fbpx

    Yargı Kararları Işığında İhtirazi Kayıtla Verilen Beyannameler

    Örnek olaylar üzerinden, ihtirazi kayıtla verilen beyannamelere Vergi Mahkemesi, Danıştay, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu ve Anayasa Mahkemesi’nin bakışını irdelemeye çalışacağız.

    Örnek Olay 1

    Örnek olayımızda vergi mükellefine; “olumsuz mükellefler listesinde” yer alan mükelleflerden mal ve hizmet alımında bulunduğu gerekçesiyle bu alımlara ilışkın faturalarda yer alan KDV’nin “indirimlerden çıkarılması” gerektiği vergi dairesi tarafından bildirilmiştir. Bu bildirim üzerine vergi mükellefi, bahse konu KDW’leri indirimlerinden çıkararak gerekli düzeltme beyannamelerini “ihtirazı kayıtla” vermiş ve aynı zamanda da konuyu yargıya taşımıştır. Mükellef tarafından “ihtirazi kayıtla” verilen beyannameler üzerine, vergi dairesi tarafından KDV tahakkuk ettirilmiş, gecikme faizi ile birlikte “o 50 oranında vergi ziayı cezası kesilmiştir. Burada vurgulanması gereken bir husus da mükellefin beyannamelerini “pişmanlıkla vermemiş” olmasıdır.

    Örnek Olay ve Vergi Mahkemesinin Bakışı

    İstanbul 5’nci Vergi Mahkemesi, 30.05.2016 tarih ve Esas: 2016/207 ve Karar: 2016/1152 sayılı Kararıyla; vergiyi doğuran olayın ortaya çıkarılması ve doğruluğunun saptanması ıçın gerekli araştırmaların yapılmasının zorunlu olduğu, olayda, davacının ikinci bir beyanname vermeye zorlandığı, dava konusu tahakkukların bu zorlama sonucu verilen beyana dayandığı, idarenin mükellefleri ikinci bir beyanda bulunmaya zorlama hak ve yetkisinin bulunmadığı, faturaların sahte fatura olduğu iddia ediliyor ise vergi incelemesi suretiyle her türlü araştırma ve inceleme yapılarak somut verilerle sahteliğinin ortaya konulması gerekirken bu yönde davacı nezdinde bir vergi incelemesi yapılmadığı gerekçesiyle tahakkuk eden vergileri, kesilen cezayı ve hesaplanan gecikme faizini kaldırmıştır.

    Örnek Olay ve Danıştay’ın Bakışı

    Vergi Mahkemesi’nin mükellef lehine vermiş olduğu kararı üzerine, davalı idarenin temyiz istemini inceleyen Danıştay 3’ncü Dairesi, 29.12.2017 tarıh ve Esas: 2016/16389, Karar: 2017/11031 sayılı Kararı’yla; beyanname verme süresi geçirildikten sonra, faturaları kayıtlara intikal ettirilen firmalar
    hakkındaki olumsuz tespitler nedeniyle söz konusu faturalar kayıtlardan çıkarılarak ilgili dönemlere ait KDV düzeltme beyannamelerine konulan ihtirazi kaydın, süresinden sonra verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergiye dava açılmasına olanak sağlayan bir çekince olarak kabulüne olanak
    bulunmadığı, verginin süresinde tahakkuk ettirilmemesi nedeniyle vergi ziyaı cezası kesilmesi, VUK’nun 341’nci maddesinin gereği olduğundan, Mahkemece yeniden verilecek kararda bu hususun ayrıca gözetileceğinin açık olduğu gerekçesiyle, (mükellef aleyhine olmak üzere) Vergi Mahkemesi
    kararını bozmuştur.

    Danıştay mevzu olayda; mükellef tarafından verilen, KDV düzeltme beyannamelerini serbest iradeyle verilen bir beyanname olarak görmüş ve bu beyannamelerin üzerine ihtirazi kayıt konulmasının dava açmaya
    yeterli olmadığını (kendi beyanına karşı dava açılamayacağından hareketle) düşünerek, olayın esasına hiç girmeden oy çokluğu ile Vergi Mahkemesi kararını bozmuştur.

    Danıştay’ın, “bozma” kararı üzerine Vergi Mahkemesi, mükellef lehine vermiş olduğu ilk kararında “ısrar” etmiştir.

