fbpx
Pazar, 20 Eylül, 2020

Vergi Tarhında Ön İşlemler

Vergi Denetimi

Vergi denetimi, hazırlık işlemleri olarak nitelendirilir. Bu işlemler özünde esas idari kararların alınmasını sağlayan usul kuralları mahiyetinde olup; idare bu kuralları uygulamak konusunda bağlı yetkiye sahiptir. VUK vergi idaresine 4 tür denetim yetkisi tanımıştır;

1.Yoklama 2.Vergi İncelemesi 3.Arama 4.Bilgi Toplama

1. Yoklama

Yoklamadan maksat, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddî olayları, kayıtları ve mevzuları ara ş tırmak ve tespit etmek tir. (VUK, 127) Yoklamaya yetkili memurlar belli bir zamanla bağlı olmaksızın, ayrıca vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili olarak: Günlük hâsılatı tespit etmek, Ödeme kaydedici cihaz kullanmak mecburiyetinde olanların bu mecburiyete uyup uymadıklarını, bu cihazları belli edilmiş esaslara göre kullanıp kullanmadıklarını ve günlük hâsılatı tespit etmek, Günü gününe kayıt yapılması zorunlu defterlerin iş yerlerinde bulundurulup bulundurulmadığını, Tasdikli olup olmadığını usulüne göre kayıt yapılıp yapılmadığını, Vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi icap eden belgelerin usulüne göre düzenlenip düzenlenmediği ile kullanılıp kullanılmadığını, Faturasız mal bulunup bulunmadığını,

Levha bulundurma veya kullanma mecburiyetine uyulup uyulmadığını tespit etmek, kanunî defter ve belgeler dışında kalan ve vergi kaybının bulunduğuna emare teşkil eden defter, belge ve delillerin tespit edilmesi halinde bunları almak, Nakil vasıtalarını, Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği özel işaretle durdurmak ve taşıtta bulundurulması icap eden taşıt pulu, yolcu listesi, fatura veya sevk irsaliyesi, yolcu bileti ile taşıma irsaliyelerinin muhtevası ile taşınan yolcu ve malların miktar ve mahiyetlerini ölçmek, tartmak, saymak suretiyle tespit etmek, Taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve faturanın taşıtta bulunmaması halinde bu belgelerin ibrazına kadar nakil vasıtalarını trafikten alıkoymak, taşınan malın sahibi belli değilse tespitine kadar malı bekletmek ve muhafaza altına almak, (Beklemeye ve muhafazaya alınan malların bozulmaya ve çürümeye maruz mallar olması halinde

Continue Reading

KDV Tevkifatının Yapılmaması veya Eksik Yapılması Hallerinde Karşılaşması Muhtemel Müeyyideler

1-GİRİŞ:

 Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca; mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir. Maliye Bakanlığı zikredilen kanuni düzenlemeye istinaden bazı mal teslimi ve hizmet ifalarında katma değer vergisi yönünden tevkifat uygulanması zorunluluğu getirmiş, ilk düzenlemeden itibaren tevkifatın kapsamı sürekli genişletilmiştir.

Katma değer vergisi tevkifatı, teslim veya hizmet bedeli üzerinden hesaplanan verginin, teslim veya hizmeti yapanlar tarafından değil, bu işlemlere muhatap olanlar tarafından kısmen veya tamamen vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edilip ödenmesidir. Katma değer vergisi tevkifatı; tam tevkifat ve kısmi tevkifat olmak üzere ikili bir sınırlandırmaya tabi tutulmaktadır. Tam tevkifatta, işlem bedeli üzerinden hesaplanan verginin tamamı işleme muhatap olan alıcılar tarafından beyan edilip ödenmekte; kısmi tevkifatta ise hesaplanan verginin Maliye Bakanlığınca belirlenen kısmı, işleme muhatap olan alıcılar tarafından, diğer kısmı ise işlemi yapan (malı teslim veya hizmeti ifa eden) tarafından beyan edilip ödenmektedir.

Bu çalışmada, ilk olarak katma değer vergisi tevkifatı hakkında genel bilgilere yer verilecek, müteakiben katma değer vergisi tevkifatının yapılmaması veya eksik yapılması halinde karşılaşılması muhtemel müeyyideler hakkında açıklama yapılacaktır.

 

2-KATMA DEĞER VERGİSİ TEVKİFATININ GENEL ÖZELLİKLERİ:

 Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesinin birinci fıkrası belirtilen işlemlere taraf olanlar, kendine mal teslim edilen veya hizmet ifa edilen kişi ve/veya kurumlardır. Bunlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten mükellef gibi sorumludurlar. Katma değer vergisi tevkifatı ihtiyari bir uygulama olmayıp, Maliye Bakanlığınca tevkifat uygulaması kapsamına alınan işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması zorunludur. Öte yandan, Maliye Bakanlığınca tevkifat kapsamına alınmamış işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması mümkün değildir.

 Tevkifat, genel bütçeli idareler hariç, tevkifata tabi işlemin yapıldığı dönemde vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilir. 2 No.lu KDV Beyannamesi sadece tevkifata tabi işlemlerin olduğu dönemlerde verilir.

Tevkifat kapsamındaki işlemlerde vergiyi doğuran olay bakımından özellikli bir durum söz konusu olmayıp, bu işlemlere ilişkin KDV’nin beyan dönemi Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesine göre tespit edilir. Bu kapsamda, işleme ait fatura veya benzeri belge izleyen ay içinde düzenlense dahi sorumlu sıfatıyla beyan, işlemin vuku bulduğu dönemin beyan süresi içinde yapılır. Kısmi tevkifat uygulamasında satıcının mükellef sıfatıyla 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edeceği kısım da aynı dönemde beyan edilir.

Hizmet işlemlerinde, hizmetin ayın sonunda tamamlanması halinde de fatura izleyen ayda düzenlense bile yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılır. İşlem bedelinin ödenmemesi, işleme ait faturanın süresinde düzenlenmemesi, alıcıya geç gelmesi veya hiç gelmemesi tevkifatın yapılıp yukarıda belirtilen süre içinde sorumlu tarafından beyan edilmesine engel değildir.

 

KDV mükellefiyeti bulunmayan BSMV mükelleflerinin, 2 No.lu KDV Beyannamesini kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairesine vermeleri gerekmektedir. Ancak, bankaların tevkif ettikleri vergiyi ödemeyi yapan şubeler itibarıyla, şubelerin bağlı bulundukları vergi dairesine beyan edip ödemeleri de mümkündür. Bu tercihi yapan bankaların, durumu bir dilekçe ile önceden genel müdürlüğün bağlı olduğu vergi dairesine yazılı şekilde bildirmeleri gerekmektedir. Bu bildirime ait yazının bir örneği, genel müdürlük tarafından şubelere gönderilir, şubeler tarafından da kendi bağlı oldukları vergi dairelerine ibraz edilmek suretiyle sorumlu sıfatıyla beyan, şubeler tarafından yapılmaya başlanır.

 

2 No.lu KDV Beyannamesinde herhangi bir surette indirim yapılması mümkün olmadığından tevkif edilen KDV’nin tamamının beyan edilerek vergi dairesine ödenmesi gerekmektedir. Tevkifat uygulayan alıcının KDV mükellefiyetinin bulunması ve tevkifat uyguladığı teslim veya hizmeti indirim hakkı tanınan işlemlerde kullanacak olması halinde, sorumlu sıfatıyla beyan edilen tutar, beyanın yapıldığı ay içinde verilmesi gereken 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılabilir. Bu indirimin dayanağı 2 No.lu KDV Beyannamesi olacaktır.

 

Kısmi tevkifata tabi işlemlerde, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV; satıcı tarafından beyan edilecek kısmı, takvim yılı aşılmamak şartıyla işleme ait fatura veya benzeri belgenin defterlere kaydedildiği döneme ilişkin olarak verilmesi gereken, sorumlu sıfatıyla beyan edilen kısmı ise 2 No.lu KDV Beyannamesinin verildiği ay içinde verilmesi gereken, 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılır.

 

Tam tevkifat kapsamındaki işlemlerde, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin tamamı, mal veya hizmetin alıcıları tarafından tevkifata tabi tutulur. Tam tevkifata tabi işlemler şunlardır:

 

a-İkametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlar tarafından yapılan işlemler,

 

b-Serbest meslek faaliyeti (Gelir Vergisi Kanunu’nun 18’inci maddesi) çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler,

 

c-Kiralama işlemleri,

 

d-Reklâm verme işlemleri.

