fbpx

    İhtiyati Haciz Nedir? Nasıl Yapılır?

    Hukuki bir terim olarak bankacılık literatüründe de kullanılan ihtiyacı haciz kelime anlamı olarak gelecekte olacak borç sıkıntılarına istinaden yapılan haciz manasına gelmektedir. Eğer borçlunun borçlarını ödemeden kaçması gibi bir durumun varlığı söz konusu ise alacaklı haciz konulabilecek malların başına gelebilecek olası zararlar için alacaklıdan peşinat olarak teminat alınabilir.Bu durum hukuksal olarak ihtiyati haciz olarak adlandırılan bir işlemdir.

    Normal haciz işlemleri icra müdürlüklerinden talepte bulunularak gerçekleştirildiği halde ihtiyati haciz işlemlerinde

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    İhtiyati Hacizde Teminat

    Mahkeme, teminatsız ihtiyati haciz kararı veremez. 6100 Sayılı HMK m.87 uyarınca,  1 Ekim 2011 tarihinden itibaren ihtiyati haciz taleplerinde nelerin teminat olacağı hakimin takdirine bırakılmıştır. Banka, kendi teminat mektubunu teminat olarak gösteremez. Teminat parası serbest kalmadan haczedilemez. Alacaklı ve borçlu arasında teminat alınmadan ihtiyati haciz kararı verilebileceğini öngören sözleşmelerdeki kayıtlar geçersizdir.

    Çünkü teminat sadece borçlunun değil, ileride zarar görmesi muhtemel üçüncü kişilerin de zararını güvence altına alır. Sözleşme sadece tarafları bağlayacağından, borçlunun üçüncü kişiler adına teminattan vazgeçme yetkisi bulunduğu kabul edilemez Teminatın iadesine ilişkin talepler hakkında verilen kararların temyizi mümkün değildir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    İhtiyati Haciz Uygulamaları

    A.GENEL OLARAK:


    İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesinin güvence altına alınması için borçlunun mallarına geçici olarak hukuken el konulmasıdır. Alacaklı genel olarak borçlunun borcunu zamanında ödeyeceği konusunda şüpheli ise o halde öncelikle borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarını haczettirerek sonrasında icra takibi veya alacak davası açacaktır.


    Alacaklının alacağının vadesi gelmiş olması halinde ve de alacak için rehin yok ise alacaklı Asliye Hukuk Mahkemesi veya

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Ödeme Emrine Karşı Vergi Davası Açılması

    Mükellefler kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği ve zaman aşıma uğradığı savlarından birini ileri sürerek vergi mahkemesinde dava açabilir.

    VERGİ DAİRESİNDEN TEBLİĞ EDİLEN ÖDEME EMRİNE KARŞI VERGİ DAVASI AÇILMASI VE YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEBİ

    I-GİRİŞ

    Tarh ve tahakkuk eden vergiler kendi vergi kanunlarında gösterilen süreler içinde (vadelerinde) ödenmektedir. Tarh edilen vergilerin vadesinde ödenmesi gerekmektedir. Kanunlarda belirtilen vadelerde ödenmeyen vergi, resim ve harçlar için cebri tahsil metodları uygulanmaktadır. Cebren tahsil şekillerinde mükellef hakkında; mükellefin vergi idaresinde teminatı bulunması durumunda, teminatın paraya dönüştürülmesi veya şahsi kefalet söz konusu ise, kefilin takibi, borca yetecek miktarda menkul ve gayrimenkul malların haczedilip, paraya dönüştürülmesi ve gerekli koşulların da oluşması durumunda mükellefin iflasının dahi talep edilmesi sonucuna dek bir dizi işlemler yapılabilmektedir. Bu bir dizi işlemlerin yapılabilinmesi için de, öncelikle, kamu alacağı için “ödeme emrinin” tebliğ edilmesi gerekmektedir(1). Vergi icra hukukunda; Cebri icra takibatının asli koşulu, ödeme emrinin düzenlenip, mükellefe veya yetkili kişi veya adamına tebliğ edilmesi gerekmektedir. Ödeme emri tebliğ edilmeden, cebri icrai işlemlerin yapılması söz konusu değildir(2).

    II- ÖDEME EMRİNE DAVA AÇILMASI (İTİRAZ)         

    Ödeme emrine karşı dava açılması veya itiraz edilmesi konusu 6183 sayılı yasanın 58.md.düzenlenmiştir. Madde

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Vergi Hukukunda Ödeme Emri

    1. Ödeme emrinin hukuki niteliği

    6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 54 üncü maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı; 55 inci maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hükme bağlanmıştır.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Usulsuz Tebligat Kararı Kesinleşmeden Hacizlerin Kaldırılmayacağı

    Usulsuz Tebligat Kararı Kesinleşmeden Hacizlerin Kaldırılmayacağı

    T.C
    YARGITAY
    12.HUKUK DAİRESİ
    ESAS NO:2014/4357
    KARAR NO:2014/6802
    KARAR TARİHİ: 11.03.2014

    MAHKEMESİ : Ordu İcra Hukuk Mahkemesi
    TARİHİ : 19/06/2013
    NUMARASI :2013/169­2013/372

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Haciz İşlemine Karşı Açılan Davada,Önceden Kesinleşmiş Hukuki Durumların Yeniden İncelenerek Hüküm Kurulmasının Mümkün Olmadığı