    Örnek Olay ve Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun Bakışı

    Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu da Karar Tarihi: 27.02.2019, Esas No: 2019/145, Karar No: 2019/132 Kararı’yla; Danıştay 3’ncü Dairesi’nin kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Vergi Mahkemesi’nin ısrar kararının bozulmasına karar vermiştir.

    Diğer bir ifadeyle Kurul da mükellef aleyhine düşünerek, Danıştay 3’ncü Dairesi’nin kararına katılmıştır.

    Örnek Olay 2 ve Yargı Mercilerinin Olaya Bakışı

    Anayasa Mahkemesi’ne de intikal eden bu ÖRNEK OLAY 2; yukarıdaki ÖRNEK OLAY | ile mükellef yönünden aynı olmasa da konu yönünden aynıdır.

    Söz konusu bu ÖRNEK OLAY 2 hakkında Anayasa Mahkemesi mükellef lehine karar vermiştir.

    Anayasa Mahkemesi’nin Karar Başvuru Numarası: 2015/15100, Karar Tarihi: 27.02.2019, yayımlandığı Resmi Gazete tarih sayısı: 03.04.2019 — 30734 tür.

    Anayasa Mahkemesi’ne intikal eden ÖRNEK OLAY 2 hakkında kısa açıklama.

    (…) Vergi Dairesi Başkanlığı (Vergi Dairesi) tarafından 13.06.2014 tarihli yazı ile hakkında vergi tekniği raporu düzenlenen mükellef G.D. ve firmasından yapılan mal ve hizmet alımlarına ait faturaların sahte olduğu belirtilerek başvuruculardan bu alımlara isabet eden KDW’lerin tenzil edilmesi istenmiş, aksi takdirde olumsuz mükellefler listesine alınacakları uyarısı yapılmıştır.

    Başvurucular anılan yazı üzerine olumsuz mükellefler listesine girmemek için Vergi İdaresine 2014 yılı içinde farklı tarihlerde ihtirazi kayıtla düzeltme beyannameleri vermişlerdir. Bu beyannameler üzerine Vergi İdaresince KDV ve gecikme faizi tahakkuk ettirilmiş ve vergi ziyaı cezası kesilmiştir.

    Anayasa Mahkemesi’ne intikal eden bu olayda yargılama safhaları şu şekilde gerçekleşmiştir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Vergi Yargısında Duruşma İstemi

    Vergi mahkemelerinde yazılı yargılama usulü geçerli olduğundan, yargılama dosya (dilekçeler) üzerinden yürütülür. Yasa koyucu bu duruma bir istisna getirmiş olup, 2577 sayılı Kanun’un 17. maddesinde açılandığı üzere mahkemelerce kendiliğinden ya da tarafların talebi ile duruşma yapabilmektedir.

    Konusu belirli bir parayı ihtiva eden işlemlerde, belirli bir tutarın üzeri ise, dava dilekçesinde “Duruşma İstemlidir” şerhi ile duruşma isteminde bulunulabilir. Bu durumda mahkemece duruşma yapılması zorunludur. Anılan tutarın altındaki işlemlerde, duruşma istenmesi durumunda, duruşmanın yapılması mahkemenin takdirindedir.

    Konusu belirli bir parayı ihtiva etmeyen işlemlerde (mükellefiyet tesisi, özel esaslara alınma vb.) duruşma isteminde bulunulması durumunda duruşma yapılması zorunludur.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Vergi Mahkemesince Mükellef Aleyhinde Verilen Kararlar

    Bilindiği gibi, vergi yargısının hakemliğine müracaat eden bir çok mükellef, vergi yargısında davasını kaybetmesi halinde konuyla ilgili vergi mahkemesi kararını ilgisine göre Bölge İdare
    Mahkemesine veya kararın durumuna göre Danıştay nezdinde temyiz talebinde bulunabilmektedir. Bugün itibari ile yürürlükteki 2577 sayılı İYUK mevzuatına göre; tek hakim ile verilen vergi mahkemesi kararları üzerine itiraz mercii Bölge İdare Mahkemeleridir. Vergi mahkemesi tarafından üçlü heyet şeklinde verilen kararlar üzerine ise Danıştay’a temyiz müracaatında bulunulabilmektedir.

    Vergi mahkemesinin tek hakim ile vermiş olduğu kararlar 30 gün içerisinde Bölge İdare Mahkemesi nezdinde itiraz edilebilir. Danıştay’a temyiz edilecek vergi mahkemesi kararlarının temyiz süresi ise; Vergi Mahkemesi kararının mükellefe tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde müracaat edilmesi zorunludur.

