İdari Yargılama Usulünde Yargılamanın Yenilenmesi

I- GİRİŞ

Yargılamanın yenilenmesi müracaatı, Danıştay’ın, bölge idare ve Vergi Mahkemelerinin kesin karar haline gelen kararlarına yönelik olarak, İYUK’nun 53. md. yer alan nedenler dolayısıyla getirilmiş bulunan olağan dışı bir kanun yolu olup, önceki davanın yeniden görüşülmesine olanak sağlayan bir yol olarak karşımıza çıkmaktadır.

Diğer yandan, Danıştay ve Bölge İdare Mahkemelerinin kesin hüküm halini alan her türlü kararları, bu olağanüstü başvuru yoluna konu edilebilecek nitelikte de değildir. Örneğin Danıştay’ın temyiz müracaatları nedeniyle vermiş olduğu tasdik veya bozma kararları, Bölge İdare mahkemelerinin itiraz müracaatlarının reddine ve ilk kademe mahkemesinin kararının onanmasına dair kararları da böyledir. Bu kararlar aleyhine, yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulması olanaklı değildir(1).

II- YARGILAMANIN YENİLENMESİ SEBEPLERİ

Yargılamanın yenilenmesi talebi için gerekli nedenler, İYUK’nun 53/1. md.tek tek sıralanmıştır. Bu sebepler, İYUK. 53. md. de (9) bent halinde sıralanmıştır. Buna göre,

1- Zorlayıcı nedenler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple, elde edilmeyen bir belgenin karar verilmesinden sonra elde edilmiş olması,

2- Karara esas olarak alınan belgenin sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,

3- Karara esas alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,

4- Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,

5- Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,

6- Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,

7- Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması,

8- Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması,

9- Ve, hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetlerini Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olmasıdır.(4928 sayılı kanunla eklenen ve 19.7.2003 gününde yürürlüğe giren “ı” bendi).

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.