fbpx

Makaleler

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Tarafından Kesilen İdari Para Cezaları

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) sektörde faaliyette bulunan pek çok mükelleflere, akaryakıtçılara, akaryakıt nakliyesi işi yapan şirketlere çeşitli nedenlerle (aracın taşıma lisansı bulunmadığı, lisans almaksızın lisansa tabi faaliyetlerin yapıldığı, bayiilik lisansına sahip olunmaması vb.) hayli yüksek miktarlarda idari para cezası keserek tebliğ etmektedir. Öyle ki bu cezalar gerek satıcıların ve gerekse nakliyecilerin mal varlıklarının çok çok üzerinde idari para cezaları olarak afaki ve ödenmesi imkansız rakamlara ulaşmaktadır. Bu durum gerek bayileri ve gerekse taşıyıcıları oldukça huzursuz ettiği gibi, bayileri ve taşımacıları adeta zorlamaktadır.

Bu konuda pek çok ceza muhatabı şirketler kendilerine tebliğ edilen cezalara karşı enerji piyasası düzenleme kurumuna kendilerine kesilen cezalarla ilgili gerekli itirazlarını yaparak öncelikle bu kuruma başvurmaları zorunludur. Kurum tarafından idari para cezalarının terkin edilmesi yani kaldırılması talebiyle yapılan başvurular gerekçeli olarak ilgili şirketlere tebliğ edilmektedir. Sonuçta, idari para cezaları, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğine aykırı olarak hareket edildiği iddiasıyla şirketlerin başvuruları reddedilebilmektedir. İdari para cezalarının kaldırılması talebi red edilen müracaatçıların Danıştay’da dava açmaları yolundan başka bir yol kalmamaktadır(1).

5015 sayılı yasanın 3/1-b madde hükmü ile ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 5/1-2 fıkra hükümlerine göre Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Denetim Dairesi Başkanlığına karşı savunmada bulunan ceza muhatapları savunmaları kabul edildiği takdirde kesilen cezalar terkin olunabilmektedir.

Uygulamada lisans almaksızın lisansa tabi olan faaliyetleri yapan kişi veya kurumlar hakkında bu fiillerden tespit edilmesi veya tutanağa bağlanması zorunludur.

Kendilerine idari para cezası tebliğ edilen gerçek veya tüzel kişiler bu cezaya karşı EPDK Denetim Dairesi Başkanlığına yapacakları savunmalar neticesinde kurul tarafından verilecek olan karar ve eki idari para cezası uygulaması tebligatı üzerine Petrol Piyasası Kanunun 21/3 md. Hükmüne göre kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren 60 gün içerisinde kurul kararı aleyhine Danıştay nezdinde dava açma olanağı bulunmaktadır. Danıştay’a yapılacak başvuruların “yürütmenin durdurulması talepli” olarak yapılması yararlı olabilecektir. Zira ödenmeyen idari para cezaları ilgili şirketin iş merkezinin bulunduğu vergi dairesi müdürlüğü tarafından veya bu bölgede vergi dairesi olmaması durumunda mal müdürlükleri tarafından işbu idari para cezaları muhataplarına ödeme emri tebliğ edilerek tahsil ve koğuşturma işlemleri başlatılmaktadır(2).

Danıştay’a yapılan müracaatlarda, kesilen idari para cezalarının iptali için yüksek mahkeme tarafından çeşitli kararlar verilebilmektedir. Örneğin; Danıştay 13. Dairesi tarafından verilen bir kararda “akaryakıt ticareti ile uğraşan davacının, iş yerinde bayilik lisansını ibraz etmediğinden bahisle tutulan mühürleme tutanağına dayanılarak, EPDK’ca idari para cezası kararı verilmişse de, mühürleme zaptının tutulduğu tarihte davacı adına lisans tanzim edildiği, mühürleme tarihinden önce faaliyette bulunduğuna ilişkin bir kanıt da sunulmadığı anlaşıldığından, işlemin hukuka aykırı bulunduğu ….” şeklinde karar verilerek kesilen idari para cezası ortadan kaldırılmıştır(3).

Yine bir başka olayda ise yüksek mahkeme Danıştay tarafından verilen kararda: “bayilik lisansı almadan, lisansa tabi faaliyette bulunan davacı hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunun 19.maddesine göre idari para cezası uygulamasına ilişkin EPDK kararında, hukuka aykırılık görülmediği” şeklinde karara bağlanarak kesilen idari para cezası tasdik edilmiştir(4).

 

Sonuç olarak, görüldüğü gibi Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) pek çok şirketlere “idari para cezası” keserek fahiş ve mesnetsiz idari para cezaları ile pek çok taşımacı ve bayileri maddi ve manevi yönden zor durumlara sürüklemektedir. Uygulamanın yumuşatılması ve kesilen cezaların daha gerçekçi ve tutarlı miktarlara çekilmesinde yarar olacaktır. Kesilen cezaların daha gerçekçi ve ödenebilir olması esastır. Diğer taraftan uygulamada kesilen cezaların tespiti konusunda cezayı gerektirir fiilin bütün unsurlarıyla tespit edilmesi ve failin cezayı gerektirir fiilinin tam olarak kavranması temin edilmelidir.

Kendisine idari para cezası tebliğ edilenler bu cezaya karşı gerekli itiraz, savunma ve süresi içerisinde Danıştay’a dava açmamaları durumunda bağlı bulundukları vergi daireleri tarafından ödeme emri tebliği ile karşı karşıya kalacaklarından dolayı ödenmesi gerekli olan safhalara gelen bu cezalar hakkında vergi daireleri mükelleflerin banka hesapları dahil, taşıma araçları üzerine, ruhsatlarına ve bütün mamelekine haciz koyup, icrai işlemleri uygulayabileceklerdir.

 


(1) Petrol Piyasası Kanunun 21/3 madde hükmüne göre kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren “60 gün” içerisinde dava açılmalıdır. 2577 sayılı Danıştay Kanunu md. 23,24

(2) 6183 sayılı AATUHK md.58

(3) Dnş. 13. D. 20/11/2006 gün ve E:2005/9752-K:2006/4387 sayılı kararları.

(4) Dnş. 13. D. 20/11/2006 gün ve E:2005/9730-K:2006/4394 sayılı kararları.

Kaynak:Av. Nazlı Gaye Alpaslan Güven -HURSES

VERGİ MÜKELLEFİ SAVUNUCULARI DERNEĞİ
Soru ve sorunlarınız için derneğimize üye olabilirsiniz. Detaylı Bilgi İçin: 0850 304 95 42 veya 0216 606 08 10