fbpx

    Yürütmenin Durdurulması İstemi

    Konu, 2577 sayılı Kanunun 27. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin 1/1. bendinde de belirtildiği üzere, vergi mahkemelerinin görev alanına giren işlemlere karşı dava açılması, işlemin yürütülmesini durdurmaz. Ancak bu kuralın en önemli istisnası yine vergi mahkemelerinde görülen vergi ziyaı cezalı muhtelif vergi ve harç tarhiyatları ile vergiden bağışık ceza kesme işlemleridir. Yani tüm vergi/ceza ihbarnamelerine (iki no.lu vergi/ceza ihbarnameleri hariç), gümrük vergilerine ilişkin ek tahakkuk, tahakkuk ve ceza kararlarına (bunlara ilişkin Bölge Müdürlüğü kararları) karşı dava açılması durumunda söz konusu işlemlerin icrası kendiliğinden durur, takip ve tahsilat safhalarına geçilmez. Dolayısıyla bu işlemlere karşı açılan davalarda “Yürütmenin Durdurulması” isteminde bulunulması gerekmez.

    Açıkçası bulunulmaması daha doğrudur. Çünkü, bu işlemlere karşı “Yürütmenin Durdurulması” isteminde bulunulursa, mahkemelerce, “Yürütmenin Durdurulması İstemi Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığı” karar verilir. Söz konusu karar taraflara tebliğe çıkarılır ve karara itiraz edilir ise dosya ilgili bölge idare mahkemesine gönderilir. Yargılama süresinin uzamaması, giderlerin artmaması ve mahkemelerin gereksiz yere meşgul edilmemesi açısından bu hususa büyük önem arz etmektedir.

    Yukarıda anılan işlemler dışında kalan düzeltme-şikayet işlemleri, ödeme emri, haciz, mükellefiyet tesisi, özel esaslara alınma vb. işlemlerine karşı dava açılması, söz konusu işlemlerin icrasını durdurmaz. Bu işlemlere karşı açılan davalarda 2577 sayılı Kanunun 27. maddesinin 1/2. bendinde belirlenen şartların oluştuğu iddiasındaysanız yürütmenin durdurulması isteminde bulunmanız, müvekkilinizin yararına olacaktır.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Ödeme Emri ve Yürütmenin Durdurulması İstemi Sonuçları

    Anımsanacağı üzere,ödeme emrine karşı açılan vergi iptal davalarında mahkemelerce yürütmenin durdurulmasına hükmedilmesi halinde ve söz konusu mahkeme kararı uyarınca yürütmesi durdurulmuş olan ödeme emrinin tesis edildiği tarihten sonra bu ödeme emrine bağlı olarak yapılan işlemlerin tamamının geri alınması gerektiğinden ilgili mükellef hakkında uygulanan hacizlerin iptali ve tahsil edilen vergilerin mükellefe iadesi zorunludur.

    Uygulamada, amme borçlusu mükellefler tarafından haciz ya da ihtiyati haciz işlemlerine karşı açılmış bir dava olmamakla beraber, hacze dayanak teşkil eden ödeme emirlerine karşı açılmış iptal davalarına istinaden ilk derece vergi mahkemeleri de dahil olmak üzere yargı merciileri tarafından yürütmenin durdurulması kararı verilmesi durumunda mükelleflerin ödedikleri paraların kendilerine red ve iadesi gerekecektir.[1]

    Maliye bakanlığı tarafından yayımlanan konuyla ilgili bir yazı da ödeme emrine karşı açılan ve YD talebi kabul edilen kararlara göre yapılacak işlemler şöyle özetlenmiştir:

    1- Anayasanın 138. Md hükmüne göre mahkeme kararlarına idareler başta olmak üzere bütün kurum ve kuruluşlar uymak zorundadırlar.

    2- Bütün kurum ve kuruluşlar mahkeme kararlarını 30 gün içerisinde infaz etmek ve kararın gereğini yerine getirmek zorundadır.

    3- Yürütmenin durdurulması ile ilgili olarak 2577 sayılı İYUK’nun md.28/1 hükmüne istinaden; mahkeme kararlarının gerekleri idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde karar doğrultusunda işlem tesis edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

    4- Yürütmenin durdurulması kararlarının işlemi başından itibaren askıya alan bir yargı kararı olması ve Anayasanın 138. Maddesinin son fıkrası uyarınca idareyi bağlaması, yürütmenin durdurulması kararının uygulanması bakımından kararın gereklerine göre yürütülmesi durdurulmuş olan işlemlerin tesis edildiği tarihten , bu kararın alınma tarihine kadar doğan tüm etki ve sonuçların idarece giderilmesi gerekmektedir.

    5- Sonuç olarak, ödeme emrine karşı açılan davalarda YD şeklinde hüküm kurulması halinde söz konusu mahkeme kararı uyarınca yürütmesi durmuş olan ödeme emrinin tesis edildiği tarihten sonra bu ödeme emrine bağlı olarak yapılan işlemlerin tümünün geri alması gerekecektir. Bu bağlamda, ilgili mükellef hakkında yürütülmüş olan hacizlerin kaldırılması ve söz konusu hacizler sonucunda tahsil edilen tutarların mükellefe red ve iadesi, bu borçlarından başka vadesi geçmiş borcunun bulunmaması halinde ise yine iade edilmesi gerekecektir.

    6- Öte yandan ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergiler ödenerek dava konusu edilebilir. Bu gibi durumlarda da ihtirazi kayıtla verilen beyan üzerine dava açılarak yürütmenin durdurulması talep edilmiş ise; ödeme daha evvel yapılmış olduğu için yatırılan para YD kararı gereğince geri alınır.

    7- Maliye Bakanlığı tarafından bütün vergi dairelerine yollanan işbu 16.7.2014 gün ve 75000 sayılı yazı gereğince benzeri hadiselere uygulanmak üzere bakanlık bu açıklamayı yapmış bulunmaktadır.

    8- Doğal olarak hukuk devleti anlayışı idarelerin ve bireylerin yargı kararlarına uyma ve kararların gereklerini yerine getirme görevi bütün kamu kurumlarına aittir.

    Kaynak:Av. Nazlı Gaye Alpaslan Güven