 

Kısmi tevkifat uygulamasında işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin tamamı değil, bu işlemler için belirlenen orandaki kısım, alıcılar tarafından sorumlu sıfatıyla, tevkifata tabi tutulmayan kısım ise satıcılar tarafından mükellef sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. Kısmi tevfikata tabi işlemler şunlardır;

 

a-Yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetleri,

 

b-Etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetler,

 

c-Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetleri,

 

ç-Yemek servis ve organizasyon hizmetleri,

 

e-İşgücü temin hizmetleri,

 

f-Yapı denetim hizmetleri,

 

g-Fason olarak yaptırılan tekstil ve konfeksiyon işleri, çanta ve ayakkabı dikim işleri ve bu işlere aracılık hizmetleri,

 

ğ-Turistik mağazalara verilen müşteri bulma / götürme hizmetleri,

 

h-Spor kulüplerinin yayın, reklâm ve isim hakkı gelirlerine konu işlemleri,

 

ı-Temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmetleri,

 

i-Servis taşımacılığı hizmeti,

 

j-Her türlü baskı ve basım hizmetleri,

 

k-Külçe metal teslimleri,

 

l-Bakır, çinko, alüminyum ve kurşun ürünlerinin teslimi,

 

m-Hurda ve atık teslimi,

 

n-Metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıklarından elde edilen hammadde teslimi,

 

o-Pamuk, tiftik, yün ve yapağı ile ham post ve deri teslimleri,

 

ö-Ağaç ve orman ürünleri teslimi.

 

Yukarıda yer alan açıklamalardan görüldüğü üzere, katma değer vergisi tevkifatına tabi yirmi iki adet işlem bulunmaktadır. Bu işlemlerden dördü tam tevkifat, on sekizi ise kısmi tevkifat kapsamındadır. Kısmi tevkifata tabi onsekiz işlemin onikisi hizmet ifasına, geri kalan altısı ise mal teslimine ilişkindir.

 

 

3-KATMA DEĞER VERGİSİ TEVKİFATININ YAPILMAMASI VEYA EKSİK YAPILMASININ MÜEYYİDELERİ:

 

Katma değer vergisi tevkifatının yapılmaması veya eksik yapılması durumunda ne gibi yaptırımların uygulanacağına ilişkin hususlar Katma Değer Vergisi Uygulama Genel Tebliğinde açıklanmıştır. Konuya ilişkin Tebliğde yapılan açıklamalar aşağıdaki gibidir.

 

“3065 sayılı Kanunun (9/1) inci maddesi kapsamında sorumlu tayin edilenlerin, sorumlu sıfatıyla beyan edip ödemeleri gereken vergilerin beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, bu vergi tutarının ikmalen veya resen tarh edilerek vergi ziyaı cezası kesilmesi ve gecikme faizi hesaplanması gerekmektedir. Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen tutarın 1 No.lu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılmamış olması bu şekilde işlem tesis edilmesine engel değildir.

 

Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen KDV tutarının satıcı tarafından beyan edilmiş olması halinde sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı aranmaz.

 

Sorumlu tarafından beyan edilip ödenmesi gerekirken satıcı tarafından beyan edilen KDV’nin ödenmiş olması halinde, bu verginin normal vade tarihinden ödendiği tarihe kadar; söz konusu verginin ödenmemiş olması halinde ise normal vade tarihinden yapılacak tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar gecikme faizi uygulanır.”

 

Ancak konuya ilişkin yukarıda yer alan açıklamalar, uygulamada ortaya çıkabilecek muhtemel sorunları karşılamamaktadır. Konuya ilişkin Tebliğde örneklere yer verilmemesi önemli bir eksiklik olarak düşünülmektedir. Tebliğde yer alan açıklamalar aşağıda örnekle irdelenmiştir.

 

Örnek: Duman A.Ş. yapı denetim faaliyeti ile iştigal etmektedir. Eylül/2014 döneminde Tülis Limited Şirketine yapı denetim hizmeti vermiştir. Hizmetin KDV hariç bedeli 10.000,00-TL’dir.

 

Duman A.Ş. tarafından verilen bu hizmet 9/10 oranında KDV tevkifatına tabidir. Hizmete ilişkin KDV (10.000*%18=) 1.800,00-TL olup, bunun (1.800*9/10=) 1.620,00-TL’sinin alıcı Tülis Ltd. Şti. tarafından satıcı Duman A.Ş.ye ödenmeyip 2 No.lu KDV beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Diğer yandan tevkifata tabi olmayan 180,00-TL’nin Duman A.Ş. tarafından mükellef sıfatıyla beyan edilmesi icap etmektedir.

 

a-Vergi Tevkifatının Yapılmaması:

 

Vergi tevkifatının yapılmaması halinde, iki durumla karşılaşılmaktadır. İlk durum tevkif edilmeyen verginin satıcı tarafından beyan edilmemesi, ikinci durum ise tevkif edilmeyen verginin satıcı tarafından beyan edilmesidir. Her iki durum aşağıda açıklanmıştır.

 

Birinci Durum:

 

Tevkifata tabi olan 1.620,00-TL tutarındaki katma değer vergisi, Tülis Ltd. Şti. tarafından tevkif edilmemiş ve 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilmemiştir. Duman A.Ş. tevkifata tabi olmayan, diğer ifadeyle kendi üzerine düşen 180,00-TL’yi beyan etmiş, Tülis Ltd. Şti. de sadece bu tutarı indirim konusu yapmıştır.

 

Bu durumda, tevkifata tabi tutulmayan 1.620,00-TL tutarında katma değer vergisi alıcı Tülis Ltd. Şti. adına ikmalen veya resen tarh edilecek, vergi ziyaı cezası kesilecek ve gecikme faizi aranacaktır. Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen 1.620,00-TL tutarında katma değer vergisinin alıcı Tülis Ltd. Şti. tarafından indirim konusu yapılıp yapılmadığı durumu değiştirmemektedir.

 

İkinci Durum:

 

Tevkifata tabi olan 1.620,00-TL tutarındaki katma değer vergisi, Tülis Ltd. Şti. tarafından tevkif edilmemiş ve 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilmemiştir. Ancak Duman A.Ş. 1 No.lu KDV Beyannamesinde kendi üzerine düşen tutar (180,00) ile tevkif edilmeyen vergi tutarı (1.620,00) toplamı olan 1.800,00-TL’yi beyan etmiştir.

 

Bu halde Tebliğde yer alan “sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen KDV tutarının satıcı tarafından beyan edilmiş olması halinde sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı aranmaz” şeklindeki açıklama uyarınca; alıcı Tülis Ltd. Şti. tarafından tevkif edilmesi gerekirken tevkif edilmeyen ve ayrıca satıcı Duman A.Ş. tarafından beyan edilen 1.620,00-TL tutarındaki katma değer vergisi, Tülis Ltd. Şti. adına ikmalen veya resen tarh edilecek, ancak vergi aslı aranmamakla birlikte vergi ziyaı cezası kesilecektir. Tebliğdeki “sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı aranmaz” ifadesinden bu sonuca varılmaktadır.

 

Bu noktada ortaya çıkan tereddüt; “sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen KDV tutarının satıcı tarafından beyan edilmiş olması” ifadesinden ne anlaşılması gerektiğidir. Zikredilen ifadeden bizim anladığımız, sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen KDV tutarının satıcı tarafından KDV beyannamesine intikal ettirilmesidir. Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen KDV tutarının satıcı tarafından beyan edilmiş olması halinde sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı aranmaması için, bu tutarın satıcı tarafından KDV beyannamesine intikal ettirilmesi yeterli olup, satıcının beyanına göre ödenecek veya devreden KDV çıkması önem arz etmemektedir.

 

Ancak Vergi İdaresi tarafından bahsedilen ifadenin farklı bir şekilde yorumlanması mümkündür. Bu yorumda, Duman A.Ş.nin beyannamesinde mutlaka ödenecek KDV’nin çıkması ve ödenecek KDV tutarının tevkif edilmeyen 1.620,00-TL’den büyük olması ileri sürülebilir. Bu yorumda, satıcı Duman A.Ş.nin KDV beyanında ödenecek KDV çıkmaması durumunda 1.620,00-TL’nin, ödenecek KDV’nin 1.620,00-TL’den az olması halinde ise aradaki farkın, satıcı tarafından beyan edilmediği gerekçesiyle vergi tarhiyatı yapılabilir.

 

b-Vergi Tevkifatının Eksik Yapılması:

 

Vergi tevkifatının eksik yapılmaması halinde de, benzer iki durumla karşılaşılmaktadır. İlk durum eksik tevkif edilen verginin satıcı tarafından beyan edilmemesi, ikinci durum ise eksik tevkif edilen verginin satıcı tarafından beyan edilmesidir. Her iki durum aşağıda açıklanmıştır.

 

Birinci Durum:

 

Yukarıda yer alan örneğe göre, Duman A.Ş. tarafından verilen yapı denetim hizmeti 9/10 oranında KDV tevkifatına tabidir. Ancak tevkifat 9/10 (1.800*9/10=1.620,00-TL) yerine 6/10 (1.800*6/10=1.080,00-TL) olarak yapılmıştır. Duman A.Ş. tevkifata tabi olmayan, diğer ifadeyle kendi üzerine düşen 180,00-TL’yi beyan etmiş, Tülis Ltd. Şti. de bu tutar ile tevkifata tabi tutup 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan ettiği 1.080,00-TL’yi indirim konusu yapmıştır.

 

Bu halde eksik tevkif edilen 540,00-TL tutarında katma değer vergisi alıcı Tülis Ltd. Şti. adına ikmalen veya resen tarh edilecek, vergi ziyaı cezası kesilecek ve gecikme faizi aranacaktır. Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen 540,00-TL tutarında katma değer vergisinin alıcı Tülis Ltd. Şti. tarafından indirim konusu yapılıp yapılmadığı durumu değiştirmemektedir.

 

İkinci Durum:

 

Tevkifata tabi olan 1.620,00-TL tutarındaki katma değer vergisi yerine 1.080,00-TL, Tülis Ltd. Şti. tarafından tevkif edilmiş ve 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilmiştir. Duman A.Ş. 1 No.lu KDV Beyannamesinde kendi üzerine düşen tutar (180,00-TL) ile eksik tevkif edilen vergi tutarı (540,00-TL) toplamı olan 720,00-TL beyan etmiştir.

 

Bu halde Tebliğde yer alan “sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen KDV tutarının satıcı tarafından beyan edilmiş olması halinde sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı aranmaz” şeklindeki açıklama uyarınca; alıcı Tülis Ltd. Şti. tarafından eksik tevkif edilen ve ayrıca satıcı Duman A.Ş. tarafından beyan edilen 540,00-TL tutarındaki katma değer vergisi, Tülis Ltd. Şti. adına ikmalen veya resen tarh edilecek, ancak vergi aslı aranmamakla birlikte vergi ziyaı cezası kesilecektir. Tebliğdeki “sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı aranmaz” ifadesinden bu sonuca varılmaktadır.

 

Bu noktada ortaya çıkan tereddüt; “sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen KDV tutarının satıcı tarafından beyan edilmiş olması” ifadesinden ne anlaşılması gerektiğidir. Zikredilen ifadeden bizim anladığımız, sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen KDV tutarının satıcı tarafından KDV beyannamesine intikal ettirilmesidir. Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen KDV tutarının satıcı tarafından beyan edilmiş olması halinde sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı aranmaması için, bu tutarın satıcı tarafından KDV beyannamesine intikal ettirilmesi yeterli olup, satıcının beyanına göre ödenecek veya devreden KDV çıkması önem arz etmemektedir.

 

Ancak Vergi İdaresi tarafından bahsedilen ifadenin farklı bir şekilde yorumlanması mümkündür. Bu yorumda, Duman A.Ş.nin beyannamesinde mutlaka ödenecek KDV’nin çıkması ve ödenecek KDV tutarının tevkif edilmeyen 540,00-TL’den büyük olması ileri sürülebilir. Bu yorumda, satıcı Duman A.Ş.nin KDV beyanında ödenecek KDV çıkmaması durumunda 540,00-TL’nin, ödenecek KDV’nin 540,00-TL’den az olması halinde ise aradaki farkın, satıcı tarafından beyan edilmediği gerekçesiyle vergi tarhiyatı yapılabilir.

 

4-SONUÇ:

 

Bu çalışmada, öncelikle katma değer vergisi tevkifatı hakkında genel bilgilere yer verilmiş, devamında ise katma değer vergisi tevkifatının yapılmaması veya eksik yapılması halinde karşılaşılması muhtemel müeyyideler hakkında örneklerle açıklamalar yapılmıştır.

 

Kapsamı devamlı olarak genişletilen tevkifat uygulaması bazı noktalarda içinden çıkılması zor bir hale gelmiştir. İdari düzenlemelerde yeterli açıklama ve örneklerin bulunmaması, bu durumun sebeplerinden bir tanesidir.

 

Katma değer vergisi tevkifatının yapılmaması veya eksik yapılması hallerinde, satıcı herhangi bir yaptırımla karşılaşmamaktadır. Yaptırımla karşılan taraf, katma değer vergisi tevkifatını yaparak 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmekle sorumlu bulunan alıcıdır. Alıcının karşılaşılacağı müeyyideler ise tevkif edilemeyen veya eksik tevkif edilen katma değer vergisinin satıcı tarafından beyan edilip edilmediğine göre farklılık arz etmektedir.

Kaynak:YMM İsmail Pamuk-consensusymm.com