fbpx

    Vergi Alacağının Tahakkuk Etmiş Olması

    Vergi Alacağının Tahakkuk Etmiş Olması ,  vergiyi doğuran olayla ortaya çıkan vergi alacağı ilişkisi, çeşitli aşamalardan geçerek tahsil zamanaşımı aşamasına girer. Bilindiği üzere her şeyden önce vergi alacağının doğması için vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi gerekir.

    Bu aşamada yani vergiyi doğuran olayın ortaya çıkması ile vergi alacağı da kendiliğinden ortaya çıkar. Vergi alacağı vergiyi doğuran olayın tabii sonucudur. Daha sonra ise vergiyi doğuran olayla ortaya çıkmış olan vergi
    borcunun somutlaştırılması ve yürürlük gücü kazandırılması gerekir. Vergiyi doğuran olayla kendiliğinden ortaya çıkan vergi borcunun sübjektif ve ferdi bir hukuki duruma dönüşebilmesi için beyan, tarh, tebliğ ve tahakkuk işlemlerinin yapılması gerekir. Bu belirtilen işlemlerin de ön şartı, vergiyi doğuran olay olmaktadır. İşte burada vergiyi doğuran olaydan sonra gerçekleştirilen vergilendirme işlemlerinin de mutlaka tarh zamanaşımı süresi içinde yapılması gerekir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Tahakkuk Zamanaşımı ve Tahsil Zamanaşımı

    I.GİRİŞ

    Vergi hukukunda zamanaşımı; süre geçmesi suretiyle vergi alacağının ortadan kalkmasını ifade eder.

    Vergi hukukunda tahakkuk (tarh) zamanaşımı ve tahsil zamanaşımı olmak üzere 2 çeşit zamanaşımı söz konusudur. Bunlardan tahakkuk (tarh) zamanaşımı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda; tahsil zamanaşımı ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir.

    Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade eder. Tahsil daireleri amme alacağının tahsilinde zamanaşımını re’sen (kendiliğinden) dikkate almak zorundadırlar. Çünkü zamanaşımına ilişkin hüküm kamu düzenindendir. Ancak 6183 sayılı Kanun kapsamına girmeyen akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğan alacaklar hakkında bu hüküm uygulanamayacaktır.

    Zamanaşımı, vergi alacağını ortadan kaldıran nedenlerden birisidir.

    Vergi hukukunda zamanaşımı, özel hukuktaki hak düşürücü sürelere benzetilebilir.

    Vergi hukukunda zamanaşımı kurumunun kabul edilmesinin nedeni, Genel Hukukta olduğu gibi kamu yararı düşüncesine dayanmaktadır. Devletin vergiden doğan alacağını uzun bir süre sonra istemesi hem vergi idaresi hem de mükellef yönünden sorunlar yaratmaktadır. İdare kanıt yönünden güçlüklerle karşılaşabileceği gibi takip ve tahsil yönünden de uzun süre belirsizlik içinde kalmaları ve bazı defter ve belgeleri saklama durumunda olmaları önemli olumsuzluklara yol açabilecektir. Zamanaşımı bu olumsuzlukları büyük ölçüde önleyebilir.

    Zamanaşımının bu olumlu yönü yanında olumsuz bazı yönleri de vardır. Borcunu düzenli ödemeyen mükellefler yönünden adalet ve eşitlik ilkelerini zedeleyebileceği gibi vergi yükümlülerini kaçakçılığa da yöneltebilir. Bu olumsuzluklara karşın olumlu yönleri ağır bastığı için zamanaşımı vergi sistemine girmiştir.

    TAHAKKUK (TARH) ZAMANAŞIMI:

    Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından itibaren başlayarak 5 yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler tahakkuk zamanaşımına uğrar.(md.114)

    Örneğin 2003 yılında elde edilen bir gelirin vergisinin zamanaşımına uğraması için, 2004 takvim yılının 1 Ocak tarihinden 2008 yılının 31 Aralık tarihine kadar tarh ve mükellefe tebliğ edilmemiş olması gerekir.

    KDV’de zamanaşımı, vergi alacağı mal teslimi veya hizmetin yapılmasıyla doğduğu için bu yılı izleyen yılın başından itibaren başlayacaktır.

    Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder.

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    6183 Sayılı Kanun’ un Uygulamalarına Karşı Dava Açma Hakkı Doğuran Durumlar

    6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a istinaden idarenin yaptığı ödeme emri tebliği,
    ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz işlemleri, haciz işlemleri, teminat isteme yazısı ve tecil talebinin reddine
    karşı mükellefler vergi davası açma hakkına sahiptirler.

    Ödeme Emri Tebliği

    Tarh ve tahakkuku gerçekleşen ve ödeme süreleri içinde ödenmeyen kamu alacakları için vergi daireleri
    borçlulara 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal beyanında bulunmaları için ödeme emri tebliğ ettirir. Bu ödeme emri tebliğine karşı borçlular; borcun bulunmadığı, kısmen ödenmiş olduğu ya da zaman aşımına
    uğramış olduğu gerekçelerinden birisi ile dava açabilirler. Borçlu, ödeme emrine karşı açtığı davayı kazanırsa ilgili borç ve ceza “ yargı kararı ile terkin” edilmiş olur. Davayı kaybederse, ilgili vergi borcu aslı, bu borca ilişkin cezaları ve gecikme faizleriyle birlikte tahsil olunmakla kalmaz, ayrıca %10’dan düşük olmamak üzere “Haksız Çıkma Tazminatı” tatbik edilir.

    İhtiyati Tahakkuk ve İhtiyati Haciz İşlemleri

    İhtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz işlemleri AATUHK’ un 13 ve 17. maddelerinde amme alacaklarının
    güvence altına alınması amacıyla düzenlenmiş bulunan işlemlerdir. İhtiyati tahakkuka, kanunda sayılan nedenlerin mevcut olması durumunda vergi dairesi müdürünün yazılı talebi üzerine defterdar/vergi dairesi başkanı yetkili olup, ihtiyati tahakkuk sadece vergiden kaynaklanan kamu alacakları için uygulanabilmektedir. İhtiyati haciz ise kanunda sayılan nedenlerin mevcut olması durumunda alacaklı kamu idaresinin mahalli en büyük memurluğunca tasdik edilen haciz varakalarına istinaden yapılmaktadır. Haklarında ihtiyati tahakkuk üzerine ihtiyati haciz uygulananlar tahakkuk sebeplerine ve miktarına karşı dava açabilirler. Ancak ihtiyati haciz uygulanmadan ihtiyati tahakkuk işlemine karşı dava açılamaz.

    Haciz İşlemleri

    6183 sayılı Kanun’ un 62. maddesi gereğince; ödeme emrinin tebliği üzerine borcunu ödemeyen borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.