    Burada üzerinde durulması gereken asıl sorun vergi mahkemesinde açmış olduğu vergi iptal davasını kaybeden mükellefin sonraki aşamalarda yaşayabileceği mali risklerin neler olabileceği aşağıda kısaca özetlenmektedir.

    Buna göre;

    1- Her halükarda vergi mahkemesinde açmış olduğu davayı kaybeden mükellefin ilgili kararı
    30 gün içerisinde bir üst yargı organına itiraz/temyiz şeklinde taşıması ve kararı bozdurmak
    amacıyla müracaatını sürdürmesi gerekir.

    2- Bu arada, davalı vergi dairesi tarafından (mükellefin davasını ilk dereceli mahkemelerde
    kaybetmesi üzerine) mükellefe 2 nolu vergi ceza ihbarnamesi ( bildirisi ) tebliğ edilerek
    kaybedilen davanın içerdiği vergi ve ceza miktarları ve ayrıca gecikme faizi, varsa haksız
    çıkma zammı, harç tutarı tebliğ edilir. Mükellefe 30 günlük ödeme vadesi verilir.

    3- Vergi dairesinden mükellefe tebliğ edilen 2 nolu ihbarname ( bildiri) nin tebliği üzerine 30
    gün içerisinde vergi dairesine müracaat edilerek, konuyla ilgili bilgi verilmelidir. Burada söz
    konusu vergi mahkemesi kararının itiraz/temyiz edildiği, Yürütmenin Durdurulması talebinde
    bulunulduğu hususları vergi dairesine bildirilmelidir.

    4- Vergi mahkemesinde açılan davanın mükellef aleyhine karar verilmesi üzerine, bir üst
    yargı merciine müracaat mutlak surette İYUK mad. 27-28 hükümlerine göre Yürütmenin
    Durdurulması talebinde bulunulmalıdır. Bu aşamada vergi dairesi tarafından mükellefe
    Yürütmenin Durdurulması ile ilgili talebin kararı sonuçlanıncaya kadar herhangi bir haciz, ehaciz
    vs. yapılamaz.(1)

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Hukuki Haber

    Hukuki Haber , hukuki haberleri, alo maliye hukuk; gerçek bireylerle gerçek kişilerin, gerçek kişilerle tüzel kişilerin, tüzel kişilerle tüzel kişilerin, gerçek ve tüzel kişilerle kamunun, devletlerle devletlerin ilişkilerini düzenleyen kurallar topluluğudur.

    Kamu hukuku, devletin egemenlik gücünden kaynaklanan ilişkileri düzenleyen hukuk dalıdır. Bu nedenle eşitlik söz konusu değildir. Devlet tarafı buradan, üstel konumdadır. Çünkü egemen ya da hükümran olan devlettir.

    Vergi; devletin egemenlik gücüne dayanarak, tek yanlı ve zorla aldığı ekonomik değerlerdir. Vergi devletin egemenlik gücünün olmazsa olmaz bir simgesi durumunda olduğu için Vergi Hukuku, kamu hukukunun içinde yer alan bağımsız bir hukuk dalıdır.

    Bir hukuk dalının bağımsızlığı, o hukuk dalının kendine özgü olayları ve bu olayların yarattığı sorunların çözümünde kullanılabilecek hukuk kurallarının bulunmasına bağlıdır.

    Vergi Uyuşmazlıkları, Vergi Hatası ve Vergi Cezalarında Mükellefin Başvuracağı Yargısal Yollar

    1-Vergi Uyuşmazlıkları;

    Vergi, Geçmişten günümüze kamu finansman araçları arasında her zaman ilk akla gelen ve en sağlam kaynak olmakla birlikte, devletin egemenlik gücüne dayanarak kamu giderlerini karşılamak üzere kişi ve kurumlardan mali güçlerine göre, karşılıksız olarak ve Kanun yoluyla cebri olarak aldığı değerdir.

    Vergi Kanunlarının uygulanmasında zamanla vergi idaresi ve mükellefler arasında sorunlar ve uyuşmazlıklar yaşanabilmektedir. Vergiyi tahsil etmek isteyen devlet, bu hizmetten yararlananlara daha iyi hizmetin yanında daha çok vergi almak istemesi,  mükelleflerin ise daha az vergi ödemek ve doğrultuda daha çok kazanç sağlamak istemesi uyuşmazlıklara neden olabilecektir. Bu doğrultuda taraflar arasında uyuşmazlıkları ortadan kaldırmak için çözüm yolları bulunmaktadır.

