fbpx

    Vergi Davalarında Üst Makama Başvuru Yolu

    Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
    Tarih        : 18.10.2006
    Esas No   : 2006/75
    Karar No  : 2006/300

    VUK Md. 116

    VERGİ DAVALARINDA ÜST MAKAMA BAŞVURU YOLU

    Vergi davalarında, 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesinde yer alan “üst makamlar başvuru” yolunun kullanılma olanağı olmadığı hk.

    İstemin Özeti: (…) Limited Şirketinin 2001 yılına ait yasal defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu, davacının bu şirkete düzenlemiş olduğu faturaların gerçek bir mal satımına dayanmadığından bahisle adına kesilen kaçakçılığa iştirak cezasının kesinleştiği ileri sürülerek, ödeme emirleri düzenlenip tebliğ edilmiştir.

    Vergi Mahkemesi kararıyla; tarh ve tahakkuk safhasına ait tahakkuk fişi veya ihbarnamenin usulüne uygun şekilde tebliği üzerine dava açılmaması ya da açılan davanın mahkemece reddedilmesi sonucu kamu alacağının kesinleştirilmesi ve vadesinde ödenmemesi halinde ödeme emri düzenlenebileceği, davacının; ihbarnamelerin 25.07.2003 tarihinde tebliğ üzerine 31.07.2003 günlü dilekçe ile 4811 sayılı Kanun’dan yararlanarak matrah artırımında bulunduğunu, söz konusu cezanın kaldırılması gerektiğini belirterek Üsküdar Vergi Dairesi Müdürlüğüne başvurduğu, davalı idarenin ise; 27.08.2003 tarihinde talebin reddine ilişkin yazıyla birlikte ödeme emirlerini de davacıya tebliğ ettiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun idari dava açma süresini durduracağı, isteğin reddi halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçen sürenin de hesaba katılacağının belirtildiği, bu düzenleme ve 4811 sayılı Kanun’un 5. maddesi dikkate alındığında, davacının ihbarnamelerin tebliği üzerine dava açma süresi içinde düzeltme yoluyla bu cezaların kaldırılması isteminin reddine dair yazı ödeme emirleri ile birlikte tebliğ edilmekle, davacının tahakkuk aşamasıyla ilgili dava açma ya da 4811 sayılı Kanun’un 5/3. maddesinden yararlanma yolunun kapatıldığı, davacının ret yazısının tebliğinden itibaren işlemeye başlayan 25 günlük süre içinde dava açma hakkı bulunduğunun idarece dikkate alınmadığı, ret yazısıyla birlikte ödeme emirlerinin tebliği sırasında kesinleşmiş bir kamu alacağından söz edilemeyeceğinden, düzenlenen ödeme emirlerinde yasaya uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirlerini iptal etmiştir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Vergi Davalarında Üst Makama Başvuru Yolu

    Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
    Tarih        : 18.10.2006
    Esas No   : 2006/75
    Karar No  : 2006/300

    VUK Md. 116

    VERGİ DAVALARINDA ÜST MAKAMA BAŞVURU YOLU

    Vergi davalarında, 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesinde yer alan “üst makamlar başvuru” yolunun kullanılma olanağı olmadığı hk.

    İstemin Özeti: (…) Limited Şirketinin 2001 yılına ait yasal defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu, davacının bu şirkete düzenlemiş olduğu faturaların gerçek bir mal satımına dayanmadığından bahisle adına kesilen kaçakçılığa iştirak cezasının kesinleştiği ileri sürülerek, ödeme emirleri düzenlenip tebliğ edilmiştir.

    Vergi Mahkemesi kararıyla; tarh ve tahakkuk safhasına ait tahakkuk fişi veya ihbarnamenin usulüne uygun şekilde tebliği üzerine dava açılmaması ya da açılan davanın mahkemece reddedilmesi sonucu kamu alacağının kesinleştirilmesi ve vadesinde ödenmemesi halinde ödeme emri düzenlenebileceği, davacının; ihbarnamelerin 25.07.2003 tarihinde tebliğ üzerine 31.07.2003 günlü dilekçe ile 4811 sayılı Kanun’dan yararlanarak matrah artırımında bulunduğunu, söz konusu cezanın kaldırılması gerektiğini belirterek Üsküdar Vergi Dairesi Müdürlüğüne başvurduğu, davalı idarenin ise; 27.08.2003 tarihinde talebin reddine ilişkin yazıyla birlikte ödeme emirlerini de davacıya tebliğ ettiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun idari dava açma süresini durduracağı, isteğin reddi halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçen sürenin de hesaba katılacağının belirtildiği, bu düzenleme ve 4811 sayılı Kanun’un 5. maddesi dikkate alındığında, davacının ihbarnamelerin tebliği üzerine dava açma süresi içinde düzeltme yoluyla bu cezaların kaldırılması isteminin reddine dair yazı ödeme emirleri ile birlikte tebliğ edilmekle, davacının tahakkuk aşamasıyla ilgili dava açma ya da 4811 sayılı Kanun’un 5/3. maddesinden yararlanma yolunun kapatıldığı, davacının ret yazısının tebliğinden itibaren işlemeye başlayan 25 günlük süre içinde dava açma hakkı bulunduğunun idarece dikkate alınmadığı, ret yazısıyla birlikte ödeme emirlerinin tebliği sırasında kesinleşmiş bir kamu alacağından söz edilemeyeceğinden, düzenlenen ödeme emirlerinde yasaya uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirlerini iptal etmiştir.

     

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Dilekçe Hakkı ve İdari İtiraz Merciine Başvurular

    Dilekçe, en basit tanımıyla gerçek ve tüzel kişilerin dilek, istem, bilgi veya şikâyetlerin kısa veya ayrıntılı biçimde ifade bulduğu metni içerir mektup veya yazılı iletişim aracıdır.

    Sözlük anlamıyla dilekçe, bir isteği bildirmek, bir şikâyeti duyurmak veya herhangi bir konuda bilgi vermek amacıyla resmi veya özel kurum ve kuruluşlara yazılan resmî yazıdır. Yaşadığımız dünyada ve toplumda, toplumsal yaşamın bir gereği olarak, özel ve tüzel kişilerle gerçek ve tüzel kişiler ve gerçek ve tüzel kişilerle devlet arasındaki ilişkilerde iletişimde, dilekçe; en çok başvurulan ve sıklıkla kullanımı tercih edilen, yazılı müracaat ve bildirimlerde kullanılması zorunlu kılınan bir yazılı iletişim ve ispat aracı olarak karşımıza çıkmaktadır.

    Bu çerçevede kanun koyucu tarafından, 1982 Anayasasında “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41