fbpx

    Pişmanlıkla Verilen Beyannamelerde Şartların İhlal Edimesi Halinde Kesilecek Cezalarda Uzlaşma Hakkı

    1. Pişmanlık Ve Islah Müessesesi
    Vergi hukukunda, vergi uyuşmazlıklarının yargıya intikal etmeksizin, idari aşamalarda çözümlenmesine olanak sağlayan uygulamalardan birisi de pişmanlık ve ıslah müessesesidir. Pişmanlık, Farsça kökenli bir terim olup, yapılan bir işin veya davranışın olumsuz sonuçlarını görerek üzüntü duyulmasıdır.

    Hukuki terim olarak pişmanlık ise, kanunun suç saydığı eylemleri işleyenlerin (faillerin) suç ortaklarına haber vererek daha az ceza ile kurtulmaları olanağını ifade eder.

    Islah ise, yapılan ve olumsuz sonucu olan bir eylemin sonuçlarını nedamet duyarak düzeltmek ya da en azından yapılan fiilin yarattığı olumsuzluğun farkına vararak, bir daha yapmama konusunda kişide fikir oluşmasıdır. Hukukı terim olarak ıslah ise karşı tarafın iznine veya yargıcın onamına bağlı olmaksızın bir tarafın usule ilişkin olarak yaptığı işlemleri, gerekli giderleri vermek koşulu ile yasada belirtilen süre içerisinde yöntemine uygun olarak tamamen veya kısmen düzeltilmesini sağlayan hukuki çaredir.

    Vergi Usul Kanunu’nun 371 inci maddesinde düzenlenmiş olan pişmanlık müessesesiyle, yükümlüler kanuna aykırı eylemleri neticesinde işledikleri vergi ziyaı ve kaçakçılık suçunun cezasından kurtulmaktadırlar. Bu bakımdan vergi ceza hukukunun bir parçası olan pişmanlık, hukuki olarak vergi cezasını ortadan kaldıran, ceza muafiyeti getiren bir yapıya sahiptir.

    2. Pişmanlık Hükümlerinden Yararlanma Koşulları

    213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Cezaların Ödenmesi ve Kalkması” başlıklı 371 inci maddesinde Pişmanlıkla ve Islah hükümleri yer almakta olup, bu madde hükmünde; Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kışılerin kanuna aykırı hareketlerini ılgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez.

    I. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır. ).

    2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması.

    3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tevdi olunması.

    4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi.

    5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51’inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir
    zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde ödenmesi gerektiği belirtilmektedir.

    Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz.

    3. Pişmanlık ve Islah Hükümlerine Göre Verilen Beyannamelere Ceza Kesilmesi

    Pişmanlık talebi kabul edilen beyannamelere 1. derece | kat usulsüzlük cezası kesilir. Pişmanlık talebiyle verilen beyannamelerde zarar beyanı veya mahsuplar gibi nedenlerle ödenecek verginin bulunmaması veya
    matraha ilişkin bilgilerin olmaması durumunda pişmanlık talebiyle verilen beyannameler için pişmanlık talebi vergi dairesince kabul edilmez. Pişmanlık talebi kabul edilmeyen beyannameler kanuni süresinden sonra verilen beyanname kabul edilerek 1. derece 2 kat usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezasının “050’si kıyaslanarak miktar itibariyle en ağır olanı kesilir. Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ek olarak pişmanlık talebi ile verilen ek beyannameye usulsüzlük cezası kesilmez. Vergisi kanuni süresinde ödenmiş
    olmakla birlikte beyannamenin kanuni süresinden sonra pişmanlıkla verilmesi halinde pışmanlık zammı hesaplanmaz.

    4. Pişmanlık Şartlarının İhlali ve Yapılacak Tarhiyat

    Pişmanlık şartlarını ödeme yönünden ihlal eden mükellefler pişmanlıktan yararlanamaz. Bu durumda bu mükelleflerin verdiği beyannameler kanuni süresinden sonra verilen beyanname olarak kabul edilir ve 1. derece 2 kat usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezasının 9050 si kıyaslanarak miktar itibariyle en ağırı resen kesilir.

