fbpx

    Vergi Davası Hangi Durumlarda Açılabilir ?

    1-Mükellefin Özel Esaslara (Koda) Alınması: Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme fiiline iştirak eden mükellefler de dâhil olmak üzere, sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ya da kullanma konusunda haklarında “ olumsuz rapor”  veya “olumsuz tespit” bulunan mükellefler bu kapsamda değerlendirilir ve özel esaslara tabi tutulur.

    2-İhtirazi Kayıtla Beyanname Verilmesinden Sonra Çıkan Tahakkuklara ve Vergi Zıyaı Cezaları: Özel Esaslara Alınacağına Dair Mükellefe Uyarı Yazısı Tebliğ Edildiğinde:  Yapılması gereken en doğru şey, ihtirazı kayıtla beyan vererek, verdiği beyannameye itiraz etmektir.

     3-Vergi ve Ceza ihbarnamesinin Tebliğ Edilmesi :İnceleme veya takdir komisyonu kararlarına göre vergi dairesi tarafından vergi ve ceza ihbarnameleri tebliğ edilir.

    4-Ödeme Emrinin Tebliğ Edilmesi:Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur.

    5-Teminat Mektubu istenmesi: Amme alacağının garanti altına alınması için verilen banka teminat mektubudur.

    6-Teminatlı Alacakların Paraya Çevrilmesi ilişkin Yazı:

    Teminat paraya çevrilmeden önce tahsil dairesi tarafından yazı yazılması gereklidir.

    7-Tescil Talebinin Kabul Edilmemesi : Tasfiye halinde sorumluluk,  Birleşme, Devir, Bölünme ve Şekil değiştirme halleri.

    8-Haciz Uygulanması: E-haciz, Emekli maaşına haciz, Menkul ve gayrimenkul hacizleri

    9-İhtiyati Tahakkuk Yapılması: İhtiyati tahakkuk, ileride tahakkuk edecek olan amme alacağının daha önceden tahsil güvenliğini sağlamak için yapılan tahakkuk olarak tanımlanabilir.

    10-İhtiyati Haciz: İhtiyati haciz, ileride tahakkuk edecek olan tahakkuk etmiş henüz vadesi geçmemiş bulunan ya da vadesi geçtiği halde ödeme emri tebliğ edilmemiş olan amme   alacağının tahsil güvenliğini sağlamak üzere yapılan haciz olarak tanımlanmaktadır.

    11-İtirazın Reddi Hallerinde: Maliye bakanlığına şikayet veya üst makamlara itirazın reddedilmesi, düzelme taleplerinin reddi, Uzlaşma, pişmanlık, yanılma, mücbir sebep halleri, zarar indirimi, vergi iadesi, Emtianın tabi afetler sebebiyle zarara uğraması, Müteselsil sorumluluk, Kanuni temsilcilerin sorumluluğunu aşan bir işlemin uygulanması ile ilgili uyuşmazlıklar çıkması halinde vergi davaları açılabilir.

    Genel Başkanımız Mehmet Kaynak’ın konuyla ile ilgili videosunu izleyebilirsiniz.

    Vergide Taşkın Haciz Uygulaması

    6183 sayılı AATUH kanunun ilgili hükümlerine göre uygulanan hacizler, e-hacizler, üçüncü şahıslar nezdindeki mal, alacak ve menkul mal hacizleri mükellefleri adeta canından bezdirmektedir. Örneğin, kamu gücü ile uygulanan orantısız ve aşırı, ölçüsüz vergi hacizleri mükellefleri adeta kilitlemektedir.(1)

    Aynı uygulamalar, SGK prim, idare para cezaları ve diğer SGK alacakları içinde 6183 sayılı yasa uygulandığı için aşırı ve taşkın hacizler SGK alacakları içinde zaman zaman görülebilmektedir.

    Örneğin, bir mükellefin 23.000,00 TL borcu için Türkiye çapında bütün menkul ve gayrimenkullerine haciz uygulanması mükellefi kilitlemekte ve mağdur etmektedir. Oysaki, vergi hacizlerinin taşkın ve ölçüsüz uygulanmaması gerekecektir. Konuyla ilgili 6183 sayılı kanunun 54. Maddesinin 2. Bendinde; “amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek, paraya çevrilmesi” gerekmektedir. Buradan hareketle yukarıdaki
    örnekte yer alan 23.000,00 TL’Lik bir amme alacağı için mükellefin bir adet otomobili ve ayrıca (5) adet gayrimenkul için haciz uygulanması hukuka uyarlı olamaz.(2)

    Bir başka orantısız ve taşkın vergi haczi ise şu şekilde uygulanmaktadır. Mükellefin vergi borcunun 50.000,00 TL olduğunu varsayalım. Bu mükellefin Türkiye çapındaki 10 adet 250.000 TL değerinde sahibi olduğu gayrimenkullere haciz konulmuştur. Burada da görüldüğü üzere orantısız ve taşkın vergi haczi söz konusudur. Vergi hacizlerin çözülmesi sırasında da birçok problem yaşanmaktadır. Örneğin, (A) vergi dairesine olan vergi borcunun ödenerek haczin çözümlenmesi talep edildiği takdirde, Türkiye çapında diğer vergi dairelerinde de borcun bulunup bulunmadığı araştırılmakta ve buna göre (A) vergi dairesindeki gayrimenkul haczi ancak kaldırılabilmektedir. Bu uygulamanın yasal olmadığı hakkında bir çok görüş olmasına rağmen, vergi idaresi yapmış olduğu uygulamanın gelir
    idaresinin kendi teşkilatına yolladığı bir iç genelgeye göre sürdürüldüğünü iddia etmektedir.

    İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.