fbpx
    Sahte Fatura Düzenlemek ve Kullanmak - Dava Şartı

    Sahte Fatura Düzenlemek ve Kullanmak – Dava Şartı

    Sahte Fatura Düzenlemek ve Kullanmak – Dava Şartı , 213 S. K.367. Md.si Uyarınca Dava Şartı Olan Vergi Dairesi Başkanlığı Mütalaasının Hakkında Mahkumiyet Hükümleri Kurulan Sanık İçin Verildiği Sanık Hakkında 2006 Takvim Yılında Sahte Fatura Kullanmak ve Sahte Fatura Düzenlemek Suçlarından Dava Şartı Olan Mütalaanın Bulunmaması Nedeniyle Öncelikle Durma Kararı Verilip Mütalaa Verilip Verilmeyeceği İlgili Vergi Dairesi Başkanlığından Sorulup Sonucuna Göre Sanığın Hukuki Durumunun Takdir ve Tayini Gerektiği

    T.C.
    YARGITAY
    11. CEZA DAİRESİ
    E. 2016/5659
    K. 2018/310
    T. 15.1.2018

    SAHTE FATURA DÜZENLEMEK VE KULLANMAK ( 213 S. K.367. Md.si Uyarınca Dava Şartı Olan Vergi Dairesi Başkanlığı Mütalaasının Hakkında Mahkumiyet Hükümleri Kurulan Sanık İçin Verildiği Sanık Hakkında 2006 Takvim Yılında Sahte Fatura Kullanmak ve Sahte Fatura Düzenlemek Suçlarından Dava Şartı Olan Mütalaanın Bulunmaması Nedeniyle Öncelikle Durma Kararı Verilip Mütalaa Verilip Verilmeyeceği İlgili Vergi Dairesi Başkanlığından Sorulup Sonucuna Göre Sanığın Hukuki Durumunun Takdir ve Tayini Gerektiği )

    * DAVA ŞARTI ( Sahte Fatura Düzenlemek ve Kullanmak – 213 S. K.367. Md.si Uyarınca Dava Şartı Olan Vergi Dairesi Başkanlığı Mütalaasının Hakkında Mahkumiyet Hükümleri Kurulan Sanık İçin Verildiği Sanık Hakkında 2006 Takvim Yılında Sahte Fatura Kullanmak ve Sahte Fatura Düzenlemek Suçlarından Dava Şartı Olan Mütalaanın Bulunmaması Nedeniyle Öncelikle Durma Kararı Verilip Mütalaa Verilip Verilmeyeceği İlgili Vergi Dairesi Başkanlığından Sorulup Sonucuna Göre Sanığın Hukuki Durumunun Takdir Edileceği )

    * VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI MÜTAALASI ( Sanık Hakkında 2006 Takvim Yılında Sahte Fatura Kullanmak ve Sahte Fatura Düzenlemek Suçlarından Dava Şartı Olan Mütalaanın Bulunmaması Nedeniyle Öncelikle Durma Kararı Verilip Mütalaa Verilip Verilmeyeceği İlgili Vergi Dairesi Başkanlığından Sorulup Sonucuna Göre Sanığın Hukuki Durumunun Takdir ve Tayini Gereği )

    213/M.367

    ÖZET : Sanık hakkında “2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve sahte fatura kullanmak” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

    213 S. K.367. md.si uyarınca dava şartı olan vergi dairesi başkanlığı mütalaasının hakkında mahkumiyet hükümleri kurulan sanık için verildiği, sanık hakkında 2006 takvim yılında sahte fatura kullanmak ve sahte fatura düzenlemek suçlarından dava şartı olan mütalaanın bulunmaması nedeniyle, öncelikle durma kararı verilip, mütalaa verilip verilmeyeceği ilgili Vergi Dairesi Başkanlığından sorulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yargılamaya devamla mahkumiyet hükümleri kurulması, hatalıdır.

    DAVA : 1-)Sanık hakkında “2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve sahte fatura kullanmak” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan vekilinin ve sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;

    5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesinin, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 Sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

    Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin ise nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,

    2-)Sanık hakkında “2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve sahte fatura kullanmak” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

    213 Sayılı Kanun’un 367. maddesi uyarınca dava şartı olan vergi dairesi başkanlığı mütalaasının hakkında mahkumiyet hükümleri kurulan sanık için verildiği, sanık hakkında 2006 takvim yılında sahte fatura kullanmak ve sahte fatura düzenlemek suçlarından 213 Sayılı Vergi Usul Yasasının 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın bulunmaması nedeniyle, öncelikle durma kararı verilip, 213 Sayılı mütalaa verilip verilmeyeceği ilgili Vergi Dairesi Başkanlığından sorulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Sahte Fatura Düzenleme ve Kullanmanın Cezası

    Sahte fatura düzenleme/kullanma fiili vergi kanunları bakımından bir takım yaptırımları gerektirmekle birlikte ceza yargısı anlamında da bir suç teşkil etmektedir. Dolaysıyla olayın, idari yargı (vergi yargılaması) boyutunun yanında adli yargı boyutu da bulunmaktadır. Bu nedenle mükelleflerin parasal cezaların dışında hürriyeti bağlayıcı cezalarla da karşılaşmamaları için dikkat etmeleri gerekir.

    213 sayılı VUK’ un “Kaçakçılık Suçları ve Cezaları” başlıklı 359. Maddesinde “Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,

    Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.” Hükmü yer almıştır.

    Bu hükme göre sahte fatura sahte belge düzenleme/kullanma kaçakçılık suçu olarak kabul edilmektedir.

    Mükelleflerin kaçakçılık suçu nedeniyle ceza almamaları için adli yargı yerlerindeki savunmaları çok önemlidir. Bu savunmada, bilerek sahte fatura kullanılmadığı, alım ve satımlarının gerçek olduğu, banka yoluyla ödeme yapıldı ise buna dair tüm kanıtların sunulması gerekir.

    Öte yandan, 213 sayılı VUK’ un “Bazı Kaçakçılık Suçlarının Cezalandırılmasında Usul” başlıklı 367. Maddesinde,

    “Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.

    359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet başsavcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder.

    Kamu davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesine talik olunur.

    359 uncu maddede yazılı suçlardan dolayı cezaya hükmedilmesi, vergi ziyaı cezası veya usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.

    Ceza mahkemesi kararları, bu Kanunun dördüncü kitabının ikinci kısmında yazılı vergi cezalarını uygulayacak makam ve mercilerin işlem ve kararlarına etkili olmadığı gibi, bu makam ve mercilerce verilecek kararlar da ceza hâkimini bağlamaz.” Hükmüne yer verilmiştir.

    Bu hükme göre, mükelleflerin kaçakçılık suçundan cezalandırılmasına yönelik özel bir usuli düzenleme getirilmiş olup, Cumhuriyet Savcılığına yapılacak bildirimlerde bu usule uyulması gerekir. Şayet, bu usule uyulmaz ise mükellefin cezalandırılması mümkün değildir. Bu iddianın, adli yargı dava aşamasında mutlaka ileri sürülmesi gerekmektedir. Nitekim bu doğrultudaki Yargıtay Ceza Dairesi kararı aşağıda yer almıştır.

    21. Ceza Dairesi 2016/7676 E. ,  2017/1507 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ : 213 Vergi Usul Kanunu’na muhalefet
    HÜKÜM : Sanık …: Beraat
    Sanık …: Mahkumiyet

    213 sayılı Vergi Usul Kanununun “bazı kaçakçılık suçlarının cezalandırılmasında usul” başlıklı 367. maddesinin birinci fıkrası “(Değişik fıkra: 23/07/2010-6009 S.K/13.md.) Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi mecburidir” hükmü bulunmaktadır.
    Somut olay açısından; sanık hakkında 2005,2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçu ile ilgili olarak inceleme yapan Vergi Denetmeni ……. tarafından düzenlenen vergi suçu raporuna istinaden, Vergi Dairesi Başkanı 09.12.2010 tarihli mütalaa ile doğrudan doğruya suç duyurusunda bulunulduğunun anlaşılması karşısında, yukarıda bahsedildiği üzere 09.12.2010 tarihi itibariyle rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasının zorunlu olduğu gözetilmek suretiyle, durma kararı verilerek 213 sayılı VUK’ un 367. maddesi gereğince usulüne uygun şekilde mütalaa alınıp dava şartı yerine getirtildikten sonra yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    1 Adet Sahte ( Naylon ) Fatura Kullanmanın Kaç Farklı Vergi ve Ceza Sonucu Olur?

    1.Katma Değer Vergisi Boyutu:

          Sahte fatura kullanmanın en önemli sonucu katma değer vergisi anlamında kendini gösterir. Sahte faturaya ait indirilecek KDV’ler mükellef beyanlarından çıkartılır, beyanlar yeniden düzenlenir ve ödenmesi gereken vergi çıkması durumunda tarhıyat yapılır.

    213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3/B maddesinde; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetin esas olduğu hükme bağlanmış olup, 30.maddesinin 4.bendinde; defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması hali resen tarh sebebi olarak sayılmıştır. Anılan Kanunun 134.maddesinde ise; vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu belirtilmiştir.

    3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29’uncu maddesinin (a) bendinde ise; mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiştir.

    Katma Değer Vergisi; bünyesinde bulunan indirim mekanizması nedeniyle teslim ve hizmetler karşılığı üzerinden hesaplanan vergiden mal ve hizmet alımları ve yapılan giderler dolayısıyla ödenen vergilerin indirimi ile gerçekte yaratılan katma değerin vergilendirilmesi esasına dayanan bir vergidir; yani ticari bir ilişki sonucu mal ve ya hizmet satın alan kişi ya da kuruluşun ödemiş olduğu katma değerin satıcı kişi ya da kuruluş tarafından hâzineye ödenmesini amaçlamakta olup; belgesiz alış ve satışlarda, belgesiz satış yapan bir işletme ya da şahsın bu ödevini yerine getirdiğinden bahsedilemeyecek olması ve bu sebeple belgesiz satış yapan satıcıdan alış yapan kişi yönünden de hâzineye girmeyen verginin indirim konusu yapılması, katma değerin tekrar mükellefe iadesi olacaktır ki bu da katma değer vergisinin amacına aykırılık teşkil eder.

    Bu durumda,  yukarıda anılan yasa hükümleri uyarınca katma değer vergisi indiriminden yararlanabilmek için fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtması gerekmekte olup gerçekleşmemiş veya gerçekten alınıp sahte belgeyle belgelendirilen teslim ve hizmetler dolayısıyla katma değer vergisi ödenmesi ve bunun sonucu olarak da bir vergi indirimi söz konusu olmayacağından, vergi indirimine dayanak teşkil eden faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığının ortaya konulması icap eder.

     2.Gelir ve Kurumlar Vergisi Boyutu:

     Kurumlar vergisi; mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanmakta olup yıl içinde yapılan faaliyet çerçevesinde elde edilen hasılattan bunun karşılığında oluşan gider, mal ve hizmet alış maliyetinin düşülmesiyle safi kazancın bulunup beyan edilmesi esasına dayanan bir vergidir.

    Kurumlar vergisinin beyanında gider olarak yazılacak mal ve hizmet alımlarının faaliyet karşılığında yapılan giderler olması ve bu giderlerin gerçekten yapılmış olmasının esas olduğu göz önüne alındığında sahte faturayla belgelendirilen alımların gerçeği yansıtıp yansıtmadığının araştırılması icap etmektedir.

    Katma değer vergisinden farklı olarak gelir ve kurumlar vergisi tarhıyatları yapılırken, kullanılan faturaların sahte olduğu kanısına varılması halinde doğrudan tahıyat yapılmamalı, gerçek yada tüzel kişinin ilgili dönem karlılığı tespit edilerek sektör karşılaştırılması yapılmalıdır.

    3.Geçici Vergi Konusu:

    193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120.maddesinin 3.fıkrasında; yapılan incelemeler sırasında geçmiş dönemlere ait geçici verginin %10’unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde eksik beyan edilen bu kısım için re’sen veya ikmalen geçici vergi tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra kesinleşen geçici verginin terkin edileceği ancak gecikme faizi ve ceza tahsil edileceği hükme bağlandığından, geçici vergi aslının aranmaması gerekmektedir.

    Ayrıca, her ne kadar vergi idareleri tarafından geçici vergiye bağlı olarak 3 kat vergi ziyaı cezası kesilmekteyse de, geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin olarak alınan bir vergi olması nedeniyle geçici vergi tutarının bir katını aşan kısım hukuki değildir.

     

    4. Vergi Ziyaı Cezası Boyutu: Tek Kat Üç Kat Konusu

     

    Sahte faturadan kaynaklı yapılan tarhıyatlarda vergi ziyaı cezasının çoğunlukla 3 kat olarak uygulandığı, bazı özel hallerde ise vergi inceleme elemanlarınca tek kat vergi ziyaı cezası önerildiği görülmektedir.

    213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 344/3 fıkrası uyarınca 359.maddede sayılan fiiler nedeniyle vergi ziyaına sebep olunması durumunda vergi ziyaı cezasının vergi aslının üç katı oranında kesileceği göz önüne alındığında, sahte belge kullanma fiili bulunduğu hallerde  vergi aslının  üç katı oranında kesilen cezanın  hukuka uygun olduğu kabul edilmelidir.

    Ancak, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 344/3 fıkrası uyarınca 359.maddede sayılan fiiler nedeniyle vergi ziyaına sebep olunması durumunda vergi ziyaı cezasının vergi aslının üç katı oranında kesileceği hükme bağlanmış, Maliye Bakanlığı’nca 18.06.2002 tarih ve 24789 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 306 sıra numaralı Vergi Usul Kanun’u Genel Tebliği’nde de, sahte belgenin bilerek kullanılmadığı ve bu kullanımda kasıt bulunmadığının belirlenmesi halinde, vergi denetim elemanlarınca vergi ziyaı cezasının tek kat olarak kesilebileceği düzenlenmiştir.

    Mükellef kurumun karlılık oranı, sahte faturaların ilgili dönem maliyetlerine oranı, fatura bedellerinin çek ve banka yoluyla ödenmesi, inceleme elemanı tarafından söz konusu çek bedellerinin geri alınmış olabileceği varsayımında bulunduğu halde buna ilişkin bir tespitin inceleme raporunda yer almadığı gibi hususlar var olduğunda, sahte faturaların bilerek kullanılmadığı sonuç ve kanaatine varılan durumlarda, vergi ziyaı cezasının tek kat olarak uygulanması gerekmektedir.

     

    5.Özel Usulsüzlük Cezası Boyutu:

     

    a) VUK 353. Madde yönü:

    213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353.maddesinin 1.fıkrasında da;verilmesi ve alınması icap eden fatura,gider pusulası,müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzlarının verilmemesi,alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde,bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine,her bir belge için 10.000.000.liradan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği hükme bağlanmıştır.

    Cezai yaptırıma bağlanmış olan bir fiilin tüm unsurları ile oluştuğu saptanmadıkça faile ceza uygulanmayacağı yolundaki genel ceza hukuku ilkesi idari cezalar içinde geçerli olduğundan yukarıda belirtilen yasa hükmü uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için bentte sayılan belgelerin verilmediğinin, alınmadığının ve düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verildiğinin hukuken geçerli biçimde tespit edilmiş olması zorunludur.

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla