fbpx
Perşembe, 4 Haziran, 2020
İçtihatlar

İçtihatlar

İçtihatlar,

Özet:

İhtiyati haciz uygulanmadan, ihtiyati tahakkuk tek başına dava konusu yapılamaz.

6183 sayılı kanunun 20. maddesinde, ihtiyati haciz uygulanmaksızın ihtiyati tahakkukun başlı başına mükelleflerin menfaatini ihlal eden bir işlem olarak nitelendirilmediği, ancak ihtiyati tahakkuk üzerine ihtiyati haciz uygulandığında tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük dava açma süresi içinde açılacak dava ile ihtiyati tahakkuk sebepleri ve miktarının dava edilebileceğinin öngörüldüğü ihtiyati tahakkuk tarh ve tebliğ edilmediğinden vergi usul kanunu kapsamı dışında henüz tahakkuk etmemiş kamu borçlarından dolayı, kamu alacağının korunması ile ilgili tedbir olduğu, kesin borç doğurması mümkün olmadığı gibi işlerliğini ihtiyati hacizden aldığını, bu nedenle borçlu şirket tarafından ihtiyati tahakkuk üzerine konulan ihtiyati hacze karşı açılan davanın reddine yönelik kararında ısrar eden vergi mahkemesi kararı yerinde görülmüştür.  (Dan. VDDGK. 23.2.2001 E. 2000/326 — K. 2001/96)

Özet:

(Tarh ve tebliğ edilmiş ancak ödenecek safhaya gelmemiş bir vergi alacağı için, ihtiyati tahakkuk işleminin tesisine bir engel yoktur.)

“1975 takvim yılı için salınan kaçakçılık cezalı gelir ve mali denge vergisi ile ilgili olarak 6183 Sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati tahakkuk işlemine karşı yapılan itirazı incelemeksizin reddeden itiraz komisyonu kararının bozulması istenmektedir.

6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 17. maddesinin |. Fıkrasında belirtilen hallerden birinin bulunması takdirinde vergi dairesi müdürünün yazılı isteği üzerine defterdar, mükellefin henüz tahakkuk etmemiş gelir. Kurumlar, esnaf, veraset ve intikal, imalat muamele. İstihlak, nakliyat vergilerinin. damga resminin ve bunların zam ve cezalarının derhal tahakkuk ettirilmesi hususunda yazılı emir verebileceği, “ihtiyati tahakkuka itiraz” başlığını taşıyan 20. maddesinde ise, haklarında ihtiyati tahakkuk üzerine ihtiyati haciz tatbik olunanların ihtiyati tahakkuk sebeplerine ve miktarı 15. madde gereğince itirazda bulunabilecekleri belirtilmiştir. Bu hükümlere göre ihtiyati tahakkuk işlemi henüz tahakkuk etmemiş vergiler hakkında uygulanabileceğine ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca ancak. ödenmesi gereken safhaya gelmiş bir verginin tahakkuk ettiği kabul edilebileceğine göre. tarh ve tebliğ edilmiş ancak ödenmesi gereken safhaya gelmemiş bir vergi alacağı için ihtiyatı tahakkuk işleminin tesisine bir engel mevcut değildir. Bu durumda ihtiyati haciz uygulanması yapılmadan. ihtiyati tahakkuk sebeplerine ve miktarı itiraz edilmesi yine sözü edilen 20. madde uyarınca mümkün bulunmamaktadır.”X(D. 4. D 19.3.1984 T. 1982/5010 —1984/1133)

Özet:

(İhtiyaten tahakkuk ettirilip de ihtiyati haciz uygulanan malların satışı yapılırken ayrıca ödeme emri tanzimi gerekmez.)

“6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 17 ve 113. maddeleri uyarınca. ihtiyaten tahakkuk ettirilen vergiler için ihtiyati hacız uygulanması ve kamu alacağının bundan sonra tatbikinin aynı yasanın 54. maddesinde belirlenen cebren tahsil şekillerinden. hacizli malların paraya çevrilmesi suretiyle yapılması gerekmektedir. Tüm bu işlemler için ise ödeme emri ile kamu alacağının istenmesi gibi bir yol yasada öngörülmemiştir. (D. 13. D. 13.5.1980T. 1978/288-1980/1325)

İçtihatlar
İçtihatlar

Özet:

(Beyannamenin usulsüz olması halinde, vergi kaybı yoksa ihtiyati tahakkuk yoluna gidilme;)

“Yükümlünün verdiği beyannamenin imzasız olduğu anlaşılmaktadır. Buna rağmen her nasılsa vergi idaresince kabul edilerek bu beyanname üzerine verginin normal bir şekilde tarh ve tahakkuk ettirilmiş ve tahsil yoluna gidilmiştir. Tüm bu işlemlerle gerçekten bir ziyai mevcut değilse, re’sen takdir yoluna başvurulamaz.(D. 4. D29.4.1969 T. 1967/155 — 1969/1945)

Özet:

(İhtiyaten tahakkuk ettirilen vergiler için ihtiyati haciz uygulanır. Bundan sonra hacizli malların satışı yapılabilir. Ayrıca ödeme emri tebliği gerekmez.)

“Dairemizin 10.1.1980 günlü ara kararı uyarınca Vergi Dairesi Müdürlüğünce gönderilen ödeme emri ve dayanağı olan belgelerin incelenmesinden. olayda yükümlü kurumun ihtirazi kayıtla vermiş olduğu beyannameler üzerinden tahakkuk ettirilen herhangi bir verginin varlığının söz konusu olmadığı, ödeme emri ile takibine geçilen kurumlar vergisi ile mali denge vergisinin, şirketin 1977 takvim yılına ilişkin işlemlerinin inceleme clemanı tarafından incelenmesi sonucunda belirlenen matrah farkları üzerinden. takdir komisyonu kararı uyarınca saptanan vergiler olduğu ve bu vergilerin 6183 Sayılı Yasanın ihtiyati tahakkuk ile ilgili hükümlerince ihtiyaten tahakkuk ettirilen takibine geçildiği anlaşılmıştır.

Olayda, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 17 ve 18/3. maddeleri uyarınca ihtiyaten tahakkuk ettirilen vergiler için ihtiyati haciz uygulanması ve kamu alacağının bundan sonra tatbikinin, aynı yasanın 54. maddesinde belirlenen cebren ve tahsil şekillerinden, hacizli malların paraya çevrilmesi suretiyle yapılması gerekmektedir. Tüm bu işlemler için ise ödeme emri ile kamu alacağının istenmesi gibi bir yol yasada öngörülmemiştir.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

İhtiyati Tahakkukun Nedenleri

İhtiyati Tahakkukun Nedenleri

İhtiyati tahakkukun nedenleri,

yasanın 17. maddesinde belirtilmiştir. Özetlersek;

1.İhtiyati haciz uygulanmasını gerektiren nedenlerin varlığı ihtiyati tahakkuk içinde yeterlidir.

Özel hukukta rehinle temin edilmemiş her türlü alacak için ihtiyati haciz kararı verilebildiği halde, vergi hukukunda ihtiyati haczi gerektiren nedenler sınırlı olarak yasaya belirtilmiştir.

İhtiyati tahakkuka müstenit ihtiyati haciz, amme borçlusunun henüz tahakkuk etmemiş borçları için söz konusudur. Borç tahakkuku itibariyle kesinleşmişse ihtiyati haciz uygulamak için ihtiyatı tahakkuka gerek yoktur. Bu durumda amme borçlusunun tahakkuku itibariyle kesinleşmiş borçları için ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk düşünülemeyecektir.İhtiyati Tahakkukun Nedenleri

2.Yine, kamu borçlusunun belli bir ikametgahı yoksa hakkında ihtiyati tahakkuk yoluna gidilebilir. Borçlunun ticaret siciline kayıtlı işyeri varsa, ayrıca ikametgahını aramaya gerek yoktur.

İhtiyati Tahakkukun Nedenleri
İhtiyati Tahakkukun Nedenleri

İkametgahın yokluğu kamu alacağını tehlikeye düşüreceğinin karinesi olup, salt ikamet yokluğu ihtiyati tahakkuk için yeterli sayılmıştır. (6183 SK. m. 13)

3.Mükellefler hakkında 6183 Sayılı Kanunun 110. maddesi gereğince amme alacağının tahsilini geciktirmeye tevessül etmeleri sebebiyle takibata başlanması ihtiyati tahakkuk sebebi sayılmıştır.

