fbpx

    Vergi Borcu ve 6736 Sayılı Yasaya Göre Konulmuş Hacizlerin Çözümlenmesi

    6183 sayılı AATUHK’nun 62. maddesine göre amme borçlusunun elinde bulunduğu menkul malları ile gayrimenkullerinden alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı kadar alacaklı tahsil daireleri tarafından haczedilmektedir.(1)

    Haczedilen menkul ve gayrimenkullerin bilahare serbest bırakılması, gayrimenkuller üzerindeki hacizlerin tapuda fek edilmesi borcun ödenmesine bağlıdır. Borç ödenmediği takdirde haczin kaldırılması mümkün değildir.(2)

    Alacaklı tahsil dairesi haciz sırasında amme idaresi ile borçlunun menfaatlerini telif etmek (dengelemek) zorundadır. Bu nedenle, haciz sırasında idare, icra memuru borçlunun ileride düşebileceği durumları tahmin etmek ve buna göre haciz yapmak zorundadır. Haczedilen mallara değer biçme yetkisi menkul mallarda icra memuruna aittir. Bu nedenle, icra memurlarının haciz sırasında haciz tutanakları üzerinde koyduğu değerleri takdir ederken bir eksper gibi davranmak zorundadır. Afaki değer takdirleri ileride bu malların satışa çıkarılması halinde satışını güçleştirebilir. Rasyonel bir davranış haczedilen menkul mallarda makul ve gerçeğe uygun değerin belirlenmesidir.

    Diğer taraftan, mükellefin borcunun çok çok üzerinde aşırı bir haciz uygulanarak mükellefin bütün mal varlığını kapsayacak şekilde haciz uygulanması 6183 sayılı yasanın 62. Maddesinin ruhuna aykırıdır. Çünkü, anılan yasanın 62. Maddesinde borçlu mükellefin borcuna yetecek miktarda haciz uygulanması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Örneğin, 50.000 TL KDV borcu olan bir mükellefin sahibi olduğu 20 adet gayrimenkule veya borçlu mükellefin sahibi olduğu 15 adet nakliye araçlarının tümüne birden haciz uygulanması hukuken olanaklı değildir. Böyle bir uygulama amme borçlusu mükellefin hareket kabiliyetini sıkar. Ayrıca, amme borçlusu mükellef işini çeviremez veya yapamaz bir duruma düşecektir. Bu nedenle, konulan vergi hacizlerinin adil, ölçülü ve mükellefin bütün mamelekini kapsayacak şekilde uygulanmaması icap eder. Gelir İdaresinin uyguladığı mal varlığı araştırmaları sonucunda amme borçlusunun bütün mal varlığına konulan hacizler piyasayı adeta kilitlemiştir. Diğer taraftan, benzeri şekilde yürütülen elektronik vergi hacizleri de vergi mükelleflerini iş yapamaz hale getirdiği gibi banka çalışmalarını da zedelemektedir.(3)

    Bilindiği gibi, yürürlüğe giren 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun hükümlerine göre taksite bağlanan borçlar taksit süreleri içerisinde düzenli ödenmesi zorunludur. Taksitlerin aksatılmaması esastır. Yıl içerisinde iki kez aksatabilme imkanı getirilmiştir. Netice itibariyle, ödemelerin düzenli yapılmış olması halinde, yapılan ödemelerin toplam barca nispeti dahilinde hacizlerin çözülmesi prensip olarak kabul edilmiştir.

    Vergi yada sigorta prim affından yararlanmak için başvuranlar, borçlarını örneğin 36 ay vadede ödemek için dilekçe verdiklerinde, bu borçlardan kaynaklanan hacizler hemen kaldırılmayacaktır. Ödeme yapıldıkça, ödemeye isabet eden oranda hacizler kaldırılacak ve alınan teminatların iadesi söz konusu olacaktır.(4)

    Diğer yandan, motorlu taşıtlar vergisi ödemeleri hakkında satışlar ve vizelerde ise yeni af kanunu aşağıdaki hükümleri getirmektedir.

    6736 sayılı Kanunun 2. maddesinin … fıkrası uyarınca Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımlandığıtarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ait olduğu taşıt için, bu Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş olması koşuluyla bu Kanunda belirtilen ödeme süresi sonuna kadar 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) fıkrası hükmü uygulanmadan, taksit ödeme süresi sonuna kadar taşıtlarının fenni muayenelerini yaptırmalarına ve uçuşa elverişli belgelerini almalarına imkan verilecektir.

    Ancak, taşıtın satış ve devri halinde taksitlendirilen borcun tamamının ödenmesi şartının aranılacağı tabiidir.

    Diğer yandan, 6736 sayılı yasanın 10. maddesinin … bend hükmü gereğince “… bu kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak, tatbik edilen hacizler yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminatlar iade edilir”hükmü bulunmaktadır.

    Bu aşamada borçlarını yapılandıranlar hakkında ihale makamlarına borcu yoktur kağıdı verilmektedir. Ayrıca, SGK borçlarını da yapılandıran işverenlere ilişiksiz belgesi verilebilmektedir. Kesin hacizlerin çözümünde ise, mutlak surette borcun tamamıyla itfa dilmesi gerekmektedir.

    Sonuç olarak, bu yeniden yapılandırma veya af yasası evvelce vergi borcu nedeniyle haczedilmiş gayrimenkullerin satılmak istenmesi durumunda borç bitmediği sürece hacziler çözülmez. Yapılan ödemelerin toplam borca oranlaması yapılarak bu ödemelere uygun olarak kısım kısım konulan hacizler çözülecektir. Teminat takası ise bazı hallerde mümkün bulunmaktadır. Üzerindeki haczi kaldırılacak olan gayrimenkulle eşdeğerde bir başka gayrimenkul vergi dairesine verilmediği sürece hacizler yine çözülmez. Teminat takası yapılmaz. Borca yetecek miktarda banka teminat mektubu verildiği takdirde gayrimenkul hacizleri çözülür.

    Bir gayrimenkul üzerine daha önceden rehinli bir alacak nedeniyle rehin varsa, amme borcu nedeniyle konulacak hacizler rehinli alacağın önüne geçemez.(5) Rehinli alacakların, amme alacağına göre öncelik sırası bulunmaktadır.

    Öte yandan, SGK kurumu tarafından yayımlanan 18/3/2011 gün ve 166 sayılı 2011/29 genelge hükümlerine göre de kuruma olan borçlarından dolayı üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına (maaş, aylık veya gelir, kira, mevduat, istihkak, hak ediş vb) 6183 sayılı kanunun 79. maddesine göre haciz konulmuş olan borçluların, söz konusu borçları için yeniden yapılandırma başvurusunda bulunmaları halinde, üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklar üzerine konulan hacizler;

    a) Peşin ödeme yolunun tercih edilmesi halinde, borcun tamamının ödenmesinin,

    b) Taksitle ödeme yolunun tercih edilmesi halinde ise, ilk taksitin ödenmesinin ardından kaldırılacaktır.

    c) Hal böyle olmakla birlikte, hak ve alacaklar üzerine konulmuş olan hacizlerin

    kaldırılmasından önce üçüncü kişiler tarafından kurum hesaplarına yatırılan paralar,

    d) 24/2/2011 ve öncesinde yatırılmış ise, yeniden yapılandırma işlemlerinden önce cari usul ve esaslara göre,
    e) 24/2/2011 tarihinden sonra yatırılmış ise, yeniden yapılandırma işlemlerinin tamamlanmasının ardından peşin veya taksitler halinde ödenecek tutarlara,

    mahsup edilecektir.

    Kanunun yürürlük tarihinden önce haczedilip, bu tarihten sonra kurum hesaplarına aktarılan tutarın, yapılandırılan alacak tutarından fazla olması halinde ise, söz konusu paralar varsa kapsama girmeyen diğer alacaklara mahsup edilecek, yoksa 5510 sayılı kanunun 89. maddesine istinaden ilgililere iade edilecektir.

    Diğer taraftan, taşınır ve taşınmaz mallar üzerindeki hacizlerin kaldırılması konusuna gelince; 6736 sayılı kanun kapsamına giren alacaklardan dolayı daha önce taşınır ve taşınmaz mallar üzerine haciz tatbik edilmiş ise, hacze konu malın birden fazla olması ve her birinin değerinin ayrı ayrı belirlenebilir nitelikte ya da ayrı ayrı tescile konu olması şartıyla, haczin devam edeceği malın değerinin en az yeniden yapılandırma öncesindeki toplam borç tutarını karşılaması ve borçlu tarafından yazılı talep edilmesi kaydıyla, daha önce konuşmuş hacizler yapılan ödemeler nispetinde kaldırılacak, alınmış teminatlar ise yine yapılan ödemeler nispetinde iade edilecektir.

    ————————–
    [1]6183 sayılı AATUHK’nun Genel Tebliğ Seri A Sıra No 1, Seri A Sıra 2.

    [2]Ayrıntılı açıklamalar için bkz. YERLİKAYA Gökhan Kürşat, Açıklamalı ve İçtihatlı 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Şerhi, XII Levha Yayınları, İstanbul, Ocak 2012, s.561-573.

    [3]Bkz. ALPASLAN Mustafa – AY Hakan – KAYA Eda, Kamu Alacaklarının Takibinde E-Haciz Uygulamaları, İzmir, Şubat 2011.

    [4]6111 sayılı yasa md.2.

    [5]ALPASLAN Mustafa – SAKAL Mustafa, Vergi Hukuku Uygulaması – I, İzmir, Ocak 2008, s.350.

    Kaynak:Av. Nazlı Gaye Alpaslan

    Vergide Taşkın Haciz Uygulaması

    6183 sayılı AATUH kanunun ilgili hükümlerine göre uygulanan hacizler, e-hacizler, üçüncü şahıslar nezdindeki mal, alacak ve menkul mal hacizleri mükellefleri adeta canından bezdirmektedir. Örneğin, kamu gücü ile uygulanan orantısız ve aşırı, ölçüsüz vergi hacizleri mükellefleri adeta kilitlemektedir.(1)

    Aynı uygulamalar, SGK prim, idare para cezaları ve diğer SGK alacakları içinde 6183 sayılı yasa uygulandığı için aşırı ve taşkın hacizler SGK alacakları içinde zaman zaman görülebilmektedir.

    Örneğin, bir mükellefin 23.000,00 TL borcu için Türkiye çapında bütün menkul ve gayrimenkullerine haciz uygulanması mükellefi kilitlemekte ve mağdur etmektedir. Oysaki, vergi hacizlerinin taşkın ve ölçüsüz uygulanmaması gerekecektir. Konuyla ilgili 6183 sayılı kanunun 54. Maddesinin 2. Bendinde; “amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek, paraya çevrilmesi” gerekmektedir. Buradan hareketle yukarıdaki
    örnekte yer alan 23.000,00 TL’Lik bir amme alacağı için mükellefin bir adet otomobili ve ayrıca (5) adet gayrimenkul için haciz uygulanması hukuka uyarlı olamaz.(2)

    Bir başka orantısız ve taşkın vergi haczi ise şu şekilde uygulanmaktadır. Mükellefin vergi borcunun 50.000,00 TL olduğunu varsayalım. Bu mükellefin Türkiye çapındaki 10 adet 250.000 TL değerinde sahibi olduğu gayrimenkullere haciz konulmuştur. Burada da görüldüğü üzere orantısız ve taşkın vergi haczi söz konusudur. Vergi hacizlerin çözülmesi sırasında da birçok problem yaşanmaktadır. Örneğin, (A) vergi dairesine olan vergi borcunun ödenerek haczin çözümlenmesi talep edildiği takdirde, Türkiye çapında diğer vergi dairelerinde de borcun bulunup bulunmadığı araştırılmakta ve buna göre (A) vergi dairesindeki gayrimenkul haczi ancak kaldırılabilmektedir. Bu uygulamanın yasal olmadığı hakkında bir çok görüş olmasına rağmen, vergi idaresi yapmış olduğu uygulamanın gelir
    idaresinin kendi teşkilatına yolladığı bir iç genelgeye göre sürdürüldüğünü iddia etmektedir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

     

    Genel Başkanımız Mehmet Kaynak Bugün Kanal 60’da Canlı Yayın Konuğu

     


    CANLI YAYIN:

    Genel Başkanımız Mehmet Kaynak

    07 Kasım 2017 Salı 17:00’da KANAL 60’da Vergi Sorunları ve Çözüm Yolları ile ilgili sorularınızı canlı yayında cevaplayacaktır.Sizlerde canlı yayın sırasında aşağıda belirttiğimiz telefon numarası üzerinden arayabilirsiniz.

    Canlı yayın sonrasında ise yine aşağıda belirttiğimiz Mükellef Hattı ve Genel Başkan adlı telefon numaralarından arayabilirsiniz.

    📞 CANLI YAYIN TELEFONU

    0212 557 60 00

    📞 MÜKELLEF HATTI:

    0850 304 94 41

    📞 GENEL BAŞKAN

    0533 734 46 42