    213 sayılı Vergi Usul Kanununun resen vergi tarhiyatı hükümlerinin bulunduğu 30.Madesinin 9/2 bendinde; “Vergi beyannamesini kanuni süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamede gösterdikleri matrah üzerinden re’sen gerekli tarhiyat yapılır ve bu beyannameler re’sen takdir için takdir komisyonuna sevk edilmez. Ancak, vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler için bu hüküm uygulanmaz.” hükümleri yer almaktadır.

    Kanun maddesinde görüleceği üzere pişmanlık ve ıslah hükümlerinden yararlanıp beyanname verilmesi halinde beyan üzerine tarhiyat yapılırken pişmanlık ve ıslah hükümlerine riayet edilmeyip şartların ihlal edilmesi halinde pişmanlıkla verilen beyanname kanuni süresinden sonra kendiliğinden verilen beyanname halini almakta ve tarhiyat resen yapılması gerekmektedir.

    5. Pişmanlık Şartlarının İhlali Halinde Uzlaşma

    Tarhiyat sonrası uzlaşma, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 1, 6, 7, 8, 9, 12” inci maddelerinde düzenlenmiştir. Verginin tarh edilmesi ve cezanın kesilmesinden sonra başvurulabilecek bir yol olan tarhiyat sonrası uzlaşmanın kapsamına vergi daireleri tarafından mükellef adına ikmalen, resen veya
    idarece tarh edilen ve vergi dairelerinin tarha yetkili olduğu bütün vergi, resim ve harçlar ile bunlara ilişkin olarak kesilecek vergi ziyaı cezaları girmektedir.

    Fakat usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları ile kaçakçılık suç ve cezalarından dolayı vergi ziyaına sebebiyet verilmesi durumunda kesilecek ceza tarhiyat sonrası uzlaşma kapsamında yer almamaktadır.

    Kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere ikmalen resen ve idarece yapılan tarhiyatların tarhiyat sonrası uzlaşmaya konu olacağı belirtilmiştir. Mükellefin pişmanlık ve ıslah talepli verdiği; ancak şartları ihlal ettiği beyannameleri kanuni süresinden sonra kendiliğinde verilen beyanname hükmünü aldığı ve kanuni süresinden sonra verilen beyannamelerde tarhiyat beyan üzerine olmayıp resen tarh edildiği açıktır. Bu sebeple mükelleflerin pişmanlık şartlarını bozmaları halinde kendilerine kesilecek vergi ziyaı cezasında uzlaşma hükümlerinden faydalanacağı açıktır.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Tasfiye ve İflas Döneminde Tebligat

    Pişmanlık ve Islah Nedir ?

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Vergi Kaçakçılığı Suçu Seçimlik Hareketli Bir Suçtur

    Pişmanlık ve Islah

    Pişmanlık ve Islah , Beyana dayalı bir vergilemenin esas alındığı ülkemizde, bildirilen matrahın gerçeğe uygunluk derecesi en sağlıklı biçimde vergi incelemesi ile denetlenebilmektedir. İdare ayrıca, bazı vergi güvenlik önlemleri aracılığıyla da denetimini etkinleştirebilmektedir.

    Yapılan denetimler sonucu, beyan dışı bırakılmış bir matrahın ya da matrah farkının saptanması durumunda, saptanan fark üzerinden ayrıca cezalı vergi alınmaktadır.

    Mükelleflerin beyanname vermemeleri durumunda da, dönem matrahı idarece takdir komisyonları kanalıyla belirlenmekte ve takdir olunan matrah üzerinden cezalı vergi tarh olunmaktadır.

    Her iki durumda salınan vergiler ile kesilen cezalar uyuşmazlık konusu yapılmakta idare bu vergi ve cezayı almak, mükellefler ise vermemek ya da bir süre daha geciktirmek suretiyle vermek yollarını aramakta böylelikle uyuşmazlık yıllarca sürmektedir.

    Vergi Usul Kanunu’na 1950 yılından itibaren getirilen “Pişmanlık ve Islah” müessesesi ile yukarıda belirtilen nedenlerle doğabilecek uyuşmazlıkların da bazı koşullarla idari aşamada çözümlenmesi öngörülmüştür.

    Böylelikle, düşük beyanda bulunanların ya da hiç beyanname vermeyenlerin, VUK’un 371. maddesinde yer alan “Pişmanlık ve Islah” hükümlerine göre beyanda bulunmaları durumunda bu fiillerinden doğan uyuşmazlıkları idari aşamada çözümlenebilmektedir.

    Pişmanlık; Farsça kökenli bir sıfattır ve yapılan bir işin veya davranışın olumsuz sonuçlarını görerek duyulan üzüntüdür. Aynı zamanda, yaptığı işin veya davranışın olumsuz sonuçlarından duyulan üzüntünün etkisiyle, konusu suç olan veya olmayan eylemin ifade edilmesidir. Bir başka deyişle, sonucu üzüntü yaratan eylemin açığa vurulması veya itiraf edilmesi halidir ki, buna da pişman olma veya pişmanlık denir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    İnceleme Dönemine Ait Olmayan Beyannamenin Pişmanlıkla Verilmesi

    Danıştay 9. Dairesi
    Tarih    : 17.09.2012
    Esas No         : 2009/3957
    Karar No : 2012/4625

    VUK Md. 371

    İNCELEME DÖNEMİNE AİT OLMAYAN BEYANNAMENİN PİŞMANLIKLA VERİLMESİ

    Defter ve belgeler vergi incelemesinde olsa da inceleme dönemine ilişkin olmayan beyannamenin pişmanlıkla verilebileceği, pişmanlıkla beyanname verme isteminin kabul edilmemesinde isabet bulunmadığı hk.

    İstemin Özeti: Davacı tarafından 2006/Aralık dönemine ilişkin katma değer vergisi düzeltme beyannamesinin pişmanlıkla verilmek istenmesine karşın pişmanlık talebi kabul edilmeyerek kesilen vergi ziyaı cezasına karşı açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesinin kararının; dilekçede ileri sürülen sebeplerle bozulması istenilmektedir.

    Karar: Uyuşmazlıkta; davacı tarafından pişmanlıkla verilmek istenen katma değer vergisi düzeltme beyannamesinin kabul edilmeyerek kesilen vergi ziyaı cezasına karşı açılan davayı reddeden vergi mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Vergi Uyuşmazlıklarının İdari Aşamada Çözümlenmesi

    Vergi Hatalarının Düzeltilmesi,

    Pişmanlık ve Islah (VUK Madde.371),

    Cezada İndirim (VUK Madde.376),

    Uzlaşma

    a. Tarhiyat Öncesi Uzlaşma,

    b. Tarhiyat Sonrası Uzlaşma.

    Uzlaşma, adınıza yapılan tarhiyatı yargıya intikal ettirmeden önce vergi idaresi ile görüşerek tahakkuk edecek vergi ve ceza hususunda anlaşmak için başvurulabilecek idari bir çözüm yoludur. Türk vergi sisteminde uzlaşma, tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası olmak üzere iki şekilde düzenlenmiştir. Bunların yalnızca birinden faydalanabilinir.

    Tarhiyat Öncesi Uzlaşma ;

    Nezdinde vergi incelenmesine başlanmış mükelleflerin adlarına tarhiyat yapılmadan önce kullanabileceği bir haktır. Tarhiyat öncesi uzlaşmanın kapsamına; vergi incelemeleri sonucunda bulunan matrah veya matrah farkları üzerine salınacak vergi, resim ve harçlar ile bunlara ilişkin olarak kesilecek vergi ziyaı cezası, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları girmektedir. Kaçakçılık suç ve cezalarından dolayı vergi ziyaına sebebiyet verilmesi durumunda tarh edilecek vergi ve ceza uzlaşma kapsamı dışındadır. Uzlaşma olması halinde dava açılamaz ve hiçbir merciye şikayette bulunulamaz. Tarhiyat öncesi uzlaşma sağlanamaz veya uzlaşma görüşmelerinde uzlaşmaya varılamaz ise verginin tarhından ve cezanın kesilmesinden sonra uzlaşma talep edilemez.

    Tarhiyat Sonrası Uzlaşma :

    Verginin tarh edilmesi ve cezanın kesilmesinden sonra başvurulabilecek bir yoldur. Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları ile kaçakçılık suç ve cezalarından dolayı vergi ziyaına sebebiyet verilmesi durumunda tarh edilecek vergi ve kesilen ceza uzlaşma kapsamı dışındadır. Yapılan tarhiyata karşı uzlaşma veya cezalarda indirim talebinde bulunma haklarından sadece birinden yararlanılabilir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Vergi Ceza Hukukunda Pişmanlık ve Islah Müessesesi ve Özellikli Durumlar

    1. GİRİŞ

    Kanunlara aykırı olarak yapılan eylemlerin yaptırımlara bağlanması, ilke olarak bu fiillerin yapılmasını önlemek amacını taşır. Vergileme, doğal olarak mükelleflerle vergi idaresi arasında (vergi uygulamasında maddi yanlışlık yapıldığı, uygulanmak istenen kanunun Anayasa’ya aykırı olduğu iddiaları, kanunların yanlış uygulandığı düşüncesi gibi nedenlerle) çeşitli uyuşmazlıklar ortaya çıkarır. Vergi hukukunda, vergi uyuşmazlıklarının yargıya intikal etmeksizin, idari aşamalarda çözümlenmesine olanak sağlanması ve böylece iyi niyetli mükelleflerin korunması ve bu suretle uygulamaya etkinlik kazandırılması amacıyla, belirli koşullar çerçevesinde gerçekleştirilmek üzere “pişmanlık ve ıslah” müessesesi getirilmiştir.

    Vergi ceza hukukunda pişmanlık ve ıslah müessesesi; vergi uyuşmazlıklarının yargıya intikal etmeksizin, idari aşamalarda çözümlenmesine olanak sağlayan uygulamalardan birisidir. Bu nedenle özellikle pişmanlık ve ıslah müessesesi yoluyla, vergi suçu işleyen mükelleflerin kendi kendilerine işlemiş oldukları vergi suçunu vergi idaresine bildirmeleri, vergi dairesinin işlemlerini hayli azaltacağı gibi, şu veya bu nedenle belki de hiç alınması mümkün olmayan bir verginin hazineye intikali de gerçekleştirilmiş olmaktadır.

    2. KONUYA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEME

    Vergi Usul Kanunu’na göre pişmanlık ve ıslah müessesesi; beyana dayanan vergilerde, mükellef veya vergi sorumlusu tarafından işlenen vergi ziyaı suçunun yine mükellef tarafından yasanın aradığı koşullara uymak şartıyla vergi idaresine bildirilmesidir (VUK. md. 371). Bir başka tanıma göre pişmanlık beyan üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergiler için geçerli olan ve temelinde vergi ziyaı yatan olayın, kendiliğinden haber verilmesidir. 5728 sayılı Kanunla Yapılan Değişiklikle Pişmanlık ve Islah Müessesesinin son şekli aşağıdaki gibidir:

    Madde 371- (5728 sayılı Kanunun 281 inci maddesiyle değişen madde) Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi halinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez.

    Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından herhangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.):

    Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde herhangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması;

    Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak 15 gün içinde tevdi olunması;

    Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi;

    Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51’inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamanla birlikte haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde ödenmesi.

    Yukarıdaki şartların yerine getirilmesi halinde kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında 360’ıncı madde hükmü uygulanmaz.

    Bu madde hükmü emlak vergisinde uygulanmaz.”

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Pişmanlık ve Islah

    Giriş

    213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Pişmanlık ve ıslah” başlıklı 371 inci maddesinde, beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren Kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere maddede belirtilen kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmeyeceği hükme bağlanmıştır.

    Pişmanlık Müessesesi ve Şartları

    Kanun metninde pişmanlık hükmünden yararlanma şartları 5 bent halinde sıralanmıştır.

    Buna göre pişmanlık müessesesinin işletilebilmesi için;

    Makama dilekçe veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmesi).

    Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın taktir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce ) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması

    Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak on beş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi

    Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak on beş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi

    Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun  51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak on beş gün içinde ödenmesi gerekmektedir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla