fbpx

    Vatandaşın Bilgisi Olmadan Emekli Aylığına Elektronik Haciz

    Günlük hayatımızda birçok kişinin emekli aylıklarına bilgileri ve haberleri olmadan haciz konulma işlemi yapıldığı olmuştur. Emekliler, aylıklarını çekmeye gittiklerinde, kendilerinden habersiz aylıklarına SGK tarafından haciz konulduğunu öğrenmektedirler. SGK tarafından uygulanan bu haciz işlemine elektronik haciz veya e-haciz denilmektedir. 

    Bilgileri dışında gerçekleşen bu haciz konulma işleminin yasal olup olmadığı, vatandaşa bilgi vermeden tebligat göndermeden yapılan e-Haciz işlemlerine karşı ne yapılabileceği, herkes tarafından merak edilen ve bilinmesi gereken bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.

    5510 sayılı Yasa’nın “Primlerin Ödenmesi” başlıklı 88. maddesinde; “Kurum’un süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51, 102 ve 106. maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanun’un uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.” hükümleri bulunmaktadır.

    Üstte yer alan hüküm gereği SGK’nın prim ve prim ferileri (gecikme zammı, işsizlik primi vb.) gibi alacakları amme alacağı kabul edilmekte ve bunların tahsilini 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre yürütmektedir.

    5510 sayılı Kanun’un “Devir, Temlik, Haciz ve Kurum Alacaklarında Zamanaşımı” başlıklı 93. maddesinde; “Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.” hükümleri bulunmaktadır.

    Üstte yer alan hükme göre, SGK, kendi alacakları için, emeklinin muvafakati olmasa bile emekli aylıklarına haciz koyma yetkisine sahiptir. Yani, kamuoyunda yanlış algı olan “emekli aylıklarına hiçbir şekilde haciz konulamaz” kuralı, SGK alacakları için geçerli değildir.

    SGK’da elektronik haciz genel olarak, borçlunun banka mevduatlarına ve emekli aylıklarına uygulanmaktadır. 6183 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre, borçlunun kaçması, mal kaçırması veya hileli yollara başvurması gibi durumlar oluşursa, ödeme emri gönderilmese bile, haciz kararı alınarak borçlunun emekli aylığına, araçlarına, banka mevduatlarına ve gayrimenkullerine haciz konulabilmektedir. Yani, uygulamada ve bazı durumlar için, SGK tarafından emekli aylıklarına elektronik haciz işlemi tatbik edilebilmektedir. Bazı SGK müdürlükleri, alacağı tahsil için her durumda e-Haciz uygulayabilmektedir.

    Ancak, SGK’nın alacaklarını tahsil yetkisi veren 6183 sayılı Kanun’un “Ödeme Emri” başlıklı 55. maddesinde; “Madde 55 – Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur. Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur.

    Ayrıca, borçlunun 114. maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir. …” hükümleri yer almaktadır.

    Üstte yer alan hüküm gereği, SGK, kendi alacakları için olsa bile, emekliye veya vatandaşa hiçbir koşulda, ödeme emri göndermeden/vatandaşı bilgilendirmeden emekli aylığına veya hiçbir malvarlığına haciz koyamaz. 6183 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre, borçlunun kaçması, mal kaçırması veya hileli yollara başvurması gibi durumlar söz konusu olsa bile, SGK, elektronik haciz veya e-Haciz koymak için emekliye ödeme emri göndermek, yani vatandaşa tebligat yapıp bilgilendirmek zorundadır.

    Emekliye tebligat/ödeme emri gönderilmeden, bilgi verilmeden emekli aylığına ve malvarlığına SGK tarafından konulan hacizler mahkeme kararıyla kaldırılıp, SGK’nın yersiz tahsil ettiği aylık veya mevduatlar yasal faiziyle SGK’dan geri alınabilmektedir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Vergi Borcu Nedeniyle Emekli Maaşına Haciz Konulabilir Mi?

    Vergi idaresi vergi alacaklarını takip ve tahsil edebilmek amacıyla hukuken sahip olduğu yöntemlerle harekete geçmektedir. Ödenemeyen vergi borçları için vergi daireleri önce ödeme emri düzenleyerek borcun takibi yoluna gitmekte, şayet borç yine tahsil edilemez ise mükelleflerin mal varlıklarına veya banka hesaplarına haciz tatbik etmektedir.

    6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanununun 54. maddesinde ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının cebren tahsil edileceği belirtildikten sonra;55. maddesinde, Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı;58. maddesinde de “Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden ibaren 7 gün içinde tahsil dairesine ait itiraz işlemlerine bakan vergi mahkemesi nezdinde itirazda bulunabilecekleri;62. maddesinde ise, Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul mallar ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarın tahsil dairesince haczolunacağı;71. maddesinde de, Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabileceği, ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamayacağı, hükümleri yer almıştır.

    5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 99.maddesinde, sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri ile ilgili yapılacak her türlü kanunî düzenlemelerin bu Kanunda yapılacağı hükme bağlanmıştır.

    5510 sayılı Kanunun 93.maddesinde de, “Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.” hükmü yer almaktadır.

    5510 sayılı Kanunun anılan hükümleri uyarınca, sosyal güvenlik hak ve yükümlülüklerine dair her türlü kanunî düzenlemeler bu Kanunda yapılacaktır ve bu Kanun gereğince sigortalılar ile hak sahiplerinin, gelir, aylık ve ödenekleri 88.maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyecek ve bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilecektir.

    Yukarıda yer verilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, 6183 sayılı yasa uyarınca “emekli aylıkları”nın kısmen haczedilebileceği ancak 5510 sayılı Kanununa göre ise bunun mümkün olmadığı görülmektedir.

    Sonuç olarak, 5510 sayılı Kanunun anılan hükümleri uyarınca vergi daireleri tarafından borçlunun muvafakatı alınmaksızın mükelleflerin emekli maaşına haciz konulması hukuka aykırıdır. Nitekim bu konuda verilmiş çok sayıda vergi yargısı kararı bulunmaktadır.

    MÜKELLEF HATTI: 0850 304 94 41

    GENEL BAŞKAN: 0533 734 46 42

    Vergi Borcu Nedeniyle Emekli Maaşına Haciz Konulabilir Mi?

    Vergi idaresi vergi alacaklarını takip ve tahsil edebilmek amacıyla hukuken sahip olduğu yöntemlerle harekete geçmektedir. Ödenemeyen vergi borçları için vergi daireleri önce ödeme emri düzenleyerek borcun takibi yoluna gitmekte, şayet borç yine tahsil edilemez ise mükelleflerin mal varlıklarına veya banka hesaplarına haciz tatbik etmektedir.

    6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanununun 54. maddesinde ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının cebren tahsil edileceği belirtildikten sonra;55. maddesinde, Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı;58. maddesinde de “Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden ibaren 7 gün içinde tahsil dairesine ait itiraz işlemlerine bakan vergi mahkemesi nezdinde itirazda bulunabilecekleri;62. maddesinde ise, Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul mallar ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarın tahsil dairesince haczolunacağı;71. maddesinde de, Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabileceği, ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamayacağı, hükümleri yer almıştır.

    5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlik Sigortası Kanununun 99.maddesinde, sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri ile ilgili yapılacak her türlü kanunî düzenlemelerin bu Kanunda yapılacağı hükme bağlanmıştır.

    5510 sayılı Kanunun 93.maddesinde de, “Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.” hükmü yer almaktadır.

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Bağ-Kur Emekli Aylıklarına Haciz Konulabilir Mi?

    6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 59’uncu maddesinde mal bildirimini borçlunun gerek kendisinde gerekse üçüncü şahıslar elinde bulunan mal, alacak ve haklarından borcuna yetecek miktarın nev’ini, mahiyetini, vasfını, değerini ve her türlü gelirlerini veya haczi kabil mal veya geliri bulunmadığını ve yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya sözle tahsil dairesine bildirmesi,konunun 62’inci maddesinde de haciz borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarın haczedileceği,yine aynı Kanunun 71’inci maddesinde de aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haciz olunabileceği ancak haciz olunacak miktarın bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamayacağı belirtilmiştir.

    Diğer taraftan, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 67’inci maddesinde de; Bu Kanun gereğince bağlanacak aylıklar nafaka borçları dışında haciz ve başkasına devir ve temlik edilemeyeceği” hüküm altına alınmıştır.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Hangi Mallar Haczedilemez ?

    6183 sayılı yasanın 70. Maddesinde haczedilemeyecek mallar maddeler halinde sıralanmıştır.

    Uygulamada vergi borcu nedeni ile emekli maaşları, amme borçlusunun haline münasip bir tek sosyal konutu haczedilmemektedir.

    Buna göre;

    1- Devlet malları ile hususi, kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar.

    2-Borçlunun şahsı ve mesleği için gerekli elbise ve eşyası ile, borçlu ve ailesine gerekli olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası.

    3-Vazgeçilmesi kabil olmayan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası.

    4-Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimleri için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve taşıtları ve diğer teferruat ve tarım aletleri;çiftçi değilse sanat ve mesleği için gerekli olan alet ve edevatı ve kitapları; arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük taşıt sahiplerinin ancak geçimlerini sağlayan taşıt vasıtaları,

    5-Borçlu veya ailesinin geçimleri için gerekli ise, borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları,

    Borçlu ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ile;

    a) Borçlu çiftçi ise ayrıca gelecek mahsul için gerekli olan tohumluğu,

    b) Borçlu bağ, bahçe veya meyve ve sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimleri için zaruri olan bağ, bahçe ve bu işler için gerekli bulunan alet ve edevatı, malzemesi ve fide ve tohumluğu,

    c) Geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisinin ve ailesinin geçimleri için zaruri olan miktarda hayvan ile bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları,

    6-Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlanan emekli aylıkları ile, bu kabil kimselerin dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış ikramiyeleri,

    7-Bir yardım sandığı veya derneği tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan aylıklar,

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Emekli Maaşının Haczi ve Yapılan Kesintilerin İadesi

    Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

    Tarih : 01.12.2015

    Esas No : 2015/8063

    Karar No : 2015/13909

    5510 s. SSGSSK Md. 93

    EMEKLİ MAAŞININ HACZİ VE YAPILAN KESİNTİLERİN İADESİ

    Kural olarak borçlunun aldığı emekli maaşı üzerine ha­ciz konulamayacağı, ancak başlatılan icra takibi kapsamında borçlunun emekli maaşından uzunca bir süre kesinti yapıldıktan sonra şikâyeti üzerine kesinti işlemine son verilen somut olayda, haciz ve ilk kesinti tarihinin üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen emekli maaşından kesinti yapılmasına açıkça karşı çıkmayarak zımni rıza gösteren borçlunun geçmişe yönelik ya­pılan kesintilerin iadesini talep etmesinin Medeni Kanun’un 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği, buna göre sadece şikâyet tarihinden sonra yapılan kesintiler yönünden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, davacının zımni rıza gösterdiği dönemi de kap­sayacak şekilde itirazın tümden iptalinin doğru olmadığı hk.

    İstemin Özeti: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabu­lüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

    Davacı, davalı tarafından aleyhine başlatılan icra takibi kapsamında, emekli maaşına haciz konularak kesinti yapıldığını, haksız kesintinin iadesi için davalı hakkında başlattığı icra takibinin davalının itirazı üzerine durdu­ğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Tüm Yönleriyle Haciz Uygulama Sürecine Genel Bir Bakış

    Giriş

    Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre Haciz “ Bir alacağın ödenmesi için borçlunun parasına, aylığına veya malına icra dairesi tarafından el konulmasıdır.”  Şeklinde ifade edilmektedir.

    Devlet tarafından gerçekleştirilen kamu hizmetlerinin finansmanı kamusal nitelikli alacaklardan karşılanmaktadır. Devlet, kendisinin alacaklı olduğu her türlü vergiyi zamanında ve eksiksiz olarak toplaması tüm kamunun yararınadır. Bu sebepten kamu alacağının özel mahiyetteki alacaklara göre daha hızlı tahsil edilmesinin önemi çok aşikardır. Anayasanın “Vergi Ödevi” başlıklı 73.maddesine göre “ Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi vermekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç vb. mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.” Bu yasal güvence ile Devlet, kamu harcama bütçesini oluştururken bu bütçe içine gelir kalemi olarak toplayacağı vergileri koymaktadır. Kamu bütçesinin en önemli kalemi Vergi, resim ve harçlardan meydana gelmektedir. Herkes mali gücü ölçüsünde vergi vermekle yükümlüdür. Devlet ise mali güç ilkesine göre oluşacak vergilerden gelir adaletini sağlamakla yükümlüdür. Vergi adaletinin sağlanması ise etkin bir vergi kontrol-yargı sisteminin oluşturulması sayesinde olur.

    Devlet, kendisi ile özel şahıslar veya şirketler ile arasında doğmuş olan bir takım alacaklarını “en başta da vergi alacağı”  olmak üzere takip ve tahsilini bir takım yasal düzenlemelerle yerine getirmektedir. Bu sayede, VUK’nu ve uygulamaları içerisinde yer alan,  6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunu ile (AATUHK), ortaya çıkmış olan vergi borçlarının ödenmesini, vadesi geçmiş borçlar ile ilgili izlenecek yolların belirlenmesini, bu yolların tükenmesi durumunda taşınabilir ve taşınmaz malların cebri-icra yolu ile haczedilerek muhafaza edilmesinin sağlanmasını, daha sonra, bu malların satışının yapılmasının sağlanarak paraya çevrilmesi ile kamu alacağının tahsil edilmesini yasal yollarını hazırlayan kanundur. Özel kişilerin kendi aralarında ihtilaflı olduğu alacak ve borç ilişkilerini ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu düzenlemektedir.

    Kamu Alacağının Cebren Tahsilinin Anayasal Dayanağı İle Tanımı ve Şekilleri

    Kamu harcamalarının yapılmasının sağlanmasında en önemli gelir kaynağı vergidir. Vergilendirme yetkisi Anayasamızın 73.maddesinde tam ve yalın bir ifade ile tanımlanmıştır. Devlet, ülkesi üzerindeki egemenlik hakkının bir sonucu olarak sahip olduğu fiili ve hukuki gücünü kullanarak vergilendirme yetkisini tesis etmiş olur. Kişilerden toplanan vergiler ile hangi kamu harcamalarının yapılacağı önceden belli olmaz, Devlet, vatandaşından aldığı vergiler ile onun için yapmış olduğu hizmet ve harcama arasında birebir eşitlik kurmaz. Literatüre Adem-i tahsis olarak derç olan bu kurala göre Devlet, yalnızca vergi yükünün tüm topluma adaletli ve dengeli dağıtılmasından sorumludur.

    AATUHK’ nun 56. maddesine göre vergi alacakları üç şekilde cebri olarak tahsil edilmektedir;

    1- Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse,  teminatın paraya çevrilmesi yahut kefilin takibi.

    1- Amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi.

    2- Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının istenmesi.

    Haciz yoluyla takipte, borçlunun borcuna yetecek derecede malı haczedip paraya çevrilerek alacak tahsil edilir. Bu durumda bir malın kural olarak haciz edilmiş sayılması için mala fiilen el konulup borçlunun tasarruf sahası dışına çıkarılmış olması gerekmez.[1]

    Teminatın Paraya Çevrilmesi veya Kefilin Takibi

    AATUHK’ nun 56.maddesine göre, teminata bağlanmış olan kamu alacağı vadesi geldiği halde ödenmemişse borçluya borcunu ödemesi gerektiği ile ilgili 7 günlük süre tanınır. Burada yedi günlük süre verilmesinin amacı, idare lehine bürokratik işlere girilmeden borcun ödenmesinin sağlanması, borçlu lehine de gösterilmiş olan teminat ya da teminatların satılmaması amaçlanmıştır.[2]  Yapılan bu bildirim ödeme emri niteliğinde değildir, idare gönderdiği yazıda yalnızca paranın tahsilini talep etmektedir. Bu ödeme emri talep yazılarına karşı da yargı yolu her zaman açık olup, açılacak dava ödeme emri hükümlerine karşı açılacak davadan farklı olarak Anayasanın 125.maddesi kapsamında İYUK nun genel hükümleri çerçevesince açılmalıdır.

    Haciz, 6183 Sayılı AATUK nun 62.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, kamu alacaklarının “Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur” denilerek kamu alacağı bu sayede fiilen ya da kayden güvence altına alınmaktadır. Haczin uygulanması için borçluya mutlaka ödeme emrinin gönderilmesi ve haciz varakasının yetkililer tarafından kurallara göre imza altına alınması şekli şartlarından başında gelmektedir.

    İflasın İstenmesi

    Cebri icra yoluyla tahsilatın son aşaması da borçlunun iflasının istenmesidir. Özel kanunlarda yer almadığı sürece, gerçek kişilere ait özel ya da kamu borcu için iflas yolu ile kamu borcu tahsiline başvurulmaz. Bu yöntem kural olarak yalnızca tacirlere uygulanabilen bir yoldur.

    Ödeme Emrinin Borçluya Tebliği

    AATUHK nun 55.maddesine dayanılarak, Kamu alacağının tahsili sürecinin fiili olarak ilk hareket noktası borçluya ödeme emrinin gönderilmesi işidir. Yapılan bu ilk işlem ile birlikte idare işlem zorunluluğunun ilk aşamasını gerçekleştirmiş olur. Ödeme emrinde, kesinleşmiş kamu alacağının aslı ve ferilerinin mahiyeti, miktarları, nereye ödeneceği, zamanında ödenmediği ya da mal bildiriminde bulunulmadığı takdirde borcun cebren tahsil edileceği, borçlunun mal bildiriminde bulunduğu tarihe kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı mal beyanında bulunulduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı bilgilerine yer verilmesi bu bildirimde yine şekli ve zaruri bir şarttır.

    Ödeme Emrine İtiraz

    AATUHK nun ödeme emrine karşı borçlunun dava yoluna gitmesini üç ana kurala bağlayarak sınırlandırmıştır. Böyle bir sınırlandırma yapmasının amacı ise amme alacağının uzun bir sürece dayandırılmadan bir an evvel alacaklı kamu idarelerine intikalinin sağlanmak istenmesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenledir ki; Amme borçlusu böyle bir borcunun bulunmadığını, borcunun bir kısmının ya da tamamının ödenmiş olduğunu veya borcun zamanaşımına uğradığını iddia edebilir. Söz konusu iddialarını somut deliller ile ispatlamak zorundadır. Örneğin, borcunun idarenin başka bir konuda mahsup edilmiş bir alacağının mahsup edilmediğini ya da borcun vadesinin gelmediğini, mücbir bir sebepten idare tarafından borcun terkin edildiğini, borcun tahakkuk-tahsil zamanaşımı ya da affa uğradığını iddia edebilir.

    Mal Bildirimi

    Mal bildirimi, AATUHK da şu şekilde ifade edilmiştir. “Borçlunun gerek kendisinde, gerekse de üçüncü şahıslar elinde bulunan mal, alacak ve haklardan borcuna yetecek miktarın, nevi’ini, mahiyetini, vasfını, değerini ve her türlü gelirini veya haczi kabil mal veya geliri bulunmadığını ve yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya sözle tahsil dairesine bildirmesidir.”  Madde hükmü ile kanun koyucu borçlunun borcunu karşılayacak miktarda mal bildiriminde bulunmasını amaçlamaktadır. Mal bildirmenin amacı, tahsil dairesinin alacağına karşılık gelebilecek ölçümlendirmeyi yapmalarını sağlamak ve borçlunun mal beyan ile bildirmiş olduğu malları haczetmektir. Mal beyanında mutlaka hacze kabil bir malın bildirilmesi şart olmayıp “malım yoktur” şeklinde bir bildirimde bulunmakta mal bildirimi hükmü taşımaktadır.  Malı olmadığı yolunda bildirimde bulunan borçlular, bu bildirimle veya bu bildirim tarihinden itibaren 15 gün içinde, en son kanuni ikametgah ve iş adreslerini, varsa diğer devamlı mükellefiyetleri bulunan vergi dairelerini bildirmek zorundadırlar. Kabul edilebilir bir özre dayanmadan bu yükümlülüğü zamanında yerine getirmeyen borcular 50 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar. [3] Kamu idaresi olan tahsil dairesi, borçlunun bildirdiği malları  haczetmek zorunda olmayıp, 6183 sayılı kanunun 62.maddesine göre “borçlunun bildirdiği veya tahsil dairesinin tespit ettiği mallardan borcuna yetecek kadarı haczedilir” ifadesine dayanarak başkaca malları üzerinde borcu karşılayacak kadarını haczedebilir. Mal bildiriminde gerçeğe aykırı mal beyanı yapmanın da borçlu açısından bir takım ilave cezai işlem doğuracağı yönünde yasal düzenlemelerde bulunmaktadır. Öyle ki, mal bildirimini gerçeğe aykırı yapmış olanların ya da mal bildiriminde bulunduktan sonra, ileride edinmiş olacağı hacze kabil mal, alacak ve hakların tahsil dairesine bildirilmesini sağlamak için aynı kanunun 111. Ve 112.  Maddelerinde cezai hükümlere yer verilmiştir. Madde 111 dayanarak, gerçeğe aykırı mal bildiriminde bulunanlar ile yaşayış tarzları mal bildirimine uymayanlar hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları istenebilir. Yine 112.madde de mal bildiriminden sonra edinilen mallar, kazanç ve gelirlerinde meydana gelen artışları da zamanında bildirmeyenler için de bir seneye kadar hapis cezası istenebilmektedir.[4]

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Vergi Borcundan Dolayı Haczedilemeyecek Mallar Nelerdir?

    6183 sayılı yasanın 70. Maddesinde haczedilemeyecek mallar 13 madde halinde sıralanmıştır. 71. Madde hükmünde ise kısmen haczedilemeyen gelirler belirtilmiştir. 73 ve 74 madde hükümlerinde ise haczin sonuçları ve paraya çevirme konularına yer verilmiştir.

    Uygulamada vergi borcu nedeni ile emekli maaşları, amme borçlusunun haline münasip bir tek sosyal konutu haczedilmemektedir. Bunun dışında 6183 sayılı yasanın 70. Maddesinde haczedilmeyecek mallar tek tek sıralanmıştır. Buna göre;

    Madde 70 – Aşağıda gösterilen mallar haczedilemez:

    1-    (Değişik: 4/5/1994 – 3986/16 md.) 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi iktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları, iştirakleri ve mahalli idarelerin malları hariç olmak üzere Devlet malları ile hususi kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar.

    2-    Borçlunun şahsı ve mesleği için gerekli elbise ve eşyası ile, borçlu ve ailesine gerekli olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası,

    3-     Vazgeçilmesi kabil olmayan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası,

    4-     Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimleri için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve taşıtları ve diğer teferruat ve tarım aletleri; çiftçi değilse sanat ve mesleği için gerekli olan alet ve edevatı ve kitapları; arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük taşıt sahiplerinin ancak geçimlerini sağlayan taşıt vasıtaları,

    5-     Borçlu veya ailesinin geçimleri için gerekli ise, borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları,

    6-    Borçlu ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ile; a) Borçlu çiftçi ise ayrıca gelecek mahsul için gerekli olan tohumluğu, b) Borçlu bağ, bahçe veya meyve ve sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimleri için zaruri olan bağ, bahçe ve bu işler için gerekli bulunan alet ve edevatı, malzemesi ve fide ve tohumluğu, c) Geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisinin ve ailesinin geçimleri için zaruri olan miktarda hayvan ile bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları,

    7-    Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emekli aylıkları ile, bu kabil kimselerin dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış ikramiyeleri,

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Emekli Aylığına Vergi Borcu Nedeniyle Tekrar Haciz Konulması

    Danıştay 9. Dairesi
    Tarih    : 21.04.2016
    Esas No : 2016/3432
    Karar No  : 2016/3039

    5510 s. SSGSS K. Md. 93

    MAHKEMENİN DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA İLİŞKİN KARARI SONRASI EMEKLİ AYLIĞINA VERGİ BORCU NEDENİYLE TEKRAR HACİZ KONULMASI

    Vergi Mahkemesince, davalı vergi dairesinin haczin kaldırıldığına yönelik beyanı esas alınarak dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş olmakla birlikte, karar tarihinden yedi gün sonra vergi dairesince aynı borç nedeniyle aynı banka hesabına tekrar konulan haciz, dava konusu ihtilafın devamı niteliğinde olduğundan, Vergi Mahkemesince bu husus gözetilerek işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği hk.

    İstemin Özeti: Davacının Vakıflar Bankası (…) Şubesinde bulunan (…) no.lu emekli maaş hesabına uygulanan haczin kaldırılması istemiyle açılan davada karar verilmesine yer olmadığına hükmeden Vergi Mahkemesinin kararının; dilekçede ileri sürülen sebeplerle bozulması istenilmektedir.

    Karar: Uyuşmazlıkta, davacının Vakıflar Bankası (…) Şubesinde bulunan (…) no.lu emekli maaş hesabına uygulanan haczin kaldırılması istemiyle açılan davada karar verilmesine yer olmadığına hükmeden Vergi Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Devir, Temlik, Haciz ve Kurum Alacaklarında Zamanaşımı” başlıklı 93. maddesinde, bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödeneklerinin devir ve temlik edilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerinin 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerinin haczedilmesine ilişkin taleplerin borçlunun muvafakatı bulunmaması halinde icra müdürü tarafından reddedileceği hükmü yer almaktadır.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41