Makaleler

Bir Belgenin Sahte veya Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Olup Olmadığının Tespiti

KOD' DAN ALINMA VE ÇIKMANIN YOLLARI, VERGİ DAİRESİNİN KODA ALMASI VE TENZİL YAZISI GÖNDERMESİ

Bir Belgenin Sahte veya Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Olup Olmadığının Tespiti ,karine, bilinen bir olgudan veya olgulardan bilinmeyen bir olgunun çıkartılmasıdır. Karineyi, varlığı bilinen olumlu veya olumsuz bir olaydan, diğer olumlu veya olumsuz bir olayın, bir hukuksal durumun varlığı veya yokluğu sonucunun çıkarılmasına olanak veren kural olarak tanımlamak mümkündür.

Karineler fiili/yasal karine, kesin/adi karine, teknik/sözde karine ve vergi hukuku ile ilgili olarak yükümlü lehine/yükümlü aleyhine karineler şeklinde tanımlanmaktadır. Karine çeşitlerinden fiili karine ve yasal karineler vergi hukuku ile yakın bir ilişkiye sahiptir. 213 sayılı VUK’un 3 üncü maddesinin b fıkrasında ”İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.” düzenlemesi yasal karineye örnek teşkil etmektedir.

Bu karine vergi hukukunda ispat kavramı ile ilgili önemli bir karinedir. İlk görünüş karinesi ise fiili karineye örnek verilebilir. Buna göre mükellef tarafından verilen belgelerin aksi kanıtlanana kadar doğruluğu esas alınır.

Vergi idaresi tarafından yapılan bazı tespitlerin yükümlü lehine veya aleyhine karine oluşturarak mükellefin sahte fatura düzenleyicisi olduğuna veya olmadığına kanaat getirilmektedir. Vergi idaresi tarafından yapılan tespitler bu sebepten ötürü oldukça önem arz etmektedir.

Bir kişinin (mükellef) gerçek bir mal veya hizmet hareketi olmamasına karşın ve yahut gerçek bir mal ve hizmet hareketi olsa da miktar ve cins vb. bakımından gerçeği yansıtmayacak şekilde düzenlediği faturanın tespit edilmesi her zaman kolaylıkla gerçekleşmemektedir. Ortada gizli veya muvazaalı bir durum olması sebebiyle vergi idaresi tarafından yapılacak tespitlerin çok titizlikle yapılması ve birbirini destekler şekilde olması gerekmektedir.

Bir Belgenin Sahte veya Muhteviyatı İtibariyle  Yanıltıcı Olup Olmadığının Tespiti

Bir Belgenin Sahte veya Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Olup Olmadığının Tespiti

Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge veya sahte fatura sayılmaması için bir belgenin; belgeyi düzenleyenin iştigal konusu, satmış göründüğü emtia veya yapmış olduğu hizmet bakımından organizasyonu, ekipmanı, işin gerektirdiği sayıda işçinin olup olmadığı, emtia alımlarının gerçekliği, alım-satım için zorunlu veya bu işlemlerin doğal sonucu olan diğer işlemlerin gerçekleştirilme biçimi, belgeyi düzenleyenin ekonomik durumu ile vergilendirme döneminde yapmış göründüğü işin hacmi arasındaki ilişki, kredi kullanıp kullanmadığı, vergi ödevlerinin yerine getirilmesindeki özen gibi unsurlardan hareketle yapılacak inceleme sonuçlarının, ortada gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifası olduğunu göstermesi gerekmektedir“.

İdare tarafından yapılacak tespitlerin görünürde düzgün olan bir belgenin sahteliğine kanaat getireceği düşünüldüğünde ciddi bir çalışmanın sonucu olması gerekeceği, hiçbir ayrıntı gözden kaçırmaması gerekeceği, bütün imkanlarını kullanması gerektiği,tek bir tespitten ise bir çok tespit yaparak görüşünü desteklemesi gerekmektedir.

Sonuçta vergi idaresi tarafından yapılan tespitlerin çoğu karineler oluşturmakta ve mükellefin sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediğini kanıtlamaya yöneliktir”.

İdarenin karinelere ulaşmada kullandığı en önemli araç hiç kuşkusuz ki faturanın tarafları arasında yapacağı karşıt incelemedir. Nitekim Danıştay, sahte ve ya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgeye ulaşmak
için vermiş olduğu kararlarda karşıt incelemenin önemine vurgu yapmaktadır”.

26.04.2014 tarihli Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği ile vergi idaresi bir faturanın sahte olduğuna hükmedilebilmesi için gereken kriterleri yargı kararları ve yaşanan sorunlar sebebiyle gelen şikâyetler
üzerine bir kez daha düzenlemiştir. Buna göre; inceleme dönemi veya incelemeye konu dönemlere ilişkin yoklamalar yapılmak suretiyle mükellefin gerçek bir faaliyetinin bulunup bulunmadığı (ilgili dönem mahalle muhtarı, site yöneticisi ve/veya çevredekilerin mükellefin eylem tarihindeki durumuna ilişkin ifadeleri vb.), belgeye konu mal hareketinin gerçekte olup olmadığın fiili veya kaydi envanter ya da randıman
incelemesi, karşıt inceleme ve tespit, nakliye, ödeme/tahsilat vb. kanıtlarla tespiti, ticari ilişkisinin olup olmadığı hususu ve ticari ilişkide bulunduğu firmalar, ortaklık yapısı ve ortaklara ilişkin analizler, muhasebecisine yönelik tespitler, Maliye Bakanlığı bünyesinde yer alan, hakkında inceleme yapılanlara ve ticari ilişkide bulundukları mükelleflere ilişkin bilgiler, sahte belge ticareti varsa komisyon geliri elde edilip edilmediği,mükellefiyetle ilgili ödevlerin yerine getirilip getirilmediği, gibi hususlar rapora bağlanmaksızın ya da tespit edilmeksizin bir belgenin sahte olduğu gerekçesiyle mükellef hakkında işlem yapılamayacaktır.

VERGİ MÜKELLEFİ SAVUNUCULARI DERNEĞİ
Soru ve Sorunlarınız Hemen Arayın! 0533 734 46 42 Genel Başkan Mehmet Kaynak