenin beyanname ile birlikte verilmesi başka bir ihtilaf olmasını önler.

    Elektronik Ortamda (e-beyan) Verilen Beyannameler

    Elektronik ortamda verilen beyannamelerin ihtirazi kayıtla verilmesi durumunda ise, ihtirazi kayıtla ilgili kutucuğun işaretlenmesi gerekmektedir[vi][vii]. Ayrıca, beyannamenin ihtirazi kayıtla verilmesinin gerekçelerini gösteren bir ihtirazi kayıt dilekçesinin de beyanname verme süresi içinde vergi dairesine verilmesi gerekir. Beyannamenin düzenlendiği tarihte ilgili vergi dairesine  verilmesi olası ihtilafları önler.

    d-İhtirazi Kayıtla Beyan Üzerine Vergi Dairesince Yapılacak İşlemler

    Vergi dairesinin de aynı işlem yönergesinin 47 inci maddesine göre, beyannamenin makbuzu niteliğinde olan, beyannamenin verildiğini kanıtlayan ve tarh ve tahakkuk ettirilen vergiyi gösteren tahakkuk fişinin not kısmına ihtirazi kayıtla verildiği yazılır ve dava açma mercii gösterilir.

    Vergi dairesi, ihtirazi kayıtla aldığı beyannamede yer alan gerekçeyi uygun görürse düzeltme fişi ile fazla beyan edilen vergiyi düzeltir. Bu nedenle, fazla vergi tahsil edilmişse fazla tahsil edilen vergiyi iade eder.

    Ancak, vergi dairelerinin iş yükünün fazla olması, düzeltme makamının sorumluluk yüklenmek istememesi ve tereddüt konusunun yargıda çözümlenmesini istemesi nedeniyle çok haklı nedenler olsa da düzeltme yapılması sıkça rastlanan bir olay değildir.

    e- Dava Açılması

    İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine dava, vergi mahkemesinde açılmalıdır. Açılacak davada, dava dilekçesi şekli diğer dava dilekçelerinden farklı değildir. Dava açma süresi ise tahakkuk fişinin tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gündür[viii].

    Bu süreden sonra, dava açılması veya hiç açılmaması ihtirazi kayıtla beyanname verilmesini geçersiz kılar. Bu beyannameler, normal verilen beyanname mahiyetinde olur.

    f-Dava Açılmasının Tahsilata Etkisi

    İdari Yargılama Usulü Kanununun 27/3 üncü maddesine göre , ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk ettirilen vergilerin tahsilatı durmaz. Sözü edilen vergilerin ödenmesi gerekir. Bu vergiler ödenmemişse, ödenmeyen kısmına vergi dairesi gecikme zammı uygular. Ancak, ihtirazi kayıtla verilen beyanname için açılan davada yürütmenin durdurulması talep edilirse ve mahkeme yürütmenin durdurulmasını uygun görürse tahakkuk eden vergiler ödenmez.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla