fbpx
Cuma, 10 Temmuz, 2020

Vergi İncelemesi Öncesi Ön Açıklama Nedir?

İzaha davet uygulaması, 213 sayılı VUK’a 370.madde olarak yeni bir yöntem olarak vergi incelemesi öncesi pratik bir düzeltici beyan mahiyeti taşıyan bir uygulama mahiyeti taşımaktadır. 01.09.2017 tarihinden itibaren uygulamaya konulan bu yöntem ile vergi inceleme süreci bir anlamda öne çekilerek mükelleflerin gönüllü beyan sistemi benzeri bir sistem ile pratik sonuca gitmeleri hedeflenmektedir. Buna göre, 6728 sayılı yasanın 22.maddesi ile 213 sayılı VUK mülga 370.maddesi “izaha davet” metodu uygulamaya konulmuştur.

İzaha davet uygulaması ile ilgili koşullara uymayan mükelleflerin, vergi incelemesini gerektiren işlemleri eskiden olduğu gibi “vergi incelemesi” yoluyla gerçekleştirilecektir. İzaha davet uygulaması henüz yeni bir uygulama ve bir müessese olması nedeniyle bu uygulama hakkında bugünlerde leh veya lehte görüşler veya eleştiriler ileri sürülebilmektedir (Bkz. ERDEM Tahir, Vergi Usul Kanunu’nda Yeni Bir Kurum “İzaha Davet”, Vergi Sorunları Dergisi, Sayı:347, Ağustos 2017).

Uygulama, aşağıdaki işlemlerin ortaya çıkması durumunda devreye sokulabilecek bir yöntem olarak kullanılabilecektir:

1-    BA-BS form analizlerinin karşılaştırılması sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar,

2-    Kredi kart satışları ile KDV beyannamelerindeki ortaya çıkan olumsuzluklar,

3-    Yıllık kurum veya gelir vergisi beyannameleri ile muhtasar beyanname-SGK PHB bildirimlerinin analizi sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar,

4-    İlgili kurum ve kuruluşlardan gelen mali veriler ile mükellef bilgilerinin karşılaştırılması sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar,

5-    Yıllık kurum veya gelir vergisi beyannameleri üzerinde yapılan indirim veya mahsupların yasal oranları aşması durumunda ortaya çıkan negatif durumlar,

6-    Kar dağıtımı uygulamalarında yasal kurallara uyulmaması ile ilgili olumsuzluklar,

7-    Zarar mahsubu ilkelerine uyulup uyulmaması halinde ortaya çıkan olumsuzluklar,

8-    Kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde yapılan revizyonlar sırasında ortaya çıkan olumsuzluklar: İştirak kazançları ile ilgili uygulamalar, KVK md.1/1-e ile ilgili uygulamalar,

9-    Örtülü sermaye uygulaması ile ilgili durumlar,

 

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

İzaha Davet 1 Eylül’de Başladı, Ama..

Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) mülga 370’inci maddesi, 9/8/2016 tarihli ve 29796 sayılı Resmî Gazete’de (RG) yayımlanan 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile “İzaha Davet” başlığı altında yeniden düzenlenmiş ve vergi sistemimize yeni bir müessese olarak “İzaha Davet” girmiştir. Söz konusu müesseseye ilişkin detaylar 482 sıra numaralı VUK Genel Tebliği’nde düzenlenmiştir.

İzaha davet özetle, tebliğde düzenlenen 16 adet konuda vergi kaybına delalet eden ön tespitler olması durumunda mükellefin Maliye Bakanlığı birimlerince (İzah Değerlendirme Komisyonları) izaha davet edilmesi, açıklamalarının dinlenmesi, bu açıklamaların kabul edilmemesi halinde ise daha düşük bir vergi ziyaı cezası ödeyerek vergisel kayıpları telafi etmelerine imkan tanıyan bir müessese olarak düzenlenmiştir. Söz konusu tebliğin detayları birçok makale ve köşe yazısının konusu olduğundan ben burada bunları tekrarlamadan düzenlemeye ilişkin eleştiri ve önerilerimi paylaşacağım.

Her şeyden önce uzun yıllar Maliye Bakanlığı’nda üst düzey vergi incelemesi yapmış biri olarak şunu ifade etmem gerekir ki; bu türden bir düzenleme oldukça gerekli idi. Zira matrah farkının açık olduğu durumlarda takdir komisyonuna veya vergi incelemesine sevk edilmek hem mükellefleri psikolojik olarak yıpratmakta hem de incelemelerin uzun sürmesi nedeniyle süre açısından verginin geç tahsiline neden olmaktaydı. Dolayısıyla bu müessese en azından vergisel alanda gri olmayan alanlarda hem devlet hem de mükellef lehinedir. Düzenleme genel olarak mükelleflerin vergiye gönüllü (!) uyumunu teşvik eder nitelikte olmakla birlikte, bazı belirsizlikleri de uhdesinde barındırmaktadır. Zira kanun ve tebliğde mükellef lehine yapılan düzenlemeler uygulamada aleyhe sonuçlara yol açabilir.

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, tebliğde izaha davetin kapsamı sınırlı olarak sayılmıştır. Dolayısıyla bakanlık sadece bu konularda izaha davet uygulaması yapacak. Ancak genellikle bu türden bir uygulama bir kez başladı mı sonradan kapsamının genişlediği de tecrübeyle sabittir. Ayrıca izaha davetin kapsamı dışındaki diğer riskli konularda başta vergi daireleri olmak üzere, bakanlık birimlerince bilgi veya açıklama istenebileceğinin de unutulmaması gerekir. Dolayısıyla kapsamın genişlemesi mükellef lehine sonuçlar doğurabilir. Sadece, kapsamdaki konular mütemadiyen kontrol edileceğinden “radara” yakalanma riski artacaktır.

Müessesenin en can alıcısı noktası, kimlerin izaha davet edileceği ve yapılan izahın yeterli görülüp görülmemesi. Her iki husus da sübjektif değerlendirmeye açık. Tebliğ izaha davetin kıvılcımını “ön tespitin yapılması”na bağlamış, ön tespitin ne olduğuna dair geniş bir tanım vermiş. Ancak ön tespitler uygulamada sübjektif değerlendirmelere ve mükellefler üzerinde “Demokles’in Kılıcı” gibi kullanılmaya da açık. Dolayısıyla ön tespitin objektif kriterlere bağlanması gerekir. Ayrıca yapılan izahatin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi de komisyon üyelerinin değerlendirmesine tabi. Maddi hatalarda veya vergisel açıdan tartışma olmayan konulardaki eksikliklerde elbette hiçbir sorun olmayacaktır. Ama gri alanlarda mükellefler ile İdare sık sık karşı karşıya gelecek ve müessese amacına ulaşmayacaktır.

Netleştirilmesi gereken bir diğer konu da, uygulama 1 Eylül 2017’de başlıyor olmakla birlikte tebliğin geçmişe şamil olaylar için uygulanıp uygulanmayacağı. Örneğin 2015 yılındaki bir işlem için izaha davet yazısı gönderilebilecek mi? Kişisel kanaatim uygulamanın yürürlükten sonrası için uygulanması gerektiğidir, ama aksi de olabilir.

 

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Mükellefler Bu Hususlardan Dolayı İzaha Davet Edilebilir!

1.Ba-Bs Bildirim formlarının analizi
2.Kredi kartı satış bilgilerinin KDV beyannameleri ile karşılaştırılması
3.Yıllık beyannameler ile muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin karşılaştırılması
4.Serbest meslek kazançlarındaki bilgilerin asgari ücret tarifeleri ile karşılaştırılması
5.Yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde yapılan indirimlerin oransal kontrolü
6.Kâr dağıtımlarında tevkifat yapılıp yapmadığının tespiti
7.Geçmiş yıl zararlarının mahsubunun doğruluğu
8.İştirak kazançlarının bildirimi
9.Kurumlar vergisi kanunu kapsamında istisna uygulamaları
10.Örtülü sermaye kullanan mükelleflerin hesapladığı faizler
11.Ortaklardan alacaklar için hesaplanması gereken faizler

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

İzaha Davet: Vergi İncelemelerinde Yeni Bir Enstrüman

İzaha davet uygulaması, 213 sayılı VUK’a 370.madde olarak yeni bir yöntem olarak vergi incelemesi öncesi pratik bir düzeltici beyan mahiyeti taşıyan bir uygulama mahiyeti taşımaktadır. 01.09.2017 tarihinden itibaren uygulamaya konulan bu yöntem ile vergi inceleme süreci bir anlamda öne çekilerek mükelleflerin gönüllü beyan sistemi benzeri bir sistem ile pratik sonuca gitmeleri hedeflenmektedir. Buna göre, 6728 sayılı yasanın 22.maddesi ile 213 sayılı VUK mülga 370.maddesi “izaha davet” metodu uygulamaya konulmuştur.

İzaha davet uygulaması ile ilgili koşullara uymayan mükelleflerin, vergi incelemesini gerektiren işlemleri eskiden olduğu gibi “vergi incelemesi” yoluyla gerçekleştirilecektir. İzaha davet uygulaması henüz yeni bir uygulama ve bir müessese olması nedeniyle bu uygulama hakkında bugünlerde leh veya lehte görüşler veya eleştiriler ileri sürülebilmektedir (Bkz. ERDEM Tahir, Vergi Usul Kanunu’nda Yeni Bir Kurum “İzaha Davet”, Vergi Sorunları Dergisi, Sayı:347, Ağustos 2017).

Uygulama, aşağıdaki işlemlerin ortaya çıkması durumunda devreye sokulabilecek bir yöntem olarak kullanılabilecektir:

1-    BA-BS form analizlerinin karşılaştırılması sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar,

2-    Kredi kart satışları ile KDV beyannamelerindeki ortaya çıkan olumsuzluklar,

3-    Yıllık kurum veya gelir vergisi beyannameleri ile muhtasar beyanname-SGK PHB bildirimlerinin analizi sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar,

4-    İlgili kurum ve kuruluşlardan gelen mali v eriler ile mükellef bilgilerinin karşılaştırılması sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar,

5-    Yıllık kurum veya gelir vergisi beyannameleri üzerinde yapılan indirim veya mahsupların yasal oranları aşması durumunda ortaya çıkan negatif durumlar,

6-    Kar dağıtımı uygulamalarında yasal kurallara uyulmaması ile ilgili olumsuzluklar,

 

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

İzaha Davet mi? Ön Vergi İncelemesi mi?

Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında TBMM de kabul edilen 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla  vergi kanunlarımızda önemli değişiklikler yapıldı. Bu değişiklerden biriside yasanın 22.maddesinde yer alan 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 370 maddesinde yer alan “İzaha Davet” uygulamasının getirilmesidir. “İzaha Davet” sistemi 1 Eylül 2017 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.

İzaha Davet uygulamasının işleyişine ilişkin uygulama 482 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği 25 Temmuz 2017 tarih ve 30134 sayılı resmi gazetede yayınlanmıştır. Yayınlanan tebliğle Maliye Bakanlığı, kendisine verilen yetkiyi kullanarak izaha davetin kapsamı ve izaha davet kapsamına alınan konuları belirlenmiştir.

Bunlar:

  1. Ba-Bs Bildirim formlarının analizi
  2. Kredi kartı satış bilgilerinin KDV beyannameleri ile karşılaştırılması
  3. Yıllık beyannameler ile muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin karşılaştırılması
  4. Serbest meslek kazançlarındaki bilgilerin asgari ücret tarifeleri ile karşılaştırılması
  5. Yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde yapılan indirimlerin oransal kontrolü
  6. Kâr dağıtımlarında tevkifat yapılıp yapmadığının tespiti
  7. Geçmiş yıl zararlarının mahsubunun doğruluğu
  8. İştirak kazançlarının bildirimi
  9. Kurumlar vergisi kanunu kapsamında istisna uygulamaları
  10. Örtülü sermaye kullanan mükelleflerin hesapladığı faizler
  11. Ortaklardan alacaklar için hesaplanması gereken faizler
  12. Limited şirket ortaklarının ortaklık hakları/hisselerini elden çıkarma kazanç beyanda bulunması
  13. Gayrimenkul alım/atım bedelinin eksik beyan edenler
  14. Gayrimenkullere ilişkin değer artışı kazançları
  15. Gayrimenkul sermaye iratlarını beyan etmeyen veya eksik/hatalı beyan edenler.
  16. Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullananlar

Yukarıda yer alan konular incelendiğinde ağırlıklı olarak kurumlar vergisi mükelleflerinin ve bilanço usulüne göre defter tutan gelir vergisi mükelleflerinin izaha davet edileceği öne çıkmaktadır.

Tebliğde izaha davet sisteminin amacının; “…Getirilen bu düzenleme ile İdare ve mükellefler arasındaki uyuşmazlıkların azaltılması, İdarenin zamanını daha etkin ve verimli alanlara hasretmesi, olayların gerçek mahiyetinin tespit edilmesine mükelleflerce daha çok katkıda bulunulması ve bu sayede vergiye gönüllü uyumun artırılması amaçlanmaktadır.”

Bu açıklama üzerine vergiye gönüllü uyum konusunda karşımıza çıkan,

  • Vergi mükelleflerin vergi yasalarına uygun olarak hareket etmesi mi?

yoksa

  • Devletin kamu gücü kullanılarak cebri olarak vergi ödeyecek olanların vergi ödemelerini sağlamak mı?

sorularının cevabı “İzaha davet”  sistemi içinde nasıl karşılık bulacaktır.

Uygulamayı mükellef, meslek mensubu ve idare olmak üzere üç ana eksende ele almak gerekir.

Bu nedenle izaha davet uygulamasının işleyişinden çok sebep ve sonuçlarının yaratacağı etkinin üzerinde durmak muhasebe ve vergi tekniği açısından değerlendirmek önem arz ediyor.

“Vergileme ilkeleri ve vergi tekniği” birlikte düşünüldüğünde izaha davet uygulaması yeni bir vergi sistemin oluşmasına yol açacaktır.

Çünkü yapılan yasal düzenleme 213 sayılı Vergi Usul Kanunun; Vergi kanunlarının uygulanması ve ispat başlıklı 3. maddesi başta olmak üzere, 341-344-359-364-365-363-369-371 ve 376 maddelerinin yasalda yer alan şekli dışında farklı yorumlanması ve uygulanmasına neden olacaktır. Uygulamaya girdiği tarihten günümüze kadar Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanır” hükmü yerine, izaha davet uygulamasıyla vergi kanunları için şimdiye kadar hiç uygulama alanı olmayan “kıyas ve yorum” uygulama alanı bulacaktır.

İzaha davet uygulaması üzerine farklı bir bakış ve değerlendirme

  • Vergiye gönüllü uyumda bireysel ve toplumsal davranışın önemi

Vergiye gönüllü uyumu ön plana çıkaran izaha davet uygulamasında mevcut vergi sistematiğinde dünden bugüne mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu etkileyen ve belirleyen; vergi oranları, vergi denetimi, cezaların caydırıcı gücü, vergi ahlakı, vergilerin kullanıldıkları alanlar, gelir dağılımı, vergide adalet, toplumun vergiye sosyal ve kültürel bakışı gibi olumsuz faktörler ortadan kaldırılmadığı “Vergi Affı” gibi bir siyasi gücün (siyasi rüşvet) her zaman etkin bir şekilde kullanıldığı bir dönemde vergiye gönüllü uyum nasıl sağlanabilir.

Vergi ahlakı  hiçbir baskı ve zorlama olmaksızın yasal ölçülerde vergi ödemede gönüllülüğü esas almaktadır. Bireylerin vergi ödeme veya ödememe konusundaki davranışlarını belirleyen en etkin faktör psikolojik olarak vergi algısıdır. Bu nedenle vergiye gönüllü uyumda bireysel davranışın topluma yansıması gerçekçi bir sonuç doğurur.

  • Ulusal ekonominin gelişmesinde vergi politikası

Vergilendirme politikalarının amacı, kamu giderlerinin karşılanması ve vergide adaleti sağlamaktır.

Günümüzde ise vergi politikası

– Piyasayı sübvanse etmek mi?

– Piyasayı disiplin etmek mi?

Şeklinde bir finansal araç olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Oysaki gelir dağılımının eşitsizliği, vergide adaletin olmadığı bir ekonomide verginin finansal araç olarak kullanılması her zaman vergide gönüllü uyumu olumsuz etkileyecektir.

  • Vergi denetim ve inceleme sistemi yeniden şekillenecek

Mevcut sistemde vergi dairesi başkanlıkları ile defterdarlık bünyesinde görev yapan vergi dairesi müdürlerinin, vergi denetim ve koordinasyon birimlerinin görev alanı içinde bulunan birimlerce çok aktif olarak kullanılmayan vergi incelemesi yetkisi, izaha davet uygulamasıyla İzah Değerlendirme Komisyonu tarafından ön vergi incelemesi şeklinde yapılacaktır. Uygulamayla, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı bünyesinde bulunan vergi denetim ve inceleme yetkisi, kısmen de olsa İzah Değerlendirme Komisyonuna devir edilmiş olacaktır. Bu uygulama ile birlikte inceleme veya takdire sevk edilen işlemler için  yetki karmaşası yaşanması muhtemeldir.

  • İzaha davet uygulamasında izahın değerlendirilmesi?

İzaha davet için mükellef hakkında yetkili merciler tarafından verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler (bilgi, bulgu veya verilerin) bulunduğuna dair izah değerlendirme komisyonunca ön tespitin yapılmış olması gerekiyor. Hiç şüphe yok ki vergi kanunları ve kanunların uygulanmasına ilişkin tebliğ ile diğer mevzuatta yer alan düzenlemelere uygun olarak mükellefin, yapacağı izahı desteklemek amacıyla başta defter ve belgeler olmak üzere Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesi kapsamında (yemin hariç) her türlü delili sunabileceği ifade edilmektedir

 

İzahın yeterli görülmemesi halinde mükellefin vergi incelemesine ya da takdir komisyonuna sevk edilebileceği belirtilmektedir.

Beyanname üzerinden yapılan indirimler, uygulanan istisnalar, geçmiş yıl zarar mahsubu, ortaklık hakları/hisselerini elden çıkarma ve değer artışı kazançları hepsine yönelik idare tarafından verilen farklı, farklı özelgeler ve farklı yargı kararları varken mükellef tarafından sunulan bilgi ve belgeler üzerinden, izahın yeterli görülmesi/görülmemesi halindkim neye göre ve nasıl karar verecek? Bu nedenle izah değerlendirme komisyonların mükellef tarafından kendilerine yapılacak olan izahları değerlendirme ölçüsü ve kriterlerinin ne olacağı önem arz etmektedir.

  • Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanılması meşru hale gelecektir?

Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olması artık meşru bir zemin bulacaktır. Toplam Mal/Hizmet Alışları üzerinden yapılacak bir oranlama ileride sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımını meşru bir hak kullanımı şeklinde algılanacaktır.

  • 15 günlük süre yeterli olacak mı?

Mükellefçe yapılan izahın komisyonca yeterli bulunmaması halinde bu durum mükellefe bildirileceği ve bu bildirim üzerine, izahın yapıldığı tarihten itibaren 15 gün içinde hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi istenilmektedir. Bu süre yeterli bir süre değildir. Uygulamada bir sorun yaşanmaması için bu sürenin bu durum mükellefe bildirildiği tarihten itibaren en az 30 gün olarak yeniden belirlenmesi daha sağlıklı bir sonuç sağlayacaktır.

  • İzaha davet sisteminde meslek mensubu etkinliği

482 sıra nolu Vergi Usul Kanunun Genel Tebliği gereğince izaha davetin kapsamı ve izaha davet kapsamına alınan konular birlikte değerlendirildiğinde izaha davete dayanak teşkil eden beyanname ve bildirimlerin bizzat meslek mensupları tarafından yerine getirilen iş ve işlemeler olduğu dikkate alındığında, konu vergi mükelleflerinin eksik/hatalı beyanlarının dışında meslek mensuplarının muhasebe kayıtlarını muhasebe sistemi uygulama genel tebliği ile vergi mevzuatına uygun olarak bildirim ve beyanname gönderip göndermediğinin kontrolünün sonuçlarının ele aldığı şeklinde gerçekleşecektir.

Özetle izaha davet uygulamasında ceza mükellefe kesilecek fatura meslek mensubuna çıkacaktır.

Bu sistem yıllardan beri meslek camiasında Mesleki Eğitim ve Bilgi Meslek Unvanı ile Yeterlilik İlkesi, Mesleki Sorumluluk içinde gerekli özen ve titizlik göstererek, yasal düzenlemelere ve ilan olunmuş norm ve standartlara uygun  beyanname ve bildirimlerin imzalanması/tasdik edilmesi konusunda her türlü özveride bulunan meslek mensupları ile mesleki ilke ve etiği yok sayarcasına haksız rekabet oluşmasına neden olan meslek mensupları arasında mükelleflerce gerekli tespitin yapılmasına da bir anlamda imkân verecektir.

  • İzaha davet uygulamasının sonuçlarının yansıması

İzaha davet uygulamasın kapsamında elde edilen sonuçlara ilişkin verilerin değerlendirilmesi sonrasında amaç kayıt dışını kayıt altına almak ve vergiyi tabana yaymak mı yoksa eksik veya hatalı beyanların düzeltilmesi mi?

– Kredi kartı satış bilgilerinin KDV beyannamesi ile karşılaştırılması=Eksik hasılat,

– BA-BS bilgilerine alım/satım eksik beyan ederek II. sınıftan I. sınıfa geçmeyenler,

– Muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin karşılaştırılması=Kayıt dışı istihdam,

– Basit usul mükelleflerin kredi kartı satışları ve işçi sayısı, kira tutarı ve emlak değeri,

– GMSİ kira gelirlerinin, emsal bedeli ve emlak değeri karşılaştırılması,

gibi konuların izaha davet sonrası sağlıklı ve doğru bir şekilde analiz edilerek sonuçlarının vergi mevzuatına göre değerlendirilmesi halinde çok kısa bir süre içinde kayıtlı mükellef oranının %2,3’lerden yüzde 5’lere ulaşacağı,

II. sınıf deftere tabi olan mükelleflerin en az 250 bininin I. sınıfa,

770 bin olan basit usul tabi mükellef sayısının da 400 bine kadar düşebileceği bir gerçektir.

Sonuç; Meslek camiası ve iş dünyası tarafından sürekli olarak gündeme getirilen vergi incelemesi veya takdire sevkten önce düzeltme şansı talebi 6728 sayılı kanunda karşılığını buldu ve izaha davet uygulaması vergi mevzuatımızda yerini almış oldu. Yapılan bu düzenleme ile idare ve mükellefler arasındaki inceleme ve denetimlerden kaynaklı ihtilafların azalmasını sağlayacaktır. Uygulama idarenin basit işlemlerden kaynaklı gereksiz zaman kaybını önleyecek, zamanını vergi gelirleri yönünden etkin ve verimli alanlarda olayların gerçek mahiyetinin tespit edilmesine yönelik olarak kullanmasına imkân verecektir.

Ancak; izaha davet uygulaması mükellef lehine görünse de;

  • Vergi Usul Kanununun 371’inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacak olması,
  • 15 gün içerisinde, hiç verilmemiş olan beyannamelerinin verilmesi,
  • Eksik veya yanlış beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi,
  • Hesaplanan vergiler üzerinden, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında vergi ziyaı cezası kesilmesi,
  • Tahakkuk eden ve ödemesi geçmiş bulunan vergilerin, izah zammı ile birlikte aynı sürede ödenmesi,

şartı mükellef açısında izaha davetin beklenen sonuçlarını oluşturmayacaktır. Uygulamada bu konularda mükellefi gönüllü uyuma teşvik edecek düzenlemeler yapılması gerekmektedir.

Ayrıca izaha davet sisteminde vergiye gönüllü uyum sürecinde, mükelleflerinin yükümlülükleri kadar hakları da olduğu unutulmamalıdır. Vergi idaresi bu düşünceden hareketle mükellefe yaklaşmalıdır.

Kaynak:YMM Mustafa Bahadır ALTAŞ-Alomaliye

İzaha Davet Uygulaması Hangi Dönemleri Kapsamaktadır?

482 VUK Tebliği ile İzaha Davet uygulaması 1 Eylül 2017’den itibaren yürürlüğe girecektir.

1 Eylül 2017’de başlayacak uygulamada dönem olarak 1 Eylül 2017 öncesi vergi uyuşmazlıkları ile ilgili konularda İzaha Davet uygulanacak mıdır? Yoksa sadece 1 Eylül 2017 sonrası vergi uyuşmazlıkları için mi İzaha Davet uygulanacaktır? Örneğin 2015, 2016 yılı ile ilgili bir konuda veya Şubat 2017 dönemi ile ilgili bir konuda “İzaha Davet” uygulanacak mıdır?

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

İzah Et,Vergi İncelemesine Tabi Olma!

 

6728 Sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 09.08.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun 22’nci maddesiyle, Vergi Usul Kanunu’nun mülga 370’inci maddesi, izaha davet başlığı altında yeniden düzenlenmiştir.

Getirilen bu yeni düzenleme ile vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması kaydıyla mükellefler izaha davet edilebilecektir. Ancak, kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak, bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacaktır.

 

İzaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde izahta bulunulması durumunda;

 

  1. Mükelleflerce yapılan izah sonucu vergi ziyaına sebebiyet verilmediğinin idarece anlaşılması hâlinde mükellefler söz konusu tespitle ilgili olarak vergi incelemesine tabi tutulmayacak veya takdir komisyonuna sevk edilmeyecektir.

 

  1. Mükelleflerce izahta bulunulan tarihten itibaren 15 gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilecektir. Ancak, bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmeyecektir.

Bu madde hükmü Vergi Usul Kanunu’nun 359’uncu maddesi kapsamına giren fiillere uygulanmayacaktır. Ancak, Şu kadar ki, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair yapılan ön tespitlerde, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarının; her bir belge itibarıyla 50 bin Türk lirasını geçmemesi ve mükellefin ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmaması kaydıyla mükellefler izaha davet edilebilecektir.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

İzaha Davet Kapsamına Alınan Konular

Vergi Usul Kanunu’nun 370’inci maddesi gereği olarak “Vergi incelemesine başlanılmadan veya Takdir Komisyonu’na sevk edilmeden önce verginin ziyaa (kayba) uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış” ise bu takdirde söz konusu mükellefler konu ile olarak izaha davet edilebilecek

Bu bağlamda izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle ilgili olarak Vergi Usul Kanunu’nun 371’inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmıyor.

Vergi Usul Kanunu’nun 370’inci maddesi uyarınca konuya ilişkin ön tespitlerin niteliğini, izaha davet şeklini ve kapsamını, daveti yapacak ve yapılan izahı değerlendirecek mercii, davet yapılacakları, yapılan izahta kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye “Maliye Bakanlığı” yetkili kılındı.

Konuya ilişkin olarak Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Vergi Usul Kanunu 482 sayılı Genel Tebliğ ile “İzaha Davet” uygulaması ile ilgili açıklamalar yapıldı. (25.07.2017 gün ve 30134 sayılı Resmi Gazete)

Tebliğ çerçevesinde Maliye Bakanlığı’nca “İzaha Davet” kapsamına alınan konular ana başlıklar olarak aşağıda yer alıyor:

  • Ba-Bs Bildirim Formları’ndaki bilgilerin analizi sonucunda elde edilen bulgular çerçevesinde yapılan çapraz kontroller neticesinde, vergiyi ziyaa uğratmış olabileceğine dair haklarında ön tespit bulunanlar,
  • Kredi kartı satış bilgileri ile KDV beyannamelerinin karşılaştırılması sonucunda elde edilen bulgulara dayalı olarak izaha davet söz konusu olabilecek.
  • Yıllık beyannameler ile muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin karşılaştırılması sonucunda elde edilen bulgular,
  • Çeşitli kurum ve kuruluşlardan elde edilen bilgiler ile asgari ücret tarifelerinin karşılaştırılması sonucunda ortaya çıkan veya elde edilen bilgiler,
  • Yıllık Gelir ve Kurumlar Vergisi Beyannameleri üzerinde yapılan indirimler ile kanuni oranları aşan oranların uygulanmasına yönelik işlemler,
  • Dağıtılan kâr payları üzerinden tevkifat yapmayanların bu uygulamaları,
  • Geçmiş yıl zararlarının mahsubu ile ilgili olarak mevzuata uygun işlem yapılmaması,
  • İştirak kazançlarını ilgili hesapla göstermeyen mükellefler,
  • Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5’inci maddesinin (e) bendinde yer alan taşınmaz ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı istisnasından faydalanan mükelleflerin istisna uygulaması açısından mevzuata uygun davranmamaları,
  • Örtülü sermaye uygulamasında öz sermayenin üç katının aşılmaması kuralına uymamaları,
  • Ortaklardan alacaklar için hesaplanması gereken faizler nedeniyle mevcut mevzuata aykırı davrananlar,
  • Ortaklık hakları veya hisselerini elden çıkardıkları halde beyanda bulunmayan limited şirket ortakları,
  • Gayrimenkul alım/satım bedelinin eksik beyan edilmiş olabileceğine dair haklarında tespit bulunanlar,
  • Gayrimenkullere ilişkin “Değer Artışı Kazançları” yönünden haklarında ön tespit yapılmış bulunanlar,
  • Elde etmiş bulundukları gayrimenkul sermaye iratlarını beyan etmeyen veya eksik veyahut da hatalı beyan edenler,
  • Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullananlar,

izaha davet edilebilecek.

İzaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde izahta bulunulması halinde;

 

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Vergi İncelemesi-Takdire Sevk Öncesi Yeni Bir Model: İzaha Davet Müessesesi

I-IZAHA DAVET YENİ BİR KAVRAM MIDIR?[1]:

Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ”un vergi profesyonelleri ve uygulayıcıları için getirdiği yeniliklerden biri hiç kuşku yok ki vergi incelemesi ve takdir komisyonuna sevk işleminden önce idarenin bazı özel durumlarda mükelleflerden bilgi istemesi hususudur. Bu kapsamda, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun Mülga 370. Maddesi “İzaha Davet” başlığı ile  adı geçen Kanunun 22. Maddesi ile yeniden düzenlenmiştir.

İzaha davet müessesesi, verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak aynı merciler tarafından mükelleflerden açıklama talep edilmesi olup, bu müessese, yapılan değerlendirmeler sonucunda vergi ziyaına sebebiyet vermediği anlaşılan mükelleflerin konuyla ilgili vergi incelemesine veya takdire sevk edilmesini önlemekte, vergi ziyaına sebebiyet verildiği durumlarda ise belirli şartlar dahilinde indirimli ceza uygulanmak suretiyle mükellefleri daha ağır müeyyidelerden korumaktadır.

Getirilen bu düzenleme ile İdare ve mükellefler arasındaki uyuşmazlıkların azaltılması, İdarenin zamanını daha etkin ve verimli alanlara hasretmesi, olayların gerçek mahiyetinin tespit edilmesine mükelleflerce daha çok katkıda bulunulması ve bu sayede vergiye gönüllü uyumun artırılması amaçlanmaktadır.

Maliye Bakanlığı da 25 Temmuz 2017 Salı tarih ve 30134 sayılı Resmi Gazete’de 482 Seri Nolu VUK Genel Tebliği ile detayları açıklamıştır.

Esasen yeni bir kavrammış gibi algılansa da, vergi hukukuna ilişkin eski düzenlemelerde izaha davet uygulamalarının benzerlerine tanık olduğumuzu ifade edebiliriz.

Örneğin; 66 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin C-“Ortalama Kâr Haddi Esası Yönünden Yapılacak İşler” (193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 111. maddesinde yer alan Ortalama Kar Haddi Esası, sadece beyan edilen karın doğruluk derecesini tahkik eden bir metotdur. Bu metodun amacı gerçek kazançlarının saptanmasıdır. Bu müessesenin işlerliğinin sağlanabilmesi için beyan edilen gelirin, ortalama kar hadlerine göre düşük bulunması üzerine Yasanın öngördüğü süre içinde yükümlülerin açıklama yapmaya davet olunmaları usulü bir işlemdir.) bölümünde “Gelir Vergisi Kanununda 484 sayılı Kanunla yapılmış olan değişiklikler, mükelleflerin 1963 takvim beyanlarına da uygulanacağı ve beyannamelerinde bildirilen gayrisâfi kazançları, bu esasa göre tesbit olunacak kazançlara nisbetle 1000 lirayı aşan miktarlarda düşük olanlar, düşüklük sebeplerini, izaha davet olunacaklardır.

 

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

İzaha Davet Uygulaması

Modern vergi anlayışı artık daha çok vergi almanın yolunun daha çok denetim ve yüksek vergi oranları olmadığını çoktan çözdü. Mükelleflerin vergiye gönüllü uyumu denilen müessesenin altında da bu düşünce var zaten. Yani mesele mükellefin hiç bir karşılık beklemeksizin (genel anlamda verginin tanımı yapılırken karşılıksız olduğunu ifade ediyorsak da bugün artık verginin en azından devlet tarafından sunulan hizmetlerin iyileştirilmesi ve siyaset belirleyicilerin ülkeyi doğru ve etkin bir şekilde yönetebilmesi beklentileri gibi önemli karşılıkları vardır) ödeyeceği vergiyi yine onun memnuniyetini sağlayarak ve rızası ile alabilmek.

İşte bu hususlar düşünülerek atılmış bir adım gibi görünüyor ‘İzaha Davet’ uygulaması. Vergi Usul Kanun’u 370 inci madde ile hayatımıza giren uygulama ile vergi ile ilgili beyan ve bildirimlerinde eksiklik olduğu konusunda yetkili mercilerce bir ön tespitin bulunduğu mükellef, uzun uzadıya inceleme sürecinden önce yaptığı düşünülen hata konusunda izah edici bir açıklama yapabilmesi için kendisine bir şans veriliyor.

İşte bu şansı kullanıp yapılan tespit için ikna edici bir açıklama yapabilen mükellefin dosyası incelemeye gönderilmeden kapatılıyor. Böylece hem mükellef hem de inceleme elemanları hem zamandan hem de bürokratik işlemler nedeniyle katlanılan maliyetlerden kurtulmuş oluyor.
Eğer mükellef yapılan tespitin doğruluğunu yani hatasını kabul ediyorsa kendi beyanlarını düzelterek ‘indirimli ceza’ uygulaması ile dosya yine kapatılıyor.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Vergi Mükellefi Savunucuları