fbpx

    İzaha Davet 1 Eylül’de Başladı, Ama..

    Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) mülga 370’inci maddesi, 9/8/2016 tarihli ve 29796 sayılı Resmî Gazete’de (RG) yayımlanan 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile “İzaha Davet” başlığı altında yeniden düzenlenmiş ve vergi sistemimize yeni bir müessese olarak “İzaha Davet” girmiştir. Söz konusu müesseseye ilişkin detaylar 482 sıra numaralı VUK Genel Tebliği’nde düzenlenmiştir.

    İzaha davet özetle, tebliğde düzenlenen 16 adet konuda vergi kaybına delalet eden ön tespitler olması durumunda mükellefin Maliye Bakanlığı birimlerince (İzah Değerlendirme Komisyonları) izaha davet edilmesi, açıklamalarının dinlenmesi, bu açıklamaların kabul edilmemesi halinde ise daha düşük bir vergi ziyaı cezası ödeyerek vergisel kayıpları telafi etmelerine imkan tanıyan bir müessese olarak düzenlenmiştir. Söz konusu tebliğin detayları birçok makale ve köşe yazısının konusu olduğundan ben burada bunları tekrarlamadan düzenlemeye ilişkin eleştiri ve önerilerimi paylaşacağım.

    Her şeyden önce uzun yıllar Maliye Bakanlığı’nda üst düzey vergi incelemesi yapmış biri olarak şunu ifade etmem gerekir ki; bu türden bir düzenleme oldukça gerekli idi. Zira matrah farkının açık olduğu durumlarda takdir komisyonuna veya vergi incelemesine sevk edilmek hem mükellefleri psikolojik olarak yıpratmakta hem de incelemelerin uzun sürmesi nedeniyle süre açısından verginin geç tahsiline neden olmaktaydı. Dolayısıyla bu müessese en azından vergisel alanda gri olmayan alanlarda hem devlet hem de mükellef lehinedir. Düzenleme genel olarak mükelleflerin vergiye gönüllü (!) uyumunu teşvik eder nitelikte olmakla birlikte, bazı belirsizlikleri de uhdesinde barındırmaktadır. Zira kanun ve tebliğde mükellef lehine yapılan düzenlemeler uygulamada aleyhe sonuçlara yol açabilir.

    Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, tebliğde izaha davetin kapsamı sınırlı olarak sayılmıştır. Dolayısıyla bakanlık sadece bu konularda izaha davet uygulaması yapacak. Ancak genellikle bu türden bir uygulama bir kez başladı mı sonradan kapsamının genişlediği de tecrübeyle sabittir. Ayrıca izaha davetin kapsamı dışındaki diğer riskli konularda başta vergi daireleri olmak üzere, bakanlık birimlerince bilgi veya açıklama istenebileceğinin de unutulmaması gerekir. Dolayısıyla kapsamın genişlemesi mükellef lehine sonuçlar doğurabilir. Sadece, kapsamdaki konular mütemadiyen kontrol edileceğinden “radara” yakalanma riski artacaktır.

    Müessesenin en can alıcısı noktası, kimlerin izaha davet edileceği ve yapılan izahın yeterli görülüp görülmemesi. Her iki husus da sübjektif değerlendirmeye açık. Tebliğ izaha davetin kıvılcımını “ön tespitin yapılması”na bağlamış, ön tespitin ne olduğuna dair geniş bir tanım vermiş. Ancak ön tespitler uygulamada sübjektif değerlendirmelere ve mükellefler üzerinde “Demokles’in Kılıcı” gibi kullanılmaya da açık. Dolayısıyla ön tespitin objektif kriterlere bağlanması gerekir. Ayrıca yapılan izahatin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi de komisyon üyelerinin değerlendirmesine tabi. Maddi hatalarda veya vergisel açıdan tartışma olmayan konulardaki eksikliklerde elbette hiçbir sorun olmayacaktır. Ama gri alanlarda mükellefler ile İdare sık sık karşı karşıya gelecek ve müessese amacına ulaşmayacaktır.

    Netleştirilmesi gereken bir diğer konu da, uygulama 1 Eylül 2017’de başlıyor olmakla birlikte tebliğin geçmişe şamil olaylar için uygulanıp uygulanmayacağı. Örneğin 2015 yılındaki bir işlem için izaha davet yazısı gönderilebilecek mi? Kişisel kanaatim uygulamanın yürürlükten sonrası için uygulanması gerektiğidir, ama aksi de olabilir.

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Mükellefler Bu Hususlardan Dolayı İzaha Davet Edilebilir!

    1.Ba-Bs Bildirim formlarının analizi
    2.Kredi kartı satış bilgilerinin KDV beyannameleri ile karşılaştırılması
    3.Yıllık beyannameler ile muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin karşılaştırılması
    4.Serbest meslek kazançlarındaki bilgilerin asgari ücret tarifeleri ile karşılaştırılması
    5.Yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde yapılan indirimlerin oransal kontrolü
    6.Kâr dağıtımlarında tevkifat yapılıp yapmadığının tespiti
    7.Geçmiş yıl zararlarının mahsubunun doğruluğu
    8.İştirak kazançlarının bildirimi
    9.Kurumlar vergisi kanunu kapsamında istisna uygulamaları
    10.Örtülü sermaye kullanan mükelleflerin hesapladığı faizler
    11.Ortaklardan alacaklar için hesaplanması gereken faizler

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    İzaha Davet: Vergi İncelemelerinde Yeni Bir Enstrüman

    İzaha davet uygulaması, 213 sayılı VUK’a 370.madde olarak yeni bir yöntem olarak vergi incelemesi öncesi pratik bir düzeltici beyan mahiyeti taşıyan bir uygulama mahiyeti taşımaktadır. 01.09.2017 tarihinden itibaren uygulamaya konulan bu yöntem ile vergi inceleme süreci bir anlamda öne çekilerek mükelleflerin gönüllü beyan sistemi benzeri bir sistem ile pratik sonuca gitmeleri hedeflenmektedir. Buna göre, 6728 sayılı yasanın 22.maddesi ile 213 sayılı VUK mülga 370.maddesi “izaha davet” metodu uygulamaya konulmuştur.

    İzaha davet uygulaması ile ilgili koşullara uymayan mükelleflerin, vergi incelemesini gerektiren işlemleri eskiden olduğu gibi “vergi incelemesi” yoluyla gerçekleştirilecektir. İzaha davet uygulaması henüz yeni bir uygulama ve bir müessese olması nedeniyle bu uygulama hakkında bugünlerde leh veya lehte görüşler veya eleştiriler ileri sürülebilmektedir (Bkz. ERDEM Tahir, Vergi Usul Kanunu’nda Yeni Bir Kurum “İzaha Davet”, Vergi Sorunları Dergisi, Sayı:347, Ağustos 2017).

    Uygulama, aşağıdaki işlemlerin ortaya çıkması durumunda devreye sokulabilecek bir yöntem olarak kullanılabilecektir:

    1-    BA-BS form analizlerinin karşılaştırılması sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar,

    2-    Kredi kart satışları ile KDV beyannamelerindeki ortaya çıkan olumsuzluklar,

    3-    Yıllık kurum veya gelir vergisi beyannameleri ile muhtasar beyanname-SGK PHB bildirimlerinin analizi sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar,

    4-    İlgili kurum ve kuruluşlardan gelen mali v eriler ile mükellef bilgilerinin karşılaştırılması sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar,

    5-    Yıllık kurum veya gelir vergisi beyannameleri üzerinde yapılan indirim veya mahsupların yasal oranları aşması durumunda ortaya çıkan negatif durumlar,

    6-    Kar dağıtımı uygulamalarında yasal kurallara uyulmaması ile ilgili olumsuzluklar,

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    İzaha Davet mi? Ön Vergi İncelemesi mi?

    Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında TBMM de kabul edilen 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla  vergi kanunlarımızda önemli değişiklikler yapıldı. Bu değişiklerden biriside yasanın 22.maddesinde yer alan 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 370 maddesinde yer alan “İzaha Davet” uygulamasının getirilmesidir. “İzaha Davet” sistemi 1 Eylül 2017 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.

    İzaha Davet uygulamasının işleyişine ilişkin uygulama 482 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği 25 Temmuz 2017 tarih ve 30134 sayılı resmi gazetede yayınlanmıştır. Yayınlanan tebliğle Maliye Bakanlığı, kendisine verilen yetkiyi kullanarak izaha davetin kapsamı ve izaha davet kapsamına alınan konuları belirlenmiştir.

    Bunlar:

    1. Ba-Bs Bildirim formlarının analizi
    2. Kredi kartı satış bilgilerinin KDV beyannameleri ile karşılaştırılması
    3. Yıllık beyannameler ile muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin karşılaştırılması
    4. Serbest meslek kazançlarındaki bilgilerin asgari ücret tarifeleri ile karşılaştırılması
    5. Yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde yapılan indirimlerin oransal kontrolü
    6. Kâr dağıtımlarında tevkifat yapılıp yapmadığının tespiti
    7. Geçmiş yıl zararlarının mahsubunun doğruluğu
    8. İştirak kazançlarının bildirimi
    9. Kurumlar vergisi kanunu kapsamında istisna uygulamaları
    10. Örtülü sermaye kullanan mükelleflerin hesapladığı faizler
    11. Ortaklardan alacaklar için hesaplanması gereken faizler
    12. Limited şirket ortaklarının ortaklık hakları/hisselerini elden çıkarma kazanç beyanda bulunması
    13. Gayrimenkul alım/atım bedelinin eksik beyan edenler
    14. Gayrimenkullere ilişkin değer artışı kazançları
    15. Gayrimenkul sermaye iratlarını beyan etmeyen veya eksik/hatalı beyan edenler.
    16. Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullananlar

    Yukarıda yer alan konular incelendiğinde ağırlıklı olarak kurumlar vergisi mükelleflerinin ve bilanço usulüne göre defter tutan gelir vergisi mükelleflerinin izaha davet edileceği öne çıkmaktadır.

    Tebliğde izaha davet sisteminin amacının; “…Getirilen bu düzenleme ile İdare ve mükellefler arasındaki uyuşmazlıkların azaltılması, İdarenin zamanını daha etkin ve verimli alanlara hasretmesi, olayların gerçek mahiyetinin tespit edilmesine mükelleflerce daha çok katkıda bulunulması ve bu sayede vergiye gönüllü uyumun artırılması amaçlanmaktadır.”

    Bu açıklama üzerine vergiye gönüllü uyum konusunda karşımıza çıkan,

    • Vergi mükelleflerin vergi yasalarına uygun olarak hareket etmesi mi?

    yoksa

    • Devletin kamu gücü kullanılarak cebri olarak vergi ödeyecek olanların vergi ödemelerini sağlamak mı?

    sorularının cevabı “İzaha davet”  sistemi içinde nasıl karşılık bulacaktır.

    Uygulamayı mükellef, meslek mensubu ve idare olmak üzere üç ana eksende ele almak gerekir.

    Bu nedenle izaha davet uygulamasının işleyişinden çok sebep ve sonuçlarının yaratacağı etkinin üzerinde durmak muhasebe ve vergi tekniği açısından değerlendirmek önem arz ediyor.

    “Vergileme ilkeleri ve vergi tekniği” birlikte düşünüldüğünde izaha davet uygulaması yeni bir vergi sistemin oluşmasına yol açacaktır.

    Çünkü yapılan yasal düzenleme 213 sayılı Vergi Usul Kanunun; Vergi kanunlarının uygulanması ve ispat başlıklı 3. maddesi başta olmak üzere, 341-344-359-364-365-363-369-371 ve 376 maddelerinin yasalda yer alan şekli dışında farklı yorumlanması ve uygulanmasına neden olacaktır. Uygulamaya girdiği tarihten günümüze kadar Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanır” hükmü yerine, izaha davet uygulamasıyla vergi kanunları için şimdiye kadar hiç uygulama alanı olmayan “kıyas ve yorum” uygulama alanı bulacaktır.

    İzaha davet uygulaması üzerine farklı bir bakış ve değerlendirme

    • Vergiye gönüllü uyumda bireysel ve toplumsal davranışın önemi

    Vergiye gönüllü uyumu ön plana çıkaran izaha davet uygulamasında mevcut vergi sistematiğinde dünden bugüne mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu etkileyen ve belirleyen; vergi oranları, vergi denetimi, cezaların caydırıcı gücü, vergi ahlakı, vergilerin kullanıldıkları alanlar, gelir dağılımı, vergide adalet, toplumun vergiye sosyal ve kültürel bakışı gibi olumsuz faktörler ortadan kaldırılmadığı “Vergi Affı” gibi bir siyasi gücün (siyasi rüşvet) her zaman etkin bir şekilde kullanıldığı bir dönemde vergiye gönüllü uyum nasıl sağlanabilir.

    Vergi ahlakı  hiçbir baskı ve zorlama olmaksızın yasal ölçülerde vergi ödemede gönüllülüğü esas almaktadır. Bireylerin vergi ödeme veya ödememe konusundaki davranışlarını belirleyen en etkin faktör psikolojik olarak vergi algısıdır. Bu nedenle vergiye gönüllü uyumda bireysel davranışın topluma yansıması gerçekçi bir sonuç doğurur.

    • Ulusal ekonominin gelişmesinde vergi politikası

    Vergilendirme politikalarının amacı, kamu giderlerinin karşılanması ve vergide adaleti sağlamaktır.

    Günümüzde ise vergi politikası

    – Piyasayı sübvanse etmek mi?

    – Piyasayı disiplin etmek mi?

    Şeklinde bir finansal araç olarak kullanılmaya başlanmıştır.

    Oysaki gelir dağılımının eşitsizliği, vergide adaletin olmadığı bir ekonomide verginin finansal araç olarak kullanılması her zaman vergide gönüllü uyumu olumsuz etkileyecektir.

    • Vergi denetim ve inceleme sistemi yeniden şekillenecek

    Mevcut sistemde vergi dairesi başkanlıkları ile defterdarlık bünyesinde görev yapan vergi dairesi müdürlerinin, vergi denetim ve koordinasyon birimlerinin görev alanı içinde bulunan birimlerce çok aktif olarak kullanılmayan vergi incelemesi yetkisi, izaha davet uygulamasıyla İzah Değerlendirme Komisyonu tarafından ön vergi incelemesi şeklinde yapılacaktır. Uygulamayla, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı bünyesinde bulunan vergi denetim ve inceleme yetkisi, kısmen de olsa İzah Değerlendirme Komisyonuna devir edilmiş olacaktır. Bu uygulama ile birlikte inceleme veya takdire sevk edilen işlemler için  yetki karmaşası yaşanması muhtemeldir.

    • İzaha davet uygulamasında izahın değerlendirilmesi?

    İzaha davet için mükellef hakkında yetkili merciler tarafından verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler (bilgi, bulgu veya verilerin) bulunduğuna dair izah değerlendirme komisyonunca ön tespitin yapılmış olması gerekiyor. Hiç şüphe yok ki vergi kanunları ve kanunların uygulanmasına ilişkin tebliğ ile diğer mevzuatta yer alan düzenlemelere uygun olarak mükellefin, yapacağı izahı desteklemek amacıyla başta defter ve belgeler olmak üzere Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesi kapsamında (yemin hariç) her türlü delili sunabileceği ifade edilmektedir

     

    İzahın yeterli görülmemesi halinde mükellefin vergi incelemesine ya da takdir komisyonuna sevk edilebileceği belirtilmektedir.

    Beyanname üzerinden yapılan indirimler, uygulanan istisnalar, geçmiş yıl zarar mahsubu, ortaklık hakları/hisselerini elden çıkarma ve değer artışı kazançları hepsine yönelik idare tarafından verilen farklı, farklı özelgeler ve farklı yargı kararları varken mükellef tarafından sunulan bilgi ve belgeler üzerinden, izahın yeterli görülmesi/görülmemesi halindkim neye göre ve nasıl karar verecek? Bu nedenle izah değerlendirme komisyonların mükellef tarafından kendilerine yapılacak olan izahları değerlendirme ölçüsü ve kriterlerinin ne olacağı önem arz etmektedir.

    • Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanılması meşru hale gelecektir?

    Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olması artık meşru bir zemin bulacaktır. Toplam Mal/Hizmet Alışları üzerinden yapılacak bir oranlama ileride sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımını meşru bir hak kullanımı şeklinde algılanacaktır.

    • 15 günlük süre yeterli olacak mı?

    Mükellefçe yapılan izahın komisyonca yeterli bulunmaması halinde bu durum mükellefe bildirileceği ve bu bildirim üzerine, izahın yapıldığı tarihten itibaren 15 gün içinde hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi istenilmektedir. Bu süre yeterli bir süre değildir. Uygulamada bir sorun yaşanmaması için bu sürenin bu durum mükellefe bildirildiği tarihten itibaren en az 30 gün olarak yeniden belirlenmesi daha sağlıklı bir sonuç sağlayacaktır.

    • İzaha davet sisteminde meslek mensubu etkinliği

    482 sıra nolu Vergi Usul Kanunun Genel Tebliği gereğince izaha davetin kapsamı ve izaha davet kapsamına alınan konular birlikte değerlendirildiğinde izaha davete dayanak teşkil eden beyanname ve bildirimlerin bizzat meslek mensupları tarafından yerine getirilen iş ve işlemeler olduğu dikkate alındığında, konu vergi mükelleflerinin eksik/hatalı beyanlarının dışında meslek mensuplarının muhasebe kayıtlarını muhasebe sistemi uygulama genel tebliği ile vergi mevzuatına uygun olarak bildirim ve beyanname gönderip göndermediğinin kontrolünün sonuçlarının ele aldığı şeklinde gerçekleşecektir.

    Özetle izaha davet uygulamasında ceza mükellefe kesilecek fatura meslek mensubuna çıkacaktır.

    Bu sistem yıllardan beri meslek camiasında Mesleki Eğitim ve Bilgi Meslek Unvanı ile Yeterlilik İlkesi, Mesleki Sorumluluk içinde gerekli özen ve titizlik göstererek, yasal düzenlemelere ve ilan olunmuş norm ve standartlara uygun  beyanname ve bildirimlerin imzalanması/tasdik edilmesi konusunda her türlü özveride bulunan meslek mensupları ile mesleki ilke ve etiği yok sayarcasına haksız rekabet oluşmasına neden olan meslek mensupları arasında mükelleflerce gerekli tespitin yapılmasına da bir anlamda imkân verecektir.

    • İzaha davet uygulamasının sonuçlarının yansıması

    İzaha davet uygulamasın kapsamında elde edilen sonuçlara ilişkin verilerin değerlendirilmesi sonrasında amaç kayıt dışını kayıt altına almak ve vergiyi tabana yaymak mı yoksa eksik veya hatalı beyanların düzeltilmesi mi?

    – Kredi kartı satış bilgilerinin KDV beyannamesi ile karşılaştırılması=Eksik hasılat,

    – BA-BS bilgilerine alım/satım eksik beyan ederek II. sınıftan I. sınıfa geçmeyenler,

    – Muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin karşılaştırılması=Kayıt dışı istihdam,

    – Basit usul mükelleflerin kredi kartı satışları ve işçi sayısı, kira tutarı ve emlak değeri,

    – GMSİ kira gelirlerinin, emsal bedeli ve emlak değeri karşılaştırılması,

    gibi konuların izaha davet sonrası sağlıklı ve doğru bir şekilde analiz edilerek sonuçlarının vergi mevzuatına göre değerlendirilmesi halinde çok kısa bir süre içinde kayıtlı mükellef oranının %2,3’lerden yüzde 5’lere ulaşacağı,

    II. sınıf deftere tabi olan mükelleflerin en az 250 bininin I. sınıfa,

    770 bin olan basit usul tabi mükellef sayısının da 400 bine kadar düşebileceği bir gerçektir.

    Sonuç; Meslek camiası ve iş dünyası tarafından sürekli olarak gündeme getirilen vergi incelemesi veya takdire sevkten önce düzeltme şansı talebi 6728 sayılı kanunda karşılığını buldu ve izaha davet uygulaması vergi mevzuatımızda yerini almış oldu. Yapılan bu düzenleme ile idare ve mükellefler arasındaki inceleme ve denetimlerden kaynaklı ihtilafların azalmasını sağlayacaktır. Uygulama idarenin basit işlemlerden kaynaklı gereksiz zaman kaybını önleyecek, zamanını vergi gelirleri yönünden etkin ve verimli alanlarda olayların gerçek mahiyetinin tespit edilmesine yönelik olarak kullanmasına imkân verecektir.

    Ancak; izaha davet uygulaması mükellef lehine görünse de;

    • Vergi Usul Kanununun 371’inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacak olması,
    • 15 gün içerisinde, hiç verilmemiş olan beyannamelerinin verilmesi,
    • Eksik veya yanlış beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi,
    • Hesaplanan vergiler üzerinden, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında vergi ziyaı cezası kesilmesi,
    • Tahakkuk eden ve ödemesi geçmiş bulunan vergilerin, izah zammı ile birlikte aynı sürede ödenmesi,

    şartı mükellef açısında izaha davetin beklenen sonuçlarını oluşturmayacaktır. Uygulamada bu konularda mükellefi gönüllü uyuma teşvik edecek düzenlemeler yapılması gerekmektedir.

    Ayrıca izaha davet sisteminde vergiye gönüllü uyum sürecinde, mükelleflerinin yükümlülükleri kadar hakları da olduğu unutulmamalıdır. Vergi idaresi bu düşünceden hareketle mükellefe yaklaşmalıdır.

    Kaynak:YMM Mustafa Bahadır ALTAŞ-Alomaliye

    İzaha Davet Uygulaması Hangi Dönemleri Kapsamaktadır?

    482 VUK Tebliği ile İzaha Davet uygulaması 1 Eylül 2017’den itibaren yürürlüğe girecektir.

    1 Eylül 2017’de başlayacak uygulamada dönem olarak 1 Eylül 2017 öncesi vergi uyuşmazlıkları ile ilgili konularda İzaha Davet uygulanacak mıdır? Yoksa sadece 1 Eylül 2017 sonrası vergi uyuşmazlıkları için mi İzaha Davet uygulanacaktır? Örneğin 2015, 2016 yılı ile ilgili bir konuda veya Şubat 2017 dönemi ile ilgili bir konuda “İzaha Davet” uygulanacak mıdır?

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    İzah Et,Vergi İncelemesine Tabi Olma!

     

    6728 Sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 09.08.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun 22’nci maddesiyle, Vergi Usul Kanunu’nun mülga 370’inci maddesi, izaha davet başlığı altında yeniden düzenlenmiştir.

    Getirilen bu yeni düzenleme ile vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması kaydıyla mükellefler izaha davet edilebilecektir. Ancak, kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak, bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacaktır.

     

    İzaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde izahta bulunulması durumunda;

     

    1. Mükelleflerce yapılan izah sonucu vergi ziyaına sebebiyet verilmediğinin idarece anlaşılması hâlinde mükellefler söz konusu tespitle ilgili olarak vergi incelemesine tabi tutulmayacak veya takdir komisyonuna sevk edilmeyecektir.

     

    1. Mükelleflerce izahta bulunulan tarihten itibaren 15 gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilecektir. Ancak, bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmeyecektir.

    Bu madde hükmü Vergi Usul Kanunu’nun 359’uncu maddesi kapsamına giren fiillere uygulanmayacaktır. Ancak, Şu kadar ki, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair yapılan ön tespitlerde, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarının; her bir belge itibarıyla 50 bin Türk lirasını geçmemesi ve mükellefin ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmaması kaydıyla mükellefler izaha davet edilebilecektir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    İzaha Davet Kapsamına Alınan Konular

    Vergi Usul Kanunu’nun 370’inci maddesi gereği olarak “Vergi incelemesine başlanılmadan veya Takdir Komisyonu’na sevk edilmeden önce verginin ziyaa (kayba) uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış” ise bu takdirde söz konusu mükellefler konu ile olarak izaha davet edilebilecek

    Bu bağlamda izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle ilgili olarak Vergi Usul Kanunu’nun 371’inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmıyor.

    Vergi Usul Kanunu’nun 370’inci maddesi uyarınca konuya ilişkin ön tespitlerin niteliğini, izaha davet şeklini ve kapsamını, daveti yapacak ve yapılan izahı değerlendirecek mercii, davet yapılacakları, yapılan izahta kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye “Maliye Bakanlığı” yetkili kılındı.

