fbpx

Kredi İstemi ve Vergi Borcu İlişkisi

Vergi mükellefiyeti bulunan gerçek ve tüzel kişilerin bağlı bulundukları vergi dairelerine karşı vadesi geçen borçlarını ödememeleri halinde finans sektörü, bankalar ve benzeri finans kuruluşları vergi mükelleflerinin kredi talepleri konusunda oldukça ihtiyatlı davranabilmektedirler.

Kimi zaman kredi talep eden vergi borçlusu mükelleflerin bu talepleri vergi veya SGK borcu bulunduğu iddiasıyla olumsuz olarak kredi talepleri yanıtlanmaktadır. Bize göre, bir mükellefin vergi dairesine borcu bulunsa dahi kredi talebi kabul edilebilir. Şöyle ki;

1- Gerçek veya tüzel kişinin vergi borcunun bulunması halinde, kredi talebi belli koşulları yerine getirmesi durumunda kabul edilebilir. Örneğin; borcun yapılandırılması, borcun teminat altına alınması …. Hallerinde kredi talebi kabul edilebilir.

2- Kredi talep eden bir gerçek veya tüzel kişinin kuvvetli bir garantör göstermesi durumunda kredi talebi yine kabul edilebilir.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

 

Vergi Mükellefinin Ölümü Halinde Yaşanan Sorunlar

Amme borçlusunun  ölümü halinde mirasçıları  6183 sayılı kanunun 3. maddesinde amme borçlusu yerine ikincil borçlu olarak kabul edilmektedir. Yine 6183 sayılı kanunun 7. maddesi hükmünde ise ölen vergi mükellefinin  vergi borçlarının bulunması durumunda  ise mirası reddetmemiş kanuni veya mansup mirasçılar  murisin borçlarından  hisseleri nispetinde sorumludurlar. Mirası reddeden kanuni ve mansup mirasçıları hakkında murisin vergi borcu nedeniyle takip yapılamaz. [1]

Medeni yasanın  546 ila 550. maddeleri uyarınca  mirasçılar 3 ay içerisinde mirası red veya kabul şeklinde bir tercihte bulunmaları zorunludur.  3 ay içerisinde mirasın reddedilmemesi durumunda miras kabul edilmiş hükmündedir.[2] Yüksek mahkeme Danıştay tarafından verilen  bir kararda: “Kamu borçlusunun ölümü halinde  mirası reddetme süresi olan  3 aylık süre geçmeden mirasçıların mallarına haciz konulamaz.” şeklinde karar verilmiştir.[3]   Bu nedenle, ölen vergi yükümlüsünün vergi  borçları ( vergi cezaları hariç) mirası reddetmemiş olan  kanuni veya mansup mirasçılar tarafından hisseleri nispetinde  ölen kişinin  borçlarından  sorumlu olacaklardır.  Borçların  içerdiği ödeme emirleri mirasçılara ayrı ayrı ve hisseleri oranında  vergi dairesi  tarafından  tebliğ edilecektir. [4]

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

 

Vergi Dairesine Kaydı Olmadan Banka Hesaplarında Yüksek Nakit Girdi Olan Kimselerin Akıbeti

Ekonomik gelişim sürecinde banka sistemi üzerindeki hareketlerin finansal sektörde izler bırakarak devam ettiği görülmektedir. Banka sistemi verilerinden yola çıkılarak yapılan toplu vergi incelemelerinde pek çok kimsenin vergi kaydı olmadığı hatta herhangi bir şirkette ortaklığının bulunmadığı görülmektedir. Banka hesaplarından yola çıkılarak yapılan vergi incelemelerinde hesap sahibi adına yüksek montanlı paraların girip çıktığı görülebilmektedir. Bu gibi durumlarda vergi müfettişleri hesap sahibine çeşitli sorular yöneltmektedirler. Bu sorular kısaca şöyledir:

1) Hesap sahibi kimsenin gerçek usulde veya basit usulde vergi kaydının bulunup bulunmadığı

2) Hesap sahibinin herhangi bir anonim veya Limited şirkette ortaklığı, müdürlüğü vs. durumunun olup olmadığı

3) Hesap sahibinin herhangi bir tarihte gayrimenkul, otomobil veya kıymetli bir varlık satışının bulunup bulunmadığı

4) Hesap sahibi adına yut içinden veya yurt dışından gönderilen havale, para ve EFT’nin mahiyeti

5) Gelen paraların hesap sahibinin mevduatına girdikten sonra kimlere ve nerelere bu paraların transfer edildiği,

6) Hesaba giren paranın bilahare kimlere hangi maksatla geri transfer edildiği, bu transfer karşılığında herhangi bir fatura veya belge alınıp alınmadığı konuları,

7) Hesaba gelen paralar veya konulan çeklerle ilgili karşı tarafa fatura düzenlenip düzenlenmediği,

8) Vergi kaydı olmayıp ancak banka hesabı bulunan bu kimseye gelen havalelerle ilgili havale yollayan kimselerin hukuki durumu, bu kimselerin bu paraları bir iş veya mal karşılığı mı yolladıkları,

9) Vergi kaydı olmayıp, ancak kendi adına bankada açılan hesaba gelen paraların daha evvel bu hesap sahibi tarafından bu kimselere elden veya başka şekillerde yollanan paraların bulunup bulunmadığı, bu paraların herhangi bir faiz mukabilinde gelen para olup olmadığı,

10) Vergi kaydı olmayan hesap sahibi adına gelen ve giden paraların herhangi bir çek kırdırma ile ilgili olup olmadığı vs.

Banka sistemi verileri üzerinden hareket edilerek yapılan toplu vergi incelemelerinde hesap sahiplerinin bizzat

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

 

Vergi Yasaları Açısından İkrazat Suçu

İzinsiz faiz mukabilinde para kullandırılması eylemi tefecilik suçunu oluşturabilmektedir.

Uygulamada yasa dışı tefecilik faaliyetlerinin saptanması halinde bu fiiller iki açıdan cezalandırılabilmektedir. Bunlardan ilki bu fiilin vergisel boyutudur, diğer bir boyutu ise ceza hukuku ile yargılama boyutudur.

İzinsiz olarak yukarıda yer verdiğimiz faiz mukabilinde para kullandırma olayı yasal olarak mümkün olmamakla beraber piyasada bu tür eğilimler giderek artabilmektedir.

Bu tür eğilimlerin kimi zaman vadeli çeklerin kırdırılmak suretiyle nakde dönüştürülmüş olduğunu sıklıkla görebilmekteyiz.

Genelde bu tür konular çek kırdıran veya faiz karşılığı ödünç para alan kişilerin ödeme güçlüğü içerisine düşmesi durumunda şikayetler üzerine ortaya çıkmaktadır.

Bu tür şikayetlerde vergi incelemesi yapılmakta ve sonuçta düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak ödünç para veren kişiler adına gelir vergisi, geçici vergi, banka muameleleri vergisi ve bu vergiler üzerinden de ayrıca vergi zıyaı cezası ilgililere tebliğ edilebilmektedir(1).

Diğer taraftan olayda vergi inceleme elemanları, konuyu izinsiz olarak tefecilik yapması nedeniyle haklarında kamu davası açılması için cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunmaktadırlar(2).

Uygulamada tefecilik faaliyetlerinin bütün unsurları ile birlikte ele alınarak meselenin kavranması gerekmektedir.Özellikle bu süreçte alıcı ve izinsiz para kullandırılması faaliyetlerinin somut delillere dayandırılarak tutanak altına alınması gereklidir.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

 

İdare İle Uzlaşmaya Varılması Durumunda Vergi İdaresi Adli Yargıda Dava Açabilir Mi?

Vergi ihtilaflarının vergi idaresinde idari safhalarda çözüm yolları tarhiyat öncesi uzlaşma, tarhiyat sonrası uzlaşma ve VUK md. 376 hükmü gereği cezalarda indirim müesseseleridir. Vergi sistemimizde yer alan uzlaşma müesseseleri tarhiyat öncesi uzlaşma ve tarhiyat sonrası uzlaşma olarak iki bölümde incelenebilir. Ayrıca, 213 sayılı VUK md. 376 hükmü gereği de vergi ve cezalarda söz konusu madde hükmüne göre indirim yapılmaktadır.[1]

Tarhiyat öncesi uzlaşmada, uzlaşmaya varılması durumunda konu ile ilgili rapor üzerine vergi idaresi Cumhuriyet Savcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunmamaktadır. Ancak, tarhiyatın dayanağı ile ilgili raporda sahte fatura kullanımı ve ya düzenlenmesi ile ilgili fiillerin olmaması ve dolayısıyla 3 kat vergi ziyaı cezası kesilmemesi gerekmektedir.

VUK’nun 5736 sayılı kanunla değişik ek 11. madde hükmü uyarınca, 359. maddede yazılı fiillerle vergi kaybına neden olunması halinde tarh edilen vergi ve kesilen ceza ile bu fiillere iştirak edenlere kesilen ceza tarhiyat öncesi uzlaşma konusu haricinde bırakılmıştır. Ayrıca, mükellefin vergi ziyaına yönelik birkaç fiilinden yalnızca bir kısmı dahi kaçakçılık sayılan fiillerden olsa bile, tarhiyatın tümü tarhiyat öncesi uzlaşmaya konu yapılamayacaktır. [2]

Diğer taraftan, tarhiyat sonrası uzlaşmada da uzlaşmaya varılması halinde dolayısıyla tarhiyatın özü vergi suçunu gerektirmiyorsa bu durumda uzlaşma sağlandığı için ceza davası söz konusu olamaz.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

 

Bazı Vergilerin Kaldırılmasına Yeşil Işık

Maliye Bakanı Naci Ağbal, piyasa derinliği için çalışma yaptıklarını ve bazı vergileri kaldırabileceklerini açıkladı. Ağbal ayrıca finansal piyasalara yeni enstrümanlar getirmek için düzenleme yaptıklarını da bildirdi.

İstanbul’da “Türk Bankacılık Sektöründe Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörün Finansmanı İle Mücadele Çalıştayı”nda konuştu.

Ekonomide alınan tedbirlerin bütçe açığına etkisinin milli gelirin yüzde 0,74’ü olduğu bilgisini paylaşan Ağbal, “Kamu maliyesinde alacağımız tedbirler arz tarafına yansıyacak. Türkiye’de mali disiplin var ve sürecek. Almış olduğumuz tedbirler geçici. Tedbirlerin etkisinde oran gelecek yıl yüzde 0,38, 2019’da yüzde 0,30’a düşüyor” dedi. Ağbal tedbir ve teşviklerin etkisini göstermeye başladığını belirtti.

“ATILAN ADIMLAR SONUÇ VERİYOR”

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

 

Yeni Yapılandırma Kapsamına Hangi Borçlar Giriyor?

Hükümet tarafından 20 Nisan’da TBMM’ye sunulan kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin kanun tasarısı, 31 Mart 2017 tarihinden önce vadesi geldiği halde henüz ödenememiş vergi, sigorta primi, para cezası gibi borçları bulunanlara bu borçları için yeniden yapılandırma imkanı getiriyor.

Düzenleme esas itibarıyla geçtiğimiz yıl yürürlüğe konulan ve son derece geniş kapsamlı yeniden yapılandırma kanunun sadece kesinleşmiş kamu alacakları kısmına ilişkin. Buna ilave olarak anılan kanun kapsamında taksitlerini süresinde ödeyememiş olan mükelleflere de yeni hak getirilmesini kapsıyor.

Bu haliyle 31 Mart 2017 tarihi itibarıyla kesinleşmiş ve vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş olan her türlü vergi ve sigorta pirim borçları, gümrük vergileri ile trafik para cezaları dahil idari para cezaları yeniden yapılandırılabilecek. Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın yaptığı açıklamaya göre uygulamanın vergi ile ilgili bölümünden yaklaşık 7.2 milyon mükellefin 73 milyar TL tutarındaki borcunu kapsıyor.

YENİ YAPILANDIRMA KAPSAMINA GİREN BORÇLAR

Vergi ve SGK borçları,Orman Genel Müdürlüğü’nün orman köylülerince kurulmuş olan kooperatiflerine kullandırılan kredi borçları,Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca tarımsal amaçlı kooperatiflere kullandırılan kredi borçları

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

 

GENEL BAŞKANIMIZ MEHMET KAYNAK TV 41’DE CANLI YAYIN KONUĞU

 

CANLI YAYINI İZLE

Genel Başkanımız Mehmet Kaynak ; TV 41’e 27 Nisan 2017 yani bugün saat 20:00-22:00 arası Sevcan Tamer ‘in hazırlayıp sunduğu ” Bakış Açısı ” programına konuk olacaktır.

Kaçırmayın…

TV 41  Frekans Bilgileri

TÜRKSAT 4A

FREKANS: 12265 V (DİKEY)

SEMBOL:27500

FEC:5/6

 

 

 

Sahte Fatura Nasıl Tespit Edilir?

​Bir mükellefin sahte fatura düzenleyicisi olduğunun tespiti için öncelikle bu mükellef hakkında vergi tekniği raporu düzenlenerek durumun tespit edilmesi gerekir. Gerek vergi idaresince gerekse vergi yargısı kararları ışığında bir mükellefin sahte fatura düzenleme amacıyla vergi mükellefiyeti tesis ettiğinin tespiti için bazı hususların ortaya konulması gerekir. Bu hususların hiç biri tek başına sahte fatura iddiasını ispat edemez,  hepsinin bütün olarak değerlendirilmesi gerekir. Hatta, aynı mükellefin aynı dönemde farklı mükelleflere düzenlediği faturaların bir kısmı gerçek iken bir kısmı sahte olabilir. Tüm bu hususların eksiksiz, varsayımdan uzak ve somut olarak ortaya konulması gerekir.

Söz konusu objektif ölçütlerin başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz:

İşe Başlama Tutunağındaki Tespitler:

Bir mükellefin gerçek bir faaliyet için mi yoksa sahte fatura düzenlemek amacıyla mı mükellefiyet tesis ettiğinin tespiti için en başta gelen husus işe başlama yoklamasındaki tespitlerdir. Zira bir mükellef, gerçek bir faaliyette bulunma niyetinde ise bu durum işe başlama yoklamasından kolayca tespit edilebilir.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

 

Vergi Kanunlarının Zaman Bakımından Uygulanması

Giriş

Her kanun gibi vergi kanunları da yürürlükte oldukları süre içinde uygulanırlar. Vergi kanunun ne zaman yürürlüğe girdiğini, ne zaman yürürlükten kalktığını, yürürlüğe girmeden önceki ya da yürürlükten kalktıktan sonraki olaylara uygulanıp uygulanmayacağını bilmek büyük önem taşır. Zaman bakımından bir vergi kanununun aynı zamanda (aynı dönemde) aynı konuya birden fazla kereler uygulanmasına mükerrer (çifte) vergileme denir. Mükerrer vergi uygulanmaması için, vergi kanunlarının yürürlük sürelerinin tespiti önemlidir.

Vergi Kanunlarının Yürürlüğe Girmesi

Bir kanunun ne zaman yürürlüğe girdiğinin bilinmesi, bu kanunun ne zamandan başlayarak uygulanacağını ve aynı konudaki diğer kanunlarla çatışması halinde de hangi kanunun uygulanma önceliğine sahip olacağını belirlemek bakımından önemlidir. Genelde vergi kanunlarının yürürlük tarihi Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih olarak belirlenir. Vergi Kanunun hangi tarihte yürürlüğe gireceği konusunda açık bir hüküm yoksa, Resmi Gazete’de yayımlandığı günü takip eden 45 gün sonra yürürlüğe girer.

Vergi Kanunlarının Yürürlükten Kalkması

Bir kanunun yürürlükten kalkması çeşitli yollarla olabilmektedir. Bunlardan en doğal olanı ve en sık rastlananı, bir kanunu diğer bir kanununu yürürlükten kaldırmasıdır. Yürürlükten kalkan kanunlar yürürlükten kalktıktan sonraki olay ve işlemlere uygulanmaz. Kanunun yürürlükten kalkması çeşitli şekillerde olabilmektedir.

– Yeni çıkarılan kanunla yürürlükteki kanunun bazı maddeleri değiştirilmekte ve yeni hükümler eskilerinin yerine geçmektedir.

-Aynı alanda yeni bir kanun kabulü ve yürürlüğe girmesi halinde, eski kanun yürürlükten kalkmakta ve yeni kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Kanunlar veya kanun maddeleri, çıkarılan yeni kanunda açıkça (sarih) belirtilerek yürürlükten kaldırılabilir(sarih ilga). Kanunun açıkça yürürlükten kaldırıldığı belirtilmeksizin üstü kapalı biçimde yürürlükten kaldırılmasına da (zımni ilga) rastlanmaktadır. Çatışan kanunların aynı anda ve birlikte uygulanmaları düşünülemez. Her ikisi de yürürlükte olan kanunların arasındaki çatışmanın giderilmesi konusunda üst-alt norm, önceki-sonraki ve genel-özel norm olmak üzere çeşitli ilkeler geliştirilmiştir. Birbiriyle çatışan kurallar arasında hiyerarşi (astlık-üstlük) ilişkisi varsa çatışma üst kural lehine giderilir. Normlar hiyerarşisinde aynı derecede bulunan hukuk kuralları arasında çatışma varsa sonra çıkarılan kuralın dediği olur. Aynı tarihli, aynı düzeydeki ve aynı konuyu düzenleyen biri genel, diğeri özel iki hukuk kuralının hangisi özelse o hukuk kuralının genel düzenleme içinde çatışan kuralı ortadan kaldırdığı kabul edilir.

-Kanunun veya hükümlerinin yürürlükten kalması, bunlar yürürlüğe girerken belirtilmiş olabilir.

-Kanun, belirli bir süre için çıkartılmış olabilir. Örneğin Bütçe Kanunu.

-Kanun Anayasa Mahkemesi’nin iptal (Kaldırma) kararı ile yürürlükten kaldırılabilir. Anayasa Mahkemesi’nin anayasaya aykırılığı yönünde verdiği karar, hukuk alanında benimsenen nitelikleriyle bir iptal kararı değildir. Nitekim Anayasa’nın 153. Maddesindeki[1] hükmü, Anayasa Mahkemesinin yetkisinin iptal değil, kaldırma olduğuna işaret etmektedir. Çünkü, iptal kararı ile, bir hükmün, işlemin konulduğu anda geçerli olmak üzere hüküm ve sonuç doğmaktadır. Oysa Anayasa Mahkemesi’nin bir hükmün anayasaya aykırılığı yönünde verdiği karar, bu kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten başlayarak hüküm ve sonuçlarını doğurmaktadır. Hatta, kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmesi, düzenleme boşluğuna yol açacaksa, yürürlük tarihinin yayım tarihinden başlayarak bir yıl kadar ertelenmesi de mümkündür. Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.