Defter ve Belgelerin İbraz Zorunluluğu

1. GİRİŞ

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Defter Tutma” başlıklı ikinci kısmı ile “Vesikalar” başlıklı üçüncü kısmında, defter ve belge düzenine ilişkin usul ve esaslar hüküm altına alınmıştır. Buna göre; defter tutmanın amacı (VUK, madde 171):

  1. Mükellefin vergi ile ilgili servet, sermaye ve hesap durumunu tespit etmek;
  2. Vergi ile ilgili faaliyet ve hesap neticelerini tespit etmek;
  3.  Vergi ile ilgili muameleleri belli etmek;
  4. Mükellefin vergi karşısındaki durumunu hesap üzerinden kontrol etmek ve incelemek;
  5.  Mükellefin hesap ve kayıtlarının yardımıyla üçüncü şahısların vergi karşısındaki durumlarını (emanet mahiyetindeki değerler dahil) kontrol etmek ve incelemek,

Şeklinde sıralanmıştır.

Kanunun 175. Maddesinde ise, bu amacı sağlamak ve VUK’ nda belirtilen esaslara da uymak kaydıyla mükelleflerin defterlerini ve muhasebelerini işlerinin bünyesine uygun olarak diledikleri usul ve tarzda tanzim etmekte serbest olduğu hüküm altına alınmıştır.

Mükellefler, VUK hükümleri uyarınca tutmak zorunda oldukları defterlerden aynı kanunun 220’nci maddesi kapsamında olanları kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde tasdik ettirmeleri ve VUK 227’nci maddesi kapsamında tevsik etmek zorundadırlar. Yani, tutulması gereken defterler ve defterlere dayanak oluşturan belgeler mükelleflerin mülkiyeti altında olup, zaman aşımı süresi içerisinde muhafaza ve istenildiğinde ibraz edilmesi zorunludur.

Bu çalışmada, defter ve belgelerin ibraz edilemediği durumlarda mükelleflerin karşılaşacağı sonuçlar yargı kararları çerçevesinde ortaya konulacaktır.

2. MEVZUATA GÖRE DEFTER VE BELGELERİN İBRAZI

Vergi Usul Kanunu’nun defter ve vesikaları muhafaza başlıklı 253. maddesine göre,“Vergi Usul Yasası hükümlerine göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterlerle Vergi Usul Yasasının 227. maddesinden sonra başlayan kısımda belirtilen düzenledikleri vesikaları, ilgili bulundukları yılı takibeden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar.” VUK 254. Maddesine göre de, “Vergi Usul Yasasına göre defter tutmak mecburiyetinde olmayanlar, 232, 234 ve 235’inci maddeler mucibince almaya mecbur oldukları fatura ve gider pusulası ve müstahsil makbuzlarını tarih sırası ile tanzim tarihlerini takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar”

Diğer taraftan VUK 256. Maddesinde, “Defter ve belgelerini muhafaza etmek zorunluluğunda bulunanlar, muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü defter, belge ve karneler ile vermek zorunda bulundukları bilgilere ilişkin mikro fiş, mikro film, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki kayıtlarını ve bu kayıtları erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek için gerekli tüm bilgi ve şifreleri muhafaza süresi içerisinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arz etmek zorundadırlar. Bu zorunluluk Maliye Bakanlığınca belirlenecek usule uygun olarak tasdike konu hesap ve işlemlerin doğrulanması için gerekli kayıt ve belgelerle sınırlı olmak üzere, bu hesap ve işlemlere doğrudan ya da silsile yoluyla taraf olanlara, defter ve belgelerin tetkiki amacıyla yeminli mali müşavirler tarafından yapılan talepler için de geçerlidir.” denilmektedir.

Vergi Usul Kanunu’na göre mükellefler muhafaza etmek zorunda bulundukları defter ve belgelerini talep edilmesi halinde yetkili kişilere ibraz etmek mecburiyetinde bulunmaktadırlar.

3. DEFTER VE BELGELERİN İBRAZ EDİLMEMESİ

Defter ve belgelerin ilgililerin isteği üzerine süresinde ibraz edilmemesi Vergi Usul Kanununda Mükerrer 355. Maddesine göre özel usulsüzlük cezası, yine Vergi Usul Kanunu 359. Maddesine göre de kaçakçılık suçu kapsamında değerlendirilmektedir.

VUK’ nun Mükerrer 355. Maddesi, “bilgi vermekten çekinenler ile 256, 257 ve mükerrer 257’nci maddelerine uymayanlar için ceza” başlığı taşımakta ve belirtilen durumlarda özel usulsüzlük cezası kesilmesini öngörmektedir. Maddede bu cezanın uygulanması açısından ikili bir şekilde usulsüzlük cezası uygulaması öngörülmüştür. Bu maddeye göre;

“Bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Ancak, bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartı aranmaz.

Özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen mecburiyetleri yerine getirmeyenlere yeniden süre verilerek bu mecburiyetleri yerine getirmeleri tebliğ olunur. Verilen sürede bu mecburiyetlerin yerine getirilmemesi halinde yukarıda yazılı özel usulsüzlük cezaları bir kat artırılarak uygulanır.

Görüleceği üzere, defter ve belgelerin kanunda öngörülen süre içerisinde ibraz etmeyenlere özel usulsüzlük cezası kesilmesi yasanın açık hükmüdür.

Bu durumda yeniden süre verilmesi ve buna rağmen defter ve belgelerin getirilmemesi halinde bir kat artırılmış özel usulsüzlük cezası kesilmesi ve sonrasında 359 ve 367, ayrıca 344’ncü madde uygulamasının yolu açılmaktadır[1].

 

İçeriğin geri kalanını görmek için GİRİŞ yapmanız veya ÜYE olmanız gerekmektedir.

Vergi ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için

Canlı Sohbet Yapabilirsiniz

Hemen Tıkla

 

Soru ve sorunlarınız için derneğimize üye olabilirsiniz. Hemen Mesaj Gönder: https://m.me/versavorg