    İlk derece mahkemesi Vergi Mahkemesi, İstinaf incelemesi Bölge İdare Mahkemesini, Temyiz İncelemesi Danıştay’ı ifade eder. Vergi yargısında Danıştay daireleri ile vergi dava daireleri kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar hakkında, taraflarca bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme Kanun yoluna başvurabilir.

    5.000 TL ve Altı5.000-100.000 TL100.000 üzeri
    – İlk derece mahkemesi
    – İstinaf incelemesi (x)
    – Temyiz İncelemesi (x)
    – İlk derece mahkemesi
    – İstinaf incelemesi
    – Temyiz incelemesi (x)
    – İlk derece mahkemesi
    – İstinaf incelemesi
    – Temyiz incelemesi

    İlkeler;

    • Mükellef kendi beyanına dava açamaz. İhtirazi kayıtla beyan hariç (İdari Yargılama Usulü Kanunu)
    • Dava açma olağan Kanun yoludur.
    • Dava dilekçesi mahkemeye verilir. Dilekçe Vergi Dairesine verilmez.
    • Yurt dışında konsolosluklara verilir.
    • Mahkemeleri Adalet Bakanlığı kurar.
    • Tüzükleri Danıştay iptal eder. Süre 60 gündür.
    • İdari Yarıda Kanun yararına bozma Danıştay Başsavcısına aittir.
    • Dava açma tahsil işlemini durdurur. İhtirazi kayıtla verilen beyana karşı açılan davada ise durdurmaz.

    Vergi Davasının Konuları;

    • İşlemin iptali
    • İhtiyati haciz
    • İhtiyati tahakkuk
    • Tarhiyatın terkini
    • Tahsil edilmiş vergilerde iade
    DAVA KONUSUDAVA AÇILACAK MAHKEMEDAVA AÇMA SÜRESİ
    Vergi/Ceza İhbarnamesiVERGİ MAHKEMESİTebliğden itibaren 30 gün içinde
    İhtiyati Tahakkukİhtiyati tahakkukun bildirim tarihinden itibaren 7 gün içinde
    İhtiyati HaczeHaciz tarihinden itibaren 7 gün içinde
    Haciz VarakasınaHaciz tarihinden itibaren 30 gün içinde
    Ödeme EmrineTebliğden itibaren 7 gün içinde
    Temyiz Davası AçmaDANIŞTAY’AKarar tarihinden itibaren 30 gün içinde
    Karar DüzeltmeKarar tarihinden itibaren 15 gün içinde
    • Vergi Hatası;

    Vergi hatası, vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.

    Vergi Hatası

    Hesap Hataları Vergilendirme Hataları
    1-      Matrah hatalar: Beyanname, tahakkuk fişi vb. evraklarda matraha ait rakamlar veya indirimleri eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.2-      Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tariflerinin yanlış uygulanması, mahsupların yanlış yapılmış olması sonucu verginin eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.

    3-      Verginin mükerrer olması: Bir vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi istenmesi veya alınmasıdır.

    1-      Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başkasından alınmasıdır.2-      Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi alınmasıdır.

    3-      Mevzuda hata: Vergi konusuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet ve işlemler üzerinden vergi alınmasıdır.

    4-      Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata:  Verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.

    2-Vergi hatalarının meydana çıkartılması:

    • Vergi memurunun hatayı bulması veya görmesi
    • Üst memurların hatayı görmesi
    • Teftiş sırasında hatanın ortaya çıkarılması
    • Vergi incelemesiyle hatanın ortaya çıkması
    • Mükellefin müracaatıyla hatanın çıkması

    3-Vergide Hazırlayıcı (Ön) İşlemler;

    Yoklama; Yoklamadan maksat, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları,

    kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir. Yoklama memurlarının yetkileri ise;

    • Günlük hasılatı tespit etmek,
    • Ödeme kaydedici cihaz kullanmak zorunda olanların buna uyup uymadıklarını,
    • Günü gününe kayıt yapılması zorunlu defterlerin iş yerlerinde bulundurulup bulundurulmadığını, tasdikli olup olmadığını, usulüne göre kayıt yapılıp yapılmadığını, düzenlenmesi gereken belgelerin düzenlenip düzenlenmediğini, faturasız mal bulunup bulunmadığını, levha kullanma mecburiyetine uyulup uyulmadığının tespit etmek,
    • Nakil vasıtalarını, durdurmak ve taşıtta bulundurulması gereken yolcu listesi, fatura veya sevk irsaliyesi vb. belgelerin içeriği ile yolcu ve malları ölçmek, tartmak, saymak suretiyle tespit etmek,
    • Taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve faturanın taşıtta bulunmaması halinde bu belgelerin ibrazına kadar nakil vasıtalarını trafikten alıkoymak, taşınan malın sahibi belli değilse tespitine kadar malı bekletmek ve muhafaza altına almak,

    şeklindedir.

    Yoklamada;

    – Yoklama öncesinden haber verilmez,
    – Günlük hasılat tespiti yapılır,
    – Belge düzeni araştırılır,
    – Nakil vasıtaları durdurulur.

    Yoklamaya Yetkililer ise;

    – Yoklama Memurları,
    – Vergi dairesi müdürleri,
    – Yetkililerce yoklamayla görevlendirilenler,
    – Vergi incelemesine yetkili olanlar,
    – Gelir uzmanları,

    4-Vergide inceleme;

    Beyanların ve ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu sağlamak amacıyla yükümlünün defter ve kayıtları, belgeleri ve envanteri üzerinde yapılan derinlemesine bir araştırmadır. Tahakkuk zamanaşımı süresince yapılır.

    Vergi İncelemesinde Maksat;

    • Vergi incelemesinde maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak ve tespit etmektir.
    • İncelemeye yetkili olanlar gerekirse, işletmedeki iktisadi kıymetlerin fiili envanterini yapabilirler.
    • Fiili envanterle ilgili incelemeyi yapan yetkililer tarafından tasdik edilen giderler Hazinece mükellefe ödenir.

    İncelemeye Yetkililer ise;

    • Vergi Müfettişleri, Vergi Müfettiş Yardımcıları,
    • İlin en büyük mal memuru,
    • Vergi dairesi müdürleri,
    • Gelir İdare Başkanlığında müdür kadrolarında görev yapanlar.

    İnceleme Zamanı;

    • Vergi incelemesinin ne zaman yapılacağının önceden haber verilmesi mecburi değildir.
    • Tarih zaman aşımı süresi sonuna kadar her zaman yapılabilir.
    • Evvelce inceleme yapılmış veya matrahın re’sen takdir edilmiş olması yeniden yapılmasını ve tarhiyatını engellemez.

    İncelemenin Yapılacağı Yer;

    • Vergi incelemeleri, esas itibariyle mükellefin işyerinde yapılır.

    İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkansızsa veya mükellefler isterse inceleme dairede yapılabilir.

    5-Arama;

    Bir ihbar ya da inceleme sonucu vergi kaçırdığı yolunda kuvvetli belirtiler bulunan kişinin ve olayla ilgili bulunan üçüncü kişilerin nezdinde ve üzerlerinde vergi kaybı ve vergi suçuna ilişkin delillerin toplanması için yapılan bir araştırmadır.

    Vergi mükellefinin faaliyet gösterdiği sektörde yer alan benzer durumdaki işletmelerin hasılatlarına bakılarak, düşük gelir beyan eden mükelleflerin incelemeye alınmasını amaçlayan denetim biçimine çapraz denetim adı verilir.

    Arama Yapılacak Haller;

    • İhbar veya incelemeler dolayısıyla, bir mükellefin vergi kaçırdığına dair emareler bulunursa, bu mükellef veya kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer şahıslar nezdinde ve bunların üzerinde arama yapılabilir.

    Aramanın Yapılabilmesi İçin:

    • Vergi incelemesine yetkili olanların bunu gerekçeli bir yazı ile arama kararı vermeye yetkili sulh yargıcından bunu istemesi ve sulh yargıcının istenilen yerlerde arama yapılmasına karar vermesi şarttır.

    İzin alınacak organ: Sulh yargıcı

    Defter ve belgelerin iade süresi: 3 ay

    6-Takdir komisyonlarınca matrah saptanması;

    Takdir Komisyonu;

    • İllerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün veya bunların yetki vereceği memurların başkanlığında vergi dairesinin iki memuru ve seçilmiş iki üyeden kurulur.
    • Takdir komisyonları daimî veya geçici olurlar. Takdir komisyonunun kurulacağı yerler ve çalışma usulleri Maliye Bakanlığınca belirlenir.

    Komisyonun Görevleri;

    • Matrah ve servet takdirlerini yapmak,
    • Vergi Kanunlarında yazılı fiyat, ücret vb. matrah ve kıymetleri takdir etmek.

    Komisyonun Yetkisi;

    • Servetleri, madenleri, mücevherleri, eski eserleri ve sanat eserlerini değerlemede bilirkişiye müracaat edebilir.

    7-Bilgi Toplama;

    1. Bilgi Verme: Kamu idareleri, mükellefler ve diğer gerçek ve tüzel kişiler, Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların isteyecekleri bilgileri vermeye mecburdurlar.
    2. Devamlı Bilgi Verme: Kamu idareleri, gerçek ve tüzel kişiler vergilendirmeyle ilgili olarak Maliye Bakanlığı ve vergi dairesince kendilerinden istenecek bilgileri belli aralıklarla ve devamlı olarak yazıyla vermeye mecburdurlar.

    Bilgi Vermekten İmtina Edememek;

    • Kendilerinden bilgi istenilen gerçek ve tüzel kişiler, bilgi vermekten imtina edemezler.

    Ancak:

    • Posta İdaresinin muhabereler hakkındaki mahremiyeti saklıdır,
    • Hekimlerden, diş hekimlerinden ve sağlık memurlarından hastaların hastalıklarının nev’ine ilişkin bilgiler istenemez,
    • Avukatlardan ve dava vekillerinden kendilerine verilen işler veya görevleriyle ilgili haberdar oldukları hususların bildirilmesi istenemez,
    • CMHK 88. mad. Gereğince gösterilmesi caiz olmayan evrağın içeriği hakkında bilgi istenemez.

    8-Cezalar;

    Vergi ziyaı;

    Mükellefin veya sorumlunun vergilendirmeyle ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini iade eder.

    Vergi Ziyaı Cezası;

    Vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.

    Kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için kesilecek ceza %50 oranında uygulanır. (vergi incelemesine başlanılması veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç)

    Usulsüzlüğün Tarifi;

    Usulsüzlük, vergi kanunlarının şekle ve usule ilişkin hükümlerine riayet edilmemesidir.

    Usulsüzlük Dereceleri ve Cezaları;

    Usulsüzlük, aşağıda yazılı derecelere göre cezalandırılır. Usulsüzlük fiili re’sen takdiri gerektirirse, bağlı cetvelde yazılı cezalar iki kat olarak kesilir.

    I inci Derece usulsüzlükler:

    1. İşe başlamamanın zamanında bildirilmemesi.
    2. Vergi ve harç beyannamelerinin süresinde verilmemesi.
    3. VUK’taki tasdiki mecbur defterlerden birinin tasdikinin yaptırılmaması.
    4. VUK’taki tutulması mecbur defterlerden birinin tutulmaması.
    5. Defter kayıtlarının ve ilgili vesikaların vergi incelemesi yapılmasını engelleyecek derece noksan, usulsüz veya karışık olması.
    6. VUK’un kayıt nizamına ait hükümlerine uyulmaması.
    7. Diğer ücretlerde verginin zamanında tarh ettirilmemesi.

    II nci Derece usulsüzlükler:

    1. Vergi kanunlarındaki bildirmelerin zamanında yapılmaması.
    2. Tasdiki mecbur defterlerden birinin tasdikinin bir ay geç yaptırılması.
    3. Vergi beyannameleri, bildirimler, ekler ve vesikalarda kanunen belirlenen şekil, içerik ve diğer düzenlemelere uyulmaması.
    4. Bazı evrak ve vesikaların bulunmaması ve ibraz edilmemesi.
    5. Vergi karnesinin süresinin sonundan başlayarak 15 gün geçtiği halde alınmaması.

    Özel Usulsüzlükler ve Cezaları;

    (Fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile diğer şekil ve usul hükümlerine uyulmaması)

    • Fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu vb.’nin verilmemesi, alınmaması.
    • Tutulma mecburiyeti getirilen defterlerin işyerinde bulundurulmaması, ibraz edilmemesi veya yazılması gereken işlemlerin defterlere kayıt edilmemesi.
    • Muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve malî tablolara ilişkin usul ve esaslara uyulmaması.
    • Matbaaların belge basımı ile ilgili bildirim görevini yerine getirmemesi.
    • Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen aracın durmaması.
    • Bilgi vermekten çekinenler.
    • Elektronik ortamda beyanname verilmemesi.

    Kaçakçılık Suçları ve Cezaları;

    • Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapma.
    • İlgisiz kişiler adına hesap açma.
    • Defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetme.
    • Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullanma.
    • Defter, kayıt ve belgeleri yok etme.
    • Defter sayfalarını yok ederek yerine başka yapraklar koymak.
    • Sahte belge düzenleme veya kullanma.
    • Maliye Bakanlığıyla anlaşması olmadığı halde belge basanlar veya bunları kullananlar.

    Cezayı Gerektiren Olayın Tespiti;

    Vergi cezalarını gerektiren olaylar vergi dairelerince, yoklamaya veya vergi incelemesine yetkili olanlarca tespit olunur.

    Yoklama ve vergi incelemede rastlanan, vergi cezasını gerektirici olayların, raporlarda gösterilmesi, delillerin kaybolması ihtimalinin bulunduğu hallerde bunların tutanakla tespit edilmesi mecburidir.

    Ceza Kesme Yetkisi;

    Vergi cezaları olayların ilgili bulunduğu vergi bakımından mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından kesilir.

    Vergi Cezalarının Ödenme Zamanı;

    Vergi cezaları:

    1. Cezaya karşı vergi mahkemesinde dava açılmamışsa dava açma süresinin bittiği tarihten başlayarak bir ay içinde ödenir.
    2. Cezaya karşı dava açılmışsa, vergi mahkemesi kararı üzerine Vergi dairesince düzenlenecek ihbarnamenin ilgiliye tebliğ tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.

    Yanılma ve Görüş Değişikliği;

    • Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları
    • Bir hükmün uygulanma tarzına ilişkin içtihadın değişmesi halinde

    Vergi cezası kesilmez ve gecikme faizi hesaplanmaz.

    Pişmanlık ve Islah;

    Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükellefler ile bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi halinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez.

    1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.)
    2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması.
    3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi.
    4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması ve düzeltilmesi.
    5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için,6189 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde ödenmesi.
    6. Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz.

    Ceza Kesmede Zamanaşımı;

    Aşağıdaki sürelerden sonra vergi cezası kesilmez.

    1. Vergi ziyaı cezasında cezalı vergi alacağının doğduğu takvim yılını izleyen yılın başından itibaren 5 yıl geçmişse;
    2. Usulsüzlükte, usulsüzlüğün yapıldığı yılı izleyen yılın başından itibaren 2 yıl geçmişse.

    Tekerrür;

    Vergi ziyaından veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere kesinleştiği tarihi izleyen yılın başından başlamak üzere;

    1. Vergi ziyaında 5 yıl içinde tekrar ceza kesilirse %50
    2. Usulsüzlükte 2 yıl içinde tekrar ceza kesilirse %25 oranında ceza artırılarak uygulanır.

    Vergi Ziyaı, Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezalarında İndirme;

    Mükellefler ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi ve indirim sonrası kalan cezaları vadesinde veya teminat gösterilerek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceği bildirilirse:

    1. Vergi ziyaı cezasında ilk defada yarısı, sonraki kesilenlerde üçte biri,
    2. Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezalarında üçte biri,

    İndirilir.

    Mükellef veya vergi sorumlusu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını yukarıdaki yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden faydalandırılmaz.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Serbest Meslek Kazancı Elde Edenlere Güzel Haber

    Son zamanlarda Doktor, Avukat, Mali Müşavir gibi serbest meslek kazancı elde edenlere Vergi Müfettişleri odaların belirlediği tarifenin altında kazanç elde edemeyeceklerine yönelik vergi inceleme raporları düzenlemekte, vergi tarhiyatı yapmakta ve ceza kesmektedir. Bu tür meslekleri yapıp serbest meslek kazançları elde edenler her zaman odaların belirlediği tarifeden hizmet verememekte, tarifenin altında makbuz kesebilmektedir.

    06.03.3017 tarihli İstanbul 8. Vergi Mahkemesi’nin 2016/480 Esas ve 2017/457 Karar numaralı Kararında, Vergi Mahkemesi, Serbest Muhasebecilik ve Mali Müşavirlik (SMMM) hizmeti karşılığında müşterilerinden asgari ücret tarifesinin altında ücret alarak serbest meslek makbuzu düzenlediği tespit edilen ve düzenlenen serbest meslek makbuzları toplam tutarı ile asgari ücret tarifesine göre alınması gereken ücret tutarları toplamı arasındaki farktan hareketle adına düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden dava açan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirin (SMMM) davasını aşağıda ele alacağımız gerekçe ile kabul etmiş ve tarhiyatlar ile kesilen cezaları kaldırmıştır.

    KDV Kanunu’nun 27/5 Maddesi uyarınca da, serbest meslek faaliyetleri için ilgili meslek teşekküllerince tespit edilmiş bir tarife varsa, hizmetin bedeli, bu tarifede gösterilen ücretten düşük olamaz.

    Bilindiği gibi, VUK’un 3/B Maddesine göre, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz. İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.

    Serbest meslek kazancı elde eden serbest meslek erbabının kazanç miktarı konusunda normal ve mutad olan durum, serbest meslek erbabının düzenlemiş olduğu ve defterlerine kaydettiği serbest meslek makbuzlarında yazılı olan miktarda kazanç elde etmesidir. Düzenlenen serbest meslek makbuzlarında yazılı olan tutarın haricinde kazanç elde edilmiş olduğunun kabul edilebilmesi için, idarenin vergi inceleme yetkisini kullanarak, gerektiğinde ilgili kişilerin de ifadeleri alınmak suretiyle davacının defter ve belgelerine göre daha fazla kazanç elde ettiğini somut ve inandırıcı delillere dayandırılmak suretiyle tereddüte mahal bırakmayacak biçimde ortaya koymak suretiyle ispat etmesi gerekmektedir. Dolayısı ile mükelleflerin defter ve belgelerine göre daha fazla kazanç elde ettiği konusunda ispat yükü idareye aittir.

    VUK 134’üncü maddesi uyarınca vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, tespit edilmesi ve sağlamasıdır. Bu halde, serbest meslek erbabının verdiği muhasebe hizmeti karşılığında almış olduğuücrete ilişkin eksik tutarda serbest meslek makbuzu düzenlemek suretiyle kayıt ve beyan dışı bıraktığı bir hasılatının bulunup bulunmadığının hukuki, somut ve inandırıcı delillere dayanılarak açık ve tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerekirken, davacının hizmet verdiği müşterilerden serbest muhasebeci ve mali müşavirler için belirlenen asgari ücret tarifesinde yer alan tutarlar kadar ücret aldığı halde, asgari ücretin altında belge düzenlediği varsayımına dayalı olarak tespit edilen hasılat üzerinden davacı adına salınan dava konusu vergi ziyaı cezalı KDV’de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

    Serbest meslek erbabının, serbest muhasebeci ve mali müşavirler için belirlenen asgari ücret tarifesinin altında belge düzenlenmiş olması bağlı olduğu meslek kuruluşu ile kendisi arasındaki hukuki durumu ( disiplin cezası verme vs.) etkilemekte olup, vergi kanunları karşısındaki hukuki durumu etkilememektedir.

    Vergi Mahkemesi kararı sadece bu davanın sonucu bakımından değil, emsal bedele/tarifeye atıfta bulunmadan önce vergi incelemesinin tam olarak eksiksiz bir biçimde ve gerçeği yansıtacak şekilde somut delillerin ortaya konularak yapılması gerektiğini söylemesi bakımından da önemlidir.

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41

     

    Serbest Meslek Kazancı Elde Edenlere…

    Doktor, Avukat, Mali Müşavir gibi serbest meslek kazancı elde edenlere Vergi Müfettişleri odaların belirlediği tarifenin altında kazanç elde edemeyeceklerine yönelik vergi inceleme raporları düzenlemekte, vergi tarhiyatı yapmakta ve ceza kesmektedir. Bu tür meslekleri yapıp serbest meslek kazançları elde edenler her zaman odaların belirlediği tarifeden hizmet verememekte, tarifenin altında makbuz kesebilmektedir.

    06.03.3017 tarihli İstanbul 8. Vergi Mahkemesi’nin 2016/480 Esas ve 2017/457 Karar numaralı Kararında, Vergi Mahkemesi, Serbest Muhasebecilik ve Mali Müşavirlik (SMMM) hizmeti karşılığında müşterilerinden asgari ücret tarifesinin altında ücret alarak serbest meslek makbuzu düzenlediği tespit edilen ve düzenlenen serbest meslek makbuzları toplam tutarı ile asgari ücret tarifesine göre alınması gereken ücret tutarları toplamı arasındaki farktan hareketle adına düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden dava açan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirin (SMMM) davasını aşağıda ele alacağımız gerekçe ile kabul etmiş ve tarhiyatlar ile kesilen cezaları kaldırmıştır.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Mükellef Kriz Hattını arayabilirsiniz.

     0262 606 05 41