Bu kişilerin amme alacağının tahsili zorlaştırmak amacıyla, amme alacağını kısmen veya tamamen karşılıksız bırakmak veya tahsilini zorlaştırmak amacıyla, mallarından bir kısmını veya tamamını mülkümden çıkarır, telef eder veya değerinden düşürür veya gizler muvazaa yoluyla başkalarının mülkiyetine geçmesine sebebiyet verirse ve geri kalan malları da amme alacağını karşılamazsa, bu kişilerle ilgili olarak amme idaresinin mahalli en büyük memurunun durumu Cumhuriyet Savcılığına ihbarı ile, kötü niyetli amme borçlularının cezalandırılması amaçlanır. Borçlular hakkında cezai takibata başlanması da ihtiyati tahakkuk nedenidir.”İhtiyati Tahakkukun Nedenleri

4.Teşebbüsün muvazaalı olduğu ve gerçekte başkasına ait olduğu hakkında deliller elde edilmesi halinde ihtiyati tahakkuk;

İşletmenin muvazaalı (aldatma amaçlı) olduğu gerçekte başkasına ait olduğu hakkında deliller elde edilmiş ise, bu durumda ihtiyati haciz sebebi sayılmıştır.

Böylece kanun koyucu, muvazaalı teşebbüsü bir tarafa bırakarak asıl teşebbüs sahibini takip edebilmek için, onun hakkında bir ihtiyati tahakkuk ve bu ihtiyati tahakkuka dayanarak 18. maddedeki belirlemeyle muvazaalı teşebbüsten vergi, resim bakımından faydalanan gerçek şahsın mallarına ihtiyati haciz koymayı hedeflemektedir.”

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

İhtiyati Tahakkuk

İhtiyati Tahakkuk

İhtiyati Tahakkuk,

6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun kapsamında yalnız vergi kaynaklanan kamu alacaklarının korumaya yönelik ihtiyati tahakkuk müessesesi düzenlenmiştir.

İhtiyati tahakkuk:

Madde 17 — (2347 Sayılı Kanunun 2. maddesiyle değişen fıkra) Aşağıdaki hallerden birinin bulunması takdirinde vergi dairesi müdürünün yazılı isteği üzerine defterdar mükellefin henüz tahakkuk etmemiş vergi ve resimlerinden Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek olanlarla bunların zam ve cezalarının derhal tahakkuk ettirilmesi hususunda yazılı emir verebilir.

Vergi dairesi müdürü bu emri derhal tatbik eder:

  1. 13. maddenini 1,2, 3 ve S5. bentlerinde yazılı ihtiyati haciz sebeplerinden birisi mevcut ise,
  2. hakkında 110. madde gereğince takibata girişilmişse,
  3. Mükellef Teşebbüsün muvazaalı olduğu ve hakikatte başkasına aidiyeti hakkında deliller elde edilmişse,
İhtiyati Tahakkuk
İhtiyati Tahakkuk

Konusu: İhtiyati Tahakkuk edecek amme alacağının daha önceden emniyet altına almak için geçici ön tedbirdir. Bu usül mükellefin gelecekte tahakkuk edecek amme borcunun özel kanuna göre tarh, tebliğ, itiraz gibi normal tahakkuk yollarından geçirilmeden yapılan bir tahakkuku ifade etmektedir. Bu işlem amme alacağının korunmasıyla ilgili tedbir olduğundan ancak, ihtiyati haciz ile birlikte uygulama kabiliyeti bulunmaktadır.

Madde metninde belirtilen, gelir, kurumlar, veraset ve intikal imalat muamele istihkak, nakliyat vergileri, damga resmi ve bu vergileri ait zam ve vergi cezaları tahakkuk sebeplerinin oluşmasıyla vergi dairesi müdürünün yazılı talebi üzerine defterdar tarafından verilecek ihtiyati tahakkuk emrini takiben tahakkuk ettirilmekte idi.

Defterdar vergi dairesinin istediği üzerine ihtiyati tahakkuk sebeplerini yeterli görürse ihtiyati tahakkuk vermekte ve verilen ihtiyati tahakkuk emri kesin olup, vergi dairesi müdürü bu emir üzerine ihtiyati tahakkuktan vazgeçemiyordu.

Fakat 6183 Sayılı Kanunun 17. maddesinin

ilk fıkrasında “henüz tahakkuk etmemiş vergi ve resimlerden Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek olanlarla bunların zam ve cezalarından” bahsedilerek değişik düzenleme getirilmiştir.

1.1.1981 gün ve 17174 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 2347 Sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki şekline göre; ihtiyati tahakkuk yapma yetkisinin kullanılabileceği vergi ve resimlerin, Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan olunması gereklidir.

Kanunun 17. maddesinin 1. fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca hangi vergiler hakkında ihtiyati tahakkuk tatbik edileceğini tespit yetkisi Maliye Ba- kanlığına verilmiştir. Bakanlığın konu ile ilgili 359 no.lu tebliğ içeriğinde;

“madde metninde yazılı hallerden birinin bulunması takdirinde vergi dairesi müdürünün yazılı isteği üzerine defterdar mükellefin işletme vergisi, damga vergisi, gayrimenkul kıymet artış vergisi, veraset ve intikal vergisi ile bunların zam ve cezalarının derhal tahakkuk ettirilmesi hususunda yazılı emir verilebilecektir”(d) açıklaması yer almaktadır.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Teminat İsteme, İhtiyati Tahakkuk, İhtiyati Haciz

Bu kavramlar 6183 sayılı Kanun’un 9., 13., 17. maddelerinde tanımlanmış, usul ve şartları belirlenmiştir. Genel itibariyle, henüz usulü dairesinde kesinleşip tahsili safhasına gelmeyen vergiler, cezalar ve bunların ferilerinin tahsilinin güvence altına alınması gayesiyle yasada belirtilen koşulların vukunda tesis edilebilen işlemlerdir. Bu işlemler ile tarh, tebliğ, tahakkuk, tahsil sıralamasına bir parantez açılmakta, zamanı geldiğinde ihtiyatı tahakkuk kesin tahakkuka, ihtiyati haciz kat’i hacze dönüştürülmektedir.

6183 sayılı Kanun’un 15. maddesinde yer alan yedi günlük dava açma süresi, ihtiyati haciz uygulama işlemi (fiili haciz) için öngörülmüş olup, ihtiyati haciz kararına (her ne suretle (tebliğ, öğrenme vs.) haberdar olunursa olunsun) karşı dava açma süresi 30 gündür.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Vergi Davası Hangi Durumlarda Açılabilir ?

1-Mükellefin Özel Esaslara (Koda) Alınması: Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme fiiline iştirak eden mükellefler de dâhil olmak üzere, sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ya da kullanma konusunda haklarında “ olumsuz rapor”  veya “olumsuz tespit” bulunan mükellefler bu kapsamda değerlendirilir ve özel esaslara tabi tutulur.

2-İhtirazi Kayıtla Beyanname Verilmesinden Sonra Çıkan Tahakkuklara ve Vergi Zıyaı Cezaları: Özel Esaslara Alınacağına Dair Mükellefe Uyarı Yazısı Tebliğ Edildiğinde:  Yapılması gereken en doğru şey, ihtirazı kayıtla beyan vererek, verdiği beyannameye itiraz etmektir.

 3-Vergi ve Ceza ihbarnamesinin Tebliğ Edilmesi :İnceleme veya takdir komisyonu kararlarına göre vergi dairesi tarafından vergi ve ceza ihbarnameleri tebliğ edilir.

4-Ödeme Emrinin Tebliğ Edilmesi:Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur.

5-Teminat Mektubu istenmesi: Amme alacağının garanti altına alınması için verilen banka teminat mektubudur.

6-Teminatlı Alacakların Paraya Çevrilmesi ilişkin Yazı:

Teminat paraya çevrilmeden önce tahsil dairesi tarafından yazı yazılması gereklidir.

7-Tescil Talebinin Kabul Edilmemesi : Tasfiye halinde sorumluluk,  Birleşme, Devir, Bölünme ve Şekil değiştirme halleri.

8-Haciz Uygulanması: E-haciz, Emekli maaşına haciz, Menkul ve gayrimenkul hacizleri

9-İhtiyati Tahakkuk Yapılması: İhtiyati tahakkuk, ileride tahakkuk edecek olan amme alacağının daha önceden tahsil güvenliğini sağlamak için yapılan tahakkuk olarak tanımlanabilir.

10-İhtiyati Haciz: İhtiyati haciz, ileride tahakkuk edecek olan tahakkuk etmiş henüz vadesi geçmemiş bulunan ya da vadesi geçtiği halde ödeme emri tebliğ edilmemiş olan amme   alacağının tahsil güvenliğini sağlamak üzere yapılan haciz olarak tanımlanmaktadır.

11-İtirazın Reddi Hallerinde: Maliye bakanlığına şikayet veya üst makamlara itirazın reddedilmesi, düzelme taleplerinin reddi, Uzlaşma, pişmanlık, yanılma, mücbir sebep halleri, zarar indirimi, vergi iadesi, Emtianın tabi afetler sebebiyle zarara uğraması, Müteselsil sorumluluk, Kanuni temsilcilerin sorumluluğunu aşan bir işlemin uygulanması ile ilgili uyuşmazlıklar çıkması halinde vergi davaları açılabilir.

Genel Başkanımız Mehmet Kaynak’ın konuyla ile ilgili videosunu izleyebilirsiniz.

Vergi Uyuşmazlıkları, Vergi Hatası ve Vergi Cezalarında Mükellefin Başvuracağı Yargısal Yollar

1-Vergi Uyuşmazlıkları;

Vergi, Geçmişten günümüze kamu finansman araçları arasında her zaman ilk akla gelen ve en sağlam kaynak olmakla birlikte, devletin egemenlik gücüne dayanarak kamu giderlerini karşılamak üzere kişi ve kurumlardan mali güçlerine göre, karşılıksız olarak ve Kanun yoluyla cebri olarak aldığı değerdir.

Vergi Kanunlarının uygulanmasında zamanla vergi idaresi ve mükellefler arasında sorunlar ve uyuşmazlıklar yaşanabilmektedir. Vergiyi tahsil etmek isteyen devlet, bu hizmetten yararlananlara daha iyi hizmetin yanında daha çok vergi almak istemesi,  mükelleflerin ise daha az vergi ödemek ve doğrultuda daha çok kazanç sağlamak istemesi uyuşmazlıklara neden olabilecektir. Bu doğrultuda taraflar arasında uyuşmazlıkları ortadan kaldırmak için çözüm yolları bulunmaktadır.

İlk derece mahkemesi Vergi Mahkemesi, İstinaf incelemesi Bölge İdare Mahkemesini, Temyiz İncelemesi Danıştay’ı ifade eder. Vergi yargısında Danıştay daireleri ile vergi dava daireleri kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar hakkında, taraflarca bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme Kanun yoluna başvurabilir.

5.000 TL ve Altı5.000-100.000 TL100.000 üzeri
– İlk derece mahkemesi
– İstinaf incelemesi (x)
– Temyiz İncelemesi (x)
– İlk derece mahkemesi
– İstinaf incelemesi
– Temyiz incelemesi (x)
– İlk derece mahkemesi
– İstinaf incelemesi
– Temyiz incelemesi

İlkeler;

  • Mükellef kendi beyanına dava açamaz. İhtirazi kayıtla beyan hariç (İdari Yargılama Usulü Kanunu)
  • Dava açma olağan Kanun yoludur.
  • Dava dilekçesi mahkemeye verilir. Dilekçe Vergi Dairesine verilmez.
  • Yurt dışında konsolosluklara verilir.
  • Mahkemeleri Adalet Bakanlığı kurar.
  • Tüzükleri Danıştay iptal eder. Süre 60 gündür.
  • İdari Yarıda Kanun yararına bozma Danıştay Başsavcısına aittir.
  • Dava açma tahsil işlemini durdurur. İhtirazi kayıtla verilen beyana karşı açılan davada ise durdurmaz.

Vergi Davasının Konuları;

  • İşlemin iptali
  • İhtiyati haciz
  • İhtiyati tahakkuk
  • Tarhiyatın terkini
  • Tahsil edilmiş vergilerde iade
DAVA KONUSUDAVA AÇILACAK MAHKEMEDAVA AÇMA SÜRESİ
Vergi/Ceza İhbarnamesiVERGİ MAHKEMESİTebliğden itibaren 30 gün içinde
İhtiyati Tahakkukİhtiyati tahakkukun bildirim tarihinden itibaren 7 gün içinde
İhtiyati HaczeHaciz tarihinden itibaren 7 gün içinde
Haciz VarakasınaHaciz tarihinden itibaren 30 gün içinde
Ödeme EmrineTebliğden itibaren 7 gün içinde
Temyiz Davası AçmaDANIŞTAY’AKarar tarihinden itibaren 30 gün içinde
Karar DüzeltmeKarar tarihinden itibaren 15 gün içinde
  • Vergi Hatası;

Vergi hatası, vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.

Vergi Hatası

Hesap Hataları Vergilendirme Hataları
1-      Matrah hatalar: Beyanname, tahakkuk fişi vb. evraklarda matraha ait rakamlar veya indirimleri eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.2-      Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tariflerinin yanlış uygulanması, mahsupların yanlış yapılmış olması sonucu verginin eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.

3-      Verginin mükerrer olması: Bir vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi istenmesi veya alınmasıdır.

1-      Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başkasından alınmasıdır.2-      Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi alınmasıdır.

3-      Mevzuda hata: Vergi konusuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet ve işlemler üzerinden vergi alınmasıdır.

4-      Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata:  Verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.

2-Vergi hatalarının meydana çıkartılması:

  • Vergi memurunun hatayı bulması veya görmesi
  • Üst memurların hatayı görmesi
  • Teftiş sırasında hatanın ortaya çıkarılması
  • Vergi incelemesiyle hatanın ortaya çıkması
  • Mükellefin müracaatıyla hatanın çıkması

3-Vergide Hazırlayıcı (Ön) İşlemler;

Yoklama; Yoklamadan maksat, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları,

kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir. Yoklama memurlarının yetkileri ise;

  • Günlük hasılatı tespit etmek,
  • Ödeme kaydedici cihaz kullanmak zorunda olanların buna uyup uymadıklarını,
  • Günü gününe kayıt yapılması zorunlu defterlerin iş yerlerinde bulundurulup bulundurulmadığını, tasdikli olup olmadığını, usulüne göre kayıt yapılıp yapılmadığını, düzenlenmesi gereken belgelerin düzenlenip düzenlenmediğini, faturasız mal bulunup bulunmadığını, levha kullanma mecburiyetine uyulup uyulmadığının tespit etmek,
  • Nakil vasıtalarını, durdurmak ve taşıtta bulundurulması gereken yolcu listesi, fatura veya sevk irsaliyesi vb. belgelerin içeriği ile yolcu ve malları ölçmek, tartmak, saymak suretiyle tespit etmek,
  • Taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve faturanın taşıtta bulunmaması halinde bu belgelerin ibrazına kadar nakil vasıtalarını trafikten alıkoymak, taşınan malın sahibi belli değilse tespitine kadar malı bekletmek ve muhafaza altına almak,

şeklindedir.

Yoklamada;

– Yoklama öncesinden haber verilmez,
– Günlük hasılat tespiti yapılır,
– Belge düzeni araştırılır,
– Nakil vasıtaları durdurulur.

Yoklamaya Yetkililer ise;

– Yoklama Memurları,
– Vergi dairesi müdürleri,
– Yetkililerce yoklamayla görevlendirilenler,
– Vergi incelemesine yetkili olanlar,
– Gelir uzmanları,

4-Vergide inceleme;

Beyanların ve ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu sağlamak amacıyla yükümlünün defter ve kayıtları, belgeleri ve envanteri üzerinde yapılan derinlemesine bir araştırmadır. Tahakkuk zamanaşımı süresince yapılır.

Vergi İncelemesinde Maksat;

  • Vergi incelemesinde maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak ve tespit etmektir.
  • İncelemeye yetkili olanlar gerekirse, işletmedeki iktisadi kıymetlerin fiili envanterini yapabilirler.
  • Fiili envanterle ilgili incelemeyi yapan yetkililer tarafından tasdik edilen giderler Hazinece mükellefe ödenir.

İncelemeye Yetkililer ise;

  • Vergi Müfettişleri, Vergi Müfettiş Yardımcıları,
  • İlin en büyük mal memuru,
  • Vergi dairesi müdürleri,
  • Gelir İdare Başkanlığında müdür kadrolarında görev yapanlar.

İnceleme Zamanı;

  • Vergi incelemesinin ne zaman yapılacağının önceden haber verilmesi mecburi değildir.
  • Tarih zaman aşımı süresi sonuna kadar her zaman yapılabilir.
  • Evvelce inceleme yapılmış veya matrahın re’sen takdir edilmiş olması yeniden yapılmasını ve tarhiyatını engellemez.

İncelemenin Yapılacağı Yer;

  • Vergi incelemeleri, esas itibariyle mükellefin işyerinde yapılır.

İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkansızsa veya mükellefler isterse inceleme dairede yapılabilir.

5-Arama;

Bir ihbar ya da inceleme sonucu vergi kaçırdığı yolunda kuvvetli belirtiler bulunan kişinin ve olayla ilgili bulunan üçüncü kişilerin nezdinde ve üzerlerinde vergi kaybı ve vergi suçuna ilişkin delillerin toplanması için yapılan bir araştırmadır.

Vergi mükellefinin faaliyet gösterdiği sektörde yer alan benzer durumdaki işletmelerin hasılatlarına bakılarak, düşük gelir beyan eden mükelleflerin incelemeye alınmasını amaçlayan denetim biçimine çapraz denetim adı verilir.

Arama Yapılacak Haller;

  • İhbar veya incelemeler dolayısıyla, bir mükellefin vergi kaçırdığına dair emareler bulunursa, bu mükellef veya kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer şahıslar nezdinde ve bunların üzerinde arama yapılabilir.

Aramanın Yapılabilmesi İçin:

  • Vergi incelemesine yetkili olanların bunu gerekçeli bir yazı ile arama kararı vermeye yetkili sulh yargıcından bunu istemesi ve sulh yargıcının istenilen yerlerde arama yapılmasına karar vermesi şarttır.

İzin alınacak organ: Sulh yargıcı

Defter ve belgelerin iade süresi: 3 ay

6-Takdir komisyonlarınca matrah saptanması;

Takdir Komisyonu;

  • İllerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün veya bunların yetki vereceği memurların başkanlığında vergi dairesinin iki memuru ve seçilmiş iki üyeden kurulur.
  • Takdir komisyonları daimî veya geçici olurlar. Takdir komisyonunun kurulacağı yerler ve çalışma usulleri Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Komisyonun Görevleri;

  • Matrah ve servet takdirlerini yapmak,
  • Vergi Kanunlarında yazılı fiyat, ücret vb. matrah ve kıymetleri takdir etmek.

Komisyonun Yetkisi;

  • Servetleri, madenleri, mücevherleri, eski eserleri ve sanat eserlerini değerlemede bilirkişiye müracaat edebilir.

7-Bilgi Toplama;

  1. Bilgi Verme: Kamu idareleri, mükellefler ve diğer gerçek ve tüzel kişiler, Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların isteyecekleri bilgileri vermeye mecburdurlar.
  2. Devamlı Bilgi Verme: Kamu idareleri, gerçek ve tüzel kişiler vergilendirmeyle ilgili olarak Maliye Bakanlığı ve vergi dairesince kendilerinden istenecek bilgileri belli aralıklarla ve devamlı olarak yazıyla vermeye mecburdurlar.

Bilgi Vermekten İmtina Edememek;

  • Kendilerinden bilgi istenilen gerçek ve tüzel kişiler, bilgi vermekten imtina edemezler.

Ancak:

  • Posta İdaresinin muhabereler hakkındaki mahremiyeti saklıdır,
  • Hekimlerden, diş hekimlerinden ve sağlık memurlarından hastaların hastalıklarının nev’ine ilişkin bilgiler istenemez,
  • Avukatlardan ve dava vekillerinden kendilerine verilen işler veya görevleriyle ilgili haberdar oldukları hususların bildirilmesi istenemez,
  • CMHK 88. mad. Gereğince gösterilmesi caiz olmayan evrağın içeriği hakkında bilgi istenemez.

8-Cezalar;

Vergi ziyaı;

Mükellefin veya sorumlunun vergilendirmeyle ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini iade eder.

Vergi Ziyaı Cezası;

Vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.

Kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için kesilecek ceza %50 oranında uygulanır. (vergi incelemesine başlanılması veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç)

Usulsüzlüğün Tarifi;

Usulsüzlük, vergi kanunlarının şekle ve usule ilişkin hükümlerine riayet edilmemesidir.

Usulsüzlük Dereceleri ve Cezaları;

Usulsüzlük, aşağıda yazılı derecelere göre cezalandırılır. Usulsüzlük fiili re’sen takdiri gerektirirse, bağlı cetvelde yazılı cezalar iki kat olarak kesilir.

I inci Derece usulsüzlükler:

  1. İşe başlamamanın zamanında bildirilmemesi.
  2. Vergi ve harç beyannamelerinin süresinde verilmemesi.
  3. VUK’taki tasdiki mecbur defterlerden birinin tasdikinin yaptırılmaması.
  4. VUK’taki tutulması mecbur defterlerden birinin tutulmaması.
  5. Defter kayıtlarının ve ilgili vesikaların vergi incelemesi yapılmasını engelleyecek derece noksan, usulsüz veya karışık olması.
  6. VUK’un kayıt nizamına ait hükümlerine uyulmaması.
  7. Diğer ücretlerde verginin zamanında tarh ettirilmemesi.

II nci Derece usulsüzlükler:

  1. Vergi kanunlarındaki bildirmelerin zamanında yapılmaması.
  2. Tasdiki mecbur defterlerden birinin tasdikinin bir ay geç yaptırılması.
  3. Vergi beyannameleri, bildirimler, ekler ve vesikalarda kanunen belirlenen şekil, içerik ve diğer düzenlemelere uyulmaması.
  4. Bazı evrak ve vesikaların bulunmaması ve ibraz edilmemesi.
  5. Vergi karnesinin süresinin sonundan başlayarak 15 gün geçtiği halde alınmaması.

Özel Usulsüzlükler ve Cezaları;

(Fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile diğer şekil ve usul hükümlerine uyulmaması)

  • Fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu vb.’nin verilmemesi, alınmaması.
  • Tutulma mecburiyeti getirilen defterlerin işyerinde bulundurulmaması, ibraz edilmemesi veya yazılması gereken işlemlerin defterlere kayıt edilmemesi.
  • Muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve malî tablolara ilişkin usul ve esaslara uyulmaması.
  • Matbaaların belge basımı ile ilgili bildirim görevini yerine getirmemesi.
  • Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen aracın durmaması.
  • Bilgi vermekten çekinenler.
  • Elektronik ortamda beyanname verilmemesi.

Kaçakçılık Suçları ve Cezaları;

  • Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapma.
  • İlgisiz kişiler adına hesap açma.
  • Defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetme.
  • Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullanma.
  • Defter, kayıt ve belgeleri yok etme.
  • Defter sayfalarını yok ederek yerine başka yapraklar koymak.
  • Sahte belge düzenleme veya kullanma.
  • Maliye Bakanlığıyla anlaşması olmadığı halde belge basanlar veya bunları kullananlar.

Cezayı Gerektiren Olayın Tespiti;

Vergi cezalarını gerektiren olaylar vergi dairelerince, yoklamaya veya vergi incelemesine yetkili olanlarca tespit olunur.

Yoklama ve vergi incelemede rastlanan, vergi cezasını gerektirici olayların, raporlarda gösterilmesi, delillerin kaybolması ihtimalinin bulunduğu hallerde bunların tutanakla tespit edilmesi mecburidir.

Ceza Kesme Yetkisi;

Vergi cezaları olayların ilgili bulunduğu vergi bakımından mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından kesilir.

Vergi Cezalarının Ödenme Zamanı;

Vergi cezaları:

  1. Cezaya karşı vergi mahkemesinde dava açılmamışsa dava açma süresinin bittiği tarihten başlayarak bir ay içinde ödenir.
  2. Cezaya karşı dava açılmışsa, vergi mahkemesi kararı üzerine Vergi dairesince düzenlenecek ihbarnamenin ilgiliye tebliğ tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.

Yanılma ve Görüş Değişikliği;

  • Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları
  • Bir hükmün uygulanma tarzına ilişkin içtihadın değişmesi halinde

Vergi cezası kesilmez ve gecikme faizi hesaplanmaz.

Pişmanlık ve Islah;

Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükellefler ile bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi halinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez.

  1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.)
  2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması.
  3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi.
  4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması ve düzeltilmesi.
  5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için,6189 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde ödenmesi.
  6. Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz.

Ceza Kesmede Zamanaşımı;

Aşağıdaki sürelerden sonra vergi cezası kesilmez.

  1. Vergi ziyaı cezasında cezalı vergi alacağının doğduğu takvim yılını izleyen yılın başından itibaren 5 yıl geçmişse;
  2. Usulsüzlükte, usulsüzlüğün yapıldığı yılı izleyen yılın başından itibaren 2 yıl geçmişse.

Tekerrür;

Vergi ziyaından veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere kesinleştiği tarihi izleyen yılın başından başlamak üzere;

  1. Vergi ziyaında 5 yıl içinde tekrar ceza kesilirse %50
  2. Usulsüzlükte 2 yıl içinde tekrar ceza kesilirse %25 oranında ceza artırılarak uygulanır.

Vergi Ziyaı, Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezalarında İndirme;

Mükellefler ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi ve indirim sonrası kalan cezaları vadesinde veya teminat gösterilerek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceği bildirilirse:

  1. Vergi ziyaı cezasında ilk defada yarısı, sonraki kesilenlerde üçte biri,
  2. Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezalarında üçte biri,

İndirilir.

Mükellef veya vergi sorumlusu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını yukarıdaki yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden faydalandırılmaz.

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

0262 606 05 41

üzerinden ulaşabilirsiniz veya

Online Mesaj Gönderebilirsiniz 

Hemen Mesaj Gönder

 

Vergi Mükellefi Savunucuları