    Haciz İşlemine Karşı Açılan Davada,Önceden Kesinleşmiş Hukuki Durumların Yeniden İncelenerek Hüküm Kurulmasının Mümkün Olmadığı

    Haciz İşlemine Karşı Açılan Davada,Önceden Kesinleşmiş Hukuki Durumların Yeniden İncelenerek Hüküm Kurulmasının Mümkün Olmadığı

    Danıştay 4. Dairesi
    Tarih    : 03.03.2016
    Esas No : 2014/5509
    Karar No  : 2016/883

    AATUHK Md. 35

    HACİZ İŞLEMİNE KARŞI AÇILAN DAVADA, ÖNCEDEN KESİNLEŞMİŞ HUKUKİ DURUMLARIN YENİDEN İNCELENEREK HÜKÜM KURULMASININ MÜMKÜN OLMADIĞI

    Haciz işlemine karşı açılan davada, bir önceki safhada ödeme emrine ilişkin hukuki tekemmülün ve haciz işleminin yasal şartlarının oluşup oluşmadığının, haciz safhasına geçilmesini engelleyecek herhangi bir hukuki durumun doğmadığının irdelenmesi gerektiği ve uyuşmazlıkta önceden kesinleşmiş hukuki durumların yeniden incelenmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, ödeme emri safhasında incelenmesi gereken bir husus olan davacının ortak olduğu dönemlerden bahsederek davayı kısmen kabul eden mahkeme kararında yasal isabet bulunmadığı hk.

    İstemin Özeti: Davacı tarafından, gayrimenkulleri ve banka hesabı üzerine konulan e-haciz işlemlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

    Vergi Mahkemesinin kararıyla; davacı adına tesis edilen e-haciz işleminin, davacının sorumluluğunun devam ettiği 2005/Ocak dönemine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine tekabül eden kısmında hukuka aykırılık; diğer dönemlere yönelik vergi ve ferilerine tekabül eden kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

    Haciz İşlemine Karşı Açılan Davada,Önceden Kesinleşmiş Hukuki Durumların Yeniden İncelenerek Hüküm Kurulmasının Mümkün Olmadığı
    Haciz İşlemine Karşı Açılan Davada,Önceden Kesinleşmiş Hukuki Durumların Yeniden İncelenerek Hüküm Kurulmasının Mümkün Olmadığı

    Karar: Davacı tarafından, gayrimenkulleri ve banka hesabı üzerine konulan e-haciz işlemlerinin iptali istemiyle açılan davayı sorumluluk dönemlerinden bahsederek kısmen kabul kısmen reddeden Vergi Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmiştir.

    6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kurala bağlanmış, aynı Kanun’un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde, ödeme emrine karşı böyle bir borcun bulunmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla 7 gün içinde dava açılabileceği öngörülmüş, 62. maddesinde de; borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hükmüne yer verilmiştir.

    Dosyanın incelenmesinden; (…) Ltd. Şti.’nden tahsil edilemeyen kamu alacağının tahsili için ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada Vergi Mahkemesinin kararıyla davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, söz konusu vergi borçlarının ödenmemesi üzerine dava konusu e-haciz işleminin tesis edildiği anlaşılmaktadır.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    İflasın Ertelenmesi Davası Haczin Kaldırılması

    İflasın Ertelenmesi Davası Haczin Kaldırılması

    İflasın Ertelenmesi Davası Haczin Kaldırılması

    T.C.YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ E. 2010/31494 K. 2011/12863 T. 21.6.2011

    • İFLASIN ERTELENMESİ DAVASI ( Verilen Tedbir Kararı Alındığı Tarihten İtibaren Hüküm İfade Edeceği – İflasın Ertelenmesi Davasında Verilen Tedbir Kararından Sonra Hiç Bir Takip İşlemi Yapılamayacağı )
    • HACZİN KALDIRILMASI ( İflasın Ertelenmesi Davasında Verilen Tedbir Kararından Sonra Hiç Bir Takip İşlemi Yapılamayacağı – Tedbir Kararından Sonra Borçluya Ait Araçlar Üzerine Konulan Hacizlerin Kaldırılmasına Verilmesi Gereği )

    2004/m. 179

    1086/m. 101

    İflasın Ertelenmesi Davası Haczin Kaldırılması
    İflasın Ertelenmesi Davası Haczin Kaldırılması

    ÖZET : İflasın ertelenmesi davasında verilen ihtiyati tedbir kararı alındığı tarihten itibaren hüküm ifade edeceğinden, bu tarihten sonra hiç bir takip işlemi yapılamaz.

    DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

    KARAR : Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;

    Burdur 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/241 esas sayılı iflasın ertelenmesi davasında verilen 28.8.2008 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile borçlu şirket aleyhine İ.İ.K.nun 206. maddesinin 1. sırasında yazılı alacaklara ilişkin olanları hariç olmak üzere, H.U.M.K.’nun 101 ve İ.İ.K. 179/a ve 179/b maddesine göre 6183 Sayılı Yasaya ilişkin icra takipleri ve diğer alacaklılar tarafından hangi nedene dayalı olursa olsun yapılmış veya yapılacak olan tüm icra takiplerinin ve icra takiplerine ilişkin olarak ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacizlerin durdurulmasına, bu kapsamda fiili haciz ve muhafaza işlemlerinin yasaklanmasına karar verildiği görülmektedir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41