    Konuya ilişkin olarak Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Vergi Usul Kanunu 482 sayılı Genel Tebliğ ile “İzaha Davet” uygulaması ile ilgili açıklamalar yapıldı. (25.07.2017 gün ve 30134 sayılı Resmi Gazete)

    Tebliğ çerçevesinde Maliye Bakanlığı’nca “İzaha Davet” kapsamına alınan konular ana başlıklar olarak aşağıda yer alıyor:

    • Ba-Bs Bildirim Formları’ndaki bilgilerin analizi sonucunda elde edilen bulgular çerçevesinde yapılan çapraz kontroller neticesinde, vergiyi ziyaa uğratmış olabileceğine dair haklarında ön tespit bulunanlar,
    • Kredi kartı satış bilgileri ile KDV beyannamelerinin karşılaştırılması sonucunda elde edilen bulgulara dayalı olarak izaha davet söz konusu olabilecek.
    • Yıllık beyannameler ile muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin karşılaştırılması sonucunda elde edilen bulgular,
    • Çeşitli kurum ve kuruluşlardan elde edilen bilgiler ile asgari ücret tarifelerinin karşılaştırılması sonucunda ortaya çıkan veya elde edilen bilgiler,
    • Yıllık Gelir ve Kurumlar Vergisi Beyannameleri üzerinde yapılan indirimler ile kanuni oranları aşan oranların uygulanmasına yönelik işlemler,
    • Dağıtılan kâr payları üzerinden tevkifat yapmayanların bu uygulamaları,
    • Geçmiş yıl zararlarının mahsubu ile ilgili olarak mevzuata uygun işlem yapılmaması,
    • İştirak kazançlarını ilgili hesapla göstermeyen mükellefler,
    • Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5’inci maddesinin (e) bendinde yer alan taşınmaz ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı istisnasından faydalanan mükelleflerin istisna uygulaması açısından mevzuata uygun davranmamaları,
    • Örtülü sermaye uygulamasında öz sermayenin üç katının aşılmaması kuralına uymamaları,
    • Ortaklardan alacaklar için hesaplanması gereken faizler nedeniyle mevcut mevzuata aykırı davrananlar,
    • Ortaklık hakları veya hisselerini elden çıkardıkları halde beyanda bulunmayan limited şirket ortakları,
    • Gayrimenkul alım/satım bedelinin eksik beyan edilmiş olabileceğine dair haklarında tespit bulunanlar,
    • Gayrimenkullere ilişkin “Değer Artışı Kazançları” yönünden haklarında ön tespit yapılmış bulunanlar,
    • Elde etmiş bulundukları gayrimenkul sermaye iratlarını beyan etmeyen veya eksik veyahut da hatalı beyan edenler,
    • Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullananlar,

    izaha davet edilebilecek.

    İzaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde izahta bulunulması halinde;

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Vergi İncelemesi-Takdire Sevk Öncesi Yeni Bir Model: İzaha Davet Müessesesi

    I-IZAHA DAVET YENİ BİR KAVRAM MIDIR?[1]:

    Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ”un vergi profesyonelleri ve uygulayıcıları için getirdiği yeniliklerden biri hiç kuşku yok ki vergi incelemesi ve takdir komisyonuna sevk işleminden önce idarenin bazı özel durumlarda mükelleflerden bilgi istemesi hususudur. Bu kapsamda, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun Mülga 370. Maddesi “İzaha Davet” başlığı ile  adı geçen Kanunun 22. Maddesi ile yeniden düzenlenmiştir.

    İzaha davet müessesesi, verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak aynı merciler tarafından mükelleflerden açıklama talep edilmesi olup, bu müessese, yapılan değerlendirmeler sonucunda vergi ziyaına sebebiyet vermediği anlaşılan mükelleflerin konuyla ilgili vergi incelemesine veya takdire sevk edilmesini önlemekte, vergi ziyaına sebebiyet verildiği durumlarda ise belirli şartlar dahilinde indirimli ceza uygulanmak suretiyle mükellefleri daha ağır müeyyidelerden korumaktadır.

    Getirilen bu düzenleme ile İdare ve mükellefler arasındaki uyuşmazlıkların azaltılması, İdarenin zamanını daha etkin ve verimli alanlara hasretmesi, olayların gerçek mahiyetinin tespit edilmesine mükelleflerce daha çok katkıda bulunulması ve bu sayede vergiye gönüllü uyumun artırılması amaçlanmaktadır.

    Maliye Bakanlığı da 25 Temmuz 2017 Salı tarih ve 30134 sayılı Resmi Gazete’de 482 Seri Nolu VUK Genel Tebliği ile detayları açıklamıştır.

    Esasen yeni bir kavrammış gibi algılansa da, vergi hukukuna ilişkin eski düzenlemelerde izaha davet uygulamalarının benzerlerine tanık olduğumuzu ifade edebiliriz.

    Örneğin; 66 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin C-“Ortalama Kâr Haddi Esası Yönünden Yapılacak İşler” (193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 111. maddesinde yer alan Ortalama Kar Haddi Esası, sadece beyan edilen karın doğruluk derecesini tahkik eden bir metotdur. Bu metodun amacı gerçek kazançlarının saptanmasıdır. Bu müessesenin işlerliğinin sağlanabilmesi için beyan edilen gelirin, ortalama kar hadlerine göre düşük bulunması üzerine Yasanın öngördüğü süre içinde yükümlülerin açıklama yapmaya davet olunmaları usulü bir işlemdir.) bölümünde “Gelir Vergisi Kanununda 484 sayılı Kanunla yapılmış olan değişiklikler, mükelleflerin 1963 takvim beyanlarına da uygulanacağı ve beyannamelerinde bildirilen gayrisâfi kazançları, bu esasa göre tesbit olunacak kazançlara nisbetle 1000 lirayı aşan miktarlarda düşük olanlar, düşüklük sebeplerini, izaha davet olunacaklardır.

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    İzaha Davet Uygulaması

    Modern vergi anlayışı artık daha çok vergi almanın yolunun daha çok denetim ve yüksek vergi oranları olmadığını çoktan çözdü. Mükelleflerin vergiye gönüllü uyumu denilen müessesenin altında da bu düşünce var zaten. Yani mesele mükellefin hiç bir karşılık beklemeksizin (genel anlamda verginin tanımı yapılırken karşılıksız olduğunu ifade ediyorsak da bugün artık verginin en azından devlet tarafından sunulan hizmetlerin iyileştirilmesi ve siyaset belirleyicilerin ülkeyi doğru ve etkin bir şekilde yönetebilmesi beklentileri gibi önemli karşılıkları vardır) ödeyeceği vergiyi yine onun memnuniyetini sağlayarak ve rızası ile alabilmek.

    İşte bu hususlar düşünülerek atılmış bir adım gibi görünüyor ‘İzaha Davet’ uygulaması. Vergi Usul Kanun’u 370 inci madde ile hayatımıza giren uygulama ile vergi ile ilgili beyan ve bildirimlerinde eksiklik olduğu konusunda yetkili mercilerce bir ön tespitin bulunduğu mükellef, uzun uzadıya inceleme sürecinden önce yaptığı düşünülen hata konusunda izah edici bir açıklama yapabilmesi için kendisine bir şans veriliyor.

    İşte bu şansı kullanıp yapılan tespit için ikna edici bir açıklama yapabilen mükellefin dosyası incelemeye gönderilmeden kapatılıyor. Böylece hem mükellef hem de inceleme elemanları hem zamandan hem de bürokratik işlemler nedeniyle katlanılan maliyetlerden kurtulmuş oluyor.
    Eğer mükellef yapılan tespitin doğruluğunu yani hatasını kabul ediyorsa kendi beyanlarını düzelterek ‘indirimli ceza’ uygulaması ile dosya yine kapatılıyor.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Mükellefleri “İZAHA DAVET”le İlgili VUK Genel Tebliği Yayımlanmıştır.

    4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mülga 370 inci maddesi, 9/8/2016 tarihli ve 29796 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile “İzaha davet” başlığı altında yeniden düzenlenerek vergi sistemimizde yeni bir müessese ihdas edilmiştir.

    Konuyla ilgili 25.07.2017 tarih ve 30134 sayılı Resmi Gazete’de “Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra No: 482” yayımlanmış olup tebliğde “İZAHA DAVET”LE ilgili gerekli açıklamalar yapılmıştır.

     

     

    Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

    VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

    (SIRA NO: 482)

     

    Resmi Gazete Sayısı30134
    Resmi Gazete Tarihi25.07.2017

     

    1. Giriş ve Amaç

    Vergi mükellefiyetine ilişkin yükümlülük ve ödevlerin tam olarak yerine getirilmesi amacıyla ve vergi kanunlarının verdiği yetkiler çerçevesinde vergi idaresi, kamu idare ve müesseselerinden, mükellefler veya mükelleflerle muamelede bulunan diğer gerçek ve tüzel kişilerden çeşitli bilgiler toplamakta, yine bu amaç doğrultusunda mükellefler nezdinde inceleme ve denetimler yapmaktadır.

    Yapılan bu inceleme ve denetimler neticesinde vergi ziyaı tespit edilmesi halinde, mükellefler cezalı tarhiyata muhatap olabilmektedir. Ancak, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu sağlamaya yönelik vergi incelemesi başta olmak üzere idarece gerçekleştirilen işlemler, süreci uzatabilmekte, bu da vergiye uyum maliyetlerini artıran bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır.

    Bu çerçevede, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mülga 370 inci maddesi, 9/8/2016 tarihli ve 29796 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile “İzaha davet” başlığı altında yeniden düzenlenerek vergi sistemimizde yeni bir müessese ihdas edilmiştir.

    İzaha davet müessesesi, verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak aynı merciler tarafından mükelleflerden açıklama talep edilmesi olup, bu müessese, yapılan değerlendirmeler sonucunda vergi ziyaına sebebiyet vermediği anlaşılan mükelleflerin konuyla ilgili vergi incelemesine veya takdire sevk edilmesini önlemekte, vergi ziyaına sebebiyet verildiği durumlarda ise belirli şartlar dahilinde indirimli ceza uygulanmak suretiyle mükellefleri daha ağır müeyyidelerden korumaktadır.

    Getirilen bu düzenleme ile İdare ve mükellefler arasındaki uyuşmazlıkların azaltılması, İdarenin zamanını daha etkin ve verimli alanlara hasretmesi, olayların gerçek mahiyetinin tespit edilmesine mükelleflerce daha çok katkıda bulunulması ve bu sayede vergiye gönüllü uyumun artırılması amaçlanmaktadır.

    Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden bu Tebliğ ile izaha davetin kapsamı ve şekli, ön tespitin niteliği, izaha daveti yapacak ve yapılan izahı değerlendirecek merciler, davet yapılacaklar, yapılan izahta kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin diğer usul ve esaslar belirlenmektedir.

    2. İzaha Davetin Kapsamı

    İzaha davetin kapsamını belirleme yetkisi Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile Bakanlığımıza verildiğinden herhangi bir konunun izaha davet kapsamında olup olmadığı, bir başka deyişle hangi konularla ilgili olarak izaha davet müessesesinin uygulanacağı Bakanlığımız tarafından belirlenecektir. Mezkûr yetkiye istinaden Bakanlığımız tarafından izaha davet kapsamına alınan konular aşağıda belirlenmiştir.

    2.1. Ba-Bs Bildirim Formlarında Yer Alan Bilgilerin Analizi Sonucunda Mükelleflerin İzaha Davet Edilmesi

    Bildirim mecburiyeti bulunan mükelleflerce, Bakanlığımız tarafından belirlenen hadler çerçevesinde yapılan her türlü mal ve/veya hizmet alış ve satışları Ba-Bs bildirim formlarına dâhil edilmektedir.

    Bu bildirim formlarından hareketle yapılan çapraz kontroller neticesinde, vergiyi ziyaa uğratmış olabileceğine dair haklarında ön tespit bulunan mükellefler izaha davet edilir.

    2.2. Kredi Kartı Satış Bilgileri ile Katma Değer Vergisi (KDV) Beyannamelerinin Karşılaştırılması Sonucunda Mükelleflerin İzaha Davet Edilmesi

    Banka ve benzeri finans kurumlarından alınan bilgilere göre, kredi kartı satış cihazı (sanal pos, kredi kartı, banka kartı-debit ve imprinter cihazı gibi) kullanan mükelleflerin, yaptıkları satış tutarları ile KDV beyannamelerinin karşılaştırılması sonucunda, satış tutarlarının düşük beyan edilmesi suretiyle verginin ziyaa uğratılmış olabileceğine dair haklarında ön tespit bulunan mükellefler izaha davet edilir.

    2.3. Yıllık Beyannameler ile Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamelerinin Karşılaştırılması Sonucunda Mükelleflerin İzaha Davet Edilmesi

    31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde, ödemelerini (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur olanlar ile hangi ödemelerin tevkifata tabi olduğu sayılmıştır.

    Serbest meslek kazancı, ücret, gayrimenkul sermaye iradı gibi tevkifata tabi gelir elde edenler tarafından verilen yıllık gelir vergisi beyannameleri ile bu gelirler üzerinden tevkifat yapanların verdikleri muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin karşılaştırılması sonucu verginin ziyaa uğratılmış olabileceğine dair haklarında ön tespit bulunanlar izaha davet edilir.

    2.4. Çeşitli Kurum ve Kuruluşlardan Elde Edilen Bilgiler ile Asgari Ücret Tarifelerinin Karşılaştırılması Sonucunda Mükelleflerin İzaha Davet Edilmesi

    Çeşitli kurum ve kuruluşlardan elde edilen bilgilerle 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164 ve 168 inci maddeleri ile 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 46 ncı maddesi kapsamında belirlenen asgari ücret tarifelerinin karşılaştırılması sonucunda, serbest meslek kazancını ve hesaplanması gereken KDV’yi ilgili dönem beyannamelerinde beyan etmediği veya eksik beyan ettiği yönünde haklarında ön tespit bulunan avukatlar ve 3568 sayılı Kanun kapsamındaki meslek mensupları izaha davet edilir.

    2.5. Yıllık Gelir ve Kurumlar Vergisi Beyannameleri Üzerinde Yapılan İndirimleri, Kanuni Oranları Aşan Mükelleflerin İzaha Davet Edilmesi

    Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesi ve 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesine göre, bağış ve yardımlar, eğitim ve sağlık harcamaları ile girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarlar beyanname üzerinde gösterilmek ve bu maddelerde belirtilen oranları aşmamak şartıyla beyan edilen gelirden veya kurum kazancından indirim konusu yapılabilmektedir.

    Bu kapsamda, belirtilen söz konusu oranlar üzerinde indirim yaptıklarına dair haklarında ön tespit bulunan mükellefler izaha davet edilir.

    2.6. Dağıttığı Kâr Üzerinden Tevkifat Yapmadığı Tespit Edilenlerin İzaha Davet Edilmesi

    Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi ve Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre, tam mükellef kurumlar dağıtmış oldukları kârlar üzerinden vergi kesintisi yapmak ve bu kesinti tutarını vergi dairesine yatırmak zorundadır.

    Bu kapsamda, Bakanlığımızca yapılan düzenlemeler uyarınca verilen kâr dağıtım tablosunda yer alan bilgiler ile diğer verilerin karşılaştırılması sonucunda, dağıtmış oldukları kârlar üzerinden vergi kesintisi yapmadıkları yönünde haklarında ön tespit bulunan mükellefler izaha davet edilir.

    2.7. Geçmiş Yıl Zararlarının Mahsubu Yönünden Mükelleflerin İzaha Davet Edilmesi

    Gelir Vergisi Kanununun 88 inci maddesine göre gelirin toplanmasında gelir kaynaklarının bir kısmından hâsıl olan zararlar (80 inci maddede yazılı diğer kazanç ve iratlardan doğanlar hariç) diğer kaynakların kazanç ve iratlarına mahsup edilebilmekte, bu mahsup neticesinde kapatılmayan zarar kısmı, müteakip yılların gelirinden indirilebilmekte ve arka arkaya beş yıl içinde mahsup edilmeyen zarar bakiyesi müteakip yıllara devredilememektedir.

    Kurumlar Vergisi Kanununun 9 uncu maddesine göre geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan zararlar, kurumlar vergisi beyannamesinde her yıla ilişkin tutarlar ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilmektedir.

    Yukarıda belirtilen şartlardan herhangi birisini ihlal etmek suretiyle geçmiş yıl zararlarını gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yaptığı yönünde haklarında ön tespit bulunan mükellefler izaha davet edilir.

    2.8. İştirak Kazançlarını İlgili Hesapta Göstermeyen Mükelleflerin İzaha Davet Edilmesi

    Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamına giren iştirak kazançlarının, Bakanlığımızca veya ilgili idarelerce yapılan düzenlemeler uyarınca tutulan muhasebe kayıtlarında iştiraklerden temettü gelirlerinin izlendiği hesaplarda gösterildikten sonra, beyannamede istisnalar arasında yer alması gerekmektedir.

    Söz konusu hesaplarda, elde edilen iştirak kazançlarının yer almaması ya da bu hesapların hiç kullanılmaması hallerinde, bu kazançları beyanname üzerinde istisna olarak gösterdiğine dair haklarında ön tespit bulunan mükellefler izaha davet edilir.

    2.9. Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-e Maddesindeki İstisna ile İlgili Olarak Mükelleflerin İzaha Davet Edilmesi

    Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan, taşınmaz ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı istisnasından faydalanan mükelleflerden; menkul kıymet ve taşınmaz ticareti ve kiralanması faaliyeti ile uğraşıldığı, istisnaya konu kazancın %75’lik kısmının özel fon hesabına alınmadığı veya beş yıllık süre içerisinde özel fon hesabından çekildiği ya da satışın yapıldığı yılı izleyen 5 yıl içinde şirketin tasfiye edildiği yönünde haklarında ön tespit bulunanlar izaha davet edilir.

    2.10. Örtülü Sermaye Yönünden Mükelleflerin İzaha Davet Edilmesi

    Kurumlar Vergisi Kanununun 12 nci maddesine göre kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılmaktadır.

    Ortaklara olan borçların toplamının, öz sermayenin üç katından fazla olduğu yönünde haklarında ön tespit bulunan mükellefler izaha davet edilir.

    2.11. Ortaklardan Alacaklar İçin Hesaplanması Gereken Faizler Yönünden Mükelleflerin İzaha Davet Edilmesi

    Bakanlığımızca yapılan düzenlemeler uyarınca verilen dönem sonu bilançosunda “Ortaklardan Alacaklar” hesabında bakiye bulunmakla birlikte aynı döneme ilişkin gelir tablosunda faiz geliri beyan etmediği yönünde haklarında ön tespit bulunan mükellefler izaha davet edilir.

    2.12. Ortaklık Hakları veya Hisselerini Elden Çıkardıkları Halde Beyanda Bulunmayan Limited Şirket Ortaklarının İzaha Davet Edilmesi

    Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazancı olarak sayılmıştır.

    Bu kapsamda, ortaklık hak ve hisselerini elden çıkardıkları halde gelir vergisi beyannamesi vermedikleri veya vermiş oldukları gelir vergisi beyannamesinde bu gelirleri beyan etmedikleri yönünde haklarında ön tespit bulunan limited şirket ortakları izaha davet edilir.

    2.13. Gayrimenkul Alım/Satım Bedelinin Eksik Beyan Edilmiş Olabileceğine Dair Haklarında Tespit Bulunanların İzaha Davet Edilmesi

    Gayrimenkul alım/satım işlemlerine ilişkin olarak, tapu daireleri, banka ve benzeri finans kurumları ile diğer kurum ve kuruluşlardan elde edilen bilgilerin karşılaştırılması sonucunda, alım/satım bedelinin eksik beyan edilmiş olabileceğine dair haklarında ön tespit bulunanlar izaha davet edilir.

    2.14. Gayrimenkullere İlişkin Değer Artışı Kazançları Yönünden Mükelleflerin İzaha Davet Edilmesi

    Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde, iktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) Kanunun 70 inci maddesinin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tâbi çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazancı olarak sayılmıştır. Öte yandan, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlananlar hariç olmak üzere bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının hangi tutarda istisnaya tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

    Söz konusu (6) numaralı bende göre değer artışı kazancı olarak sayılanlardan tapuya tescil edilen gayrimenkullerin elden çıkarılmasından doğanlara ilişkin olarak, tapu dairelerinden elde edilen verilere göre, gayrimenkulleri iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkardıkları ve istisna haddinin üstünde kazanç elde ettikleri halde beyanname vermediklerine dair haklarında ön tespit bulunanlar izaha davet edilir.

    2.15. Gayrimenkul Sermaye İratlarını Beyan Etmeyen veya Eksik/Hatalı Beyan Eden Mükelleflerin İzaha Davet Edilmesi

    Banka, benzeri finans kurumları, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya abonelerine elektrik, su, doğalgaz, internet hizmeti vb. mal ve hizmetleri teslim eden/sunan kurumlar ile diğer kurum ve kuruluşlardan alınan bilgilerin değerlendirilmesi neticesinde, kira geliri elde ettiği anlaşılanlar ile muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde yapılan tevkifat tutarına göre istisna ve beyan sınırı üzerinde kira geliri elde ettiği anlaşılanlardan gayrimenkul sermaye iratlarını beyan etmediklerine veya eksik/hatalı beyan ettiklerine dair haklarında ön tespit bulunanlar izaha davet edilir.

    2.16. Sahte veya Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Kullanılması Durumunda Mükelleflerin İzaha Davet Edilmesi

    Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinde yer alan fiillerle verginin ziyaa uğratılmış olabileceği hallerde izaha davet hükümleri uygulanmayacaktır.

    Bununla birlikte, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair vergi inceleme yetkisini haiz kişilerce düzenlenen raporlara istinaden yapılan ön tespitlerde, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarının; her bir belge itibarıyla 50.000 TL’yi geçmemesi ve mükellefin ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmaması kaydıyla mükellefler izaha davet edilir.

    Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair belge tutarının tespiti ile mal ve hizmet alış tutarının hesaplanmasında vergiler hariç tutarlar dikkate alınacaktır.

    2.16.1. Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair her bir ön tespit itibarıyla tüm belge tutarlarının vergiler hariç ayrı ayrı 50.000 TL ve altında olması ve diğer şartların da gerçekleşmesi halinde mükellefler izaha davet edilir. Bununla birlikte, her bir ön tespite ilişkin olarak herhangi bir belge tutarının vergiler hariç 50.000 TL üzerinde olması durumunda, bu belgeyi kullanan mükellefin diğer benzer mahiyetteki belge ve/veya belgeleri tutarı 50.000 TL altında olsa dahi tüm bu belgelere ilişkin izaha davette bulunulması mümkün değildir.

    Örnek: (A) Ltd. Şti. hakkında sahte belge düzenleyicisi olduğuna dair vergi tekniği raporu düzenlenmiştir. Düzenlenen bu raporun sonuç bölümünde (B) Ltd. Şti.’nin, (A) Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 10 adet faturayı kullanmış olabileceğine dair bulgular yer almaktadır. Bu faturaların her biri vergiler hariç 50.000 TL’nin altında kalmaktadır. Bu durumda diğer şartların da gerçekleşmesi halinde (B) Ltd. Şti. izaha davet edilecektir.

    Mezkûr faturaların vergiler hariç, 9 adedinin her birinin tutarı 50.000 TL’nin altında, bir adet fatura tutarının da 50.000 TL’nin üstünde olduğu durumda ise ziyaa uğramış olabilecek vergiye ilişkin bir fatura tutarının 50.000 TL’nin üzerinde olması nedeniyle 10 adet faturanın hiçbiri için mükellef izaha davet edilmeyecektir.

    2.16.2. Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olabilecek toplam belge tutarının ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşması halinde, vergiler hariç her bir belge tutarının 50.000 TL’yi geçmemesi durumunda dahi mükelleflere izaha davette bulunulması mümkün değildir.

    Örnek: (C) Ltd. Şti. hakkında sahte belge düzenleyicisi olduğuna dair vergi tekniği raporu düzenlenmiştir. Düzenlenen bu raporun sonuç bölümünde (Ç) Ltd. Şti.’nin 2017 yılına ilişkin olarak bu belgelerden 20 adet faturayı kullanmış olabileceğine dair bulgular yer almaktadır. Bu faturaların ayrı ayrı her birinin vergiler hariç tutarı 50.000 TL’nin altında olup, toplam tutarları ise 800.000 TL’dir. (Ç) Ltd. Şti.’nin ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alış tutarı ise 8.000.000 TL’dir. Buna göre, her bir belge itibarıyla 50.000 TL sınırı aşılmamakla birlikte, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olabilecek toplam belge tutarının (800.000 TL) ilgili yıldaki mal ve hizmet alışları toplamının %5’i olan 400.000 TL’yi aşması nedeniyle mükellef söz konusu faturalar için izaha davet edilmeyecektir.

    2.16.3. Mükelleflerin izaha davet edilip edilmeyeceğinin belirlenmesinde sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olarak kullanılmış olabilecek belgeler, her bir ön tespit bakımından ayrı ayrı değerlendirilecektir.

    Örnek: 1/8/2017 tarihinde (D) A.Ş. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, (E) Ltd. Şti.’nin vergiler hariç 60.000 TL tutarında 1 adet sahte faturayı kullanmış olabileceğine dair bulgu mevcuttur. Öte yandan, (F) A.Ş. hakkındaki 2/10/2017 tarihli bir başka vergi tekniği raporunda ise (E) Ltd. Şti. hakkında vergiler hariç 40.000 TL tutarında 1 adet sahte faturayı kullanmış olabileceğine dair bulgu yer almaktadır. Mükellefin, 1/8/2017 tarihinde düzenlenen raporda belirtilen faturayla ilgili olarak izaha davet edilmesi mümkün bulunmamakla birlikte, ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmaması şartıyla 2/10/2017 tarihinde düzenlenen raporda belirtilen faturayla ilgili olarak izaha davet edilmesi mümkündür.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla