fbpx
Perşembe, 2 Nisan, 2020

30 Nisan 2020 tarihine kadar yargı faaliyetlerine ilişkin bütün süreler durdu

7226 Sayılı Kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmış olup, 30 Nisan 2020 tarihine kadar yargı faaliyetlerine ilişkin bütün süreler durmuştur

Söz konusu 7226 sayılı Yasa 26.03.2020 gün ve 31080 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Buna göre, yasanın bizi ilgilendiren geçici 1. Maddesi 26 Mart 2020 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu geçici madde aşağıda olduğu gibidir.

Buna göre;
“GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla;

a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,

b) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,
itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.

(2) Aşağıdaki süreler bu maddenin kapsamı dışındadır:

a) Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri.
b) 5271 sayılı Kanunda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler.
c) 6100 sayılı Kanunda düzenlenen ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemlere ilişkin süreler.

(3) 2004 sayılı Kanun ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlar kapsamında;

a) İcra ve iflas daireleri tarafından mal veya haklara ilişkin olarak ilan edilmiş olan satış gününün durma süresi içinde kalması halinde, bu mal veya haklar için durma süresinden sonra yeni bir talep aranmaksızın icra ve iflas dairelerince satış günü verilir. Bu durumda satış ilanı sadece elektronik ortamda yapılır ve ilan için ücret alınmaz,
b) Durma süresi içinde rızaen yapılan ödemeler kabul edilir ve taraflardan biri, diğer tarafın lehine olan işlemlerin yapılmasını talep edebilir,
c) Konkordato mühletinin alacaklı ve borçlu bakımından sonuçları, durma süresince devam eder,
ç) İcra ve iflas hizmetlerinin aksamaması için gerekli olan diğer tedbirler alınır.

(4) Durma süresince duruşmaların ve müzakerelerin ertelenmesi de dâhil olmak üzere alınması gereken diğer tüm tedbirler ile buna ilişkin usul ve esasları;

a) Yargıtay ve Danıştay bakımından ilgili Başkanlar Kurulu,
b) İlk derece adli ve idari yargı mercileri ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri bakımından Hâkimler ve Savcılar Kurulu,
c) Adalet hizmetleri bakımından Adalet Bakanlığı,”

MADDE HÜKMÜNE GÖRE KAPSAMDA OLAN İŞLEMLER

Maddenin 2. Fıkrası haricinde kalan aşağıdaki işlemlerin tümü madde kapsamına dahildir. Buna göre;

1. Dava açma,
2. İcra takibi başlatma,
3. Başvuru işlemleri (VUK mad. 116-124)
4. Şikayet yoluyla müracaat,
5. İtiraz,
6. İhtar,
7. Bildirimler, (VUK mad. 168)
8. İbraz hükümleri, (VUK mad. 256)
9. Zamanaşımı süreleri (VUK mad. 114, 6183 sayılı Yasa mad. 102, KDVK mad. 13/1-d)
10. Hak düşürücü süreler, (Vergi uzlaşmaları, vergi davası açılması süreleri)
11. Zorunlu idari başvuru süreleri de dahil olmak üzere bir hakkın doğuşu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin bütün süreler, (İcra ve iflas Yasası ile ilgili takip hukukuna ilişkin öteki yasalarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hakim veya icra ve iflas daireleri tarafından belirlenen süreler, nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere bütün icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, İhtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler)

7226 sayılı Yasa’nın geçici 1. Maddesinde yer alan hüküm toplumun önemli bir kesimini kullanılacak haklar açısından önemli ölçüde ilgilendirmektedir. Buna göre;

1. Vergisel alandaki bütün işlemler,

2. SGK ve iş Yasası uygulaması alanındaki bütün işlemler,

3. Mali müşavirlik ve muhasebe hizmetleri alanındaki yasal hakların kullanımı konusundaki birçok işlemler 7226 sayılı Kanunun geçici 1 maddesi kapsamında vergi daireleri uygulamalarını yakından ilgilendirmektedir.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Koronavirüs Sebebi İle Mükelleflere Sağlanan Tüm Olanaklar

Madde madde Korona Virüs tedbirlerinden etkilenen mükelleflere sağlanan imkanlara ilişkin tablo.

Corona Virüs (Covid-19) salgınına yönelik alınan tedbirlerden etkilenen mükelleflere çeşitli imkanlar sağlamak amacıyla bugüne kadar birçok düzenleme yapılmıştır.

KORONA VİRÜS VERGİ DÜZENLEMELERİ

Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinin verilme ve ödeme süresinin uzatılması (125 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği )

2019 takvim yılına ait Yıllık Gelir Vergisi beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 30 Nisan 2020 tarihine kadar uzatılmıştır.

GEKAP Beyannamesinin verilme ve ödeme tarihlerinin yeniden düzenlenmesi (3 Sıra No.lu GEKAP Genel Tebliği)

GEKAP Beyannameleri, 2020 yılında 6 aylık, takip eden yıllar için 3 aylık olarak verilecektir. Gelinen son durumda, en son 30 Mart 2020 tarihine ertelen GEKAP beyannamelerinin verilme ve ödemesi 4/8/2020 tarihine ertelenmiş oldu.

Şubat dönemi KDV beyannamelerinin ertelenmesi (126 Sıra No.lu VUK Sirküleri )

26/3/2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken KDV Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 24/4/2020 tarihine ertelenmiştir.

Şubat dönemi Ba-Bs bildirimlerinin ertelenmesi 126 Sıra No.lu VUK Sirküleri 

31/3/2020 tarihine kadar verilmesi gereken “Form Ba” ve “Form Bs” bildirimlerinin verilme süresi 30/4/2020 tarihine ertelenmiştir.

e-Defter oluşturulması ve e-Defter Beratları yüklenme süresinin ertelenmesi 126 Sıra No.lu VUK Sirküleri 

31 Mart 2020 günü sonuna kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma süresi ile “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süresi 30 Nisan 2020 Perşembe günü sonuna kadar uzatılmıştır.

Mücbir sebep kapsamındaki mükelleflerin; Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ait Muhtasar Beyannameler (Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri dahil) ve KDV Beyannamelerinin ertelenmesi 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

a) Ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan mükelleflerin,

b) Koronavirüs salgınından doğrudan etkilenen ve ana faaliyet alanı itibarıyla; alışveriş merkezleri dahil perakende, sağlık hizmetleri, mobilya imalatı, demir çelik ve metal sanayii, madencilik ve taş ocakçılığı, bina inşaat hizmetleri, endüstriyel mutfak imalatı, otomotiv imalatı ve ticareti ile otomotiv sanayii için parça ve aksesuar imalatı, araç kiralama, depolama faaliyetleri dahil lojistik ve ulaşım, sinema ve tiyatro gibi sanatsal hizmetler, matbaacılık dahil kitap, gazete, dergi ve benzeri basılı ürünlerin yayımcılık faaliyetleri, tur operatörleri ve seyahat acenteleri dahil konaklama faaliyetleri, lokanta, kıraathane dahil yiyecek ve içecek hizmetleri, tekstil ve konfeksiyon imalatı ve ticareti ile halkla ilişkiler dahil etkinlik ve organizasyon hizmetleri sektörlerinde faaliyette bulunan mükelleflerin,

c) Ana faaliyet alanı itibarıyla İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilmesine karar verilen işyerlerinin bulunduğu sektörlerde faaliyette bulunan mükelleflerin

Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında vermeleri gereken muhtasar ve KDV beyannamelerinin verilme süresi 27/7/2020 tarihine kadar; bunlar üzerinde tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 27/Ekim, Kasım, Aralık tarihlerine uzatılmıştır.

Mücbir sebep kapsamındaki mükelleflerin; Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ait Form Ba-Bs bildirimleri, e-Defter/Beratlarının ertelenmesi 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

Yukarıda belirtilen mükelleflerin Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ait Form Ba-Bs bildirimleri, e-Defter oluşturulması ve e-Beratlarının yüklenmesi tarihleri 27/7/2020 tarihine ertelenmiştir.

Konaklama vergisinde erteleme 7226 Sayılı Kanun

Konaklama vergisinin yürürlüğü 1/4/2020 tarihinden 1/1/2021 tarihine ertelenmiştir.

YMM tasdik raporlarının ibraz süresinin uzatılması  1 Sıra No.lu SMMM ve YMM Kanunu Sirküleri

YMM tasdik raporlarının verilme süreleri, son günü 30/6/2020 tarihine kadar olanlar için geçerli olmak üzere 2 ay süreyle uzatılmıştır.

KORONA VİRÜS SOSYAL GÜVENLİK DÜZENLEMELERİ

Asgari ücret desteğinin 2020 yılında da sağlanması 7226 Sayılı Kanun

2020 yılında sektör ayırımı yapılmaksızın, finansmanı İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacak şekilde, işverenlere, ödeyecekleri sigorta priminden mahsup edilerek günlük 2,50 TL, aylık 75 TL asgari ücret desteği sağlanması amaçlanmaktadır.

Kısa çalışma uygulamasından yararlanma şartlarının kolaylaştırılması 7226 Sayılı Kanun

İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için öngörülen hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi hükmü, kısa çalışma başlama tarihinden önceki son 60 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde 450 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş olması şeklinde uygulanması düzenlenmiştir.

Telafi çalışması süresinin artırılması 7226 Sayılı Kanun

İşveren dört ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırabilecektir.

KORONA VİRÜS  YARGISAL/HUKUKİ DÜZENLEMELER

İcra ve iflas takiplerinin durdurulması 2276 sayılı Karar

Nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere, 22/3/2020 tarihinden 30/4/2020 tarihine kadar yurt genelinde yürütülmekte olan tüm icra ve iflas takiplerinin durdurulmasına ve bu çerçevede taraf ve takip işlemlerinin yapılmamasına, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınmamasına ve ihtiyati haciz kararlarının icra ve infaz edilmemesine karar verilmiştir.

Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru vb. sürelerin durdurulması 7226 Sayılı Kanun

a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,

b) 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,

itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar duracaktır.

DİĞER BAZI DÜZENLEMELER

Elektrik, doğal gaz faturalarının 1 yıla kadar ertelenmesi hakkında Cumhurbaşkanına yetki verilmesi 7226 Sayılı Kanun

Elektrik ve/veya doğal gaz tüketim bedellerinin tahakkuk ve/veya tahsilatlarının süresinin ve kapsamının belirlenerek 1 yıla kadar ertelenmesi ile elektrik ve/veya doğal gaz dağıtım ve/veya tedarik şirketlerinin söz konusu ertelemeden kaynaklanan anapara haricindeki tüketicilerden tahsil edilmeyen bedellere ilişkin finansman maliyetinin, gecikme zammı tutarını geçmemek üzere Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinden karşılanmasına yönelik Cumhurbaşkanı’na yetki verilmiştir.

İş yeri kira bedelinin ödenememesinin sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmayacağı 7226 Sayılı Kanun

1/3/2020 tarihinden 30/6/2020 tarihine kadar işleyecek iş yeri kira bedelinin ödenememesi kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmayacaktır.

İrtifak hakkı bedelleri ve ecrimisillerde erteleme 7226 Sayılı Kanun

Üzerinde turizm tesisleri yapılmak üzere adlarına kamu arazisi tahsis edilen Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli yatırımcılar ve işletmecilerden; irtifak hakkı tesis edilip edilmediğine veya kullanma izni verilip verilmediğine bakılmaksızın 1/4/2020 tarihi ile 30/6/2020 tarihi arasındaki dönemde tahsil edilmesi gereken kira, kesin izin, kesin tahsis, irtifak hakkı, kullanma izni, yararlanma, ilave yararlanma bedelleri ve hasılat payları ile Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli turizm tesislerinin yatırımcıları ve işletmecilerinden bu faaliyetleri dolayısıyla Hazine taşınmazlarını izinsiz kullanımlarından dolayı aynı dönemde tahsil edilmesi gereken ecrimisillerin ödeme süreleri, başvuru şartı aranmaksızın altı ay ertelenmiştir.

Kredi, kredi kartı, çek ve senetlerde ödemelerini aksatanların sicillerinin etkilenmemesi 7226 Sayılı Kanun

Anapara ve/veya taksit ödeme tarihi 24/3/2020 tarihinden önce olup da; kullandığı nakdî ve gayrî nakdî kredilerinin anapara, faiz ve/veya ferilerine ilişkin ödemelerini aksatan gerçek ve tüzel kişilerin, ticari faaliyette bulunan ve bulunmayan gerçek kişilerin ve kredi müşterilerinin karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi nezdinde tutulan kayıtları, söz konusu borçların ödenmesi geciken kısmının 31/12/2020 tarihine kadar tamamının ödenmesi veya yeniden yapılandırılması halinde, bu kişilerle yapılan finansal işlemlerde kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar tarafından dikkate alınmayacaktır.

COVID-19 salgını nedeniyle zarar gören esnaf ve sanatkârların, Türkiye Halk Bankası anonim şirketince düşük faizli kredi kullandırılmasına ilişkin kararlar kapsamındaki kredi borçlarının ertelenmesi 2283 sayılı Karar

COVID-19 salgını nedeniyle zarar gören esnaf ve sanatkârların, Türkiye Halk Bankası anonim şirketince düşük faizli kredi kullandırılmasına ilişkin kararlar kapsamındaki, 31/3/2020 ve öncesi tarihlerde kullandıkları düşük faizli kredilerden doğan borçlarından, 1 Nisan-30 Haziran 2020 tarihleri arasında vadesi dolacak olan kredi borçları vadesinde/taksit vadesinde/hesap devresinde ilgili mevzuatına göre faiz tahakkuk ettirilmek suretiyle vade tarihinden/taksit vadesinden/hesap devresinden itibaren üç ay süreyle faizsiz olarak ertelenmiştir.

Continue Reading

Mali Müşavirlere 6 ay Ödemesiz Kredi İmkanı

İşe Devam Kredi desteğinden Mali Müşavirler de yararlanacak.

TÜRMOB Genel Başkanı Emre Kartaloğlu’ndan Mali Müşavirlere Güzel haber,

Genel Başkan Emre Kartaloğlu Halkbank ile yapılan görüşmeler sonucundan İşe Devam Kredi Desteğinden Mali Müşavirlerin de yararlanabileceğini açıkladı.

Açıklamada İşe Devam Kredi desteğinden Serbest Meslek Erbabı olarak Mali Müşavirler ve Mesleki şirketinlerinde yararlanabileceği kaydedildi.

İşe Devam Kredi Desteği Nedir?

COVID-19 salgınının ekonomik hayata, üretim ve istihdama ilişkin olası hasarlarını en aza indirme hedefiyle uygulamaya alınan  “Ekonomik İstikrar Kalkanı” tedbirleri doğrultusunda Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank tarafından verilen bir kredi çeşididir.

İşe Devam Kredi Desteği Başvuru Şartları?

Kredi desteğini kullanacak firmaların 2020 yılı Şubat ayı sonu itibariyle kayıtlı çalışan sayılarında azaltma yapmamaları ön koşulu bulunmaktadır. Başvurular Halkbankası şubelerine yapılacaktır.

Teminat eksiği bulunan firmaların, krediye erişimi için Hazine Destekli KGF Kefaleti  de sağlanabilecektir.

İşe Devam Kredi Desteği faiz ve vade seçenekleri nelerdir?

Kredi desteği; 6 ay anapara ve faiz ödemesiz, toplam 36 ay vadeli ve yıllık % 7,5 faiz oranlı olacaktır.

İşe Devam Kredi Desteğinden ne kadar Kredi kullanabilirim?

KOBİ-KOBİ Dışı İşletmeler bazında azami kredi tutarları aşağıdaki gibi olacaktır.

YILLIK CİRO (TL)AZAMİ KREDİ TUTARI (TL)
0-25 Milyon10.000.000
25-125 Milyon25.000.000
125 milyon üzeri100.000.000

Biz Bize Yeteriz Türkiyem Kampanyasına Yapılan Bağışlar Vergiden Düşülebilir Mi?

Şu an itibariyle Dünya ülkelerinde en önemli öncelik, koronovirüs salgını ile mücadele.

Dünden bu yana bize en çok sorulan soru, bu bağış kampanyasına yapılan bağış ve yardımların gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider yazılıp yazılamayacağı ile ilgili. Ciddi tutarlarda bağışta bulunanlar veya bulunacak olanlar varsa böyle bir imkândan yararlanmak istiyorlar.

Dikkat! Bağış ve Yardımlar Doğrudan Gider Yazılamıyor, Beyanname Üzerinde Gösterilerek Beyan Edilen Gelir/Kazançtan İndirilebiliyor!

Bağış ve yardımlar, ticari kazancın elde edilmesi veya idame ettirilmesi için yapılan bir harcama niteliğinde olmadığından, gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde doğrudan gider olarak yazılamıyor. Ancak, belirli şartlar altında şirketlerin kurum kazancından, gelir vergisi mükelleflerinin de beyan ettikleri safi gelirden beyanname üzerinde indirim konusu yapılması mümkün bulunuyor.

Gider Yazma ile Beyanname Üzerinden İndirim Aynı Şeyler Mi?

Bağış ve yardımların doğrudan gider yazılması ile beyanname üzerinden indirilmesi aynı şeyler değil. Çünkü, beyanname üzerinden indirim için şirketlerde kurum kazancının, gelir vergisi mükelleflerinde ise beyan ettikleri bir gelirin bulunması şart. Kurum kazancı veya beyan edilen bir gelir yoksa yada yeterli değilse, yapılacak bağış ve yardımlar sonraki yıla devredilemiyor, yapanın üstünde kalıyor. Doğrudan gider yazmada ise, bağış ve yardım tutarı kazanç veya safi gelir olup olmadığına bakılmaksızın direkt gider olarak dikkate alınıyor. Aradaki fark işte bu.

“Biz Bize Yeteriz Türkiyem” Kampanyasına Yapılan Bağışlar Doğrudan Gider Yazılamıyor, Beyanname Üzerinde İndirim Konusu Yapılabiliyor!

Cumhurbaşkanımızca başlatılan yardım kampanyalarına makbuz (dekont) karşılığı yapılan ayni ve nakdi bağış ve yardımların tamamı, gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilebiliyor (KVK. Mad. 10/e, GVK Mad. 89/10).

Dolayısıyla, Cumhurbaşkanımız tarafından “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” sloganıyla başlattığı Milli Dayanışma Kampanyası nedeniyle ;Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına bankalarda açılan söz konusu hesaplara yapılan nakdi bağış ve yardımların tamamı, beyanname üzerinde ayrıca gösterilerek şirketlerin kurum kazancından, gelir vergisi mükelleflerinin de beyan ettikleri gelirden indirilebilecek.

Burada akla takılan bir soru var! Bu tür yardım kampanyaları bugüne kadar bir Cumhurbaşkanı Kararı (önceki uygulamada Bakanlar Kurulu Kararı) çıkarılarak başlatıldı. Bu yardım kampanyası için böyle bir karar şu ana kadar çıkarılmadı. Böyle bir karar çıkarılmadan başlatılan yardım kampanyalarına yapılan ve bağışlar da yüzde yüz indirim konusu yapılabilir mi?

KVK. Mad. 10/e ve GVK Mad. 89/10. Maddeleri son derece açık: Cumhurbaşkanınca başlatılan yardım kampanyalarına makbuz karşılığı yapılan ayni ve nakdî bağışların tamamı beyanname üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla indirim konusu yapılabiliyor. Yani, söz konusu düzenlemelerde yardım kampanyası için bir Cumhurbaşkanı Kararı çıkarılması gerekli diye bir zorunluluk bulunmuyor. Bize göre, Cumhurbaşkanımızın kamuoyuna bir açıklama yaparak bir kurumu görevlendirmesi yeterli. Bu da yapıldı zaten.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Mücbir Sebebin Düşündürdükleri

İçinde bulunduğumuz küresel salgın hastalığın mali mükellefiyetler ile bu mükellefiyetlerden kaynaklanan ihtilaflara etkisi konusunda, şu ana kadar iki önemli yeni düzenleme karşımıza çıkmıştır. Bunlardan birincisi 518 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’dir (24.3.2020 günlü mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanmıştır). İkincisi ise 7226 saylı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’dur (26.3.2020 günlü mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanmıştır).

Geçmişte hemen her konuda mevzuatımız hazırlanırken yeterli tartışmalara girilmemesi, yeter derecede görüş alınmaması veya itibar edilmemesi yahut bu tartışmalara dahi zaman bırakılmaması neticesinde bu tip detay konulara ve olasılıklara fazla önem verilmediği için bu salgın hastalıkla birlikte bir anda mükellefler, idare ve davası olanlar ne yapacaklarını şaşırmıştır. Kısacası mevzuat yetersiz kalmıştır. Bu nedenle, önceleri sirküler veya genel yazılarla sorunlar çözülmeye çalışılmış, ancak yeterli olmayınca bahsettiğim iki temel düzenleme karşımıza çıkmıştır.

Bu temel düzenlemeler ise doğal olarak hızla hazırlandığı için yine yetersiz kalmıştır. Pek çok sorun veya konu aydınlığa kavuşmak için beklemektedir. Ve tartışma konuları çoğalmaktadır.

Önce şunu söyleyeyim. Bu düzenlemeler niçin veya kimin için çıkartılmıştır. Bu düzenlemeler, zor durumda olduğu kabul edilenler için çıkartılmıştır. Kim zor durumdadır. Hiç şüphesiz vatandaş veya mükellef. Demek ki bu düzenlemelerdeki, belirsizlikleri, zor durumda olan mükellefler lehine yorumlamak, anlamlandırmak ve çözmek gerekmektedir. Devletin veya hazinenin zor durumda olduğu kabul edilemez. Çünkü devlet, zor durumlarla mücadele etmek üzere vardır ve vazifelerin çoğu sosyal devlet olarak üzerine düşmektedir.

Tartışmalı konulardan bir kısmını geçen yazımda yazdım. Örneğin gelir vergisi mükellefleri 1 Nisan ilâ 30 Haziran arasında mücbir sebep içerisindeyseler, 24 Nisan’a kadar Şubat KDV beyannamelerini nasıl vereceklerdir. 30 Nisan gününe kadar gelir vergisi beyannamelerini nasıl vereceklerdir. Bu tarihler sirküler ile belirlendiğine göre, genel tebliğden üstün müdür ki, bu tarihlere itibar edeceğiz. Defter beyan sisteminde kayıtlar açısından, yine KDV beyannamelerinin verilme sürelerine kadar kayıt yapılabilecek midir? Henüz bir açıklama yok. Mali idare susuyor.

Bu gün içerisinde bulunduğumuz zor durum veya mücbir sebebin, veraset vergisi bakımından söz konusu olmadığını her halde kimse söyleyemez.

O halde burada sorun, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın mücbir sebebi kısıtlama, bir başka deyişle mükellef türleri yahut sektörlere göre belirleyip sınırlandırma yetkisinin olup olmadığı noktasındadır. Böyle bir sınırlandırma yetkisi olmadığına göre, Genel Tebliğ’in belirlemesi, tespit ve ilan noktasıdır. Statü yaratıcı mahiyette değildir. O halde tebliğin kapsamı dışında kalan mükellef veya sektörler de mücbir sebep içerisinde olduklarını her zaman iddia edebilirler. Her halde yargı da, sen sayılan sektörlerden değilsin, salgın seni ilgilendirmiyor demeyecektir. Zira salgın, ulusal bile değil, küreseldir. Yayıncı mücbir sebep içerisinde de kitapçı değil midir. Sinema filmi çeken mücbir sebep içerisindedir de dizi film çeken değil midir. Mücbir sebep bağımsız denetim veya yeminli mali müşavirlik şirketleri için söz konusu değil midir. Bu virüse mutasyona uğrayıp kendini geliştirmiş virüs deniliyorsa da bu virüs denetçi ve yeminli mali müşavirlerin şirketlerini ayırt edecek kadar gelişmemiştir. Pek çoğunun şirketi tatildir. Bu güne kadar kimsenin önemsemediği NACE kodları birden bire çok önemli hale gelmiş ve pek çok mükellefi zor durumda bırakmıştır. Ferdi olarak çalışan YMM veya bir mühendis, gelir vergisi olarak mükellefi mücbir sebep içerisindedir, ancak şirket kurmuşlarsa mücbir sebep içerisinde değildir. Burada her halde virüs tüzel kişilere bulaşmaz görüşünü savunmak da mümkün değildir.

O halde genel tebliğ düzenlemesi, sektör veya mükellef ayırımı yapması bakımından hatalı ve sorunlara yol açacak niteliktedir. Bence tüm gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri kapsama alınmalıydı.

İdarenin bu süre içerisinde tebligat yapmasına ilişkin bir durdurucu işlem göremedim. İdarenin defter ve belge isteme yazılarındaki sürelerin, indirim talep etme veya uzlaşmaya müracaat sürelerinin mücbir sebep karşısındaki durumunun acilen açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. 65 yaşındaki bir mükellefe, 10 Mart günü vergi ceza ihbarnamesi tebliğ edildi ise, bu mükellefin indirim talep etme veya uzlaşmaya gitme süresi bakımından mücbir sebep içerisinde olmadığı söylenemez. Çünkü sokağa çıkamaz. Muhasebecisi ile görüşüp ondan yardım almadan bu başvuruları da yapamaz. Muhasebecisini evine çağırsa bir dert, çağırmasa ayrı bir dert. Şimdi bu mükellefe, “mücbir sebep sadece ödeve ilişkin süreleri etkiler, haklara ilişkin süreleri etkilemez” denilmesi, bir haksızlık değil mi?

İndirim veya uzlaşmaya müracaat gibi haklar konusuna da ayrıca bakmak gerekiyor. Bu konudaki sıkıntıda geçmişte mücbir sebebi ödevlerle ilgili görüp sınırlayan, haklar konusunda “kusura bakmayın” diyen içtihatlardan kaynaklanmaktadır. Mükellef hakları düşünülmeden ve görevin öte yanının hak olduğu, bunların birbirinden ayrılmazlığını dikkate almadan, insan unsuru dikkate alınmadan lafzi yorumlarla hazine lehine verilen kararlar şimdi sorun yaratmıştır.

Burada benim beklentim, haklar konusundaki bu boşluğun idare tarafından mükellef lehine yorum yolu ile doldurulmasıdır. Verginin yasallığı ilkesi, mükellef aleyhine genişletici yorumu yasaklar, mükellef lehine yorumu kısıtlamaz. Çünkü bu ilke Hazine için değil, kişiler için vardır.

Bu noktada verilmiş uzlaşma günlerinin mücbir sebep halinin kalkmasından sonraya erteleyen vergi idaresi uygulamasının varlığından söz ediliyor. Güzel ve yerinde bir uygulama. Ancak bu konuların bir genel düzenleyici işlemle açıklığa kavuşturulmasında yarar vardır.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

7226 Sayılı Kanunla Dava ve İcralar Durduruldu, Vergide Şüpheli Alacak Nasıl Uygulanacaktır?

Bilindiği gibi 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 26.03.2020 tarih ve 31080 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu Kanundaki önemli düzenlemelerden biri de şüphesiz ki, Geçici 1’inci madde ile Kovid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla yapılan düzenlemelerdir.

Buna göre;

a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,

b) 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,

itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar duracaktır. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacaktır. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine 15 gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere 15 gün uzamış sayılacaktır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini 6 ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilecek ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilecektir.

Bizim ele almak istediğimiz asıl konu ise, 2020 hesap döneminin ilk dönemi olan Ocak-Mart dönemine ilişkin olarak 17 Mayıs 2020 tarihine kadar verilecek olan Geçici Vergi Beyannamelerinde Ocak-Mart döneminde şüpheli hale gelip de henüz dava veya icra safhasına taşınamamış alacakların vergilendirilmesi meselesi olacaktır.

7226 sayılı Kanunla dava aşaması için 13/3/2020 ve icra iflas aşaması için ise 22/3/2020 itibariyle süreler durmuştur.  213 sayılı Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesinde; “Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;

1. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;

2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar;

şüpheli alacak sayılır.

Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.

Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.

Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar-zarar hesabına intikal ettirilir.” hükümlerine yer verilmiştir.

Dolayısı ile 13/3/2020 tarihinden itibaren 30/04/2020 tarihine kadar dava açılamayacak ve 22/03/2020 tarihinden itibaren 30.04.2020 tarihine kadar da icra takibatı yapılamayacaktır.

Bu halde Ocak-Mart/2020 döneminde yüklü miktarda alacakları şüpheli hale gelmesine rağmen 7226 sayılı Kanun gereği dava açamadığından ya da icra takibine başlanılamadığından bu alacaklar gelir yazılmak zorunda mı kalınacaktır?

7226 sayılı Kanunla amaçlanan virüsten kaynaklı olarak firmaları ve insanları korumak amaçlanmış iken vergi tarafında şüpheli hale gelen alacağın tahsili amaçlanamaz.

VUK 13. Madde uyarınca, vergi ödevlerinden her hangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk ile vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler mücbir sebep sayılmıştır.

Yine, 7226 sayılı Kanunun Geçici 1’inci maddesi ile de kanun düzeyinde VUK 323 uyarınca şüpheli alacak uygulaması engellenmiş olmaktadır.

Dolayısı ile, Hazine ve Maliye Bakanlığı konuyu açıklığa kavuşturacak açıklamaları yapmalıdır. İçinde bulunduğumuz özel durumlar dikkate alınarak Ocak-Mart birinci Geçici Vergi dönemi ile Nisan-Mayıs ikinci Geçici vergi dönemleri için 17 Temmuz 2020 tarihinde beyanname verdirilebilir ve buna göre düzenleme yapılabilir.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Koronavirüs Yargı Konularında Bilgilendirme

Bu Kanunun geçici 1 inci maddesi ile Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.

Buna göre;

  1. a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,
  2. b)2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen sürelerve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,

itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar duracaktır. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacaktır. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine 15 gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere 15 gün uzamış sayılacaktır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini 6 ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilecek ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilecektir.

Aşağıdaki süreler bu uygulamanın kapsamı dışında sayılmıştır:

  1. a) Suç ve ceza, kabahat ve idari yaptırım ile disiplin hapsi ve tazyik hapsi için kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri.
  2. b) 5271 sayılı Kanunda düzenlenen koruma tedbirlerine ilişkin süreler.
  3. c) 6100 sayılı Kanunda düzenlenen ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemlere ilişkin süreler.

2004 sayılı Kanun ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlar kapsamında;

  1. a) İcra ve iflas daireleri tarafından mal veya haklara ilişkin olarak ilan edilmiş olan satış gününün durma süresi içinde kalması halinde, bu mal veya haklar için durma süresinden sonra yeni bir talep aranmaksızın icra ve iflas dairelerince satış günü verilecektir. Bu durumda satış ilanı sadece elektronik ortamda yapılacak ve ilan için ücret alınmayacaktır,
  2. b) Durma süresi içinde rızaen yapılan ödemeler kabul edilecek ve taraflardan biri, diğer tarafın lehine olan işlemlerin yapılmasını talep edebilecektir,
  3. c) Konkordato mühletinin alacaklı ve borçlu bakımından sonuçları, durma süresince devam edecektir,

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Koronavirüs (Covid-19) Kaynaklı Olumsuzlukları Önlemeye Yönelik 7226 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Yasalaştı

BANKALAR HAKKINDA UYGULAMA

  1. A) Aksatılan Çek/Kredi/K.Kartı Ödemelere Yönelik Düzenlemeler

   Bu Kanunun 48 inci maddesi ile 5834 sayılı Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanuna eklenen geçici 2 nci madde uyarınca; 

   Anapara ve/veya taksit ödeme tarihi 24/3/2020 tarihinden önce olup da; kullandığı nakdî ve gayrî nakdî kredilerinin anapara, faiz ve/veya ferilerine ilişkin ödemelerini aksatan gerçek ve tüzel kişilerin, ticari faaliyette bulunan ve bulunmayan gerçek kişilerin ve kredi müşterilerinin karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin,

   Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi nezdinde tutulan kayıtları, söz konusu borçların ödenmesi geciken kısmının, 31/12/2020 tarihine kadar tamamının ödenmesi veya yeniden yapılandırılması halinde, bu kişilerle yapılan finansal işlemlerde kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar tarafından sicil bozukluluğu olarak dikkate alınmayacaktır. Bankalara bu borçlarla ilgili uzatılması için başvuru yapmak gerekmektedir.

Bu aksatılan ödemelerin yapılandırma veya tamamının ödeme tarihi 31.12.2020’dir.

B)İŞLETMELERİN KRİZDEN ETKİLENMEMELERİ İÇİN KREDİ OLANAKLARI YAYINLANMIŞTIR.

  • İŞ’E DEVAM DESTEĞİ 26 MART TARİHİNDE BAŞLIYOR…

Ekonomik İstikrar Kalkanı

Salgından olumsuz etkilenen başta KOBİ’ler olmak üzere kurumsal ve ticari ölçekteki tüm firmaların işletme sermayesi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kamu bankalarımız ve katılım finans kuruluşlarımız “İŞ’E DEVAM KREDİ DESTEĞİ” hayata geçiriliyor.

Ziraat Bankası — Halkbank — Vakıfbank — Ziraat Katılım — Vakıf Katılım

26 Mart 2020 tarihinden itibaren talepler kabul edilmeye başlanacaktır.

— 6 Ay Ödemesiz

— Yıllık Yüzde 7,5 Maliyetli

— 36 Ay Vadeli

KOBİ-KOBİ DIŞI İŞLETMELER BAZINDA KREDİ LİMİTLERİ
Yıllık Ciro (TL)Azami Kredi Tutarı (TL)
0-25 Milyon10.000.000
25-125 Milyon25.000.000
125 Milyon üzeri100.000.000

 

  • ÇEK ÖDEME DESTEK KREDİSİ VE KREDİ DESTEĞİ….

Koronavirüs salgınının istihdam, üretim, ticaret ve ödeme sistemine olası etkilerini en az düzeyde tutmak amacıyla uygulamaya alınan “Ekonomik İstikrar Kalkanı” tedbirlerinin sağlıklı olarak işlemesi ve ekonomik faaliyetin desteklenmesi için bankacılık sektörü tarafından aşağıdaki uygulamalar başlatılmıştır:

a- Çek Ödeme Destek Kredisi

Hazine destekli, Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaleti ile başta KOBİ’lerimiz olmak üzere kurumsal ve ticari müşterilerin, bugüne kadar gerçek ticari işlemlerine dayalı olarak keşide ettikleri ve edecekleri çeklerinin ödenmesi amacıyla, her bir banka tarafından ayrı ayrı belirlenmek üzere tahsis edilen limitler dahilinde kredi kullandırılmaya devam edilecektir.

“Çek Ödeme Destek Kredisi” ile müşterilerin ticari itibarlarının korunmasına katkı sağlanması amaçlanmaktadır.

Kredi desteği; 3 ay anapara ve faiz ödemesiz, toplam 12 ay vadeli ve yıllık % 9,5 faizli olacaktır.

KOBİ ve KOBİ dışı işletmeler bazında azami kredi tutarları aşağıdaki gibidir:

Yıllık ciro (TL)Azami kredi tutarı (TL)
0-25 milyon1 milyon
25-125 milyon5 milyon
125 milyon üzeri10 milyon
  

 

 

  • EKONOMİK İSTİKRAR KALKANI KREDİ DESTEĞİ…

Yukarıdaki uygulamaya ek olarak bankalar, başta KOBİ’lerimiz olmak üzere kurumsal ve ticari müşterilerin işletme sermayesi ihtiyaçları için “Ekonomik İstikrar Kalkanı Kredi Desteği” ne başlayacaktır.

Kredi desteğini kullanacak firmaların, 2020 yılı Şubat ayı sonu itibarıyla kayıtlı çalışan sayılarında kredi vadesi boyunca azaltma yapmamaları ön koşulu bulunmaktadır.

Teminat eksiği bulunan müşterilerin, krediye erişim imkanı için Hazine destekli KGF kefaleti de sağlanabilecektir.

Kredi desteği; 3 ay anapara ve faiz ödemesiz, toplam 12 ay vadeli ve yıllık % 9,5 faizli olacaktır.

 

 

 

 

KOBİ ve KOBİ dışı işletmeler bazında azami kredi tutarları aşağıdaki gibidir:

Yıllık Ciro (TL)Azami kredi tutarı (TL)
0-25 milyon5 milyon
25-125 milyon25 milyon
125 milyon üzeri50 milyon

Sektör farkı olmaksızın, salgından ekonomik olarak olumsuz etkilenen kurumsal ve ticari müşteriler her iki kredi paketine de başvurabileceklerdir.

Uygulamaya katılacak olan bankalar, katılımlarını en kısa sürede kamuoyuna duyurup, 30 Mart 2020 tarihinden itibaren talep kabul etmeye başlayacaklardır.

 

DİĞER HÜKÜMLER

1) İş Yeri Kira Bedelinin Ödenememesine Yönelik Düzenleme

Bu Kanunun geçici 2 nci maddesi ile 1/3/2020 tarihinden 30/6/2020 tarihine kadar işleyecek iş yeri kira bedelinin ödenememesi kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmayacaktır.

Yürürlük: Resmi Gazete’de yayımı tarihinde.

2) Elektrik ve/veya Doğal Gaz Tüketim Bedellerinin Tahakkuk ve/veya Tahsilatlarının Süresinin ve Kapsamının Belirlenerek 1 Yıla Kadar Ertelenmesi Hakkında Cumhurbaşkanına Yetki Verilmesi

Bu Kanunun 2 nci maddesi ile 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanuna eklenen 13 üncü maddeyle, elektrik ve/veya doğal gaz tüketim bedellerinin tahakkuk ve/veya tahsilatlarının süresinin ve kapsamının belirlenerek 1 yıla kadar ertelenmesi ile elektrik ve/veya doğal gaz dağıtım ve/veya tedarik şirketlerinin söz konusu ertelemeden kaynaklanan anapara haricindeki tüketicilerden tahsil edilmeyen bedellere ilişkin finansman maliyetinin, gecikme zammı tutarını geçmemek üzere Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinden karşılanmasına yönelik Cumhurbaşkanı’na yetki verilmiştir.

Finansman maliyeti kapsamına girecek maliyet unsurları da dâhil olmak üzere bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenecektir.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Koronavirüs tedbirleri kapsamında vergi beyanname ve ödemeleri ertelendi

Son dakika: Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak; Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında muhtasar ve KDV beyanname ve ödemelerinin ertelendiğini, sokağa çıkma yasağı nedeniyle 65 yaş üstü vergi mükellefi vatandaşların da beyanname ve ödemelerinin yasak sonuna kadar ertelendiğini duyurdu.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, koronavirüs tedbirleri kapsamında sosyal medya üzerinden bir dizi açıklamada bulundu. Muhtasar ve KDV beyannamelerinin ertelendiğini duyuran Albayrak, sokağa çıkma yasağı nedeniyle vergi mükellefi olan 65 yaş üstü vatandaşların beyanname ve ödemelerinin yasağın sonuna kadar ertelendiğini söyledi.

Bakan Albayrak Twitter üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Koronavirüs salgınının neden olduğu ekonomik tahribata karşı devreye aldığımız Ekonomik İstikrar Kalkanı tedbirleri kapsamında vergi süreçleri bakımından mücbir sebep hükümlerinden faydalanacak mükellefler için bir Genel Tebliğ hazırladık.

1,9 MİLYON KİŞİ MÜCBİR SEBEP HALİ KAPSAMINA ALINDI

Tebliğ ile mücbir sebep hali kapsamındaki sektörleri ve altında yer alan iş kollarını belirledik. Sektörlerin dışında, ticari, zirai kazanç sahibi veya serbest meslek erbabı olan tüm gelir vergisi mükellefi vatandaşlarımızı da (1,9 milyon kişi) mücbir sebep hali kapsamına aldık.

BEYANNAME VE ÖDEMELER ERTELENDİ

Nisan, Mayıs ve Haziran’da muhtasar ve KDV beyannamelerine ilişkin ödemeleri 6’şar ay öteliyoruz. Bu aylarda verilmesi gereken Muhtasar ve KDV beyannameleri de verilmeyecek. Bu beyannameleri 27 Temmuz’a erteliyoruz.

Diğer taraftan İçişleri Bakanlığı genelgesi sonrası, 65 yaşın üzerinde olması ya da kronik rahatsızlığı bulunması nedeniyle sokağa çıkamayacak olan vergi mükellefi vatandaşlarımızın beyanname ve ödemeleri yasağın sonuna kadar ertelenmiştir.”

Vergi İncelemesi İle Hazineye Gelir Sağlanabilir mi?

1.Giriş

V.U.K 134. Maddesine göre vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamaktır. İncelemeye yetkili olanlar tarafından lüzum görüldüğü takdirde inceleme, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların tetkikına da teşmil edilebilir. Fiili envanterin yapılmasının gerektirdiği ve incelemeyi yapan tarafından tasdik edilen giderler Hazinece mükellefe ödenir.

Vergi incelemesindeki amacın sadece kayıtdışılık ile mücadele olmadığı aynı zamanda ödenmesi gereken vergilerin doğruluğu, yeri geldiğinde mükellef haklarının korunması gerektiği madde hükmünden anlaşılabilir. Yapılan vergi incelemelerinde kayıtdışılık ortaya çıkarılmakla birlikte, yeri geldiğinde vergi iadelerinin de vergi incelemeleriyle yapıldığı unutulmamalıdır.

Şu halde vergi incelemesi ile hazineye gelir sağlanıp, sağlanmayacağı yazımızın devamında ortaya konulacaktır. Makalemizde vergi inceleme amaçlarının tamamı değil, gelir sağlayıp sağlamadığının işleneceğinin bilinmesi gerekmektedir.

2.Türkiye de Vergi İncelemesi ve Sağladığı Gelirler

V.U.K 134. Maddesinde; “Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamaktır.” Şeklinde ifade edilmiştir. Yine V.U.K. 135. Maddesinde; “Vergi incelemesi; Vergi Müfettişleri, Vergi Müfettiş Yardımcıları, ilin en büyük mal memuru veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır. Gelir İdaresi Başkanlığının merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında görev yapanlar her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haizdir.” Şeklinde vergi incelemesine yetkili olan kamu görevlilerini de belirtmiştir.

Vergi Başmüfettişleri, Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları Kayıtdışı ekonomi ile mücadele de etkin rol oynamaktadırlar.

Ülkemizde 2005 yılından sonra denetimin önem kazanması üzerine tüm kamu kurumlarında denetim mekanizmaları artırılırmış olup, özellikle de vergi denetiminin artırılması amaçlanmıştır. 10 Temmuz 2011 tarihinde, 27990 sayılı Resmi Gazete‟de yayımlanarak yürürlüğe giren 646 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile devrim nitelikte düzenlemeler yapılmış olup, vergi denetiminde önemli mesafeler katledilmiştir. Zira bu tarihten sonra mükellefler nezdinde vergi incelemeleri Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı bünyesinde etkin bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Türkiye de bazı yıllarda yapılan vergi incelemeleri aşağıda ki tabloda gösterilmiştir.

Tablo:1 Türkiye’de 2014-2018 Yılları Vergi İncelemeleri

YıllarSınırlı İncelemeTam İncelemeToplam*
2014111.69237.355149.047
2015129.20930.291159.500
2016144.82040.642185.462
201792.03426.992119.026
2018101.42233.681135.103

* Toplam inceleme sayısı bulunurken bir mükellefin birden fazla dönemi incelenmişse her bir dönem ayrı bir inceleme olarak dikkate alınmıştır.

Kamuda denetimin son yıllarda artırılması sonucunda kayıtdışılıkla mücadele de etkin rol oynayan denetim elemanları tarafından hazineye önemli gelir kaynağı sağlanmıştır. Zira beyan edilmeyen gelirler ile kayıtdışı alış ve satışlar önemli ölçüde haksız rekabete sebep olmakla birlikte kamuoyu ciddi anlamda hazine zararına(Kamu zararı: Mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıyla doğan zararı ifade eder.) uğratmaktadır. Türkiye de 2018 yıllarında Vergi Başmüfettişleri, Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından yapılan vergi incelemeleri sonucunda hazineye aktarılan gelirler aşağıda ki tabloda gösterilmiştir. Ayrıca tablodaki veriler Türkiye’nin kayıtdışı ekonomi boyutunu da ortaya koymaktadır.

Tablo 2: Vergi Türleri İtibarıyla İnceleme Sonuçları (TL)

Vergi TürüBulunan Matrah FarkıTarhı İstenilen Vergi TutarıKesilmesi Önerilen Ceza
Kurumlar Vergisi4.201.464.344763.592.6871.498.653.986
Kurumlar Vergisi Geçici6.761.631.738*662.711.9301.690.623.542
Gelir Vergisi4.046.792.399186.366.600386.900.095
Gelir Vergisi Geçici842.774.855*65.779.043130.735.633
KDV12.104.078.2234.917.247.67612.267.600.968
BSMV409.854.78819.454.24334.136.511
ÖTV253.268.8861.523.633.8513.135.567.088
Damga Vergisi5.449.583.99246.431.22448.649.216
Gelir Vergisi Stopaj1.686.880.618305.411.382401.463.056
Kurumlar Vergisi Stopaj700.620.29880.062.53781.517.349
Diğer Vergiler1.254.704.133152.109.045186.766.082
Toplam37.711.654.2758.722.800.21819.862.613.528

* Bu tutar terkin edilerek üzerinden gecikme faizi ve vergi ziyaı hesaplanacaktır.

Ülkemizde vergi incelemesi sonucunda elde edilen gelirler ortaya konulmuş olup, vergi müfettişleri tarafından incelemeler sonucu hazineye gelir sağladığı kalemler tek tek gösterilmiştir. Her ne kadar matrah farkları mükelleflerin ilgili yıllarda beyan etmesi gereken gelirler olsa da bulunan farklar vergi incelemesi sonucunda ortaya çıkarılmış, hazineye gelir kaydedilmiştir. Vergi incelemesinin genişlettirilmesi halinde vergi dışı bırakılan gelirlerin azalacağı, bu da hazinenin gelirini artıracağı ortadadır.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder