fbpx

    Karşılıksız Çek ve Sahte Fatura

    Ekonominin hiçbir yerde değişmeyen her ülke ve toplum için, o ülke şartlarına göre gerek yazılı gerek yazılı olmayan kuralları vardır ve evrensel geçerliliğe sahiptir. Ticaret de,  bu kurallar ve kurallara bağlı kalan uygulamalar içerisindedir. Ülkemizdeki bu uygulamalardaki unsurlardan en önemlilerinden bir tanesi de ticarette kullanılan çeklerdir. 

    Çek karşılığında alınan malların piyasaya nakit olarak düşük fiyatla satıldığı ancak çeklerin vadesi geldiğinde karşılıksız çıktığı durumlarla son zamanlarda sıkça karşılaşılmaktadır. Karşılıksız çek düzenleyenler, bankaları paravan firmalar kurarak hayali bilançolarla yanıltmakta ve kolaylıkla çek defterleri temin edebilmektedirler. 

    Ticarette ödeme aracı olarak kullanılan çek, görüldüğü yerde ödenmesi gereken vadesiz bir enstrümandır. Ülkemizdeki ticarette ise çek; genellikle vadeli ödemeler için kullanıldığından kredi enstrümanı olarak algılanmaktadır.

    Modem fiyat parasal sistemde para; krediler vasıtası ile üretilir. Krediler parasal sistemin bilançosunda kredi kullanan için pasif, kullandıran için aktif tarafta yer almaktadır. Ekonomideki para arzı tespit edilirken fon transferine aracılık eden bankacılık sisteminin bilançosu baz alınır. Bilançonun aktif ve pasifleri birbirine eşittir. Bankacılık sisteminin aktiflerinde hazine tahvilleri ve krediler yer alırken, bu hesapların simetrikleri de banka pasiflerinde mevduat ve benzerleri ile yer alır. İşte para arzı bu mevduat ve benzeri hesapların vade, likidite v.s. özelliklerine göre hesaplanır. Buna bir tür özel sektörün para arzı diyebiliriz.

    İşte Çek bu aşamada devreye girer, yukarıda da belirttiğimiz gibi çek ülkemizde kredi enstrümanı olarak kullanılır. Ama bu kredinin banka kredilerinden çok önemli bir farkı vardır. Bu fark çek’in önünü açtığı kredinin bankacılık sektörü dışında gerçekleşmesinden ileri gelir, yani reel ekonomi kendi içinde kredi üretmektedir. Yukarıda bahsettiğimiz gibi ekonomide para krediler vasıtası ile yaratıldığından çekler vasıtasıyla ekonomide para üretilmiş olmaktadır.

    Çek; üreten/satıcı/aracı tarafından kabul edildiğinde para üretilmiş olmaktadır. Daha sonradan bu çek ciro edilerek piyasada sirküle edildikçe para üretmeye/yerine geçmeye devam eder. Bunu paranın bir şekilde kendini devir etmesi olarak düşünebiliriz. Dolayısıyla tek bir çek defalarca dönerek birçok ticari işlemi birden gerçekleştirir. Buda çek’i çok etkin bir finansman aracına dönüştürür.

    Finansman aracına dönen çek; reel sektörde üreten için çok ciddi bir banka dışı finansman kaynağını oluşturur. Firmalar normal faaliyetleri sırasında nihai ürünlerini piyasaya arz edip mal bedelini nakit olarak tahsil etmeden önce hammadde alımından cari giderlere kadar birçok harcama yapmak durumundadır. İşte çek bu aşamada devreye girer. Finansman ihtiyacı olan firmalar bu çekleri tedarikçilerine ciro ederler ya da bir banka veya faktoring şirketine kırdırırlar. Özellikle ciro edilen çekler piyasada defalarca dönerek reel sektöre banka dışı finansman kaynağı temin ederler.

    Çekler karşılıksız çıkar ise işte sarmal o zaman tam tersine döner, tedarik zincirinde bu çekleri iyi niyetli olarak birbirine ciro eden firmalar ödenmeyen çek bedelleri sebebi ile paraya sıkışır, iflas eder ya da ekonominin döngüsüne sekte vurulacak şekilde zarar ederler.

    Karşılıksız çek; çeki alan kişinin ilgili bankaya ibraz etmesi üzerine ilgili banka hesabında çekte yazılı tutarın bulunmamasını ifade eder. Karşılıksız çek düzenleme fiillerinde hapis cezası 2012 de yapılan yasal düzenlemeyle kaldırılmıştır.   Hapis cezasının yerine  çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı getirilmiştir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Sahte Fatura Düzenlemek ve Kullanmak - Dava Şartı

    Sahte Fatura Düzenlemek ve Kullanmak – Dava Şartı

    Sahte Fatura Düzenlemek ve Kullanmak – Dava Şartı , 213 S. K.367. Md.si Uyarınca Dava Şartı Olan Vergi Dairesi Başkanlığı Mütalaasının Hakkında Mahkumiyet Hükümleri Kurulan Sanık İçin Verildiği Sanık Hakkında 2006 Takvim Yılında Sahte Fatura Kullanmak ve Sahte Fatura Düzenlemek Suçlarından Dava Şartı Olan Mütalaanın Bulunmaması Nedeniyle Öncelikle Durma Kararı Verilip Mütalaa Verilip Verilmeyeceği İlgili Vergi Dairesi Başkanlığından Sorulup Sonucuna Göre Sanığın Hukuki Durumunun Takdir ve Tayini Gerektiği

    T.C.
    YARGITAY
    11. CEZA DAİRESİ
    E. 2016/5659
    K. 2018/310
    T. 15.1.2018

    SAHTE FATURA DÜZENLEMEK VE KULLANMAK ( 213 S. K.367. Md.si Uyarınca Dava Şartı Olan Vergi Dairesi Başkanlığı Mütalaasının Hakkında Mahkumiyet Hükümleri Kurulan Sanık İçin Verildiği Sanık Hakkında 2006 Takvim Yılında Sahte Fatura Kullanmak ve Sahte Fatura Düzenlemek Suçlarından Dava Şartı Olan Mütalaanın Bulunmaması Nedeniyle Öncelikle Durma Kararı Verilip Mütalaa Verilip Verilmeyeceği İlgili Vergi Dairesi Başkanlığından Sorulup Sonucuna Göre Sanığın Hukuki Durumunun Takdir ve Tayini Gerektiği )

    * DAVA ŞARTI ( Sahte Fatura Düzenlemek ve Kullanmak – 213 S. K.367. Md.si Uyarınca Dava Şartı Olan Vergi Dairesi Başkanlığı Mütalaasının Hakkında Mahkumiyet Hükümleri Kurulan Sanık İçin Verildiği Sanık Hakkında 2006 Takvim Yılında Sahte Fatura Kullanmak ve Sahte Fatura Düzenlemek Suçlarından Dava Şartı Olan Mütalaanın Bulunmaması Nedeniyle Öncelikle Durma Kararı Verilip Mütalaa Verilip Verilmeyeceği İlgili Vergi Dairesi Başkanlığından Sorulup Sonucuna Göre Sanığın Hukuki Durumunun Takdir Edileceği )

    * VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI MÜTAALASI ( Sanık Hakkında 2006 Takvim Yılında Sahte Fatura Kullanmak ve Sahte Fatura Düzenlemek Suçlarından Dava Şartı Olan Mütalaanın Bulunmaması Nedeniyle Öncelikle Durma Kararı Verilip Mütalaa Verilip Verilmeyeceği İlgili Vergi Dairesi Başkanlığından Sorulup Sonucuna Göre Sanığın Hukuki Durumunun Takdir ve Tayini Gereği )

    213/M.367

    ÖZET : Sanık hakkında “2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve sahte fatura kullanmak” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

    213 S. K.367. md.si uyarınca dava şartı olan vergi dairesi başkanlığı mütalaasının hakkında mahkumiyet hükümleri kurulan sanık için verildiği, sanık hakkında 2006 takvim yılında sahte fatura kullanmak ve sahte fatura düzenlemek suçlarından dava şartı olan mütalaanın bulunmaması nedeniyle, öncelikle durma kararı verilip, mütalaa verilip verilmeyeceği ilgili Vergi Dairesi Başkanlığından sorulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yargılamaya devamla mahkumiyet hükümleri kurulması, hatalıdır.

    DAVA : 1-)Sanık hakkında “2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve sahte fatura kullanmak” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan vekilinin ve sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;

    5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesinin, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 Sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

    Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin ise nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,

    2-)Sanık hakkında “2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve sahte fatura kullanmak” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

    213 Sayılı Kanun’un 367. maddesi uyarınca dava şartı olan vergi dairesi başkanlığı mütalaasının hakkında mahkumiyet hükümleri kurulan sanık için verildiği, sanık hakkında 2006 takvim yılında sahte fatura kullanmak ve sahte fatura düzenlemek suçlarından 213 Sayılı Vergi Usul Yasasının 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın bulunmaması nedeniyle, öncelikle durma kararı verilip, 213 Sayılı mütalaa verilip verilmeyeceği ilgili Vergi Dairesi Başkanlığından sorulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla

     

    Sahte Fatura Düzenleme ve Kullanmanın Cezası

    Sahte fatura düzenleme/kullanma fiili vergi kanunları bakımından bir takım yaptırımları gerektirmekle birlikte ceza yargısı anlamında da bir suç teşkil etmektedir. Dolaysıyla olayın, idari yargı (vergi yargılaması) boyutunun yanında adli yargı boyutu da bulunmaktadır. Bu nedenle mükelleflerin parasal cezaların dışında hürriyeti bağlayıcı cezalarla da karşılaşmamaları için dikkat etmeleri gerekir.

    213 sayılı VUK’ un “Kaçakçılık Suçları ve Cezaları” başlıklı 359. Maddesinde “Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,

    Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.” Hükmü yer almıştır.

    Bu hükme göre sahte fatura sahte belge düzenleme/kullanma kaçakçılık suçu olarak kabul edilmektedir.

    Mükelleflerin kaçakçılık suçu nedeniyle ceza almamaları için adli yargı yerlerindeki savunmaları çok önemlidir. Bu savunmada, bilerek sahte fatura kullanılmadığı, alım ve satımlarının gerçek olduğu, banka yoluyla ödeme yapıldı ise buna dair tüm kanıtların sunulması gerekir.

    Öte yandan, 213 sayılı VUK’ un “Bazı Kaçakçılık Suçlarının Cezalandırılmasında Usul” başlıklı 367. Maddesinde,

    “Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.

    359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet başsavcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder.

    Kamu davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesine talik olunur.

    359 uncu maddede yazılı suçlardan dolayı cezaya hükmedilmesi, vergi ziyaı cezası veya usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.

    Ceza mahkemesi kararları, bu Kanunun dördüncü kitabının ikinci kısmında yazılı vergi cezalarını uygulayacak makam ve mercilerin işlem ve kararlarına etkili olmadığı gibi, bu makam ve mercilerce verilecek kararlar da ceza hâkimini bağlamaz.” Hükmüne yer verilmiştir.

    Bu hükme göre, mükelleflerin kaçakçılık suçundan cezalandırılmasına yönelik özel bir usuli düzenleme getirilmiş olup, Cumhuriyet Savcılığına yapılacak bildirimlerde bu usule uyulması gerekir. Şayet, bu usule uyulmaz ise mükellefin cezalandırılması mümkün değildir. Bu iddianın, adli yargı dava aşamasında mutlaka ileri sürülmesi gerekmektedir. Nitekim bu doğrultudaki Yargıtay Ceza Dairesi kararı aşağıda yer almıştır.

    21. Ceza Dairesi 2016/7676 E. ,  2017/1507 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ : 213 Vergi Usul Kanunu’na muhalefet
    HÜKÜM : Sanık …: Beraat
    Sanık …: Mahkumiyet

    213 sayılı Vergi Usul Kanununun “bazı kaçakçılık suçlarının cezalandırılmasında usul” başlıklı 367. maddesinin birinci fıkrası “(Değişik fıkra: 23/07/2010-6009 S.K/13.md.) Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi mecburidir” hükmü bulunmaktadır.
    Somut olay açısından; sanık hakkında 2005,2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçu ile ilgili olarak inceleme yapan Vergi Denetmeni ……. tarafından düzenlenen vergi suçu raporuna istinaden, Vergi Dairesi Başkanı 09.12.2010 tarihli mütalaa ile doğrudan doğruya suç duyurusunda bulunulduğunun anlaşılması karşısında, yukarıda bahsedildiği üzere 09.12.2010 tarihi itibariyle rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasının zorunlu olduğu gözetilmek suretiyle, durma kararı verilerek 213 sayılı VUK’ un 367. maddesi gereğince usulüne uygun şekilde mütalaa alınıp dava şartı yerine getirtildikten sonra yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

     

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

    Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

    Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

    Hemen Tıkla